EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007

AYDINLATMADA LED DEVRİMİ

Kahraman Yapıcı, Fatma Bentli

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Söyleşi

Yıl
2007
Sayfa
13
Okuma süresi
13 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik

İlgili: Elektronik ve yarı iletkenler, Enerji verimliliği ve tasarruf

Anahtar kelimeler

  • LED aydınlatma
  • nanoteknoloji
  • Bilkent Üniversitesi
  • Hilmi Volkan Demir
  • nanokristal
  • enerji tasarrufu

Özet

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nden Hilmi Volkan Demir ve ekibinin geliştirdiği nanokristalli LED teknolojisi ile aydınlatmada büyük enerji tasarrufu sağlanabileceği anlatılıyor; Demir, çalışmalarını ve LED bazlı aydınlatmanın dünya çapındaki potansiyel etkilerini EMOEnerji Dergisi'ne değerlendiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Nanoteknoloji enerji tüketimini azaltıyor

$<',1/$70$'$ /(''(95İ0İ

Kahraman Yapıcı-Fatma Bentli

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi Başkan Yardım- cısı Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan De- mir ve öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı aydınlat- ma alanında devrim olarak nitelen- dirilebilecek bir bilimsel çalışmaya imza attılar.

Demir ekibinin nanoteknoloji ile üret- tiği, nanokristalli LED'ler (Işık Yayan Diyot-Light Emitting Diode), ısıyı ışı- ğa dönüştüren normal ampulün aksi- ne, elektrik enerjisini doğrudan ışığa çeviriyor. Çalışma sayesinde çampul değiştirmekp tarih olacak. Bu tür LED tabanlı ışık kaynaklarının ömrünün günde 12 saat aydınlatması koşulu ile en az 23 yıl sürmesi bekleniyor. Demir ve öğrencilerin çalışması dünyanın prestijli bilimsel yayın organların- dan çNanotechnologyp Dergisi'nin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.

Yrd. Doç. Dr. Demir, çalışmanın öne- mini, çŞu an dünyada enerjinin yüzde 20'si aydınlatmada kullanılıyor. LED bazlı ışık kaynağıyla bu miktarı yüzde 50 azaltmak mümkün. Dünyada yak- laşık 2 milyar insansa elektriğe ulaşa- mıyor, evlerinde güvensiz, sağlıksız, ışık kalitesi çok düşük yakıt bazlı aydınlat- ma sistemlerini kullanıyor. Elektrik ge- reksinimi çok az olan LED bazlı beyaz ışık kullanımıyla bu sorunlar azalabi- lirp sözleriyle ortaya koydu.

0HYFXW DPSXOOHULQ LQVDQ JĞ]ÖQÖQ IDUN HGHPH\HFHğL NÜ]ÜO ĞWHVL DODQODUÜ GDD\GÜQODWWÜğÜQDGLNNDWÁHNHQ'HPLU o*ĞUPHGLğLPL]ELUGDOJDER\XDUDOÜğÜ QÜD\GÜQODWPÜşROX\RUX]YHYHUGLğLPL] HQHUMLQLQÁRğXÜVÜLOHND\EROX\RUİşL

mize yaramıyor. LED'lerde ise dalga boyunu kontrol edebilme olanağımız var. Bunların içerisinde kuantum yapıları var. Onların içeriklerini ve boyutlarını kontrol ederek hangi dal- ga boyunda ışık vereceklerini çok iyi ayarlıyoruzp diye konuştu.

DYO ile ortak çalışmada fotokatali- tik yaklaşımla çalıştıkları çkendini temizleyen yüzeylerdenp bahseden Demir, nanoteknolojik yüzeyin, kirlenmesinin ardından optik akti- vasyonla kendi kendini temizleye- bildiğini kaydetti. Demir, yüzeyin aynı zamanda kendisine temas eden küresel ısınma için tehdit oluşturan gazları da parçalayarak, yok ettiğini belirtti.

Nanoteknoloji ile gerçekleşmesi beklenen bilimsel ve teknolojik sıçra- mayı EMOEnerji Dergisi'ne anlatan Demir, nanoteknoloji ürünlerinin

bilgisayarlar gibi yaşamımızın bir parçası haline geleceğine işaret etti. Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde aygıtların tasarımından, üretilmesine kadar tüm aşamaların gerçekleştirilebildiği ve nanoteknoloji alanında önemli bir bilgi birikimi sağlandığını ifade eden Demir, nanoteknoloji alanında Türkiye'ye çbeyin göçüp başladığına dikkat çekti.

Stanford Üniversitesi'nde doktora- sını tamamladıktan sonra Türkiye dönerek, Bilkent Üniversitesi Na- noteknoloji Araştırma Merkezi'nde çalışmalarını yürüten Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir, genç bilim insanlarının önemli temsilcisi ola- rak değerlendiriliyor. Kamuoyunda çgenç mucitp olarak tanınan Demir, EMOEnerji Dergisi'nin sorularını yanıtladı.

EMOEnerji: Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde kendi grubunuz içerisinde yürüttüğünüz çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Demir: Bilkent Üniversitesi Na- noteknoloji Araştırma Merkezi'nde farklı çalışma gruplarımız var. Benim araştırma grubum Aygıt ve Sensörler Grubu (Demir Grubu) diye de ge- çiyor. Benim grubumda araştırma odağımızı, inovasyonu (yenilikçiliği) yüksek, çip (yonga) üstünde, hem fotonik ve optoelektronik hem radyo frekansında sensör ve aygıtlar oluş- turuyor. Bunların içerisinde nano ve mikro yapılar var; bu aygıtları yapar- ken de hep son uygulamaya yönelik çalışıyoruz. Dolayısıyla malzemeden başlıyoruz. Onun fabrikasyonu, testi, sistem içine yerleştirilmesi süreçlerinin hepsini yapıyoruz ve aygıtı tamamlayana kadar işleme devam ediyoruz. Tüm basamakları merkezimizde yaptığımız için avan- tajlıyız ve inovasyonu daha da ön plana çıkarabiliyoruz.

7DELL EX DUDşWÜUPD JUXS Ö\HOHUL PL]LQ YH ĞğUHQFLOHULPL]LQ \RğXQ ÁDOÜşPDVÜ DQODPÜQD JHOL\RU $QFDN EXQXQNDUşÜOÜğÜĞUQHğLQşXDQEL]LP JUXS Ö\HOHULQLQ \DUÜGDQ ÁRğX EXOXş \DSDUDNPXFLWROGX%XQXQLÁLQ\HQL SDWHQW EDşYXUXODUÜPÜ] VÖUHÁWH 7ÖU NL\HnGHQGÖQ\DOLWHUDWÖUÖQHELOLPYH WHNQRORMLVLQHNDWNÜGDEXOXQDFDN\HQL \DQLGÖQ\DGDLONRODQÁDOÜşPDODUÜ\DS PDN EL]LP LÁLQ ĞQHPOL 'ROD\ÜVÜ\OD Ö]HULQGH ÁDOÜşWÜğÜPÜ] NRQXODUÜPÜ]Ü ÁDOÜşPDODUÜPÜ]Ü ÁĞ]ÖPOHULPL]L RQD JĞUH VHÁL\RUX] <DQL EL]LP ÁDEDPÜ] YH LGGLDPÜ] \DSWÜğÜPÜ] KHU şH\LQ LON ROPDVÜ \D GD LOJLOL NRQXGD GÖQ\D UHNRUX NÜUÜOPDVÜGÜU <DNODşÜPÜPÜ] 7ÖUNL\HnGHQ GÖQ\D\D DÁÜODQ ELU SHQ FHUHROPDN*UXEXPX]şXDQNLşL WDP]DPDQOÜDUDşWÜUPDPÖKHQGLVLPL] YDU %XQODU HOHNWULN PÖKHQGLVL \D GD IL]LNPÖKHQGLVL7DP]DPDQOÜRODUDN DUDşWÜUPD \DSÜ\RUODU WDQH GRNWRUDOÜ DUDşWÜUPDFÜPÜ]YDU%LUDUDşWÜUPDFÜPÜ] -DSRQ\DnGD GRNWRUDVÜQÜ DOGÜ 'DKD VRQUD )UDQVD YH İQJLOWHUHnGH ÁDOÜşWÜ ìLPGL 7ÖUNL\HnGH EL]LPOH ÁDOÜşÜ\RU $\UÜFD şLPGLOLN X]DNWDQ ÁDOÜşWÜğÜPÜ] 7ÖUNL\Hn\HJHOHFHNRODQ¡LQDVÜOOÜELU

araştırmacımız var. Şu anda Ameri- ka'da çalışıyor ve bu gerçek anlamda beyin göçü. Yani bu zamana kadar biliyorsunuz genelde bizler dışarı giderdik; şimdi ümidimiz dışarıdan bize araştırmacı gelmesi. Biliyorsu- nuz, yurt dışına bilimsel anlamda çok iyi olamayan yerlere doktora ya da araştırma için gidenler var. Ancak şimdi Türkiye'de çok güzel altyapılar oluşuyor, dünya çapında başarılı araş- tırma yapan gruplar ve üniversiteler var ve bu çalışmalar ve üniversiteler dünya akademik çevrelerinde kabul görüyor. Bunlar, Türkiye'de dünya çapında doktora ve araştırma çalışması yapmak için gerçekten çok iyi fırsatlar.

American Scientist Journal'da Bil- kent Üniversite ile ilgili yayımlanan bir yazıda araştırma grubumuz ve çalışmaları ile ilgili bilgi veriliyor. Bunun üzerine Amerika'dan Çin asıllı araştırmacı, bizim ile iletişime

´Tüm dünyada ayd×nlatmaya harcanan enerji miktar× yüzde 20 civar×nda. LED·lerin verimliliùi ampullere göre, 1·e 10 mertebesinde daha iyi. Baüka faktörler de göz önünde bulundurulursa LED kullan×m× ile elektrik enerjisinde yüzde 50 kadar tasarruf imkan× saùlanabilir. Türkiye·de sadece sokak ayd×nlatmalar×nda bile yüzde 50 tasarruf, 187 milyon YTL gibi çok ciddi rakamlara karü×l×k geliyor. Ancak, teknik olarak, sokak ayd×nlatmas× için yüksek optik güç gerekiyor. şleriye yönelik yüksek optik güç elde edilmesi konusuda çal×ümalar sürüyor.µ

JHÁWLYHÁRNHWNLOHQGLğLQLVĞ\OH\HUHN EL]LPOHÁDOÜşPDNLVWHGLğLQLLOHWWLİşWH RQXQ Ö]HULQH EDşODGÜN 7ÖUNL\HnGH şX DQ PHYFXW RODQ DOW\DSÜ YH SURMH GHVWHNOHULQL NXOODQDUDN GD GÖQ\D ÁDSÜQGD ÁDOÜşPD \DSPDN PÖPNÖQ ¶QLYHUVLWHQLQ DOW\DSÜVÜQÜ YH RODQDN ODUÜQÜ NXOODQÜ\RUX] .HQGLPL] \HQL DOW\DSÜODUHNOL\RUX])L]LNYH(OHNWULN 0ÖKHQGLVOLğL EĞOÖPOHULQLQ ODER UDWXYDUODUÜQÜ NXOODQÜ\RUX] %LONHQW ¶QLYHUVLWHVL1DQRWHNQRORML$UDşWÜUPD 0HUNH]LnQGH EXOXQDQ ODERUDWXYDUGD 7ÖUNL\HnGHWHNRODQFLKD]ODUÜPÜ]YDU °UQHğLQ*D1NULVWDOEÖ\ÖWPHVLLÁLQ NXOODQÜODQ FLKD]ÜQ \DUGÜPÜ LOH DWRP ÖVWÖQH DWRP NR\DUDN ELU PDO]HPH \DSPDPÜ]PÖPNÖQROX\RU

EMOEnerji: Geçen yıl yakından görme fırsatım olmuştu.

Demir: Evet, bu bizim için önemli. Bu altyapı sayesinde tasarladığımız aygıtların malzemesini oluşturabili- yoruz. Bu altyapı, hocamız Prof. Dr. Ekmel Özbay tarafından kuruldu. Hocamızın sayesinde malzemeyi Bil- kent'te büyütebiliyoruz. Sonrasında fabrika edip, aygıt haline getiriyoruz ve çalıştırıyoruz. Hepsini merkez bünyesinde, çkendi evimizdep yapmış oluyoruz. Dışarıya bağımlılık yok. O açıdan önemli.

EMOEnerji: Enerji alanına yönelik çalışmalarınızın da olduğunu biliyoruz. Nanokristaller ile beyaz ışık üretimi projesi hakkında bilgi verirseniz, seviniriz. Beyaz ışığın enerji tüketimini ciddi oranda azaltması ve tungsten lambalarının yerini alması beklenebilir mi?

'HPLU¡DOÜşPDODUÜPÜ]NDSVDPÜQGD QDQRNULVWDONDWNÜOÜEH\D]ÜşÜNYHUHELOHQ /('ED]OÜÜşÜNND\QDNODUÜJHOLşWLUGLN %X QDQRNULVWDOOHU ÁRN NÖÁÖN %R \XWODUÜ \DNODşÜN QDQRPHWUHGHQ QDQRPHWUH\H GRğUX GHğLşL\RU %X ÁDOÜşPDPÜ] 7¶%İ7$. WDUDIÜQGDQ GHVWHNOHQL\RU $\UÜFD $YUXSD %LUOLğL ¡HUÁHYH 3URJUDPÜ 1DQRIRWRQLN 0ÖNHPPHOL\HW $ğÜnQGD 3+25( 0267

QDQRNULVWDO NDWNÜOÜ D\JÜWODU NRQXVXQGD ÁDOÜşPD OLGHUL RODUDN ÁDOÜşÜ\RUX]

Bu nanokristaller ile melezleştirdiği- miz LED'leri burada tasarlayıp, büyü- tüp, üretiyoruz. Yaptığımız çalışma- nın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü biliyorsunuz aydınlatmaya çok enerji harcıyoruz. Tüm dünyada aydınlatmaya harcanan enerji mikta- rı yüzde 20 civarında. Geliştirdiğimiz ledlerin verimliliği mevcutlara göre, 1'e 10 daha iyi. Başka faktörler de göz önünde bulundurulursa elektrik enerjisinde yüzde 50 kadar tasarruf imkanı sağlanabilir.

6RNDND\GÜQODWPDODUÜLÁLQ7ÖUNL\HnGH KDUFDQDQHQHUMLPLNWDUÜ\ÜOÜQGD ELQJLJDYDWVDDWPLşNDUşÜOÜğÜQGD KDUFDGÜğÜPÜ]SDUDLVHPLO\RQ ELQ<7/6DGHFHVRNDND\GÜQODW PDODUÜQGDELOH\Ö]GHWDVDUUXI PLO\RQ<7/JLELÁRNFLGGLUDNDPODUD NDUşÜOÜNJHOL\RUìXQXGDVĞ\OHPHOL\LP ELOLPVHO RODUDN VRNDN D\GÜQODWPDVÜ LÁLQ \ÖNVHN RSWLN JÖÁ JHUHNL\RU İOHUL\H \ĞQHOLN ÁDOÜşPDODUÜPÜ] EX SUREOHPHGHğLQL\RU ìX DQ ELOL\RUVXQX] LNL WÖU ÜşÜN ND\ QDğÜ YDU İONL (GLVRQnXQ VLVWHPLQL WHPHO DODQ EL]LP DPSXO GHGLğLPL] ÜVÜWPD \ROX\OD ÜşÜWDQ ODPEDODU %LU GH IOÖRUHVDQ WHNQLğL YDU )OÖRUHVDQ WHNQLğLQGH ÜşÜN ÖUHWPHN LÁLQ JD]OÜ RUWDPGDQ HOHNWULN JHÁLUL\RUX] YH L\RQ ROXşWXUX\RU İ\RQ IOÖRUHVDQ

malzemeye çarpıyor, o ışık veriyor. Şimdi, bu iki yöntem de ileride bu tür LED bazlı ışık kaynaklarıyla ta- mamen değiştirilecek ve değiştirildiği zamanda bu yüzde 50 mertebesinde enerji tasarrufu sağlayacak.

Bu gelişmiş ülkeler için çok kritik. Çünkü gelişmiş ülkelerde biliyorsu- nuz, örneğin Amerika'yı alırsak çok sabit bir büyüme söz konusu. Ama enerji kaynakları sınırlı. Dolayısıyla, bunun devam ettirilebilir, sürdürü- lebilir olması için şu an Amerika'da onların Enerji Bakanlığı bu tür LED bazlı çalışmalar için çok büyük yatı- rımlar yaptılar.

%LUGHJHOLşPHPLşÖONHOHUYDU2UDGD DVOÜQGDGXUXPLQVDQOÜNDGÜQDGDKDGD NULWLN'ÖQ\DGD\DNODşÜNPLO\DULQVD QÜQHOHNWULğHXODşÜPÜ\RNHOHNWULNOHUL \RNPLO\DULQVDQHOHNWULNOHULROPD GÜğÜLÁLQQRUPDOHYD\GÜQODWPDODUÜQGD \DNÜW WDEDQOÜ VLVWHPOHU NXOODQÜ\RUODU <DNÜW WDEDQOÜ D\GÜQODWPDQÜQ SURE OHPOHUL YDU %LULQFLVL VDğOÜNOÜ GHğLO İNLQFLVL JÖYHQOL GHğLO ¶ÁÖQFÖVÖ SDKDOÜ'ĞUGÖQFÖVÖGHROXşDQÜşÜğÜQ NDOLWHVL NĞWÖ <DQL KHP SDUD\Ü ÁRN YHUL\RUVXQ KHP GH NDUşÜOÜğÜQÜ DOPÜ \RUVXQX] ìLPGL EXQX ÁĞ]PHN LÁLQ \ÜOÜQGD o/LJKW XS WKH :RUOGp 'ÖQ\D\Ü$\GÜQODWDOÜP

GL\HELUYDNÜI NXUXOGX9DNÜIEXWÖUHOHNWULğLROPD

yan, teknolojilerin çok geri kalmış ol- duğu yerlerde bu tür LED bazlı ışık kaynakları kullanarak, çok az enerji kullanarak bunu yapmanın mümkün olduğunu savunuyor ve bunun örnek- lerini de yaptılar.

Dolayısıyla, bu tür ışık kaynakları enerji tasarrufu ile hem gelişmiş ül- keler hem de gelişen ülkeler için kri- tik. Bu tür bir yüksek enerji tasarrufu sağlayan ışık kaynağı oluşturduğunuz zaman daha az enerji terminaline ih- tiyacınız var ve daha az enerji termi- naline ihtiyacınız olduğu için başka yerlere daha çok yatırım yapabilirsi- niz. O yüzden Amerika ve Avrupa'da bu çalışmalar çok önemseniyor.

Biz de farklı yönleriyle çalışıyoruz. Biz burada nanokristal katkıları ile melezleştirdiğimiz LED'lerimizin renk özelliklerini değiştirerek, beyaz ışık kaynakları yapabiliyoruz. Bizim bu elde ettiğimiz ışık kaynakları çok kaliteli. Kalite parametresi olarak kullanılan renk dönüşüm indeksi, mevcut ürünlerde (örneğin, fosforlu LED için) yüzde 70 iken bizim ça- lışmamızda bizim nanokristal katkı- landırmasıyla yaptığımız LED'lerde, renk dönüşüm indeksinde yüzde 80 ve üstüne çıkabiliyoruz. O açıdan önemli. Artı, bu elde ettiğimiz beyaz ışığın operasyon noktasını, renk di-

yagramında, istediğimiz gibi oynata- biliyoruz. Mesala, daha çsıcak beyazp aydınlatma yapma şansımız var. Daha sıcak beyaz görünmesini istiyorsanız, ona göre kaydığınız operasyon nokta- ları var. Daha soğuk beyaz görünme- sini istiyorsanız onları ayarlamamız mümkün. Yani tam kontrollü bir şekilde yapabiliyoruz. Renk kalite- sini daha yüksek yapabiliyoruz. Bu dünyada daha önce hiç yapılmamıştı, ilk kez gerçekleştirmiş olduk.

Bu çalışmamız Nanotechnology adlı saygın bilimsel bir dergi tarafından da kapak yapıldı. Nanoteknolojinin çok disiplinli yanına atıfta bulunan bu dergi, aynı zamanda uluslararası indekslere kabul edilen bu tarz ilk disiplinlerarası nanoteknoloji ko- nulu dergidir. Öğrencilerim Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özer ve Emre Sarı ile geliştirdiğimiz bu çalışma bu dergi de kapak oldu. Çalışma, dün- yada ilk olduğu ve önemli bulunduğu için editörler bize bir jest yaptılar ve kapağa koydular, özellikli makale diye yayımladılar.

EMOEnerji: Mevcut lambaların çalışma ömrü ile sizin çalışmanızı kıyaslayabilir misiniz?

Demir: Bizim şu an kullandığı- mız ampullerin ömürleri 1000 saat mertebesindedir. Bu LED türü ışık kaynaklarında ise bu rakamı 100 bin saate çıkarmak mümkün. Varsayalım bir yerde günde 12 saat ışık kayna- ğını kullanıyorsunuz. Bu varsayımla 365 günden bu 23 yıl yapıyor. Mevcut ampuller çok sık değiştiriliyor. Böyle bir ışık kaynağı ise 23 yıl çalışabiliyor. Başka avantajları da var. Tasarıma göre, genelde çok tanesi aynı pakete konuluyor. Öyle olunca bir tanesi bo- zulsa bile diğerleri orada olduğu için daha uzun süre dayanabilir. Örneğin ev aydınlatmasında kullanılan lamba- ları değiştirmeyeceğiz. Çünkü 23 yıl sonra zaten o ürünü kullanmayacağız. Yani biz şimdi lamba değiştirip duru- yoruz, bu durum ortadan kalkacak.

Bu durum otomotiv sanayisi için de çok enteresan, çünkü iç aydın- latmanın ötesinde araçların dış ay- dınlatmaları, ön farları, arka farları LED'lerle yapılacak. 5 yıl içerisinde

bu değişim gerçekleşecek ve şu anda birçok otomobil firmasının bu konuya yoğunlaştığını biliyoruz.

0HYFXW DPSXOOHUGHNL WHPHO SURE OHPOHUGHQ ELUL GH \D\GÜğÜPÜ] ÜVÜQÜQ DVOÜQGDEL]LPJĞUPHGLğLPL]DUDOÜNWD GD ÜşÜPDVÜ .Ü]ÜOĞWHVLQGH GH ÜşÜPD VÜ YDU %L] RQX JĞUPÖ\RUX] <DQL JĞUPHGLğLPL] ELU DUDOÜğÜ GDOJD ER\X DUDOÜğÜQÜ D\GÜQODWPÜş ROX\RUX] YH ÜVÜ RODUDNEÖ\ÖNND\ÜSYDUİşLPL]H\DUD PÜ\RU 'ROD\ÜVÜ\OD RUDGDQ GD HQHUML ND\EÜPÜ] YDU /('nOH D\GÜQODWPD GD LVH ÜşÜGÜğÜ GDOJD ER\XQX ÁRN L\L D\DUOD\DELOLUVLQL] %L]LP ÖUHWWLğLPL] /('nOHUGH GDOJD ER\XQX NRQWURO HGHELOPH RODQDğÜPÜ] YDU %XQODUÜQ LÁHULVLQGH NXDQWXP \DSÜODUÜ YDU 2 NXDQWXP \DSÜODUÜQÜQ ER\XWODUÜ ELU NDÁ QDQRPHWUH RQODUÜQ LÁHULNOHULQL YH ER\XWODUÜQÜ NRQWURO HGHUHN KDQJL GDOJDER\XQGDÜşÜNYHUHFHNOHULQLÁRN L\LD\DUOÜ\RUX]

Küresel Isınmaya Nanoteknoloji Çözümü

EMOEnerji: Küresel ısınma için de herhalde önemli olsa gerek.

Demir: Evet, yani küresel ısınma için de bu LED bazlı ışık kaynakları kritik. Enerji tasarrufu bu mertebede olunca o zaman daha az enerji üret- meye ihtiyacınız oluyor. 2025 yılında tüm dünyanın karbon emisyonunun bu tür LED bazlı ışık kaynaklarının kullanımından doğan enerji tasarru- fu nedeniyle yaklaşık yıllık 300 milyon ton azalacağı düşünülüyor.

EMOEnerji: Sonuçta son tüketiciye yansıyacak maliyet konusunda öngörünüz var mı?

Demir: Evet, güzel bir soru. Zaten üzerinde çalışılan bölüm bu. Biz araş- tırma yapıyoruz. Direkt maliyet hesabı yapamıyoruz. Üretilecek ürün sayısı artıkça maliyetler düşüyor. Amacımız bunların hepsini mali açıdan da kar- şılanabilir hale getirmek. Ama şu an daha başlangıcı olduğu için tabii ki bir ampulün fiyatı bizim ürettiklerimize kıyasla çok daha düşük. Ancak mavi LED ve sarı fosfor kullanılarak elde edilen beyaz ışığın toplam maliyeti,

doğru tasarımla şu andaki tekniklerin çok altına düşürülebiliyor. Ligt up the World Vakfı'nın bu tekniği tercihinin temel nedeni zaten maliyet.

Örneğin flüoresan aydınlatmada çok ciddi bir enerji kaybı var. Işık her tarafa yayılıyor. Bunu biraz olsun azaltmak için, yansıtıcı yüzeyler kul- lanılıyor. LED kullanımında ise ışığı doğru yönlendirebilmeniz mümkün. Doğru tasarımla enerji tasarrufunu yüzde 90, 95'lere çıkarmak mümkün olabilir. Bire bir her ampulü gidip LED'le değiştirmek yerine, aydın- latmayı tekrar planlamak verimliliği artırıyor. Konuya ilişkin araştırmalar sürüyor, şimdi LED'lerden daha çok optik güç (daha etkin aydınlatma) çı- karacak teknikler üzerinde çalışmalar yoğunlaşıyor.

EMOEnerji: Fotokatalitik yaklaşımla elde ettiğiniz kendini temizleyen yüzeylere ilişkin çalışmanızdan bahseder misiniz? Yüzeylerin kendini temizliyor olmasının çevreye ne gibi katkıları oluyor?

Demir: Bu konudaki çalışmaları DYO ile birlikte yapıyoruz. Bizim DYO ile yaptığımız projede, fotokatalitik nano parçacık katkılı yüzeylerin optik olarak aktivasyonları ile temizlenme özellik- leri üzerinde çalışıyoruz. Şu an ortak patent başvurularımız da var. Burada önemli olan nano parçacıkların çok iyi dağıtılabilmesini sağlamak. Kirli ze- minin üzerinde optik aktivasyon ile temizlenmesini sağladık. Yüzde 90 ve üzeri gibi ciddi temizlenme oran- larına ulaştık. Bu kir, yüzeye yerleşen organik malzemeler, biyolojik atıklar olabilir, virüs olabilir.

Aslında bu çalışmanın en önemli sonuçlarından biri küresel ısınmay- la bağlantılı. Bu nano kaplamanın etkileşim halinde olduğu hava ya da su içerisinde bulunan, örneğin karbondioksit, karbon monoksit, azot oksit gibi istenmeyen gazları da temizliyor. Yurtdışındaki bir araştır- ma enstitüsünün de bilimsel olarak gözlemlediği, istenmeyen gazların temizlenebilmesi özelliği önümüz- deki yıllarda oldukça kıymetli olacak. Gerçekten küresel ısınmaya neden

olan gazların bu şekilde miktarlarını ciddi oranlarda azaltmak mümkün hale geldi.

'<2 QDQRWHNQRORMLN ÖUÖQ RODQ EX ER\DODUÜşXDQ+ROODQGDn\D%HOÁLNDn\D /ÖNVHPEXUJnD LKUDÁ HGL\RU $YUXSD ÖONHOHULQH ER\D VDWPDN 7ÖUNL\H LÁLQ GÖşÖQÖOHPH\HFHN ELU şH\GL %X QRNWD\D JHOLQPHVLQLQ WHPHO QHGHQL LVHQDQRWHNQRORMLQLQVDğODGÜğÜNDWPD GHğHUGLU'<2LOHRUWDNÁDOÜşPDVÜQGD DUDşWÜUPD JUXEXPGDQ ĞğUHQFLOHULP 6ÖPH\UD7HNİEUDKLP0XUDW6RğDQ FÜYH(YUHQ0XWOXJÖQ\HUDOÜ\RU

Nanoteknoloji Büyük Sıçramaya Neden Olacak

EMOEnerji: Katıldığınız bilimsel toplantılarda nanoteknolojinin modern insan yaşamını buhar makinasından ve bilgisayarlardan çok daha fazla etkilemesini beklediğinizi dile getiriyorsunuz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

'HPLUìLPGLDQODWDFDNODUÜPEÖ\ÖN ĞOÁÖGH 0HUULOO /\QFK DGOÜ $PH ULNDnGD EDğÜPVÜ] HNRQRPLN DQDOL] \DSDQ ELU şLUNHWLQ GHğHUOHQGLUPHVL İQVDQ KD\DWÜQGD EÖ\ÖN VÜÁUDPDODUD QHGHQRODQEÖ\ÖNELOLPVHOYHWHNQR

lojik gelişmeler ancak yüzyılda 2 defa olabiliyor. 18'inci yüzyılda tekstil ve demir yolları var. Ardından otomobil, bilgisayar geliyor. Devrimsel kuvvet- lerin sonuncusunun ise nanoteknoloji olması bekleniyor. Bilgisayar mikro- elektronik teknolojisi de yavaş yavaş ilerleyen yıllardan sonra doygunluk dönemine girecek. Henüz başlangıç devresinde bulunan nanoteknoloji, bilgisayarlar gibi hayatımızın önemli bir parçası haline gelecek.

6DQD\L GHYULPOHULQH EDNÜQFD ER\XW ODUÜQ KHS NÖÁÖOGÖğÖQÖ JĞUÖ\RUX] %XKDU PDNLQHVLQGHQ EDşOD\DUDN PDNLQH LPDODW VDQD\L RWRPDV\RQ EXQODU KHS PHWUH PLOLPHWUH PHU WHEHVLQGH6RQUDELOJLVD\DUWHNQRORML JHOGLğL ]DPDQ ELQ NDW NÖÁÖOWÖOÖ\RU YH PLOLPHWUHGHQ ELQ NDW NÖÁÖOÖQFH PLNURPHWUH\H JHOL\RU ìLPGL QDQR WHNQRORML LOH PLNURPHWUHQLQ ELQGH ELU RODQ QDQRPHWUH PHUWHEHVLQH LQLOL\RU9HELUQDQRPHWUHGHGLğLPL] ]DPDQPHWUHQLQPLO\DUGDELUL\DQL Ö]HULHNVLQDQRPHWUH\H\DNODşÜN \DGDDWRPVÜğDELOL\RU%XER\XW ODUGD IDUNOÜ NXDQWXP Ğ]HOOLNOHULQL \D GD HOHNWURPDQ\HWLN Ğ]HOOLNOHULQL ÁÜNDUÜS NXOODQDELOPHN ĞQHPOL +HU ROXşDQ \DSÜQÜQ PXWODND NHQGLVLQLQ QDQRPHWULNROPDVÜJHUHNPL\RUİÁLQ GHQDQRPHWULNER\XWOX\DSÜODUYDUYH EX\HQLELUĞ]HOOLNOHUNDWÜ\RUVDEXELU QDQRWHNQRORMLÖUÖQÖGÖU

İQVDQOÜN WHNQRORML LOHUOHGLNÁH GDKD NÖÁÖN \DSÜODUÜ \DSÜODELOLU EXQODUÜ NRQWUROOÖÖUHWHELOLUKDOHJHOL\RU%X UDVÜEL]ELOLPLQVDQODUÜLÁLQD\UÜFDHQ WHUHVDQ¡ÖQNÖEXER\XWODUDJHOLQFH RGD VÜFDNOÜğÜQGD NXDQWXP HWNLOHULQL JĞUPH\HEDşOÜ\RUVXQX]YHEXWÖUQD QRPHWULN\DSÜODULÁHUHQPDO]HPHOHULQ Ğ]HOOLNOHULGRğDGD\ÜğÜQKDOLQGHEXOX QDQPDO]HPHOHULQĞ]HOOLNOHULQGHQÁRN IDUNOÜ KDOH JHWLULOHELOL\RU 2 DÁÜGDQ ĞQHPOL <DQL R DWODPD\Ü VÜÁUDPD\Ü EXQXQOD\DSDELOHFHğL]%XUDGDĞQHP OLRODQ\HQLLşOHYLNXOODQDELOPHN<DQL EXPDO]HPH\L\DSPDND\JÜW\DSPDN VLVWHP\DSPDN%XER\XWXQGDQND\ QDNODQDQ\HQLĞ]HOOLğLLşOHYVHORODUDN NXOODQPDN

°UQHğLQ NDUERQ QDQRWÖSOHULQL HOH DOÜUVDNJUDPQDQRWÖSÖQWRSODP\Ö ]H\LELUIXWEROVDKDVÜQÜNDSOD\DELOL\RU ¶]HULQGHÁDOÜşWÜğÜPÜ]QDQRNULVWDOOHUOH D\QÜPDO]HPHQLQVDGHFHER\XQXIDUN OÜODşWÜUDUDN IDUNOÜ UHQNOHULQGHQ ÜşÜN YHUPHVLQLVDğOD\DELOL\RUX]'ÖQ\DGD KHU\ÜOÖUHWLOHQYHUL\L&'nOHUHGHSR ODVDN YH &'nOHUL ÖVW ÖVWH NR\PD\D NDONVDNNLORPHWUHOLNELUVÖWXQ HOGHHGHUL]İOHULGHD\QÜYHUL\LELUNHV PHşHNHULER\XWXQGDQDQRWHNQRORMLN PDO]HPH\HVÜğGÜUPDNRODVÜ

Mikro elektronik sanayinin üretimi için çok büyük yatırımlar gerekiyor. Nanoteknolojinin bu yönü de çok farklı. Konusuna göre, çok daha düşük yatırımlarla çok büyük farklar, katma değerlerler elde edilebilir.

EMOEnerji: Türkiye'nin nanoteknoloji trenini kaçırıp kaçırmadığı konusunda neler söylenebilir?

Demir: Araştırma olarak, çalışılan konuların bazılarında, gerçekten çok yiyiz. Yapılan çalışmalar, yayınlar, uzmanlık ve bilgi üretimi açısında Türkiye'de belli bir noktayı yaka- adık. Ancak sonuçta Türkiye'deki raştırmacı sayımız, hem üniversi- elerde hem de özellikle şirketlerde ınırlı. Avrupa, Amerika veya Japonya le karşılaştırdığımız zaman daha çok raştırmaya ve araştırmacıya ihtiyaç olduğu görülüyor. Türkiye'de daha ok belirli konulara odaklanarak ça- ışmak faydalı olacaktır. Türkiye için kritik olan bu odaklı çalışma konula- ını ve uzmanlık alanlarını artırmak olmalıdır.