EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007
PETROL VE GAZ STRATEJİK OLMAKTAN ÇIKARILIYOR
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 8 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- Türk Petrol Kanunu
- TPAO
- Petrol İşleri Genel Müdürlüğü
- devlet hissesi
- arama ruhsatı
- milli menfaatler
Özet
Yazar, 5574 sayılı Türk Petrol Kanunu'nun 6326 sayılı önceki yasaya kıyasla getirdiği değişiklikleri; yabancı sermayeye tanınan avantajlar, devlet hissesindeki indirimler, milli menfaatler kavramının kaldırılması ve TPAO'nun statüsündeki belirsizlik açısından eleştirel biçimde değerlendirmektedir. Petrol ve doğalgazın stratejik önemini yitirmesine yol açacağını savunarak yasanın olası olumsuz sonuçlarını sıralamaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
3(752/YH*$=675$7(-İ. 2/0$.7$1 ¡,.$5,/,<25
İVPDLO%DKWL\DU 7ÖUNL\H3HWURO-HRORJODUÜ'HUQHğL%DşNDQÜ
1954 yılında kabul edilen 6326 sa- yılı Petrol Kanunu geçmiş 52 yılda özellikle ülkemizin petrol ve gaz potansiyelini tespit etmek amacı ile yerli ve yabancı sermayenin petrol arama ve üretim faaliyetlerine ilgi duymasını sağlamak için bir çok değişikliğe uğramıştır. Bunların büyük bölümü aramayı teşvik edici nitelikler taşımaktadır. 2000'li yıllara gelindiğinde Avrupa Birliği'ne (AB) aday ülkemizin mevzuatlarını AB normlarına uydurabilmek gayesi ile sürdürülen yasal düzenlemelerin son halkası olan Petrol Kanunu Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda 17 Ocak 2007 tarihinde çTürk Petrol Kanunup olarak kabul edilmiştir.
Kanun değişikliği önerisi genel ge- rekçesinde; çUygulamada kazanılan tecrübeler ve talepler ışığında, dün- yadaki benzerlerine uygun olacak şekilde, yerli ve yabancı sermayenin petrol arama ve üretim faaliyetlerine daha fazla katılımını sağlamak için; işlemlerin sadeleşme- si, maliyetin azaltılması, yatırım indirimi ve vergi istisnası, transfer kolaylık- ları gibi teşvik unsurlarını kapsayan arama ve işletme hak ve yükümlülüklerini günün koşullarına göre dü- zenleyen yeni bir düzenleme gerekliliği ortaya çıkmıştırp denilmektedir. Devamında ise çarama ve üretim yatı- rımlarının yerli ve yabancı yatırımcılar için rekabetçi, şeffaf ve istikrarlı bir ortam içerisinde yapılmasını, çalış- maların kanundaki amaçlar
doğrultusunda hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde sürdürülerek, ülkemiz petrol kaynaklarının biran önce de- ğerlendirilmesini sağlamak amacıylap bu yasal düzenlemenin yapıldığı ifade edilmektedir.
Genel olarak yasada devletin hü- kümranlık haklarından kaynaklanan denetim ve sınırlamalarının kaldırıl- dığı, sektörde tam bir liberalizasyonun hedeflendiği, yabancı sermaye için avantajlı koşulların yaratıldığı ve arama-işletme hakları yerine daha çok üretim aşamasında teşviklerin abartıldığı görülmektedir. Yine Türk Petrol Kanunu ile çpetrol ve gazp Türkiye için stratejik olmaktan çıkarılmaktadır.
5574 sayılı Türk Petrol Kanunu ile;
1. 6326 sayılı Kanun'da bir petrol hakkının elde edilmesi için gerek- li olan şartlar kapsamında talebin milli menfaatlere ve bu kanunun maksadına uygun bulunup bu- lunmadığı, evvelki faaliyetleri, tecrübesi, mali iktidarı ve müra- caat sırası esas alınırken, 5574 sa- yılı Kanun'da sadece başvurunun mevzuata uygun olması, başvura- nın mali yeterliliği ve Kanun'un amacını en kısa sürede yerine getirme özelliği aranmaktadır. 5574 sayılı Kanun'la milli menfaatlerden, tecrübeden ve evvelki faaliyetlerinden vazgeçilmek suretiyle, stra- tejik öneme sahip olan petrol için herhangi bir şirketin dahi faliyette bulunmasının önü açılmıştır. 2. Yabancı devletlerin doğ- rudan ve dolaylı bir biçimde idaresinde etkili olabilecek- leri şirketler ile yabancı bir devlet için veya yabancı bir devlet namına hareket eden şahısların, petrol faaliyetle- rinde bulunamayacakları, mülk edinemeyecekleri, tesis kuramayacakları hükmü, bu yasadan çıkarılmıştır. Böyle- ce stratejik öneme sahip bir
NRQXGD\DEDQFÜGHYOHWOHULQEHOLU OH\LFLROPDVÜQÜQĞQÖQGHNLHQJHOOHU GHNDOGÜUÜOPÜşWÜU VD\ÜOÜ .DQXQnGD 2FDN nGHQ ĞQFH EXOXQDQ SHWUROÖQ WDPDPÜ EX WDULKWHQ VRQUD EXOX QDQSHWUROÖQLVHNDUDODUGD\Ö]GH nL GHQL]OHUGH \Ö]GH nL ÖONH LKWL\DFÜQD D\UÜOPD ]RUXQOXOX ğX YDUNHQ EXJÖQ NDEXO HGLOHQ \DVD LOH şLUNHWOHUH ÖUHWWLNOHUL WÖP SHWUROÖ LKUDÁ HWPH LPNDQÜ VDğ ODQPÜşWÜU 6WUDWHMLN ĞQHPH VDKLS ELUÖUÖQRODQSHWUROÖQRODğDQÖVWÖ GXUXPODUGDNXOODQÜPÜQÜQGHYOHWLQ NRQWUROÖ GÜşÜQD ÁÜNDUÜOPDVÜ ÖONH JÖYHQOLğLDÁÜVÜQGDQULVNWLU <LQH 0LOOL 0HQIDDWOHU EDşOÜğÜ DOWÜQGD \HU DODQ o%DNDQ PLOOL HPQL\HWYH\DKDNNDQL\HWLQJHUHN WLUGLğL YH\D LVUDIÜ ĞQOHPHQLQ HP UHWWLğLQLVSHWWHPHYFXWNX\XODUGDQ NDIL PLNWDUGD SHWURO ÖUHWPHOHULQL SHWUROKDNNÜVDKLSOHULQGHQLVWH\H ELOLUp PDGGHVL GH \HQL \DVDGDQ ÁÜNDUWÜOPÜşWÜU VD\ÜOÜ.DQXQOD3HWUROİşOHUL *HQHO0ÖGÖUOÖğÖJĞUHYOHULDUWÜUÜO PÜşDUDPDUXKVDWQDPHVLEDşYXUX HVDVODU YH UXKVDWODQGÜUPD XVXOÖ HVDVODUÜ 0DGGHnGD DÁÜODQ PDVÜQD UDğPHQ LGDUH\H oSHWURO DÁÜVÜQGDQSRWDQVL\HORODUDNWHVSLW HWWLğLVDKDODUÜLODQODDÁÜNDUWÜUPD \DÁÜNDUÜSDUDPDUXKVDWÜYHUPHp \HWNLVL YHULOPLşWLU NL EX GXUXP 0DGGHnGDNL WDQÜPODPD\D WDPDPHQX\PDPDNWDGÜU VD\ÜOÜ7ÖUN3HWURO.DQXQX LOH GDKD ĞQFHNL \DVDGD SHWURO EĞOJHVLQH D\UÜODQ 7ÖUNL\H NDUD YH GHQL] ROPDN Ö]HUH LNL SHWURO EĞOJHVLQH D\UÜOPDNWD NDUDODUGD ELQKHNWDURODQUXKVDWDODQODUÜ ELQKHNWDUDGHQL]OHUGHLVHWHN ELU EĞOJH LNHQ PLO\RQ KHNWDUOÜN UXKVDWODUD D\UÜOPDNWDGÜU (VNL \DVDGD EĞOJH ED]ÜQGD UXKVDW VD\ÜVÜ VÜQÜUODPDVÜ PHYFXW LNHQ \HQL \DVDGD EX VÜQÜUODPD NDOGÜ UÜOPÜşWÜU 5XKVDW EÖ\ÖNOÖğÖQH VÜQÜUODPD JHWLULOLUNHQ VD\ÜVÜQD VÜQÜUODPD JHWLULOPHPHVL UXKVDW ODQGÜUPDGDWHNHOOHşPHQLQĞQÖQÖ
açabilecektir. Ruhsatlardaki son- daj mükellefiyetleri kaldırılmış, süreler ise uzatılmıştır. Bu durum yasanın çıkarılış amacının aksi- ne tekelleşmeye yol açabileceği gibi artırılması hedeflenen arama yatırımlarının durma noktasına gelmesine sebep olacaktır. Arama ruhsatı uzatımı eski yasada keşif yapılmasına bağlı iken yeni yasa- da petrol bulgusu yeterli görülmüş- tür. Uygulamada petrol bulgusu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde açılan her kuyuda gözlenebilen bir olgudur. Bu durumun ruhsat uzatımında kullanılabilmesi yine arama faaliyetlilerine sekte vu- racaktır. Ayrıca, ilk 5 yıl içinde programda kuyu yükümlülüğü konulmaması da aramacılığın en önemli ayağı olan sondaj sayısının azalmasını doğurabilecektir. 7. 5574 sayılı Türk Petrol Kanu- nu'nda arama ruhsatı alımında şirketler için iş programına göre yapılacak yatırımın yüzde 2'si kadar teminat verilmesi zorun- luluğu getirilmiş, arama tarihçesi boyunca elde edilen ve açık bilgi haline gelen verilerin para ile sa- tılması gibi Kanun'un hazırlanış gerekçesi ile uyuşmayan yaptırım- larda yer almaktadır. 8. 6326 sayılı Yasa'da işletme ruhsatı alanı 25 bin hektarla sınırlandırılırken, mevcut yeni yasada bu sınırlandırılmada kaldırılmıştır, yalnızca hektar başına 1.00 YTL gibi cüzzi bir ücret alınması getirilmiştir. Bu durumda işletme ruhsatı alımında şirketlerin suistimalinin önü açıl- mıştır. Çünkü işletme ruhsatları 30 yıllığına tahsis edilmekte ve 10'ar yıllık sürelerle uzatılabilmektedir. (Bu süre dünya ortalamasında 20 yıl civarındadır.) Sadece üretim sahası için değil etrafında yapı- labilecek aramalar için de ruhsat alanı geniş tutulmak istenebilir. Üretim ruhsatı alınmasını takiben 1 yıl içinde inkişaf kuyusu açma yükümlülüğü kaldırılmış, üretime 1 yıl gerekçesiz ara verilmesinde
HVNL\DVDGDLşOHWPHUXKVDWÜGÖşÖ UÖOÖUNHQ\HQL\DVDGDEXVÖUHLNL \ÜODÁÜNDUÜOPÜşWÜU $UDPD DşDPDVÜQGD \DWÜUÜPFÜ şLUNHWOHUH HN \ÖNÖPOÖOÖNOHU YH PDOL\DSWÜUÜPODUVDğODQÜUNHQÖUH WLPDşDPDVÜQGDşLUNHWOHUHDEDUWÜOÜ LPWL\D]ODU VDğODQPÜşWÜU 'HYOHW KLVVHVL VD\ÜOÜ <DVDnGD \Ö]GH LNHQ VD\ÜOÜ <DVDnGD NDUD YH GHQL] DODQODUÜ LÁLQ D\UÜ D\UÜROPDNÖ]HUHDEDUWÜOÜLQGLULP OHUHJLGLOPLşWLU°\OHNL7ÖUNL\HnGH DUDPD\DWÜUÜPODUÜQÜWDPDPHQGXU GXUPXşVDGHFHHVNLGHQEXOXQPXş VDKDODUÜLşOHWHQ\DEDQFÜSHWUROşLU NHWOHUL OHKLQH \Ö]GH RUDQÜQGD LQGLULPOHUHJLGLOPLşWLUVRQX LWLEDUÜ LOH GHYOHW KLVVHVL \ÜOOÜN PLO\RQ<7/LNHQ\HQL\DVDLOH PLO\RQ<7/n\HGÖşPHNWHGLU'HY OHWLQ PLO\RQ <7/ JHOLU ND\EÜ ROXşPXşWXU
<DVDGÖ]HQOHPHVLHV QDVÜQGD\DSÜODQEXLQGLULPLQ\DQÜ VÜUD\DVDQÜQ\ÖUÖUOÖOÖNWDULKLQGHQ ĞQFHNHşIHGLOHQÖUHWLPVDKDODUÜQGD VDğODQDQLQGLULPOHULQDUDPD\DWÜ UÜPODUÜQDDNWDUÜOPDVÜ]RUXQOXOXğX JHWLULOPHOL LGL 'HQL] DODQODUÜQGD LVH DUDPD IDDOL\HWOHULQLQ KHQÖ] \HQL EDşODPÜş ROPDVÜ \ÖNVHN PDOL\HWOL YH \ÖNVHN WHNQRORML\H JHUHNVLQLPGX\XOPDVÜQGDQGROD\Ü EXDODQODUGDVXGHULQOLğLQHYHÖUH WLPPLNWDUÜQDJĞUH\DSÜODQGHYOHW KLVVHVLLQGLULPOHULPDNXOGÖU VD\ÜOÜ7ÖUN3HWURO.DQXQXnQDVRQ DQGD 7%00 DOW NRPLV\RQXQGD NDUD DODQODUÜQGD DOÜQDQ 'HYOHW KLVVHVLQLQ \Ö]GH nVLQLQ ÁÜNDUÜO GÜğÜLOLQĞ]HOLGDUHVLQHDNWDUÜOPDVÜ LODYH HGLOPLşWLU ìXEDW JÖQNÖ .RPLV\RQ WRSODQWÜVÜQGD İO °]HO İGDUHOHULQH DNWDUÜP NDOGÜ UÜOPÜşWÜU
7ÖUNL\HnGH ÁDOÜşWÜUÜODFDN \DEDQFÜ SHUVRQHO LOJLOL \DVDODUD WDEL ROPDGDQ VHUEHVWÁH LVWLKGDP HGLOHFHNWLU 3HWUROLşOHPLLÁLQ\XUWGÜşÜQGDQ JHWLULOHQJHPLYHSHUVRQHO.DERWDM .DQXQXnQGDQLVWLVQDWXWXOPDNWD GÜU%XPDGGHLOH.DERWDM<DVDVÜ LşOHYVL]KDOHJHWLULOPHNWHGLU
VD\ÜOÜ7ÖUN3HWURO<DVDVÜ 3HWUROİşOHUL*HQHO0ÖGÖUOÖğÖnQH ROGXNÁD EÖ\ÖN ELU VRUXPOXOXN \ÖNOHPLşWLU%XQHGHQOHNXUXPXQ WHNQLN YH PDOL \ĞQGHQ JÖÁOHQGL ULOPHVL şDUWWÜU <DVDQÜQ \ÖUÖWPH RQDPDYHGHQHWOHPHLOHJĞUHYOHQ GLUGLğLNXUXOXşVHNWĞUGHGHQH\LP ND]DQPÜş X]PDQ GÖ]H\LQGH SHUVRQHOOH WDNYL\H HGLOPHOLGLU %XJÖQ VHNWĞUGH GHQH\LP VDKLEL ROPD\DQ PDOL \ĞQGHQ \HWHUVL] şLUNHWOHUHDUDPDUXKVDWQDPHVLYH ULOPLşLVHEXVD\ÜOÜ<DVDnGDNL ERşOXNWDQGHğLO3HWUROİşOHUL*HQHO 0ÖGÖUOÖğÖnQÖQ \DVD\Ü OD\ÜNÜ\OD X\JXODPDPDVÜQGDQ ND\QDNODQ PDNWDGÜU
5574 sayılı Türk Petrol Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti'nin Milli Petrol Şirketi'ne milli menfaatlerin korunması kapsamında tanınan ayrı- calıklar tamamen kaldırılmıştır. Milli Petrol Şirketimizin bütçeden alacağı sınırlı kaynak ile yüksek maliyetli arama ve üretim faaliyetlerini sür- dürmesi istenmektedir. Uluslararası dev petrol şirketleri entegre yapıları ile kendi ürünlerini pazarlamakta ve bunlardan elde ettikleri kaynakların bir bölümünü de arama ve üretim yatırımlarına aktarabilmektedirler. 6326 ve 6327 sayılı Kanun'un mül- ga olması neticesinde TPAO'nun statüsü belirsiz hale gelmiş, 6326 sayılı Yasa'da TPAO'nun devlet gö- rev tanımının da kaldırılması ile yeni bir yasa ile statüsünün belirlenmesi zaruri olmuştur.
17 Ocak 2007 tarihli ve 5574 sayılı Türk Petrol Kanunu ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Sezer'in bir daha görüşülmek üzere TBMM'ye göndermiş olduğu tezkere 16 Şubat 2007 günkü TBMM Enerji Komisyo- nu toplantısında görüşülmüştür. Ko- misyonda sadece 19. maddenin son paragrafında yer alan çkara alanların- da üretilen petrollerden alınan devlet hissesinin yüzde 50'sinin çıkarıldığı ilin özel idaresine aktarılmasıp hük- münün tasarı metninden çıkarılması kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanı
Sayın Sezer'in özellikle vurgulamış olduğu Milli Menfaatler başlığının Yasa kapsamından çıkarılması ko- misyonda soyut bir kavram olarak nitelendirilerek kabul edilmemiş, Anayasa'da yer aldığından ayrıca burada da tekraren konulmasının yabancı yatırımcılar için caydırıcı nitelik taşıyabileceği vurgulanmıştır. Halbuki, söz konusu Milli Menfaatler başlığı altındaki kavramların tamamı somut nitelikte tanımlamalardır ve uygulamada kazanılan tecrübeler neticesinde 6326 sayılı Yasa'ya ilave edilmişlerdir.
.RPLV\RQnGD Ö]ÖOHUHN L]OHGLğLPL] ELU GLğHU KXVXV LVH GHYOHW KLVVHVLQ GH\DSÜODQ\Ö]GHFLYDUÜQGDNLLQGL ULPLQ 73$2n\D HQGHNVOHQPHVL EX NXUXOXşXPX]XQ GHYOHW KLVVHVLQGHNL GÖşÖşPLNWDUÜQÜDUDPD\DWÜUÜPODUÜQD DNWDUDELOHFHğLQLQ YXUJXODQPDVÜGÜU )DNDW 73$2 JHQHO EÖWÁH\H WDEL ELU .İ7nWLU YH NHQGL NDUÜ JHQHO EÖWÁH\H DNWDUÜOPDNWDGÜU 'ROD\ÜVÜ LOH GHYOHW LVWHGLğLPLNWDUGDEÖWÁHGHQ73$2n\D SD\D\ÜUDELOPHNWHGLU%XUDGDĞQHPOL RODQ*HÁLFLPDGGHLOHKLÁELUHNVWUD \DWÜUÜPDLKWL\DÁGX\PD\DQHVNLVDKD ODUÜQGDEXLQGLULPGHQ\DUDUODQGÜUÜO PDVÜLOHGHYOHWLQEÖ\ÖNPLNWDUGDJHOLU ND\EÜQDXğUDWÜOPDVÜGÜU
Komisyonda Türkiye'de 100-500 varil petrol veren kuyuların ekonomik sa- yılmadığından üretilmediği ve kuyu- ların kapatıldığı gibi bir yargıdan yola çıkılarak bu kuyuların tekrar üretime alınması için teşviklerin verildiği gibi bir yargıya varılmıştır ki, bu tamamen yanlıştır. Çünkü, Türkiye şartlarında ki varil başına işletme maliyetleri 15- 17 dolar civarındadır buna rağmen 20-30 varil/gün üretim yapan kuyular dahi ekonomiktir.
Stratejik olarak önem taşıyan ayrıca petrol aramacılığı açısından halen bakir sayılan deniz alanlarımızdaki ruhsatların tamamına yakını 2014 yılına kadar ulusal petrol şirketimize aittir. Fakat bu tarihten sonra yeni yasa hükümlerine tabi olacak ve çok yüksek yatırımlar isteyen deniz alanlarında genel bütçeye tabi kamu
NXUXOXşX XQYDQÜ LOH 73$2nQXQ XOXVODUDUDVÜ GHY şLUNHWOHUOH UHNDEHW HWPHVL RQODUÜQ YHUGLğL DUDPD SURJ UDPÜQGDQGDKDID]ODPLNWDUGD\DWÜUÜP ĞQJĞUPHVL LPNDQVÜ]GÜU 'ROD\ÜVÜ LOH <DVDnQÜQ WÖP PHWQLQGHQ 73$2 LÁLQ HPQL\HW VXSDEÜ QLWHOLğLQGHNL YH REMHNWLI NULWHUOHUH WDEL 0LOOL 0HQ IDDWOHU WDQÜPODPDVÜQÜQ NDOGÜUÜOPDVÜ \ÜOÜQGDQ LWLEDUHQ Ğ]HOOLNOH GH QL] DODQODUÜQGD DUDPD UXKVDWODUÜQÜ ND\EHWPHVLQL GRğXUDFDNWÜU 'HUQHN RODUDN NRPLV\RQXQ GD NDEXO HWWLğL JLEL $QD\DVD PDGGHVL RODUDN NDEXO HGLOHQ oXOXVDO ÁÜNDUp NDYUDPÜQÜQ \DVD PHWQLQGHQ Ğ]HOOLNOH ÁÜNDUÜOPDN LVWHQPHVLQL DQODPDPÜ] PÖPNÖQ GHğLOGLU%XUDGDĞQHPOLRODQ\DVDQÜQ \ÖUÖWPHVLQLGHQHWLPLQL\DSDFDNRODQ 3HWURO İşOHUL *HQHO 0ÖGÖUOÖğÖnQÖQ X\JXODPDGDKDNNDQL\HWHULD\HWHWPH VLGLUNLEXQXQGD\ROXNXUXPXQGLğHU \ÖUÖWPH YH GHQHWOHPH NXUXOXşODUÜ JLELEDğÜPVÜ]Ğ]HUNYHPDOL\ĞQGHQ JÖÁOÖKDOHJHWLULOPHVLGLU
Dünya petrol ve doğalgaz rezervle- rinin yüzde 75'i Ortadoğu, Avrupa, Rusya ve Orta Asya ülkelerinde bu- lunmaktadır. Türkiye gerek coğrafi, gerekse jeopolitik konumu ile bu fırsatı değerlendirmeye mecbur- dur. Türkiye, kara alanları içinde bir Ortadoğu, bir Rusya gibi petrol zengini ülke değildir. Gelecekte de, olması mümkün görülmemekte- dir. Denizlerdeki potansiyelini ise henüz tespit etme aşamasındadır. Tüm bu faaliyetleri sürdürebilmesi, bulunduğu coğrafyada oluşabilecek fırsatları değerlendirebilmesi için mutlaka güçlü, bilgili ve deneyimli bir Milli Petrol Şirketi'ne sahip olmak zorundadır. Bugün gelinen noktada ülkeler enerji arzını karşılamada ulusal sınırları ile yetinmeyip, Dün- ya genelinde bu taleplerini karşılamak için yeri geldiğinde savaşı dahi göze alabilmektedirler.
Sektörde uzun yıllara varan dene- yimlerimiz neticesinde saptamış olduğumuz çekincelerimizin kanun ve yönetmelikler kapsamında dü- zenlenmesi zaruridir.