EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007

AFŞİN-ELBİSTAN LİNYİT HAVZASI VE ENERJİ YÖNETİMİNDE PLANLAMA HATALARI

Nejat Tamzok

Elektrik üretimi ve santraller Görüş ve değerlendirme

Yıl
2007
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik üretimi ve santraller

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Afşin-Elbistan Linyit Havzası
  • linyit rezervi
  • termik santral
  • ithal doğalgaz
  • Türkiye Kömür İşletmeleri
  • enerji güvenliği

Özet

Yazar, Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nın büyük linyit potansiyeline karşın enerji yönetimlerinin yerli kömür yerine ithal doğalgaza öncelik vermesini ve havzanın bütünsel değil parçacı bir yaklaşımla planlanmasını iki temel planlama hatası olarak eleştirmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

$)ìİ1(/%İ67$1/İ1<İ7 +$9=$6,YH(1(5-İ

<°1(7İ0İ1'(3/$1/$0$ +$7$/$5,

Nejat Tamzok TMMOB Maden Mühendisleri Odası

Enerjinin ucuz, kaliteli, zamanında ve güvenilir şekilde temini, ülke yönetimlerinin öncelikli konuları arasında bulunmaktadır. Dünyada sık sık gündeme gelen enerji krizleri, ülkeleri enerji politikaları konusun- da daha hassas, daha akılcı hareket etmeye zorlamaktadır. Günümüzde, hemen her ülke, enerji kullanımında ithal kaynak bağımlılığının, enerji güvenliği, giderek ulusal güvenlik ba- kımından önemli risklere yol açacağı gerçeğinden hareket etmekte, enerji kullanımını yerli kaynaklarına öncelik veren politikalar doğrultusunda yapı- landırmaktadır.

Çevresinde, özellikle fosil kaynaklarca zengin bir coğrafya bulunan Türkiye, enerji kaynakları bakımından zengin ülkeler arasında yer almamaktadır. Bununla beraber, ülkemiz, 9 milyar tonu aşkın görünür linyit rezervine sahip bulunmakta olup, kömür re- zervlerinin büyüklüğü bakımından dünyada 11. sıradadır. Yine, yıllardır ihmal edilen aramalar ile yeni kömür yataklarının bulunup geliştirilme ola- sılığı son derece yüksektir.

Dünya elektrik enerjisi üretiminde kömürün kullanımı, diğer birincil kaynaklara göre her zaman daha yüksek oranlarda olmuştur. Son yıl- larda, elektrik üretiminde, özellikle doğalgazın kullanımı artmaktadır. Bununla beraber, diğer kaynaklara nazaran dünya üzerinde daha yaygın

ve bol miktarlarda bulunması nede- niyle daha kolay erişilebilir olması, daha kolay taşınabilme ve daha em- niyetli depolanabilme özellikleri ve temiz kömür teknolojilerinin hızlı gelişimi dikkate alındığında, kömür, gelecekte de ağırlığını yitirecek gibi görünmemektedir.

Kömürün yukarıda sıralanan özel- likleri, kömür rezervleri bakımından diğerlerine göre daha şanslı olan ül- kelerin tüketim davranışlarına da yan- sımaktadır. 2003 yılı itibariyle dünya elektrik enerjisi üretiminde kömür yüzde 40.1 oranında kullanılmıştır. Kömür rezervleri bakımından en zen- gin 20 ülkenin elektrik üretimindeki kömür kullanımı ise ortalama yüzde 46'dır. Söz konusu ülkelerin hemen tamamının, bir diğer yerli kaynağın ağırlıklı kullanımı söz konusu değilse, yerli kömürlerinin kullanımına yönel- miş oldukları görülmektedir. Bu ül- kelerdeki elektrik üretiminde kömür kullanım payları, 2002 yılı itibariyle, Polonya'da yüzde 94, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde yüzde 92, Çin ve Avustralya'da yüzde 78, Kazakistan'da yüzde 71, Hindistan'da yüzde 70, Çek Cumhuriyeti'nde yüzde 67, Yunanis- tan'da yüzde 64, Almanya ve ABD'de ise yüzde 51 şeklindedir.

Bununla beraber, Türkiye'nin, kömür bakımından zengin ülkeler arasında, elektrik üretiminde kaynak kullanım davranışı bakımından, önemli ölçü- lerde farklılık gösterdiği anlaşılmak- tadır. Söz konusu ülkeler içerisinde, yerli kömür kaynaklarını atıl durumda bekletirken, elektrik üretimini ithal kaynaklara dayandıran, Türkiye dı- şında bir ülke bulunmamaktadır. Ülkemizde, 2005 yılı itibariyle, elektrik enerjisinin sadece yüzde

20'si yerli kömürlerden üretilmiştir. Kömür rezervleri bakımından zengin ilk 20 ülke arasında, dış kaynağa en fazla bağımlı hale gelmiş ülke Tür- kiye'dir. Türkiye'nin elektrik üreti- minde ithal doğalgaz kullanım oranı, doğalgazı satın aldığı Rusya'dan dahi daha yüksektir. Elektrik üretiminde yerli kömürler yerine ithal doğalga- zı kullanma tercihi, ülkemize son derece pahalıya mal olmuş ve söz konusu tercih sonucunda, ülkemiz, sanayi sektörlerine dünyanın en pa- halı elektriğini vermek durumunda kalmıştır.

Oysa ülkemizin, ithal doğalgaza mah- kumiyeti bir zorunluluk değildi ve bugün de değildir. Türkiye'nin, ithal doğalgaz karşısında geliştirebileceği yerli kaynaklara dayalı alternatif pro- jeleri her zaman bulunmaktadır. Söz konusu alternatif projeler arasında en önemlilerinden biri de Afşin-Elbistan Linyit Havzası Projesi'dir.

Ülkemizin sahip olduğu linyit rezervlerinin yaklaşık yüzde 45'i Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nda bulunmaktadır. Yaklaşık 4 milyar ton rezerve sahip Afşin-Elbistan Linyit Havzası, Türkiye'nin elektrik enerjisi amaçlı kullanılabilecek en önemli linyit potansiyeline sahiptir. Havzada mevcut işletilebilir rezerv ile 30 yıl boyunca yaklaşık 8 bin 600 megavat santralı besleyebilmek müm- kündür. Toplam 2 bin 800 megavat- lık santralın devrede olduğu dikkate alındığında, kalan rezervden yapılacak kömür üretimi ile kurulacak termik santral kapasitesi 5 bin 800 megavat olmaktadır. Söz konusu kapasitenin, yapılmakta olan aramalarla daha da yükseleceğine ilişkin somut işaretler bulunmaktadır.

.DKUDPDQPDUDşİOLnQHEDğOÜ$IşLQYH (OELVWDQLOÁHOHULQLQNX]H\LQGH\HUDODQ $IşLQ(OELVWDQ/LQ\LW+DY]DVÜnQGDNĞ PÖUDUDPDÁDOÜşPDODUÜLONRODUDN \ÜOÜQGDEDşODPÜşROXS+DY]DnGDNLOLQ \LWLQYDUOÜğÜ\ÜOÜQGDVDSWDQPÜşWÜU +DY]DnQÜQ LON IL]LELOLWH UDSRUX \ÜOÜQGD \DWÜUÜP ÁDOÜşPDODUÜ LVH \ÜOÜQGD EDşODWÜOPÜşWÜU \ÜOÜQGD

yapımına başlanan 4x340 megavat kapasiteli santralın 340 megavatlık ilk ünitesi 1984 yılında devreye alın- mıştır. Havza'da yapılan 4x360 mega- vat gücündeki ikinci santral ise 2005 yılında çalışmaya başlamıştır.

Afşin-Elbistan Havzası'na, elektrik enerjisi üretimi amaçlı olarak öncelik verilmesini gerekli kılan göz ardı edi- lemeyecek gerekçeler söz konusudur. Havza'nın doğru planlama ile değer- lendirilmesiyle, ülkemiz önemli mik- tarlarda enerji ithalatından kurtulmuş olacaktır. Yerli kaynağın kullanılıyor olması bakımından, ülkemiz enerji güvenliğinin sağlanmasına yönelik ciddi bir katkı söz konusu olacaktır. Havza'da mevcut diğer tesislerden elde edilen deneyim ile yeni tesisler çok daha kısa sürede işletmeye alı- nabilecektir. Havza madenciliği ile yörede önemli bir istihdam yaratılmış olacak, bu durum bölgedeki göçü sı- nırlayacaktır. Ayrıca, proje ile yörede diğer bölgesel sanayilerin gelişmesi suretiyle dolaylı istihdam da yaratıl- mış olacak, bölge için önemli bir gelir kaynağı oluşturulacaktır. Havza'dan

bugün üretilmekte olan elektriğin üretim maliyetleri hidrolik santrallar ile yarışabilecek düzeydedir. Bu ba- kımdan, elektrik üretiminde önemli bir maliyet avantajından yararlanılmış olacaktır.

Tüm avantajlarına karşın, Afşin- Elbistan Linyit Havzası'nın elektrik üretimi amaçlı projelendirilerek gerçekleştirilmesi hususunda enerji yönetimleri tarafından yapılan iki önemli hata söz konusudur.

Hatalardan ilki, enerji sektörlerinde tüm dünyada liberalizasyon rüz- garlarının estiği bir dönemde, yerli kömürün yerine ithal doğalgazın tercih edilmesiyle yapılmış olup, aynı zamanda ülkemiz elektrik sek- töründe bir kırılma noktasını da işaret etmektedir.

6Ğ] NRQXVX GĞQHPGH Ğ]HO VHNWĞUÖ HOHNWULNVHNWĞUÖQGH\DWÜUÜP\DSPD\D WHşYLNHGHELOPHNDPDFÜ\ODJHOLşWLULOHQ <DSİşOHWYH<DSİşOHW'HYUHWPRGHO OHUL ÁHUÁHYHVLQGH \DNODşÜN ELQ PHJDYDWJÖFÖQGHDGHWGRğDOJD]YH DGHWLWKDONĞPÖUVDQWUDOÜĞ]HOVHNWĞUH

yaptırılmış, bu çerçevede söz konusu santralların yatırımcı firmalarına bir taraftan ürettikleri elektriğe uzun dö- nemli alım garantisi verilmiş, diğer taraftan kullanacakları doğalgazla ilgi- li çal ya da ödep anlaşmaları yapılmış- tır. Söz konusu garantiler ile işletilen santralların maliyet ve satış fiyatları, doğalgaz fiyatlarının da artışıyla, diğer elektrik üretim santrallarına göre son derece yüksek düzeylerde seyretmiş, elektrik fiyatlarında önemli artışlar söz konusu olmuştur.

Bununla beraber, işletme maliyetle- ri yaklaşık 6-7 kat daha düşük olan Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nda, belirtilen doğalgaz santrallarının kurulu gücünü tesis edebilecek po- tansiyel mevcuttur, ancak Havza söz konusu doğalgaz santrallarına alter- natif olarak değerlendirilmemiştir. Bu tercihin sonucunda, tamamı Batı bölgelerinde yapılan ve ne istihdam yaratma ne de bölgesel eşitsizlikleri giderme hususlarında hiçbir yararı olmayan doğalgaz santralları, bir yandan elektrik fiyatlarının artma- sına neden olmuşlar, diğer taraftan ülke enerji güvenliğini tehlikeye dü- şürmüşlerdir.

Afşin-Elbistan Linyit Havzası'nın de- ğerlendirilmesine ilişkin ikinci önem- li hata ise günümüzde yapılmaktadır. Havza'daki kömür potansiyelinden elektrik üretimi amaçlı yararlanma konusu gündemdedir. Ancak yapılan girişimlerden anlaşıldığı üzere, Af- şin-Elbistan Linyit Havzası, çyöre sa- nayi sektörleriyle bütünleşik, yörenin toplumsal kalkınması ve yoksulluğun azaltılarak gelir dağılımının düzeltil- mesi hedeflerine yönlendirilmiş ve çevrenin korunmasını da gözetenp bir anlayışla projelendirilmemekte, Havza'da mevcut kömür sektörleri temelinde ve her sektör için ayrı ayrı olmak üzere parçacı yapıda bir üretim planlaması öngörülmektedir. Böyle- si bir planlama anlayışının, kaynak kaybına neden olması kaçınılmazdır. Kaynak kaybının önüne geçilebilme- sinin koşulu, tüm havza temelinde planlama ve işletmecilik yapılması- dır. Havza'nın yapay olarak yaratılmış sektörlere bölünmesi ve planlanması hatalı bir yaklaşım olacaktır.

Öncelikle Havza temelinde genel planlamaların yapılması, sektör ba- zında yapılacak çalışmaların bu doğ- rultuda değerlendirilmesi gerekmek- tedir. Bu çerçevede, rezerv belirleme çalışmaları hızla sonuçlandırılmalı,

Havza'daki kömür sınırları net olarak belirlenmeli ve işletme projeleri buna göre yapılmalıdır.

+DY]DnGDPHYFXWNĞPÖU\DWDNODUÜQÜQ SURMHOHQGLULOPHVL VÖUHFLQGH ÖONH PL] NĞPÖU PDGHQFLOLğLQGH HQ ID]OD ELULNLP YH GHQH\LPL RODQ 7ÖUNL\H .ĞPÖUİşOHWPHOHULnQLQGHYUHGÜşÜEÜ UDNÜOPDVÜ ĞQHPOL ELU KDWD RODFDNWÜU 3ODQODPD VÖUHFLQGH VĞ] NRQXVX EL ULNLP YH GHQH\LPGHQ \DUDUODQÜOPDOÜ NĞPÖU RFDNODUÜQÜ YH VDQWUDOÜQ ÁDOÜş PDODUÜQÜ NRRUGLQH HGHFHN LGDUL \DSÜ +DY]DnQÜQ EÖ\ÖNOÖğÖQH X\JXQ KDOH JHWLULOPHOLGLU +DY]D NĞPÖUOHULQLQ GHğHUOHQGLULOPHVLQH \ĞQHOLN DUDşWÜU PD YH JHOLşWLUPH ÁDOÜşPDODUÜ \ĞUHGH ELU$5*(PHUNH]LNXUXOPDNVXUH WL\OHKÜ]ODQGÜUÜOPDOÜGÜU

Sonuç olarak, söz konusu yatakların atıl bekletilerek elektrik üretiminde kullanılmaması, ülkemiz sanayi sek- törlerinin gelişmesi bakımından son derece sakıncalıdır. Havza, elektrik üretim tesisleri, kömür madenleri, yöre sanayisi, tarımı, ormanları, su kaynakları, toplumsal-ekonomik durumu bir arada dikkate alınarak ve bir an önce projelendirilmeli, söz konusu kaynaklardan ülke ve toplu- mun en yüksek oranda yararlanması sağlanmalıdır.