EMOENERJİ Toplumsal Haber ve Araştırma Dergisi · Sayı 2 · Haziran/2007
SEÇİME GİRECEK 13 PARTİNİN ENERJİ PROFİLİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2007
- Sayfa
- 20
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Nükleer enerji
Anahtar kelimeler
- 2007 seçimleri
- parti programları
- AKP enerji politikası
- CHP enerji politikası
- enerji özelleştirmesi
- enerji arz güvenliği
Özet
2007 genel seçimlerine katılan 13 partinin seçim programları enerji politikaları açısından incelenerek, özellikle AKP ve CHP'nin enerji arz güvenliği, özelleştirme, nükleer enerji ve yenilenebilir kaynaklara yaklaşımları eleştirel biçimde karşılaştırılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
6(¡İ0(*İ5(&(. 3$57İ1İ1(1(5-İ352)İ/İ
Türkiye'nin 22 Tem leştirilecek olan erk lere hazırlandığı s bu çalışmada siya programları üzerind litikaları incelenece Seçim Kurulu'nun katılabileceğini açı parti bulunmaktadır ler arasında ittifak, görüşmeleri devam çalışmanın yapılmış nedeniyle her partin ayrı programları d lendirilmiştir. Seç katılabileceği açıkla 21 partiden, bir önce seçimde aldıkları o oranları ve kamuo yundaki etkinlikleri göz önünde bulun- durularak, 13'ü çalışmaya dahil edilmiştir. Bu partiler şunlardır:
o$GDOHWYH.DONÜQPD3DUWLVL$.3
&XPKXUL\HW+DON 3DUWLVL&+3
'HPRNUDWLN6RO3DUWL'63
'RğUX<RO 3DUWLVL '<3
$QDYDWDQ 3DUWLVL $1$3
0LOOL\HWÁL +DUHNHW3DUWLVL0+3
*HQÁ3DUWL*3
°]JÖUOÖNYH 'D\DQÜşPD3DUWLVL°'3
İşÁL3DUWLVLİ3
(PHN3DU WLVL(0(3
7ÖUNL\H.RPÖQLVW3DUWLVL7.3
6DDGHW 3DUWLVL63
%Ö\ÖN%LUOLN3DUWLVL%%3
p
¡DOÜşPDGDVL\DVDOSDUWLOHULQNHQGLZHEVLWHOHULQGH\D\ÜP ODGÜNODUÜSDUWLSURJUDPODUÜHVDVDOÜQPÜşWÜU$GÜQÜ'HPRNUDW 3DUWLRODUDNGHğLşWLUHQ'<3nQLQZHEVLWHVLQGHEXOXQDPD \DQSDUWLSURJUDPÜQÜQUHYL]\RQDşDPDVÜQGDROGXğXEHOLU WLOGLğLLÁLQHQHUML\HLOLşNLQĞ]HOUDSRUXQGD\HUDODQo'<3 İNWLGDUÜQGD (QHUML 6HNWĞUÖQGH <DSÜODFDN İşOHUp EĞOÖPÖ GHğHUOHQGLULOPLşWLU *3nQLQ GH ZHE VLWHVLQGH SURJUDPÜ \HUDOPD]NHQNXUXOXşDşDPDVÜQGDNDPXR\XQDDÁÜNODQPÜş RODQSURJUDPÜHVDVDOÜQPÜşWÜU7.3nQLQGHZHEVLWHVLQGH EXOXQDELOHQWDVODNSURJUDPÜLQFHOHQPLşWLU
Hemen hemen tüm partilerin programlarında enerjide dışa bağımlılığın önlenmesi, yerli kaynaklara öncelik
QHELOLU HQHUML ND\ *H ÁDOÜşPDODUÜQÜQ ND\ÜS YH NDÁDNODUÜQ ÁRNÁHşLWOL\HUOHUGH HWLULOHQ KHGHIOHUH 3DUWLOHULQ ELU NÜVPÜ HPHOL\OHHQHUMLSR HHQHUMLJÖYHQOLğLQH NHQJĞUHFHGDKDD] UML NRQXVXQGD ÁHY ODşÜPODUÜ ĞQ SODQD 3DUWL SURJUDPOD WHPHOD\UÜPHQHUML GDNL \DWÜUÜPODUÜ QXQ PX Ğ]HOLQ PL FDğÜ QRNWDVÜQGD şX\RU 3DUWLOHULQ ND]ÜEXNRQXGDQHW DUDNWHUFLKLQLRUWD\D R\DUNHQÁRğXQOXğX NDPXĞ]HO DUDVÜQGD JLGLSJHOHQ NLPL ]DPDQ ÁHOLşNLOL GHQLOHELOHFHN ĞOÁÖGH \XPXşDNLIDGHOHUH\HUYHUL\RU$.3'<30+3*3İ3YH 63SURJUDPODUÜQGDQÖNOHHUVDQWUDONXUPDDPDFÜQÜWDşÜU NHQ°'3NHVLQRODUDNQÖNOHHUVDQWUDOODUDNDUşÜROGXğXQX LIDGHHGL\RU
$.3nGHQ(QHUML\H 6HUEHVW3L\DVD 'DPJDVÜ (QHUML SROLWLNDVÜ DÁÜVÜQGDQ $.3 SURJUDPÜQD EDNÜOGÜğÜQGD NL VDSWDPD \DSÜODELOPHNWH GLU %LULQFLVL HQHUML SROLWLNDVÜ QHROLEHUDOGLU YH VRQUDVÜ DğLNWLGDUODUÜQX\JXODPDODUÜQÜ ELU VRQUDNL DşDPD\D WDşÜPD\Ü KHGHIOH\HQ LÁHULNWHGLU İNLQFL VDSWDPDLVHDNDGHPLNSROLWLNÁRNÁHşLWOLRUWDPODUGDGLOH JHWLULOHQJHUÁHNOHULQoVĞ\OHPGH\LQHOHQL\RUpROGXğXGXU
AKP, parti programında, enerji politikasının temelini, çulusal çıkarları koruyarak enerji arzının güvenliğini ve devamlılığını sağlamak, rekabete dayalı bir enerji piyasa- sı oluşturmak, çevre ve insan sağlığını korumakp olarak
ortaya koyuyor. Ancak 4.5 yıllık iktidarında enerji politi- kalarındaki tersi uygulamalar dikkat çekiyor.
Enerji arz güvenliği, 1 Temmuz 2006 tarihinde ülkenin batısında yaşanan 6 saatlik elektrik kesintisinin ardından enerji alanında en çok tartışılan konuyu oluşturmuştur. Gelecek yıl ve 2009 için ciddi enerji sıkıntısı beklenir- ken, bu yaz bile elektrik kesintileri olabileceğinden söz edilmektedir. Bu sıkıntının kaynağında ise, AKP enerji politikasının temelini oluşturan çrekabete dayalı enerji pi- yasasıp yatmaktadır. Enerji alanı serbestleşmiş, kamunun yatırım yapması olanaksız hale getirilmiştir. Sonuç, yakın dönemde yaşanması beklenen elektrik açığıdır. Çünkü özel sektör ciddi düzeyde kar garantisi olmadığı sürece yatırım yapmak istememektedir. Buradan ikinci bir sonuca doğru adım adım ilerlenmektedir. Bu hükümet döneminde, daha önceki bazı hükümetlerin döneminde de rastlandığı gibi çenerji piyasasıp hayali adına yargı kararlarını yok sayan yasal düzenlemeler yapılarak Anayasa çiğnenmiş, hukuka müdahale edilmiştir. Bunlar yeterli olmamış, yenilenebilir enerji kaynaklarına teşvik adı altında hidrolik santralları da kapsayacak biçimde kamuyu gelecekte yeni yükümlü- lüklerle karşı karşıya bırakacak biçimde alım garantileri verilmiştir. Son çıkarılan bir yasayla da kömür santralları- na alım garantisi vaat edilmiştir. Bu politikaların devamı, gelecek dönemde Türkiye'nin dışa bağımlılığını artıracak ve enerji güvenliğini büyük ölçüde sekteye uğratacak olan, kısa sürede ve görece düşük maliyetle kurulan doğalgaz santrallarının artması ve bu santrallara yine alım garantisi, yakıt garantisi gibi garantiler verilmesidir. Politikanın di- ğer ayağında yer alan çevre ve insan sağlığını korumak ise çkağıt üzerinde kalanp uygulama alanını oluşturmaktadır. Bu hükümet döneminde çevre ve insan sağlığı açısından riskli nükleer santral konusu yeniden gündeme getirilmiş ve bir tasarı yasalaştırılmıştır. Parti programında, nükleer enerji de şu şekilde savunulmaktadır:
çDışa bağımlı doğalgazın kullanıldığı enerji santral- larına alternatif veya ikame yatırım olarak, gerekli güvenlik ve çevre koruma önlemleri alınmak sure- tiyle, nükleer enerji santralları kurulacaktır. Böylece ekonominin ihtiyaç duyduğu ucuz enerji sağlanmış olacaktır.p
AKP programında neoliberal politikaların temelini oluş- turan şu hedefler sıralanmaktadır:
çEtkin ve verimli bir biçimde işletilemeyen mevcut tesisler bir an önce özelleştirilecek, yenilenip kapa- sitesinin artırılması sağlanacaktır. Yeni yatırımlar yap-işlet modelleri ile yaygınlaştırılacaktır. Özelleş- tirme ve lisans verme usulleri tam anlamıyla şeffaf ve rekabete açık olacaktır. Güneş, rüzgar, jeotermal ve biomas gibi enerji türleri yanında yeni hidroelektrik santralleri ile yerli kömüre dayalı, yeni teknolojilerle donanımlı, verimi yüksek, çevreye zararı olmayacak termik santralların özel sektör tarafından kurulması desteklenecektir.p
Görüldüğü gibi çenerjipnin bir kamu hizmeti olduğu gerçeğini bile görmezden gelen AKP programı, çserbest piyasap damgasını taşımaktadır. Ancak ileri sürülen hedefleri, AKP iktidar olduğu dönemde ne özel sektör, ne kamu eliyle gerçekleştirmiştir. Tesisler özelleştirme kapsamına alınmış, ancak yenilenmeleri ve kapasitelerinin artırılması söz konusu olmamıştır. Özelleştirme ve lisans verme usullerinde, değil şeffaflık ve rekabete açık olma hedefinin sağlanması, tam tersi uygulamalar nedeniyle yargı kararıyla işlemlerin yürütmesi durdurulmuştur. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası çıkarılmış, ancak hidrolik santrallar dışında ne güneş, ne rüzgar, ne jeoter- mal, ne biomas alanında ciddi adımlar atılmıştır.
AKP Programı'na ilişkin ikinci saptamayı oluşturan çger- çeklerin söylemsel olarak yinelenmesip de şu ifadelerde kendisini ortaya koymaktadır:
çGeleceğin enerjisi olan hidrojen enerjisi konusunda ciddi bilimsel ve teknik projeler başlatılarak, diğer ileri ülkelerle birlikte uygulamaya geçiş için gerekli çalışma- lar yapılacaktır. Enerji kayıplarını ve israfını önleyen projeler desteklenecek, tasarruf bilinci yurt çapında yaygınlaştırılacaktır. Petrol ve doğalgaz aramalarına ağırlık verilecektir. Enerjide tek kaynağa bağımlılık ortadan kaldırılacaktır. Partimiz, dış kaynaklı petrol ve doğalgazın dünya pazarlarına açılabilmesi için ülkemi- zin bir köprü konumunda olduğunun bilincindedir. Bu stratejik konum etkin bir biçimde değerlendirilecek ve ülkemiz bir dağıtım terminali haline getirilecektir.p
Bugünkü enerji yapısında herkesin hemen ifade edebi- leceği bu gerçekler için ciddi hiçbir adım atılmamıştır. Bu nedenle bu hedefler çsöylemsel yinelemep olarak ni- telendirilmektedir. Örneğin enerjide tek kaynak bağım- lılığının ortadan kaldırılması söz konusu dahi olamamış, tam tersine hem ülkesel anlamda hem de kaynak tipi açısından bağımlılık artmıştır. Türkiye'nin elektrik üre- timinde doğalgazın payı arttığı gibi, fosil kaynakların geçiş ülkesi konumunda olan Türkiye'nin çdağıtım terminali, köprüp olacağı umudu, Rusya'nın son dönemde yaptığı atak ve yeni gelişmeler karşısında giderek sönmektedir. Petrol ve doğalgaz aramalarına ağırlık verileceği hedefi de Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen yeni Petrol Kanu- nu ile yalnızca çözel sektör ve yabancılaşmap boyutuyla ortaya konulmuştur. Enerji kayıplarına yönelik olarak ise çEnerji Verimliliği Yasasıpnın çıkarılması dışında bir adım atılmamıştır.
CHP Enerjide Güvenlik Arıyor
CHP, enerjinin ülke gelişmesi ve sanayileşmedeki belirleyi- ciliğini ve stratejik konumunu vurguladığı parti programında, öncelikli politikasını çenerji alebinin her dönemde yete- ince, en verimli ve emniyetli koşullarda, doğayı tahrip et- en sağlanması, bu amaçla her
türlü teknoloji ve olanağın gereğince değerlendirilmesip olarak ortaya koymaktadır.
CHP programında enerji politikası, baskın bir çözel sektörp damgası taşımamaktadır. Elektrik üretim, iletim ve dağıtım faaliyetlerinin kamu kesimince yürütülmesi öngörülürken, yatırımlar konusunda özel sektöre yöne- lim ortaya konulmaktadır. Kamu yaklaşımı programda ifadesini şöyle bulmaktadır:
çTürkiye'nin, önümüzdeki uzun yıllarda, gelişmenin, sanayileşmenin ve kentleşmenin yaratacağı elektrik ta- lebinin aksaksız karşılanmasını sağlayacak tesislerin kurulması temel politika olacaktır. Bunun için gerekli tüm önlemler alınacaktır. Stratejik nitelikte olan elekt- rik üretim, iletim ve dağıtım faaliyetleri, kamu kesimin- ce, yeterli ve yedeğe sahip, güvenilir ve emniyetli bir sistem oluşturma anlayışı ile yürütülecektir.p çElektrik üretiminde, özellikle düşük potansiyelli hidrolik kaynakların değerlendirilmesi ve ihtiyaç duyulması halinde dış kaynakla beslenecek tesislerin kurularak, işletilmesin- de özel sektörün ilgi ve birikimi özendirilecektirp hedefiyle özel sektöre ışık yakan CHP programında, geri kalmış yö- reler ve sanayiye yönelik enerji teşviği, AB ve entegrasyon sürecinin koşullarıyla sınırlandırılıyor:
çElektriğin geri kalmış yörelere ve sanayiye, işletmeci kuruluşlara yük getirmeden, uygun fiyatlarla verilmesi hedef alınacaktır. Bu hususta AB ile entegrasyon süre- cinin koşullarına uyum gözetilecektir.p
Enerji talebinin karşılanmasında önceliği yurtiçi doğal kaynakların değerlendirmesine vereceğini söyleyen CHP, gerektiğinde dış kaynaklı tesisleri devreye sokmak için de tereddüt etmeyeceğini ifade etmektedir. Arz çeşitlen- dirmesi ve teknolojik bağımlılığın aşılarak çgüvenilir bir enerji arz yapısıp oluşturulmasından söz edilen program- da, çok bilinen şu tanımlama yer almaktadır:
çElektrik sektörü yatırım ve üretim faaliyetleri, yeterli miktar ve kalitede enerjinin; ucuz, yerinde, zamanında, güvenilir ve sürekli olarak, ülke ve kullanıcı için en ekonomik şekilde sunulmasını gerçekleştirecek şekilde planlanacak ve yürütülecektir.p
CHP programında, enerji alanına yönelik somut çözümler ortaya konulmadığı için genel geçer olarak nitelendirile- bilecek diğer hedefler de şöyle sıralanmaktadır:
çCHP iktidarında, halkın ısınma ihtiyacı için gerekli enerji kaynakları ekonomik koşullarda, zamanında ve yeterince sağlanacaktır. Doğalgazın, yurtdışından birden fazla kaynaktan beslenerek ülke genelinde daha yaygın olarak kullanımını, ekonomik kriterleri gözardı etmeden hedeflenecektir. Öncelikle hidrolik enerji ol- mak üzere, jeotermal ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından daha büyük oranlarda yarar- lanılabilmesi amaçlanacaktır. CHP, başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere ülkemizin henüz kanıtlanmamış petrol rezervlerinin geliştirilmesini; petrol ve doğalgaz üretiminin artırılmasını; Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ile petrol arama ve işletme konularında işbirliğine yö-
nelinmesini hedef almaktadır. CHP yönetiminde, üre- timden tüketime kadar bütün aşamalarda, enerji kay- naklarının uygun teknolojilerle, verimli ve ekonomik şekilde kullanılması sağlanacak; enerji tasarrufuna yönelik projeler desteklenecek, özendirilecektir. CHP, doğal kaynakların, madenlerin ve su kaynaklarının ulusal çıkarlar ve toplum yararına, ekonomik kriterler ve çevreye duyarlılık ilkeleri çerçevesinde, en rasyonel ve verimli şekilde değerlendirilmesini sağlayacaktır.p
'63&+3nGHQ8OXVDOFÜ
Seçime CHP listelerinden gire- cek olan DSP'nin programında se, diğer parti programlarına göre oldukça kısa bir metin olması nedeniyle enerji alanına birkaç cümle ile değiniliyor. CHP ile benzer şekilde, ekono- mik gelişmenin güvence altına alınabilmesi için sürekli ve gü- venli enerjinin sağlanabilmesi vurgusunu yapan DSP, çulusal enerji kaynaklarının en verimli biçimde harekete geçirilmesi, başta kömür olmak üzere enerji kaynaklarının değerlendirilmesi için her önlemin alınma- sındanp söz ediyor. CHP'den farklı olarak daha fazla çulu- salp vurgusu yapan DSP, programının yaklaşık yüzde 2'lik bölümünü ayırdığı 68 sözcükten oluşan enerji bölümünde 3 kez çulusalp tanımlaması kullanırken, CHP programın- da 353 sözcükle yer ayırdığı çEnerji ve Doğal Kaynaklarp bölümünde 1 kez çulusalp ifadesine başvuruyor.
lara bakıldığında çserbest piyasanın ve özel sektörünp öncelikli olduğu görülüyor. Yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları için ve özellikle küçük hidroelektrik santralları için özel sektörü teşvik edeceğini belirten DYP, rekabetçi bir enerji piyasası oluşturmak için düzenleme ve denet- leme kurumlarını yeniden yapılandırmaktan söz ediyor. çÖzelleştirme ve serbest piyasa ekonomisi kavramları milli güvenlik kavramıyla ayrılmaz bir bütünsellik içerisinde değerlendirilecektirp ifadesiyle, serbest piyasa uygulama- ları nedeniyle enerji alanında yaşanan karmaşaya çmilli güvenlikp vurgusuyla sınırlandırılmış ve somut olarak ne yapılacağı ortaya konulmayan bir biçimde yaklaşılıyor. Özelleştirme ve serbestleşmeye dönük hedefler şöyle sıralanmaya devam ediliyor:
çPetrol, doğalgaz ve maden arama-üretim faaliyetleri kamu ve özel sektör tarafından daha yoğun bir şekilde sürdürülecek, sonuçların takibi ve denetimi yapılacak- tır. Zengin kömür rezervleri özel sektöre açılacak, linyit kömürü ithalatı önlenecektir.p
Arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için 2023 yılına kadar 60 bin megavatlık enerji üretim tesisi ku- rulacağı belirtilirken, bunun kim tarafından nasıl gerçek- leştirileceğine değinilmiyor. Yine DYP, elektrik üretiminde yüzde 45'lere varan doğalgaz kullanımını azaltıp, hidrolik, rüzgar ve kömüre öncelik vererek, her yıl 3-4 milyar dolar kaynak yaratmayı, bu kaynağı da 2010-2023'ü hedef alan orta ve uzun erimde nükleer ve diğer enerji yatırımlarında kullanmayı planlıyor.
çTürkiye'nin jeopolitik durumu nedeniyle bölgenin enerji terminali olması, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik araş- tırma-geliştirme desteği, kayıp-kaçak oranlarının indirilmesip gibi genel kabul görmüş, ancak uygulamaya geçirilemeyen he- defler de DYP'nin enerji politikası içinde yer alıyor.
DYP'de mMilli Güvenlik' Vurgusu
Adını Demokrat Parti olarak değiştiren, revizyon çalışmala- ı nedeniyle parti programına ulaşılamayan DYP'nin ise Ar- Ge Birimi tarafından hazırla- nan enerji raporunda, çDYP ktidarında Enerji Sektöründe yer veriliyor. Bu bölümde 608 sözcükle hedeflerini anlatan DYP, 4 kez çmillip ya da çulu- salp ifadesine başvururken, çmilli enerji politikasıpndan söz ediyor.
DYP, enerji sektörü ile ilgili hedefini, çsürdürülebilir kalkınma temelinde Türkiye'nin zengin yeraltı ve ye- rüstü kaynaklarını ülke çıkarlarına uygun şekilde değer- lendiren, çevre dostu, kaliteli, ucuz, istihdam sağlayan, ülke çıkarlarını gözeten, yerli ve yenilenebilir kaynaklara dayalı, sanayiciyi, yatırımcıyı ve tüketiciyi destekleyen, arz güvenliğini sağlayan verimli, planlı, milli bir enerji politikası uygulamakp olarak ortaya koyuyor. Partinin bu hedef doğrultusunda yapmayı planladığı uygulama-
ANAP'ın Enerji Politikası Çelişkili
2 Eylül Darbesi sonrasında iyasi hayata merkez sağ ve iberal politikaların bayrakçısı olarak giriş yapan ANAP'ın programında, diğer parti rak çenerjip alanının, çkara ve demiryolu, liman, haberleşme, ulaştırmap gibi temel alt- yapı yatırımlarıyla birlikte çdevletin asli görevleri arasında telakki edildiğip belirtiliyor. çBütün milletin istifadesine açık olabilecek orman, su, maden, enerji gibi sahalar dev- letin varlığı olarak düşünülmelidirp cümlesine yer veren ANAP, enerji alanına yönelik hedeflerinde ise, asli görevini devletin yerine getirmemesi noktasından hareket ediyor. çEnerji ve maden konularında gelişmenin hızlanması için fertlere ve fertlerin meydana getireceği kuruluşlara devletin tespit edeceği esaslar dahilinde yatırım ve işletme hakkı verilmesip hedefini içeren ANAP parti programında, şöyle deniliyor:
çBahis konusu tabii kaynakların mülkiyeti devlet tasarrufunda olmakla beraber, geliştirme ve işletme
hakları devletin koyacağı esaslar içinde fertlere veya fertlerin bir arada kuracağı teşebbüslere bırakılabilir. Kendini iktisadi olarak geri ödeme gücüne sahip pro- jelerin devletin koyacağı esaslar çerçevesinde halkın iştirakiyle yapılmasının teşvik edilmesini faydalı buluruz.p
Milliyetçi MHP Enerjide Küresel
Enerji alanına çsürdürülebilir kalkınmap temelinden yak- aşan MHP, kamunun enerji yatırımlarını çplanlıp şekilde ürdürmesinden söz ederken, yerli ve yabancı sermayeyi de ncı sermayenin bu alandaki ya- tırımları teşvik edilecektirp diyor. MHP, özel sektörün ma- denler üzerinde arama faaliyetlerine girmelerini sağlayıcı tedbirler alacağından, teknoloji, finansman ve pazarlama açısından yabancı sermayenin teşvikinden de söz ediyor. çMilliyetçilikp vurgusuyla ön planda olan MHP'nin parti programında enerji alanında milli ya da ulusal ifadesine hiç başvurulmaması ve yabancı sermayenin teşvikinden söz edilmesi dikkat çekiyor. Ayrıca diğer partilerden farklı olarak, çsanayi ve enerji sektörlerinin hammadde talep- lerinin ucuz ve güvenli bir şekilde sağlanması için Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere özel sektörün yurtdı- şında yatırım yapmasını desteklemeyip amaçlıyor.
MHP'nin parti programında enerji politikası, liberal partilerin programlarından farklılık taşımayacak biçimde çrekabete açık, etkin bir piyasap temelinde yükseltil- mektedir. Programda özel sektör vurgusu şöyle devam ettirilmektedir:
çEnerji kaynaklarının üretiminden tüketimine kadar her aşamada sağlıklı işleyen bir proje seçimi, değerlen- dirme, denetim ve işletim yaklaşımı esas alınarak özel kesimin en üst düzeyde yatırım ve işletme faaliyetlerine katılımı sağlanacaktır.p
Nükleer enerji hedefine parti programında yer veren MHP, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılması, kayıp-kaçakların önlenmesi, kaynak ve ülke çeşitliliğiyle dış bağımlılığı önleme konularında da bilinen ifadeler, parti programında kullanıyor.
GP'de Öncelik Özel Sektöre nternet sayfasında parti prog- amına yer vermeyen GP'nin kuruluşunda sunulan parti dirilecektir.
İPWL\D]OÜRODUDNVÖUGÖUGÖğÖHOHNWULNIDDOL\HWOHULYHVĞ]OHş PHOHULQLQ IHVKHGLOPHVL EDWÜN EDQNDODUÜ\OD NDPXR\XQGD \DNÜQGDQWDQÜQDQ8]DQ*UXEXnQXQSDUWLVLRODUDNELOLQHQ *3GLğHUSDUWLOHUGHQGDKDDÁÜNELUşHNLOGHoĞ]HOVHNWĞUp YXUJXVXQXRUWD\DNR\X\RU
çDevlet, ulaştırma, haberleşme, enerji olarak tanımla- nan altyapı yatırımlarının öncelikle özel sektör kuru- luşları vasıtasıyla gerçekleştirilmesi için gerekli yasal ortamı yaratmalıdır.p
Enerji alanına oldukça kısa bir bölümle yer veren GP, nükleer enerjinin kullanımını hedef olarak programında belirtiyor. GP de, diğer partiler gibi ülkenin sahip olduğu doğal kaynakların verimli kullanılması ve dışa bağımlılı- ğın ortadan kaldırılması hedefinden söz ediyor. Öncelik- le hidroelektrik kapasitesinin sonuna kadar kullanılması gerektiğini ifade eden GP, zengin kömür varlığının enerji üretiminde kullanılmasına önem verilmesi görüşünü kaydediyor.
ÖDP'nin Tercihi Kamu
ÖDP programı, enerji politika- arını çekolojistp bir yaklaşımla ele alıyor. Nükleer enerji kullanı- mına karşı çıkan bir parti olarak dikkat çekiyor:
çÇevre ve enerji konularındaki üm stratejik kararlar saydam bir tartışma sürecinin ardından ekolojist bir anlayışla' toplum- da ele alınmalıdır. Özgürlükçü sosyalizm ekolojisttir; kapitalizmin toplumsal yararın önüne kar maksimizasyonunu koyan anlayışı, mne kadar tüketebiliyorsan o kadar insansın' sloganıyla ifadesini bulan tüketim ideolojisi karşısında insan- doğa uyumunu temel alan bir dünyayı amaçlar. Çevre sorumluluğu kapsamında yenilenebilir enerji kaynak- larına ağırlık veren, yaşamın sürdürülebilirliğini, doğal dengenin korunmasını gözeten, kalıcı sayılabilecek bir doğa tahribatına yol açması nedeniyle nükleer enerji kullanımına kesinkes karşı çıkan bir tavır benimser. Yenilenebilir kaynakların kullanımını; yenilenemez kaynakların kullanımının ise alternatif sürdürülebilir kaynakların geliştirilmesine bağlanmasını savunur.p
Diğer partilerin programlarında temeli oluşturan çkal- kınmap anlayışının da farklılaştığı ÖDP programında, özelleştirmeye karşı çıkılarak, enerji politikasında açık bir şekilde çkamup tercihi yapılıyor:
çEnerjide özelleştirme uygulamalarına son verilmeli, enerjide seçeneklerin belirlenmesi ve enerji kaynak- larının kullanımı kamuda olmalıdır. Üretim planla- masında geri-döndürülemeyen kaynakların kullanı- mına dayalı enerji ve sanayileşme politikalarına son verilmeli, özelleştirmelerle enerji sektörünün bütünsel yapısının bozulmasından ve doğal kaynakların isra- fından titizlikle kaçınılmalıdır.p
Baraj ve enerji santralları inşasında yöre halkının onayı- nın aranması ve referandum mekanizmasının işletilmesi öngörülen programda, çEnerji alanında stratejik yöne- limler ilgili bütün kesimlerin katılımıyla belirlenmeli, karar süreçleri demokratikleştirilmelidirp deniliyor. Diğer parti programlarında yer aldığı gibi yenilenebilir
enerji kaynakları, araştırma-geliştirme, yerli teknolojilerin özendirilmesi, enerji tüketiminde verimlilik ve tasarruf, enerji hatlarındaki kayıpların önlenmesi vurgularına da yer veriliyor.
EMEP Kaynakları Ulusallaştıracak
Sınıfsal temelde parti prog- amını oluşturduğu görülen EMEP'in programında enerji alanına özel bir yer ayrılmıyor. Genel yaklaşımlardan EMEP'in kamusal bir anlayış içerisinde olduğu görülüyor. Ekonomik anlamda çulusallaştırmap vurgusunu yapan EMEP'in programında, enerjiyle ilgili ancak şu bölümü alıntılaya- bilmek mümkün:
çÖzelleştirme ve işletme tasfiyeleri durdurularak, başta sanayi, dış ticaret, bankacılık, madencilik, ta- rım, ulaştırma ve haberleşme sektörleri olmak üzere, emperyalistlerin ve işbirlikçilerin elinde bulunan tüm işletmeler ulusallaştırılarak, işçi denetimine ve halkın yönetimine verilecektir. Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ulusallaştırılacaktır p
P Nükleer Enerjiden Yana
3URJUDPÜQÜQ DGÜQÜ o0LOOL +Ö NÖPHW 3URJUDPÜp RODUDN NR\DQ 3 HQHUML DODQÜQD \ĞQHOLN VÜQÜUOÜ ELU\HUD\UÜOPÜşROPDNODELUOLNWH NDPX\DNODşÜPÜQÜEDşOÜNGÖ]H\L QHWDşÜ\RUo(QHUML¶UHWLPİOH WLP YH 'DğÜWÜPÜQGD .DPXFXOXNp EDşOÜğÜ DOWÜQGD HQHUML ÖUHWLP LOHWLP YH GDğÜWÜPÜQÜQ NDPX HOL\OH \ÖUÖWÖOHFHğL EHOLUWLOL\RU 1ÖNOHHU HQHUMLGHQ \DQD WDYUÜQÜ SURJUDPÜQD WDşÜ\DQ İ3 GH GRğDO ND\QDNODUD ĞQFHOLN WDQÜQPDVÜ LWKDO IRVLO\DNÜWDEDğÜPOÜOÜğÜQD]DOWÜOPDVÜKLGUROLNEDşWDROPDN Ö]HUH\HQLOHQHELOLUND\QDNODUGDQ\DUDUODQÜOPDVÜNRQXODUÜQD GD JHQHO LIDGHOHUOH \HU YHUL\RU 'RğDO ND\QDNODUD LOLşNLQ EĞOÖPGHLVHGHQL]OHUGHNLGRğDOND\QDNODUÜQDUDşWÜUÜOPDVÜ YHNXOODQÜOPDVÜQGDo\DEDQFÜJÖÁOHULQPÖGDKDOHYHNÜVÜWOD PDODUÜQDL]LQYHULOPH\HFHğLpND\GHGLOL\RU
TKP'den Konutlara Bedelsiz Elektrik
Çalışmanın yapıldığı aşamada elektronik ortamda programına ulaşılamayan TKP'nin taslak programı üzerinden değerlen- dirme yapılmıştır. Taslak programında enerjiyle rak yer veren TKP, konutlarda, ısınma, elektrik ve suyun bedelsiz olarak sağlanmasını ön- görüyor. Enerjinin de içinde bulunduğu alanlarda, çSana- yileşme ve kalkınmada, Türkiye'nin yeterli düzeyde sahip
olduğu kaynaklara (madenler, toprak, enerji, nitelikli emek gücü) dayanılarak bir atılım örgütlenecek, ülke ekonomi- sinin dışa bağımlılığına son verilecektirp deniliyor.
SP Nükleeri mÜlkeye Kazandıracak' çYeniden Büyük Türkiyep hede- i için büyük miktarda enerjiye htiyaç olduğunu düşüncesinden hareket eden SP, programında alkınmap temeliyle ele alırken, tanımlanmayan bir çmilli bir enerji politikasıpndan söz ediyor. Nükleer enerjiye parti programlarında yer veren diğer partilerden farklı olarak, çevre duyarlılığı gibi yumu- şatıcı ifadelere başvurmaksızın doğrudan nükleer enerjiyi şöyle savunuyor:
çYıllardır engellenmiş olan nükleer teknolojinin ülke- mize kazandırılması ve nükleer enerjinin milletimizin hizmetine sunulması sağlanacaktır.p
SP Programı'nda enerji üretim ve dağıtımının özel sek- tör ve kamu yatırımlarıyla yapılmasını savunuyor. Enerjide çdevamlılığın teminat altına alınması, dışa bağımlılığın azaltılması, kaynak çeşitliliği sağlanması, yerli kaynakların değerlendirilmesi, kayıp-kaçakların azaltılması, yenilene- bilir enerji kaynaklarının ve Ar-Ge'nin desteklenmesip gibi bilinen hedefler SP'nin programında da yineleniyor. Doğalgazın yaygınlaştırılması, petrol ve doğalgaz üretimi için arama ve işletme faaliyetlerinin hızlandırılmasından, mevcut doğalgaz anlaşmalarının en ucuz şekilde kullanı- cıya ulaştırılması için yenilenmesinden de söz ediliyor.
BBP'nin Gözü Türk Cumhuriyetleri'nde (QHUML\H D\UÜ ELU EDşOÜN DOWÜQGD SDUWLSURJUDPÜQGD\HUYHUPH\HQ %%3 XODşWÜUPD YH KDEHUOHşPH OH ELUOLNWH HQHUML \DWÜUÜPODUÜQÜ GD oGHYOHWLQ DVOL JĞUHYLp RODUDN DQÜPOÜ\RU %%3 3URJUDPÜnQGD o7DELL .D\QDNODUp EDşOÜğÜ DO ÜQGD o%Ö\ÖN şHKLUOHULPL]LQ YH VDQD\LQLQXFX]YHWHPL]HQHUML\HVDKLSROPDVÜLÁLQ\HUOL GRğDOJD]DUDşWÜUÜODUDNÖUHWLPLQHDğÜUOÜNYHULOHFHNGRğDO JD]ÜQ \D\JÜQ RODUDN NXOODQÜOPDVÜ LÁLQ JHUHNOL \DWÜUÜPODU \DSÜODFDNWÜUp GHQLOL\RU 3URJUDPÜQ HVNL WDULKOL ROPDVÜ QHGHQL\OHĞ]HOOHşWLULOPLşRODQ7¶35$ìYH32$ìGD.İ7 RODUDNLIDGHHGLOHUHNşXKHGHIOHUH\HUYHULOL\RU o¶ONHPL]GHNLSHWURODUDPDYHLşOHWPHNRQXVXQGD\HW NLOL.İ7nOHURODQ73$27¶35$ì32$ì%27$ìJLEL NXUXOXşODUÜQNRRUGLQHOLÁDOÜşPDODUÜVDğODQDUDNDUDş WÜUPDYHJHOLşWLUPH\HND\QDNDNWDUÜPÜVDğODQDFDNWÜU 73$2nQXQĞQFHOLNOHĞQHPOLĞOÁÖGHSHWUROUH]HUYOHUL QHVDKLSRODQ7ÖUN&XPKXUL\HWOHULEDşWDROPDNÖ]HUH GLğHUÖONHOHUGHDUDPDYHLşOHWPH\DSDELOHFHN\ÖNVHN WHNQRORML\HVDKLSXOXVODUDUDVÜELUNXUXOXşROPDVÜVDğ ODQDFDNWÜUp