Elektrik Mühendisliği · Sayı 392 · 1993 / 2

ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE ÖZELLEŞTİRME GİRİŞİMLERİ VE EMO

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1993
Sayfa
3
Okuma süresi
7 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • özelleştirme
  • TEK
  • AKTAŞ Elektrik
  • dağıtım şirketleri
  • EMO
  • yap-işlet-devret

Özet

Yazı, Türkiye'de elektrik enerjisi sektöründe uygulanan özelleştirme girişimlerini eleştirel bir bakışla değerlendirerek AKTAŞ Elektrik ve benzeri örnekler üzerinden özelleştirme kültürü, hukuki ve örgütsel altyapının yetersizliğini, devletin sektörden çekilemeyeceğini ve sağlıklı bir tartışma ortamının kurulması gerektiğini savunmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Baştarafı 74 üncü sayfada.

Tüketiciler açısından bakıldığında ise işleyiş şöyle: 1MW'ın üzerinde gücü bulunan müşteriler "Yetkili Müşteri" olarak tanımlanmakta, bu müşterilerin değişik dağıtım şirketleri arasında seçme şansı bulunmakta, rekabetin ortaya koyduğu koşulları değerlendirerek tercihini bir dağıtım şirketini seçerek yapmaktadır. 1MW'ın altındaki tüketiciler ise çok sıkı denetlenen ve uygulanan "Hizmet Standartları Yönetmeliği" ile korunmakta, yukarda açıklanan rekabet ortamındaki enerji alış verişinin kendi dağıtım firmasına kazandırdığı avantajlar ölçüsünde rekabetten yararlanma şansı bulunmaktadır. Dağıtım şirketleri ise ikişer yıllık zaman dilimleriyle görevlendirilmektedir.

Bütün bu anlatılan işleyiş ise çok gelişmiş bir bilgisayar denetimli ortamda, tam bir ŞEFFAFLIK sağlanarak sürdürülmektedir. Günlük elektrik üretim ve tüketimine ilişkin bütün veriler gizlenmeksizin ya da tahrif edilmeksizin firmalar arasında sürekli olarak birbirlerine aktarılmaktadır

Şimdi böyle bir işleyişin sağlanması açısından baktığımızda bizim böyle

bir şeffaflığı sağlayabilme olanağımız şu aşamada yok. Firmalarımızın yapılanması açısından yok, piyasaya ve elektrik sektörüne giriş yöntemleri açısında yok, yerleşik iş ahlakı açısından yok. Ve üstelik üretimde yedek güç fazlası bulunmayışı açısından yok. Günlük tarife belirlemede rekabetin (pazarlığın) olabilmesi için üretimde kurulu güç fazlasının da olması gerekir. Bizim ise şu aşamada ve böyle giderse de yakın bir gelecekte böyle bir şansımız yok.

Zaten, bizdeki şirketlerin görevlendirilmesinde 30 yıllık, 70 yıllık görevlendirme sözleşmelerinin yapılmış olması rekabet yaratılması şansınsı bütünüyle ortadan kaldırmaktadır.

Rekabet olmayınca da "özelleştirme" diye getirilmeye çalışılan düzenlemelerin herhangi bir olumlu işleyişinden sözedilebilir mi?

Özelleştirme Kültürü, Örgütlenmesi ve Hukuku Y etersizdir.

Her şeyden önce, elektrik sektöründeki özelleştirme devlet tekeli yerine özel tekellerin

geçmesini getirecektir. Temel mal ve hizmetlerde böyle bir tekelin ortaya çıkması ürkütücüdür. Çünkü, o'nun sakıncalarını dengeleyecek yeterlikte toplumsal dinamikler örgütlenmeler gelişmediği gibi bunun hukuksal altyapısı da bulunmamaktadır. Siyasi ahlak ve o siyasi ahlakın uygulanışını irdeleyebilecek yurttaşlık bilinci ve örgütlülüğünün yetersizliği de sözü edilen ürkütücü tabloya neden olmaktadır.

Örneğin istanbul'da AKTAŞ Elektrik A.Ş. nin tekel olmasının gücünü kullanma biçimi, sürekli yakınmalara konu olmuş, uygulamanın muhatabı olan yurttaşlar ve kuruluşlar 22 bin imza toplayarak ilgili bakanlığa vermişler, Danıştay sözleşmesini iptal etmiş ... buna rağmen AKTAŞ bugün hala göreve devam edebilmektedir. Siyasi otoritelerden hiç kimse de bundan rahatsızlık duyuyor gibi görünmemektedir.

AKTAŞ'ın uygulamaları ve Rumeli Elektrik (Uzanlar)'ın ÇEAŞ ve KEPEZ'i ele geçirme operasyonları, elektrik sektöründeki özelleştirmenin, tüketici yurttaşların yakınmalarının ötesinde, özel sektörün sanayicilerin bizzat kendileri için de nasıl bir tehlikeli silaha dönüşebileceğinin ip uçlarını vermektedir. İstanbul'da daha şimdiden sanayiciler elektrik kesintilerinden yakınır olmuşlardır. Şu aşamada bu kesintiler gerçekten de bir takım teknik ve organizasyon hatalarından kaynaklanıyor olabilir. Ama, var olan denetimsizlik ve ticari ahlak çerçeveleri, bu kesintilerin bir süre sonra kimi firmalara karşı, onları batırmaya ele geçirmeye yönelik şantaj unsuru olarak da kullanılabileceği kuşkularına neden olmaktadır.

Aslında özel sektörden konuyla ilgilenenler bu tehlikenin farkında. Özelleştirmenin getireceği paylaşımda bir şeyler kaparak bu tehlikeli silahı kendi eline geçirebilme umuduyla bugün için bu duruma ses çıkarmıyor olabilirler. Ama paylaşım tamamlandıktan sonra, açıkta kalanların kendileri de bu tehlikeyi dile getireceklerdir.

Elektrik sektöründeki özelleştirme, bir yerden sonra, bir uzmanlık konusu olmaktan çıkarılarak bir sermaye operasyonu gibi ele

2 1 0 392 E L E K T R İ K MÜHENDİSLİĞİ

alınabiliyor. Oysa sektörde yılların birikimine, yılların uzmanlık deneyimlerine sahip firmalar, kısa vadeli fırsatçılık kaygılarını aşarak konuya uzun vadeli, objektif örçütlerle yaklaşabilmeli, bunun diyaloglarını kurabilmeli, zemin ve araçlarını oluşturabilmeler. Örneğin EMSAD bu konuda olumlu bir örnek oluşturmakta ve işlev sergilemektedir. Ama yetmiyor: Sektör boşluğa, konuyu bilmeyenlerin, dilediği gibi çekip çevirme hırslarına terkedilmemelidir.

Devletin Elektrik Enerjisi Sektöründen Elini Çekmesi Olanaksızdır.

Devletin elektrik enerjisi sektöründen elini çekemeyeceğinin gereklerinin önemli bir kısmı şöyle sıralanabilir:

• Kamu mülkiyeti nedeniyle devletin elindeki tesislerin, yasalar ve yeterli özel sermaye birikimi olmaması nedeniyle, mülkiyetinin özelleştirilmesi mümkün görünmüyor. Bu nedenle, devlet hep işin içinde olmak durumundadır.

• Elektrik üretiminde kamunun ortak malı olan doğal kaynakların kullanımının büyük bir ağırlığı olması nedeniyle devlet hep işin içinde olacaktır.

• Enerji iletim sisteminin işletme sorumluğu her halükarda devlette kalacaktır.

• Şu ana kadarki deneyimin de gösterdiği gibi, özel sektör kâr garantisi yüksek olan bölgelerde görev üstlenmek isteyecektir. Onların dışında kalan tüketimi az, kârlılığı düşük görünen bölgelerin dağıtımı devlette kalacaktır.

• Bugün tahsilat yapılamadığ halde doğu, güneydoğu illerinde güvenlik nedenleriyle elektrik kesintisine gidilememektedir. Elbetteki bu görevi ancak devlet üstlenebilir.

• 1991 yılı verilerine göre (II) Türkiye'deki elektrik enerjisi üretiminin %32,68'i, kurulu gücünün %26.92'sinin bulunduğu, Afşin Elbistan'ın doğusundaki 19 ilimizde gerçekleştirilmektedir. Bu illerin tüketimdeki toplam payı ise %9.19'dur. İşte böylesi bir dengesizliğin varlığı bile devletin işin içinde olmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Hiç bir zorlamaya, şartlanmaya, önyargıya, baskılanmaya bağlı olmaksızın konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş, firma ve kişilerin tartışma, görüş ve önerilerini sunabileceği diyaloglar platforml ar oluşturulmalıdır.

Bu anlamda sektörün içindeki unsurlar sektöre ve birbirlerine sahip ç ık malıdırlar.

• Elektrik üretimindeki santralların ve birim üretim maliyetlerinin çeşitliliği, elektrik tarifelerinin oluşumunda, rekabet dışında, devletin düzenleyiciliğini gerektirmektedir.

• Yedek güç kapasitesinin ve gelecek yatırım hedeflerinin yeterli olmayışı, özel sermaye açısından ticari çekiciliği olmayan kaynak ve yöntemlerin kullanılmasını da gerektirebilecektir. Bunu ise ancak devlet yapacaktır.

SONUÇ OLARAK

Belirtildiği gibi bir ideolojik politik tavır olarak sektörümüze dayatılan özelleştirme konusu: başından beri yeterii sağlıklı irdelemelerden, tartışmalardan yoksun, dar bir çevrede oluşturulan formülasyonlarla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede, bütünlüklü bir görüş oluşturulmadan, eklektik formülasyonlarla özelleştirme yapılmaya çalışılmıştır. Sürekli değişen mevzuat ve TEK'deki sık sık yapılan "reorganizasyonlarla sektör deneme yanılma yöntemlerine terkedilmiştir.

1984'den bu yana 9 yıldır sürdürülen özelleştirme çalışmalarının ortaya çıkardığı sonuçlar ortadadır; Üretim alanında yap işlet devret modeli kapsamında 15 MW'lık Aksu ve 10 MVV'hk Hasanlar Hidroelektrik

Santralları yapılabilmiş, Dağıtım alanında ise AKTAŞ Elektrik A.Ş. ve KAYSERİ Elektrik A.Ş.'nin görevlendirilmeleri yapılabilmiştir.

Öte yandan bunca süre boyunca sektörün özelleştirme beklentisi ve baskılamasına sürüklenmesi, yatırımları, sağlıklı çağdaş organizasyonları teknolojileri sektöre yönlendirmeyi aksatmıştır. Yeterince etüdü, ön çalışması yapılmadan sektöre dayatılan arayışlarla sektöre zaman kaybettirilmiş ve elektrik üretim iletim dağıtım sistemimizin çökme çözülme riskleri artırılmıştır. Örneğin küçük de olsa kendi doğal kaynaklarımızın değerlendirilmesine yönelik, yenilenebilir enerji kaynaklarının araştırılmasına ve uygulanmasına yönelik yatırımlar yapılmadığı için ülkemizi önümüzdeki yıllarda elektrik enerjisi darboğazı beklemekte ve nükleer santradan tek çözüm haline getiren çözümlere mahkum edilmekteyiz.

Bütün bunların ışığında, yıllardır sektörümüzün özelleştirme adı altında ham, kof formüllerle oyalanıyor olmasına artık son verilmelidir.

Hele, günümüzde, tüm toplumsal sorunlarımızın çaresiymiş havasıyla topluma iyice dayatılan "özelleştirme" furyası kapsamında, yeniden deneme yanılma süreçlerine sürüklenmesine sektörümüzün tahammülü kalmadığı vurgulanmalıdır.

Soruna, elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımının nasıl güçlendirilebileceği, modernleştirilebileceği, verimli kılınabileceği açısından yaklaşmanın olanakları yaratılmalıdır. Hiç bir zorlamaya, şartlanmaya, önyargıya, baskılanmaya bağlı olmaksızın konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş, firma ve kişilerin tartışma, görüş ve önerilerini sunabileceği diyaloglar platformlar oluşturulmalıdır. Bu anlamda sektörün içindeki unsurlar sektöre ve birbirlerine sahip çıkmalıdırlar.

Böylece sağlıklı sonuçlar üretebilecek bir süreç yaşanabilecek ve bumdan ülkemiz kazançlı çıkacaktır.

392ELEKTRIK MÜHENDİSLİĞİ

KAY NAKÇA

1) Elektrik Mühendisliği Dergisinin değişik sayılarında Özelleştirme ve TEK'e ilişkin çok sayıda yazı yer almıştır. Bunlardan bir kısmı aşağıdaki listede verilmektedir:

SAYI 341 342

YJL

TEK DOSYASI

Türkiye'de Elekrik

Sisteminin Gelişimi,

Teoman ALPTÜRK

48 TEK Kanunu

1312 Sayılı Kanunun

Gerekçe Raporu

61 80 TEK Kanununda 1981 Sonrası Yapı lan Değişiklikler

TEK Yasasında Ya

pılan Değişikliklerin

Getirecekleri, Gülte

kin TÜRKOĞLU

281 Türkiye'de Enerji Po

litikaları ve Elektrik

Enerjisinin Planlan

ması, EMO Enerji

Komisyonu

İZMİR ŞUBESİ Mart'92

İZMİR ŞUBESİ Nisan'92

ANKARA ŞB. May./Haz.'9O

Aralık'92

ELEKTRİĞİMİZE İPOTEK TEK'İN YENİDEN YAPI LANDIRILMASI PRO GRAMI

ELEKTRİĞİN ÖZELLEŞ TİRİLMESİNDE BİR ÖRNEK: İNGİLTERE TEK'deki Reorganizasyon ve Özelleştirme Girişimle ri üzerine: ELEKTRİK HİZMETLERİ NEREYE GİDİYOR

"TEK'in Özelleştirilmesi ve Sonuçları, AKTAŞ Elek trik A.Ş. Uygulamaları" Konulu Panel Yapıldı...

3) • İstanbul Şubesi AKTAŞ Olayı ile yüzyüze olduğun dan her bülteninde konuya yer veriyor olmasının ötesinde EYLÜL 1992'de "TEK ÖZELLEŞTİRİLEMEZ" Özel Sayı sını yayınladı.

• EMO İZMİR Şubesi ŞUBAT 1992'de "NASIL BİR TEK?" Broşürünü yayınladı.

4) Geniş kitleye açık toplantılardan üç panele değinilebi lir:

Düzeni.Birim Tarih

KONU

359 Türkiye'de Enerji

Üretimi, İletimi ve

İZMİR ŞB. 20.6.1990

Dağıtımı, Korkut

RİLMESİ

ÖNGÜN

19.9.1992

252 TEK Dosyası

RİLMESİ ve SONU

ÇLARI, AKTAŞ

254 Türkiye'de KiT'lerin

ELEKTRİK UYGU

Oluşumu ve Özelleş

LAMALARI

tirilmesi, Ali YİĞİT

377 Özelleştirme ve Elek trik Enerjisi Sektörü, Teoman ALPTÜRK

382 TEK'in Özel Kesime

Devrinde Önemli Bir Adım, EMO izmir Şu besi

İstanbul Anadolu Ya

kası TEK İşletme

Hakkının Özel Sektö

re Devri Protesto

Edildi ve İptali için

Dava Açıldı (Haber)

213 AKTAŞ OLAYI (EMO

Basın Açıklaması)

2)Birimlerimiz çıkarmakta oldukları bültenlerinde değişik zamanlarda konuyu ele almışlardır. Bunlardan birkaç örnek verilebilir.

EMO Birimi

Dönem

ANK, Merkez 26.10.1992

TEK NASIL OLMALI DIR.

5) K. Boratav E.Türkcan, Türkiye'de Sanayileşme'nin Yeni Boyutları ve KiT'ler, s. 268.

6) a.g.e. s. 269.

7) Nasıl Bir TEK, EMO izmir Şubesi yayını, s. 11.

8) A.Nuran Güner, Özelleştime; Telekomünikasyon ve Enerji Sektöründeki Etkileri, Elektrik Mühendisliği Dergisi, Sayı: 361 362.

9) T.C.Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun TEK Genel Müdülüğü 1991 yılı Raporu, sayfa XXIII.

10) Türkiye'de KiT'lerin Özelleştirilmesi Sorunu ve Siste matik Bir Yaklaşım Önerisi, TOBB, Sayfa 57.

11) Türkiye Elektrik istatistikleri Özeti (1991 yılı sonu) TEK Genel Müdürlüğü Yayını.

212 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ