Elektrik Mühendisliği · Sayı 392 · 1993 / 2

TÜRKİYE ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE DAĞITIMDA ÖZELLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

Mustafa Mendilcioğlu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale

Yıl
1993
Sayfa
5
Okuma süresi
13 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mevzuat ve hukuk, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • 3096 Sayılı Yasa
  • özelleştirme
  • KİT
  • görev şirketleri
  • Kayseri ve Civarı Elektrik
  • Aktaş Elektrik

Özet

Yazıda Türkiye'de elektrik dağıtımının özelleştirilmesi süreci, 3096 Sayılı Yasa çerçevesinde kurulan görev şirketleri ve mevcut görev verme sözleşmelerinde ortaya çıkan sorunlar (yatırım finansmanı, makul temettü tanımı, kayıp-kaçak teşviki eksikliği) ele alınmaktadır. Kayseri ve Aktaş örnekleri üzerinden sözleşme modelinin geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİY E ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE DA ĞI TI M DA ÖZELLEŞTİRME

ÇALIŞMALARI

GİRİŞ

B ilindiği gibi daha Cumhuriye tin ilk yıllarında yani, Devletçi ekonomide alınan kararlarda özetle, "Devlet her konuda öncü görevini yapmalı ancak, amaca ulaşıldıktan sonra, kamu hizmeti ni teliği taşıyanlar hariç, diğer tesisleri halka ve özel sektöre devretmeli, asli görevi dışında yeni tesisler yapma malı, sanayi, tarım ve ticaretle uğraş mamalı" denilmekteydi.

Gene Cumhuriyet tarihimize bakıldı ğında, KiT'lerin oluşmasında temel etkenlerin, o yıllardaki kaynak, giri şimci, teknik bilgi ve beceri yetersizli ği olduğu dolayısıyla KiT'lerin o günün şartlarına göre uygun bir çözüm olarak kalkınmanın bir aracı şeklinde kurulmuş olduğu görülmek tedir.

Ancak KiT'lerin şu anda, bilinen ve tartışılan sorunlarıyla Ülke ekonomi sine bir yük haline geldiği, kaynak üreten değil kaynak tüketen, zarar eden kuruluşlar haline dönüştüğü görülmektedir.

Bunun nedenleri şöyle özetlenebilir:

Günümüz dünyasında pazar ekono misine göre faaliyet gösterme gere ğinin, karlılık, verimlilik, üretim artışı, etkin ve verimli çalışma, maliyetleri düşürme, çağdaş teknoloji kullanma, kaliteli üretim ve rekabet gücü gibi kavramlar olduğu buna karşılık KiT'lerin ise:

— Mevcut statülerinde, kuruluş ka nunları gereğince kendilerine verilen görevler uyarınca çok amaçlı ve kamu yararına yönelik çalışma hede fleri nedeniyle serbest pazar ekono misi kurallarına göre çalışmadığı, re kabetçi bir ortamda, rekabet edemez bir yapıyla çalışmaya devam etme durumunda kaldığı,

— Özel sektöre göre yüksek mali yet ve düşük verimlilikle çalışıyor ol dukları,

— Pazar disiplinlerinin olmaması,

— Üretim, yatırım ve istihdam poli tikalarının siyasi karar organlarınca belirleniyor olması,

Mustafa MENDİLCİOĞLU

Bakanlık Özelleştirme Müşaviri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı

— Serbest pazar ekonomisine uygun bir finans yönetimlerinin olma yışı dolayısıyle kaynaklarının etktn ve verimli kullanılmaması,

1 1 7 3 9 2 E L E K T R İ K

KiT'ler kaynak üreten değil, kaynak tüketen, zarar eden kuruluşlar haline dönüşmüştür.

Günümüzde artık, mevcut yapı ve statüde yukarıda bahsedilen durumdan çıkmanın mümkün olmadığı, serbest pazar ekonomisine ayak uydurmanın ancak özelleştirmeyle mümkün olabileceği gündeme gelmiştir.

— Finansman ihtiyaçlarının, bütçe kaynaklarından karşılanması sonucu enflasyonun artmasına sebep oldu kları,

— Yönetimlerinin eski ve gelenek sel olması nedeniyle profesyonelce yönetilemedikleri,

— Devlet destekli ve verimsiz çalış maları sonucu, piyasalardaki rekabet gücünü ve ekonomik dengeleri boz dukları görülmektedir.

Tüm bu olumsuzluklar sonucunda, KiT'ler kaynak üreten değil, kaynak tüketen, zarar eden kuruluşlar haline dönüşmüştür. Günümüzde artık, mevcut yapı ve statüde yukarıda bahsedilen durumdan çıkmanın mümkün olmadığı, serbest pazar ekonomisine ayak uydurmanın ancak özelleştirmeyle mümkün olabileceği gündeme gelmiştir.

Dünyanın son yılarda çok hızlı bir sosyo ekonomik değişim içinde oldu ğu bir gerçektir. Ülkemizin de mutlaka bu değişime ayak uydurarak önüne çıkan fırsatları yakalaması gerekir.

1980 yılından itibaren yeni yasal, fi nansal ve kurumsal düzenlemeler gi dilerek, uluslararası piyasalarla ente grasyona yönelik gerekli adımlar atılmıştır.

Bilindiği gibi 24 Ocak 1980 Kararları olarak bilinen ekonomik program pa keti, Türkiye'de ekonomik sistem po litikasında, köklü bir değişikliğin baş langıcı olmuştur. 24 Ocak 1980 Kararları ile Serbest piyasa ekonomi

sine geçiş yönünde temel kararlar alınmıştır.

Bunlar özetle:

1 KiT'lerin ülke ekonomisi üzerin deki yüklerini azaltarak, serbest pi yasa ekonomisi kurallarına göre ça lışmalarına ortam hazırlayacak rehabilitasyon çalışmalarına başla mak, ve bunları zaman içinde bütü nüyle özel sektöre devretmek,

2 Piyasadaki fiyat oluşum sürecini serbestleştirmek,

3 İhracatı artırmayı, ithalatı ise ser bestleştirmeyi hedef alan bir dış tica ret politikası uygulamak,

4 Yabancı sermaye girişini özendi rici tedbirleri almaktır.

Bu hedefler doğrultusunda 1980 yı lından günümüze serbest piyasa ekonomisine işlerlik kazandırmak yö nünde yapılan uygulamalar ve alınan kararlarla ilgili olarak 3096 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelikler çıkarıl mıştır.

3096 Sayılı Yasayla elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımından Devlet tekeli kaldırılmıştır. Söz konusu kanunla elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ti caretinin Türkiye Elektrik Kurumu dı şında, özel hukuk hükümlerine tabi sermaye şirketleri statüsüne sahip, yerli ve yabancı şirketler tarafından da gerçekleştirilebileceği belirtilmiş tir.

Bu hususta yetki Enerji ve Tabii Kay naklar Bakanlığı'na verilmiştir.

ELEKTRİK DAĞITIMINDA ÖZELLEŞTİRME ÇALIŞMALARI

Geniş anlamda özelleştirme, kamu iktisadi faaliyetlerinin sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması na yönelik olarak yapılan uygulama lar olup, serbest piyasa ekonomisine geçişin bir parçasıdır.

Özelleştirme, "Özelleştirme Yöntem leri" olarak adlandırılan çok çeşitli uy gulamaları içermektedir.

Esas olan, kuruluşların farklı özelli klerinin göz önüne alınması ve deği şik özelleştirme yöntemlerinin strate jik bir biçimde kullanılması ve özelleştirmede mutlaka başarıya ula şılmasıdır.

Bu bağlamda, Türkiye'de elektriğin dağıtımının özelleştirilmesi çalışmala rına yasal düzenleme yönetmelik ve sözleşmeler çerçevesinde bakıldığın da, yani konuyla direkt ilgili 3096 Sa yılı Yasa ve ilgili yönetmeliklere bakıl dığında, olayın özel sektörün yönetime sokulması, yani işletmenin devri olduğu görülmekte, mülkiyet ise Devlette kalmaktadır.

Bu da, Devletin etkin ve verimli olarak yürütemediği para tahsilatı, arızaların giderilmesi, bakım ve işletme gibi hizmetlerin maliyetlerin altında olmak kaydıyla özel sektör dinamizmini de vreye sokarak yaptırılması olarak al gılanmalıdır.

Bu yolla elektriğin dağıtımında etken ve verimli bir işletmeciliğe ulaşılması ile, gelişmiş ülke standardlarında bir dağıtım şebekesinin oluşması hede flenmektedir.

3096 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmeli klerle özetle,

1 Sistemde görev bölgeleri oluştu rulmaktadır,

2 Bu bölgelerde faaliyet göstere cek görev şirketleri kurulmaktadır,

3 Görev şirketlerine işletme hakkı devredilmektedir,

4 Özel sektör yatırımlar yapabil mekte, ancak bu yatırımı enerji satış tarifesine yansıtarak geri almaktadır.

5 Bölgesel olarak elektrik satış fi yatı farklı olabilmektedir (Ancak bu fiyat halen Türkiye'nin her yerinde aynı olacak şekilde uygulanmıştır),

6 Görev şirketi, tarifeye tüm mas rafları yansıtmakta ve buna göre satış fiyatı bölgesel olarak teşekkül etmek tedir. Ayrıca, bu fiyat görevli şirketin koyduğu sermaye ile orantılı, makul bir temettüyü de içermektedir.

TÜRKİY E UY GULAMASI ÖRNEKLERİ: (KAY SERİ, AKTAŞ)

3096 Sayılı Yasa kapsamında görev bölgeleri dahilinde elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticareti hizmetini yürütmek üzere '"Çukurova Elektrik A.Ş.","Kepez Elektrik A.Ş.", "Kayseri ve Civarı Elektrik T.A.Ş." ve "Aktaş Elektrik Ticaret A.Ş." ile Bakanlığımız arasında görev verme sözleşmeleri imzalanmıştır. Bunlardan Kayseri ve

118 392 E L E K T R İ K MÜHENDİSLİĞİ

Civarı Elektrik T.A.Ş. 1 Mart 1990 ta rihinden itibaren, Aktaş Elektrik Tica ret A.Ş. ise 1 Eylül 1990 tarihinden itibaren görev bölgelerinde işletme hizmetlerini yürütmeye başlamışlar dır.

Uygulamadaki görev verme sözleş mesi her iki şirkette de aynıdır, ancak uygulamada ortaya çıkan birtakım sorunlarının giderilmesi gerekmekte dir.

MEVCUT GÖREV VERME SÖZLEŞMESİNİN REVİZE EDİLME NEDENLERİ VE UY GULAMA ÇIKAN PROBLEMLER

Uygulamada ortaya çıkan problemler şöyle sıralanabilir:

1 Yatırımların, finansman ve ger çekleştirilmeleri bakımlarından, pro blemli bir şekilde yürüyor olması,

2 Dağıtılacak temettünün somut olarak tanımlanmamış olması, giri şimciye bir risk yüklemediği gibi, kâ rını da başarısı ne olursa olsun "makul bir temettü" ile belirliyor ol ması,

3 Kayıplar ve kaçakların azaltılma sı yönünde herhangi bir teşvik getiril memiş olması,

4 Kamulaştırmada bir takım pro blemlerin ortaya çıkmış olması,

5 Personel devri konusunda belir sizliklerin olması (Personel tazmina tlarında belirsizlikler),

6 EEF'nun (Elektrik Enerjisi Fonu) hâlâ uygulamaya geçirilememiş ol ması,

7 Tüm yukarıda açıklanan neden lerle, yıl sonu hesaplaşmalarının için den çıkılamaz bir hale gelmiş olması.

Girişimcinin en verimli yöntemleri bulması, verimliliğin teşvik edilmesi ancak, özel sektörün kâr etme, ka zanma hırsının uyarılmasıyla müm kün olabilecektir.

MAKUL TEMETTÜ

Makul temettü, yukarıda bahsedilen hususlara cevap olacak şekilde aşa ğıda özetlendiği gibi tanımlanmıştır.

a) TEK'in tüm müesseselerinde TL/ KWH olarak birim işletme maliyeti noktasal maliyetler şeklinde ortaya çıkarılacaktır, b) Özel sektör mutlaka kendi dina mizmiyle bu düzeyin altında bir işlet me maliyetiyle mevcut sistemi yürüt meye talip olacaktır (Aksi durumda işletme devri yapmaya herhangi bir neden yoktur), c) TEK ve şirket, Devlet işletirken ortaya çıkarılan birim işletme maliye tinin altında kalmak kaydıyla bir birim TL/KVVH maliyetin üzerinde mutabık kalacaktır, d) Mutabakatla tesbit edilen bu birim maliyetin kâr marjı nedeniyle, özel sektörün kendi hesapladığı birim işletme maliyetinden büyük olacağı aşikardır, e) Devlet kendi maliyetiyle mutaba kat maliyeti arasındaki fark kadar KWH başına bir gelir elde edecektir, f) Şirket de mutabakat maliyetiyle kendi hesapladığı maliyet farkı kadar KWH başına kâr elde edecektir, g) Ancak, şirket çok çağdaş işletme yöntemleri kullanmak, personeli ve

rimli bir şekilde istihdam etmek, işlet me malzemelerini verimli kullanmak gibi yöntemlerle, işletme maliyetini azaltabildiği ölçüde KWH başına elde ettiği kâr artacaktır,

Bunun aksi ortaya çıkarsa yani, mu tabakatla tespit edilen maliyet birim maliyetten daha pahalıya mal ederse, şirket zarar edecek, fakat bu durum da Devletin kârı şirket tarafından kar şılanmaya devam edecektir, h) Mutabakatla belirlenen birim iş letme maliyeti her yıl işçiliğe gelen zam ve (DİE) enflasyon katsayısının konbinasyonu bir katsayıyla eşkale edilecektir.

GÖREV BÖLGESİNDEKİ Y ATIRIMLAR

Uygulanacak elektrik satış fiyatlarının Türkiye'nin her yerinde aynı olması nedeniyle, yatırımlar, eski sözleşme uygulamalarında, yasanın öngördüğü gibi tarifeye yansıtılamamış, bu du rumda görevli şirketler de bu hususu "Yatırımları, yatırım programı Bakan lık tarafından tasdik edildikten sonra gerçekleştiririm, ve bedelini de tahsi lattan keserim" şeklinde yorumlamış tır.

TEK ise, "Ben 233 Sayılı Kanun'a ta biyim, görev bölgelerinde yapılacak yatırımların ihale veya davetiye usu lüyle Yönetim Kurulu veya yetki ve receği Genel Müdürlük tarafından yapılması ve kontrol edilmesi gerekir" demektedir. Böylece, yatırımların ya pılması TEK ile şirketler arasında bir tartışma konusu haline gelmiş, yatı rımlar yapılamamış ve büyük, şikaye tler ortaya çıkmıştır.

SÖZLEŞME MODELİNİN GELİŞTİRİLMESİ ÇALIŞMALARI

Esas olarak sözleşme modeli giri şimciye bir risk yüklemediği gibi, kâ rını da başarısı ne olursa olsun, ser mayesine göre makul bir temettüyle sanırlandırmaktaydı.

Halbuki, özel teşebbüs, üstlendiği riskin karşılığı olarak, başarısı oranın da kâr alabilmeli ve çağdaş bir işlet mecilik yapamadığı, Devlete göre daha verimli bir şekilde çalışamadığı takdirde de zarar ortaya çıkmalı idi.

119 392 E L E K T R i K

Yeni sözleşme modelinde aşağıdaki hususlar geliştirilmiştir;

a) Yatırım programları 5 yıllık ve yı llık programlar halinde görevli şirket tarafından hazırlanır. Bakanlık ve TEK tarafından tasdik edildikten sonra son şeklini alır, b) Yatırımların sağlıklı, kaliteli, düz gün ve dinamik bir şekilde yapılabil mesi için planlanması ve tasdik edil mesinin yanında, finansman kaynağı ve gerçekleştirilmesi de açık bir şe kilde yeni taslakta belirtilmektedir. Böylece, uygulamada rastlanılan bu aksaklığın da aşılması mümkün ola caktır, c) Sonuç olarak, yatırımların finans manının görevli şirket tarafından kar şılanarak, gene görevli şirket tarafın dan gerçekleştirilmesi esastır, d) Yatırımın toplam finansmanı, ya tırımın gerçekleştirildiği yılın tarifesine yansıtılır. Yatırımlar, her safhasında, Bakanlık ve TEK tarafından proje, malzeme, işçilik ve işin yürütülme şekli bakımından denetlenmelidir, e) Görev bölgelerinde yenileme ve işletme yatırımları TEK'e yük olmak tan çıkarılmaktadır, f) Bölgeler arası anormal yatırım farklılıklarının bir yansıması olarak or taya çıkabilecek olan tarife sivrilikleri EEF'ye işlerlik kazandırılarak regüle edilebilmektedir, g) Yatırımların ne getirip, ne götür düğüne bakılarak yapılması teşvik edilmektedir, h) Kayıpları azaltacak yenileme ya tırımları, kayıplardan sağlanacak gelir nedeniyle teşvik edilmektedir, i) Özel sektörün kendi dinamizmiyle gerçekleştirebileceği yatırımlara ayrı ca, imkan tanınmakta, ve bu tür yatı rımlar hızlandırılmaktadır.

KAY IPLAR VE KAÇAKLAR

Elektrik satışlarında kayıplar ana başlıklarıyla; "Teknik kayıplar, kaçak kullanım, muhatap bulamayan fatu ralar nedeniyle kaçaklar" olarak ifade edilebilir.

— TEKNİK KAYIPLAR: Yenileme yatırımlarıyla bir ölçüde azaltılabilirse de, büyüyen bir şebekede yeni tesis lerden dolayı teknik kayıpların arta cağı muhakkaktır.

— KAÇAK KULLANIM VE MUHA TAP BULAMAYAN FATURALAR'dan ortaya çıkan kayıpların azaltılması, görevli şirkete ancak bu konuda bir teşvik getirilmesiyle mümkün olacak tır.

Geliştirilen sözleşme taslağında, kayıp ve kaçaklar baştan karşılıklı bir mutabakatla tespit edilmekte, görevli şirketin görevi devraldığı ilk yıl içinde yakaladığı kaçak enerji kullanımından dolayı elde ettiği tahsilat geliri kendi sine kalmakta, daha sonraki yıllarda ise bu bedel TEK'e aktarılmaktaydı. Bundan sonra da her iki yılda bir bu süreç tekrarlanmakta, böylece:

a) Şirketin kaçak elektrik konusun da ulaştığı noktayı muhafaza etmesi şart koşulmaktadır. Kaçak elektrik kullanımının artması halinde ortaya çıkacak enerji bedeli şirket tarafından karşılanacaktır, b) Dağıtımdaki kayıpların azaltılma sı ve Dünya standartlarında kayıp oranlarına doğru çekilmesi teşvik edilmektedir.

REVİZE EDİLMİŞ

"GÖREV VERME SÖZLEŞMESİ"

İLE AMAÇLANANLAR

Bu amaçlar kısaca şöyle sıralanabilir:

1 Şirket ile TEK arasındaki kesin hesaplaşmada problem olan aşağı daki hususlara açıklık getirmek,

— Yatırımların finansmanı ve ger çekleştirilmesini bir esasa bağlamak,

— Kayıp, kaçak ve bedelsiz aydın latma oranlarını bir mutabakatla be lirlemek,

— Tarifede T1 bölümünü oluşturan gider kalemlerini kesin hesaplaşma da sorun olmayacak şekilde bir esasa bağlamak,

— "Makul Temettü" nün somut bir tanımını yapmak,

2 Yatırımların finansman yükünü TEK'in üzerinden alarak yasa ve yö netmeliklere uygun olarak daha di namik bir şekilde yapılmasını sağla mak,

— Yatırımların, getirişine bakılarak yapılmasını sağlamak,

— Kayıp ve kaçakları azaltan sis tem ve yenileme yatırımlarını teşvik etmek,

— Satılan enerjiden KWH başına alınacak prim nedeniyle yatırımlara hızlılık, verimlilik ve dinamizm getir mek,

— Yatırımlara kredi ve özkaynak kullanım imkanı getirilerek hem tarife sivriliklerini ileriki yıllara yaymak, hem de gecikmiş yatırımlara kaynak bul mak,

3 Kayıp ve kaçaklar konusunda teşvikler uygulayarak büyük bir kay nak kaybını önlemeyi hedeflemek,

4 İşletme, bakım ve sistemin teknik standartlarını gelişmiş ülkelerdeki standartlara yükseltmek, aşırı istih damın yolunu kesmek, fazla istihdamı bir yıllık genişlemeye yaymak,

5 Dağıtım işlerinden dolayı ortaya çıkan iş yükünü üzerinden alarak TEK'in asıl görevine daha fazla zaman ve işgücü ayırmasına imkan sağlamak,

6 Özel sektörü elektrik dağıtım işine sokmak, bu şekilde; daha ileri aşamada ve halen uygulanmakta olan ingiltere modeli, yani "Mülkiyeti Satış" şeklinde bir özelleştirme mo deli için mesleğinde uzman denen miş şirketlerin ve insangücü potansi yelinin ortaya çıkmasını sağlamak,

7 İsteyen tüm personelni herhangi bir sıkıntı yaratmadan tüm özlük ha kları korunarak devrini sağlamak,

— Personeli etkin ve verimli bir şe kilde değerlendirmek,

— Aşırı istihdamı önlemek,

8 Elektrik tahsilatından elde edilen paranın en fazla bir ay içinde Devlet'e geri dönüşünü sağlamak,

— Tahsil edilemeyen elektrik para larını özel sektör dinamizmiyle tahsil etmek,

9 Kamulaştırmayla ilgili uygulama da ortaya çıkan problemleri gider mek,

10 EEF'nu işleterek bölgeler arası yatırım farklılıklarının yaratacağı tarife sivriliklerini düzenlemek,

— EEF'na kaynak yaratarak işlerlik kazandırmak,

— EEF ile yatırımlara kredi vermek, ya da bulunacak uygun kredilere kefil olmak,

120 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ

11 Mevcut uygulamadaki aksaklı kları kaldıracak şekilde yapılan reviz yonlarla elektrik sektöründeki öze lleştirme çalışmalarına bir hız kazandırmak,

12 Özellikle, denetim ve yatırımla ilgili bölümlere ilaveler getirerek, görev şirketinin hizmetin her safha sında denetlenmesini sağlamak, ola rak özetlenebilir.

ELEKTRİK SEKTÖRÜNDEKİ ÖZELLEŞTİRME ÇALIŞMALARIY LA İLGİLİ ÖNERİLER

1 Devlet eliyle yapılmaması gere ken faaliyetlerin, özel sektör dina mizmine bırakılması ne kadar gerekli ise, bu faaliyetlerde Devlet denetimi nin tam ve eksiksiz olarak yürütül mesi de o kadar esas olmalıdır,

2 Denetleme mekanizması iyi ku rulmalı, ve özel sektör kontrollü bir şekilde teşvik edilmelidir. Denetleme sistemi, uygulamada yolsuzluğa, kötü işletmeciliğe, kamu hizmetlerinin aksamasına yol açacak görev şirke tlerine imkan vermemeli, ancak hiz metini iyi yürüten, başarılı girişimcile re karşı da teşvik edici olmalıdır,

— Özelleştirmede çalışan kadro konunun önemine inanmış, iyi eğitil miş ve özelleştirme tekniklerini iyi bilen, sektörü ve sorunlarını iyi bilen uzmanlardan kurulmalıdır,

— Bu kadronun ve bağlı olduğu bi rimin yetki ve sorumluluklarla donatı larak kurumsallaştırılması sağlanma lıdır,

3 Halka hizmet yönü çok önemli o]an dağıtımdaki işletme, bakım hiz metinin verileceği "Görev Şirketi'nin seçiminde azami dikkat ve hassasi yet gösterilmelidir. Yani, bu hizmetin her talip olana, ya da en ucuz işletme teklifi yapana verilmesi yerine, hem finans, hem de teknik kadro olarak yeterli şirketlere verilmeli ve teşvik edilmelidir.

— Haksız kazançla kârın mutlaka birbirinden ayrılması gerekmektedir. Kârın, iyi hizmet ve işletmeciliğin, etkin, verimli ve çağdaş çalışmanın doğal bir karşılığı olduğunun kabul edilmesi, kârın, peşinden gelişmeyi, büyümeyi, istihdamı getireceği unu tulmamalıdır.

Bu bağlamda, özel sektörün kâr etme arzusu ve ekonomik istikrar arayışı, yapılan teknik ve hukuki düzenleme lerde göz önüne alınmalıdır,

— Özelleştirme çalışmaları ile sos yal tepkilere yol açılmamalı, çalışma hayatı ve sosyal dengeler sağlam te mellere oturtulmalıdır,

— Özelleştirme sonucunda ortaya çıkacak vasıfsız personel fazlasının bilgi ve beceri kazandırılarak kurulu şun vasıflı eleman ihtiyacının önceli kle buradan karşılanması sağlanma lıdır,

4 Özelleştirmenin ileri aşamaları için denenmiş uzman şirketlerin orta ya çıkması sağlanmalıdır,

— Daha önce de bahsedildiği gibi,

özelleştirmenin ileri aşamadaki he

defi tesislerin mülkiyetini

de satmaktır. Ancak, dağı

tım

müesseselerinde

görev bölgesi kapsamın

daki tesislerin bedellerinin

çok yüksek olması, bu he

defi şu anda uygulanabilir

olmaktan çıkarmakta, alıcı

şirket bulunamamaktadır.

Ayrıca daha henüz dene me uygulaması döneminin geçirildiği böyle hassas bir konuda, mülkiyetin De vlette kalmasının gereklili ğine her kesim inanmak tadır. Hizmetin toplumsal ağırlığının fazla olması, bu konuda, kontrollü ve aşama aşama ilerlenme sini gerektirmektedir,

— işletme devriyle toplumsal ağırlı ğı fazla olan elektrik dağıtım hizme tlerini, hakkıyla yapabilen şirketler zaman içinde ortaya çıkacak, özel sektörün, birçok özelliği olan böyle bir teknik hizmette sisteme girmeleri sa ğlanacaktır.

— İkinci aşama olarak hem Devle tin, hem de özel sektörün mutabaka tıyla, uygulanabilir bir ödeme takvi miyle mülkiyetin satışı mümkün olabilecektir. Bu aşamada, sermaye yatırımına çalışanların ve halkın işti raki sağlanmalıdır,

— Yasa ve yönetmeliklerin bu aşa mada tekrar gözden geçirilmesi ve mülkiyet devrine imkan verecek bir şekle dönüştürülmesi gerekir,

— Bu aşamada özel sektörün böl gesinde bulunan üretim santralları da görevli şirketlere devredilebilir,

— ileri aşamalarda, bölgeler arası enerji alışverişinin rekabet sistemine göre koordinasyonunu sağlayan bil gisayara dayalı sistem denetim mer kezleri kurulmalı, enerji satış tarifeleri de serbest olarak belirlenmelidir,

— Gelişmiş ülkelerin başarıyla uy guladıkları denenmiş yöntemleri geti rerek, elektrik sektöründe Devletin ekonomik etkinliğinin en aza indiril mesi sağlanmalıdır,

5 Mülkiyet devri için şartların henüz uygun olmadığı bugünkü ortamda iş letmeleri ve kurumları piyasa ortamı na alıştıracak diğer yöntemler uygu lanırken yapısal rehabilitasyonlarına da devam edilmelidir,

6 Özelleştirmede ülke ekonomisi nin ve yatırımcıların kısa ve uzun dö nemli getirilerini en üst düzeye çıka racak bir süreç benimsenmelidir,

7 Kamuoyunun konuya desteği sağlanmalı, kamuoyu ve taraflar ya pılan çalışmalarla ilgili olarak bilgilen dirilmeli ve bir görüş birliğine getiril melidir,

8 Özelleştirmede politik kararlılık açıkça gösterilmelidir.

Ülke ekonomisinin, özelleştirmenin gecikmesinden dolayı uğradığı tril yonlarca TL'lik zarar gözönüne alın dığında, çalışmaların daha hızlı bir şekilde sürdürülmesi gereği ortaya çıkmaktadır.

392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ