Elektrik Mühendisliği · Sayı 392 · 1993 / 2
ÖZELLEŞTİRİLMİŞ BİR ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN YERİ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1993
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 11 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mevzuat ve hukuk, İletim ve dağıtım şebekeleri
Anahtar kelimeler
- Ulusal İletim Şirketi
- özelleştirme
- elektrik piyasası
- Görevli Şirket
- power wheeling
- 3096 sayılı yasa
Özet
Yazı, özelleştirilmiş bir elektrik sektöründe Ulusal İletim Şirketi'nin işlevini, sermaye yapısını, görev ve yetkilerini; üretim ve dağıtımda rekabet ortamının nasıl kurulabileceğini teknik ve kurumsal açıdan değerlendirmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ÖZELLEŞTİRİLMİŞ BİR ELEKTRİK SEKTÖRÜNDE
ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN Y ERİ
1. ULUSAL İLETİM ŞİRKETİ NEDİR ?
Ç
ok sayıda Üretici ve Görevli Şirketin yeraldığı özelleştirilmiş bir e'ektrik sektöründe sistemin bir koordinasyon içinde
işletilmesi bugünkü yapıya
göre çok daha karmaşıktır
ve bilgisayara dayalı gelişmiş sistem
kontrol tekniklerinin uygulanmasını
gerektirmektedir. Böyle bir ortamda,
sistem işletmeciliği anlayışı, yetkiler,
görevler ve sorumluluklar büyük
ölçüde değişmektedir. Ulusal İletim
Şirketi, sektörde yer alan tüm bu
şirketlerin koordinasyonundan kamu
adına sorumlu ulusal bir işletme
şirketidir. Bir başka ifade ile Ulusal
iletim Şirketi özelleştirilmiş bir
elektrik sektörünün belkemiğidir.
Böyle bir şirketin hukuki ve idari
yapısı oluşturulmadan yapılacak bir
özelleştirme, şirketlerin sadece
kendi hak menfaatlerini düşünme
temayülleri nedeniyle, tam bir
keşmekeş ile sonuçlanacaktır.
Ulusal İletim Şirketinin temel işlevi,
sektördeki üretici Şirketler ve Görevli
Şirketler arasındaki bir koordinasyon
sağlamak, sektörde serbest bir
rekabet ortamı yaratmak, ve bu
ortam içinde tüketiciye ucuz ve
güvenilir elektrik hizmeti sağlamaktır.
Bu anlamda, Ulusal İletim Şirketinin
temel işlevi, fiatları düşürmek ve
sunulan hizmetin kalitesini
yükseltmektir.
Prof. Dr. Osman SEVAIOGLU
Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi 06531, Balgat. Ankara
ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN SERMAY E Y APISI
Ulusal İletim Şirketinin sermaye yapısı Devletin ve sektörde yer alan tüm Üretici ve Görevli Şirketlerin katılımlarından oluşmalıdır. Bu sermaye içinde Devletin payı, başlangıç aşamasında fazla, fakat zaman içinde giderek azalan, ve sonunda sıfıra inen bir oranda olmalıdır. Sermayenin bu şekilde sektördeki tüm şirketlere yaygın olarak dağıtılması, şirketin, ulusal menfaatleri sektörde yeralan şirketlerin menfaatlerinden daha üstün tutabilmesinin bir güvencesidir, bu nedenle, Ulusal İletim Şirketinin temel işletme prensibi, sadece katılımcı şirketlerin değil, fakat tüm ülkenin menfaatlerine uygun bir işletme stratejini takip etmek olmalıdır. Bu nedenle, bu sermaye yapısınındaki
3 9 2 E L E K T R İ K ^ yy MÜHENDİSLİĞİ I l ı
Özelleştirilmiş bir ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNDEN elektrik sektöründe BEKLENENLER
üretimde rekabet, Ulusal iletim Şirketi tarafından
dağıtıma nazaran yaratılan bu rekabet ortamından
daha kolay
beklenenler, birim üretim maliyetlerinin düşmesi, kalitenin
anlaşılabilir bir yükselmesi, yani sabit gerilim
konudur. allında, sabit frekansta, kesintisiz bir
Uygu lan acak elektrik enerjisi sunulması, iletim ve
prensip elektriği
dağıtım sistemlerindeki kayıpların azaltılması, sistemin statik ve
olabildiğince ucuz dinamik anlamda kararlılığının
ve kaliteli bir şekilde üretmeye çalışmaktır.
sağlanması, ve pcryodik olarak yük ve üretim tahminleri yaparak üretim vo dağılım şirketleri arasındaki orta ve uzun dönem planlama ve
koordinasyonu sağlanması, ve de en
değişimlerin zaman içinde dikkatle izlenmesi, ve katılımdaki bu yaygınlığın muhafaza edilmesi önem taşımaktadır. Sermaye yapısının tüm şirketlere dağıtılması, şirketin işletme, planlama ve yatırım
önemlisi, tüm bu beklentileri gerçekleşiirebümok için yapılması gereken altyapı, levsiat, teknoloji yenileme gibi yatırımların Devletin sırtından alınması, ilgili şirketlere yüklenmesidir.
çalışmalarının bir denge ve hakkaniyet içinde yapılmasını sağlayacaktır. Böylece, yatırım ve işletmede sadece belli bir bölge
ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN GÖREV, Y ETKİ VE SORUMLULKLAR!
ve/veya şirketin lehine ağırlıklı verilmesi önlenmiş olacaktır. Ulusal iletim Şirketinin sermaye yapısına tüm şirketlerin katılımının sağlanmasındaki bir başka amaç da, mevcut yapı içinde milli ekonomiye önemli bir yük olan iletim sistemi yatırımlarının Devletin sırtından alınarak ilgili üretim ve dağıtım şirketlerine yayılmasıdır.
Yukarıda sıralanan tüm görev, yelki ve sorumluluklar; ilk bakışla mevcut yapı içinde halen faaliyetini sürdürmekte olan Türkiye Elektrik Kurumunun sahip olduğu görev, yetki ve sorumluluklarla aynı gibi görünse de, iki yapı arasında prensipte temel ve önemli farklar vardır. Bu farklardan en önemlisi; Ulusal iletim Şirketi modelinin
prensip olarak, hiçbir üretim
Elektrik sektöründe tam anlamıyla uygulanacak bir özelleştirme modelinde, ileri aşamalarda Devlet yönetimi altındaki tüm üretim birimlerinin kurulacak birtakım üretim şirketlerine devredilmesini öngörülmektedir. Böyle bir sistemde ayrıca, kendi kurduğu üretim birimlerini işleten B.O.T. şirketleri, hatta bazı Görevli Şirketler tarafından kurulan otoprüktör şirketlerinin de yeralması sözkonusudur. Temel amaç, özel sektörün girişimciliğni, dinamizmini, yaratıcılığını, rekabet gücünü sektöre sokmak, ve hangi yöntemle olursa olsun, elektrik üretimini teşvik etmektir. Böyle bir sistemde, Ulusal İletim Şirketinin temel görev ve yetkileri, kurulacak olan bu üretim ve dağıtım şirketleri arasında koordinasyonu sağlamak ve bu ticari rekabet ortamını teşvik etmek olacaktır.
yapmaması, yani tüm üretimin birtakım Devlet veya özel Üretici Şirketler larafından yapılmasıdır, ister Devlet, isterse özel sektör eliyle olsun elektrik üreticiliği mahiyet itibarıyla elektrik iletim ve dağıtımından tamamen ayrı bir faaliyet koludur, ve özelleştirilmiş bir elektrik sektöründe, tünı üretici sirkatler birbirlerinin ticari olarak rakibi durumdadırlar. Bu rekabet, bu şirketlerden bir veya birkaçının Devlet elinde olması halinde do geçerlidir. Bu neclsnlo, tüm şirketlerin ortak olduğu bir Ulusal İletim Şirketinin aynı zamanda piyasada bir üretici şirket olarak rol alması kurulmak islenen modelin temel prensiplerine aykırı gözükmektedir. Pratik zorluklar nedeniyle, üretim sektörünün tümüyle özelleşlirüenıediği bir ortamda, sermayeci devlet ağıılıklı birtakım üretim şirketleri
örgütlenmesi düşünülebilir. Böyle bir model, aslında, hisse senetlerinin peyderpey elden çıkarılması yoluyla, sermayesinde devlet katılımının azaltıldığı ve sonunda tümüyle özelleştirilmiş bir üretim modeline geçiş modelidir. Fakat bu modelin uygulanması durumunda bile, sermayesinde devlet ağırlığı olan böyle şirketlerin Ulusal İletim Şirketi tarafından ortaya konulan işletme, fiatlandırma, tarife kurallarına ve prensiplerinde uyum sağlaması ve geliştirilen serbest rekabet ortamına göre hareket etmesi esas olmalıdır. Ulusal İletim Şirketinin ana işletme prensibi, üreticiye en düşük maliyetle enerji sağlayabilecek şekilde üretim şirketleri arasında bir serbest enerji pazarı oluşmasını sağlamak olmalıdır. Bu amaçla günlük, haftalık, aylık ve belki de mevsimlik enerji alış ve satış tarifeleri saptayacaktır. Bu tarifeler serbest piyasa ekonomisi şartlarında belirli esnekliklere sahip olacaktır. Ulusal iletim Şirketi kendisine bağlı üretim ve dağıtım şirketleri arasında enerji alışverişinden doğan alacakların tahsilini ve para transferini sağlayacaktır.
ÜRETİMDE REKABET
Özelleştirilmiş bir elektrik sektöründe üretimde rekabet, dağıtıma nazaran daha kolay anlaşılabilir bir konudur. Uygulanacak prensip elektriği olabildiğince ucuz ve kaliteli bir şekilde üretmeye çalışmaktır. Bu noktada, büyük yük merkezlerinde daha yakın olan Üretici Şirketlerin yatırım maliyetlerinin ve işletme kayıpların daha az olacağı ve bu nedenle de daha avantajlı bir durumda olacakları açıktır. Bu durumda olan hidrolik, kömür ve doğalgaz kaynaklarına yatırım yapmak daha cazip olacaktır. Üretici Şirketler tarafından Ulusal iletim Şirketine teklif edilen elektrik fiatları günün saatlerine, yani sistemin puant durumuna, mevsimlere, kullanılan birincil enerji kaynağına, şirketin yedekleme ve bakım stratejisine göre bir değişim gösterecektir. Bu noktada, bu fiatları düzenlemek, belli bir değerin üstüne çıkmamasını sağlamak Ulusal İletim Şirketinin sorumluluğu altındadır. Burada, Ulusal İletim Şirketi tarafından uygulanacak işletme prensibi oldukça basittir. Şirket her
H 7 Q 392 E L E K T R İ K l / ö MÜHENDİSLİĞİ
sabah üretici şirketlerle ilişki kurarak o günkü elektrik birim üretim fiatlarmı alacaktır. Bu fiatlar, taban güç, puant güç, ve bu limit arasında yer alan birkaç güç kademesi ayrı ayrı belirtilecektir. Bu fiatlar daha sonra günlük yük tahmininden ve Görevli Şirketlerden alınan o günkü yük eğrisi ile mukayese edilerek o günkü elektrik alış ve satış programı belirlenecektir. Gayet tabiidir ki bu programda o günkü fiatları en düşük çıkan üretim şirketleri tercih edilecek, ve bu şirketler arasında en ucuzdan en pahalı olanına doğru bir _______ sıralama yapılacaktır. Tabii burada yine ulusal menfaatler rol oynayabilir, nükleer veya termik santral gibi bazı santrallar fiatlar yüksek çıkmasına rağmen, birtakım Devlet veya fon sübvansiyonlarda desteklenebilir. Ulusal İletim Şirketi muntazam olarak yıllık, mevsimlik, aylık, günlük, ve hatta saatlik yük tahminleri yapacak ve bu tahminleri raporlar halinde yayınlayacaktır. Bunlardan başka, sistemde faaliyet gösteren tüm Üretici Şirketler yılın, mevsimin, haftanın ve günün hangi zamanlarında hangi üretim birimlerinin devrede, hangilerinin bakım altında olduğu Ulusal İletim Şirketine yazılı olarak bildireceklerdir. Bu kayıtlar Üretici Şirketler için bağlayıcı mahiyette olacaktır. Yük tahmini raporları ve üretim birimlerinin devreye girme programları her şirket için kendi elektrik satış fiatını saptamada ana kriter olacaktır. Ulusal İletim Ulusal İletim Şirketi tarafından işletilen sistem, prensip olarak bir açık pazardır. Bir başka ifade ile Ulusal iletim Şirketinin kendisi bu pazarda ticari bir taraf olmak yerine sadece bir düzenleme aracıdır. Şirket bu aracılık hizmeti karşılığında Üretici Şirketler ve Görevli Şirketlerden hizmet veya iletilen birim güç başına belli yüzdeler almaktadır. Üretim şirketleri tarafından yapılan satış teklifleri direk olarak Görevli Şirketlere, özelleştirmenin ileri aşamalarında ise, direkt olarak tüketicilerin kendisine yöneliktir. Bu anlamda, yapılan bir satış teklifinin kabul
görmesi veya ortada kalması tamamen fiatlara bağlıdır ve bu da oluşturulan serbest pazarın bir gereğidir. Her Görevli Şirket yıl, mevsim, ay, hafta, veya gün saat bazında kendisine uygun düşen bir Üretici Şirket ile anlaşacak ve kontrat yapacaktır. Bu kontrat, elektrik fiatlarındaki dalgalanmalardan rahatsız olan müşteriler için sabit bir fiat garantisi içerebileceği gibi, serbest bir fiat bazında da olabilecektir. Bunlardan ilkinin tercih edilmesi durumunda doğal olarak, sunulan elektriğin kalitesi daha düşük, ikincisinde ise daha yüksek olabilecektir. Burada kaliteden, yine, sabit gerilim, sabit frekans ve kesintisiz servis kastedilmektedir. DAĞITIMDA REKABET Görevli Şirketler arasında rekabet belki de, daha zor anlaşılabilen bir husustur. Bu zorluk büyük oranda şirketin görev bölgesindeki dağıtım sisteminin sabit bir altyapı yatırımı olması, ve tüketicilerin enerji taleplerini mutlaka bu sistemden sağlamak zorunda olmalarından kaynaklanmaktadır. Fakat bu mecburiyet, sanılanın aksine, dağıtımda rekabeti tümüyle önleyen bir husus değildir. Burada, en önemli husus, tüketicilerin kendi dağıtım ve üretim şirketlerini seçme özgürlüğüne sahip olmalarının sağlanmasıdır. 3096 Sayılı Yasada
hiç bir şekilde değinilmeyen, hatta bugüne kadar üzerinde hiç durulmayan bu husus, dağıtımda birtakım yeni özel tekellerin ortaya çıkmasının önlenebilmesi ve Görevli Şirketlerin disipline edilebilmeleri bakımından çok önemlidir. Bir tüketici bağlı olduğu dağıtım şirketi haricinde bir Üretici veya Görevli Şirketle nasıl anlaşabilir ve bu şirketten nasıl enerji alabilir? Bu sorunun cevabı, eğer bu şirketten daha ucuz bir satış teklifi almışsa anlaşabilir, şeklindedir. Kullanılan teknoloji, literatürde "Povver vvheeling", enerji yuvarlama olarak bilinen bir tekniktir. Bu teknikte, bir tüketici, ucuz bir fiatla elektrik satmayı teklif eden bir Üretici Şirketten veya Görevli Şirketten bağlı olduğu Görevli Şirkete ait dağıtım sistemi yardımıyla elektrik alabilecektir. Günümüzde, bilgisayara dayalı sistem kontrol tekniklerinin gelişmesi ile bu problemin teknik yönü tamamen çözülmüştür, yani problem sadece idari ve ekonomiktir. Eğer tüketici, kendisi için böyle bir alternatif daha ekonomik ise bunu seçebilecektir. Dağıtım sisteminin bu enerji yuvarlanması işlemi için kullanmasına karşılık, tüketici, bağlı olduğu Görevlli Şirkete belli bir sistem kirası ve hizmet bedeli ödeyecektir. Burada, tüketici haklarının korunması açısından belki de en önemli noktalardan birisi, Enerji Bakanlığı ile Görevli Şirketler arasında imzalanan Görev verme Sözleşmesinde, Görevli Şirketlerin ilerde bazı tüketicilerin kendilerinden başka bir Görevli Şirket, veya direkt olarak bir üretim şirketinden enerji alabilmelerine müsaade eden ve bu amaçla Görevli Şirkete ait dağıtım sistemini kullanabilmelerine müsaade eden bir hükmün yer almasıdır.
Başlarda sadece belli bir düzeyin üzerinde, ki ingiltere'de bu düzey halen 1 MVV'tır, güç talebi olan tüketiciler için sağlanabilecek olan bu Görevli Şirketi seçme özgürlüğü, ileride sistemin teknik ve idari yapısının gelişmesi, etkili sistem kontrol tekniklerinin giderek daha fazla uygulanması ile daha küçük
392 ELEKTRİK^ ^ Q MÜHENDİSLİĞİ l/î/
güçteki nıüştr:• i'e:e de
' ğlanm.asında bir baçk ı önemli 11 JSUS cifi. Üretici ŞrKütler'.i ''iir?;, olarak tüketici!ere elektrik '•Atmalarına imkan tanınmasıdır Bir ni'ışterinin bir Üretici Şirketten dire;<t olarak elektrik satın alabilmesi içuı belli bir düzeyin üzerinde güç talebi olması gerektiği tabiidir. Bir Üretici Şirketin, hemen yanıbaşında bulunan bir tüketicinin talebini bir kenara bırakarak Ulusal iletim Şirketine elektrik vermesi, ve de bu tüketicinin daha sonra elektriği yine Ulusal iletim Şirketinden satın almaya çalışması, hem anlamsızdır, hem de sistem kayıplarını ve bürokratik işlemleri arttırması bakımından daha masraflıdır. Bu nedenle, Ulusal iletim Şirketine belli bir oranda destekleme payı ödemeleri şartıyla, böyle şirketlerin Ulusal İletim Şirketi sistemi dışından elektrik satmaları mümkün olabilmelidir.
ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN GELİRLERİ
Ulusal iletim Şirketinin gelirleri, yaptığı hizmet ve sunduğu servisler karşılığı olacaktır. Bu gelirler kısaca, iletim sistemine enerji veren ve alan şirketlerden birim güç başına alınan enerji taşıma ücretleri, enerji iletimi, yani servis hizmetleri karşılığı alınan servis ücretleri, Görevli Şirketlerin satışlarından alınan belli fon payları, altyapı işletme ve yatırımları karşılığı alınan gelirler, birtakım beklenmedik işletme durumları sonucunda, sistemden alınan program dışı ilave
nerji isteklerine uygulanan cezalı tarifelerden elde edilen gelirler, •;i<;fpm ve işletmesi hakkında bilgi ve • VH ümgn satış1 karşılığı elde edii^n joiiı ipf i|etim ve dağıtım sistemleri arlına yapılan inceleme, etüt, analizler karşılığı elde edilen gelirlerdir. Yukarıdaki gelirlerden sistem servis ücreti sistemin puant çalışm? şartları altında sisteme verilen birim güç için Üretici Şirketlerden alınacaktır. Altyapı işletme gelirleri, sistemin enerji taşıma kapasitesine, enerjinin verildiği ve alındığı noktaların birbirlerine ve önemli yük merkezlerine olan uzaklıkları gözönüne alınarak hesaplanan gelirlerdir. Bu gelir, dağıtım şirketinin enerjiyi almak istediği noktanın sistemdeki önemli üretim merkezlerine yakın olması durumunda daha ucuz, tersi durumda ise daha pahalı olacaktır. Uygulanacak tarife, bundan başka sistemin o anda puant yüke göre hangi durumda olduğuna göre de değişecektir. Benzer şekilde, sistemin önemli yük merkezlerine yakın noktalarda sisteme verilecek üretimlere daha yüksek bir tarife uygulanacaktır. Görüldüğü gibi, uygulacak ana işletme prensibi, sistemin önemli yük noktalarında üretimi teşvik etmek, fakat tüketimi de caydırmaya çalışmaktır.
ULUSAL İLETİM ŞİRKETİNİN Y ÜRÜTECEĞİ İNCELEME VE Y AY INLAR
Ulusal İletim Şirketi sistemde enerji üretimi, iletimi ve dağıtımı ile ilgili olarak uygulayacağı tarifeleri, ve bu tarifelerin geçerli olacağı işletme şartlarını, zamanları, süreleri yayınlayacak ve ilgili şirketlere dağıtacaktır. Şirket bunlardan başka, sistemin çeşitli ara bağlatılarından akan net güçleri, sistemin çeşitli baralarındaki kısa devre güçlerini ve eşdeğer empedansları, yük ve üretim tahminlerini muntazam aralıklarla raporlar halinde yayınlayacaktır. Bu raporlar sektörde faaliyet gösteren Üretici Şirketler ve Görevli şirketler için ana referans belgeleri olacaktır.
SİSTEM KONTROL VE İZLEME MERKEZLERİ
Özelleştirilmiş bir elektrik sektörünün belkemiği sistem kontıol ve yük tevzi merkezleridir. Konunun giderek karmaşıklaşması, birçok üretici ve görevli şirketin ortaya çıkması bu kontrol ve izlemenin daha etkin bir şekilde yapılmasını gerektirmektedir Günümüzde tüm sistem kontrol ve izleme merkezleri bilgisayara dayalıdır. Prensip olarak her Görevli Şirketin kendisine ait bir bölgesel kontrol ve izleme merkezi, Ulusal iletim Şirketinin de tüm bu bölgelerin üzerinde bir Ulusal Sistem Kontrol Merkezine sahip olması gereknektedir. mevcut yapı içinde Türkiye elektrik Kurumu tarafından kurulması tamamlanmış olan Milli Yük Tevzi Merkezi bu amaca uygun bir yapıdadır. Sistem kontrol ve izleme merkezlerine yapılacak olan yatırım Devletin tek başına altından kalkamayacağı kadar büyük boyutlardadır. Konunun teknik yönü de oldukça ağırlıklıdır ve üst düzeyde kalifiye teknik personel istihdamını gerektirmektedir. Bu düzeyde teknik personelin mevcut mevzuat çerçevesinde Devlet yönetiminde istihdamı zordur. Sistem kontrol ve izleme merkezlerinin ana görevleri; şirketler arasındaki güç akışlarını kontrol etmek, faturalandırmak, işletme durumlarını, normal ve anormal işletme durumlarını izlemek, gerekirse bu durumlarda düzeltmeler yapmak, enerji yuvarlama işlemlerini kontrol etmek, üretim ve satış programları yapmak, santral ünitelerinin devreye girme ve çıkmaları ile ilgili olarak birim işletme programlarını işleme koymak, sistemdeki reaktif güç akışı ve kompansayon durumunu izlemek, reaktif güç alışverişinden dolayı ceza ödenmesinin önüne geçmek, açma kapama ve yük atma işlemlerini gerçekleştirmek, sistemin işletmesi ile ilgili olarak işletme istatistiklerini çıkartmak, ve daha burada sayılamayacak kadar çeşit ve yoğunlukta günlük işletme faaliyetlerini yürütmek.
SONUÇ
Ulusal itetim Şirketi Özelleştirilmiş bir elektrik sektörünün belkemiğidir. Böyle bir yapı kurulmadan gerçekleştirilecek bir özelleştirme tam bir keşmekeş ile sonuçlanabilir.
180 392 E L E K T R I K MÜHENDİSLİĞİ