Elektrik Mühendisliği · Sayı 392 · 1993 / 2
İNGİLTERE ELEKTRİK ENERJİ SEKTÖRÜNDE REKABET VE YENİ DÜZENLEMELER
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1993
- Sayfa
- 7
- Okuma süresi
- 19 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, İletim ve dağıtım şebekeleri
Anahtar kelimeler
- İngiltere elektrik sektörü
- özelleştirme
- OFFER
- Yetkili Müşteriler
- serbest rekabet
- dağıtım şirketleri
Özet
İngiltere'de elektrik sektörünün özelleştirilmesi ve yeniden yapılandırılması sonrasında üretim, iletim ve dağıtımda yaşanan rekabet düzenlemeleri, karşılaşılan sorunlar ve alınan tedbirler İngiltere Elektrik Düzenleme Kurulu (OFFER) Genel Direktörü tarafından değerlendirilmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
İNGİLTERE ELEKTRİK GİRİŞ
ENERJİ
SEKTÖRÜNDE 1991, ingiltere'de elektrik sektöründe yeniden yapılanmanın birinci yılıdır. Nükleer Elektrik ve
REKABET VE Y E N İ iskoçya'da bulunan Nükleer Santral hariç, ki, bunlar hala Devlet
elindedir, tüm elektrik şirketleri,
DÜZENLEMELER" üretim birimleri, Ulusal iletim Şirketi, 12 tane elektrik dağıtım şirketi, iki iskoç şirketi, ve diğer tüm üreticiler
halen tam bir serbest rekabet ortamı
içinde çalışmaktadırlar. Getirilen bu
yeni rejimle birlikte değişen, sadece
ÖZET
bu şirket ve kuruluşların sahipleri değildir, "ingiltere Deneyimi"
denildiği zaman, artık tüm dünyada, Bu yazıda, ingiltere'de özelleştirmeden sonra meydana gelen bazı önemli ingiltere ve iskoçya'da
gelişmeler tartışılmıştır. Yapılan yeni düzenlemelerin tanı anlamıyla gerçekleştirilen yeniden yapılanma,
uygulanabilir olduğu ortaya çıkmıştır. Üretim ve dağıtım sektörlerinin
ve bu yapılanma sonucunda üretim, iletim, ve dağıtım işlevlerinin
özelleştirilmesi konusunda cesaret verici gelişmeler elde edilmiştir. Şu birbirlerinden ticari anlamda
anda, 1 MW düzeyinin üzerindeki elektrik pazarı "Yetkili Müşteriler" adı altında tam anlamıyla serbest rekabete açılmış durumdadır. Tüketicileri
ayrılması, ve bu ayrılma sonucunda da, üretim ve dağıtım sektörlerinde yaratılan serbest rekabet ortamı
korumak için bir serbest rekabet ortamının yaratılmasının yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
durumlar için bir "Hizmet Standartları" Yönetmeliği yayınlanmıştır. Üzerinde daha fazla çalışılması gereken pek çok konu vardır. Ulusal İletim Şirketi ile ilgili olarak ortaya çıkan bazı problemler büyük güçteki üretici şirketlerin fıatlan kendi lehlerine etkileyebileceklerini göstermiştir. Elektrik tüketicileri için hazırlanan kontratlarda getirilen bazı kısıtların henüz erken olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, zaman içinde tüketiciler lehine birtakım iyileştirmeler yapılabilecektir.
Burada belirtilmesi gereken ilk ve önemli nokta, kurulan bu yeni sistemin tüm organları ile başarılı bir şekilde çalışmaya başlamış olmasıdır. Ülkede ışıklar hala yanmaya devam etmektedir. Üretim ve dağıtım sektörlerinde rekabetin teşvik edilmesi ile birlikte, verimlilikte artış, yatırımlarda da bariz bir hızlanma görülmektedir. Bununla birlikte, sektörde yaratılan rekabet ortamının küçük tüketicilere getireceği avantajları görmek için henüz çok erkendir. Serbest bir rekabet ortamının tam anlamıyla henüz var olmadığı bazı alanlarda tüketicileri koruyabilmek için, birtakım koruma tedbirleri gerekmektedir. Bu amaçla, "Uygulama Kuralları", ve "Hizmet Standartları" Yönetmeliklerini ve birtakım fiat kontrol mekanizmaları yürürlüğe konmuştur. Bu arada, rekabet ortamının sadece belli bir düzeyde var olduğu Ulusal iletim Şirketi ile ilgili olarak da hala çözülmesi gereken bazı noktalar olduğu ortaya çıkmıştır.
Prof. Dr. S. C. LITTLECHILD ÜRETİMDE REKABET
Genel Direktör. General Electricity Supply, Office of Elecıricity Regulation (OFFER, İngiltere Elektrik Düzenleme Kurulu) Hagley Road.
Edgbaston, Birmingham B16 8QG, İngiltere (*) İlk defa "Utilities Ptılicv" Jurnal, Kasım 1992 Sayısında yayınlanan hu yazı, Prof. Dr. S. Liltleclüld tarafından tercüme edilmek ve yayınlanmak üzere Prof. Dr. Osman Sevaiojjlu'na gönderilmiştir.
ingiltere ve İskoçya'nın toplam kurulu güç kapasitesi, Tablo 1 .'den de görüldüğü gibi, 59.5 GW düzeyindedir. Bu rakama, 1992 yılı
392 E L E K T R i K t J\ J MÜHENDİSLİĞİ I *+ f
Üretici Şirket
Kurulu Güç Kapasitesi (MW)O
I Nükleer Elektrik | ingiliz Nükleer Yakıt Ltd.
9 320 1601
Ulusal Elektrik
26 991
PovverGen
18 795
Teeside Elektrik
1 875
Lakeland Elektrik
NGC (Su pompa santralı) 2 100
Toplam Kurulu Güç
59 469
Tablo 1: 1992/1993 itibarıyla İngiltere ve İskoçya'nm toplam kurulu güç kapa sitesi,
Yerinde enerji üretimi, yani yük merkezinin hemen yanında üretim yapmak, rekabetin en önemli şartlarından birisidir. Yapılan yasal düzenlemelerdeki bir maddenin yerinde enerji üretimini önemli ölçüde engellediği ortaya çıktı.
sonunda devreye girmesi beklenen Tesisde Elektrik ve PovverGen Şirketi tarafından inşa edilen Killngholme kombine çevirim santralları dahildir.
Tablodan da anlaşılabileceği gibi, CEGB'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan üç üretim şirketi, yani, Ulusal Elektrik (% 45), PovverGen (% 32), ve Nükleer Elektrik (% 16) üretim oranları ile toplam kurulu güç kapasitesinin % 93'ünü oluşturmaktadırlar. Geriye kalan üretimler, İngiliz Nükleer yakıt Ltd., NGC (Su pompa santralı), ve bu yıl sonunda devreye girecek olan birtakım bağımsız üreticiler tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bunlara ek olarak, ingiltere Fransa arasındaki Manş Denizi altındaki sualtı kablo bağlantısından 2000 MW, İskoçya İngiltere arasındaki kablo bağlantısından da 850 MW güç alınabilmektedir. İskoçya İngiltere arasındaki bu bağlantının kapasitesinin 1993/94 yılı sonunda 1.2 GW, 1994/95 yılı sonunda da 1.6 GW'a yükseltilmesi hakkında bir teklif yapılmıştır. Bu teklif halen görüşülmektedir.
1991 yılında Lakeland Elektrik tarafından inşa edilen ve yetki belgesini 1990 yılında benim tarafımdan imzalanan 224 MW kapasitedeki ilk özel sektör santral
olan Roosecote devreye alınmıştır. Daha sonra, Roosecote de dahil olmak üzere, toplam olarak 6.7 GW kurulu güç kapa sitesinde 14 özel sektör santralının daha yetki belgeleri imzalandı. Bu santrallar Tablo 2.'de listelenmiştir. Bu arada, henüz tasarı durumunda olan, yani yetki belgesi imzalanmamış birtakım projeler de sıradadır.
Enerji Bakanlığı Sekreterliği tarafından 1989 yılında çıkarılan bir teşvik kararnamesi ile yenilenebilir türden kaynaklardan elektrik üretimi teşvikedilmiştir. Bu kararname uyarınca, görevli elektrik dağıtım şirketlerininfosil dışı kaynaklardan elektrik enerjisi üreten şirketlerden elektrik almaları teşvik edilmiştir. Bu teşvikler için gerekli kaynak "Fosil Dışı Kaynaklar Fonu" adındaki bir fondan karşılanacaktır. Bu kapsamda fosil dışı kaynaklara dayalı elektrik üretimi ile ilgili ilk direktifler, Enerji Bakanlığı Sekreterliği tarafından 1990 yılı Eylül ve 1991 yılının Kasım aylarında verilmiştir. Ben ve ekibim Enerji Bakanlığına yapılan proje tekliflerini detaylı olarak inceledik ve birtakım tavsiyelerde bulunduk. Başvuruların sayısından, 1991 yılında 1990' a göre daha fazla proje önerileceği anlaşılmaktadır. Enerji Bakanlığı Sekreterliği tarafından verilen direktiflere göre, 1990 yılında teşvik alana toplam 75 projenin kurulu güç
Şirket
Proje
Net Kurulu Güç (MW )
Santral Tip
AES Elektrik Barking Elektrik Citigen Corby Elektrik Dervent Kombine Güç Elm Elektrik Fibrogen Fibro Elektrik Humber Elektrik
Keadby Elektrik Lakeland Elektrik Peterborough Elektrik Bölgesel Generatörler Teeside Elektrik Toplam Kurulu Güç Kapasitesi Toplam Kombine Çevirim Kumlu Güç Kapasitesi
Medvvay Barking Citigen Corby Spondon Vvolverhampton Glanford
Eye Humber Keadby
Rooscote Peterborough
Brigg Teeside
660 1 000
90 350 214
25 15 14 1 100 680 224 350 240 1 725
6 687
6 633
Tablo 2: Yetki Belgesi Almış Durumda Bulunan Özel Sektör Santralları
H
Fuel Oil
Buhar
148 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ
kapasitesi 102 MW iken, bu rakam 1991 yılında toplam 122 proje için 472 MW düzeyine çıkmıştır. Bu artış göstermektedir ki, teknolojik gelişmelere paralel olarak kullanılan üretim sistemlerinin güvenilirlikleri de artmakta, şirketler de önlerine çıkan bu yeni fırsatları değerlendirmekte, böylece, yenilenebilir kaynakların elektrik üretimi içindeki yüzdesi giderek yükselmektedir.
Yerinde enerji üretimi, yani yük merkezinin hemen yanında üretim yapmak, rekabetin en önemli şartlarından birisidir. Yapılan yasal düzenlemelerdeki bir maddenin yerinde enerji üretimini önemli ölçüde engellediği ortaya çıktı. Bu maddeye göre, yetki belgesi alabilmek için tüm üreticilerin Ulusal iletim Şirketi'ne bağlı olmaları ve bu Şirketin işletme hükümlerine göre hareket etmeleri gerekmekteydi. Bu hükümlere göre, üretilen elektriğin mutlaka bu Ulusal İletim Şirketi sistemi aracılığı ile yapılması gerekiyordu, yani, bu mevzuata göre, kendi ihtiyacı için kendisi elektrik üretmek isteyen tüketici şirketler bile ürettikleri elektriği önce bu Ulusal İletim Şirketine satmak, daha sonra da tekrar satın almak zorunda idiler. Bunun sonucunda, şirketler Ulusal iletim şirketine ucuz birfiata sattıkları elektriği, daha sonra yine aynı şirketten pahalı bir fiattan geri alıyorlardı. Pratikte bu işlem, şirketin Ulusal İletim Şirketine elektrik alış ve satış fiatları arasındaki farkı ödemesi şeklinde yürütülüyordu. Ulusal iletim Şirketinin "(elektriği) Yükseltme Bedeli" adı verilen bu para, mahiyet itibarıyla bu para bir çeşit vergiye dönüşmüştü.
DAĞITIMDA REKABET
Elektrik dağıtımında da tam anlamıyla bir rekabet ortamı yaratabilmek için, Enerji Bakanlığı Sekreterliği, görevli dağıtım şirketleri için geniş kapsamlı bir "Yetkili Müşteriler" Yönetmeliğini yürürlüğe koydu. Bu yönetmeliğe göre, Yetkili bir Müşteri, bir tek yük birimi için aldığı maksimum güç, 1 MW limitinin üzerinde olan bir tüketici olarak tanımlanmaktadır. Bu limit, 1 Nisan 1994 tarihinden itibaren 0.1 MW düzeyine indirilecek ve bu düzenleme 31 Mart 1998 tarihine kadar yürürlükte kalacaktır. Şu anda, ingilterede bu tanıma uyan ve güç talebi 1MW düzeyinin üzerinde olan 4500 kadar Yetkili Müşteri vardır, ve bu müşteriler serbest bir rekabet ortamı içinde istedikleri görevli dağıtım şirketinden elektrik alabilmektedirler.
1990 yılında dağıtım sektöründe bir rekabet ortamı yaratabilmek amacıyla başlatılan çalışmalar 1991 yılında şekillendirildi. Bu sürede ben, ingiltere, Galler ve İskoçya'da toplam 25 tane Görev Şirketi için yetki belgesi imzaladım. Bu durumda, imzalanan toplam yetki belgeleri sayısı, Vesting'deki Devlet Bakanlığı tarafından imzalananlar da dahil olmak üzere 43'e ulaşmıştır.
OFFER tarafından görevli dağıtım şirketlerin Yetkili Müşteri haricindeki tüketicilere geçen yıl ve bu yıl ne kadar elektrik enerjisi sattıkları konusunda bir inceleme yapılmıştır. Bu incelemeye göre, şirketlerin 31 Mart 1991 tarihi itibarıyla sattıkları ve 31 Mart 1992 tarihi itibarıyla satmayı planladıkları elektrik enerjileri Tablo 3.'te verilmiştir.
Serbest rekabet ortamına geçildiği ilk yılda, Yetkili Müşteri dışı tüketicilere yapılan satışların % 45'i görevli dağıtım şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Tablodan da görülebileceği gibi, şirketlerin satış yüzdeleri bölgeden bölgeye değişmektedir. Mesela, Grup 1 bölgesindeki şirketler için 31.0 GWH olan satışlar, Grup 3 bölgesindekiler için 56.5 GWH düzeyindedir.
1991/1992 yılında ingiltere ve Galler'deki 1 MW ve üzerindeki Yetkili Tüketicilere yapılan elektrik satışlarının yarısına yakın bir kısmı Görevli Şirketler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte, bu oran her bölge için aynı değildir. Bazı bölgeler için 1/3 düzeyinde olan bu oran, bazı bölgeler için 3/4'e kadar yükselmektedir. Hiç şüphe yok ki, bu durum bölgenin sanayileşme özelliği ile ilgili olduğu
Görevli Şirket
Yetkili Müşteri Haricindeki Tüketicilerin Yüzdesi (%)
Yetkili Müşteri Haricindeki Tüketicilere Satışlar (GWH)
Grup 1
E. Midland Eastern Midland Southern
1990 1991 1991 1992 1990 1991 1991 1992
19.75
26.5
Bu aksaklık, OFFER (İngiltere elektrik Düzenleme Kurulu), ve PowerGen tarafından 1991 yılının Aralık ayırma ele alındı. Bu inceleme sonunda, Enerji Bakanlığı Sekreterliği, 1 Ocak 1992 tarihinden itibaren Ulusal iletim Şirketinin yerinde üretilen elektrikten bu "yükseltme bedeli"ni alınmamasına karar verdi. Bu değişiklikle, sektörde yaratılmak istenen rekabet ortamının önündeki önemli bir ticari engel daha ortadan kaldırılmış oldu.
Grup 2
Seeboard
Yorkshire
London
28.00
36.2
41.0
46.7
NORWEB
Grup 3
South VVales
Northern
S.VVestern
40.00
51.0
56.5
70.5
MANVVEB
Tablo 3: İngiltere ve Galler'deki Yetkili Müşteri Dışındaki Tüketicilere Satıştır
3 9 2 E L E K T R İ M AQ MÜHENDİSLİĞİ I H î J
Bununla birlikte, bu müşterilerin hala ellerinde fazla bir seçme şansları yoktur, ve topu topu üç tane büyük üretim şirketinin arasında seçme yapmak ve bu nedenle de birtakım riskleri göğüslemek zorundadırlar.
Konunun bu tarafı üzerinde hala çalışılmasını gerektirmektedir.
kadar, Görevli Şirketin müşteriye karşı uyguladığı işletme politikası ile de ilgilidir.
Görevli Şirketlerin üretim Şirketlerinin devamlı olarak değişen Hatlarından dolayı bazen dezavantajlı durumlara düştükleri bir gerçektir. 1991 yılı başında birçok görevli şirket, tüketicileri sabit fiatlar üzerinden kontratlar yaptıkları, ve bu nedenle de enerji alış fiatlarındaki değişimleri tüketicilerine yansıtamadıkları yönünde şikayetlerde bulunmuşlardır. Bu şirketlerin en önemli endişeleri, enerji alış fiatının Ulusal iletim Şirketi elektrik satış pazarında sürekli olarak değişmesi, ve bu nedenle risk altına girmeleri idi.
Görevli Şirketler tarafından yapılan bir başka şikayet de, bazı üretici şirketlerin kendi bölgelerde aynı zamanda dağıtım işlevi de yürütmeleri, yani, bu şirketlerin aynı zamanda bir görevli dağıtım şirketi gibi çalışmaları idi. Bu şirketler, üretici olmaları nedeniyle, enerji pazarında ortaya çıkan fiat değişimlerinden fazla etkilenmemekte, ve bu nedenle de görevli dağıtım şirketlerine karşı haksız bir menfaat sağlamakta idiler. Şikayet konusu olan bu durumlar OFFER tarafından incelenmektedir. Üretim şirketlerinin Bakanlıktan almış oldukları yetki belgelerini kendi müşterileri ve Görevli Şirketler arasında herhangi bir ayırım
yapmadan uygulamaları yönünde birtakım tedbirler alınacaktır.
Nükleer santrallar, yani devlet elinde bulunan üretim kaynakları, bu yıl, elektrik satış pazarında fiatları etkileyici bir rol oynamışlardır. 1992/1993 yılında imzalanacak olan satış kontratların önemli bir yüzdesi bu santrallardan elde edilen üretim üzerinde olacaktır. Pahalı olması nedeniyle, bu santrallardan elde edilen enerji genellikle acil yedek gücün veya puant gücün sağlanması amaçları için kullanılmaktadır. Fiatlarının yüksek olması nedeniyle, geçen yıl Ağustos ayında Nükleer Elektrik tarafından açılan satış ihalesinde teklif edilen toplam enerjinin sadece yarısı satılabildi. Bunun üzerine ben de, Nükleer Elektrik yetkililerine ikinci bir ihale yapmalarını önerdim. Bu ikinci ihale de tam bir fiyasko oldu, ve teklif edilen enerjinin çok az bir kısmı satılabildi. Bunun üzerine OFFER olarak, Nükleer Elektriğin serbest elektrik pazarındaki tekliflerini, yapılan kontratları, bu kontratların vaktinden önce tükenmemesinin, fakat elde de kalmamasının sağlanmasını, daha yakından izleyemeye başladık. Ayrıca, Nükleer Elektrik yetkilileri ile görüşerek bundan sonra yapacaklarda ihalelerde, serbest rekabet şartlarına daha uygun satış teklifleri ile ortaya çıkarak piyasada daha etkili olmalarını önereceğiz.
1 MW ve üstü düzeyindeki tüketiciler özelleştirmenin ilk yılında fiatlarda önemli ölçüde düşme olduğunu, bu düşmenin ikinci yılda durduğunu ve yıl boyunca yaklaşık olarak sabit kaldığını, üçüncü yılda ise önemli artışlar gösterdiğini belirtmişlerdir. Çok büyük güçte elektrik tüketen büyük müşteriler dışındaki müşteriler, ki bu müşteriler zaten özelleştirme öncesinde de birtakım aşırı korumacı anlaşmalarla avantajlı bir durumdaydılar, tüketiciler genelde eskiye göre daha iyi durumdadırlar. Bununla birlikte, bu müşterilerin hala ellerinde fazla bir seçme şansları yoktur, ve topu topu üç tane büyük üretim şirketinin arasında seçme yapmak ve bu nedenle de birtakım riskleri göğüslemek zorundadırlar. Konunun bu tarafı üzerinde hala çalışılmasını gerektirmektedir.
DİREKT SATIŞ LİMİTLERİ
Üretici Şirketlerden; Ulusal Elektrik ve PovverGen'e müşterilerine geçici bir süre için direkt olarak elektrik satma yetkisi verilmiştir. Bu iki şirkete ilk dört yıl için Görevli Şirketlerin bölgelerindeki müşterilere bölgelerde toplam pazarın % 15'i kadar, daha sonra, 1994 yılında ise toplam pazarın % 25'i kadar direkt olarak elektrik satma yetkisi verilmiştir. OFFER, gerekli hallerde bu limitlerin değiştirilmesi yönünde yetkilidir. Mesela, OFFER olarak, 1990 yılında, Güney Galler ve Manvveb bölgelerinde bu limitleri % 12.5'a, yani toplam olarak % 25.0'e, Northern ve Yorkshire bölgelerinde de % 10.0'a yani toplam olarak % 20.0'ye yükselttik. Geriye kalan sekiz bölgede bu limitleri eski düzeyinde, yani % 7.0'de tutmaya devam ettik. 1991 yılı başında Ulusal Elektrik ve PovverGen Şirketlerinden bu limitlerin daha da arttırılması yönünde istekler gelmiş olmasına rağmen, bu limitleri değiştirmenin doğru olmadığına karar verdik, ve herhangi bir değişiklik yapmadık. Bununla birlikte, bu limitlerin gelecekte ne düzeyde olması gerektiğine dair de herhangi bir hüküm yayınlamadık.
Direkt elektrik satışlarından dolayı şikayetler, bölgede faaliyet gösteren Görevli Şirketler yerine kendi sektörü içinde aşırı rekabet şartları altında çalışmak durumunda olan bazı müşteri şirketlerden geldi. Bu durumdaki müşteriler, içinde bulundukları aşırı rekabet ortamı nedeniyle satın aldıkları elektriğin fiatındaki aşırı dalgalanmalardan rahatsız olmaktadırlar. Bu nedenle, OFFER olarak, Ulusal iletim Şirketi Fiat Raporu'nda da belirtiğim gibi, bu üretici şirketlerin direkt olarak elektrik satmasını sağlayan bu limitleri her an değiştirmeye hazır olduğumuzu belirttik.
1992 yılı Şubat ayında direkt satış limitleri bir kere daha revize edildi. Yine bu tarihte, direkt satış limitlerinin Nisan 1993 tarihinde tamamen serbest bırakılmasının daha uygun olacağını hakkında bir görüş belirtildi. Bu şekilde, Ulusal iletim Şirketi Fiat Raporu'nda da belirttiğim gibi, birtakım sorunlar ortadan kalkacak,böylece direkt
150 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ
satışlar ve Ulusal iletim Şirketi tarafından yapılan satışlar arasında herhangi bir ayırım ve himaye kalmayacaktır. Bu nokta, dağıtım sektörünü tam anlamıyla serbest rekabete açabilmek için atılmasını gerekli gördüğüm önemli adımlardan birisidir.
1 MVV'LIK SATIŞ LİMİTİ
Bu ülkede sekiz yılı aşkın bir süredir serbest rekabet ortamına geçilmesi için tartşmalar yapılmasına rağmen, serbest rekabet ortamını korumacılıktan ayıran çizginin nereden başlayıp nerede bittiğini hala tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Birtakım varsayımlara dayanarak çizilen suni bir çizgi sonunda, yukarıda açıklamadığım sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu yönde, Görevli Şirketler Ulusal iletim Şirketi ve müşteriler arasında ortaya çıkan yirmiye yakın tartışmalı durum için birtakım kararlar yayınladık. Bu kararlarda, direkt satış yapan üretici şirketler ile görevli dağıtım şirketleri arasında görev tanımları yaparak müşterinin yaratmaya çalıştığımız serbest rekabet ortamı içinde olmalarını sağlamaya çalıştık. Alınan yirmi karardan on tanesi serbest rekabet ortamının, on tanesi de yetki ve korumacılığın tanımı üzerindeki üzerinde yorumlar içermekteydi.
Alınan 10 kararda, müşterinin bir üretici şirketten direkt olarak elektrik alamayacağı sonucuna varıldı. Bu kararlardan yedi tanesinde, bu kısıtlamanın ana nedeni olarak müşteri şirketin "birden fazla yerde faaliyet göstermesi" gösterildi. Bana kalırsa, bir şirketin birden fazla yerde faaliyet göstermesi nedeniyle uygulanan bu kısıtlama hakkaniyet esaslarına aykırıdır, ve elektrik dağıtımında yaratılmak istenen serbest rekabet ortamına aykırı düşmektedir.
Bu kısıtlama ile, birbirleriyle diğer
bakımlardan çok benzer özellikleri olan, mesela maksimum yük talepleri vs. birbirinin aynı olan, iki şirket arasında çok yerde faaliyet gösterenin aleyhine bir ayırım yapılmış olmaktadır. Yani, tek yerde faaliyet gösteren ve bir üretici şirketin yakınında olan ve tüketici şirketlere direkt olarak enerji satın alma hakkı verilerek ticari bir avantaj sağlanmış olmaktadır. Bu sorunu çözmek, dağıtım pazarında rekabeti sağlayabilmek, fakat aynı zamanda da Yetkili Müşteri Pazan'na yeterli düzeyde bir koruma sağlayabilmek için mevzuatta birtakım değişiklikler yapılmasını önerdim. Bu değişiklikler uyarınca, Nisan 1992 tarihinden itibaren birden fazla yerde faaliyet gösteren büyük şirketler ve şirket topluluklarına uygulanan bu kısıtlama yürürlükten kaldırılacaktır. Böylece, bu şirketler için ana yerleşim merkezi dışındaki işyerlerinde karşılaştıkları bu sorun ortadan kaldırılmış olacaktır.
ULUSAL ILETIM ŞIRKETI
FIAT PRENSIPLERI
1991 yılında yürürlüğe konulan bir başka uygulama da görevli dağıtım şirketlerinin satın alacakları elektriğe karşılık Ulusal İletim Şirketi'ne ödeyecekleri fiatlarla ilgilidir. Yaz ayları boyunca bazı tüketiciler ve görevli şirketler, Ulusal iletim şirketi tarafından uygulanan satış fiatlarının geçen yıla nazaran genel bir artış gösterdiğinden şikayet ettiler. Tam bu ortamda, 9 Eylül 1991 öğleden sonra önemli bir fiat
artışı oldu. Ilık bir yaz günü olması, ve elektrik talebinin oldukça düşük olmasına rağmen, yani ortada hiçbir geçerli neden yokken, elektrik satış fiatları aniden 3 Pounddan 16 Pounda fırlayıverdi. Bunun üzerine. OFFER olarak, Ulusal iletim Şirketi ile kontrat imzalamış olan tüketici ve görevli şirketlerin ticari haklarını koruyabilmek için bazı incelemeler yapıldı. Bu incelemeler sonucunda, Ulusaliletim Şirketinin serbest rekabet kurallarına göre hareket etmediği ortaya çıktı. Bu nedenle, ben de Ulusal iletim Şirketinin elektrik satış fiatları üzerinde bir inceleme başlattım. Bu inceleme sonuçları Aralık 1991'de bir rapor halinde yayınlandı.
Yapılan incelemeler sonucunda, 9 Eylül 1991 tarihinde meydana gelen beklenmedik ani fiat artışının istisnai bir durum olduğu, ve Ulusal iletim Şirketinin işleyişindeki ciddi bir prensip hatasından dolayı meydana gelmediği ortaya çıktı. Olay, generatörlerin devreye alınması için kullanılan bilgisayar programındaki işletme toleransları ile ilgili kısmında yapılan bir hatadan kaynaklanmaktaydı. Yazılımdaki bu hata düzeltildi ve benzer bir olay bir daha yaşanmadı.
1991 yılının Nisan ve Eylül aylarında Ulusal iletim Şirketi tarafından satılan elektriğin satış fiatlarında 1990/1991 yılının aynı aylarına göre % 29 oranında bir yükselme görüldü. Bağımsız elektrik üreticileri, Ulusal Elektrik ve PovverGen yetkilileri bu satış fiatını hala çok düşük olduğunu iddia etmektedirler. Öte yandan, müşteriler ve bazı görevli dağıtım şirketleri, ortada bu kadar fazla yedek üretim kapasitesi varken, kömür ve petrol fiatları düşük bir düzeyde seyrederken, bu fiat artışını anlamakta güçlük çektiklerini ifade etmektedirler. Bu durumda, ben de sadece kontratlara tıakarak, özellikle v'esting'den önce imzalanan kontratlara bakarak, fiatların
392 E L E K T R i K j C f MÜHENDİSLİĞİ 13 I
düşük veya yüksek olduğuna karar vermenin pek doğru bir sonuç vermeyeceği kararına vardım. Bu durumda yapılacak olan en doğru hareket, üretimde rekabeti daha fazla teşvik etmek, ve Ulusal iletim Şirketinin elektrik satış fiatlarını olumsuz yönde etkileyecek olan tekelci hareketlere engel olmaktı. Tekelciliğin önlenebilmesi için Ulusal iletim Şirketine üye olan şirketlerin sorumluluklarının daha kesin olarak tanımlanması, şirketin çalışma ve hizmetlerinin daha şeffaf bir yapıya kavuşturulması, yani gerek görevli dağıtım şirketleri, gerekse üretim şirketleri tarafından varlığının fazla hissedilmemesi, bunlara ilave olarak da, üye şirketler arasındaki bilgi akışının daha sağlıklı bir işleyişe kavuşturulması, ve bu şekilde üye şirketlerin daha doğru ve hızlı karar alabilmelerinin sağlanması gerekmekteydi. Eğer gelecekte, müşteriler ve görevli dağıtım şirketleri, üretici şirketlere karşı yeterince korunmadıklarını iddia edecek olurlarsa, bu iddianın ortaya atılmasında bu tekelciliğin önemli bir rolü olacaktır.
Ulusal iletim Şirketi'nin satış fiatlarında kısmen üretim şirketinin yakıt maliyet fiatları, kısmen de kapasite fiatları, yani, istenen güç talebinin o anda mevcut üretim kapasitesine göre eksik veya fazla olması durumu rol oynamaktadır. Kapasite fiatları, bazı üretim ünitelerinin devreden çıkması, tahmin edilen üretimlerin gerçekleşen üretimden daha düşük
olması gibi birtakım nedenlerle, 1991 yılında 1990 yılına göre önemli bir ölçüde artmıştır. Bu artışın en önemli nedenlerinden birisi de önemli bir üretici şirketin kendine ait bazı generatörlerin devre dışı olacağını bildirmesine rağmen, daha sonradan bu birimleri devreye sokması olmuştur. Bu olaydan sonra, tüketicilerin ve görevli dağıtım şirketlerin ticari haklarını koruyabilmek için, büyük üretici şirketlerden üretim planlarının istenmesinin ve bu planların sürekli olarak diğer şirketler tarafından bilinmesinin ve izlenmesinin önemli olduğu sonucuna vardım. Bu nedenle de, üretici şirketlerin yetki belgelerine bu yönde bir madde konulmasını yönünde bir öneri yaptım. Bu madde, üretici şirketleri üretim birimleri üzerinde daha kesin ve uzun vadeli işletme planları yapmaya zorlayacak, ve çalışma durumu riskli olan, ve bu nedenle de üzerinde kesin işletme planları yapılamayan bazı santralların tamamen kapatılmasına yol açabilecektir.
Üretici şirketlerin yetki belgelerine eklenecek bu madde ile, Ulusal iletimŞirketinin çalışma mevzuatının ilerliği artacaktır. Bununla birlikte, üretici ve dağıtıcı şirketler arasındaki ticari anlaşmalarda tam bir şeffaflığın ve serbest rekabet ortamının sağlanabilmesi için Ulusal iletim Şirketinin yapısı ve mevzuatı üzerinde daha fazla çalışmaların yapılması gerekmektedir.
SAY AÇLAR VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ
Özelleştirme çalışmalarının ilk başladığı günlerden beri sayaçların konu için hayati bir önemi olduğu ortaya çıkmıştı. Sistemi daha verimli ve etkili bir şekilde yönetebilmek için yüklerin zaman içindeki değişimleri
hakkında daha sağlıklı bilgilere ihtiyaç vardır. Verimliliği rekabete dayanan böyle bir işletmede, yük ve üretim düzeylerinin, ve şirketler arası bağlantılardan akan güçlerin her an bilinmesi çok önemlidir. Sistemdeki tüm ilgili şirketlerin sistemde ne kadar enerjinin kimler tarafından üretildiğini ve kimler tarafından talep edildiğini bilmeleri gerekmektedir. Mesken tipi müşteriler tarafından tüketilen elektrik enerjisinin kalitesi, uzaktan okumalı sayaçların kullanılmaya başlanması ile daha da yükselecektir. Sayaç teknolojisi aşırı bir hızla ilerlemektedir. Tüketicilere çeşitli avantajlar sağlayacak bu tür gelişmelerin sonuçları merakla beklenmektedir. Sayaç üreticileri ve elektrik şirketleri ile yaptığım bir dizi görüşmeler sonunda, bu konuda çeşitli görüşleri içeren ve bir forum oluşturmayı amaçlayan bir yazı hazırladım. Bu yazı OFFER tarafından Ocak 1992 tarihinde yayınlandı.
Enerji verimliliği üzerinde hazırladığım bir yazı Aralık 1991 tarihinde yayınlandı. Bu yazıda, üretici ve dağıtıcı şirketlerin mevcut yapı içindeki durumları, serbest rekabet ortamı içinde enerji verimliliğinin önemi, dağıtım sektöründe verimliliği artırabilmek için uygulanması gereken teşvik tedbirleri gibi birçok konu ele alındı. Yazı, "yaratılan rekabet ortamının enerji verimliliğine önemli katkılarda bulunduğu, fakat bu verimliliğin daha da arttırabileceği bazı alanların hala mevcut olduğu" görüşü ile son buluyordu. Yazıda, bu alanların neler olduğu ana başlıklarla belirtilmişti. Bu alanlar özetle; tüketiciyle talebin düzeyine göre değişen şartlar içeren kontratlar ve yeni sayaç teknolojilerinin kullanılmaya başlaması idi. Bu yeni teknolojilerin kullanılması ile, fiatı ve yük yönetimindeki duyarlılık katsayıları arttırılabilecek, bunun sonucunda da, dağıtım şirketleri tarafından 'E' Faktörleri olarak bilinen enerji verimlilik katsayıları tükecilere ulaştırılabilecektir. Bu konularda herhangi bir düzenlemeye girişmeden önce endüstri ve tüketicilerle detaylı görüşmeler yapılmasının gereği açıktır.
152 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ
TÜKETİCİLERE SUNULAN HİZMETLER VE FİAT KONTROLÜ
Serbest rekabet ortamı yaratılmadan önce tüketicilerin ticari hakları ve servis kalitesi birtakım özel tedbirlerle korunuyordu.
1992 yılında, ingiltere'deki oniki, Gallerve iskoçyadaki iki görevli dağıtıcı şirket ve Yerel Tüketici Komisyonları tarafından yapılan çalışmalar sonucunda tüm şirketler tarafından onaylanan bir "Uygulama Kuralları" Yönetmeliği yayınlandı. Bu yönetmelikte abonelerden elektrik faturalarının tahsil edilme şekilleri, eski sistem ve abonelere verilecek servis hizmetleri, ve enerji verimliliği üzerinde birtakım hükümler yayınlandı. Benzer şekilde, 1 Haziran 1992 tarihinde, bu şirketlerin çeşitli bölgeleri için hizmet standartlarını içeren bir "Hizmet Standartları Yönetmeliği" yayınlandı. Bu yönetmelikle tüketicilere daha kaliteli bir hizmet verilmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu. Bunlara ek olarak, 1992 yılı sonunda, dağıtım şirketlerinin verdikleri hizmetin kalitesini ve standartlara uygunluğunu inceleyen ve ileride bu şirketlerin fiat kontrol formüllerini hazırlarken gözönüne alınacak olan bir rapor yayınlanacaktır.
Yukarıda sıralanan şartlar altında, tüketiciler, kendilerine vaadedilen kalite ve fiatta hizmet alacaklarından daha fazla emin olacaklardır. Geliştirilen bu standartlar, tüketicilerin şirketlerden giderek artan beklentilerinin tanımlanmasına ve bir kurallar dizisi haline getirilmesine yardımcı olacaktır. Mesela, dağıtım şirketlerine zamanlaması tüketici tarafından daha kesin olarak yapılan talepk in karşılanması için daha erken davranılması yönünde bir tavsiyede bulundum.
Tüketicileri ilgilendiren bir başka düzenleme de, bu yıl ilk defa dağıtım şirketlerinin tüketicilere yansıtacakları fiatları belirleyen bir fiat kontrol mekanizmasının yürürlüğe konulmuş olmasıdır. Yine bu konuda da, ben, ekibim, ve dağıtım şirketleri yetkilileri tarafından bir bilgi birikimi oluşturabilmek için detaylı bir hazırlık çalışması
yürütüldü. Fiat tarifelerin yapıldığından bu yana şartlar oldukça değişmiş, ve o esnada kabul edilen varsayımların, mesela, enflasyon oranı gibi, şu anda tam olarak doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. Örnek olarak, bu yıl enflasyon oranı tahmin edilenden daha düşük bir seviyede olmuştur. Bu durumda, Ağustos 1991 tarihinde ortaya çıkan fiat artışı olayının daha derinlemesine tartışılması gerekmektedir. Şirketler fiat kontrol mekanizmasının bu yönünü genellikle ihmal etmektedirler. 1992 Nisan ayı içinde görevli dağıtım şirketlerinin sekizinin fiat artışlarının ortalaması % 1.8 iken, diğer dördünün ortalama fiat artışı % 2.4 düzeyindedir. 1992 yılında fiat artışları üzerindeki kısıtlamaları daha da sıkarak, yani fiat artışlarını daha da kontrol altına alarak, bu eksikliğin ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Fiat kontrolü kolayca anlaşılabilen ve şirketlerin uyup uymadıklarının kolayca açığa çıkartabildiği bir konu değildir. Doğru karar verilebilmesi için, detaylı bilgi toplanmasının
yanısıra, ülkedeki enflansyon oranı, şirketin satışları gibi ancak mali yıl sonunda kesin olarak belli olacak birtakım bilgilerin toplanması da gerekmektedir. 1991 yılında ortaya çıkan fiat artışlarından alınması gereken birtakım dersler vardır. 1992 yılı sonunda, görevli dağıtım şirketlerinin fiat kontrollarına başlandığı zaman, bu konudaki yaklaşımlarda ne gibi değişiklikler yapılmasının gerektiği ortaya çıkacaktır. Mesela, fiat kontrolunda, firmaların fiat artışları ümitlenirken belki de sadece, enflasyon oranlarını gözönüne alınması yeterli olmayacaktır.
SONUÇLAR
Bu yazıda, ingiltede'de yürütülen özelleştirme çalışmaları, ve bu çalışmalarda ortaya çıkan bazı önemli sorunlar ele alınmıştır. Çalışmalarının problemsiz olarak yürütüldüğünü söylemek mümkün değildir. Bununla birlikte, sektörün yaratılan rekabet ortamına kendini giderek daha fazla uydurmasıyla tüketicilere daha fazla avantajlar sağlanabilecektir.
392 ELEKTRİK4 J Q M Ü H E N D İ S L İ Ğ İ I DO