Elektrik Mühendisliği · Sayı 392 · 1993 / 2
ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE ÖZELLEŞTİRME VE TÜRKİYE'DE ELEKTRİK SEKTÖRÜNÜN KURULUŞ AŞAMALARI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1993
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 12 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- özelleştirme
- 3096 Sayılı Yasa
- Yap İşlet Devret Modeli
- Türkiye Elektrik Kurumu
- Elektrik Enerji Fonu
- Görevli Şirket
Özet
Yazı, Türkiye'de elektrik enerjisi sektörünün tarihsel gelişimini ve 1980'lerden itibaren 3096 Sayılı Yasa ile başlayan özelleştirme sürecini, Üretim Şirketi, Görevli Şirket ve Yap-İşlet-Devret modeli çerçevesinde ayrıntılı olarak ele almaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK ENERJİ SEKTÖÖRRÜ NDE ÖZELLEŞTİRME VE
TÜRKİY E DE ELEKTRİK SEKTÖRÜNÜN
KURULUŞ AŞAMALARI
E lektrik enerji sektöründe halen yürütülmekte olan özelleştirme çalışmalarının detaylarına girmeden önce, ülkemizde elektrik enerjisinin kullanıl maya başlandığı tarihten, bu güne kadar geçen süre içindeki sektörün gelişimine bakmakta yarar vardır.
Ülkemizde elektrik enerjisi, 1902 yı lında ilk defa Tarsus'ta aydınlatma amacıyla, 1912 yılında tramvay işlet mesinde, 1914 yılında da İstanbul şehrinin aydınlatılması için üretilmeye başlanmıştır. Cumhuriyet Döneminin başlangıç yıllarında yerel yönetimler elektrik enerjisinin üretimini, iletimini ve dağıtımını, hizmet kapsamına al mışlardır. 1930'lu yıllarda Kamu Ku ruluşları kendi gereksinimleri için elektrik enerjisi üretimine başlamış olup, 1934 yılında iktisat Bakanlığı bünyesinde elektrik enerjisi ile ilgili bir planlama ünitesi kurulmuştur.
Devlet Kuruluşlarında; 1935 yılında Elektrik İşleri Etüd İdaresi ve Etibank, 1945 yılında İller Bankası, 1954 yılın da Devlet Su İşleri elektrik enerji sektöründe görev üstlenmişlerdir. 1952 yılında özel sektör de elektrik enerjisi sektöründe görev almaya başlamış ve beş ayrı şirket olarak görev yapan bu imtiyazlı şirketlerde üçü varlıklarını günümüze kadar devam ettirmişlerdir. 15 Temmuz 1970 tarihinde 1312 Sayılı Yasa ile bu üç imtiyazlı şirketin imtiyaz hakları ve belediyelerin dağıtım hizmet hakları saklı kalmak kaydıyla; Türkiye Elek trik Kurumu kurulmuş, elektrik enerji sinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve köy elektrifikasyonu ile bunlarla ilgili etüd, proje yapımı, bakım onarım işlerinin tümü bir "TEK EL"de toplanmıştır. Daha sonra, 10 Eylül 1982 tarihinde 2705 Sayılı Yasa ile Belediyelerin elektrik enerjisi dağıtım hizmetleri Türkiye Elektrik Kurumuna devredil miştir. Başlangıçta ülke koşullarına göre kaliteli hizmet sunan ve milli ekonomiye katkısı olan Türkiye Elek trik Kurumu, daha sonra giderek kaynak üretemiyen ve kaynak tüke ten bir Devlet kuruluşu haline dönüş müştür. Sonunda Türkiye Elektrik Kurumu'nun 1991 yılı sonunda zararı, 7.7 trilyon TL'na ulaşmıştır.
Faruk EREN
SENKOMAŞ. Genel Müdürü, İzmir.
1980'li yılların ortalarına gelindiğinde; "Kamu İktisadi Teşebbüslerinin" öze lleştirilmesi konusu gündeme gelmiş tir. Özelleştirmede asıl amaç; mülki yetin, kamudan özel kesime devridir.
.f ^ r \ 392 E L E K T R İ K I / <& M Ü H E N D İ S L İ Ğ İ
Üretim tesisi müsaadesi alan
Şirket ile Enerji ve
Tabii kaynaklar
Bakanlığı arasında bir "Üretim Tesisi
Sözleşmesi"
düzenlenir. Bu sözleşme en fazla
99 yıl süreli olabilir.
Ancak, özel kesimin finansman gü cünün özelleştirme gündeminde bu lunan Kamu Kuruluşlarının mülkiyet devrine yeterli olmaması halinde; özelleştirme kavramı genişletilerek, Kamu Kuruluşlarına ait işletmelerin mülkiyeti Kamuda kalmak kaydıyla yalnızca işletmelerinin özel sektöre devride bir anlamda özelleştirme ola rak anlaşılmaktadır.
17 Mart 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2983 Sayılı Yasa ile Kamu ikti sadi Kuruluşları ve İktisadi Devlet Teşekküllerinin tesisleri için ayrı ayıı veya bir grup halinde "Gelir Ortaklığı Senedi" ile "Hisse Senedi" çıkarılma sı, tesislerin işletme haklarının özel sektöre devredilmelerine imkan ta nınmıştır. Ayrıca, 3 Haziran 1986 tari hinde yürürlüğe giren 3291 Sayılı Yasanın 13. maddesi ile de Kamu ik tisadi TeşebDüslerinin özelleştirilmesi hüküm altına alınmıştır. Bu yasalar ile elektrik enerji sektöründe özelleştir menin gerçekleştirilmesi mümkün iken; Yasama Organı elektrik enerji sektörünün özelliklerini göz önüne alarak, 19 Aralık 1984 tarihinde 3096 sayılı Yasayı yürürlüğe koymuştur. Bu yasa ile Türkiye Elektrik Kurumu nun elektrik enerji sektöründe bir tekel olma durumu ortadan kaldırıl mış, özel hukuk hükümlerine bağlı sermaye şirketleri statüsüne sahip yerli ve yabancı şirketlerin elektrik enerjisinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve ticaretini yapmalarına imkan tanın mıştır.
yazıda bu Yasanın uzeiiıkieıine ve ÜJ Yasaya dayanılarak yapılan uygula malara değineceğiz. 3096 Sayılı Yasa iki şirket kavramını gündeme getirmiştir. Bunlardan birincisi "Üre tim Şirketi" diğeri ise "Görev Şirke tedir.
ÜRETİM ŞİRKETİ
Üretim Şirketleri ; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Devlet Planla ma Teşkilatından olumlu görüşler alı narak, elektrik enerjisi üretmek ama cıyla tesis kurma ve tesisi işletme yetkisi alan özel kuruluşlardır. Üretim Şirketi, ürettiği elektrik enerjisini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından belirlenecek bir tarifeye göre, üretim tesisinin bulunduğu böl gede faaliyet gösteren bir Görevli Şirkete veya Türkiye Elektrik Kuru muna satar.
Üretim tesisi kurma ve işletme mü saadesi alan Şirket ile Enerji ve Tabii kaynaklar bakanlığı arasında bir "Üretim Tesisi Kurma ve işletme Sözleşmesi" düzenlenir. Bu sözleş me en fazla 99 yıl süreli olabilir. Yint; ayrıca, Şirketle elektrik enerjisini satın alacak olan Türkiye Elektrik Kururnu veya Görevli Şirket arasında bir "Enerji Satış Anlaşması" düzenlenir Uygulamada, üretim şirketinde üreti len elektrik enerjisini Ulusal Elektrik Sistemine aktarımı için gereken iletini tesisi kurmayı ve işletmeyi Türkiy Elektrik Kurumu üstlenmiştir.
Ayrn uretırn lesısı projesini gerçe kleştirmek üzere birden tazla şirketin başvurması halinde Enerji ve Tabu Kaynaklar Bakanlığı Müştekimin başkanlığında; bir "Teklif Değerlen dirme Kurulu" oluşturulur. Bu kurul yapacağı bir ön değerlendirme sonu cunda en uygun teklifi belirler
A) Bir üretim Şirketi tarafından üre tilecek olan elektrik enerjisinin satış fiatı, krediler, (ana para, faiz ve te mettülerin geri ödenmesinden dolayı çok yüksek olacaktır. Bu mali yükün ilk altı yedi yıl içinde o görev bölge sinde tüketicilere satılacak elektrik enerji fiatına yansıtılması satış fiatia rının aşırı ölçülerde artması nedeniyle mümkün değildir.
hinde yurü'lüyo 36'3 .Say:'1 Yasa ii^ bir Elektrik Enerjisi Fonu (bEF) ku rulmuştur. Üretim Şirketlerinin yapa cağı yatırımlar için gereken destekle me bu fondan yapılacaktır. Kamu oyunda bu tür tesislerin kurulup i' ,!•: tilmesi model:; Yap ışlo: rL . re.I (Y.İ.D.) ismi altında anılmaktadır
Y APİŞLET DEVRET MODELİNİN ANA İLKELFR!
Yap işlet Devret Modeli, önemli kamu yatırımlarının herhangi bir De vlet garantisi olmadan temin edilecek yabancı ve yerli sermaye ile gerçe kleştirilmesini sağlamak için geliştiril miştir. Modelin amacı, projelerde ye cikmeleri asgariye indirip, maliyet artışlarını önlemeK, verımiı çaıışmavı sağlamak, Devlet kaynakları ye: ine özel teşebbüs kaynaklarını devreye sokmak, modern teknolojilerin ülkeye dana hızlı girişini sağlamak, ve elek trik enerji sektöründe özel sektörde:, özel sektöre doğru akacak bir krec' mekanizması geliştirmektir.
Y AP İŞLET DEVRET MODELİNİN UY GULANMASI
Yap işlet Devret modeli isminden de anlaşıldığı gibi, üç bölümden oluş. maktadır. Bu bölümlere geçmede;1, önce özel sektör, 85/9799 Saylı Yo netmeiik hükümlerine göre talip oldu ğu proje için bir tizibilıto raporu hazır larrıâk zorundadır. Eüerji vd l'nhh Kaynaklar Bakanlığı hazırlanacak bu rapor ürerinde TEK, DSİ, E I L , TKİ ve Mİ Anın görüşlerini ai;r. Bakanlık ta rafından fizibilitesinin olumiu olduğa na karar verilen ve DPT tarafından da olumlu bulunan projenin yapımını, iş letmesini ve devrini hüküm altına alan bir sözleşme, Enerji ve Tabii Kayna klar Bakanlığı ile Üretim Şirketi ara sında imzalanır. Sözleşmede, tesisin yatırım tutarı, yapım süresi, işletme süresi, tesisin gücü ile işletme, devir tarife ve kredi esasları belirlenir
Yapım döneminde; mücbir sebepler ve Bakanlık tarafından kabul ednucek proje değişiklikleri nedeniyle yatırını maliyetinuoki artış şirketin sorumlulu ğu altında değildir. Ancak kendi ha lalarından dolayı onaya çıkan rnaiiyei artışları şirkete aittiı.
Bu tarihten itibaren, ülkemizde elek trik enerji sektöründeki tüm özelliştir me çalışmaları 3096 Sayılı Yasaya dayanılarak yürütüldüğü için, biz bu
Türkiye Elektrik Kurumunun veya Görevli Şirketin tüketicilere satacağı elektrik enerjisi fiatını bu şekilde art maması amacıyla 15 Mart 1990 tari
İşletme döneminde; yatırım dilimi içindeki şirketin özsermayesinin geri ödenmemiş kısmına anlaşmaya bağlı belli oranda kâr usası ve ı rodi ana
173 M U H fr N D i S I. i Ğ i
gündeme gelmiş, fakat bu soruna da şu ana kadar herhangi bir çözüm bu lunamamıştır.
GÖREVLİ ŞİRKET
para geri ödeme laksidi, kredi faizi ve işletme masraflarını karşılayacak şe kilde bir tarife belirlenir.
Devir döneminde; Şirketin tüm öz sermayesi kârı ile birlikte, kredi faiz ve ana paraları ödendiğinden, işlet me süresinin sonunda tesis bedelsiz olarak Bakanlığa devredilir.
ELEKTRİK ENERJİ
FONUNUN İŞLEY İŞİ
Elektrik Enerji Fonu; Yap İşler Devret modeliyle kurulacak enerji üretim te sislerine finansman desteği dışında, ülkedeki elektrik enerjisi fiyatlarına bir istikrar getirebilmek amacıyla tesis lerde üretilen elektrik enerjisi fiyatının bir bölümü belli bir süreyle finanse etmek amacıyla kurulmuştur.
Elektrik enerjisi tarifesi iki dilimden oluşmaktadır, bunlardan birinci dilim, sabit tarifedir, ve TEK veya Görevli Şirket tarafından satın alınacak enerji için kwh başına üretici şirket'e öden mesi gereken miktarı göstermekte dir.
ikinci dilim ise, yıllara göre değişkenlik gösteren bir tarifedir ve ilk yıllarda sabit tarifenin üzerinde, daha sonraki yıllarda ise bu tarifenin altında kal maktadır. Şirkete esas olan ödeme, bu değişken tarifeye göre yapılmak tadır. Bu ödeme şeklinde, yıllara göre değişkenlik gösteren tarifenin sabit tarifenin üzerinde olması durumunda, aradaki fark Enerji Fonu tarafından üretim şirketlerine ödenecektir. Aşa ğıda kaldığı durumda ise aradaki fark TEK veya Görevli Şirketler tarafından Enerji Fonu'na ödenecektir.
Y AP İŞLET DEVRET MODELİY LE İŞLETMEY E ALINAN PROJELER
Yap İşlet Devret modeli kullanılarak kurulan; Aksu Çayköy Hidroelektrik Santralı 14 Kasım 1989, Hasanlar Hidroelektrik Santralı 28 Nisan 1991 tarihinde ticari işletmeye geçmiştir. Bu santrallardan, Aksu Çayköy Hi droelektrik Santralı, 16 MW kurulu gücünde, ve yıllık 36 milyon kwh üre tim kapasitesinde, Hasanlar Hidroe lektrik santralı ise, 9.35 MW kurulu gücünde ve yıllık 42 milyon kwh üre tim kapasitesindedir.
Y AP İŞLET DEVRET MODELİNİN UY GULANMASINDA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER
Elektrik Enerji Fonuna yeterli kaynak sağlanamamıştır. Yap işlet devret modeliyle santral kurarak üretimi yapmayı düşünen yerli ve yabancı sermaye şirketleri bu fonda yeteri kadar kaynak toplanamamış olmasını karşılarındaki en büyük sorun olarak göstermektedirler.
Bu nedenle, bu şirketler özellikle ya bancı sermaye şirketleri; elektrik enerji bedelinin ödenmesinde De vletten Hazine garantisi vermesini talep etmektedirler. Halbuki böyle bir talep modelin temel ilkesine ters düşmektedir. Ancak, yabancı serma yenin elektrik enerji sektörüne Yap İşlet Devret modeli çerçevesinde yönlendirilmesi amacıyla başlangıçta birkaç projeye böyle bir garantinin sağlanmasında fayda olduğu, ve bu şekilde yabancı müteşebbislerde modele karşı bir güven oluşacağı ka naatindeyiz. Ayrıca; bu müteşebbis lerin para transfer garanti talepleri de
Bakanlar Kurulu, Enerji ve Tabii Kay naklar Bakanlığı'nın teklifi ve Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşü ne dayanarak Görevli Şirketleri göre vlendirir. Bu görev verme kararna mesi ile Bakanlar Kurulu, Şirketin yönetmeliklerle belirlenen görev böl gelerinde elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımına ait tesislerin ku rulmasına ve Türkiye Elektrik Kuru muna ait tesislerinin işletme hakları nın devredilmesine ve ayrıca elektrik enerjisinin ticaretini yapmasına karar verir. Bakanlar Kurulunun bu kararın da, Görevli Şirkete üretim, iletim ve dağıtım hizmet sektörlerinden hangi lerinin veya hangi düzeyde işletme haklarının devredileceği belirtilir. Bu kararnamenin çıkmasının ardından görevlendirilen Görevli Şirketle, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında, Bakanlar Kurulu ile belirle nen çerçeve içerisinde 99 yıla kadar süreli olarak bir "Görev Verme Söz leşmesi "düzenlenir. Bu sözleşmenin düzenlenmesinden sonra da görev bölgesindeki tesislerin sahibi kuruluş (genellikle Türkiye Elektrik Kurumu) ile Görevli Şirket arasında bir "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" imzalanır.
Görevli Şirketin, görev bölgesindeki tüketicilere satacağı elektrik enerjisi nin birim bedeli Görevli Şirketin teklifi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlı ğının onayı ile yürürlüğe girer. 3096 Sayılı Yasa ve diğer ilgili yönetmeli klere göre elektrik satış tarifelerinin saptanmasında, Şirketin yıllık işlet me, bakım ve onarım giderleri, faiz ve kur farkı garantisi verilmemiş ise, kur farkları, teknik ve sermaye amortis manları, Elektrik Enerjisi Fonu için ayrılacak fon payı, diğer masraf ve harcamalar ile ortaklara dağıtılacak makul bir temettü için gerekli gelirin sağlanması esas alınır.
Ayrıca, faaliyetleri halen devam eden imtiyazlı şirketlerle imtiyazı sona ermiş olan şirketlere: 3096 Sayılı Yasa kapsamına girerek faaliyetlerini devam ettirme imkanı sağlanmıştır.
GÖREV BÖLGELERİ
Görev bölgeleri Yönetmelikte genelli kle il bazında belirlenmiştir. 7 Ocak
174 392 E L E K T R i K MÜHENDİSLİĞİ
1993 tarihli Resmi Gazetede yayınla nan 92/3872 sayılı Bakanlar kurulu Kararında: "Görev Bölgeleri;
Madde 2— Her il bir Görev .Bölgesidir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, verimliliğin ve hizmetlerin bütünlüğünün sağlanmasına yönelik olarak, Bakanlar Kuruluna görevlen dirme aşamasında bir il içerisinde ayrı ayrı görev bölgeleri tesisini veya bir den fazla ilin tek Görev Bölgesi olarak belirlenmesini önerebilir.
Geçici Madde 1 Bu yönetmeliğin yayımından önce Bakanlar Kurulu kararı ile tesbit edilmiş görev bölge lerine göre Bakanlar Kurulunca yapı lan görevlendirmelere ilişkin görev sınırlamaları saklıdır." denmektedir.
9 Şubat 1993 tarihine kadar Bakanlar Kurulunca:
1 Adana, içel, Hatay İlleri görev bölgesinde: 19 Ekim 1988 tarihinde Çukurova Elektrik AŞ.'ne,
2 Antalya ili görev bölgesinde: 19 Ekim 1988 tarihinde Kepez Elektrik AŞ.'ne
3 Kayseri ili görev bölgesinde: 12 Ocak 1989 tarihinde Kayseri ve Ci van Elektrik Türk AŞ.'ne,
4 İstanbul ili Anadolu yakası görev bölgesinde: 24 Aralık 1988 tarihinde Aktaş Elektrik ve Ticaret AŞ.'ne,
5 Aydın, Denizli, Muğla illeri görev bölgesinde 25 Ekim 1991 tarihinde Aydem Güneybatı Anadolu Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ.'ne,
6 İzmir ili görev bölgesinde: 25 Ekim 1991 tarihinde Senkom Enerji Üretim, İletim, Dağıtım Sanayi ve Ti caret AŞ.'ne,
7 Eskişehir, Bilecik illeri görev böl gesinde: 25 Ekim 1991 tarihinde Tektar Elektrik Üretim, İletim, Dağıtım ve Ticaret AŞ.'ne,
8 İsparta ili görev bölgesinde: 25 Ekim 1991 tarihinde Gökdere Elektrik AŞ.'ne,
9 Balıkesir ili görev bölgesinde: 25 Ekim 1991 tarihinde Best, Balıkesir Enerji Sanayii ve Ticaret AŞ.'ne, görev verilmiştir.
Bu şirketlerden dördü ile halen görev
verme sözleşmesi imzalanmış olup, iki şirket fiilen 1990 yılında 3096 Sayılı Yasa hükümlerine göre görev yap maya başlamışlardır. Diğer beş şir ketle henüz herhangi bir Görev Verme Sözleşmesi yapılmamıştır.
DÜNY ADA DURUM
Fransa ve italya'daki özel statüye sahip Devlet kuruluşu olan kuruluşlar haricinde, tüm Avrupa ülkelerinde ve ileri dünya ülkelerinde de elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı özel sektöre devredilmiştir. Bazı ül kelerde özel sektördeki sermaye ya pısına Devlet kuruluşları da katılmış lardır.
Avrupa'da ülkeler arasında elektrik enerjisi ithalat ve ihracatı yani ticareti yapılmaktadır. Bunun için bir elektnk enerjisi borsası kurulmuştur. Bu borsa aracılığı ile Şirketler ürettikleri elektrik enerjisinin birim bedelini her saat başı alıcı şirketlere duyurarak gereken ticari bağlantıları yapmakta dır. Bu yöntemle, elektrik enerjisinde bir serbest rekabet ortamı doğmuş tur.
Devlet kuruluşlarının ticaret yapıp ya pamıyacağının dünyada artık tartışıl madığı bir ortamda, ülkemizde de tüm çevrelerde özelleştirmenin bir an önce yapılmasında fikir birliği sağlan malıdır. Özelleştirme konusunda ge cikilen her günün milli ekonomiye getirdiği zararlar gözden uzak tutul mamalıdır. İdeal bir özelleştirme uy gulaması yapabilmek için gecikilmesi ve hiçbir karar alınamaması uygun bir yöntem değildir. İdeal bir uygulamayı gerçekleştirebilmek zaten mümkün de değildir. Uygulamada ortaya çıka cak problemlere anında müdahale ederek bunları çözmeye çalışmak daha doğru bir yönetim anlayışıdır.
SONUÇLAR
Elektrik enerji sektöründe, özelleştir me ile sağlanacak faydalar aşağıda kısa ve özet olarak sıralanmıştır:
1 Yatırımların finansmanında özel sektör kaynaklarının kullanılması im kanı doğacaktır,
2 Yatırımların daha kısa sürede ger çekleştirilerek hizmete alınmasıyla, gecikmelerden doğacak maliyet ar tışlarının önüne geçilecektir,
3 Özel sektör kayıp ve kaçakları azaltabildiği oranda kârlı olacak, böylece ülke ekonomisine enerji üre timi yönünden katkı sağlanacaktır,
4 Para tahsilatındaki gecikmelerden dolayı ortaya çıkan kamu zararı orta dan kalkacaktır,
5 işletme giderlerinde azalma ola caktır,
6 Kuruluşun hizmet kalite ve büyü klüğü ile karşılaştırılamayacak ölçü lerde artan personel istihdamının önüne geçilecektir,
7 Teknoloji transferinde özel sektör dinamizmi kullanılarak daha verimli bir işletme sağlanılacaktır,
8 Bölgeler arasında hizmette bir re kabet ortamı doğacaktır,
9 Politik mahiyetli yatırım baskıları ortadan kalkacaktır,
10 işletmenin verimli olması duru munda, Şirket daha kârlı bir duruma geçecektir. İşletmede kâr risk ikilemi daima gözönünde tutulacaktır,
11 Müşteri ile ilişkiler yönünden bü rokratik engeller ortadan kalkacaktır,
Kanımızca, elektrik enerjisi, üretim, iletim, dağıtımı ve ticareti ile ilgili ça lışmaların özel sektöre devri için ge rekli yasal ve teknik çalışmalar artık tamamlanmıştır. Devlet, bu konuda itici gücünü yeterince ortaya koy muştur. Bu aşamadan sonra, konu yeterince olgunlaşıncaya kadar özel sektörün dinamizmi, Devlet denetimi ile devreye sokularak özelleştirme yürütülmelidir. Bu konuda, siyasi güç kararlı, istikrarlı davranmalı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TEK ve görev şirketleri arasında koordinas yonu sağlayacak bir birim oluşturmalı ve çok iyi niyetlerle kurulan Elektrik Enerji Fonuna bir işlerlik getirmelidir.
392 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ