Elektrik Mühendisliği · Sayı 452 · Kasım 2014

KAMU CAN GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA

Musa Çeçen

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik Görüş ve değerlendirme

Yıl
2014
Sayfa
10
Okuma süresi
8 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik tesisatı, aydınlatma ve güvenlik

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • asansör denetimi
  • A Tipi Muayene Kuruluşu
  • 95/16/AT Yönetmeliği
  • TSE
  • kamu güvenliği
  • piyasalaştırma

Özet

Yazar, asansör bakım ve denetiminin belediyelerden alınarak A Tipi Muayene Kuruluşlarına devredilmesini ve bu sürecin piyasalaştırılmasını eleştirerek, denetim güvenilirliği ve kamu can güvenliği açısından yarattığı riskleri tartışmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Asansörlerin Denetiminin Piyasalaştırılmasıe

.$08&$1*¶9(1/İïİ 7(+'İ7$/7,1'$

Musa Çeçen Elektrik Mühendisi Elektrik Mühendisliği Dergisi Yayın Kurulu Üyesi

^sansör güvenli bir aygıt mıdır? Belki bu soruya asansör alanında faaliyet yürüten meslektaşlarımız, çasansör giJ

gerekse harici müdahalelerden meydana gelebilecek tehlikelerin önlenmesine yönelik olarak asansörlerin yılda en

yotindirp cümlesiyle yanıt verirler. Bu yanıt aslında imalat

az bir kere kontrolünü yaptırmaktan sorumlu tutmaktadır.

ve bakım sürecinde yaşanan kazalara dair görünse de işletJ

Yine aynı yönetmelik; belediyeleri, sınırları içerisindeki her

me döneminde de geçerlidir. Asansör ve kamu güvenliği

asansörün yılda bir kez A tipi Muayene Kuruluşu tarafından

kavramları iç içe geçen kavramlardır. Yaşanan asansör kaJ

kontrol edilmesini sağlamaktan ve yıllık kontrolün yapılıp

zalarında yaşamını, kol ve bacaklarını kaybeden çok sayıda

yapılmadığını denetlemekten sorumlu tutmaktadır.

yurttaşımız gazete sayfalarına yansımaktadır. Asansörlerde

güvenlik ve denetim konusu; kamu yararı ve kamu güvenliğinin sermaye karı karşısında geri plana itildiği süreçten

Ülkemizde 95/16/AT Yönetmeliği Güvenirlik Getirdi mi?

payını almakta, kazalar olarak yansıyan bu cinayetlerle karşı karşıya kalınmaktadır.

Yönetmeliğin yayımlanmasıyla birlikte büyük bir keşmekeş yaşandı. Asansör firmaları CE işareti koyma yetkisi için az

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), kapitalizmin saldırı üssüe

sayıda onaylanmış kuruluşların kapısını aşındırmaya başJ

Sermayenin sıkıştığı anda can simidi olarak Uruguay RaJ

ladılar. Başlarda bir hayli sıkı denetimle verilen CE işareti,

undu ile imdadına yetişti. Ve DTÖ, Hizmet Ticareti Genel

yurdum insanının işbilirliği sayesinde kısa bir süre sonra

Anlaşması (GATS) ile mal ve hizmet üretim alanlarında

denetimin içinin boşaltılmasını sağlayınca, verilen CE işaJ

serbestleştirme düzenlemeleri sürecine katılım imzası

retlemesi de artık bir güvenlik algısı yaratıyor mu soruJ

atan ülkelerde her şeyi alt üst etti. Ülkemiz de

sunu olumsuza çevirmeye yetti de arttı bilee

ne yazık ki bu sürece imza atan ülkelerden biriydi.

Neoliberal süreç ulusal duvarları yıkmış, ardından yaşamın tüm alanlarıJ

Asansör yekpare bir makine

Asansör yekpare bir makine değildir. Kabin, makine-motor, ray, halat, kumanda panosu üreticilerinden alınan ürünler monte edilerek asansör haline getirilir. Hal

nı yeniden sermaye çıkarına uygun olarak yapılandırmaya başlamıştı. Türkiye'de de yaşamın her alanı

deùildir. Kabin, makine- motor, ray, halat, kumanda

böyle olunca tek tek ürünlerin CE işaretleme sürecine uygun olarak üretilmesi yetmez. Zira bunun

bu süreçten payını alacaktı. Ve

panosu üreticilerinden

montaj ayağı da belirleyici unsurJ

öyle de oldu.

al×nan ürünler monte edilerek

dur. Bir üretici veya montajcının, piyasaya ürününü arz etmeden

AB süreci adı altında yeni Yaklaşım Direktifleri arasında yer alan Asansör Direktifi'nden (95/16/

asansör haline getirilir. Hal böyle olunca tek tek ürünlerin

önce gerekli uygunluk değerlendirmelerini mevzuata göre tamamlaması gerekmektedir.

EC) uyarlanarak mevzuatımıza kazınan Asansör Yönetmeliği'nin (95/16/AT), zorunlu olarak 15

CE iüaretleme sürecine uygun olarak üretilmesi yetmez.

Binalarda kullanılan asansörlerin denetimi yakın zamana kadar yerel

Ağustos 2004 tarihinden itibaren uygulamaya konulmasıyla ülkemizde tesis edilerek kullanıma sunulacak olan asansörler için artık yeni bir dönem başladı.

Zira bunun montaj ayaù× da belirleyici unsurdur.

yönetimlerin sorumluluğundaydı. Belediyelerin bu sorumluluğu tam olarak yerine getirebildiğini söylemek doğru olmayacaktır. Bu yüzden kamu güvenliği kaygısı ile yüzünü topluma dönen TMMOB'ye bağlı meslek odaları belediyelerJ

Resmi Gazete'de 18 Kasım 2008 tarihinde yaJ

le yaptıkları protokollerle bu alanda önemli bir

\ÜPODQDUDN \ÖUÖUOÖğH JLUHQ $VDQVĞU %DNÜP YH İşOHW-

işlev görmüştür. Üstelik bu denetimleri para kazanma

me Yönetmeliği ile 5 Kasım 2011 tarihli Resmi Gazete`de

değil, kamu güvenliği kaygısıyla oldukça düşük bedellerle

\D\ÜPODQDQ $VDQVĞU %DNÜP YH İşOHWPH <ĞQHWPHOLğLQGH

yürütmüştür. Bugün bile piyasalaştırılan bu denetim alanınJ

Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine

da yürütülen sözde denetimlerde meslek odalarının yaptığı

göre; bina yöneticileri, asansör kullanıcılarının can ve mal

denetimlerin yöntem ve deneyim çıktılarından yararlanıldığı

güvenliğinin sağlanması için, gerek kullanım hatalarından,

unutulmamalıdır.

Asansör Denetiminde Piyasacı Döneme

$VDQVĞU%DNÜPYHİşOHWPH<ĞQHWPHOLğLnQGH2FDNWDULKLQGH\DSÜODQGÖ]HQOHPHLOHELQDODUGDNXOODQÜODQDVDQVĞUOHULQSHUL\RGLN\ÜOOÜNNRQWUROOHULQLQ76(1,62,(& VWDQGDUGÜQDJĞUHDNUHGLWHROPXş$7LSL$NUHGLWH0XD\HQH .XUXOXşODUÜ WDUDIÜQGDQ \DSÜOPDVÜ KÖNPH EDğODQGÜ %XQXQ LÁLQ7ÖUN$NUHGLWDV\RQ.XUXPX7¶5.$.

WDUDIÜQGDQ$ 7LSL 0XD\HQH .XUXOXşX RODUDN \HWNL DODQ NXUXOXş EXOXQPDNWDGÜU%X\HWNL\LDODQNXUXOXşODUGDQELULGH0DNLQD 0ÖKHQGLVOHUL2GDVÜnGÜU002

\ÜOÜEDşÜQGDQLWLEDUHQ RGDPÜ]ÜQGDLÁLQGH\HUDOGÜğÜDVDQVĞUGHQHWLPLEXGHğLşLP VÖUHFLQGH(02nQXQGÜşÜQGDNDOGÜğÜELUDODQROGX7DELLNL EX(02DÁÜVÜQGDQEDNÜOGÜğÜQGDLNLÁÜNPD]D\UÜPDUDVÜQGD VÜNÜşWÜğÜPÜ]JĞUÖOPHNWHGLU

Birincisi mevcut düzende neoliberal piyasacı bir yaklaşımla GATS ile üretimlerin ve hizmetlerin piyasalaştırılması karşısında aldığımız tutumla ilgilidir.

İNLQFLVLLVHNDPXJÖYHQOLğLDÁÜVÜQGDQGX\GXğXPX]VRUXPOXOXN\DQÜQGDDVDQVĞUX\JXODPDDODQÜQGDQX]DNODşPDPÜ] YHEXDODQGDRODQELWHQHGDLU\DşDQDQJHOLşPHOHUGHQNRSPDPÜ]ÜQPHVOHNLDODQÜPÜ]GD\DUDWWÜğÜVÜNÜQWÜGÜU%XGXUXP DVDQVĞU DODQÜQGD PHVOHNL IDDOL\HW \ÖUÖWHQ Ö\HOHULPL]GHQ DOGÜğÜPÜ]WHSNL\OHNHQGLQLJĞVWHUPHNWHGLU¶\HOHUPHVOHNL ELUIDDOL\HWDODQÜQGDRODQELWHQLPHVOHNRGDVÜQÜQEÖWÖQOÖNOÖ VL\DVDO EDNÜşÜQGDQ IDUNOÜ GHğHUOHQGLUPHNWH EX GXUXP LVH NDÁÜQÜOPD] RODUDN PHVOHN RGDVÜ\OD Ö\HVL DUDVÜQGD DÁPD] RODUDNNHQGLQLJĞVWHUPHNWHGLU

A Tipi Muayene Kuruluşları ve Denetimde Açmazlar

Yakın zamana kadar EMO-MMO tarafından yürütülen asansör denetimleri, kamu kurumu yaklaşımı ile, kamu güvenliği kaygısıyla yürütülmekteydi. Bu yaklaşım bir asansörün denetiminde en yüksek güvenlik yaratma arayışını, en düşük bedelle üretme kaygısıyla yürütülmekteydi. Buna yönelik olarak işsiz üyelerimiz, meslek odaları tarafından bir hafta süren uygulamalı eğitime alınarak, amatör ruhla profesyonel kaygıyla faaliyet sürdürülmekteydi.

Bu çalışmalarda üretilen asansör denetim raporlarının ortalama olarak yüzde 65-70'i bedeli ödenerek alınmasına karşılık denetime giden meslektaşlarımıza yüzde 100 oranında denetim bedeli ödenmekteydi. Günümüzde A Tipi Muayene Kuruluşları eliyle sürdürülen bu denetimler için tahsil edilen bedelin oldukça yüksek olduğu, rapor bedeli tahsil oranının ise yüzde 100 olduğu dikkate alınırsa, belediyelerin asli görevi olan bir alanın önce özelleştirilerek piyasalaştırıldığı, tahsilatın yine kamu üzerinden dayatıldığı bir örnek olarak karşımıza çıktığı görülmektedir.

Denetimler Denetimsiz!

Bu denetimleri 29 adet A Tipi Muayene Kuruluşunun nasıl yürüttüğüne dair güvenilir ölçümler bulunmamaktadır. Bu denetimlerin bir mühendislik faaliyeti olduğu dikkate alınırsa, denetimde mühendisler mi yoksa mühendis dışı elemanların mı yer aldığı bilinmemektedir. Üstelik bilinen bir Türk Standardları Enstitüsü (TSE) örneği var ki; bu yasalara aykırı faaliyet yürüten bir kurum örneğidir. TSE

farklı illerde dış uzman adı altında mühendislerle anlaşma imzalamakta, A Tipi Muayene Kuruluşu olarak bu kişiler eliyle denetim yapmaktadır. TSE web sayfasında yer alan bilgilere göz atalım. TSE'nin, A Tipi Akredite Muayene Kuruluşu olarak 2012 yılından bu yana binalarda kullanılan asansörlerin periyodik muayenelerini yaptığı belirtilirken; çEnstitü 2012 yılında 21 ilde 123 belediye ile protokol imzalayarak başladığı bu faaliyetleri, 2014 yılı Eylül ayı itibarıyla 38 ilde 195 belediye ile imzaladığı protokollerle devam ettirmektedir. Hizmet verilen belediye sayısındaki artışın nedenleri; enstitünün herhangi bir ticari kaygı gütmemesi ve yurt çapında yaygın hizmet ağı ve uzman kadrosu ile ilgili idarelere ve kamuoyuna güven vermesidir. TSE, asansör periyodik muayenelerini, 931 mühendis ile gerçekleştirmektedirp denilmektedir. TSE diğer yandan 3458 ve 6235 sayılı yasalar gereği ancak Oda üyesi olarak sürdürülebilecek bu faaliyet için ilgili odalardan üye sicil belgesi istememekte, büyük çoğunluğu serbest mühendis konumunda olan 931 mühendis için dış uzman statüsü altında yasaya aykırı olan bu tutumuyla suç işlemektedir.

Denetimde Güvenilirlik Güvenirlik kavramı çBir ölçümün benzer koşullar altında aynı birime birden fazla uygulanması sonucunda benzer ve tutarlı sonuçlar alınmasıp olarak tanımlanabilir. Bu ölçü

Yak×n zamana kadar EMO-MMO taraf×ndan yürütülen asansör denetimleri, kamu kurumu yaklaü×m× ile, kamu güvenliùi kayg×s×yla yürütülmekteydi. Bu yaklaü×m bir asansörün denetiminde en yüksek güvenlik yaratma aray×ü×n×, en düüük bedelle üretme kayg×s×yla yürütmekteydi.

için uygulamanın hangi A Tipi Muayene Kuruluşu için nasıl ölçüleceği belli değildir. Dolayısıyla herhangi bir A Tipi kuruluşun yaptığı denetimin güvenilir olması daima tartışma konusudur. Yaşanan ve bundan sonra yaşanacak asansör kazaları bu açıdan mercek altına alınmalı, denetim ve denetimlerin sonuçları irdelenmelidir.

Diğer yandan A Tipi Muayene Kuruluşlarının art niyetli davranışlarına ilişkin kaygılardır. Denetimde ortaya çıkan, hatta abartılan bir aksaklığın giderilerek çyeşil etiketp alınması apartman yöneticisi için bir kaygı ve amaç ise, bunun için yönlendirilmeye açık olması kadar tabii bir şey olamaz. Buna ilişkin yönlendirme yapılıp yapılmadığına dair bir geri bildirim olup olmadığı bilinmemektedir.

.DPX*ÖYHQOLğLİÁLQ7HKGLWPL"

Bu sorunun yanıtı giderek netleşmektedir. 29 denetim kuruluşundan biri ve görece en güvenilir konumda olan MMO denetiminde bile elektrik mühendisi olmadan elektrik-elektronik sistemlerle çalışan asansörlerde denetim yapılabiliyorsa tartışma baştan bitmiştir. Asansör denetimi yapan diğer 28 yetki alan kuruluşta bu faaliyetin yürütülme şeklinin nasıl olduğunu varın siz tahmin edin!

Anayasa'nın 28. Maddesi çDevletin, kamu iktisadÈ teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslÈ ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülürp şeklindedir. Burada üzerinde durulması gereken asıl nokta çkamu hizmetip kavramıdır. Hangi hizmetlerin kamu hizmeti olduğu bilinmektedir. Asansörler kamu can güvenliği açısından tehlike yaratma potansiyeli yüksek bir aygıt olduğuna göre, denetiminin de Anayasa 128. Madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Halbuki A Tipi Muayene Kuruluşları kamu kuruluşu olmadığı gibi, çalıştırılan denetim elemanları da kamu görevlisi değildir. Hukuken bir açmaz olan bu tartışmayı hukukçuların sürdürmesi gerekmektedir.

Kaza mı, Cinayet mi?

İVWDQEXO0HFLGL\HNĞ\nGH7RUXQ&HQWHULQşDDWÜQGD(\OÖO &XPDUWHVLJÖQÖPH\GDQDJHOHQYH\DSÜHPHNÁLVLQLQ \DşDPÜQÜ\LWLUGLğLLşFLQD\HWLKHSLPL]LGHULQGHQVDUVWÜ

.DSLWDOLVWQHROLEHUDOVDOGÜUÜQÜQNXUXPODşWÜğÜELUJHUÁHNOH NDUşÜ NDUşÜ\D ROGXğXPX]X ELU NH] GDKD ÖONHQLQ \Ö]ÖQH ÁDUSDQROD\GD\LQHVHUPD\HLNWLGDUYH72.İEDşUROOHUGH\GL 7RUXQ &HQWHU LQşDDWÜQGD \ÜOGDQ EX \DQD \DSÜ GHQHWLPL\DSÜOPDGÜğÜEDVÜQD\DQVÜGÜ%XGHQHWLPVL]OLğLQ DÁÜNODPDVÜQGD NXOODQÜODQ JHUHNÁH LVH NHQGLVLQGHQ GDKD YDKLPGL

'HQHWLPGHQ VRUXPOX RODQ NXUXPXQ 72.İ ROGXğX 72.İnQLQLVHnWHSD\ÜQÜVDWDUDNSURMHGHQÁHNLOGLğLDÁÜNODQGÜ$QFDNWDSXQXQK¼O¼72.İnGHROPDVÜQHGHQL\OH7RUXQ &HQWHULQşDDWÜGHQHWLPLQLQVD\ÜOÜ<DSÜ'HQHWLP<DVDVÜ NDSVDPÜQGDROPDGÜğÜJHUHNÁHVL\OHGHQHWOHQHPHGLğLDÁÜNODQGÜ72.İİVWDQEXO(PODN'DLUHVL%DşNDQÜLVHo¡HNLOGLğLPL] LÁLQDUWÜNGHQHWLPVRUXPOXOXğXLOÁHEHOHGL\HVLQGHGLUpLGGLDVÜQDìLşOL%HOHGL\HVLo3URMHQLQWDSXVX72.İnGH\HWNLPL] \RNpGL\H\DQÜWODGÜ

Günümüzde A Tipi Muayene Kuruluülar× eliyle sürdürülen bu denetimler için tahsil edilen bedelin oldukça yüksek olduùu, rapor bedeli tahsil oran×n×n ise yüzde 100 olduùu dikkate al×n×rsa, belediyelerin asli görevi olan bir alan×n önce özelleütirilerek piyasalaüt×r×ld×ù×, tahsilat×n yine kamu üzerinden dayat×ld×ù× bir örnek olarak karü×m×za ç×kt×ù× görülmektedir.

Dava süreci tamamlandığında ise ortada kimsenin kalmayacağı, birkaç mühendis ve şantiye şefine her zaman her olayda olduğu gibi çgünah keçisip rolü biçileceğini tahmin etmek zor değil. Ancak bilinmesi gereken nokta; facianın yaşandığı asansörün binanın kalıcı asansörü olması, bu asansörün inşaat faaliyetinde kullanıma açılmış olmasının mevzuata göre suç teşkil etmesidir.

Tüm bunlar, kamu güvenliğinin, kamu güvenliği için sorumlu olan devlet aygıtı tarafından ne büyük tehdit altında bırakıldığını kanıtlamaktadır. Adeta denetimsizlik kurumsallaştırılmış, talan ve soygun düzeni at başı gitmektedir. Bu talan ve soygunun acı faturası ise madenlerde, inşaatlarda emekçilere, denetlenmiş görünen asansörlerde ise halka kesilmektedir.

Bize düşen görev ülke çıkarı ve kamu menfaati için, yasal ancak meşru olmayan dayatma ve uygulamalara, akıl ve bilimin yol göstericiliğini vicdanımızla harmanlayarak, karşı çıkmak, çKral çıplak!p diye haykırmaktır.