Elektrik Mühendisliği · Sayı 442 · Mayıs 2011

ASF’NİN GELECEĞİ ve TÜRKİYE SOSYAL FORUMU

Hüseyin Yeşil

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
2011
Sayfa
3
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • Avrupa Sosyal Forumu
  • Türkiye Sosyal Forumu
  • Dünya Sosyal Forumu
  • DİSK
  • kemer sıkma politikaları
  • BABELS

Özet

Yazar, 6. Avrupa Sosyal Forumu'nun İstanbul'da düzenlenişinin ardından Paris ve Budapeşte'de yapılan değerlendirme toplantılarını, forumun karşılaştığı sorunları ve Avrupa/Dünya Sosyal Forumu'nun geleceğine ilişkin tartışmaları aktarıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

İstanbul’da düzenlenen Avrupa Sosyal Forumu’nun Ardından Budapeşte Hazırlık Toplantısı’na…

Hüseyin Yeşil 6. Avrupa Sosyal Forumu Türkiye Organizasyon Komitesi Üyesi

İ stanbul’da 1-4 Temmuz 2010 tarihlerinde düzenlenen 6. Avrupa Sosyal Forumu’nun (ASF) ardından Kasım 2010’da Paris’te bir değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya 6. ASF Türkiye Organizasyon Komitesi’nden Hüseyin Yeşil, Eyüp Özer ve Ali Otaman katıldı.

Toplantının gündemi kapsamında 6. ASF ile ilgili Türkiye Organizasyon Komitesi’nin raporu sunuldu ve ardından raporun değerlendirmesi yapıldı. 6. ASF Türkiye Organizasyon Komitesi’nden Eyüp Özer raporun teknik bölümlerini sunduktan sonra Hüseyin Yeşil de foruma ilişkin raporun diğer bölümlerini aktardı. Daha sonra katılımcılar rapor üzerine değerlendirmeler yaptılar.

Yaklaşık 13 konuşmacı rapor üzerine söz aldı. Bazı konuşmacılar İstanbul’da yapılan 6. ASF’nin başarısız geçtiğini dile getirirken, bunun nedenini Türkiye Organizasyon Komitesi’nin 5 ay kendi iç tartışmaları ile zaman harcaması ve komiteden ayrılmalar olması şeklinde açıkladılar. (Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu Malmö dönüşü yaşanan tartışmalarda önerilerinin kabul edilmediğini dile getirerek komiteden ayrılmış ve Türkiye Sosyal Forumu toplantılarına da gözlemci olarak katılacağını belirtmişti.) Foruma katılımın düşük olduğu, özellikle Türkiye’den katılımın az olduğu belirtildi. Ayrıca tercüme altyapısının yeterli olmadığı eleştirisi yapılırken, Dayanışma Fonu’ndan yararlananların sayısının da az olmasının Doğu Avrupa’dan ve Rusya’dan katılımın düşük olmasına neden olduğu ifade edildi. Katılımcıların çoğu ise yaşanan olumsuzluklardan herkesin belli ölçülerde payı olduğu görüşünü bildirdiler. Yine konuşmacılar ASF’nin genel olarak her geçen gün zayıfladığına dikkat çekerek, bunun da İstanbul’da yapılan forumu etkilediğini not ettiler.

Bu eleştiri ve değerlendirmeler üzerine 6. ASF Türkiye Organizasyon Komitesi’nden Hüseyin Yeşil söz aldı. 6. ASF’nin İstanbul’da yapılmasına karar verilme sürecini an-

146 elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011

latan Yeşil, bu konunun 4 hazırlık toplantısında görüşüldüğünü anımsattı. Yeşil, forum hazırlıklarını Türkiye’de Türk ve Kürt bileşenlerinin birlikte yapıp yapamayacağı, Kürtçe tercümenin olup olmayacağı ve forumun yapıldığı sırada hükümetin tutumunun ne olacağı konusunda sorular sorulduğunu ve bu sorulara toplantıya katılan Türkiye Sosyal Forumu’nun tüm bileşenlerinin aynı cevabı verdiklerini ve bu sorunların üstesinden gelebileceklerini belirttiklerini hatırlattı. Tartışmalar sonunda Berlin’de yapılan hazırlık toplantısında oy birliği ile forumun İstanbul’da yapılmasına karar verildiğini belirten Yeşil, ayrıca forumun geleceği için İstanbul’da yapılmasının büyük bir şans olduğunu dile getiren konuşmacıların da olduğunu kaydetti.

Yeşil, Organizasyon Komitesi’nden ayrılan kurumların sonucu etkilemediklerini; çünkü 70-80 kurumdan oluşan Organizasyon Komitesi’nin kolaylaştırıcılığını da Türkiye’nin en büyük 5 emek ve meslek örgütünün (TÜRK-İŞ, DİSK, KESK, TMMOB ve belli bir süre sonra ayrılan TTB) oluşturduğunu belirtti. Hüseyin Yeşil, sorunun komitenin daralması (ki daralma söz konusu değil) ile ilgisinin olmadığını, sorunun asıl kaynağının hem Organizasyon Komitesi’nde hem de Kolaylaştırıcı Kurul’da görev alan kurumların yeterince çalışıp çalışmadığında yattığını anlattı. Yeşil, “Evet, bu soruya olumlu bir cevap vermek mümkün değil. Çok sayıda kişi ile hazırlık toplantılarına katılan kurumların, forumun hazırlık aşamasında bu çabayı (maddi-manevi) yeterince vermediklerini ya da veremediklerini söyleyebiliriz. Forum 2-3 kurum ve 7-8 kişinin çabaları ile gerçekleştirilmiştir” dedi.

Hüseyin Yeşil, konuşmasında 6. ASF’nin bugüne kadar yapılan forumlar içinde en az bütçeyle, hatta çok çok az bir bütçe (180.000 TL) ile gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, bunun da tercüme altyapısı gibi konuları doğrudan etkilediğini kaydetti. Malmö’de yapılan 5. Avrupa Sosyal Forumu’nun tercümanlara olan borçlarının ödenmemesi ya da çok geç ödenmesinin de forumlarda tercüme konusunda hizmet veren gönüllü bir kuruluş olan BABELS’in İstanbul’da yapılan foruma destek vermemesine neden olduğunu anlatan Yeşil, bu durumun tercüme işlerinde yaşanan aksaklıklarının diğer bir nedeni olduğunu da ifade etti.

Çok kısıtlı bir bütçe ile forumun yapılması nedeniyle Dayanışma Fonu’na fazla bir destek verilemediğini kaydeden Yeşil, konu ile ilgili olarak forumun hazırlık toplantılarında yardım talep ettiklerini; 6. ASF’ye kaynak sağlamak ve Malmö’de gerçekleştirilen forumda hizmet veren tercümanların kalan alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere 2 komite kurulduğu, ancak hiçbir yardım alınamadığını dile getirdi.

Hüseyin Yeşil, bu olumsuz koşulların yanında forum için belirlenen 1-4 Temmuz 2010 tarihinin de yer belirleme konusunda Organizasyon Komitesi’ni sıkıntıya soktuğunu, yapılacak yerin de ancak forum tarihinden 20 gün önce kesinleştirilebildiğini anlattı. Berlin’de sorulan soruların ve dile getirilen kaygıların tamamının üstesinde geldiklerini belirten Yeşil, tüm olumsuz koşullara rağmen foruma toplam 3 bin kişinin katıldığını, Osmanbey’den Taksim’e yürüyüşle gerçekleştirilen mitinge de yaklaşık 7 bin kişinin katılım sağladığını kaydetti. Yeşil, “Türkiye Organizasyon Komitesi’ne güvendiğiniz için, forumun İstanbul’da yapılmasını kararlaştırdığınız için teşekkür ederiz. Eksikliklerimizle birlikte 6. ASF’yi İstanbul’da gerçekleştirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu bile başarıdır; çünkü son güne kadar yaratılan olumsuz

elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011 147

havaya ‘Forum yapılamayacak ya da iptal edildi’ söylemlerine karşın, bütün eksikliklerine rağmen forum gerçekleştirilmiştir” diye konuştu. Yeşil, eleştirileri de olgunlukla karşıladıklarını ve bundan herkesin ders alması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Daha sonra söz alan konuşmacılar, Türkiye Organizasyon Komitesi’nin rapor ve değerlendirmesine katıldıklarını, her şeye rağmen forumun yapılmış olmasının önemli olduğunu dile getirdiler ve yaşanan sıkıntıların forumun genel sorunlarından kaynaklandığını belirterek Türkiye Organizasyon Komitesi’ne teşekkür ettiler.

Gündemin diğer ana konusu da forumun geleceği ile ilgiliydi. Yapılan tartışmalarda, sosyal hareketlerin bir bölümünün forumdan ayrıldıkları, foruma katılımın giderek azaldığı dolayısıyla bu konuda bir tartışma sürecinin başlaması gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Forumun bundan sonra ne zaman ve nerede yapılması kararından önce forumun geleceği ile ilgili bir çalışma ve tartışmanın yaşanması gerektiği belirtildi. Bu amaçla 3-6 Mart 2011’de Budapeşte’de bir toplantı yapılması kararlaştırıldı.

Budapeşte’de yapılan bu toplantıya da 6. ASF Türkiye Organizasyon Komitesi’nden Hüseyin Yeşil ve Ali Otaman katıldı. Toplantının ana gündemi ASF’nin geleceği oldu. Yapılan tartışmalarda birkaç konferans ve toplantı ile bu sürecin olgunlaştırılması gerektiği dile getirildi. Avrupa çapındaki eylemlilikler için ülkelerde çalışma yapılması ve bu eylemliliklerin Avrupa Sosyal Forum sitesinden herkese duyurulmasının önemi üzerinde duruldu.

Bu yıl Dakar’da yapılan Dünya Sosyal Forumu’nun (DSF) başarılı geçtiği; buraya Avrupa’dan çok sayıda sosyal hareketin katıldığı ancak bu sosyal hareketlerin ASF’ye katılmadıklarına dikkat çekildi. Bu durumun nedeninin araştırılması gerektiği, ayrıca buradan kopan kurumların tekrar ASF’ye çağrılması için bir çalışma başlatılması gerektiği belirtildi. Bunun da Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yapılacak olan eylemlilikler için hareketlilik sağlanarak mümkün olabileceği dile getirildi.

Bundan sonra yapılacak DSF’nin Avrupa’da yapılıp yapılamayacağının tartışılması gerektiği de ele alınan toplantıda, bunun için kesin kararın DSF’ye bildirilmesi gerektiği belirtildi. Bazı konuşmacılar; “Ölmekte olan ASF önce kendini kurtarsın, sonra DSF’ye Avrupa’da talip olsun” dediler ve ASF’nin bu haliyle DSF’yi örgütleyemeyeceğini dile getirdiler. Diğer bazı konuşmacılar da bunun ASF için bir fırsat olabileceği ve DSF’nin Avrupa’da yapılması önerisinin kabul edilmesi gerektiğini savundular.

Bu tartışmanın devam ettirilmesi konusunda mutabakat sağlanan toplantıda, 31 Mayıs 2011’de Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’ndaki sol grup ile birlikte bir konferans düzenlenmesi kararlaştırıldı. Konferans, Avrupa’da uygulanmakta olan “kemer sıkma politikalarına” ve “İspanya, Yunanistan, İrlanda v.b ülkelerin borçları ile ilgili AB’nin uyguladığı politikalara” karşı neler yapılabilirliliğinin tartışılmasını amacıyla düzenlenecek.

Toplantıda Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin sorunları ve buradan hareketle ASF’ye katılımları da tartışıldı.

Macaristan’daki sel felaketinin sonuçlarını kamuoyuna anlatan ve Macar Hükümeti’nin gerekli önlemleri alması konusunun işlendiği, Tunus, Mısır, Libya, Yemen, Sudan v.b ülkelerdeki hareketlerin desteklendiğinin açıklandığı iki metnin kabul edilmesi kararlaştırıldı.

DSF’nin de desteği ile 2012’deki ASF’nin Kiev’de yapılabileceği ve bunun için yapılacak olan ilk hazırlık toplantısının da Kiev’de düzenlenebileceği konuşuldu. Bu konunun ve ASF’nin geleceği ile ilgili tartışmaların 30 Mayıs 2011‘de Brüksel’de bir araya gelindiğinde ele alınması benimsendi.

Buraya kadar, İstanbul’da gerçekleştirilen ASF’nin ardından yaşanan tartışmaları ve DSF ile ASF arasındaki ilişkinin ele alındığı toplantılara ilişkin bilgileri objektif olarak aktarmaya çalıştım. ASF’nin geleceği ile ilgili bu tartışmalara Türkiye Sosyal Forumu bileşenlerinin de katılması gereklidir. Çünkü ülkemizde, Avrupa’da ve Dünya’da yaşananlara karşı mücadele deneyimlerinin aktarıldığı, belli ölçüde dayanışmanın örgütlendiği bu alan 10 yıl öncesinden daha çok önemlidir diye düşünüyorum. Bu açık alanın çok abartılmaması ya da küçümsenmemesi koşuluyla forumun mücadele için işlevselliğinin sağlanabileceğine inanıyorum. Bu amaçla Kolaylaştırıcı Kurul’un sekretaryasını üstlenen DİSK’in Türkiye Sosyal Forumu’nu toplantıya çağırması önemli bir adım olacaktır.

Başka Bir Dünya Mümkün, Başka Bir Avrupa Mümkün,

Başka bir Türkiye Mümkün! <

148 elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011