Elektrik Mühendisliği · Sayı 442 · Mayıs 2011
LİBYA TEZKERESİ PROTESTO EDİLDİ
Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2011
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Libya Tezkeresi
- TMMOB
- TTB
- KESK
- basın açıklaması
- emperyalizm
Özet
TMMOB, TTB ve KESK Ankara Şubeler Platformu, Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi'ni TBMM önünde düzenledikleri basın açıklamasıyla protesto etti; açıklamada emperyalist müdahale ve AKP Hükümeti'nin politikaları eleştirildi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
L ibya’ya asker gönderilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TMMOB, TTB ve KESK Ankara Şubeler Platformu tarafından 24 Mart 2011 tarihinde TBMM Dikmen Kapısı önünde düzenlenen kitlesel bir basın açıklamasıyla protesto edildi. Emek ve meslek örgütlerinin uyarılarına rağmen tezkere, TBMM Genel Kurulu’nda yapılan gizli görüşme sonucunda kabul edildi.
Tezkerenin Meclis’te görüşüldüğü sırada TMMOB, TTB ve KESK Ankara Şubeler Platformu’nun çağrısı ile TBMM kapısında bir protesto gösterisi yapıldı. Çeşitli demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin de destek verdiği kitlesel basın açıklamasında, TMMOB, TTB ve KESK Ankara Şubeler Platformu adına ortak basın açıklamasını KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Dengiz Sönmez okudu.
Libya’ya karşı 19 Mart 2011 tarihinde “ABD, Fransa ve İngiltere’nin öncülüğündeki emperyalist güçlerin ‘Şafak Yolculuğu Operasyonu’ adı altında başlattıkları bombardımanın” sürdüğü belirtilen açıklamada, “Televizyon ekranlarını saran görüntüler eşliğinde yapılan haber ve yorumlar, ister istemez yüz binlerce sivil kurban verilen ‘Irak’ı Özgürleştirme Harekatı’nı hatırlatıyor hepimize” denildi.
Sivil halkı, Kaddafi’nin katliamından korumak için askeri hedeflere yönelik başlatıldığı iddia edilen operasyonun sivil halka zarar verdiğine dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:
“Kaddafi’nin doğduğu Sirte Havaalanı hedef alındı. Uzmanlar, sivil havaalanının yerleşim yerleri ile iç içe olduğunu belirtirken, sadece bu saldırıda ölen sivil sayısının yüzlerle ifade edileceğinden endişe ediliyor. Bu tip müdahalelerin gerçek kayıplarının ortaya çıkması için uzun süre beklemek zorunda kalmayı deneyimleri ile öğrenenler olarak, müdahalenin katliam boyutlarına gelmemesini ümit ediyoruz.”
144 elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011
“Libya’yı Emperyalizmin Üssü Yapmak İstiyorlar”
Açıklamada, “Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde yer alan emperyalist ülkelerin, ‘sivillerin korunması, halkların özgürleştirilmesi’ söyleminin altında Libya petrolleri ile Kuzey Afrika ülkelerindeki doğalgaz ve yeraltı madenleri açısından zengin bölgeleri kontrol etme isteklerini gizlemeye çalıştıkları” anlatıldı. Diğer hedefin de “Arap-İslam dünyasında yaşayan halkların kendi kaderlerine sahip çıkmak için harekete geçtikleri sürece müdahil olabilmek için Libya’yı bir üs olarak kullanma gayreti” olduğu belirtilen açıklamada, “Böylece bölgede totaliter baskıcı rejimlere karşı oluşacak halk hareketlerini yönlendirerek, kendi çıkarlarına karşı oluşabilecek yönelimleri engelleme fırsatı da yakalanacaktır” denildi.
“Türkiye’ye Jandarma Rolü”
Operasyonda, Türkiye’ye “ABD’nin Libya’daki bekçiliği” rolünün biçildiği kaydedilen açıklamada, AKP Hükümeti’nin “emperyalist saldırganlara lojistik destek verme gibi dolaylı, utangaç destek planları” yaptığı kaydedildi. Yaşanan gelişmelerin desteğin bu boyutta kalmayacağına işaret ettiği savunulan açıklamada şu noktalara dikkat çekildi:
“Kimi haberlere göre, Türkiye’nin Libya’da ABD için ‘koruyucu güç/hami devlet’ olarak hizmet vereceği belirtilirken, daha birkaç gün önce Libya’ya yapılacak bir askeri müdahaleye ilişkin ‘Ne işi var NATO’nun orada, böyle saçmalık olur mu?’ diyen Başbakan Erdoğan nezdinde AKP Hükümeti’nin, ABD’nin bölgedeki jandarmalığına ikna edildiği anlaşılmaktadır.”
“Gerçek Hedef Ne?”
Açıklamada, operasyonun sivil kayıpların engellenmesi için düzenlenmediği görüşünün altı çizilirken, şu sorular gündeme getirildi:
“- Eğer Libya’yı bombalamakta gerekçe sivil kayıplarını engellemek ise; Irak, Afganistan, Pakistan’da her gün ABD’nin hayalet uçakları ile yüzlerce sivili katlederken BM neden bu katliama göz yumuyor? - İsrail’in yıllardır Filistin halkına karşı yürüttüğü saldırgan politikaların neden önü kesilmiyor? İsrail’in 1967 ve 1973 savaşlarıyla işgal ettiği topraklardan çekilmesine dair sayısız BM kararı neden hayata geçirilmiyor? - Daha iki ay önce Kaddafi’den, 250 bin dolar para ödülü ile beraber, “insan hakları ödülü” olarak madalya alan AKP Hükümeti’nin Başbakanı Tayyip Erdoğan değil miydi?”
“Ortadoğu Halklarına Kulak Verin”
Şimdiye kadar emperyalist ülkelerin müdahalelerinin hiçbirinin mazlum halkların lehine sonuçlar doğurmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Libya’ya kendilerinin bile inanmadığı bahaneler ileri sürerek müdahale eden, BM Güvenlik Konseyi’ndeki emperyalist ülkelerin yönetimlerine ve AKP Hükümeti’ne, Ortadoğu’da ve Afrika’da dökülecek her damla kandan sorumlu olacaklarını hatırlatıyoruz” uyarısı yapıldı.
Halklar üzerinde baskı kurarak, şiddet uygulayan tüm yönetimlerin eninde sonunda tarihin çöplüğünde yerini alacağı belirtilen açıklamada, emek ve meslek örgütlerinin talepleri şöyle sıralandı:
“- Emperyalist güçlerin Libya’ya yönelik askeri saldırganlığı derhal durdurulmalıdır. - Kaddafi, kendi halkının demokrasi ve özgürlük taleplerine kulak vermelidir. - Türkiye’yi emperyalist politikaların parçası haline getiren AKP Hükümeti işbirlikçi politikalarına son vermelidir. - Milletvekillerine sesleniyoruz bu kanlı senaryoya, yeni işgal planlarına, halka karşı işlenen bu suça ortak olmayın. Tayyip Erdoğan gibi NATO komutanının ve emperyalizmin değil, Ortadoğu’nun ezilen halklarının sesine kulak verin. Bu tezkereyi reddedin.” <
elektrik mühendisliği, 442. sayı, mayıs 2011 145