Tematik alan
Meslek ve eğitim
Yıllara göre
Bir döneme tıklayarak yazıları o yıllarla sınırlayın.
Sık geçen konular
-
EDİTÖRDEN:DENETİMSİZ GÜÇ TEKELLEŞMESİNE HAYIR
EMO Yayın Kurulu üyesi, 2017 Anayasa değişikliği referandumunu güçler ayrılığı ve denetim mekanizmalarının ortadan kalkması açısından eleştirerek mühendislik mesleğindeki denetim ilkesiyle karşılaştırıyor ve 'Hayır' oyu çağrısında bulunuyor.
-
MÜHENDİSLİKTEN “ANAYASA”YA ANAYASASIZLAŞTIRMADAN “MÜHENDİS”LİĞE
Yazı, 16 Nisan 2017 halkoylamasına sunulan anayasa değişikliğini anayasa hukuku tekniği ve tarihsel süreç açısından eleştirel biçimde değerlendirerek sürecin meşruiyet sorunlarına dikkat çekiyor.
-
ERDOĞAN ANAYASASI’NIN DEMOKRASİ SİYASET ve TOPLUMSAL YAŞAM ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ
Yazar, 16 Nisan 2017'de halkoyuna sunulacak Anayasa değişikliğinin parlamenter sistemi ve güçler ayrılığını ortadan kaldırarak tek adam yönetimine yol açacağını, Meclis'in denetim yetkilerini büyük ölçüde budayacağını ayrıntılı biçimde eleştirmektedir.
-
DEMOKRATİK REJİME SAHİP ÇIKALIM!
EMO Yönetim Kurulu Saymanı İbrahim Aksöz, 16 Nisan 2017 referandumuna sunulan Anayasa değişikliğinin maddelerini eleştirel biçimde değerlendirerek yetkilerin tek kişide toplanmasının demokrasiye ve hukuk devletine zarar vereceğini savunuyor ve 'Hayır' çağrısı yapıyor.
-
MEMLEKETİN “HAYRINI” DÜŞÜNMEK
Yazar, 16 Nisan 2017 Anayasa referandumu öncesinde başkanlık sistemi tasarısını eleştirerek kuvvetler ayrılığının ortadan kalkacağını, tek adam yönetiminin güçleneceğini ve demokrasi, hukukun üstünlüğü ile özgürlüklerin zarar göreceğini savunuyor; 'Hayır' cephesinin toplumsal dinamizmine ve umuduna dikkat çekiyor.
-
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ve ADALET SİSTEMİNE ETKİLERİ
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 16 Nisan referandumunda oylanacak Anayasa değişikliğinin kuvvetler ayrılığını ve yargı bağımsızlığını zayıflatacağını, tüm yetkinin tek bir kişide toplanacağını savunarak değişikliğe karşı görüş bildiriyor.
-
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI’NDAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ’NE İLİŞKİN GÖRÜŞLER
EMO Yönetim Kurulu eski başkanları, 16 Nisan 2017'de yapılacak Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin görüşlerini paylaşarak başkanlık sistemine ve yetkilerin tek elde toplanmasına karşı 'Hayır' çağrısında bulunuyor.
-
HER ŞEY İNSAN YARARINA
Yazar, Endüstri 4.0 tartışmalarının istihdam ve insana yönelik boyutunu ele alarak Almanya, TÜSİAD raporu ve çeşitli uzman görüşlerinden örneklerle Türkiye'nin teknolojik ve eğitim altyapısı bakımından bu dönüşüme hazır olmadığını tartışıyor.
-
YERLİ MÜHENDİSLİK ÇABALARININ ÖNÜ AÇILMALI
Endüstriyel Otomasyon Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Endüstri 4.0 sürecinde Türkiye'nin dünya ile eş zamanlı gelişme fırsatına sahip olduğunu vurgulayarak yerli mühendislik çabalarının desteklenmesi, üniversite-sanayi işbirliği ve nitelikli eleman yetiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Yazar, ENOSAD'ın önerdiği İLTEK projesi gibi teknolojik platform önerileriyle devletin bu alanda teşvik ve koordinasyon sağlamasını istemektedir.
-
ENDÜSTRİ 4.0 DEVRİM DEĞİL EVRİM
Schneider Electric, Endüstri 4.0'ı köklü bir devrim değil önceki teknolojilerin bütünleşmesiyle oluşan bir evrim olarak değerlendiriyor ve Türkiye'nin bu dönüşümde geri kalmaması için teknoloji ve eğitim yatırımlarının önemine dikkat çekiyor. Metin ayrıca Gürcan Banger'in 'Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme' adlı kitabını tanıtıyor.
-
EDİTÖRDEN: 4 KÜSUR N VE GEZGİN İLETİŞİMİN GELECEĞİ
EMO Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Başkanı, derginin haberleşme dosyasını tanıtarak mobil iletişimdeki hızlı gelişmeleri, artan veri trafiği sorununu ve 5N teknolojisinin geleceğe etkilerini değerlendiriyor.
-
EDİTÖRDEN MÜHENDİSLİK, TEKNOLOJİ VE TEMEL BİLİM
Yazar, mühendislik eğitiminde temel bilim derslerinin öneminin azalmasını eleştiriyor; MÜDEK ölçütlerini ve Türkiye'de temel bilimlerin kurumsal tarihini (Cahit Arf, TÜBİTAK Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü'nün dönüşümü) örnekleyerek temel bilim eğitiminin zayıflatılmasının mühendislik mesleğine zarar verdiğini savunuyor.
-
MÜHENDİSLİK EĞİTİMİNDE “STANDART” KAYBOLDU
Yazar, mühendislik bölümlerine öğrenci alımındaki puan farklılıklarını, teknoloji fakültelerinin kurulmasıyla ortaya çıkan unvan ve eğitim standardı karmaşasını, dikey geçiş ve mühendislik tamamlama programlarının yarattığı nitelik sorunlarını eleştirel biçimde ele alıyor.
-
EDİTÖRDEN EMPERYALİZMİN YENİ BOYUTU
Yazar, emperyalizmin günümüzdeki biçimini beyin göçünden fikir/bilgi göçüne evrilen süreç üzerinden ele alarak, ABD ve gelişmiş ülkelerin teknoloji transferi ve inovasyon ekosistemleri kurarak dünya çapındaki fikirleri kendi ekonomilerine kazandırma stratejisini ve Türkiye'nin bu süreçteki eksik ve zayıf konumunu tartışıyor.
-
ULUSAL AR-GE İNOVASYON BULMACAMIZ VE EKSİK PARÇALAR
Yazı, Türkiye'de üniversite-sanayi işbirliğini destekleyen kurumsal mekanizmaların (KOSGEB, TÜBİTAK-TİDEB, TTGV, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Teknoloji Transfer Ofisleri) tarihsel gelişimini ve TTO'ların ekosisteme katkılarını değerlendiriyor.
-
FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ “KORUNMASI
Ha-Joon Chang'in kitabından derlenen bu yazıda fikri mülkiyet haklarının, özellikle patent sisteminin tarihsel gelişimi ve gelişmekte olan ülkeler ile teknoloji transferi üzerindeki etkileri ele alınıyor; HIV/AIDS ilaçları örneği üzerinden patent lobisinin baskıları ve kamu yararı arasındaki gerilim tartışılıyor.
-
SÖZDE MÜHENDİS YETİŞTİREN FAKÜLTELER
Yazar, Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan teknoloji fakültelerinin mühendislik bölümlerinin yeterli akademik altyapıya sahip olmadan öğrenci aldığını, mühendislik mesleğini değersizleştirdiğini ve mevcut mühendislik fakülteleriyle birleştirilmesi gerektiğini savunuyor.
-
AKP’DEN ADRESE TESLİM YASA ARAYIŞI
EMO, AKP milletvekillerince Meclis'e sunulan torba yasa teklifi ve hükümet tasarısıyla kayıp-kaçak bedellerinin yurttaşlara yansıtılmasının yasallaştırılmak istenmesini eleştiriyor; dağıtım şirketlerinin muhasebe oyunları ve özelleştirme sürecindeki adaletsizlikleri değerlendiriyor.
-
DURUM NASIL?
Yazar, asansör kontrol sisteminin İzmir'de başlayıp Türkiye'ye yaygınlaşma sürecini, standartlaşma ve eğitim çalışmalarının sektöre katkısını değerlendirerek asansör sektörünün genel algının aksine iyi bir seviyeye ulaştığını savunuyor.
-
DİPLOMALARDA MÜHENDİSLİK TESCİLLENECEK
YÖK'ün 2005'te diplomalara unvan yazılmasını kaldırmasıyla ortaya çıkan hukuki kargaşa, Danıştay kararları ve 2014'te alınan yeni YÖK kararıyla mühendislik diplomalarına unvan yazımının yeniden getirilmesi süreci, ilgili mevzuat maddeleri çerçevesinde ele alınıyor.
-
REKLAMLARIN GÖZÜNDEN MÜHENDİSLİK
EMO'nun 60. yılı vesilesiyle Elektrik Mühendisliği Dergisi'nin 1956-1976 yılları arasındaki sayılarında yer alan reklam ve ilanlar üzerinden Türkiye'nin ekonomik, sanayi ve teknolojik dönüşüm tarihine bakılıyor. Kamu kurumlarının ilk reklamlarından yerli ve yabancı özel sektör ilanlarına, Basın İlan Kurumu ile yaşanan mücadeleye kadar dönemin toplumsal ve ekonomik izlerini yansıtan örnekler aktarılıyor.
-
BU YEST İŞLETME SORUMLULUĞU NE OLA Kİ?
Yazar, Yapı Elektronik Sistemleri ve Tesisatlarına Ait Mühendislik Hizmetleri Yönetmeliği'ni tamamlayacak 'YEST İşletme Sorumluluğu' düzenlemesinin önemini, Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi yangınından çıkarılan teknik ve idari eksiklik tespitleriyle açıklıyor. Mevcut mevzuatın teknolojik gelişmelerin gerisinde kaldığını vurgulayarak kamu güvenliği açısından yetkili mühendislerin işletme sorumluluğunun yaşama geçirilmesi gerektiğini savunuyor.
-
MEMUR-SEN’İN MÜHENDİSE YILLIK ZARARI: 1.176 LİRA
Yazı, Memur-Sen'in hükümetle imzaladığı 2014-2015 toplu sözleşmesinin kamuda çalışan mühendisler ve diğer memurlar için hükümetin ilk teklifinden daha düşük bir zamla sonuçlandığını, bunun mühendislere yıllık 1.176 lira kayıp getirdiğini eleştiriyor; KESK'in konuya ilişkin tepkisine de yer veriliyor.
-
TÜMÜ - PDF
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, 8 Eylül 2013'te yapılan ilk EMO Danışma Kurulu Toplantısı açılış konuşmasında Odanın 60 yıllık tarihine, mühendislik eğitiminin değersizleştirilmesine yönelik girişimlere, AKP iktidarının TMMOB ve EMO'yu etkisizleştirme çalışmalarına ve Gezi direnişinin toplumsal mücadeleye katkısına değiniyor.
-
EMO’dan
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, 8 Eylül 2013'te Ankara'da düzenlenen ilk Danışma Kurulu toplantısındaki açılış konuşmasında EMO'nun 60 yıllık tarihini, TMMOB'ye yönelik yasal saldırıları ve Gezi Parkı direnişiyle şekillenen toplumsal mücadele sürecini değerlendiriyor. Meslek alanının değersizleştirilmesine, özelleştirmelere ve demokrasi karşıtı politikalara karşı EMO'nun toplumsal muhalefetteki rolünü vurguluyor.
-
EDİTÖRDEN: MÜHENDİSLİK MESLEĞİ EĞİTİMİ ve UNVANI
Editör yazısında, teknik öğretmenlere ve Teknoloji Fakültesi mezunlarına mühendis unvanı verilmesi sürecinin tarihsel gelişimi ve mühendislik eğitiminin niteliği üzerindeki olumsuz etkileri tartışılıyor. YÖK'ün kararları ve mevzuat değişiklikleri eleştirilerek, niteliksiz mühendislik eğitiminin toplumsal zararlarına dikkat çekiliyor.
-
TEKNİK ÖĞRETMENLERİN MÜHENDİS OLMASI ŞART MI?
Yazar, teknik eğitim fakültelerinin kapatılarak yerine teknoloji fakülteleri kurulması ve mezunlarının mühendis unvanı almasını, ara eleman ihtiyacı ile mühendis işsizliği bağlamında eleştiriyor; Türkiye'nin eğitim sistemini Alman eğitim sistemiyle karşılaştırarak yapısal sorunları tartışıyor.
-
DÜNYADA TEKNOLOG BİZDE MÜHENDİS OLACAK
Yazar, YÖK'ün teknik eğitim fakültelerini kapatarak kurduğu teknoloji fakültelerinin mühendislik unvanı verme kararını hukuki ve akademik açıdan eleştiriyor; TMMOB'un açtığı davalar ve YÖK'ün gerekçelerinin tutarsızlığı ele alınıyor.
-
GEL VATANDAŞ, BEDAVAYA MÜHENDİSLİK BURADA!
EMO Yönetim Kurulu, YÖK'ün teknik öğretmenlere düşük seviyeli bir sınavla mühendislik unvanı verilmesine yönelik uygulamasına tepki gösterdi; bu durumun mühendislik eğitimini değersizleştirdiğini ve eşitsizlik yarattığını savundu. Ayrıca çeşitli meslek odalarının akademisyenlere çağrı yaparak sınavın iptalini istediği belirtildi.
-
TEKNİK EĞİTİM FAKÜLTELERİNDEN MEZUN OLANLARIN MÜHENDİSLİK LİSANSI TAMAMLAMA PROGRAMLARI HAKKINDA
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı, teknik eğitim fakültesi mezunlarının mühendislik unvanı kazanmasına yönelik tamamlama programlarını, çift ana dal/çift lisans uygulamalarıyla karşılaştırarak eleştirel biçimde değerlendiriyor. Yazar, mevcut YÖK uygulamasındaki 20-40 kredilik tamamlama eğitiminin yetersiz olduğunu savunarak sürecin üniversitelerin intibak komisyonlarınca belirlenmesini öneriyor.