Elektrik Mühendisliği · Sayı 449 · Ocak 2014

MEMUR-SEN’İN MÜHENDİSE YILLIK ZARARI: 1.176 LİRA

Fatih Kaymakçıoğlu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme

Yıl
2014
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • Memur-Sen
  • toplu sözleşme
  • maaş zammı
  • KESK
  • kamu mühendisi
  • 2014 bütçe

Özet

Yazı, Memur-Sen'in hükümetle imzaladığı 2014-2015 toplu sözleşmesinin kamuda çalışan mühendisler ve diğer memurlar için hükümetin ilk teklifinden daha düşük bir zamla sonuçlandığını, bunun mühendislere yıllık 1.176 lira kayıp getirdiğini eleştiriyor; KESK'in konuya ilişkin tepkisine de yer veriliyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Hükümetin Zam Önerisi 223 Lira İken, Memur-Sen’in İmzaladığı 125 Lirada Kaldı...

Fatih Kaymakçıoğlu EMO Yönetim Kurulu Üyesi

Dünya toplu sözleşme tarihinde bir ilk Türkiye’de yaşandı. Hükümet 223 lira zam teklifi verdi, MemurSen 125 lira almaya hükümeti razı etti! Bir mizah hikâyesi yazdığımı sanmayın.

2014 yılı memur maaş artışları trajikomik bir boyutta; memurlar şaşkın.

İşin daha da komik yanı, Memur-Sen üyesi olmayan memurları da bağlaması. Ne yazık ki “Ben, Memur-Sen üyesi değilim, hükümetin teklifini istiyorum” deme hakkı da yok.

Bu yazıyı Memur-Sen’in mühendislerle birlikte tüm meslek gruplarına karşı bir tavır almasına dikat çekmek için yazıyoruz.

Bu tavır içinde hangi meslek grupları var diye bakınca; mühendisler, tabipler, diş tabipleri, eczacılar, veteriner hekimler, hemşireler, mimarlar, jeologlar, kimyagerler, öğretmenler, teknikerler ve teknisyenler, akademisyenler, avukatlar, vaizler, polisler, kaymakamlar, kısaca memurların büyük kısmını görüyoruz.

Bu meslek gruplarına karşı düşmanlık nereden geliyor? Hizmetler, işin niteliği, sorumluluk derecesi, başarı ile yapılabilmesi için işi görenin sahip olacağı bilgi ve deney

gibi nesnel kıstaslarla değerlendirilmesinin meğer önemi yokmuş.

Bir başka göz de şunu söylüyor; yerel seçim sürecine giriliyor. Yandaş sendika yöneticileri için bir pazarlık mı var? Şu an nedenini bilemiyor ve çözemiyor olsak bile, elbet yakın bir gelecekte gerçekler su yüzüne çıkacaktır.

Olay nasıl gelişti bir göz atalım: 2014 yılı maaş artışlarını da içeren toplu sözleşme masasına hükümet, ilk teklif olarak yüzde 3+3, toplamda yüzde 6.1 oranında zam teklifiyle geldi. Memur adına masaya oturan yetkili sendika MemurSen, önce büyük bir tepki göstererek, “bu teklifin kabul edilemez olduğunu” açıklayıp masadan kalktı. Hükümet, teklifini yılın iki ayrı bölümü için 1’er puan yükselterek, yüzde 4+4’e çıkarabileceğinin işaretini verdi. Ancak ertesi gün diğer konfederasyonların haberi olmadan hükümetle yeniden masaya oturan Memur-Sen, toplantı sonunda anlaşma sağlandığını ve maaş artışının oransal olmadığını, sabit bir miktar zamma karar verildiğini açıkladı. Böylece 1.1 milyon memur için hükümetin teklif ettiği yüzde 6.1’lik zam kabul edilirken, diğer taraftan 2.6 milyon memurun 1.5 milyonu için hükümetin vereceğinden daha düşük bir zam alındı.

Yani 1.5 milyon memur için oransal olarak hükümetin teklif ettiği toplam yüzde 6.1’lik zammın ancak yarısına ulaşabiliyor. Memurlar, 2012 yılı için yüzde 4+4, 2013 yılı için 3+3 oranında zam almışlardı. Ayrıca 2014 yılında enflasyon oranı ne olursa olsun bir fark da ödenmeyecek. 2015 yılında ise yüzde 3+3 artışa ilave olarak 6'şar aylık dönemde enflasyon yüzde 3'ü aşarsa, enflasyon farkı ödenecek. 2015 yılı maaş artışı için ise hükümetin önerisi aynen kabul edilmiş. 2014 için yapılan sözleşmede, taban aylığı haricinde artış yapılmadığı için çalışan memurların gelecekteki kayıpları artacak. Bununla birlikte mevcut emeklilerin de durumunda bir iyileştirme olmayacak.

Aylık 98 TL Buharlaştı Kamuda çalışan bir mühendise hükümet 223 lira zam teklif etmişken, sendikanın imzaladığı toplu sözleşmeyle bu mühendis sadece 125 lira artış alabildi. Yani 98 lira daha fazla zam alabilecekken, alamamış oldu. Memur-Sen’in isteğiyle imzalanan toplu sözleşmede yer alan zam kararıyla kamuda çalışan doktor, mühendis, kaymakam, avukat, başkomiser, polis gibi bazı meslekler ile şube müdürü ve memur kadroları için hesap yapıldığında her bir memurun gördüğü zarar ortaya çıkıyor. Yıllık olarak bir doktor 1.200 lira, mühendis 1.176 lira, kaymakam ise yine 1.176 lira daha düşük zam almış olacak. Gelelim memur emeklileri ile dul ve yetimlerinin maaşlarına; bilindiği üzere Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık aylarında uygulanmak üzere yılda iki kez artırılıyor. Maaş artışlarını, memur maaş katsayısı, taban aylık ve yan ödeme katsayıları olmak üzere üç unsur belirliyordu. Bu sistemi 2014 için değiştirdiler. Son yapılan toplu görüşmelerde, sadece taban aylık katsayısında artış öngörülürken, maaş katsayısı ile yan ödeme katsayısında hiçbir artış yapılmadı. Bu durumda taban aylık katsayısında artış kriterleri nedeniyle, hükümetin teklif ettiği artışın gerisinde bir artışa karşılık geliyor. Uzun vadede memur emeklilerinin kaybı artacak. Tüm bunların yanında memur emeklileri de enflasyon artış oranından yararlanamayacaklar. Sonuçta hükümetin teklif ettiği zam oranının altında bir artışa imza koyan Memur-Sen tarafından toplu sözleme adı altında yapılan mutabakatla kamuda çalışan 1.5 milyon memurla birlikte mühendisler de mağdur duruma düşürülmüştür. İşverenin teklif etiği rakamın altında bir rakama toplu sözleşme yapan bir memur sendikası özelliğiyle dünya sendika tarihine geçmiş oldular.

KESK:

TAM BİR FİYASKO

EMO Basın- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) 2014-2015 yıllarını kapsayan toplusözleşmeyi “tam bir fiyasko” olarak nitelendirirken, Memur-Sen’in tutumuna da tepki gösterdi.

KESK tarafından 13 Aralık 2013 tarihinde yapılan açıklamada, “AKP iktidarı ile el ele veren malum konfederasyon yangından mal kaçırırcasına altına imza attığı satış sözleşmesi ile 2.5 milyon kamu emekçisinin ve 1.9 milyon emeklisinin yoksulluğunun sürdürülmesini onaylamıştır” denildi. Açıklamada, kamu emekçilerinin 2014 maaş artışlarının denildiği gibi 175 lira olmadığı, vergi kesintileri ve vergi dilimindeki yükseliş nedeniyle kesinti payının artmasıyla da birlikte gerçekte maaşlara yansıyacak zammın 116 lirada kalacağı ortaya konuldu. Ortalama 2 bin 50 lira maaş alan kamu emekçisinin dahi resmi rakamlarla eş ve çocuk yardımı dahil olmak üzere yüzde 6’lık bir artış alabileceği kaydedildi. 2014 yılı için enflasyon farkı ödemesi de yapılmayacak olmasının eleştirildiği açıklamada, bunun yalnızca çıplak maaşların değil, toplam maaşa etki eden bütün kalemlerin enflasyon farkı altında ezilmesine yol açtığı şöyle anlatıldı:

“Oysa kamu emekçilerinin 2014 yılı maaşlarında  %4 + %4 artış bile olsa bu oran maaş katsayısına bağlı tüm ödemelere yansıyacaktı. AKP-Memur Sen mutabakatında bu bile sağlanamadığı için kamu emekçileri 2014 yılında sadece eş ve çocuk yardımı kaleminde 150 TL civarında kayıp yaşayacaktır. Maaş katsayısına bağlı diğer ödemeleri de hesaba kattığımızda kamu emekçilerinin kayıplarının boyutları katlanarak artacağı açıktır.” 

Bu koşullar altında memura müjde manşetlerine de tepki gösteren KESK, açıklamasında, “Gerçekleri çarpıtma konusunda hamilerinin yolunda çıraklıktan ‘ustalığa’ geçenler ne kadar çabalarsa çabalasın güneş balçıkla sıvanmaz” cümlesine de yer verdi.