Elektrik Mühendisliği · Sayı 448 · Ekim 2013
GEL VATANDAŞ, BEDAVAYA MÜHENDİSLİK BURADA!
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2013
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 7 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- YÖK
- teknik öğretmen
- mühendislik tamamlama sınavı
- ÖSYM
- EMO basın açıklaması
- torba sınav
Özet
EMO Yönetim Kurulu, YÖK'ün teknik öğretmenlere düşük seviyeli bir sınavla mühendislik unvanı verilmesine yönelik uygulamasına tepki gösterdi; bu durumun mühendislik eğitimini değersizleştirdiğini ve eşitsizlik yarattığını savundu. Ayrıca çeşitli meslek odalarının akademisyenlere çağrı yaparak sınavın iptalini istediği belirtildi.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
barsızlaşma sorunlarını çözmeye yetmeyeceği gibi sorunu daha da fazla arttıracaktır. Aynı zamanda teknik eğitimin değerini yok sayan bu sınav, mühendis, mimar ve şehir plancısı olmak için üniversitelerin lisans bölümlerinde en az 4 sene emek veren öğrencilerimizin, meslektaşlarımızın emeklerini de yok saymaktadır. Teknik öğretmenlerin de eğitim koşullarının iyileştirilmesi yerine kolaycı bir düzenlemeyle onlara sadece yeni bir iş alanı gösterilmektedir. Ancak bilinmelidir ki; teknik öğretmenlik ve mühendislik üretim sürecinin bütününde birlikte iş yapabilir ancak birbirinin yerine geçebilecek meslek alanları olmadığı gibi her iki meslek alanı da farklı formasyonlara sahiptir. Mühendislik eğitimi, tasarım, plan ve program gibi temel unsurlar aracılığıyla üretim ile hizmet sürecinin bütününe yöneliktir. Teknik öğretmenlik ise üretim veya hizmet sürecinin belirli an veya parçaları üzerinde yoğunlaşır. Dolayısıyla her iki meslek alanı gerek eğitim gerekse de uygulama alanları açısından farklıdır.”
Uygulama Sorunları Arttıracak
“Böylesi bir zihniyette ortaya koyulan eğitim politikalarının sonu yoktur. Hiçbirimiz deneme yanılma tahtası değiliz. Ayrıca sorunlar, onları daha da arttıracak düzenlemelerle çözülemez. Unutulmamalıdır ki; işsizlik, niteliksizleşme, itibarsızlaşma ve güvencesizlik birçok meslek alanı için ortak sorunlardır. Ve bu sorunlar ancak her bir meslek dalında yapılacak iyileştirmelerle çözülebilir. Bu sorunları yaşayan kitleyi daha da büyüterek sorunlar giderilemez. Bu durum hepimizi kritik bir sınavın eşiğine getirmiştir” denilen açıklamada, bu sebeplerle plansız bir şekilde çok sayıda donanımsız üniversite, fakülte açılmasına, çok sayıda niteliksiz mühendis yetiştirilmesine ve teknik öğretmenlere mühendis unvanı verilmesine yönelik uygulama, karar ve hazırlıklardan vazgeçilmesi istendi. Açıklamada, mühendislik, mimarlık, şehir plancılığı öğretiminin planlamasında TMMOB ve bağlı odaların mutlaka yer alması gerektiğinin altı çizildi.
80 bin civarında olduğu belirtilen teknik öğretmenin mühendis unvanı almasına olanak sağlayacak olan ve 21 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan Teknik Öğretmenler İçin Mühendislik Tamamlama Programları Giriş Sınavı’nın iptal edilmesinin talep edildiği açıklama, şöyle tamamlandı:
“Biz mühendis ve mimarların, mühendislik ve mimarlık öğrencilerinin ve meslek örgütlerinin uyarılarına iktidar, Üniversitelerarası Kurul ve YÖK tarafından kulak verilmesini istiyor, YÖK’ün duyurusunu yaptığı ve ÖSYM tarafından yapılacak olan ‘Teknik Öğretmenler İçin Mühendislik Tamamlama Programları Giriş Sınavı’nın ivedilikle iptal edilmesini istiyoruz. Bunun için bugün burada TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu olarak sınavın iptali için hazırlamış olduğumuz dilekçeyi YÖK’e vermek üzere geldik. Bizlerin yanında olan ve haklarına sahip çıkan herkese teşekkür ediyoruz. Bu daha başlangıç mücadeleye devam.”
EMO Yönetim Kurulu, “Torba Sınav” ile
Unvan Değişikliğine Tepki Gösterdi...
GEL VATANDAŞ,
BEDAVAYA
MÜHENDİSLİK
BURADA!
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 43. Dönem Yönetim Kurulu, teknik öğretmenlere mühendislik unvanı dağıtılmasına yönelik uygulamaya tepki gösterdi. “On binlerce öğrencinin emeği heba ediliyor, teknik öğretmenlere ortaöğretim düzeyinin altında sorularla mühendislik kapısı aralanıyor” denilen açıklamada, mühendislik tamamlamaya ilişkin alınan karar göstermelik olarak nitelendirilerek, yeni mağduriyetler yaratılmaması için Yükseköğretim Kurumu’na derhal bu karardan vazgeçmesi çağrısında bulunuldu.
EMO Yönetim Kurulu tarafından, 12 Haziran 2013 tarihinde, “Gel Vatandaş, Bedava Mühendislik Burada” başlığı altında yapılan basın açıklamasında, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), mesleki eğitim ihtiyacını ve teknik öğretmen gerekliliğini hiçe sayarak, öğretmen olarak yetiştirilen teknik insanlara mühendislik unvanı dağıttığı belirtildi. Demokratik taleplerin yurt çapında yükseldiği bir dönemde tüm gözlerin Gezi Parkı özelinde ülkedeki demokrasinin varlığına odaklanmışken; böyle bir ortamda kamu yararını yok sayan uygulamaların gözlerden kaçırılarak hayata geçirilmeye çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, iktidarın, bir yandan tüm eğitim sistemini özelleştirmeye dönük politikası kapsamında teknik eğitimin değerini de yok sayarak işverenlere bırakmaya hazırlandığı, diğer yandan teknik öğretmenlerin işsizlik sorununu, onlara da mühendis unvanı vererek, mühendislik mesleğine tahvil etmeye kalktığına işaret edildi.
“YÖK, teknik öğretmenlere mühendislik unvanı almalarını sağlayacak sınav duyurusu yaptı. Bu duyuru kapsamında sayılarının 72 bin olduğu söylenen teknik öğretmenlere mühendis unvanı almak için başvuru hakkı veriliyor. EMO’nun mesleki alanlarıyla ilgili ‘Bilgisayar ve Kontrol Öğretmenliği, Elektrik Öğretmenliği, Elektronik Öğretmenliği, Elektronik ve Bilgisayar Öğretmenliği, Elektronik ve Haberleşme Öğretmenliği, Enerji Öğretmenliği, Kontrol Öğretmenliği, Telekomünikasyon Öğretmenliği’ mezunlarına da mühendislik unvanı verilmesinin yolu açılıyor” denilen açıklamaya, şöyle devam edildi:
Torba Yasalardan Sonra Torba Sınav Dönemi
“Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi‘nin (ÖSYM) 7 Haziran 2013 tarihli ‘Teknik Öğretmenler İçin Mühendislik Tamamlama Programları Giriş Sınavı (2013-Mühendislik Tamamlama): Başvuru İşlemleri ve Örnek Sorular’ başlıklı duyurusunda örnek sorulara da yer verildi. Bu sorular incelendiğinde, değil mühendislik, değil üniversite
sınavları, ortaokul öğrencilerine bile haksızlık edecek kadar basit, seviye belirleme sınavlarının da altında kalacak kolaylıkta sorularla mühendislik unvanının dağıtılacağı görülmektedir. Ayrıca farklı mühendislik disiplinlerine yönelik ayrı sınav yapılmaması, tüm mühendisliklerin aynı ‘torba sınav’ içinde değerlendirilmeye kalkılması da bilimsel açıdan itirazımızı haklı kılan diğer bir nedendir.”
Duyurunun, iktidara yakın gazeteler aracılığıyla konjonktürel olarak da ‘ideolojik bir çarpıtma’ içerisinde 28 Şubat rövanşı olarak sunulduğunun vurgulandığı açıklamada, meslek liselerine yönelik üniversite sınavlarına giriş konusundaki kısıtlamanın ayrı bir konu olmakla birlikte; şimdi 28 Şubat mağduriyetinin giderilmesi olarak sunulan sınava olanak sağlayan düzenlemenin zaten 1992 yılından beri yürürlükte olduğunu hatırlatıldı. “Ancak ‘28 Şubat’taki mağduriyeti önlemekten’ kastedilen teknik yeterliliği ölçmeyecek basitlikte sorular yöneltilerek, neredeyse tüm teknik öğretmenlere haksız bir şekilde mühendislik unvanı dağıtmaksa; o zaman bilimsel olarak açıklanması mümkün olmayan, EMO’nun da bilimsel anlamda karşı çıkma nedenini açık eden tam bir ‘rövanşist’ uygulamadan söz etmek mümkündür” denildi.
Mevcut koşullarda 1992 yılından beri yürürlükte olan ‘Teknik Öğretmenler İçin Düzenlenecek Mühendislik Programlarının Uygulama Esas ve Usulleri Yönetmeliği’ kapsamında Üniversitelerarası Kurul tarafından ilgili mühendislik fakültelerine hazırlatılan yeterlilik sınavından 100 üzerinden en az 50 alanların puanlarına göre kontenjan dahilinde 2 yarı dönemlik tamamlama mühendislik programına girmelerinin öngörüldüğü öne sürülerek, bu sınavları bugüne kadar kazanabilen aday sayısının yüzler basamağıyla sınırlı sayılarla ifade edilirken, bugün ortaokul seviyesinde sorularla 72 bin teknik öğretmene unvan dağıtılmaya kalkılmasına tepki gösterildi. Açıklamada, bu uygulamanın açıkça eğitimde eşitsizlik ve adaletsizlik olduğunun altı çizildi. Açıklamada, şöyle denildi:
“Mağduriyet Yeni Mağduriyetler Doğurarak Çözülemez”
“‘Bedava unvan’ dağıtımı uygulaması bilime ve mühendislere, hatta bırakın üniversiteye hazırlanan öğrencileri, SBS’ye girmiş ortaokul öğrencilerine de büyük bir haksızlıktır. Bu haksızlığı teknik öğretmenlerin içine itildikleri işsizlik sorunuyla kabul edilebilir hale getirmek de mümkün değildir. Ülkemizde işsizlik çok ciddi bir sorundur. Bu sorunu yaratan, teknik eğitim fakültelerini kapatarak
teknik öğretmenlerin istihdam alanlarını yok eden siyasal iktidar, teknik öğretmenler nezdinde yarattığı mağduriyeti yeni mağduriyetler yaratarak ‘sözde çözmeye’ kalkmaktadır. Bunu mühendislerin kabul etmesini beklemek; bilimsel ve teknik olarak da, kamu yararı açısından da, çalışanların hakları açısından da akıl dışıdır.”
Mühendis Açığı Yok
Mevcut yönetmeliğe göre 2 yarı dönemi kapsayacak olan tamamlama eğitiminin teknik eğitim fakültelerinde verilmesi gerektiği belirtilerek, iktidarın ve YÖK’ün bu fakülteleri kapattıklarını unuttuğu ileri sürülen açıklamada, ortada bu eğitimi verecek kurum dahi bulunmadığı kaydedildi.
Bugüne kadar üniversite mezunlarının ‘sınıf öğretmeni’ olmasına ya da belli bir temel bilim alanında eğitim görmüş olanların kendi dallarında branş öğretmeni olmasına; tamamlayıcı olarak ‘pedagojik eğitim’ görmeleri koşuluyla olanak tanındığının hatırlatıldığı açıklamada, bu tür uygulamaların bile eleştirilmekle birlikte ‘öğretmen açığı’ nedeniyle kamu nezdinde kabul gördüğü ifade edildi. Ülkede mühendislik mesleğinde açık söz konusu değilken böylesi bir uygulamaya başvurulmasının anlaşılmaz olduğunun vurgulandığı açıklamada, “İşvereninden işadamına, bürokratından uzmanına kadar herkesin ülkenin kalkınması için mesleki eğitimin öneminden söz ettiği bir ortamda mesleki eğitimi yok etmekle kalmayıp, mühendislik mesleğinin de içini boşaltmaya dönük bir uygulama yürürlüğe konulmak istenmektedir. Kaldı ki en son 2009 yılında öğrenci alan teknik eğitim fakültelerinin taban puanları ile mühendislik fakültelerinin taban puanları karşılaştırılırsa da yapılan haksızlığın boyutu açıkça ortaya çıkmaktadır.”denildi.
Hem Elektrik Mühendisliği hem de Elektrik Öğretmenliği bölümleri olan Kocaeli Üniversitesi’ne üniversite sınavı başarı sıralaması dikkate alınarak bakıldığında; 2009 yılında Elektrik Mühendisliği Bölümü’ne 46 bin 900, Elektrik Öğretmenliği Bölümü’ne ise 115 bininci sıradan öğrenci kaydının yapıldığına işaret eden açıklamada, aynı üniversitenin mühendislik bölümüne, şimdi mühendislik unvanı verilmek istenen teknik öğretmenlerden 2.5 kat daha yukarıda bir başarı sırasıyla öğrencilerin girebildiği belirtildi. Açıklamada , “Alınan mühendislik tamamlama sınavlarına ilişkin karar tamamen göstermelik olup, YÖK’ün bu kararını yeni mağduriyetler yaratmadan derhal geri alması gerekmektedir” çağrısında bulunuldu.
MESLEK ODALARINDAN AKADEMİSYENLERE
DUYARLILIK ÇAĞRISI
Bilgisayar, Elektrik, İnşaat, Makina, Metalurji, Orman, Tekstil mühendisleri odaları ve Mimarlar Odası, teknik öğretmenlere mühendis unvanı verilmesi girişimlerine karşı akademisyenlere yönelik olarak 8 Temmuz 2013 tarihinde açık mektup yayınladı. Mektupta, unvanların farklı mühendislik disiplinleri için aynı “torba sınav” ile mühendis olma hakkı verileceği vurgulanarak, akademisyenlere de sınavın iptali için itirazların yükseltmeleri ve “mühendislik eğitimine sahip çıkmaları” çağrısı yapıldı. Mektupta, aynı meslek alanının farklı kademelerinde işbirliği içinde çalışan iki meslek grubunun aslında ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve politik açmazlar nedeniyle karşı karşıya getirilmesinin sorunların çözümüne yarar sağlamayacağı vurgulandı. Teknik öğretmenlere mühendis unvanı verilmesine yönelik girişim “eşitsizlik ve adaletsizlik” olarak nitelendirilen mektupta, teknik eğitim fakültelerinde uygulanan programın mühendislik için yeterli olmadığı şöyle anlatıldı:
“Mühendislik özel bir eğitimi gerektirir ve yama niteliğindeki programlarla yapılamaz. Mühendislik, tasarım, plan ve program gibi temel unsurlar aracılığıyla üretim ile hizmet sürecinin bütününe yöneliktir. Teknik öğretmenlik ise tasarım, plan ve program boyutlarını içermez ve üretim veya hizmet sürecinin belirli an veya parçaları üzerinde yoğunlaşır.”