Elektrik Mühendisliği · Sayı 159-160 · Mart-Nisan 1970

BASINDAN

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme

Yıl
1970
Sayfa
1
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • Teknik Ordu
  • yürüyüş
  • personel kanunu
  • mühendis mimar hakları
  • protesto gösterisi
  • Ankara

Özet

1970'te Ankara'da mühendis, mimar, tekniker ve teknisyenlerin oluşturduğu 'Teknik Ordu'nun düzenlediği protesto yürüyüşü ile bu grubun personel kanunu ve teknik elemanların hak ve söz yetkisizliğine dair taleplerini anlatan basından alıntı bir yazı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Cumartesi günü Başkent Ankara gene pis günlerinden birini yaşıyordu. Gökyüzü kirli gri bulutlarla iyiden iyiye kaplıydı. Üşütme sını rına varan bir serinlik ve ikide bir serpeleyen yağmur, sözde bir asfaltın üstünde vıcık vıcık bir çamur. îşte böylesine bir Ankara'da, Anıt Kabir eteklerindeki onbinleri değil, yüzbin ki şiyi bile rahatça yutacak bir genişlik içinde, bir köşedeki bir kamyona yerleştirilmiş mikrofo nun çevresinde dört beş bin kişilik, ellerindeki şemsiyeleri açsınlar mı, kapasınlaranı karar ve remeyen bir kalabalık birikmişti.

İlk defa, tik defa

Bu birkaç bin kişi, bir gösterinin düzenleyi cileri, katılanlarıydı, tik defa böylesine bir gös teri düzenliyorlardı. Ve bunun heyecanı içindey diler. Tarih boyunca ilk defa sokağa dökülmüş ler, bîr alnnılı^ toplanmışlardı. Toplantı sonunda bir uzun yürüyüş yapacaklar, Ankara'yı bir boydan bir boya geçeceklerdi. Gösteri bir pro testo gösterişiydi. Tıpkı 27 Mayıs öncesi günle rindeki «Harbiye yürüyüşü» gibi bir yürüyüş olacaktı bu. Tıpkı bir zamanlar, eğitim ordusu öğretmenlerin, «onblrlerin yürüşü» gibi bir yü rüyüş olacaktı.

Kim bunlar

Tandoğam alanında toplanan bu kalabalık, tıpkı Yargıtay Başkanı îmran öktem'in nama zını kıldırmayacak kadar gemi azıya alan irtica ve ona göz yuman iktidara karşı protesto gös terisi için Anayasa Mahkemesinden Yargıtay'a, Danıştay'dan Sayıştay'a barolardan yargıç ve savcılara kadar bütün bir «devletin sokağa in diği» günkü gibi, bir ilk adım atma peşindeydi. Bunlara «Teknik Ordu» deniyordu. Bunlar mü hendislerdi, mimarlardı, teknikerlerdi, teknis yenlerdi.

Ne isterler'

Bunlar diyorlatrdi W(, «Türkiye emperyaliz min belirlediği bir soayo ekonomik yapıya sa hiptir. Bu yapı içinde Türk teknik elemanlar* tümüyle, ya iç ve dış sömürüye âlet edilmek, ya da susturulmak istenmektedirler. Böylece yabancı sermaye halkımızın çıkaklarına aykirl

Elektrik Mühendisliği 159 160

birçok oyunlar oynamak ve bunlan halkanızdan gizlemek İmkanlarına, sahip olabilmektedir». Bunlar diyarlar ki, iktidar birtakım kararna melerle, sosyal bir devletin hizmetindeki perso nele tanınan hak ve garantilerin bir tekini bile bize tanımamaktadır.

Ücret meselesi mi?

Binlerce mühendis, mimar, tekniker ve tek nisyeni sokağa döken bu hareket, eadece bir aman elimize Uçbeş kuruş daha geçsin kavgası mıydı? Hayjr... Teknik Ordu diyordu ki, «Bizim durumumuzdakl insanlar, şu yapılsın, bu yapıl sın demeseler bile, şöyle yapılsın, böyle yapılsın demek durumundaki insanlardır. Sosyal bir dev lete bizler halkın yararı gereği temel yatırım ların yapılması, iktisadî ve sanayi tesislerin ku rulması ve bunların sürdürülüp geliştirilmesin den sorumlu kişileriz. Evet ama, hiçbir garan timiz yok».

Birkaç örnek

«Diyelim ki, İstanbul'a köprü yapılacak. Bu konuda karar verecek olanlar Devlet Plânlama Teşkilâtı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, Ba yındırlık Bakanlığı gibi teknik ordunun söz sa hibi olduğu kesimlerdir. Ama, buralarda çalışan teknik elemanlar 4—10195 sayılı kararnameyle ne kuş ne deveyizdir Ne memunızdur, ne de i^çi. Yeni Pe(rsonel Kanunu ise, Türk teknis yeninin halkm yararına yapılacak yatırımlarda söz hakkı olmasını önleyecek tedbiTler getir mekte, hepimizi kayıtsız şartsız birer emir kulu şekline sokacaktır. Tekniğin emri yerine, halk aleyhine iş yapar hâle gettriliyoruz». ,

Bu bir başlangıç yürüyüşüydü ki, sonu nasıl gelir, kestirilmez. Teknisyenler ordusu, bir tek şey istiyorlar : Tekniğin ve bilimin sesinde, hal km emrinde çalışmak. Sömürünün, halkı aldat manın, yabancıların âleti o1nnn.mii.lr. Başarırlar mı başaramazlar mı? Halkı dâvaların geç de olsa, güç de olsa kazanılmama sı mümkün mü?

İLHAMI SOYSAL (Aksam, 20.4.1970)