Elektrik Mühendisliği · Sayı 159-160 · Mart-Nisan 1970
RASTLAŞIM - ENGELLEME DEVRELERİNİN NÜKLEER ELEKTRONİKTE KULLANILMA ALANLARI VE BOOLE CEBRİ İLE ÇÖZÜMLENMESİ
Elektronik ve yarı iletkenler Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1970
- Sayfa
- 8
- Okuma süresi
- 15 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Nükleer enerji, Bilgisayar, yazılım ve internet
Anahtar kelimeler
- rastlaşım devresi
- engelleme kapısı
- Boole cebri
- nükleer elektronik
- VE kapısı
- Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi
Özet
Yazıda nükleer fizikte kullanılan rastlaşım (coincidence) ve engelleme (anti-coincidence) devrelerinin çeşitli uygulama alanları anlatılmakta, bu devrelerin Boole cebri ile matematiksel ifadeleri ve VE kapısı tasarımı örneklerle incelenmektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
UDK 539.1.07:517.1
Rastlaşım Engelleme Devrelerinin Nükleer Elektronikte Kullanılma Alanları ve Boole Cebri İle Çözümlenmesi
Toygun S. BAŞOL
Elekt. Yük. Müh. Çekmece Nükleer Aragtırma ve
Eğitim Merkezi
ÖZET
Bu makalede nükleer fizikte rastladım ve engel leme devrelerinin kullanılma alanları Tasaca gözden geçirilmektedir. Bundan sonra bu devrelerin mate matiksel ifadelerini veren Boole kuralları incelen ntektedir. Son olarak rastlaşım ve engelleme devrele rinin yapısı ve tasarlama hesapları araştırılmakta ve örnekler sunulmaktadır.
SVMMARY in this article, the usage of coincidence and an ti coinddence circuits in nuclear physics is pre sented briefly. Then, the Boolean propositıons which give the mathematical eipressions of circuits are investigated. Finally, the strueture and design of coincidence and anti coinddence circuits are int roduced and some ezamples are presented.
1. GENEL. Nükleer fizikte, aynı anda yahut tayini müm kün bir zaman aralığı İçinde iki veya daha fazla olayın saptanması arzulanır. Bu olaya «rastla gım» (Coincidence), olayı saptayan elektronik devreye de «rastlaşım kapısı» (*) yahut «Ve ka pısı» denilir. Nükleer fizikte rastlaşım kapısı çok çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Kullanıl ma yerlerinden bazıları ayrıntılarına girilmeden aşağıda anlatılmıştır. Söz gelimi, uzaydan belirli doğrultularda ge len kozmik ışınların yöne bağımlı olan yoğun luğunun tayin edilmesinde rastlaşım devresinin kullanılmasını sağlayan bir düzenek şekil 1. de gösterilmiştir. Bu şekilde görülen uzun oklar kozmik ışınların geldiği doğrultulan göstermek tedir.
(•) Rastladım devresi İlk kez 1936 yılında Bothe ve Von Bay er tarafından Almanya'da «radloactlve decay» lerln incelenmesinde kullanılmıştır.
Kozmik ışınların bulunması muhtemel doğrultula rının yolu üzerine aralıklı olarak 3 veya daha fazla kozmik ışın detektörü konulur. Böylece kozmik ışının geçtiği doğrultu detektörler ara cılığı ile kesinlikle tayin edilmiştir. Detektör ler arasındaki aralık kozmik ışının birim za manda aldığı yola göre çok kısa olduğundan her ibiir detektörde meydana gelen deteksiyon olayının aynı anda vuku bulduğunu çok büyük bir hataya sebep olmadan kabul edebiliriz. Bu ne c'.enle detektörlerin çıkışlarını bir rastlaşım devre sine bağladığımız zaman, kozmik ışınların de tektörlerde oluşturduğu işaretler rastlaşım dev resi çıkışında tek bir işaret olarak görülecektir. Bu işaretin birim zamanda tekrarlanma sayısı çeşitli doğrultularda farklı olacaktır. Tekrarlan ma sayısının azami olduğu doğrultu ayni zaman da en şiddetli kozmik ışın yoğunluğunun bulun duğu yöndür.
Radyoaktif çekirdeklerden veya çekirdekden ayni anda yayımlanan çeşitli enerjideki gamma ışınlarının açısal korelasyonunun araştırılmasın da prensip olarak Şekil 2. deki düzenekten ya rarlanılır. Böyle bir düzenek ile enerji seviye leri belli olan radyoaktif maddelerin ayni anda çeşitli doğrultulara yayımladıkları y ların han gi enerji seviyesinden çıktıklarını saptayabiliriz. Açısal korelasyon sadece ayni çekirdekten çıkan (yayımlanan) y ışınları arasında değil fakat y a> j8 " y> a " /3 ısınlarının oluşturdukları kombi nezonları da kapsamaktadır. Bu nedenle Şekil 2. de gösterilen detektör devrelerinin kullanılan amaca göre özel biçimde hazırlanması gerek mektedir.
Ayni bir çekirdekten çıkan iki farklı enerji
seviyesindeki y yi veya y ile p yi tayin ederek
çekirdek aktivitesi hakkında fikir sahibi olmak
\
için Şekil 3. deki düzenekten yararlanırız.
fiodyooklıf koynot
E (l .rjO
RRSTUB51M MvSEs'ı
Ş<l>ıU2
Örneğin, y enerji spektrumu Şekil 4. deki gibi olan maddenin AEJ ve A E 2 bandına ait gamma enerjilerinin ayni çekirdekten ayni anda yayımlanan y ıgınlannı her İki detektör de kay dedecektir. Bunun dışında sözü edilen t anında başka çekirdeklerin yayımladıkları farklı ener ji seviyelerindeki y ışınlarını da detektörler ka yıt edecektir. Bu nedenle seçilmesi arzu edilen enerji seviyelerini ayırt edebilmek için her iki detektörün çıkığına konulan tek kanallı darbe yükseklik analizörlerinden yararlanılır. Darbe yükseklik analizörlerinin bir tanesinin pencere genişliği AEX enerjisine, diğerinin pencere geniş liği AE2 enerjisine kalibre (ayar) edilir. Analizör devrelerinin çıkışlarını bir rastlaşım kapısına götürerek ayni anda oluşan ışınlamaları sapta rız.
Bu düzende gecikme süresi bir kaç mlkrosa niye ile bir kaç bin mikrosaniye arasında de ğiştirebilir. Rastlaşım kapısı yukarıda sayılan ların dışında, Gelger Müller detektör tüpleri nin verimliliğinin tayininde ve başka birçok alanlarda kullanılmaktadır.
Nükleer fizikte ayni anda tayini istenen olaylarla birlikte tayini istenmeyen olaylar da vuku bulur. Daha evvel yaptığımız tanıma göre bu olaya rastlaşım olayın doğuracağı yanlış de ğerlendirmeleri ortadan kaldıran devreye de engelleme (anti coincidance) kapısı denilir.
D1
Gecikme
Rastlaşım kapısının nükleer fizikte en çok kullanılma alanlarından biri de, isomerik dönü şümlerde yayımlanan p ışınlamasının y ışınlama sı ile zaman içinde darbe biçimleri bakımından rastlaşımıdır. Bu rastlaşımı sağlayan elekronik düzenek Şekil 5. de gösterilmiştir.
r5
Nükleer fizikte ışınlamaları düşük olan rad yoaktif kaynak veya yapay olarak radyoaktif yapılmış maddelerin ışınlamalarının deteksiyo nunda uzaydan gelebilecek kozmik ışınların oluşturacağı hatalar ile diğer hata kaynakları nın doğurabileceği fazla sayımların (ışınlamala rın) oradan kaldırılması engelleme devresinin kullanılma alanlarından birini oluşturur. Böyle bir düşük sayım veren kaynağın ışınlamalarını saptayan elekronik düzenek Şekil 6. da gösteril miştir. Bu şekilde gösterilen engelleme devresi
; ;;
' fi"
bst cfih
numune sayan, detektörün gönderdiği işaretleri kapının çıkığına geçirir. Fakat bir kozmik ışı nın hem koruyucu ve hem de numune detektör lerini uyarması ile oluşan işaretleri engelleme devresi kapısının çıkışına, geçirmeyecektir
Doğal ve yapay radyoaktif maddelerin enerji spektrumlannın ^çıkartılması esnasında: kullanı lan orantılı detektörün hasıl ettiği'elektriksel dar belerin genliği 'açığa »çıkanı (yayımlanan) • gama enerjisi' ile ' orantılıdır. 'Enerji spektrumunu • çı kartabilmek İçin belirli enerji »aralıkları seçilir. Detektörün hasıl ettiği çeşitli genlik düzeyli darbeler enerji aralıklarına tekabül eden pence relerden (*) geçirilir. Bir' enerji aralığına' (ban dına) tekabül eden resim ve ondan geçen ve geçemeyen 'darbeler Şekil 7. de gösterildi. Pencerenin alt eşiğini aşamayan, (t,, t, anla rında gelen,), darbeler şüphesiz ki kayıt edileme yeceklerdir. Pencerenin alt eşiğini aşan, fakat üst eşiğini aşamayan (t4 t5, te anlarında gelen) darbeler Şekil 8. de gösterilen elektronik..düze nekte engelleme devresini'; uyarırlar ve kapıdan geçip sayıcı devre tarafından saptanırlar.' Pen cerenin hem alt eşiğini ve hem de' Üst* eşiğini aşan (tj, t, anlarında gelen) darbeler Şekil 8. de gösterilen elektronik düzenekteki engelleme kapısının her iki girişini birden uyardıkları' için, kapının çıkışında bir cevap lgereti bulunmaya
*. S •• t. ., s çaktır, dolayıslle sayısı devre, engelleme kapısı aracılığı ile sadece ayarlanmış enerji bandına (aralığına) tekabül eden ışınlamaların doğurdu ğu elektriksel işaretleri sayacaktır. Pencerenin alt eşik düzeyini değiştirerek çeşitli enerji ara lıklarına ait sayımlar kayıt edilerek spektrum eğrileri elde edilir.
2. VE ve ENGELLEME KAPILARININ BOOLE CEBRÎ TANIMLARI
Nükleer fizikte kullanılan rastlaşım kapısı terimi mantık (Boole *) cebrinde yerini, VE ka pısı terimine terk eder.. Aşağıda VE ve engelle me kapıları için verilmiş olan Boole cebri ta nımlarını, blok diagram göterilimlerini, gerçek lik ıtablolarını • ve hesaplama yöntemlerini incele yeceğiz. ' . .ı ' ,'• • • , •'(. ,,r • ••_ • Tanım : Çıkışının''uyarılması' sadece ve sa dece bütün girişlerinin ayni anda uyarılmasına bağlı olan devreye VE KAPISI öenlr/
Bu tanımı sağlayan iki değişkenli (girişli) gerçeklik tablosu Şekil 9b de ve n girişli VE
Dİ
—.
Ust eşik DiskrîmlrtoLor
A l t <eS\k Dlsicriminotor
ul '
ul
Sevici
uZı.
•Sekil z 8
'(•') Pencerelerin iki eşiği vardır. Pencere genişliği • " • sabit kalmak üzere alt'eğiğin düzey: degfştir
• 'mesti' üst eğiğin de ona paralel olarak : düzey
. ı, deftistirmesi; sonucunu doğurur. Bunun ^anınaa
pencere .gerüşli'ğl , alt eşikten bağımsız '* olarak
değiştlrile'b'ilir.
"•
(•) George Boole, 1815 1864 yıllarında yaşamış bir İngiliz matematikçi ve mantıkçıdır. Mantık cebri , üzerindeki çalışmalarını ilk kez 1864 yılında «An investlgation of the laws of thought on \thich are founded the mathematlcal' the ories of logic and probabllities» adı altında yayımladı. Bu tarihten 1035 36 yıllarına
' değiiı pratik alanda bir uygulamaya rastlage llnmektedir. 1938 yılında C. . E. Shannon ya yımladığı bir makale ile uygulama alanlarını örneklerle açıkladı.
Elektrik" Mühe'na'ısliği 159 l'eo
G°C
ÇIKIŞ
X*
kapısı'nın blok diagramı Şekil 9 a da gösteril di. Bu tablo Boole cebrindeki çarpım işlemine karşılıktır.
SekiLy 9
Şimdi tanımlanmış olan VE kapısı'nın dev resini kuralım. Böyle bir devre Şekil 10. da gö rülmektedir. Devre diyotlardan oluşturulmuş tur. Bu diyotlar vakumlu tüb olabileceği gibi yan iletken de olabilir. Bunlardan başka VE kapısı transistor ve diğer tüb elemanları kulla nılarak gerçekleştirilebilir.
R *,
Jl
Şekil 10. daki VE kapı devresi pozitif dar beler geldiği zaman çalışır. Devrenin işlemesini anlamak bakımından kolaylık olsun diye diyot lann ve sürücü kaynakların iç dirençlerinin sı fır olduğunu kabul edelim. Sürücü işaret kay nakları darbe verseler de vermeseler de devrede bulunduklarını düşünelim. VE devresinin yük direnci olan Ry nin bir ucunu pozitif bir gerili me bağlayalım. Bu durumda devredeki Bütün D diyotlar; iletken olurlar. Yani akım akıtırlar.
X,, nn n
VE devresinin girişinde bir işaret olmadığından çıkığı yukarıda açıklanan durumunu devam et tirir. Bu şekil 9 b. de birinci sıraya tekabül eder. Bu şekilde çarpım tablosunun ilk sırası sağlanmış olur. Şimdi VE kapısı'nın Dİ diyodu na genliği V olan bir darbe gelsin. Bu darbe Dİ diyodunu süresi boyunca kesimde tutar, fakat diyodların iletkenliği bozulmamıştır. Yani yük direnci uçlarındaki çıkış geriliminde bir değişik lik meydana gelmemiştir. Bu durum Şekil 11. de t, anı ile saptanmıştır. Böylece Şekil 9 b. nin 1 ikinci ve üçüncü satırlarında verilen Boole çarp ma kurallarının doğruluğu meydana çıkar.
Şimdi VE devresinin bütün diyotlarına Şekil 11. deki t2 anındaki işaretler gelsin. Bütün di yotlar ayni anda kesime sürülürler. Yani hiç bir diyot akım akıtamaz. Dolayısıyla R yük diren ci üzerinde geçen akımlardan dolayı bir gerilim düşümü meydana gelemez. Diyotlann girişleri ne gelen işaretler çıkışta olduğu gibi gözükür ler. Gelen işaretlerin hepsi ayni genlik düzeyin de değilse çıkış işareti genliği en küçük dü zeyde olan giriş işaretinin benzeri olur. Buna örnek Şekil 11. de t3 anıdır. VE devresi girişi ne gelen işaretlerin hepsi ayni genlik düzeyinde, fakat darbe süreleri farklı ise o zaman çıkıg işaretinin süresi, darbe süreleri en küçük olan giriş işaretininki olacaktır. Bu durum Şekil 11. de t4 anı olarak saptandı. Sonuç olarak çıkış işareti daima ve daima gelen giriş işaretlerinden en küçük genlik düzeyinde ve en küçük darbe sü resi olanına benzer. Bunun aksi bir durum VE kapı devresinin tabiatına aykırıdır.
Şekil 9 b. verilen Boole çarpım kuralların da sonuncusunun da doğruluğu yukarda anlatı lan olaylar nedeni ile meydana çıkar.
Şekil 10. da sözü edilen VE kapı devresi ideal bir durumu temsil etmektedir. Gerçekte ise evvelce belirtildiği gibi diyotların ve üreteç lerin (kaynakların) birer omik dirençleri vardır. Bunun sonucu olarak bir VE kapı devresinin tek bir elemanı uyarıldığında çıkışında küçük düzeyli bir işaret verir. (Bütün girişleri uyarıldı ğında bilindiği gibi büyük düzeyli bir işaret ve rir.)
VE kapı devresinin çıkışına konan bir kenet leme dlyodu yardımıyla arzulanmayan bu küçük düzeyli işaret yok edilir. Böyle bir kenetleme dl yodunu ihtiva eden VE kapı devresi Şekil 12. de verildi.
H
w
»<
Oj
»i
°b
Şr Lıl' 1 2 .
Kenetleme diyodunun bir ucunda bulunan kenetleme geriliminin tayin edilmesi gerekir. Bunun için de aşağıda anlatılacak hesap yönte mi göz önünde bulundurulur.
a. VE kapı devresi n adet diyot'dan oluştu rulur.
b. Sürücü kaynak iç dirençleri R, ve 'di yotlann iletme yönlerindeki dirençleri R|f olsun. Bütün kaynak iç dirençlerinin biribirine eşit ve bütün diyotlann iletme yönlerinde gösterdikle ri dirençlerin birtbirine eşit olduğunu düşünelim. Tek bir diyot ile onu süren kaynağın dirençle ri toplamına de R, diyelim. Devre sükûnet du rumunda ve kenetleme diyodu yok iken eşdeğer devre Şekil 13. deki gibi olacaktır. Buradaki R e ş } eşdeğer direnç n adet paralel R( direncinin toplamı yani R/n dir. Diyotlann uçlarındaki ge rilim buradan kolayca hesap edilir. Bu gerilimin değeri (1) bağıntısı ile tayin edilir.
<Ş ek/L t » 3 (1) bağıntısından da görüldüğü gibi gerilimin değeri negatiftir.
X =—V Ry
4H
—V
(D R/fR/n) _ '
(1) bağıntısını aşağıdaki gibi yazmak olanak lıdır.
j£ _
y
—
1 + n(Ry/R()
1 A— n
Bu son durumda n hariç hepsi sabittir. R / R , ^ 1 ise, sükûnet durumunda elde edilecek çıkış gerilimi asgaridir.
Şimdilik k ( n olmak üzere k adet diyot uyarılsın. Bu durumda k adet diyot iletkenlik lerini kaybetmişlerdir. Yani iç dirençleri teorik olarak sonsuzdur. Geri kalan n k adet diyot iletkendirler. Şekil 13. deki eşdeğer devremiz halihazırda geçerlidir. Yalnız eşdeğer direncin değeri değişmiş R/n iken R/n k olmuştur. Buna göre çıkış gerilimi İfadesi (2) bağıntısı ile geçerlidir. (1) ve (2) ifadelerinin mutlak değerleri karşılaştınlırsa son İfadenin çıkış ge rilimi değerinin büyüdüğü görülür.
(2)
1 + (n k) (R/Rt)
Bu çıkış gerllibindeki artmanın azami değeri k nın alabileceği azami değere bağlıdır, k nın alabileceği azami değer n dir. Bu takdirde çö münü aradığımız soru ortadan kalkar. Yani VE kapı devresi normal olarak çalışır. Bütün diyot lar kesime gider ve çıkış gerilimi 2 ifadesinden de görüldüğü gibi —V değerine erişir. Bu ara nan çözüm olmadığından öyleyse k nın alabile ceği en yüksek değer n olmayacaktır. Bu du rumda k en yakın ihtimalle olsa olsa n 1 değeri ni alabilir. Yani VE kapı devresinin n 1 diyodu sürücü kaynaklardan gelen işaretlerle kesime sürülmüş ve geriye kalau tek diyot iletkenli ğini sürdürmektedir. Bu durumda (2) ifadesi (3) ifadesi durumuna geçer. Bu son İfade noi mal durumda çıkış geriliminin alabileceği aza mi gerilimi vermektedir.
X = —V 1+ [ n ( n l ) ] (R/R,)
(3)
1 + (R/R,)
Şimdi Şekil 12.de gösterilen kenetleme di yodunu kenetleme gerilimi ile beraber devre ye sokalım. —Vk gerilimi diyodu iletken yapar, ve —Vk gerilimi VE kapı devresinin çıkışma da hakim olur. Kenetleme dlyodunu kesim duru muna geçmesi için anoduna —Vk dan daha bü yük bir gerilim gelmesi gerekir. Kenetleme di yodunun polarizasyonu değeri (3) ifadesi ile ve rilen değere eşdeğer veya ondan biraz daha büyük seçilirse gayri müsait durumlarda gelen bütün işaretler kenetleme diyodu tarafından kı sa devre edileceklerdir, öte yandan devrenin n
tane girişi uyarıldığından diyotlar kesime gi deceklerinden çıkış gerilimi — V değerini ala caktır. — V. başlangıçta — Vk dan büyük seçil diğinden kenetleme dlyodu kesime gidecek ve devre normal görevini yapacaktır.
Yukarıdaki açıklamamızdan belirtildiği gibi kenetleme diyodunun polarizasyon gerilim değe ri (4) ifadesiyle tayin edilir.
(4)
(Ry/Rt)
Tanım : n adet girişli bir devrenin n 1 ade di VE kapı devresinden ve n inci girişi çevirme (not) devresiyle VE kapı devresinden oluşan devreye engelleme kapısı denir.
Böyle bir engelleme devresinin simgesel gös terilimi Şekil 14. de olduğu gibidir.
VE
KAPISI
v^ °
'
' ÇSVIRICI
Tanım: Bir engelleme devresinin VE kapı' sına ait bütün girişleri uyarılırsa, ve çevirici VE kapısı uyarılmazsa, devrenin çıkığı uyarılır.
Böyle bir engelleme devresini daha yakından tanıyabilmek için giriş sayısını üç alalım, ve Boole cebirine aşağıdaki tablo yardımı ile ge çelim. Şimdi Şekil 15 b. deki her bir sütun ile satırın ne anlama geldiğini araştıralım. İlk iki sütun engelleme devresinin VE kapı'larına, üçüncü sütun çevirici VE kapısına, son sütun ise çıkış işaretine tekabül etmektedir. Satırlar daki ilk üç eleman girişlerin, son eleman çıkı
şın uyanlıp uyanimadığını belirtmektedir, ilk satırdaki üç eleman engelleme devresinin giriş lerinin uyarılmadıgı, dolayıslle çıkışta bir de ğişiklik olmayacağını göstermektedir. Bundan sonraki satırların açıklanmasını daha kolay yapmak İçin şekil 16. daki engelleme devresi ile, Şekil 17. deki Şekil 15 b. ye tekabül eden, giriş ve çıkış işaretlerinden yararlanacağız.
Engelleme devresi Şekü 16. da görüldüğü gi bi VE kapısı ve çevirici olarak ayırt edildi. Sü kûnet konumunda VE kapı'sına Dİ ve D2 diyot lan Ry yük direnci üzerinden getirilen negatif gerilim ile iletken yapılırken VE kapı'sının D3 diyodu ise sükûnet konumunda kesimdedir. Tl transistorunun bazına RB direnci üzerinden po zitif bir gerilim; kollektörüne ise Rc direnci üzerinden negatif bir gerilim uyguladı. Bu se bepten Tl transistoru kesimdedir. Dolayısile — Vc geriliminin tüm değeri Tl transistoru nun kollektöründe gözükür. Bu negatif gerilim ayni zamanda VE kapı'sının son diyodunu ke simde tutacak mertebedendir.
öte yandan —V ile —Vk gerilimlerinin na sıl seçildikleri daha önce geniş ayrıntıları ile an latıldığından burada üzerinde durulmıyacaktır.
Şekil 15 b. nin ikinci satırı engelleme devre sinin uyarıldığını ve çıkışın ^yarılmayacağım yapılan tanımlara göre belirtmektedir. Bunun doğruluğunu araştıralım. Şekil 17. nin ilk satı rında tj anında Şekil 16. daki engelleme devre resinin ilk VE kapı'sının negatif bir darbe ile uyarıldığı belirtilmektedir. Gelen uygun genlik teki negatif darbe Dİ diyodunu kesime sürmek ister, öte yandan D2 diyodu iletkenliğini koru maktadır. Yani çıkış gerilimi sükunetteki değe rinde bulunacaktır. Dolayısı üe çıkışta bir işaret
G reîş
*. * 2 * 3
1 Oo
1 1o
Ot
O1
ÇıKıŞ o o o o o
,49
¥
U bulunmayacaktır. Böylece Şekil 15 b. nin ikinci satırı sağlanır.
Şekil 15 b. nin üçüncü satırı bir yenilik ge tirmemektedir. Dolayısl ile olaylar yukarıda anlatıldığı gibi geçer.
Şekil 15 b. nin dördüncü satırı engelleme devresinin ilk iki girişinin uyarıldığını ve çıkı şının da uyarılacağını yapılan tanımlara göre belirtmektedir. Şimdi bunun doğruluğunu araş tıralım. Şekil 17. de tj anında Şekil 16. daki en gelleme devresinin ilk iki VE kapı'sına yeterli genlikteki darbelerle uyarıldığı gösterilmektedir. Gelen negatif darbeler Dİ ve D2 diyotiannı ke sime sürerler, öte yandan D3 diyodu zaten ke simde bulunmaktadır. Bu itibarla VE kapı'sının çıkışında bir işaretin hasıl olması için girişinde istenen gerek ve yeter koşullar sağlanır. Çıkı şın uyarılma süresi giriş işaretlerinden darbe süreleri en kısa olanınki kadardır. Böylece Şe kil 15 b. nin dördüncü satırının doğruluğu pra tik olarak da saptanır.
Şimdi ayni tablonun beşinci satırını göz önünde bulunduralım. Burada engelleme devre sinin üçüncü girişi uyarıldığında çıkışta bir
işaret olmayacak denilmektedir. Şekil 16. daki devrenin üçüncü girişinde bir çevirici bu lunmaktadır. Bu kapının girişine gelen yeterli genlikteki negatif darbe Tl transistorunu ilet ken yapar. Dolayısı ile transistorun kollektörü nün negatifliği azalır, ve böylece D3 diyodu ke simden kurtulur, iletken olur. Diğer diyotlar sü kûnet konumlarını korurlar, yani iletken olduk larından çıkışlarında bir işaret olamaz.
Şekil 15 b. ,nin altıncı satırı engelleme dev resinin özel giriş ile alelade girişlerinden ilki uya rıldığı zaman, yapılan tanımlara göre, çıkışın uyanlmayacağını belirtmektedir. Şimdi bunup doğruluğunu araştıralım. Şekil 16. da verilen devrenin girişlerine Şekil 17. de t3 anında gös terilen negatif darbelerin geldiğini kabul ede lim Alelade girişe gelen yeterli genlikteki nega tif darbe Dİ diyodunu kesime sürmek ister, özel girişe gelen yeterli genlikteki negatif dar be çevirici'nin çıkışında bir pozitif darbe ha sıl eder. Bu pozitifliği artan darbe D3 diyodu nu kesimden kurtarır^ süresi boyunca onu ilet ken yapar, öte yandan D2 diyodu zaten ilet kendir. Böylece çıkış gerilim düzeyi daha evvel VE kapı'sında anlatıldığı nedenlerden dolayı değişmez, ve Şekil 15 b. nin altıncı satırının doğruluğu saptanır.
Şekil 15 b.nin yedinci satın altıncı satınn dan bir farklılık ortaya koymamaktadır. Bina enaleyh t6 anında Şekil 17 deki negatif darbe lerin Şekil 16. daki devrenin girişlerini uyar ması sonucu çıkışta bir uyarma olamaz.
Şekil 15 b. nin sekizinci ve son satın engel leme devresinin bütün girişlerinin uyarıldığı za man yapılan tanımlara göre çıkışın uyarılma
dıgını belirtmektedir. Şimdi bunun doğruluğunu araştıralım. Şekil 16. daki devrenin girişlerini Şekil 17. de t7 anında gösterilen negatif darbe lerin geldiğini kabul edelim. İlk iki alelade gi rişlere gelen 'yeterli genlikteki negatif darbe ler .iletken' olan Dİ ve D2 diyotlarının kesime sürerler, özel girişe gelen yeterli genlikteki ne gatif darbe "s'evirici'nin çıkışında bir pozitif dar be hasıl eder, Bu pozitifliği artan darbe kesim de bulunan D3 diyodunu iletken yapar. Dola yısile çıkışm gerilim seviyesi sükûnetteki konu munu korur. Bu nedenle çıkışında bir işaret bulunmaz.
REFER AN SL AR
1. Başol, T.; Sayıcı ve Mantık Devrelerine Gi riş,. ÇNAEM Elektronik Bölümü yayınları 1970.
2. 'Chase. R. L.., Nuclear Pulse Spectrometry, McGraw Hill Book Co., 1961.
3. Elmore, W., Sands, M., Electronics. Mc Graw Hill Book Co., 1949.
4. Halliday, D., Introductory Nuclear Physics, John Wiley and Sons, Inc., 1960.
5 Mathevv, M., Fundamentals of Electronic Computers, Prentlce Hail Inc., 1967.
6. Mellissinos, A., Experiments in Modern Physics.
7. Millman and Taub, Pulae Digital and Swit ching VVaveform, McGraw Hill Book Co., 1965.
8. özsöz, A., Radyasyon Deteksiyonu, ÇNAEM Elektronik Bölümü yayınlan No. 5, 1969.
9. Turnes, J. F., Digital Computer Analysis, Merill Publishing Co., 1968.
10. Sarbacher, R. I., Encyclopedic Dictionary of Electronics and Nuclear Engineerlng, Pren tice Hail, Inc., 1959.
Fb. : Paşallmanı C. 69 • Üsküdar Te l. : 36 08 06
"
Mağaza : Renk Ticaret
Kemeraltı C. 21 Karaköy Tel. : 49 98 98
Alçak Gerilim 500 kVA ya kadar hor cins transformatör 4000 ampera kadar hava veya yağ soğutmalı rodresorler Tablo tıpı voltmetre ve ampermetreler Alçak gerilim tip akım transformatörleri • SUrgulu direnç ve Yol verme direnç leri Her cins Galvanoplastı, Akü şarj, ve manyetik cihazlar İçin rödresörler • Otomatik gerilim stabllizatorlerı 500. 1000. 1500 ve 2000 VA takatinde •
Amerikan OlçD Âletleri Electric Co. USA
fmu
MOller & Vfeigert Nürnberg
Ölçü Âletleri Fabrikaları
BRANDT
Walter Brandt BmbH Selenyum ve tülken Fabrikaları
Chauvin Arnoux
Fransız ölçü Aletleri
TÜRKİY E MÜMESSİLİĞI
(E. M. — 259)
Elektrik Mühendisliği 159 190