Elektrik Mühendisliği · Sayı 162-163 · Haziran-Temmuz 1970
ÖZEL YÜKSEK OKULLARI SORUNU
Mühendislik eğitimi Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1970
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- özel yüksek okullar
- İTÜ
- ODTÜ
- öğrenci boykotu
- montaj sanayii
- üniversite öğretim üyeleri
Özet
İTÜTB Başkanı Hasan Yalçın, özel yüksek okullar sorununu ülkenin genel ekonomik ve eğitim düzeniyle ilişkilendirerek, bu okulların yeterli maddi ve bilimsel altyapıdan yoksun olduğunu, montaj sanayiine dayalı ekonomik yapının bir sonucu olduğunu ve öğrenci direnişinin bu düzenin eleştirisi olarak ortaya çıktığını savunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Özel Y üksek Okullar Sorunu
HASAN YALÇIN t.T.Ü.T.B. Başkanı
[AKŞAM 2/12/1967]
özel yüksek okullar sorunu "İstanbul ve An kara'daki beş teknik öğrenci örgütü tarafından ele alınıp gerekli direniş görürken, basın konu İle ilgilenerek olumlu, olumsuz yazı ve yorum lara geniş, yer ayırdı. Bu yazı ve yorumlar iyi ce incelendiğinde hemen hepsinin konu üzerin de hiçbir araştırma yapılmadan, ilk akla gelen cümlelerle kaleme alındıkları gözden kaçmıya caktır. Durum böyle olunca Başkente kadar sü ren bir yürüyüşü ve 13 günlük bir boykotu ger çekleştirmiş bulunan örgütlerden birinin başka nı olarak gereken açıklamaları yapmanın zo runlu olduğu kanısındayım.
Biraz düşünülürse, çok yakın gelecekte mü hendis ve mimar olacak 200 kişinin 441 km. yü rüyerek .ve zaman zaman katılanlarla 20 bini aşan gencin fakülte ve okullarını terkeclerek gi riştikleri büyük bir direnişe konu olan özel yük sek okullar sorununun tek basma ele almami yacağı sonucuna uSaşmak zor olmayacaktır. Gerçekten özel yüksek okullar sorunu, ülkemi zin kapkaççılık ve vurgunculuk olarak nitelene bilecek genel yönetim düzeni ile, onun ilk öğ retimden başlıyarak her yanı sarkan eğitim dü zeni içine oturtulmadıkça anlaşılamaz. Eğer bir ülkede ekonomik ve politik düzen bir azın lık yararına işler durumda bulunuyorsa ve o azınlık kendi çıkarlarını sürdürmek ve çoğalt mak için halkın uyanmamışlığını sömürmeyi yöntem edinmlşse, orada hiçbir sorun ayrık ola rak incelenemez ve ortaya konamaz, tgte bu genel görüş açısından devinilirse bazı kişilerin, ulusun teknolojik ve bilimsel geleceğini yok et mek, ekonomisini çürütmek pahasına apartman katlarında mühendis, eczacı, dişçi, iktisatçı ye tiştirmek sevdasına kapılmaları şaşkınlık verici olmaktan çıkar. Kâr ihtirasına sınır tanımıyan sermayenin, insanların okumak, öğrenmek gibi en doğal hak ve isteklerini bile nasıl amacına uy gun olarak sömürebileceği gün ışığına kavuşur.
özel yüksek okullar hem bu gidişin bir par çasını oluşturmakta, hem de eğitim düşmanla rına «sen de kazan, sen de oku» gibi bir parola kazandırarak gerçeklerin gizlenmesinde kolay lık sağlamaktadırlar.
Diğer taraftan özel yüksek okullar, kapkaç çı düzenin sanayi anlayışını ve Türk ekonomi sinin hangi çizgide tutulmak istendiğini ortaya koymaları bakımından ilginç kuruluşlardır. Ül
Elektrik Mühendisliği 162 183
kemizde bugüne kadar yapımcı sanayi kurula mamış, kurulmak istenmemiştir. Hiçbir sanayi kuruluşumuz yoktur ki, en azından birkaç tek nik anlaşma ile yabancı tröstlere bağımlı olma sın. Kurulan ve kurulmakta olan fabrikaların hemen tamamı montaj işini benimsemişlerdir. Belli bir sermaye birikimi gerektiren ve kısa zamanda vurgunculuk ölçüsünde kârlar sağlamı yan yapımcı sanayi ise kimsenin işine gelmemek tedir, işte bu anlayıştaki bir sanayiin buluşcu ve araştırmacı elemana ihtiyacı yoktur. Mühendis liğin tanımı içinde yer alan yukarıdaki özellikler onun için bir anlam taşımaz. Yapılan İşlerin dı şardan alınmış normlara uygunluğunu denetleyen işçiler yeter de artar bile. Durum böyle olunca sanayiin teknik öğretimle yakın ilişkisi gözönü ne alınırsa montaj sanayiine gerekli montaj mü hendislerinin yetigtirileblleceği özel yüksek okul ların ortaya çıkışları açıklanmış olur.
Gerçekten özel yüksek okullar yapımcı bir
sanayiin temel taşı olan buluşcu ve araştırmacı
elemanlar yetigtiremiyeklerdir. Bunu söylerken
rakkam açıklamak isterim; istanbul Teknik Üni
versitesi 12 hektar alana yayılmıştır ve bu alanı
genişletme olanaklarını aramaktadır. Orta Doğu
Teknik Üniversitesi 450 hektarlık bir alan üze
rinde öğretim yapmaktadır. Buna karşılık en çok
reklâmı yapılan öğrenci sayısı Teknik Üniversı
teninkine çok yaklaşmış bulunan bir özel okul,
bir apartman içinde, mühendis yetiştirdiği savın
dadır. Teknik Üniversitedeki bir tek yüksek ge
rilim lâboratuvan, açılmış bütün özel okulların
yatırdıkları sermayenin çok üstünde bir malî gö
rünüş sunmaktadır. Bütün bu açıklamalar özel
yüksek okulların gerekli en azların çok altında
bulunan maddi olanakları içinde yetiştirecekler]
mühendislerin hangi ölçüde mühendis olacakları
nı gösterir. Diğer öğretim dalları için de benzer
rakkamlar bulunabilir sanıyorum.
Bu söylediklerimiz, aynı zamanda «özel yük sek okulların devletleştirilmesi» görünüşüne kar şı, bunların sıkı denetim altında öğretim yapma larının ülkeye yararlı olabilecekleri savını ileri sürenlere de iyi bir karşılık olmaktadır.
Geri zekâlı doğmuş bir çocuğu hiçbir deneti min mühendis yapamıyacağı nasıl ortadaysa, maddî olanaklar yönünden asla gellşemiyecek özel yüksek okulların da mühendis yetiştiremi yecekleri o kadar açıktır. Teknik Üniversitede
bir öğrencinin devlete senede 12400 TL.'na mal olduğu ve en çok alan özel yüksek okulun öğ rencisinden senede 5 6000 Tl. alarak % 50 ora nında da kâr sağladığı düşünülürse bu nokta daha iyi anlaşılacaktır. Bu durumda özel yüksek okulların kalkınmayı belirleyen gerçek ve ya pımcı sanayiin kurulmasına ne kadar ters düş tüğünü görmemek ancak maksatlı olmakla açık lanabilir.
Bugüne kadar ülkemizde üniversite hiçbir za man halka dönük eylem ve işlerin içinde olma mıştır. Üniversiteler aslında halkın gereksinme lerinden giderek bilimsel araştırmalar ve buluş lar yapan, bunları gerektiğinde kamuoyuna su nan kuruluşlardır. Aksi halde üniversite olma ni teliğinden çok ötede, kitapların motamot tekrar landığı medreseler durumuna düşülür. Türkiye' de bu anlamda üniversitenin kurulmamış olduğu ortadadır. Üniversiteye yüzyıllarca önce kavuş muş bulunan ülkemizde 'hâlâ 18000 köyün okul suz oluşu, halkın •% 60'jnın okuma yazma bilme yişi, Doğudaki halkın mağaralarda yaşıyor olu şu, yüz milyonları besliyebilecek topraklar üs tünde sağlığa zararlı doğum kontrol ilâçlarının parasız dağıtıhşı gözönüne alınırsa bu gerçek ortaya çıkmış olur. Bilimsel araştırma ise üni versitelerimizde kişisel zevk konusu durumunda dır. Kamuoyuna duyurma işine gelince; yapılma mış araştırma sonuçlarının duyurulması beklene mıyeceği konusu.bir yana bırakılırsa, su yüzüne çıkmış en bellibaglı ülke sorunlarjt üzerine bile
üniversitelerimizden ses çıkmaması ilginçtir. Bu nun son örneği öğrenciler her türlü direnme ara cını kullanarak karşı çıkarlarken özel okullar ko nusunda üniversitelerimizin bir bildiri İle olsun düşüncelerini açıklamaktan kaçınmış olmaları dır.
Diğer taraftan özel yüksek okullar, esasen
filizlenmemiş bilimsel ortamı bir de üniversite
öğretim üyelerinin zamanlarını kiralıyarak çü
rütmektedirler. Batjda üniversite öğretim üye
leri haftada 8 saatin üstünde ders vermezlerken
örneğin Tenknik Üniversitesinde 42 saat ders
veren öğretim üyeleri vardır. İşin en acı yanı da
devletin yüzbinlerce lira harcıyarak yetiştirdiği
öğretim üyelerine yeterli maddî ortamı hazırla
mayarak özel okullara gitmelerini zorunlu kıl
masıdîr.
Aslında hayıflanacak bir nokta da yoktur: Halkın yetiştirdiği her türlü değeri, gene halkı sömürmekte araç olarak kullanan düzen ve onun yöneticileri elbette kendileri için hiçbir anlam taşımıyan, hattâ zararlarına işliyecek bilimsel gelişmeyi önleyeceklerdir.
İşte bu açılardan gidilerek gerçekleştirilen öğrenci direnişi, özel okulların bu düzen içinde düzeltilemiyeceği, örneğin bunların devletleştiri lemiyeceği bilinerek ortaya konmuştur. Ve daha çok halka kendini ezen düzeni anlatmak amacını gütmüştür.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI Ihlamur Sokak 10/1 Yenişehir Ankara Tel: 12 7e60
İSTANBUL ŞUBESİ İstiklâl Cad. Emgen Apt. No. 65 Kat 5 Beyoğlu istanbul Tel: 4910 49
İZMİR ŞUBESİ 1375. Sokak 18/5. PK. 824 Alsancak izmir Tel: 23973
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
Dergimize gönderilen yazılar basıl sın veya basılmasın geri verilmez. Yazı ve ll&rüardakl fikirler yazarlarına ait tir. Odayı ve dergiyi sorumlu kılmaz. Dergide basılan yazılar kaynak göste rilerek İktibas edilebilir. Yazıların sey rek aralıkla daktilo ile yazılması, Türk çe ve İngilizce özet verilmesi, biri par şömen olmak üzere iki nüsha gönde rilmesi ve şekillerin aydıngere çini mü rekkebi ile çizilmesi gerekir. Yayın Ku rulu yazılarda gerekli gördüğü değişik likleri yapabilir.
Yan ücretleri
(Dergi sayfası başına)
Orijinal telif makale 50,— TL.
Telif derleme makale 40,— TL.
Tercüme makale
30,— TL.
Plân, proje ve tesislerin,
mevzuat ve neşriyatın
tanıtılması ve tenkidi,
haberler,
25,— TL.
Han Tarife*!
ön dış kapak
2500,—TL
Arka dış kapak
1000,— t
Arka İç kapak Ön İç kapak
: 750,— i 800,— »
Tam ön sayfa
700,— i
Tam arka sayfa
600,— »
Yarım ön sayfa
500,— »
Yarım arka sayfa
350.— »
Çeyrek arka sayfa 200,— D
Küçük ilan en 1 cm.. 50,— »
Renkli ilânlar için renk farkı alınır. Sürekli {Unlarda 8 11 ay için % 15, 12 aydan fazlan için % 25 indirim yapılır, ön dış ka pak senelik ve indirimsizdir.
Elektrik Mühendisliği Dergisi Elektrik Mühendisleri Odası üyelerine ücretsiz gönderilir.
Elektrik Mühendisliği 182 163