Elektrik Mühendisliği · Sayı 162-163 · Haziran-Temmuz 1970

İ. T. Ü. SENATOSU GÖRÜŞÜ

Mühendislik eğitimi Görüş ve değerlendirme

Yıl
1970
Sayfa
3
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik eğitimi

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mevzuat ve hukuk

Anahtar kelimeler

  • İTÜ Senatosu
  • özel yüksek okullar
  • 625 sayılı kanun
  • mühendislik eğitimi
  • öğretim üyesi
  • Milli Eğitim Bakanlığı

Özet

İTÜ Senatosu, mühendislik ve mimarlık alanında eğitim veren özel yüksek okulların işleyişini, eğitim kalitesini ve kamu yüksek öğretim kurumlarına etkilerini değerlendirip, bu okulların denetimi ve ıslahı için somut öneriler sunmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Dzel Okular Konusunda I. T. 0. Senatosunun Görüşü

I.TÜ. Senatosu özellikle mühendis ve mimar yetiştiren özel yüksek okullar konusunu, genel likle yüksek teknik öğretimi ve özel olarak İs tanbul Teknik Üniversitesini yakından ilgilen dirmesi bakımından inceleyip görüşünü belirtme yi, kendi öğretim üyeleri, üniversitenin fonksi yonu ve ilgili makamların dikkatini çekme ba kımından zorunlu görmüştür.

Bu okullarda görev alan öğretim üyeleri ve yöneticilerin izin işlemleri ve başka vesilelerle de üzerinde durulan konunun incelenip senatoya getirilmesi, Senatonun Reform komisyonlarından biri olan «Teknik öğretimin genel problemleri» komisyonuna havele edilmiştir. Komisyonun ha zırladığı raporun ve senatonun 3 oturumunu iş gal eden görüşmelerin ışığı altında aşağıdaki görüşler tesbit edilmiştir :

Hızlı bir kalkınma hamlesine geçmesi zorun lu olan memleketimizde çeşitli dallarda yetiştiril mesi gereken, mühendislerin, çok sayıda resmî teknik okul açılmak suretiyle Devlet tarafın dan yetiştirilmesi ön görülmüş iken, üzüntü ile belirtmek gerekir ki Hükümetler uzun süredir bu yönde hiç bir etkili çalışma yapmamışlardır. Res mî mühendislik okulları ve fakültelerinin açılıp gelişmesini önleyen mevzuat engellerinin hâla kaldırılmaması ve gereken kanunların çıkarılma sı yanında bu tip kamu müesseseleri için en önem li problem olan yeni öğretim üyesi yetiştirme alanında da teşvik edici hiçbir müspet teşebbüs mevcut değildir. Hükümetin yeni imkânlar ya ratmamasına karşılık mühendis olmak Istiyen lerin gerek ekonomik ve gerekse sosyal etkiler le çoğalması, bunun yanında bu dallarda öğrenim yapmak için malî bir potansiyelin de mevcudiyeti özel teşebbüsü, özel mimar ve mühendis okulu açmanın kazançlı bir i§ sahası olduğu kanısı na getirmiştir Açılan özel okulların öğrenci sa yısı toplamı daha şimdiden benzeri kamu kuru luşlarının toplam öğrenci sayısına ulaşmış bu lunmaktadır.

Anayasanın 120. maddesinde «Ancak Devlet eliyle ve Kanunla kurulur» âmir hükmüne bağ lanmış bulunan Üniversitelerde elde edilen un van ve yetkilerin, hiç bir fark gözetilmeden, kâr gayesi ile kurulmuş özel okullarda da elde edil mesinin Anayasa maddesiyle nasıl bağdaştırıla bildiği hukukçulara ve Anayasa Mahkemesine, resmî teknik okulları da ele alarak bu konunun kanunî dayanaklara oturtulmasını Millî Eğitim Bakanlığına bırakarak özel jnühendıs ve mimar lık okullarının a) İyi işleyip işlemedikleri,

b) Yeterli bilgi seviyesinde eleman yetişti rip yetiştirmedikleri, c) Kamu yüksek öğretim kuruluşlarına za rarlı olup olmadıkları, d) Ne şekilde islâh edebilecekleri ve alınma sı gereken tedbirler üzerinde durulacaktır.

a) özel Okullann İyi İşleyip İşlemedikleri .

Hepsi de ticarî şirket hüviyetinde olmak üze re, ilk olarak özel Dişillik Yüksek Okulu ve özel İktisadî Ticarî İlimler Okulları açılmıştır. Da ha sonra da özel Mühendislik ve Mimarlık Yük sek Okullariyle, çeşitli mühendislik dallarında öğrenim yapanların sayısı 10 u geçmiştir. Bu özel okullar bidayette Osmanlı devrinden kalma «Mekâtibi Hususiye Talimatnamesi» ne göre fa aliyet göstermişlerken 10.6.1965 tarihinde çıkan 625 sayılı «özel öğretim Kurumları» kanununa tâbi olmuşlardır.

Bu okulların, orta öğretimi tamamlıyanlardan başsInU olup olmıyacaklanna bakılmaksızın, pa rası olan herkese açık olması, kamu oyunda bu ralardan yetişeceklerin nitelikleri hakkında te reddütler uyandırdığı gibi, sosyal adalet hissini de zedelemiştir. Bu kuruluşların, öğretim ele manlarının çoğunu üniversite öğretim üyeleri ara sından temin etmeleri, üniversitelerde reaksiyon yaratmış ve 1967 68 ders yılı başında boykot ve işgal olaylarında ortaya atılan reform İstek leri arasında özel okulların kapatılmaları veya devletleştirilmeleri yer almıştır.

özel okullarda, ders veren ve yöneticilikle meşgul olan öğretim üyelerinin, bilgileri ile de sabit olmaktadır ki : Bu kuruluşlar gerektiği gibi işlememektedirler. Hacimleri dar, sınıfları kalabalık, gerekli sosyal ve spor tesislerine saıhip değillerdir, öğretim üyeleri «Yan gün» çalış tıklarından dersleri verir vermez okulu terke derler. Bu nedenle Öğrencilerin, hocalariyle te mas kurmaları ya çok sınırlı yada imkânsızdır.

b) Yeterli Bilgi Seviyesinde Eleman Yetiştirip Yetiştirmedikleri :

Kurucuların kâr gayesiyle, mühendis olmak yeteneğine sahip olmayan öğrencileri dahi oku la kabul etmeleri, özellikle akşam bölümlerine' düşük seviyellerın de kabulü, ileride mezun ola cak mühendis ve mimarların niteliğine şimdiden gölge düzürmektedır. Nitekim mezun vermek durumuna gelen bazı özel okullardaki mezuni yet başarı yüzdesi, resmî okullara oranla çok dü şük olmaktadır.

özel okulların bugünkü uygulama şekilleriyle göze çarpan başlıca kusurları şöyle sıralanabilir .

1 — 625 sayılı kanun eksiktir, boşlukları mevcuttur, özellikle denetleme çok yetersizdir. Millî Eğitim Bakanlığına bırakılan bu denetim bugün işlememektedir.

2 — Bu nedenle kurucular gereken yatırımı yapmamakta, kanunun 16. maddesi gereğince 3 ay önceden duyurmak şartıyla okulu kapaya bilmektedırler. Dolayısiyle her an kârlı durum da kalmayı tercih etmektedirler.

3 — Ayrıca kanunla beraber 6 ay içinde çı

karılması öngörülen tüzükler bile henüz hazır

lanmamıştır. Yani okullar başıboş, istedikleri

gibi hareket etmektedirler.

i — özel okulların 5. yıl sonunda öğretim kadrolorını, enaz 1/3 kadarını, kendilerine bağlı olarak kurmak zorunluğu kanunda mevcut ol duğu (madde 21) halde, bu yönde yeterli bir te şebbüs olmadığı anlaşılmaktadır.

Sayılan bu ve benzeri nedenlerle yetiştirilen öğlenciler gerekli nitelikte ve sayıca başarılı oranda olmamakta, dolayısiyle millî servetin ve emeğin israfı söz konusu olmaktadır/ Bu durum da ya seviyesi yetersiz elemanlar yetişecek, ya hut da, bir çok gençlerin zamanları ve paraları boş yere harcanıp heba olacaktır

c) Kamu Yüksek Öğretim Kuruluşlarına Zarar lı Olup Olmadıkları :

1 — Bu özel kuruluşlar öğretim elemanları ihtiyaçlarının büyük bir kısmını kamu kuruluş larındaki öğretim üyelerinden «Yarı gün» düze ninde yararlanarak karşılamaktadırlar. Üniversi te öğretim üyeleri aylık ve tazminat toplamları nın yetersizliği sebebiyle, Üniversiteler Kanunu nun tazminattan vaz geçmek şartı ile haftada 10 saat dışarıda çalışabilme izninden yararlana rak bu özel kuruluşlarda görev almaktadırlar. Bu görevler makul ölçüleri aşıp, sınırlı olmayan akşam öğretimine de katılmakla haftada 10 ve ya daıha fazla saate eriştiği zaman öğretim üye sinin Üniversiteye vermesi gereken çalışmasını ister istemez kısıtlamaktadır. Böylece makul öl çüleri aşan görev almalar sebebiyle bu özel ku ruluşlar Üniversitelere zarar vermektedirler.

2 — Ders ve araştırma yanında idarî görev lerin de yüklenilmesin! öngören Üniversiteler Ka nunu muvacehesinde, ücretsiz veya az paralı ida rî görevlerle, bilhassa komisyon çalışmaları bü yük çapta aksamakta, bu gibi fonksiyonel iş leri yüklenenlere karşılık, sırf paralı işlere va kit ayıran öğretim üyeleri, her türlü dikkati ve kritiği üzerlerine çeker duruma girmektedir. Bu olumsuz durumun gelişmesi, Üniversite bün yesinde sarsıntı yaratmaya kadar gidebilir.

Elekttlk Mühendisliği 162 163

Yukarıda zikrolunan olumsuz etkilere karşı lık, özel okullardaki öğretimin mümkün merte be seviyeli yapılabilmesinde, tecrübeli Üniversi ti hocalarının dolaylı bir rolü olduğunu da ka bul etmek gerekir.

d) Ne Şekilde İslah Edilebilecekleri ve Alın ması Gereken Tedbirler :

Yukarıdaki açıklamalardan çıkarılacak so nuç, özel okulların hâlen içinde bulundukları du rumda uzun zaman bırakılmıyacakları ve kesin olarak İslah edilmelerinin zorunlu olduğudur. Ya pılacak İslahatı (bazıları kısa, bazıları da uzun vadede olmak üzere) aşağıdaki gibi sıralamak mümkündür :

1 — 625 sayılı kanun ele alınarak aksayan ve eksik olan kısımları düzeltilirken, gerekli tü zükler ivedilikle çıkarılmalıdır.

2 — özel yüksek okullarıı denetimi, ilgili üniversiteler senatolarının kuracakları bir «ku rul» a verilmelidir. Etkin bir kontrol ve düzen leme, kadrolu, bilimsel ve tekniK olanaklara sa hip böyle bir merkezi organ tarafından sağla nabilir, özel okulların, lüzumlu açılma şartları ve önceden tespit edilmiş gelişme planlarına ka vuşturulması bu suretle mümkün olabilir. Bu hu susa esasen «Kalkınma planında da» işaret edil miştir. (Sayfa 176).

3 — 625 sayılı kanunun 21. ci maddesi uya rınca, özel okullar 5 yıl içinde ihtiyaçları olan, öğretim üyelerinin en az 1/3 ünü yetiştirmek zorunluluğundadır. Bu husus titizlikle uygulan malıdır. Bu arada özel kuruluşların stajyer ve doktora adayı olarak üniversitelerde eleman ye tiştirmeleri mecburi tutulmalıdır. Devletin bü yük fedakârlıkları ile yetişmiş elemanlarını ufak bir ek ücretle istediği şekilde kullanmanın mo ral bakımından sakıncaları olmak gerekir.

4 — özel okullarda yönetici ve öğretici ola rak görev alan öğretim üyelerinin durumlarındı 625 sayılı kanunun 21. maddesine uygun olup olmadığı Senatolar ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından titizlikle izlenmelidir, öğretim üye lerinin gece mesaisi de dahil, bu okullardaki haf talık ders saatleri toplamı hiç bir şekilde 6 yi, sadece proje veya laboratuar halinde 8 i geçme melidir. Bu husus dekan ve rektörler tarafından titizlikle kontrol edilmelidir. Bu sınırlamalar, özel okulların vakıf veya kamu kuruluşları ha linde geçiş devreleri esnasında hocasız kalma ları endişesi sonucu bir miktar geniş tutulmuş tur.

5 — Her özel okul için, detaylı ve kesin ge lişme planları hazırlatmalı ve bunların uygulan ma şekilleri, yukarıda söz konusu edilen «Ku rul» ca denetlenmelidir. Bu merkezî organ ku

rulup işe başlayıncaya kadar, yeni özel okul açıl masına müsaade etmemek yerinde olur.

6 — özel okullara girecek öğrencilerin sa yıları, okulun imkânlarıyle orantılı olmalı ve mutlaka bir giriş imtihanına tâbi olmaları temin olunmalıdır. Bu arada üstün başarı gösterenlere karşılıksız burs vernıe imkânları da arttırılmalı ve özellikle fakir ve çalışkan öğrencilerin de bu okullara girmeleri desteklenmelidir. Üniversite lerarası Merkezî Sıralama İmtihanı sisteminde belli puvan tutturmayanların özel okullara alın mamaları, alınacak tedbirler için bir ön adım teşkil eder.

7 — özel okullara alınacak öğrenci sayısını sınırlamak için, kamu kuruluşlarındaki yer ve öğ retim üyesi imkanlariyle karşılaştırmak, oğre tici/öğrenci oranı gibi kriterler kullanmak kabil dir. Bu gibi düzenlemeler madde 2 de öngörü len Merkezî Organ tarafından yapılır.

8 — Kalkınma planının verilerinden hareket edilerek her yıl çeşitli mühendislik kollarına alı nacak öğrenci sayısı toplamı tesbit edilmeli ve özel okulların alacakları öğrenci sayısı kamu ku ruluşlarının alacakları ile ihtiyaç arasındaki fark tan fazla olmamalıdır Kamu kuruluşlarının ge lişmesini engelliyen mevzuat değiştirilip bu ku ruluşlar yurdun her tarafnda geliştikçe, özel okullara düşen payın azalacağı tabiîdir

9 — özel okullarda mevcut olması gereken kontrol daha genişletilmeli diplomaya esas ola cak temel, uygulanmalı ve meslekî derslerin mad de 2 de tarifi yapılan «Kurul» tarafından seçi lenlerinden öğrenciler, gene aynı kurul tarafın dan seçilmiş jüriler önünde sınava girmelidir. Te mel bilgilerin oluştuğu İlk yıla beraj niteliği ka zandırılması, öğrencilerin de yararına olacak bir tedbirdir.

10 — Resmî ve özel okulların müfredat prog ramlarında benzerlik sağlanmalıdır. Gerekli ki tap ve notlar hazırlanarak öğretimde de birliğe varılması lüzumludur. Bu takdirde çeşitli kuru luşlar arasında yatay ve dikey geçişler kolaylaş tırılmış olur.

11 — Teknik Üniversite ve resmi teknik okul

lar, teknik öğretime intisap edeceklerden ara

dıkları bilgi çeşitleri ve seviyelerini daha açık

belirtmeleri ve bu hususta Millî Eğitim Bakan

lığı ile anlaşmaya varmalıdırlar.

12 — Sanat enstitüleri mezunlarının, mühen

dis olarak yetişmeye yeterli formasyona sahip

olmadıkları, mühendis okulları giriş İmtihanla

rında ve öğrenimleri esnasında da başarı göste

rememelert ile sabittir. (Î.T.Ü. Teknik Okulun

da geçirilen tecrübe bir başka delil teşkil eder).

Bu öğrenciler ve çeşitli sebeplerle iyi yetişme

miş lise mezunları için Hazırlık Sınıfları kuru

larak, yetiştirilmeleri cihetine gidilmelidir.

13 — özel okullarda ders verecek üniversite

öğretim üyeleri ve devlet yüksek öğretmenleri

dışındaki öğretim elemanlarının nitelikleri 2.

madde de yazılı «kurul» tarafından tespit edil meli, kurulun onayından sonra tayinleri yapıla bilmelidir.

Senatomuz bu İslâhat tedbirlerini incelerken şu kesin kanaata vajrmiştır ki, bu tedbirlerin tatbikatı sonunda «özel Teknik Okulların» sos yal bünyemizin müsaade edebileceği ödeme im kânları dahilinde kar getiren bir ticarî müesse se, olarak yaşamaları imkânsızdır. Dünyada eği tim konularına ciddî olarak eğilmiş hiç bir mem lekette de bizdeki tatbikatına rastlamak kabil değildir. Bu memleketlerde mevcut özel teknik öğretim müesseseleri öğrencilerden aldıkları pa ralarla genel harcamalarının cüz'i bir kısmjnı karşılamaktadır. Esas gelir kaynaklarını vakıf lar, sanayiden temin ettikleri ek gelir ve bağış lar ve hükümet yardımları teşkil etmektedir.

O halde memleketimizde bu konuda âcil ola rak yapılacak şey evvelâ kamu kuruluşlarını da ha verimli hale getirmek, özel okulları öğren cilerin belirli bir ücretle masrafına katıldıkları vakıflar haline sokmak ve bunun dışında hiç bir özel teknik okul açılmasına müsaade etmemek tir

Gittikçe çoğalarak, çözümlenmesi ileride Dev lete daha da zor problemler yaratacak olan öze' okulların, kısa ve uzun vadeli tedbirlerle İslah edilmesi hareketine derhal geçilmelidir. Bilhassa 3 ay önce haber vererek okul kapamanın sağla dığı sorumsuzluk durumu ve bu müesseselere sa dece ticarî nitelik kazandıran maddeler tezelden değiştirilmelidir.

Bu tedbirler, özel okulları sayıları azalıp se viyeleri yükselen, amacı kazanç olmayan vakıf müesseseleri haline getirecek, hem geçiş dev rinin zararları azalacak hem de neticede memle ket ve meslek kazançlı çıkacaktır.

Son olarak, resmî kuruluşların gelişmesini önleyen, tazminata halel getirme, 7244 sayılı ka nunun, 3. maddesindeki tahditler, g ece öğretimi nin işler hale getirilememesi gibi engelleri orta dan kaldırarak Devletin büyük fedakârlıklarla bu seviyeye getirdiği öğretim üye ve yardımcı larından, onları gerekli geçim seviyesine kavuş turarak ve resmî kuruluşları çoğaltıp genişlete rek faydalanmanın yüksek öğretim ihtiyacını karşılamak İçin en çıkarlı yol olduğunu da ha tırlatmak icap eder.

Sonuç olarak, İstanbul Teknik Üniversitesi Senatosu, mevcut özel okulların İslah edilip va kıf haline getirilmesi ve öngörülen kontrol dü zenleme örgütü kurulup işlemeye başlayıncaya kadar yeni özel okulların açılmasına müsaade edilmemesini Hükümete ve Yasama organına ar zetmekle, ileride büyük sorumluluklara yol aça cak gelişmeleri önlemek İstemekte ve bu suretle kaçınılması caiz olmayan bir memleket görevi yaptığı kanısında bulunmaktadır.