Elektrik Mühendisliği · Sayı 162-163 · Haziran-Temmuz 1970
CUMHURİYET SENATOSU ARAŞTIRMA KOMİSYONU RAPORU
Mühendislik eğitimi Oda duyurusu / kurumsal
- Yıl
- 1970
- Sayfa
- 16
- Okuma süresi
- 50 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mevzuat ve hukuk, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Cumhuriyet Senatosu
- 625 sayılı Kanun
- özel yüksek okullar
- tüzük ve yönetmelik
- makina mühendisliği okulu
- öğrenim ücretleri
Özet
Cumhuriyet Senatosu Araştırma Komisyonu'nun özel yüksek okullar hakkındaki raporunda, 625 sayılı Kanun'un gerektirdiği tüzük ve yönetmeliklerin zamanında çıkarılmamasından kaynaklanan sakıncalar; okul açma şartları, sermaye, öğrenci ücretleri ve fiziki standartlardaki tutarsızlıklar örneklerle aktarılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Yüksek Başkanlığa
Anayasa'nın 88 ve Cumhuriyet Senatosu îç tüzüğü'nün 133 138. ci maddeleri uyarınca özel Yüksek Okullar hakkında araştırma yapmakla görevlendirilmiş bulunan Komisyonumuz 6.12.1967 tarihinde görevine başlamış 24.4.1968 tarihinde araştırmasını tamamlıyarak aşağıdaki raporu ha zırlanus.tır.
Komisyon aşağıdaki üyelerden teşekkül et miştir.
Rahmi Arıkan (Bolu Senatörü) Ömer Lütfi Bozcalı (izmir Senatörü) Celâl Ertuğ (Elâzığ Senatörü) Kâzım Karaağaçlıoğlu (Afyon Senatörü) Kâmil Karavelioğlu (Tabu Senatör) Sami Turan (Kayseri Senatörü) Zerin Tüzün (Cumhurbaşkanınca S. Ü.) Refik Ulusoy (Manisa Senatörü) Cemal Yıldırım (İstanbul Senatörü)
1 — BAKANLIKLA tLOtLl KONULARDA YAPILAN ARAŞTIRMA :
Komisyonumuz Bakanlıkta yaptığı araştır malarda ilk olarak, kanunda belirli bir süre içinde çıkarılması öngörülmüş bulunan tüzük ve yönetmeliklerin zamanında hazırlanıp hazırlan madığı konusu üzerinde durmuştur.
Bu kon»da alnan sonuçlar aşağıdadır.
A) Tüzük:
625 sayılı Kanunun geçici maddesi, kanunun yürürlüğe girişinden itibaren 6 ay içinde bir tü zük çıkarılmasını âmir bulunmaktadır Bu tüzük te okullara açılma izni verilirken dikkat edile cek şartların neler olacağı (madde 3) okulların özelliklerine göre kuruculardan istenecek en az ödenmiş sermayenin ne kadar olacağı (madde 4) gibi hususlarla özel okulların kâr gayesi güt miyen kuruluşlarca açılmasını teşvik maksadiy le bu gibi kuruluşlara yapılacak maddî yardımın tesbitl (madde 42) ve kanun kabulünde evvel ku rulmuş bulunan özel okulların 625 sayılı kanuna intibakını Bağlıyacak hükümlerin getirilmesini (geçici madde) öngörmektedir.
Ancak, Kanunun yürürlüğe giriş tarihi 18.6.1965 olduğuna göre, altı ay sonra hazırlan
ması lâzımgelen tüzüğün 18.1.1966 tarihinde yü rürlüğe konulması gerekirken, Bakanlığjn bu görevi İfada gereği kadar gayret göstermemiş bulunduğu Komisyonumuzun araştırma için Ba kanlığa gittiği 13.12.1967 tarihinde dahi, tüzüğün henüz çıkarılmamış bulunması ve bu gecikmeyi izah edecek tatmin edici bir sebep gösterileme miş olmasından anlaşılmıştır.
Tüzüğün zamanında çıkarılmamış olması so nucunda ise meydana çeşitli sakıncalar çıkmıştır ki, bunların en önemlilerini şu şekilde sıralamak mümkündür :
a) Kanunun 3. cü maddesinde özel öğretim kurumu açma İzninin verilebilmesi için gerekli şartların tüzükte belirtileceği ifade edilmektedir. Tüzüğün zamanında çıkmamış olması, açılacak yeni özel yüksek okullarda kurumun niteliğine göre aranacak şartların neler olacağı hususunda ki önemli bir sorunu tamamen cevapsız bırak mıştır. Bu durum, kanunun 8 ve 10. cu madde lerinde kurulması öngörülen uzmanlar heyetleri nin, okulların yerlerini, binalarını, eğitim tesis lerini, dershane ve labaratuvarlarını incelerken, belli kriterlere dayanmadan, tamamen şahsi gö rüş ve anlayışlarına göre ve birbirinden farklı kararlar almalarına, dolayısiyle, yetersiz şartlar içindeki okulların açılması ve öğretime başla ması için izin vermelerine zemin hazırlamıştır.
Meselâ özel yüksek öğretim kurumu olmak üzere teklif edilen ve bir apartmanın 7 8. el katlarında tedrisat yapmayı öngören bir maki na mühendisliği okulunun açılmasına izin veril miş, bu izin verilirken, kanunun 9. cu maddesi hükmüne uyulmadıktan başka, okulun bir sene sonraki gelişmesi ve öğretimin zorunlu kılacağı makina laboratuvarlarının nereye ve nasıl kuru lacağı dahi dikkate alınmamıştır. (Belge, 19 numaralı okul dosyası)
Aynı şekilde, ders araç ve gereçleriyle labora tuvar, kitaplık ve benzeri eğitim tesislerinin ih tiyaca yeterli olup olmadığını tesbit edecek belir li bir kıstasın bulunmayışı da, bu konuda şahsi görüşlere göre hüküm, verilmesine yol açmış, ay rıca toir heyetin yetersiz bulduğu okula vâki İtiraz üzerine, ikinci bir heyet gönderilmek suretiyle öğretime başlama <*ni verilebilmiş, böylece de, yetersiz labo|ratuvarlarda yetersiz ders araç lariyle öğretim yapılmasına yol açılmıştır. (Bel ge, 18 numaralı okul dosyası).
Aynı şekilde okullara verilecek öğrenci kon tenjanlarının tesbitmde de okulun niteliği dikkate alınarak hazırlanmış bir kıstas bulunmadığın dan öğrenci sayısının orta dereceli okullarda ol duğu gibi hacmin zemin alanına göre tesbit edil mesi yoluna gidilmiştir. Böylece bâzı teknik ders lerin bir dershanede 150 160 kişi ile okutulma sı gibi mahzurlu durumlar da ortaya çıkmıştır.
Yine aynı nedenle okulların ayrı ayrı hazır layıp Bakanlığin onayına sundukları yönetme lik ve müfredat programlarında bir birlik ve be raberlik sağlamak mümkün olmamış, ayrıca sık sık yapılan yönetmelik ve program değişiklikleri ile de, okullar kendi lehlerine bâzı avantajlar sağlama yoluna gidebilmişlerdir. (Belge 9 14 numaralı okul dosyalan).
b) 625 sayılı Kanunun 4. cü maddesi özel öğretim kurumu açacak olanlardan istenecek en az ödenmiş sermaye şartının da tüzükle tesbitı ni öngörmüştür. Hiç şüphe yok ki, bu sermaye nin, açılacak okulun cinsi ve niteliğine göre fark lılıklar göstermesi gerekecektir, özellikle büyük laboratuvarların kurulmasını, bol araç ve gerçe çın teminini zorunlu kılan makina mühendisli ği, inşaat mühendisliği, kimya mühendisliği, diş çilik ve benzeri meslek dallarında okul açmak istiyenlerin bu işe yatıracakları ödenmiş serma ye miktarı işin gereği gibi yapılmasının ve yü rütülmesinin bir nevi garantisi olacaktır. Ancak, tüzüğün zamanında çıkmamış bulunması dolayı siyle, bu madde de gereği gibi işletilememiş, böy lece kurucuların az sermaye dolayıslyle yetersiz tesislerle işe başlamalarına imkân yaratılmıştır.
Kanaatimizce bu durum öğretim ve eğitimle bir arada düşünülmesi tehlikeli olan ticaret ve kazanç fikrinin okullarda birinci plana getiril mesi gibi bir sorunun ortaya çıkmasında önemli şekilde etkili olmuştur.
c) Yine 625 sayıllı Kanunun 31. d maddesi öğrencilerden alınacak ücretin hangi esaslara gö re tâyin edileceği hususunun da tesbitini tüzüğe bırakmıştır.
Tüzüğün zamanında çıkarılmamış olması, bu konuda esas alınacak kriterlerin de neler olacağı hakkında belli bir fikrin ortaya çıkmasına im kân vermemiştir. Halen Bakanlık ücretlerin tak diri işini vilayetlere bırakmıştır. Ancak, bir kıs tasın mevcudolmaması dolayısiyle, vilâyetlerin alınmasını öngördükleri ücret miktarları arasın da bâzı farklılıklar bulunduğu dikkati çekmiş tir. Ayrıca kurucular da uygulamada bâzı fark lılıklar yaratma yoluna gitmişlerdir, örneğin İs tanbul'daki bir iktisadî ilimler okulundaki yıllık ücret 2 415 lira iken, yine İstanbul'daki bir diğer iktisadî ilimler yüksek okulunda, kurucu tara fından yapılan gelişi güzel bir indirme ile bu miktar 2 300 lira olarak tesbit edilmiştir, izmir'
Elektnk Mühendisliği 162 183
de aynı mahiyetteki bir okulda birinci, ikinci sı nıf için 2 700, üçüncü, dördüncü sınıf için 2 950 lira alınmaktadır. Ankara'da ise birinci İkinci sınıflarda 2 300, üçüncü dördüncü sınıflar için 2 500 lira alan bir okulun yanında, bütün sınıfları için 2 500 lira almayı öngörmüş bulunan bir okul bulunmaktadır.
Mühendislik okullarında ise İzmir'deki bir mühendislik okulunda akşam öğrencilerinden 4 000, gündüz öğrencilerinden 6 500 lira alınma sına mukabil istanbul'da aynı mahiyetteki okul larda bu miktarın akşam 3 000, gündüz 6 000 ola rak tesbit edildiği, ancak iki kurucunun hiçbir resmî mercie duyurmadan bu miktarı 3 000 5 000 olarak uygulama yoluna gittikleri, İstanbul'daki bir üçüncü okulun ise akşam öğretim ücretini 2 900 lira olarak tesbit etmiş olduğu anlagılmış tır. Ankara'da aynı mahiyetteki okullarda ise gündüz 5 500, akşam 3 500 lira alınmaktadır. (Belge 1, 2, 3, 8, 5, 9, 11, 17, ve 19 No. lu okul dosyalan).
Bunlardan başka, bazı okullar 50 liradan 300 liraya kadar kayıt ücreti diye ilâve bir ücret al maktadırlar. Bu konuda Ankara'daki bir okul 100 lira kayıt ücreti alırken, valiliğin bu husus ta bir tespit yapamıyacağını bildirmesi üzerine kayıt ücretini 300 liraya çıkarmıştır. Ankara'da ki bir diğer mühendislik okulu 300 lira kayıt üc reti alırken, İstanbul'da bir tanesi 50 lira almak ta, bir diğeri hiç almamaktadır. (Belge, 9. 14, 15, 19 No.lu okul dosyalan).
Bu konunun tetkikinde valiliğin kayıt ücreti olarak munzam bir ücreti kabul etmediği, okul ların yönetmeliklerinde de buna ait açık bir ka yıt bulunmadığı, ancak bâzı okulların, belirli şartlarla öğrencilere iade edilcek miktarların he saplanması sırasında kayıt ücreti hariç tâbi rini kullanmak suretiyle kendilerine bir açık kapı bulduklan anlaşılmaktadır. Bunlardan başka, bâ zı okulların vilâyetten, sadece imtihana girmek için, öğrenciden yıllık ücretin % 10 20 nisbetin deki bir miktar parayı almalarını öngören ka rarlar çıkartmak yoluna gittikleri, bu suretle hiç bir masraf yapmadıklan bir öğrenciden imtiha na giriş ücreti olarak 500 ilâ 1 000 lira gibi bir para almakta oldukları tesbit edilmiştir. (Belge, 5 ve 6 numaralı okul dosyası).
Yukarıda izah edilen hususlardan da anlaşıla cağı üzere, Bakanlığın yıllık ücretlerin hangi kıs taslara göre ve ne şekilde hesaplanıp tesbit edile ceğini kesin hükümlere baglıyan ve bunlara uymı yan kuruculara tatbik e'dllecek müeyyideleri de ortaya koyacak olan tüzüğü çıkarmakta gecikmig olması, bu konudaki mahzurların meydana çıkma sında başlıca rolü oynamıştır.
Netice itibariyle, kanunun çıkarılmasını âmir bulunduğu ve özel okulların gereği .gibi karulup işleyişinde önemli bir rolü bulunan tüzüğün çı
karılmasında, iki seneden fazla bir zaman geci kilmiş olması, sıkı bir disiplin altına alınması şart odan özel okul kurucu ve yöneticilerinin, işi önemsemiyen ve kâr gayesini birinci plana alan bir tutum içine girmelerinde önemli rol oynamış tır .
B) Yönetmelikler:
Yönetmeliklerin zamanında çıkarılmamasından doğan sakıncaların en önemlileri ise aşağıda sı ralanmıştır.
a) Kanunun 19. cu maddesi yukarıda da be lirtildiği üzere, özel öğretim kurumlarının yer, bina, tesis ve müştemilât bakımından belli stan datlara bağlanmasını ve bunların ilânını öngör mektedir. Kanuna göre Sağlık ve Sosyal Yardım ile îmar ve İskân Bakanlıklarının da mütalaala rı alınmak suretiyle tesbit edilecek olan bu stan dartların vaktinde hazırlanmamış ve ilan edilme miş, bulunması sonucunda okul açmak konusun da karar verme durumunda bulunan ve kanunun 8. ci maddesine göre teşkil edilen uzmanlar he yetini, ellerinde belli bir kıstas olmadığı için ta mamen indî hükümler vermek durumu ile karşı karşıya bırakmış, verilen kararları objektif mes netlere dayandırma imkânı bulunamamıştır.
Yine bu konudaki standartların belli olmayışı sonucu, alt katında kolacı, temizleyici gibi par layıcı ve yanıcı maddelerle çalışan ticarethane lerin bulunduğu ve tek merdivenli yüksek bina ların üst katlarında okulların açılmasına müsaade edilmiş, aşağıda çıkacak bir yangının yukarda yaratacağı panik dahi dikkate alınmamıştır. (Bel ge, 14 numaralı okul dosyası).
Bu standartların belli olmaması sonucu, bah çe içinde bulunan birkaç tanesi müstesna, özıl yüksek okulların hiçbirinde teneffüshane ihti yacı temin edilmemiştir. Beden eğitimi imkân ları hiç dikkate alınmamıştır. Birçok okullarda kitaplık ve lâboratuvarlar hacım itibariyle gayet yetersizdir. Büyük kütlelerin dera gördüğü sı nıfların bir çoğu aradaki duvarlar kaldırılmak suretiyle meydana getirildiğinden, ortada kalan sütunlar dolayısiyle öğretmeni ve tahtayı görüş imkânı bozuk dershanelerde öğretim yapılma yoluna gidilmektedir.
Bu suretle 19. cu madde hükümlerinin Ba kanlık tarafından vaktinde yerine getirilmeme si, kanunun kabulü tarihinden sonra açılan okul ların dahi, yetersiz ileriki İnkişafa müsaidolmı yan, yapılacak eğitim ve öğretimin niteliği ile bağdaşmıyan binalarda faaliyete geçmesine im kân vermek suretiyle çok sakıncalı bir durum yaratmıştır.
b) Kanunun 21. ci maddesi, okulların özellik leri göz önünde tutulmak suretiyle yönetici ve
Öğretmenlerde aranacak nitelik ve şartların bir yönetmelikle belirtilmesini âmir bulunmaktadır.
Bakanlığın bu konudaki yönetmeliği vaktin de hazırlamamış bulunması, özel okullarda yö netici ve öğretmen olarak görev alacak olan larda aranacak vasıfların açık bir şekilde ortaya çıkmasına imkân vermemiştir. Bunun sonucu olarak da bâzı okulların müdür yerine uzun sü re sorumsuz bir müdür vekiliyle idare yoluna gidilebilmiş (Belge 14 numaralı okul dosyası, 11 numaralı okul dosyası) veya yaş haddini doldurmuş bir kimsenin müdürlük yapmasında İsrar edilerek uzun yazışmalar sonucu iki sene müddetle kesin bir karar alınmayıp, işin böyle ce sürdürülmesine imkân hazırlanmıştır. (Bel ge, 13 numaralı okul dosyası).
Bunlardan başka ve daha önemli olarak, özel yüksek okullarda hangi derslerin ne nitelikteki öğretim elemanı tarafından okutulacağı hususu nun karanlıkta kalması sonucu, bâzı okullar bir iki tane öğretim üyesine karşılık bütün dersleri öğretim görevlileri ve öğretim yardımcılarına verme imkânını bulmuşlardır. Bu öğretim ele manlarının seçimlerinde görevlendirme ve bir üst kademeye geçirilmelerinde Bakanlığın bütün okulları aynı paralelde toplıyan bir yönetmelik çıkaramamış bulunması sonucu, bu husus da okulların kendi görüş ve isteklerine göre yürü tülmüştür.
örneğin: iktisadî ve Ticari İlimler özel yüksek okullarının yönetmeliklerinde bir öğre tim üyesi tarafından okutulması şart olan di ' slplinler açıklanmış bulunmaktadır. Ancak, bâ zı okulların bu açık hükme rağmen Ibu disiplin leri öğretim görevlileri tarafından okutturma yolunda oldukları yapılan araştırma sonucun dan anlaşılmıştır. (Belge, 8 numaralı okul dos yası).
Müspet ilim dallarında öğretim yapan okul larda ise hangi disiplinlerin mutlak surette öğ retim üyeleri tarafından okutulacağı hususu belli olmadığı gibi, bu disiplinleri okutacak öğ retim elemanlarında aranacak nitelikler de belli değildir. Bu durum, aynı dersin bir okulda bir profesör, diğer okulda bir öğretini görevlisi ta rafından okutulmasına yol açtığı gibi, bir öğ retim üyesinin kendi branşı olmıyan bir konu da ders vermesini mümkün kılmak gibi hatalı tatbikata da zemin hazırlayıcı olmuştur
Ayrıca, bu okullarda görev alacak öğretim görevlilerinde aranacak niteliklerin de kesin ola rak belirtilmemiş olması, bu konuda bâzı önem li sakıncaların meydana gelmesine de yol aça cak durumlar yaratmıştır.
Bu itibarla Bakanlığın bu konudaki yönet meliği zamanında çıkarmamış ve bu yönetmeU ğe aykırı hareket edeceklere uygulanacak mü eyyideleri de belirtmemiş olması, öğretim ve
yönetimin niteliği bakımından büyük önem ta şıyan bir konuda, gerekli ciddiyetle hareket edil memesi sonucunu ortaya çıkarmıştır.
c) 625 sayılı kanunun 43 cü maddesi özel ^s retim kurumlarındaki denetimin bzel yönet meliğine göre yapılacağını işaret etmektedir ki, bundaki maksadın da yapılacak denetimin okul ların niteliğine ve özelliğine göre ayarlanması olduğu meydandadır.
Ancak bu yönetmeliğin vaktinde ve zama nında çıkarılamamış bulunması, yüksek dereceli özel okulların da, ortaöğretim teftiş yönetmeli ğine göre denetlenmesini zorunlu kılmıştır ki, bunun sakıncaları ise yukarda açıkladığımız hu suslar dikkate alındığında açıkça ımeydana çık maktadır.
Bakanlık şimdiye kadar sadece geçen öğre tim yılında bitirme imtihanlarına ayjrtman (mü meyyiz olarak giden öğretim üyelerinden, öğ rencilerin başarı durumlarına bakarak o okulda ki öğretimin niteliği hakkında birer rapor ver melerini istemiştir ki, bu suretle varılacak hük mün bir okuldaki öğretim ve eğitimi tümüyle değerlendirme bakımından yeterli olamıyacağı da meydandadır.
Netice olarak, Bakanlık özel bir teftiş yönet meliği çıkarılması yönünde de gerekli gayreti göstermemiş olmakla, özel yüksek okulların ge rek öğretim ve eğitim bakımından gerekse mad di imkânları bakımından yeteri gibi değerlen dirilmesine imkân sağlamamış ve Senato araş tırmasına esas olan sorunlardan önemli bir kıs mınrn meydana çıkmasına yol açmıştır.
2. BAKANLIĞIN KOMİSYONUMUZA GÖN DERDİĞİ DOSYALARIN TETKİKİ SONUCUN DA TESBİT EDİLEN HUSUSLAR :
Kanun öngördüğü hükümlere uyulma yö nünden :
a) 625 sayılı Kanunun 8. ci maddesi özel öğ retim kurumlarına açılma izni verilmesine dair dir. Bu maddenin birinci paragrafı okul olacak bina ve binaların kullanış maksatlarına her ba kımdan uygun ve belli bir öğrenci sayısı esas olmak üzere kurumun ihtiyacını karşılıyacak nitelikte olmasını öngörmektedir.
Müteakip fıkra ise, bu hususta karar vere bilmek için yüksek okul veya üniversitelerden alınacak elemanlarla takviye edilmiş bir uzman lar heyeti kurulmasına dair hüküm getirmiş bu lunmaktadır öğrenci kontenjanının hesaplanmasında da, okulların niteliğine göre değerlendirilmiş bir kıstasın foulunmaşlı sebebiyle, öğrenci sayısını hacmin zemin alaına göre tesblt etme yoluna gidildiği, böylece bir dershanede 150 160 kişiy le teknik dersler okutulma gibi olumsuz durum ların doğmasına yol açıldığı görülmüştür. Ay
rıca, bâzı uzmanlar tarafından verilen raporla rın bir kısmında, okulun tüm olarak kaç öğren ci alabileceği, buna göre bir sınifa alınacak öğ renci sayısının ne olacağı açıklanmi'ş olmasına karşılık, bâzı raporlarda sadece bir suuf için kontenjan tesbit etme yoluna gidildiği ve oku lun ileriM inkişafınjn dikkate alınmamış olduğu tesbit edilmiştir.
b) Kanunun 9. cu maddesi özel öğretim ku rumlarına ait bina veya binalarda farklı mahi yette okulların bulunmasını yasaklamıştır.
Bilahare okullara gidldiğinde yerinde de gö rülüp tesbit edildiği üzere, kanunun kabulü ta rihinden sonra açılma izni almış olan bir kısım okullarda dahi bu hususa dikkat ve riayet edil mediği bu konuda verilen raporların incelenme siyle de anlaşılmıştır.
örneğin ; Bakanlık tarafından Ticarî ve ik tisadî İlimler özel Yüksek Okulu ile Mühendislik ve Mimarlık Okulu, gibi, birbirinden mahiyet itibariyle tamamen farklı okulların aynı bina içinde açılıp işletilmesine müsaade edilmiş oldu ğu gibi, bâzı öğretim kurumlarının işhanların da kolacı, terzi, berber, temizleyici, avukat ya zıhanesi, mecmua idarehanesi gibi çeşitli iş yerlerinin arasmda açılmasına izin verilmiş ol duğu tesbit edilmiştir. (Belge, 2, 8, 4, 14, ve 19 numaralı okul dosyaları).
Ancak, okullara açılma izni vermek üzere kurulan bâzı uzman heyetlerinin, bu konu üze rinde durdukları ve aynı bina dâhilinde reklâm bürosu, şoför sendikası, avukat yazıhanesi gibi büroların bulunduğu ve üst katında da mal sahibinin ikamet etmekte olduğu bir binada okul açmanın öğretim ve eğitimin ciddiyetiyle bağdaşmıyacağı hususunu raporlarında açıkça ifade ettikleri, buna rağmen bu durumun dü zeltilmesi için herhangi bir tedbir alınmadığı gerek dosyalar üzerinde yaptığımız incelemeler, gerekse okulları ziyaretimiz sırasındaki müşa hadelerimizle de sabit olmuştur. (Belge, 6, 4.81966 tarihli rapor).
Kanımızca Bakanlık bu tutumu ile sadece kanunun değil, eğitim anlayışının da dışına çık mış bulunmaktadır.
c) Kanunun 10. cu maddesi okullara öğre time başlama izni verilebilmesi için 8. ci mad dede öngörülen uzmanlar heyeti gibi bir heye tin, öğretim için lüzumlu araç ve gereçlerle lâboratuvar, kitaplık, beden eğitimi imkânları gibi tesislerin yeterli olup olmadığını araştıra rak karara bağlamasını' öngöjnmüş bulunmak tadır.
Dosyalar üzerinde yapılan tetkikte, Bakan lığın, kanunun kabulü tarihinden sonra öğreti me başlama izni vermek için gerekil olan uz manlar heyetini kurma yoluna gittiği anlaşıl mıştır.
Ayrıca, kurucu veya yönetici tarafından uz manlar heyetine gösterilen araç ve gereçlerin okulun malı olduğunu tevsik edecek belgeler üzerinde de uzmanlar heyeti tarafından durul madığı, sadece görülüp geçildiği, sonradan okul ları ziyaretimiz sırasında yaptığımız inceleme lerle meydana çıkmıştır. Zira, uzmanlar heye tine belirli öğretim araçları göstermiş olmala rına rağmen, bâzı okullarda bu araçların de mirbaş defterine işlenmemiş bulunduğu Komis yonumuzca tesbit edilmiş, ve bu araçların okula satınalınmış bulunduklarına dair olan faturala rın istenmesi karşısında kurucu ve yöneticiler bu faturaları da Komisyonumuza gösterememiş lerdir (Belge, 14 numaralı okul dosyası).
Yine uzmanlar heyetlerinin okullara öğreti me başlama izni verirken kitaplık konusunda çok toleranslı hareket ettikleri, kanunun öngör düğü beden eğitimi imkânları üzerinde ise hiç durmamış oldukları dosyalardaki raporların tet kiki sonucu meydana çıkmıştır.
Bütün bunlardan ayrı olarak, Ibâzı raporlar da öğretime başlama izni isteyen okulun, lâbo ratuvarları ile ders araç ve gereçlerindeki eksik ler tamamlanmadan öğretime başlama izninin verilmesi mümkün olamıyacağı belirtilmesine rağmen, aradan bir ay gibi kısa bir zaman geç meden ikinci bir heyet kurulmak suretiyle öğ retime başlama izni verilmesi yoluna gidildiği de teabit edilmiştir. (Belge, 18 numaralı okul dos yası).
Bu konuda Bakanlıkta uğraşılmak suretiy le evvelce verilmiyen müsaadenin, okulda hiç bir ilâve yapılmadan alınması yolunda gayret sarf edilmiş olduğu da, ilgili okulun dosyasında bulunan ve (7 numaralı belge) olarak suretleri araştırana dosyasına girmiş olan iki telgrafın metninden anlaşılmış (bulunmaktadır.
Yine 10. cu maddenin ikinci paragrafı kuru mun yönetici öğretmen ve hizmetliler bakımın dan kadrosunun uygun görülmesini öğretime başlama ITTıI verilmesi için şart koşmuştur.
özel okullardaki öğretim elemanı sorununun da gereği gibi dikkat ve ciddiyetle takibedilme mekte olduğu, Komisyonumuza tevdi edilen dos yaların tetkikinden anlaşılmış "bulunmaktadır. Şöyle k i :
Okullara alt ayrı ayrı tanzim edilmiş bulu nan dosyaların bir kısmında öğretim elemanla riyle yöneticilere alt listelerin dahi bulunmadığı, bir kısmında ise sonradan vaki değişikliklerin bu listelere işlenmemiş, olduğu dikkati çekmiştir. Ayrıca, bir yüksek okulda okutman olarak gö revlendirilen ve memur olan bâzı kimselere ait onay talebi Bakanlık tarafından durumları 788 ve 657 sayılı kanunlara aykırı olduğu gerekçe si ile reddedilmiştir. (Belge 8) Ancak, 14.3.1967
tarihinde okutmanlığı reddedilmiş olan bu kim seler 1967 yılının Aralık ayında Bakanlık tara fından Komisyonumuza tevdi edilen listelerde aynı özel okulda okutman olarak gösterilmiş bulunmaktadır.. (Belge 9) 14 No. lu okul dosya sındaki öğretmen listesi.
Aynı şekilde 625 sayılı Kanunun 21. el mad desine göre, resmî okuldaki dersinin ancak ya rısını özel okulda alması gereken bir öğretme nin ,resmî okuldaki ders sayısının 12 olması se bebiyle özel okuldaki fazla dersinin azaltılması hususu Bakanlık tarafından bildirilmiş olmasına rağmen, bu öğretmenin aynı durumda devam etmekte olduğu yine Bakanlığın Komisyonumu za tevdi ettiği bu okula ait öğretmen listesinin tetkikinden anlaşılmıştır. (Belge 10) 14 No. lu okul dosyasındaki öğretmen listesi.
Bu suretle dengi resmî okullardan faırklı olarak sınıf geçme yerine iki sınıfta bir baraj geçme gibi birtakım kolaylaştırıcı sistemlerle sınıf geçmeye yeterli notlarda da birbirinden farklı ve resmî dengi okullardansa büsbütün farklı hükümler kabul edilmiştir. Meselâ, istan bul'daki bir okulda tam not 20 dir, bir 'dersten geçebilmek için imtihan notunun en az 8, başarı notunun en az 11 olması lâzımdır.
Yukarıda İzah edilen hususlardan anlaşıla cağı üzere, Millî Eğitim Bakanlığının özel yük sek okullar konusunda tüzük ve yönetmelikleri zamanında hazırlamamak suretiyle kanunun kendisine verdiği çok önemli bir görevi yap madığı, bu suretle kanunun 15. ci maddesi hü hümlerinin de işler hale gelmesine imkân ver miyerek özel okul kurucularının olumsuz tutum larını önleyemediği anlaşılmıştır. Ayrıca, Ba kanlığın tetkik edilmek üzere komisyonumuza gönderdiği okullara ait dosyalardan (Teftiş kuru luna aidolan hariç) hiçbirinin tamam olmadığı, bir kısmında açılma ve öğretime başlama iş lemlerine ait yazışmaların, bir kısmında öğretim kadrosuna ait listelerin mevcudolmadığı tesbit edilmiştir. Komisyonumuzun göreve başladığı ta rihlerde İstanbul'da öğretime başlama izni ve rilmiş olan iki okula ait dosyalarsa, sonradan da gönderilmemiş, bütün eksiklerin komisyonu muzca, araştırıma sırasında, okulların dosyala rından çıkarılmak suretiyle tamamlanması yo luna gidilmiştir. Bu durum, Bakanlığın kendi sinde bulunması1 ve her okula alt dosyasında usulüne göre tasnif edilmiş olması gereken do kümanlar, kayıtlar ve İşlemler yönünden de ge reken dikkat ve titizliğin içinde bulunmadığı kanısının komisyonumuzda uyanmasına sebebol muştur.
m. OKULLARA GİDİLMEK SURETİYLE MAHALLİNDE YAPILAN ARAŞTIRMA :
özel yüksek okullarla ilgili olarak yapılan araştınmanın üçüncü safhasında, mevcut bütün özel yüksek okullarla, muadili resmî öğretim ku rumlarına gidilerek, durumun yerinde tesbitine ve resmî öğretim kurumlariyle özeller arasında mukayese imkânının yaratılmasına gayret edil miştir.
1. özel yüksek okulların binaları gönünden ya pılan araştırma :
Komisyonumuzun görügüne göre, bakanlığın bu anlayışı, özel yüksek okulların bir sene son raki öğretim imkânlarını dahi dikkate almadan eğitim tesislerinden ve yaptıkları öğretimin ge rekli kıldığı ihtiyaçları yeterli şekilde karşıla mak imkânına sahibolmıyan binalarda açılma sına imkân ve zemin hazırlamıştır. 2üra özellik le kiralı binalarda açılan okulların hiç birinin kullanılış maksatlarına uygun ve yeterli bulun madığı, hattâ ziyaret edilen okulların bir kıs mında, yapılan öğretimin niteliğine göre ileriki senelerde mutlak surette kurulması gerekli te sis ve lâboratuvarlann kurulmasına maddeten İmkân olmadığı, veya, ancak ,blr senelik bir ted risat için kifayetli bulunan binalarda okul açıl masına müsaade edilmiş olduğu dikkati çekmiş tir.
örneğin bir binanın yedinci katında bir ma kina mühendisliği okulu açılmıştır ki, burada bir Sene sonra ihtiyaç duyularak makina lâboratu varlarının kurulmasına maddeten imkân bulun mayacağı aşikârdır. Keza eczacılık okulu olarak açılma müsaadesi almış bulunan bir okulun da, hacım olarak ancak toir sınıf için yeterli olabi leceği, gelecek senekl ihtiyaca cevap veremıye ceğl tesbit edilmiştir. (Belge 19 ve 21 numaralı okul dosyaları).
Komisyonumuzun yaptığı incelemelere göre, kiralı veya Myafetsiz binalarda açılmış bulunan okullardan 7 tanesinin, sonradan elde ettiği kâ rın foirkısmını yatırıma tahsis ederek yeni okul binası yaptırma veya eskisine ilâveler yapma suretiyle genişleme yoluna gittikleri anlaşılmış tır.
Ancak, bu suretle daha yeterli binalara ka vuşma yolunda olan bu okulların bir kısmında, mevcut durumun ıslahından ziyade, yeni öğre tim şubeleri açmak ve öğrenci adedini artırmak çabasına girilmiş bulunduğu dikkati çekmiştir. Bu binaların bir kısmında henüz bodrum, ve zer min katlan tamamlanmış olduğu halde, bakan lıktan yeni branşların açılması izni alınarak yeni öğrenci kapasitesi yaratma yoluna gidildi ği, bir taraftan inşaat faaliyeti devam ederken diğer tarafta henüz kurumamış, dolayıaiyle bir
rutubet içinde bulunan katlarda tedrisata baş lanmış olduğu tesbit edilmiştir. (Belge 11 ve 12 numaralı okul dosyalan).
Okul yerlerinin de belli bir sisteme göre tes bit edilmemesi sonucu .gelişi güzel ve kurucunun bulabildiği yerlerde okullar açılması yoluna gi dilmiş olduğu, bu itibarla da, öğretimi aksata cak kadar gürültülü anacaddeler olduğu gibi, belediye hudutları dışındaki ıssız yerlerde ve en mühim ihtiyaçlardan biri olan sudan dahi mahrum okulların açılmasına müsaade edilmiş olduğu görülmüştür.
örneğin; kimya mühendisliği gibi gerek ça lışmalanl gerekse yanıcı maddelerle öğretim ya pılması dolayısiyle bol suya ihtiyaç duyulan bir okulun su ihtiyacının bahçedeki iki kuyudan motopomp ile çekilmek suretiyle 8 tonluk bir depoya verildiği, oysa okulun günlük su ihtiya cının 25 30 ton olduğu, iki kuyudaki su mik tarının bu ihtiyaçtan az olmaktan başka moto pompların da zaman zaman ânza yaptığı anla şılmıştır. Bunun gibi, daha ziyade takrire daya nan şekilde öğretim yapan bir okulun sınıfları, çok gürültülü olan bir anacaddenin üzerindedir. (Belge 10 ve 1 numaralı okul dosyaları).
Aynı şekilde, 8 10 katlı binalarda açılmış bulunan bâzı okulların bir yangın merdivenin den dahi mahrum bulunduğu, ve büyük öğren ci kütlelerinin tek merdivenden yararlanmak zo runda bulunduğunu bu okullarda yangına karşı da gerekli tertibatın alınmamış olduğu dikkati çekmiştir. (Belge 1, no.lu okul dosyaları).
Bunlardan başka, özel yüksek okullardan bir kısmının, iş hanlarında çeşitli ticarethane, ima lâthane ve yazıhanelerin arasında açılmasına müsaade edilmek suretiyle, raporumuzun birin ci bölümünde de işaret edildiği üzere, 625 sayılı Kanunun 9. cu maddesinin büyük bir sorumlu luk içinde ihlal edilmiş bulunduğu da yerinde görülmek suretiyle tesbit edilmiştir.
2. Dershaneler, lâboratuvarlar, araç, gereç du rumu ve diğer eğitim tesisleri yönünden ya pılan araştırma :
a) Dershaneler :
özellikle kiralı binalarda açılmış bulunan okullarda dershanelerin ara duvarlar kaldırıl mak suretiyle meydana getirildiği, ancak, arada kalan sütunlar dolayısıyla bu dershanelerdekl görüş imkânlarının bozuk olduğu yerinde görül mek suretiyle tesbit edilmiştir.
Raporumuzun birinci bölümünde de işaret edildiği üzere, öğrenci kontenjanının tesbitinde, orta dereceli okullarda olduğu gibi sadece hac min zemin alanı dikkate alınarak hareket edil mesi sonucu, büyük ebatta salonları bulunar
okullara daha fazla öğrenci kontenjanı verilme si yoluna gidildiği, okullar tarafından bu mikta rın da asılmasıyla bâzı derslerin çok kalabalık sınıflarda verilmesi zorunluğunun ortaya çıktı ğı tesbit edilmiştir ki, bu hususun bilhassa tek nik mahiyetteki dersler i;in çok sakmcalı oldu ğu meydandadır.
Bazı okuların büyük dershanelerine hoparlör tesisatı koydurmuş oldukları, birkaç okulun da kalabalık sınıfları için anfi şeklinde dershane ler yaptırdıkları, bir okulda ise «overheat» pro jeksiyon ve ses tertibatının büyük çaptaki sı nıflara konulmuş olduğu görülmüştür. (Belge 5, 9, 15 numaralı okul dosyaları).
Ancak, bir kısım okullarda büyüklüğü do layısiyle görüş imkânı esasen bozuk olan sınıf larda hopörler tesisatının da bulunmadığı, bu suretle arka sıralarda oturan öğrencilerin tah taya yazılanları görmedikleri gibi öğretmen ta rafından söylenenleri de duymadıklar», öğrenci lerin derste bulunduğu sırada derse girilmek suretiyle görülmüştür (Belge 12 no. lu okul dos yası) Bundan ayrı olarak, bir kısım okulların sınıflarda bulunması gereken sandalye adedini de kaydettikleri öğrenci sayısına değil, devam etmekte olan öğrenci sayısına göre hesabetmek suretiyle tasarruf yoluna gitmekte oldukları da anlaşılmıştır. (Belge 12 no.lu okul dosyası).
Bir okulun bu konuda daha da ileri giderek gerekli malzemeyi tamamlamadan öğretime başlama izni aldığı ve birinci sınıfta teknik re sim dersini üçer öğrencinin omuz omuza otur mak suretiyle zorla sığdıkları,, ortaokuldan devralınmış küçük öğrenci sıralarında yaptırdı ğı, Komisyonumuzun müşahadeleri ile sabit olmuştur. (12 numaralı okul dosyası).
b) Lâbortıtuvarlar ve âtraç ve gereç durumu : Yapılan incelemelere göre, özel yüksek okul ların yabancj1 dille öğretim yapan bir tanesi müstesna, hemen hemen hiçbirinde kurulması gerekli lâboratuvarlarm tam ve yeterli olarak kurulmarmş bulunduğu tesbit edilmiştir.
En az lâboratuvara ihtiyaç gösteren iktisadî ve Ticari İlimler okullarında dahi, mal bilgisi ve teknoloji dersi için lüzumlu kolleksiyonların yeterli halde bulunmadığı, Gazetecilik Okulla rında lüzumlu olan fotoğrafçılık lâboratuvan ile küçük çaptaki matbaanın kurulmamış oldu ğu tesbit edilmiştir.
Ancak bunlardan çok daha önemli olarak, Makina, Elektrik Kimya gibi mühendislik unva nı veren ve teknik alanlarda öğrenci yetiştiren okullardaki lâboratuvarlarla eğitim araç ve ge reçlerinin yetersiz halde bulunduğunun tesbitı komisyonumuz tarafdndan endişe ile karşılan mıştır.
özellikle mühendis yetiştiren okulların bir kısmında hidrolik ve mukavemet lâboratuvar lannın bulunmadığı, hattâ bâzılarında şimdilik kurulmasının dahi düşünülmediği, malzeme lâ boratuvarlarının bir kj'sım okulda hiç bulunma dığı, bir kısmında ise çok yetersiz halde olduğu, makina mühendisi yetiştirmek üzere kurulmuş okulların bir kısmında makina lâboratuvarları nın henüz kurulmamış bulunduğu, bir tanesinde ise bu lâboratuvarlarm kurulmasına müsait ye rin dahi bulunmadığı tesbit edilmiştir. Dış He kimliği tedrisatı yapan bir okuldaki Cerrahî Kliniğinin mevcut öğrenci adedine göre yeterli olmadığı Kimya mühendisi yetiştiren okullarda daki çeşitli mahiyetteki kimya lâboratuvarlan nın da gerekli şekilde teçhiz edilmemiş olduğu, yine teknik mahiyetteki okullarda lüzumlu olan bir kısım âletlerin yeteri adette bulunmadığı, bu itibarla da yapılacak tatbikatın ayrılmış olan zamana sığmasına imkân bulunmadığı, bâzı okullarda ise, öğrencilerin son sınıfa gelmiş olmaları dolayısiyle çoktan kullanılıp eskimiş hale gelmeleri gereken âletlerin üzerlerinde bir çizik dahi bulunmadığı görülmüş., böylece de bu araç ve gereçlerden gereği gibi faydalanüama mış olduğu anlaşılmıştır.
Bazı mühendislik okullarındaki fizik, kimya lâboratuvarlarının hacim itibariyle yetersiz, bir kısmının ders aracı bakımından lise ayan bir lâıboratuvar mahiyetinde bulunduğu görülmüş tür.
JBır okulda ise, yeni yapılan binada tedrisata başlatılan birinci sınıf öğrencilerinin, aynı bina da lâboratuvar olmaması sebebiyle nazarî olarak öğretim gördükleri ve birinci sömestrin sonuna gelinmiş olduğu halde hiç tatbikat yapmamış oldukları tesbit edilmiştir. Her ne kadar ilgili ler tatbikatın kilometrelerce ötedeki eski bina da mevcut bulunan lâboratuvarlarda yaptırıl makta olduğunu ifade etmişlerse de Komisyo numuzun bu konuda vâki suallerine öğrencile rin kurucu, yönetici, ve öğretmenler önünde ver dikleri cevaplarla tam aksini iddia etmelerine karşılık susmuş bulunmaları, Komisyonumuzda, tatbikatın öğrencilerin ifade ettikleri şekilde, yaptırılmamış olduğu kanısını uyandırmıştır. (Belge, 12 no.lu okul dosyası).
Okullardaki bu olumsuz durumun zaman za man okulda görevli bulunanların dahi şikâyet lerini mucip olduğu, kitaplık, dersane, lâbora tuvarları gerektiği igibi tesis edilmemiş olan okulun bu hali ile, .mimar ve mühendis yetiş tirmekten uzak, seviyesiz bir hale getirilmiş bulunduğu, yapılmış bulunan bir toplantının tu tanaklarından özetler alınmış bulunan müfettiş raporu ile de sabit olmuştur. (Belge 15. 5 2.1967 tarihli, 12 numaralı okula ait teftiş raporu).
Elektrik Mühendisliği 162
Bazı okulların lüzumlu malzemeyi tamam lamadan ve lâboratuvarlarım gereği gibi teçhiz etmeden öğretime başlama izni almak için bâ zı yan yollara sapmakta bulundukları da araş tırmalar sırasında tesbıt edilmiştir. Meselâ; elektrik bölümünü açmak için müracaat eden bir okula, teknoloji lâboratuvarlannın kifayet siz olduğu gerekçesi ile müsaade verilmemiş tir Okul, bu durumda adı geçen lâboratuvarı tamamlama yoluna gideceği yerde, elektrik bö lümündeki makina teknolojisi dersini ikinci sı nıfa aktaran yeni bir ders programı, bu suret le elektrik bölümünün açılması hususunda ge rekli (müsaadeyi almıştır. (Belge, 9 numaralı okul dosyası).
c) Kitaplık :
özellikle meslek eğitimi yapmakta bulunan özel yüksek okullar için büyük önem taşıyan kitaplıkların birçok okullarda hacim olarak ye terli bulunmadığı kitaplık ve okuma salonu ola rak gösterilen yerlerin mevcut öğrenci sayısı na oranla çok yetersiz bir halde olduğu bâzı okularda ise kitapların bir tarafa depo edilmiş olduğu görülmüştür.
Ayrıca, kitaplıklarda mevcut kitapların in celenmesi sonucunda gerek aded, gerekse nite lik bakımından yeterli olmadığı bâzı teknik öğ retim yapan okulların kitaplığında teknik ma hiyetteki kitaptan çok, edebi ve içtimaî eserle rin yer almış bulunduğu hattâ bir mühendislik okulunun kitaplığında evvelce aynı kurucuya ait olup kapanmış bulunan orta dereceli bir okulun biyoloji ve edebiyat kitaplık listesinin kabartılması yoluna gidildiği tesbit edilmiştir.
d) Teneffüshane ve beden eğitimi imkânlajvi ;
Tamamı Komsyonumuz tarafından incelenen özel yüksek okulların hemen hiçbirinde kanu nun 10. cu maddesinde öngörülen beden eğitimi imkânlarının temin edilmemiş olduğu anlaşıl mış bulunmaktadır
Bahçe içinde kurulmuş bulunan birkaç okul hariç, diğer okulların hiç birinde teneffüshane olarak kullanılacak yeterli bir yerin bulunma dığı, öğrencilerin koridorlar ve merdiven sahan lıklarında toplandıkları, bu durumun zaman za man bir izdiham yarattığı tesbit edilmiştir. Bu na mukabil hemen hemen her okulda bir öğrenci lokali veya kantinin bulunduğu, ancak,"1 bunlar dan büyük bir kjsmının bodrum katlarında ha vasız ve basık yerlerde yapılmış olduğu, çoğu zaman da mevcut öğrenci adedine göre yetersiz halde bulunduğu görülmüştür
Elektıık Mühendisliği 162 163
e) Mediko sosyal tesisler :
özel yüksek okulların hemen hemen hiçbi rinde mediko sosyal tesislerin bulunmadığı, sa dece bir okulda öğrenci derneğinin gayreti ile bir hastane ile okul arasında bir anlaşmanın yapılmış olduğu, (Belge 9 numaralı okul dos yası) okulların bir kısmında muayene odası ve doktor bulunmadığı gibi bulunanlarda da hiz metin gerekli şekilde yapılmadığı, özellikle pat layıcı maddelerle çalışan okulların bâzılarında devamlı olarak bulunması gereken bir heimşire veya sağlık memurunun dahi bulunmadığı tes bit edilmiştir
3. Yönetim ve öğretim elemanları :
Ziyaret edilen okulların dosyalarında yapı lan incelemeler ve ilgililerle yapılan temaslar sonunda, bir kısım okullarda kuruluşu sırasın da görev almış bulunan müdürün ayrılmasıyla boşalan yere yeni tâyin yapılmakta acele edil meyip bu görevin bir müdür yardımcısı veya genel sekreterle yürütülmekte olduğu, bir kıs mında, yönetmeliğinde |mevcut olmasına rağ men, müdür yardımcısı bulunmadığı, bâzıları nın kadrosu bulunduğu halde genel sekreter tâ yini cihetine gitmedikleri, veya, aynı bina için de bulunan iki ayrı okulun aynı genel sekreter tarafından idare edjlmekte olduğu; (Belge 6, 7, 11, 14 numaralı okul dosyaları) 625 sayılı Ka nunun kabulünden evvel açılmış olan bâzı okul larda raporumuzun diğer bölümünde ifade edil diği üzere, mukavelesiz öğretmen istihdamına İsrarla devam edilmekte olduğu (Belge 3 nolu okul dosyası)
Bir okulda iki yıl ew)el Bakanlığa gönderi len mukavelelere cevap gelmemiş olduğu gerek çesi ile ve tekit gönderilmeden durumun yürü tülmekte olduğu. (Belge, 4 no.lu okul dosyası)
Bâzı okullarda onay için gönderilen mukave lelerin Bakanlık tarafından reddedilmesi karşı sında, Kanunun 23 cu maddesi gereğince hare ket edilmeyip, yazışmalarla vakit geçirilmek suretiyle öğretmen veya yöneticinin göreve de vam ettirildiği (Belge, 2, 11 ve 13 numaralı okul dosyaları)
Bâzı okulların öğretim yardımcıları için mu kavele tanzim ettikleri halde bazılarının etme diği görülmüştür
Diğer taraftan, Bakanlığa onay için gönde rilen inha taleplerinin yeteri kadar süratle ce vaplandırılmadığı, bunun da okulların bu ko nu üzerinde gereken titizlik durmamalarına yol açtığı, sözleşme metinlerinin &25 sayılı Kanu nun 32 ci maddesinde belirtilen hususlardan ba zılarını kapsamadığı da tesbit edilmiş ve Ko misyonumuzca Bakanlığın bu konu üzerinde ti tizlikle durarak onaylardaki gecikmelerden do
ğan mahzurları süratle önleme ve bir mukave le örneği hazırlamak, suretiyle de keyfi tutum ları bertaraf etme yoluna gitmesinin lüzumuna inanılmıştır.
Ayrıca, bâzı kurucuların yapılan mukavele lerin bir suretini öğretmene verecekleri yerde bütün nüshaları kendilerinde alıkoydukları, bu suretle de kurucu ve yöneticinin usule aykın isteklerine karşı koyan öğretim elemanlarını, mukavele müddeti tamamlanmadan, müddet dolmuştur iddiası ile görevden uzaklaştırma yo luna gittikleri hususunda Komisyonumuza vâki ihbarlar üzerine bu konu üzerinde durulmuş ise de şahıslarla ilgili olan bu hususu kesin ola rak tesbit mümkün olamamıştır. (Belge, 11. nolu okul dosyası).
Ancak, bâzı okulların yapılan mukavelenin bir suretini öğretmene vermeyip, dosyalanıldı alıkoydukları, bu nüshaların da dosyalarda gö rülmesiyle sabit olmuştur.
Yine bir okulda, Kanunun 32. ci maddesinin son paragrafına göre yıl içinde son bulan muka velelerin sene sonuna kadar yenilenmiş sayıla cağı hakkındaki hükmüne aykırı olarak hare ket edildiği ve yöneticilerin istediği toleransı göstenmiyen bir okutmanın zamansız olarak gö revinden uzaklaştırılması yoluna gidildiği araş tırma dosyasına da (Belge 16) olarak girmig bulunan evrakın tetkiki ile anlaşılmıştır.
Bunlardan ayrj olarak, bazı okulların yönet meliklerinde öğretim üyeleri tarafından okutu lacak derslerin belli edilmiş olmasına rağmen, bu derslerin öğretim görevlileri tarafından oku tulmakta olduğu, re'sen derse girmeye hakkı ol madığı bütün okulların yönetmeliklerinde be lirtilmiş olan öğretim yardımcılarının derse gir mekte oldukları, okulların öğretmen listelerinin tetkiki sonucu anlaşılmıştır. (Belge, 2, 8, 17, 15 numaralı okul dosyaları). Ayrıca, özel yüksek okulların öğretim kadrolarının incelenmesi so nucunda, bu okullardaki öğretimin bir kısmi nin üniversiteler veya resmî okullardaki öğretim üyeleri tarafından yürütülmekte olduğu görül müştür.
Ancak Komisyonumuz özel yüksek okullar da yoptığıı incelemeler sonunda, özellikle üniver site öğretim üyelerinin 1/2 şartlarına uyulma makta olduğunu tesbit etmiştir. Bu konuda üni versite yetkilileriyle yaptığılmız temaslar sonu cunda üniversitelerdeki çalışmaların ders saati ile tahditli olamıyacağj, bir öğretim üyesinin az dersi olmasına karşılık birçok saatin araştır maya hasredebileceği, bu bakımdan da görev süresinin kesin olarak (bilinmesine imkân ol madığı, bu itibarla, üniversiteler kanununun her öğretim üyesine tanımış bulunduğu 10 saatlik serbest mesai zamanı İçinde kalmak şartlyle
özel yüksek okullarda ders vermesinin üniver sitelerce uygun görüldüğü ve tatbikatın da bu şekilde yürütüldüğü ifade olunmuştur. Ancak, bâzı okulların bu esasa da uymadıkları öğret menlere ait ders dağıtımı cetvellerinden anlaşıl mıştır.
625 sayılı Kanunun kabulünden önce açılmış bulunan okulların bir kısmında ise 1/2 oranının hiçbir surette dikkate alınmadığı' ve öğretmenin eski durumunun bir hakkı müktesep olarak ka bul edilip devam ettirilmekte olduğu anlaşılmış tır. (Belge, 9 fe 11 numaralı okul dosyaları).
Bunun yanı sıra, görev almış olduğu özel yüksek okulu resmî görevinden daha çok benim semiş ve üniversitedeki derslerinden arta kalan bütün zamanın özel okula tahsis eden öğretim üyelerinin bulunduğu da Komisyonumuzun biz zat yaptığı müşahadelerle tesbit olunmuştur. (Belge 6 numaralı okul dosyası).
Bâzı özel yüksek okul yetkilileri de üniversi
te öğretim üyeleri için öngörülen 10 saatlik
müsaadenin akşam derslerine şâmil olmadığını
ifade ile, buna göre işlem yapılması gereğini
öne sürmüşlerdir.
'
,
Ancak, bir üniversite öğretim üyesinin ge liştirmek zorunda olduğu dersleri veya yaptır makla yükümlü bulunduğu araştırmaları üze rinde zihin yorması gerekliliği karşısında, ge • çeleri de tamamen boş ve serbest olduğunu söy lemenin mümkün olamıyacağı kanısında olan Ko misyonumuz bu görüşü paylaşmaya imkân bula mam ıstır.
özel yüksek okullarda, resmî öğretim kurum ları öğretmenlerineden başka, çeşitli kaynaklar dan gelen öğretim elemanlarından da faydala nılmakta olduğu tesbit edilmiştir. Bunların ara sında Odalar Birliği, Karayolları, Devlet Su İş leri, DD Yollan, Devlet Planlama Teşkilâtı, Me teroloji Genel Müdürlüğü ve benzeri çeşitli te şekküllerde görevli bulunan kimselerle bâzı ser best meslek erbabının görevlendirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Ancak özel yüksek okullara alı nacak elemanlarda aranacak nitelikleri belirte cek olan yönetmeliğin çıkarılmamış bulunması sebebij le Komisyonumuz bu kimselerin seçim lerindeki isabet derecesi ile, gerekli niteliklere sahibolup olmadıklan hususunda bir kanıya var ma imkânını bulamamıştır.
Bütün bunların yanısıra, bâza branşlarda memleket çapında bir öğretim üyesi darlığı bu lunduğu, eczacılık okullarının önemli derslerin den olan Farmagoknozi ve Galanik derslerini okutacak bir tek öğretim üyesinin bulunduğu yetkililer tarafından Komisyonumuza ifade edil miştir. Bu durumun, İstanbul'daki özel Eczacı lık Yüksek Okulundaki bu derslerin okutulma
smda da büyük güçlükler meydana getirdiği ke za özel yüksek okul yöneticileri tarafından te yidedıkniştir.
Hal böyle iken, bu defa Bakanlığın İzmir'de üç ayrı eczacılık okulunun açılmasına müsaade etmiş olması karşısında, bu okullardaki öğretim elemanı probleminin nasıl halledileceği konusu da üzerinde durulması gereken bir husus olarak tesbit edilmiştir. Komisyonumuz bu durumun, özel yüksek okullarda mutlak surette bir öğretim üyesi tarafından okutulması gerekli olan ders lerin tesbiti ile, bu okulda da görev alacak öğ retmenlerde aranacak nitelikleri belirtecek yö netmeliğin biran önce çıkarılması zorunluğunu bir kere daha ve bütün açıldığı ile ortaya koy duğu görüşüne varmış bulunmaktadır.
i. öğretmen yetiştirme durumu :
625 sayılı 21. ci maddesinin 5. cı paragrafı Özel Okullar Kanununun yürürlüğe girişinden itibaren 5 yıl içinde öğretim kadrolarının en az üçte birinin, bu okullarda bulunan öğretmenler den kurmalarını âmir bulunmaktadır.
Memlekette her seviyedeki özel okulların açılmasına imkân sağlamaktaki gayenin, devle tin bu konudaki yükünün özel sektör tarafından paylagılması, yani bir kısım öğretim kurumları nın bütünüyle özel sektör eliyle kurulmasının temini olduğu meydandadır. Ancak, bir özel okul açmak, sadece bina temin ederek onu teçhiz et mek demek değildir. Bir okulu okul yapan asıl unsurun öğretmen olduğu inkârı kabil olmıyan bir hakikattir. Şu halde, devletin bu konudaki yükünü paylaşmak amacı ile okul açmaya yöne len özel sektörün, binayı ve teçhizatı olduğu ka dar, öğretmeni de temin etmesi görevidir.
Bugün her dereceli resmî okullarımızın öğret men sıkıntısı içinde bulunduğu ise bir gerçektir. Bu itibarla, özel okul kurucularının kendi öğre tim kadrolarını tamamlayıncaya kadar kendile rine yardımcı olmak gayesi ile verilmiş bulunan fırsatı istismar etime yoluna gitmemeleri lâzım dır. Kaldı ki, bugün memleketimizde resmî yük sek öğretim alanındaki öğretim üyesi dengesi de bozulmuş bir durumdadır. Resmî yüksek öğretim kurumlarımızdaki öğretim elemanı mahrutunun özellikle teknik sahalarda tamamen tersine dön müş bir halde olduğu ve yakın bir gelecekte (mevcut asistanların azlığı dolayısı ile) bir öğ retim üyesi krizi ile karşılaşılmasındojı korkul duğu bir devirde, özel yüksek okulların kuruluş larındaki «devletin yükünü paylaşma» gayesine uygun olarak, büyük ölçüde bir öğretim üyesi yetiştirme kampanyasına girmeleri İstenir ve beklenirdi.
Oysa, bugün durumun tamamen aksi yönde olduğu ve devlete yardımcı olması beklenen bu
Elek*rik Mühendisliği 162 163
kurumların, ihtiyacı olandan fazlasını yetiştir mek şöyle dursun, kanunda öngörülmekte olan 1/3 oranındaki öğretim üyesini yetiştirmek hu susunda dahi en küçük bir gayretin İçine girme miş bulundukları komisyonumuzun okullarda yap mış olduğu incelemelerden anlaşılmıştır.
Bu konuda temas ettiğimiz okul yetkililerin den bir kısmı, okullarının 625 sayılı Kanundan evvel açılmış olması ve kanuna intibaklarını sağ lıyacak tüzüğün henüz çıkarılmamış bulunması sebebiyle 5 yıllık müddetin kendileri için işleme • diğini, bu konuyu, tüzüğün kabulünden sonra düşüneceklerini ifade etmişlerdir.
Bâzı okul yöneticileri 5 senelUt müddetin so nunda, daha yüksek ücret ödeme imkanına sa hlbolmaları dolayısıyle, mevcut öğretim üyelerin den bir kısanını kendi kadrolarına almak sure tiyle meseleyi halletmek kararında oldukları be yan etmişler, resmî öğretim kurumlarına sağlan mış bulunan ve 65 yağdan sonra da göreve de vam imkânım veren hükmün kendileri için de geçerli olmasını istemişlerdir.
Bir ksım ilgililer ise, kanunda beş sene ola rak tanınmış müddetin bir öğretim üyesi yetiştir me bakımından azlığından ve bunun 10 sene ol ması gerektiğinden bahsederek kendilerinin akademik kariyer verecek durumda bulunmadık larını, resmî kurumlarmsa bu konuda kendilerine yardımcı olmadıklarını beyan etmişlerdir.
Komisyonumuz, resmî okul yetkilileriyle yap tığı temasta ise bütün resmî kurumların bu hu susta gerekli anlayışı ve yardımı göstermeye hazır oldukları cevabını almısjtır. Bu durum kar şısında komisyonumuz Millî Eğitim Bakanlığı nın özel yüksek okul kurucularını ciddî bir şekil de 21. ci maddenin gereğini yapmaya icbar etme si ve bu konuda eksik görülen mevzuatı da ta mamlama yoluna gitmesi lüzumuna işaret etmey uygun görmüştür.
5. Program ve yönetmelikler :
625 sayılı Kanunun 10. cu maddesinin üçün cü fıkrası, bir okula öğretime başlama izni ve rilebilmesi için müfredat programları İle yönet meliklerinin Bakanlıkça onanması şartını getir migtlr.
Komisyonumuzun okullarda yaptığı inceleme lerde, her okulun bakanlık tarafından onanmış bir programı ve yönetmeliğinin bulunduğu an laşılmıştır. Ancak, raporumuzun bakanlıktaki incelemelerle ilgili 1 cı bölümünde de işaret et tiğimiz gibi, aynı mahiyetteki okullar için tek tip yönetmelik örneği hazırlanmamış olması, bu konuda da bâzı aksaklıkların doğmasına yol aç
mıştır. Esasında tek tip olmıyan programlar, sonradan çeşitli sebeplerle değiştirilmiştir. Mese lâ; diğer bölümde de işaret edildiği üzere gerekli lâboratuvarlarını hazırlamadan yeni bir bölüm açmak istiyen bir okul, öğretime başlama izni alabilmek için eksiklerini tamamlama yerine müf redat programını değiştirme yoluna gitmiş, bir diğeri, hesapsız aldığı öğrenciye göre yeterli lâ boratuvar kuramayinca, öğrencilerin lâboratu var tatbikat saatlerinin miktarını veya sorumlu olduklar) dersleri değiştirmek suretiyle meseleyi halletme İmkânını sağlıyabilmiştir. Yeni prog ramların eski usule göre öğretime başlamış bulu nan öğrencilere tatbik edilmek istenmesi sonu cunda okullarda birtakım huzursuzlukların doğ masına da sebebolunmuştur. (Belge, 9, 10 No.lu okul dosyaları).
Yönetmeliklerde de aynı şekilde hareket edil miş, Bakanlıkça onaylanmış olan yönetmelikle rin kısa bir süre sonra okula bâzı imkânlar sağ lamak amaciyle değiştirilmesi yoluna gidildiği tesbit edilmiştir. Meselâ, birinci sınıfını açmış bulunan bir okulda başarı durumunun çok dü şük olması sonucu, derhal sınıf geçme yerine dönem geçme usulünün yönetmeliğe konul/ması suretiyle, öğrencilerin sınıfta kalmamaları ve okula devamları sağlanmıştır. Aynı şekilde sınıf geçme için yeterli olan not sayısında da indir meler yapına yoluna gidilebilmiştir. (Belge, 9, 13, 14 no.lu okul dosyalan). Bu cümleden ola rak aynı mahiyetteki iki okulun yönetmelikle rinde gösterilen öğretim isüreleri ile haftalık ders saati ve ders sürelerini birbirinden farklı halde bulunmaları da bakanlığın bu konudaki tutumu açısından dikkati çekmiştir (Belge, 13, 16 no.lu okul dosyalan). Ciddî bir eğitim anla yışıyla kabili telif ollmayan bu tutumların aynı zamanda mahiyetleri itibariyle farklı olmıyan okullar arasındaki öğrenci naklini de imkânsız hale getirmiş olduğu meydandadır. Oysa oku makta bulunduğu özel okulun kapanması halin de, aynı mahiyetteki diğer bir özel okula geçe bilme imkânının, bu konuda hiçbir garantisi bu lunmıyan özel yüksek okul öğrencileri için önem li bir sorun olduğu aşikârdır. Aynı şekilde ya pılmakta olan öğretimi yetersiz bulan öğrenci nin bir diğer okula geçebilmesi de özel okul ları daha ciddî ıbir öğretim yapmaya zorlıyacak bir husustur. Bütün bunları önleyici mahiyette tedbirler alıp, öğrencileri okul kurucularının bü tün davranışlarına karşı boyun eğmeye mahkkm kılmak şüphesiz sadece iyi niyet sahibi olmıyan kurucuları memnun edecek bir durumdur. Bu itibarla komisyonumuz Millî Eğitim Bakanlığı nın bu konularda daha dikkatli ve tedbirli ol masını ve özel yüksek okulları, içinde bulunduk ları sorumsuzluk havasından kurtaracak karar lar alma yolunda gecikmemesini bu vesile ile bir kere daha belirtmeyi uygun görmüştür.
6. Öğırenci durumu :
625 sayılı Kanunun 8. ci maddesi, Özel okul lara açılma izni verilirken belli bir öğrenci sa yısının esas alınmasını da âımir bulunmaktadır. Bütün özel okulların yönetmeliklerinde de bakan lık tarafından verilen öğrenci sayısı ile okulun eğitim imkânlarından fazla öğrenci müracaatı halinde, bir sıralama sınavı yapılacağına dair hüküm vardır.
Ancak, yabancı dille öğretim yapan bir özel okul hariç, özel yüksek okulların hiçbirinde ka nunun ve yönetmeliğin bu âmir hükmüne uyul madığı, müracaat eden bütün öğrencilerin kay dedilmesi yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
Bu sene tedrisata başladığı için yeteri kadar kayıt yapamamış bulunan bir iki okulun dışın daki ıbütün okulların, Bakanlığın öngördüğü ka pasiteyi büyük farklarla aşmış ve okulların eği tim İmkânlarının çok üstünde öğrenci kaydı yap mış oldukları tesbit edilmiştir. (Bu husus, okul lara ait özel dosyaların tetkiki ile açık olarak anlaşılacak durumdadır).
Aşağıdaki liste bu konuda sadece bir fikir verme amaciyle çıkarılmıştır
Bir ticarî ilimler yüksek okulunda, öğrenci ka pasitesi 1 340, mevcut öğrenci 1975 (Belge, 8 No.lu okul dosyası).
Bir eczacılık özel yüksek okulunda öğrenci ka pasitesi 1 000, mevcut öğrenci sayısı 1 645 (Bel ge, 6 No.lu okul dosyası)
Bir mühendislik özel yüksek okulunda, öğrenci kapasitesi 1090, mevcut öğrenci sayısı 2158 (Belge, 12 No.lu okul dosyası).
Bir başka mühendislik özel yüksek okulunda öğ renci kapasitesi 800, mevcut öğrenci sayısı 2 286 dır (Belge, 14 No.lu okul dosyası).
Bundan başka bâzı okulların kayjt yaparken bir sınıfın öğrenci kapasitesini dahi dikkate alma dıkları, örneğin 162 kişilik olduğunu bildikleri bir sınıfları için 247 kayıt yapma yoluna git tikleri de görülmüştür (Belge, 2 numaralı okul dosyası).
7. Devam durumu :
özel yüksek okulların yönetmeliklerinin hep sinde devamın mecburî olduğu, o sene içinde okutulan bir dersin 1/4 ünde bulunmıyan öğren cinin sınıfta kalacağı belirtilmiş bulunmaktadır
Ancak, bütün okullarda yaptığımız inceleme sonucunda, bir kolay usul bulduğunu ifade vve Komisyonumuza izah eden bir okulla (Belge,
5 No.lu okul dosyası) yabancı dille Öğretim ya pan bir başka okul (Belge, 20 No.lu okul dos yası) hariç, hiç birinde devamın gereği gibi kontrol edilmediği anlaşılmıştır. Bâzı okulların sondaj usuliyle, bâzılarının lâboratuvar ve tat bikat derslerindeki yoklamayı esas alarak, bâ zılarında ise oran esasiyle devamını değerlendir mekte olduğu, bir kısmında ise bu konuda hiç bir gayretin içinde bulunmadığı tesbit edilmiştir.
Bakanlığın müfettişleri tarafından da bu ko nuya dikkatin çekildiği ve devamın gereği gibi kontrolü için müşterek ve kolay bir usulün bu lunmasında Bakanlığın bâzı tavsiye ve tedbirler getirmesinin istendiği, ancak bugüne kadar bu konu üzerinde gereği gibi durulmadığı da anla şılmıştır.
Bu durumun tabiî neticesi olarak, özellikle ceknık sahada öğretim yapan okullarda başarı lı olmanın en önemli şartlarından biri olan de vam durumu, özel yüksek okullarda gereği gi bi işlememektedir. Bâzı okullarda devam, etmi yen öğrenci oranı % 30 civarındadır özellikle okula kaydolup tecil belgesi aldıktan sonra de vam etmiyenlerin durumu, üzerinde durulmayı gerektirmektedir. Zira bâzı okullarda yoklama ların gereği gibi yapılmaması sonucunda devam sızlığı sabit olmıyan öğrenciler 1. ci sınıfta im tihan olmadığı için otomatik olarak 2. ci sınıfa geçmekte, böylece tecilleri de otomatik olarak devam etmektedir. Bu durum, gündüz öğrenci leri için 3, akgam öğrencileri için 4 sene müd detle tecilli olmayı, mümkün kılmaktadır.
Bâzı okulların bu devamsızlığı normal karşı ladıkları, dersanelerindeki sandalye sayısını da hi kayıtlı öğrenci sayısına değil, devam eden öğrenci sayısına göre tamamlamış olmalarından anlaşılmaktadır.
Bu suretle bâzı okullarda devam etmiyen öğrencilerden, sadece taksit alınmak suretiyle kâr gayesinin ön planda tutulduğu, öğrencinin ödediği para ölçüsünde bir istifade sağlaması için hiçbir gayret gösterilmediği de anlaşılmış tır.
8. İmtihanlar :
Okullarda yapılan inceleme sonunda, bitirme imtihanları dışındaki imtihanların bâzı okullar da gereken dikkatle yürütüldüğü, kenarı kapa lı kâğıtların kullanıldığı sonuçların cetvellere ve esas defterlere geçirildiği, imtihan evrakının muntazam şekilde saklandığı görülmüştür. An cak, bazjl okulların bu konuda gerekli titizliği göstermediği anlaşılmıştır. Meselâ bir profesör üniversitedeı sorduğu soruları, dört, be§ gün sona aynen ve teksir kâğıdını dahi değiştirme den, öğretmeni bulunduğu bir özel okulda sor duğu hakkında yapılan bir ihbar üzerine söz
konusu edilen okula Komisyonumuzun yaptığı müracaatta, yazılı İmtihan sorularıyla sınav kâ ğıtlarının muhafaza edilmemekte olduğu tesbit edilmiştir. Komisyonumuz bu önemli konuyu gereği gibi tahkik edip değerlendirme imkânını bulamamış olmakla beraber, bu okulda imtihan lara ait evrakın muhafaza edileceği muntazam bir dosyanın tutulmasına dahi önem vermiyecek kadar laubali ve ciddiyetten uzak bir tutumun mevcudolduğunu tesbit etmiş bulunmaktadır. (Belge, 11 numaralı okul dosyası) Bu cümleden olarak bâzı okullarım da imtihanlarda kenarı kapalı kâğıt kullanmadıkları da tesbit edilmiş tir (Belge, 1, 8 no.lu okul dosyaları).
Bunun gibi, Ankaradaki, bir okulda 588 ki şilik bir sınıfta yapılan sözlü (borçlar hukuku imtihanında, hiç istisnasız bütün öğrencilerin pek iyi almış olduğu, ikinci sınıftaki aynı dersin not cetveline de damga ile vurulmak suetiyle bütün öğencilere pekiyi verilmiş bulunduğu, bu konuda okulu teftiş etmiş bulunan müfettişin raporundan anlaşılmıştır. (Belge, 17).
Komisyonumuzun yaptığı tetkiklerde de, ay nı okulda, Haziranda başarı gösteremediği bir bir dersin Ekimde yazılı imtihanına girdiği hal de, listelerde notunun çıkmaması üzerine okula yazılı olarak müracaat eden bir öğrenci hakkın da, «öğretim üyesinin yazısını okuyamadığı için not vermediği ve imtihan kâğıdını da alarak ta tile gitmiş olduğunun» anlaşılması üzerine, hiç bir işlem yapılmadığı, yazılı imtihan sonuçla rının bir ay içinde okul idarelerine verilmesi yönetmelik hükmü İken buna da uyulmadığı, neticede o İmtihan kâğıdının hiçbir işlem gör meden dosyaya girdiği, öğrencinin de Şubat im tihanına alınarak pekiyi ile sınıf geçirildiği an laşılmıştır. (Belge, S numaralı okul dosyası).
Yukarıda açıklanan bu örnekler, özel yük sek okulların sınıf geçme imtihanlarında yeterli ciddiyet ve titizliğin gösterilmediğini ortaya ko yacak, bu konuda, eğitim anlayışıyla kabili tel lif olmıyan bâzı tutumların varlığını kabul et tirecek ve özel yüksek okullar hakkında kamu oyundaki olumsuz tepkilerin nedenini de açıklı yacak nitelikte görülmüştür.
9. Başarı durumu :
özel yüksek okullarda özellikle üst sınıflar daki başarı oranının pek yüksek olmadığı, hat ta bu oranın bazı okullarda çok düşük olduğu komisyonumuzun dikkatini çekmiştir
Bu konuda görüştüğümüz özel okul yöneti cileri, bu durumun alınan öğrenci kalitesinin fazla başarıya müsait olmamasından İleri gel diğini ifade etmişlerdir.
Resmî okul yöneticileri de, kendi okullarına girişte yapılmakta olan sınavın kaliteyi büyük
ölçüde etkilediğe böylece okula gelen öğrenci nin 1 nci, 2 nci sınıflarda da elendiği, buna mu kabil son sınıflara gelindiğinde başarı oranının yükseldiği, oyca özel okullarda bunun tam tersi bir durumun ımevcudolduğu, imtihansız olarak, okula giren öğrencilerin 2 nci veya 3 ncü sınıf taki baraja Kadar takılmadan geldiği, burada bir miktar elendikten sonra son sınıfa kadar tekrar İmtihansız olarak devam ettiği, bu itibar lada, son sınıftaki başarı oranında görülen dü şüklüğü başka bir sebebe bağlamadan önce bu açıdan ele almak gerektiğini ifade etmişlerdir. Komisyonumuz bâzı özel yüksek okullarda öğ renci miktarını düşürmemek için zaman zaman başarının arttırıldığı, ancak, son senelere gelin diğinde okuldan ayrılmanın güçlüğü karşısında başarı oramnı düşürerek öğrenciyi devama mecbur kılmak suretiyle maddî gelir sağlamak amacı gütmelerinin de mümkün olabileceği ka nısına varmış bulunmaktadır.
10. Gece öğretiminin durumu :
Bütün bunlardan ayrı olarak, gece öğretimi yapmakta bulunan özel yüksek okullardaki ted risatın gündüze göre daha da kötü bir durum da olduğu, okullarda kapasitenin çok üstünde öğ renci kaydı yapılması yoluna gidildiği, bu du rumda mevcut lâboratuvarlardan yeteri kadar faydalanmanın mümkün olamadığı ,arazi tatbi katı gibi gündüz yapılması gereken çalışmalar için cumartesi, pazar günleri veya tatil aylarında yapılmak gibi tedbirler alındığı, bununsa verimi azaltmakta olduğu ve İşin gereken ciddiyet için de yapılmasını da mümkün kılmadığı, lisan ders lerinin bâzı okullarda öğleden sonra 15 17 ara sında yapılması sonucu, gündüz çalışan birçok öğrencinin bu derslere devama imkân bulamadı ğı, bâzı okullarda kitaplıkların da akşam saat lerinde kapalı olduğu anlaşılmıştır. •
Esasen bütün gün çalışarak yorulmuş bulu nan kimselerin, akşam saatlerinde yapılmakta olan öğretimden yeteri gibi faydalanmalarını mümkün kılmak için, özellike daha az öğrenci alarak, öğretim araçlarından, kitaplık ve lâbo ratuvarlardan yeterli bir şekilde yararlanmaları nı sağlamanın yanı sıra, öğretim üyeleinin de bu öğrencilerle daha yakından ilgilenmelerini müm kün kılarak, yorucu bir günün sonunda azalan öğrenim kapasitelerinin daha verimli hale gel mesine yardımcı olmalarını zaruri olduğu kanı sına varılmış bulunmaktadır.
11. özel yüksek okullarla muadili resmî okul ların bazı yönlerden mukayesesi :
Komisyonumuz özel yüksek okullar konu sundaki görüşlerini tamamlamadan, resmi ve özel okulları birkaç yönden mukayese ederek bu bakımdan da bir sonuca varmayı faydalı
görmüştür. Bu konuda yapılan araştırmaların sonucu aşağıdadır :
a) öğrenci başına hesabedilecek yer bakımın dan :
Resmi okullarda yapılan tetkiklere göre, müspet ilimler dallarında öğrenim yapan okul larda sınıf ve lâboratuvar olarak öğrenci başı na 20 m= yer hesabedilmesi gerektiği yetkililer tarafından ifade edilmiştir. Bu miktar takrire daha çok yer veren sosyal İlimler bölümlerinde daha az olabilecektir.
özel yüksek okullardan bir kısmında ise du rum şöyledir tstanbulda'ki bir kimya mühendisliği okulun da bir öğrenciye 2 m?, yine istanbul'daki bir mühendislik okulunda ise, bir öğrenciye 2,68 m* yer düşmektedir. Oldukça geniş bir sahada öğ retim yapmakta bulunan îzmirdeki, bir mühen dislik okulunda ise öğrenci başına düşen yerin gündüz öğrencileri için 9,3 m*, akşam öğrenci leri için 6,7 m ' olduğu anlaşılmıştır. Yine İz mir'deki bir ticarî ilimler okulunda öğrenci ba şına 1,7 m2. İstanbul'daki bir ticarî ilimler oku lunda öğrenci başına 2 m? yer isabet etmektedir.
b) Bir öğrenciye düşen yjllık carî masraf payı • Orta Doğu teknik Üniversitesinde bir öğ renciye düşen carî masrafın" yıllık ortalama 11,400 11,600 lira civarında olduğu üniversite rektörü tarafından beyan edilmiştir.
İstanbul Teknik Üniversitesinde yapılan tet kiklerde örneğin; bir mimarlık bölümü öğren cisinin 9,700, bir kimya mühendisliği öğrencisi nin ise 12,200 lira carî masraf payı bulunduğu anlaşılmıştır. Teknik Üniversitenin bütün mad dî imkânları ile eğitim, araçlarından ve öğretim elemanlarından aynen faydalanmakta bulunan Maçka Teknik Okulunda, bir öğrenciye sarf edilen yıllık carî masrafın, 3,500 5,000 arasın da bulunduğu öğrenilmiştir. Yıldız Yüksek Tek nik Okulunda ise bu miktarın 5 6 bin lira ara sında olduğu yetkililer tarafından açıklanmıştır.
Buna mukabil İstanbul'daki bir mühendislik okulunun akşam bölümünde, öğrenci başına isa bet eden carî masraf miktarı, okul tarafından komisyonumuza verilen belgelerde 2,600 lira ola rak gösterilmiştir. (12 numaralı okul dosyası).
Bir başka mühendislik okulunda ise, okulun ilk açıldığı sene olan 1964 te öğrenci başına düşen carî masraf miktarı 7,308,5 lira iken 1967 de bu miktarın 2,850 liraya düşmüş, olduğu, okulun komisyonumuza tevdi ettiği belgelerden anlaşılmıştır. Bu da, öğrenci miktarının artma sı ile öğretim masraflarının aynı ölçüler İçersin de artmadığı ve öğrenci artışının yine öğrenci lerin zararına bir' durum yaratmış olduğunu or
taya koymaktadır. (Belge, 5 numaralı okul dos yası).
Aynı şekilde bir ticarî ve iktisadî ilimler özel yüksek okulunda da 1963 yılında öğrenci başına isabet eden carî masraf miktarı 2,090, iken, 1967 de bu miktarın 1,075 lira olması, dik kati çekici bir durum olarak ortaya çıkmıştır. (Belge, 1 numaralı okul dosyası).
îstanbulda'ki bir kimya mühendisliği okulun da ise bir öğrenciye düşen carî masraf miktarı nın gündüz öğrencileri için 3,200, akşam öğren cileri için 2,800 olduğu yöneticiler tarafından İfade edilmiştir. (Belge, 11 No.lu okul dosyası).
c) öğrenci öğretmen oranı: Yüksek öğretimin özellikle teknik branşlar da yeterli olabilmesi, öğrenci öğretmen arasın daki oranla büyük ölçüde bağU bulunmaktadır. Bu görüşle, yapılan karşılaştırmada da aşağıda ki sonuçlar elde edilmiştir :
Orta Doğu Teknik Üniversitesinde en yük sek oranın 10 öğrenciye bir öğretmen olarak hesaplandığı ifade edilmiştir. Teknik Üniversite de mevcut öğretim elemanlarının öğrenci mikta rına bölünmesinden elde edilen sonuç, 4,5 tur. Bu hale göre Teknik Üniversitede 4 5 öğrenciye bir öğretmen düşmektedir.
Maçka Yüksek Teknik Okulunda :
İnşaat Şubesinde; 1 öğretmene 6 öğrenci, Mimarî Şubesinde; 1 öğretmene 3 4 öğrenci, Makina Şubesinde; 1 öğretmene 5 öğrenci, Elektrik Şubesinde; 1 öğretmene 4 öğrenci, Kimya Mühendisliği Şubesinde; 1 öğretmene 4 5 öğrenci düşmektedir .Yıldız Yüksek Tek nik Okulunda da miktarın 8 ilâ 10 dan fazla hesabedılemiyeceği ifade olunmuştur.
özel Yüksek Okullara gelince :
Bir mühendislik okulunda bu oranın; bir öğ retmene 16 öğrenci. (Belge, 5 numaralı okul dosyası).
Bir başka mühendislik okulunda yine bu ora nın;
Bir öğretmene 25 öğrenci. (Belge, 9 numa ralı okul dosyası) .
Bir kimya mühendisliği okulunda ise; Bir öğretmene 46 öğrenci. Belge, 11 numaralı okul dosyası) olduğu anlaşılmış bulunmaktadır.
özel okullarla Devlet okullarının bu mukaye sesinden sonra, Anayasanın 21. ci maddesinin hazırlanması sırasında ortaya atılmış bulunan görüşleri de dikkate alarak maddenin espirısi ni de bu suretle daha açık bir şekilde tesblt et tikten sonra bir sonuca varmayı uygun gören Komisyonumuz, Kurucu Meclisin 21. ci madde
Elektrik Mühentlisllği 162 163
Üzerinde cereyan eden müzakerelerini tutanak dergisinden okumak suretiyle incelemiştir.
Bu inceleme sonunda, bu madde üzerindeki müzakereler sırasında, «özel okullarda öğretim ve eğitim düzeninin Devlet okullarından aşağı olamıyacağı» hükmünün getirilmesi için bir önerge verildiği, ancak, Kurucu Meclisin bu hükmü kifayetli görmiyerek, «özel okulların bağlı olduğu esasların Devlet okulları ile erişil? mek istenen seviyeye uygun olarak kanunla dü zenleneceği» hükmünü kabul etmiş olduğu anla şılmıştır (Belge, 18, Kurucu Meclis Tutanak Der gisi 3. cü cilt, sayfa 173 178).
Durumun böyle tesbitinden sonra komisyonu muz, özel okullarda yaptığı incelemelerle bu okuljarla resmî okulların mukayesesinden elde ettiği sonuçlan da değerlendirmiş ve halen Dev let okullarındaki seviyeye dahi varamamış bu lunan özel yüksek okulların, bu durumlariyle, Anayasanın 21. ci maddesindeki açık hükme ay kırı bir halde bulundukları sonucuna varmıştır.
SONUÇ VE KANAAT :
Uç safhada yapmış olduğumuz araştırmanın sonucu olarak, hazırladığımız raporda geniş ve teferruatlı bir şekilde açıklanmış olduğu üzere :
1. özel Yüksek Okulların birkaç tanesi müs tesna, büyük çoğunluğuyla, gerekli eğitim te sislerinden mahrum ve yapılacak öğretimin ni teliği ile bağdaşmıyan yetersiz binalarda açılmış bulunduğu, 625 sayılı Kanunun 19. cu madde sinde tesbit ve ilânı gerekli görülmüş bulunan standartların zamanında hazırlanmamış olması nın, bu durumun meydana gelmesinde büyük öl çüde etkili olduğu;
2. özel okul binalarının kurucunun malı veya sözleşme ile intifa hakkına sahibolması gerektiği hususundaki 8. d maddeye uyulmıyarak, kiralı dolayısiyle köklü bir gelişmeye imkân vermlyen binalarda özel yüksek okullar açılmasına müsa ade edildiği;
3. Kanunun 9. cu maddesinde açıkça ifade edil miş olmasına rağmen, aynı bina içinde ayrı ma hiyetteki okulların açılmasına, kanunun yayımı tarihinden sonra da devam edilmiş olmaktan başka, öğretimi ve eğitimin ciddiyetiyle kabili telif olmıyacak şekilde, çeşitli imalâthane, tica rethane ve yazıhanelerin bulunduğu iş hanların da dahi okullar açılmasına müsaade edilmiş ol duğu;
4. Birkaç tanesi müstesna, hemen hemen bütün özel yüksek okulların dershane, lâboratuvar, öğretim araç ve gereci ile kitaplık ve diğer eğitim tesislerinin çok yetersiz durumda bulun duğu, 625 sayılı Kanunda öngörülmüş bulunan beden eğitimi tesislerine hemen hiçbir okulda
yer verilmemiş, olduğu, bu durumun meydana gelmesinde kanunun geçici maddesi ile çıkarıl ması öngörülmüş bulunan tüzüğün zamanında çıkartılmamış olmasının büyük payı bulunduğu;
5. Kanunun 8. cı maddesine göre öğretime baş lama izni alınmadan hazırlanması gereken prog ram ve yönetmeliklerin, aynı branşta oğretun yapan okullarda dahi bir birlik ve beraberlik naiinde ve tek tip olarak hazırlanması yoluna gidilmediği, her okulun kendi görüşüne göre ha zırladığı program ve yönetmeliklerin, daha son ra da, kurucu ve yöneticilerin arzularına uyula ıak sık sık değıştirıimesı yoluna gidildiği, bu suretle, aynı mahiyetteki okullarda birbirinden tarkı program ve yönetmelikler uygulanması durumunun ortaya çıktığı, ayrıca, resmî muadili okullarda hiç buluamıyan bâzı sınıf geçme ko lay lıklarının temin edildiği;
6. özel okullardaki öğretim kadrosunun bir kıs mını üniversite ve yüksek okul öğretmenlerinin teşkil ettiği, ancak üniversitedeki ders saatlerini kesin olarak tesbit etmenin mümkün olamıyacağı gerekçesi ile bu görevlendirmelerde kanunun 21 nci maddesi hükmüne uyulmayıp, 115 sayılı Ka nunun öğretim üyelerine serbest çalışma zamanı olarak tanıdığı 10 saatlik müddetin esas alındığı, ancak zaman zaman buna da uyulmadığı, öğre tim üyeleri dışındaki öğretmenlerin görevlendiril melerinde de 21 ncı maddenin 1/2 hususundaki hükmüne bâzı okullarda çeşitli mazeretler gös terilmek suretiyle riayet edilmemekte olduğu, Üniversite ve yüksek okul öğretmenleri dışında ki ve çeşitli kurumlarda çalışan kimselerin, özel yüksek okullarda öğretimle görevlendirilmesi ha linde, 21 nci maddede sözü edilen yönetmeliğin çıkarılmamış olması dolayısiyle yeterli nitelikte olup olmadıklarının komisyonumuzca tesbitine imkan görülemediği, ancak, özellikle müspet ilim lerde öğretim yapan okullarda, mutlak surette bir öğretim üyesi tarafından okutulması zorunlu olan derslerin belirtilmemiş olması dolayısiyle bâzı okullarda önemli görülerek öğretim üyesi ne verilmiş, olan bir dersin, bir diğer okulda bir öğretim görevlisi tarafından okutulmakta oldu ğunun tesbit edildiği,
Bir öğretim üyesi tarafından okutulması zorun lu olan derslerin yönetmeliklerinde belirtilmiş olan içtimai ilimler yönünde öğretim yapan bâzı okullarda da bu hükme uyulmayarak bu disip linlerin öğretim görevlilerine verilmiş bulunduğu, Bâzı okullarda bir öğretim üyesinin isminden faydalanılmak suretiyle öğretim kadrosunda gös terildiği halde, kendisinin gelmeyip derslere yar dımcılarının girmekte olduğu,
Bâzı okulların 32 nci maddeye uymıyarak mu kavelesiz öğretmen kullanmakta oldukları bâzı okullarda ise, 23 ncü maddeye aykırı olarak, Ba kanlıktan onay emri alınamıyan öğretmen ve yö
neticilerin görevlerine derhal son verilmeyip ya zışmalarla vakit kazanma yoluna gidildiği;
7. 625 sayılı Kanunun 21. ci maddesinde öngö rülen ve 5 yıl zarfında öğretim kadrosunun en az 1/3 nün kendi öğretmenlerinden teşekkül etme sini öngören madde hükümlerine göre yapılma sı gereken öğretmen yetiştirme işine hiçbir okul da başlanmamış olduğu, bu konuda çeşitli maze retler ileriye sürüldüğü, ancak, özel okul kurucu larının, bu konuda, daha güç ve gayret sarfını gerektiren yollar yerine.Devletin yetiştirdiği ele manı kendi bünyesine almak gibi daha kolay bir yolu tercih etme eğiliminde oldukları, bu du rumun, özel sektörün Devletin eğitim, konusun daki yükünü paylaşma ilkesi ile de çelişmekte bulunduğu;
8. Kanunun 43. cü maddesinde çıkarılmasına işaret etmiş bulunduğu denetim yönetmeliğinin de bugüne kadar çıkarılmamış olması sonucunda, özel yüksek okullardaki öğretimi niteliği yönün den değerlendirilecek ehliyetli bir denetim kuru lunun henüz kurulamamış olduğu,
Bu itibarla özel okullarda yapılmakta olan öğ retimi niteliği yönünden değerlendirmenin, ko misyonumuzca da mümkün olmadığı, ancak okul lardaki eğitim tesisleri ile öğretim aracı nok sanlığı ve öğrenci yoğunluğu dikkate alındığı takdirde, bu durumda yapılan bir öğretimin ye terli olamıyacağı kanısına varılmış olduğu;
9. özel okulların ara sınıflarında yapılan im tihanların da bir kısım okulda gereken ciddiyet içinde yapılmadığını gösteren bâzı hususların tesbit edilmiş olduğu;
10. özel yüksek okullardaki başarı oranının bel li bir seviyede olmayıp zaman zaman değişiklik gösterdiği, özellikle resmî okulların aksine, ara sınıflardaki başarının yüksek, son sınıftaki ora nın düşük bulunduğu, bunun da, bâzı ticarî ga yelerle kolaylaştırılan sınıf geçme imkânları ile, son sınıflardaki daha ciddî imtihan sistemine bağlanmasının mümkün olabileceği;
11. Kanunun çıkarılmasını öngördüğü tüzüğün çıkarılmamış olması sebebiyle, öğrencilerin öde yecekleri yılük ücretler konusunun da bir disip line alınamadığı, ücretler arasında farklılıklar ol duğu gibi, bâzı okulların, vilâyetlerden öğren cileri sadece imtihana almak için yüksek ücret ler ödemeye mecbur kılan kararlar alabildikleri;
12 Bakanlığın gerekli kıstaslar} hazırlamamış olması dolayısiyle, uzmanlar heyeti tarafından isabetsiz bir şekilde, hacmin zemin ölçüsüne göre hesaplanıp verilen kontenjanların, okulların ya pacağı öğretimin niteliği ile bağdaşmadığı, buna rağmen yeni açılıp yeterli öğrenci kaydı yap mamış olan birkaç okulun dışındaki özel yük sek okulların, verilmiş olan kontenjanın da çok üstünde öğrenci kaydı yapmış oldukları;
özellikle akşam bölümlerinde bu durumun daha da göze batacak halde olduğu;
13. Okulların büyük çoğunluğunda bu kalaba lık öğrenci sayısına göre yeterli lâboratuvar ve öğretim aracı bulunmadığı, özellikle teknik sa halarda öğretim yapan okullarda bu durumun öğretimin gereği gibi yapılmaması sonucunu mey dana getirdiği;
14. Bütün özel okul yönetmeliklerinde okula devamın mecburi olduğu açıklanmasına rağmen, devamın gerekli şekilde takip ve kontrol edil mediği, bâzı okullardaki devaansızlığın dikkati çekecek durumda olduğu, bâzı yöneticilerin bunu fırsat bilerek okullarına istiabından çok kayıt yapma yoluna gittikleri, böylece askerliğini te cil ettirmek gayesi ile okullara kayıt olanların artması sonucunda, bu okulların birer tecil aracı haline gelmesi ihtimâlinin de mevcudolduğu;
15. özel okulların, muadili resmî okullarla bâzı yönlerden yapılan mukayeselerinde de, özel okul ların gerek bir öğrenci için hesap edilmesi gere ken yer bakımından, gerek bir öğrenciye düşen yıllık carî masraf yönünden, gerekse öğretmen
öğrenci oram bakımından muadili resmî okul lardan düşük bir durumda olduğu;
16. Büyük çoğunluğu ile özel yüksek okulların bugünkü durumları ile yeterli bir öğretim ve eği tim yapmalarının mümkün olamıyacağı;
17. Milli Eğitim Bakanltğının hazırlaması ge reken tüzük ve yönetmelikleri zamanında hazır lamamış olmasının ve özel yüksek okullar ko nusundaki tutumunun bu olumsuz durumların meydana gelmesindeki önemli âmillerden biri ol duğu anlaşılmıştır.
Bu suretle üç safhada yapılan geniş araştırma ların ve mukayeselerin sonucunda komisyonumu,2 özel yüksek okullann bugünkü fiilî durumları ile, gerek yönetim gerekse öğretim ve eğitim açısından muadili Devlet okullarının seviyesine dahi erişememiş oldukları;
Bu itibarla da, özel okulların Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyede olmasını öngö ren Anayasanın 21. ci maddesinin 3. cü fıkrası ile, 625 sayılı Kanunun 26. cı maddesine de ay kırı bir halde bulundukları kanısına varmış bu lunmaktadır.
DANIŞTAY DAVA DAİRELERİ KURULUNUN SORUNU ANAYASA MAH KEMESİNE SEVKEDEN KARARININ SONUÇ BÖLÜMÜ
Görülen dâvada uygulanması gerekli olan 625 sayılı özel öğretim Kurumları Kanununun, özel yüksek okullar açılmasına cevaz veren birinci maddesinin «her derecedeki okullar» ibaresinin; özel yüksek okullarda sınavların yapılmasına ve sınav kurallarına ilişkin olup özel yüksek okul ları açıkça kanun bünyesine alan 13 cü mad desinin ve bu maddelerin iptali halinde artık uygulama imkânı kalmayacak olan 8, 43, 48 ve diğer maddelerdeki özel yüksek okula temas eden metin ve ibarelerin Anayasaya aykırılığı hususunda davacı tarafından ileri sürülen iddi anın ciddi olduğu kanısına varılmakla işin, Ana yasanın 151 ve 44 sayılı Anayasa Mahkemesi nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 27/2, bend ve 28 inci maddesine göre Anayasa Mahkemesine gönderilmesine ve dâ vanın geri bırakılmasna;
Davacı ve dâvâlıya ait dilekçelerin; Kurulu muz kararının bir örneğinin ilgili belgeler ola rak da :
a. Cumhuriyet Senatosu özel Yüksek Okul lar Araştırma Komisyonu raporu ve ekinin, b. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kurulunun 27 Ağustos 1968 gün ve 172 sayılı toplantı zabıt suretlerinin, c. Devlet Planlama Teşkilâtı Sosyal Planla ma Dairesi özel Yüksek Okullar Araştırması adlı raporun, d. T.M.T. Federasyonuna bağlı kuruluşlar ca hazırlanmış «özel Yüksek Okullar ve Ardın daki Oyun» adlı broşürün, e. İstanbul Teknik Üniversitesi Senatosu nun raporunun da Anayasa Mahkemesi Başkan lığına sunulmasına 14.3.1969 tarihinde oy çoklu ğuyla karar verildi.