Elektrik Mühendisliği · Sayı 402 · 1997 / 2

HABER

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
1997
Sayfa
13
Okuma süresi
34 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

Anahtar kelimeler

  • Yap-İşlet Modeli
  • EMO
  • Danıştay
  • Capital Enerji Zirvesi
  • BİA Projesi
  • özelleştirme

Özet

Yazı, Bağımsız İletişim Ağı (BİA) projesinin yerel medya için oluşturulma sürecini ve Capital Dergisi'nin düzenlediği Enerji Zirvesi'97 kapsamında Yap-İşlet Modeli'ne ilişkin Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı ile EMO'nun özelleştirme sürecine yönelik eleştirilerini aktarıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

BİA PROJESİ Y OL ALIY OR

Türkiye, medyanın gündelik toplum sal hayatla sarsıcı karşılaşmasını yaşıyor. Radyo televizyon tekelinin resmi kurumdan çıkarılmasına alışmadan başdöndürücü bir hızla medya alanında ulusal ve yerel düzeyde büyük bir açılım sağlandı. Ancak bu açılım kendi içinde çelişmeler yumağını da taşıyordu. Bir yanda geniş birer iktisadi, ticari ilişkiler ağının ayrılmaz parçası olan tekeller oluşurken, öte yanda bu sürecin akışının gölgesinde ve daha cılız olanaklarla yerel medya odaklan oluştu. Halkın özgür haber alma hakkının kısıtlanmasına yol açan tekelleşme yerel yayıncılığı da sınırlandıran işlev yüklendi.

Ancak bilgi tekelinin yarattığı kıskaç, geniş kesimlere dayatılan yavan bir seç beğen al sergisi ve "al birini vur ötekine" aymazlığının ifadesi olarak karşımızda. RTÜK gibi düzenleyici kurumlar bu bilgi tekelinin önlenmesi için adımlar atmak yerine yapısı ve mis yonu gereği merkezi/ bürokratik bir sansür kurulu işlevine dönüştü. Toplumsal muhalefetin eleştirel çerçevesi ancak medyatik imgelemin filitresinden geçerek kurgusal ve temel iletisinden koparılmış bir yanılsamalar serisine dönüştürülüyordu. Egemen kültürel değerler sistemi siyasetten sanata, dinsel ve etnik dokudan, gündelik topkımsal hayatın bütün boyutlarına dair yerli bir "anlam dünyası" inşa ediliyordu. Sözün etkisi ve yazının gücü ancak egemen ikti sadi sosyal konseptin "alacakaranlık kuşağı" için üretilmekteydi.

Bu yüzden "Bağımsız İletişim Ağı" dışlananı anlama, görmezden gelineni görünür kılma, yerel düzeyde ve yetersiz olana bir dayanışma ağı kurma nok tasında özgüveni esas alan bir seçenek olarak ortaya çıktı.

Yerel medyanın sorunlarının, talep lerinin ve örgütlenme olanaklarının araştırılması için ilk çalışmalar yaz 1996 döneminde TMMOB Yönetim Kurulu ve IPS İletişim Vakfı tarafından düzenlenen toplantılarda ele alındı. Yerel medya üzerine hazırlanan rapor TMMOB

yönetim kuruluna sunuldu.28 Ekim 1996 tarihinde yapılan toplantıda araştırma çalışmasının IPS İletişim Vakfı ile birlikte yapılması kararı alındı. Projenin geniş bir sivil toplum desteğine kavuştulması için meslek birlikleri plat formuna taşındı. Ocak 1997de TTB pro jeye katılmayı kararlaştırdı.

Heinrich Böll Vakfı tarafından mali açıdan desteklenen Bağımsız İletişim Ağı Projesi zorunlu bir evre olarak, Aralık 1996; Ocak 1997 arasında yerel medyanın genel çizgilerini saptamak amacıyla envanter çalışmasını gerçek leştirdi. Şubat/Mart 1997 döneminde Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, G. Antep, Ş. Urfa ve Ordu'da yerel medya temsilcileri ile bölge toplantıları yapıldı. Bu bölge toplantılarında 50 medya tem silcisi ile bağlantı kuruldu. 6 Nisan 1997 tarihinde bölge temsilcileri ile Ankara'da yapılan toplantıda yerel medya temsilcilerinin egemen bilgi teke line karşı alternatif BİA'nın kurulmasını dile getiren deklerasyon hazırlandı. Deklerasyonda;

"Türkiye'de egemen olan haber ve

yayın yapısı ve kurumlan halkın özgür

haber alma hakkını kısıtlamakta ve yerel

yayıncılığın gelişimini sekteye uğratmak

tadır" tespiti yer aldı. Bağımsız İletişim

Ağı'nın amacı yerel medyanın ulusal

radyo, tv ve gazetelere tanınan hak ve

olanaklara erişebilmesinin önündeki

engellerin

giderilmesi

olarak

tanımlanıyordu. Bu yönelime bağlı

olarak varolan haber ve yayın tekeline

kendi ürünleriyle alternatif oluşturma

hedefi vurgulandı. BİA, yerel yayıncılığın

uluslararası haber ve yayın normlan

temelinde yeniden yapılandırılmasını

öngörüyordu. Böylelikle yerel medya

temsilcilleri verili yetersizliklerin kendi

leriyle ilgili kısmına dönüştürücü bir

etkide bulunmayı amaçlıyorlardı. Ortak

eğitim

teknolojik

bilgilenme

olanaklarının herkes için erişilebilir

kılınmasının altı çizilerek "aynı sorun

larla karşı karşıya kalan ve aynı amaçlan

paylaşan Türkiye'nin imza koyduğu

Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesi, Avrupa Yayın Birliği ilkeleri ve Birleşmiş Milletler İnsan Haklan Evrensel Bildirgesi doğrul tusunda yayın yapan bütün kuruluşlan ve bu ilkeleri paylaşan bütün bireysel haberlercileri üretim temelinde bir araya getirmeyi, mesleki işbirliği ve dayanışmayı pekiştirmeyi hedefliy ordu.

3 4 Mayıs tarihinde yapılan konferansa kadar çeşitli illerden 90 kadar yerel medya kuruluşu tarafından imzalandı. 3 4 Mayıs 1997 tarihlerinde ise Ankara'da ulusal yerel medya konferansı toplandı. Toplantıya ilgili akademisyenler ve yabancı konuklarla 100'e yakın yerel medya temsilcisi katıldı.

Geçici Kolaylaştırcı Kurul, Kuruluş

Konferansını Hazırlıyor

Aralarında TMMOB adına Yürütme Kurulu

Üyesi Naci Temeltaş, IPS İletişim Vakfından

proje yürütücüsü gazeteci, IPS İletişim Vakfı

üyesi Ertuğrul Kürkçü, gazeteci Nadire Mater,

İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Sevda

Alankuş Kural'ın yer aldığı Geçici Kolaylaştıncı

Kurulda çok sayıda yerel medya temsilcisi

görev alıyor. BİA Kuruluş Konferansı

hazırlıklarını

sürdürüyor.

Mühendisliği dergisi çalışmalan yakından izle mekle birlikte TMMOB kanalıyla sürece aktif katkıda bulunmaya yönelik bir çalışma grubunu yayın kurulunun gündemine almış bulunuyor.

Enerjide Toz Duman:

Y abana Sermaye Israrlı, Bakanlık

Çıkmazda EMO Sorguluyor

Doğan Grubu tarafından yayınlanmakta olan Capital Dergisi 12 13 Mart tarihleri arasında bir Enerji Zirvesi düzenledi. Enerji Zirvesi'97 başlıklı toplantı Doğan Holding, Ak Enerji, Ege Seramik ve GE Power Systems sponsorluğunda gerçekleşti. Toplantı prog ramında Refahyol hükümetinin temsilcileri ve enerji bürokrasisi öncelikli konuşmacılar olarak ilan edilmişti. Ancak toplantıya ne Başbakan, ne Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ne de Müsteşar ve Genel Müdür düzeyinde hiç kimse katımamıştı. Özel sektör

ile hükümet arasında

^kp işlete bir çöpçatanlık çabası bu bakımdan gerçek

{Danıştay leşemedi. Toplantının dikkat çekici yönü ise

idarbesi enerji sektöründe

Refahyol tarafından

i;

g e r ç e k l e ş t i r i l m e s i Hükümetin eneiji sektörüne

amaçlanan

yap lslet modeli için yargıda! /son umudu da bitti. Enerji yi

özelleştirmelerin ta /mbii Kaynaklar Bakanlığı'nı

liplisi

yerli

Danıştay 10. Dairesi'nin ') verdiği yürütmeyi durdurma

sermaye gruplan tam ıı kararına yaptığı itiraz, İdari

tekmil

hazır

bulun

f Dava Daireleri Genel i Kurulu'nda reddedildi.

maktaydılar.

•1

j] Nafiz Kaya

'. ~~

E n e r j i ı i i nkara Hükümetin enerji seki

Bakanlığının

Yap 11 f\ Tünde yap iştet modelinin uygu j/jLnabflmesı için yargıdaki son um

İşlet Çıkmazı

|du da bitti. Enerji ve Tabii Kaynak! Bakanlığı'nın Danıştay 10. Dairesi taı

fandan verilen yürütmeyi durdurma it

Toplantı ilginç bir

jranna yaptığı itiraz dün İdari Dava D tireleri Genel Kurulu'nda oybirliği i

zaman

diliminde reddedildi.

Bakanlığın son güne kadar kendile:

yapılıyordu. Yabancı ne "Bakan Danıştay ile görüşüyor. I

iştahını

û modelin ekonomi için ne kadar önen ! olduğuna Danıştay ikna edilecek, t

kabartan

Yap

İşlet

ı yüzden büyük ihtimalle yürütmeyi du durma karan geri alınacak" dediğini b

Modeli Enerji ve Tabii lirten firma temsilcileri, karan tepki i karşılayarak bakanlığın kendilerine ve

Kaynaklar Bakanlığı diği.güvenin boşa çıktığını belâüL ^.

tarafından

ihalesi

Yap işjet modeli ile geçtiğimiz günle de fiyat teklifleri alman S termik santr

yapılarak,

ihalesine katılan bir yabancı firma ten

silcisi şunları söyledi:

_

"Danıştay'ın kararını hayretle karşı!

sürecinde Türkiye'nin

yoruz. Değeri S milyar dolan bulan İhı lede teklifler açıklandı, tüm firmali

birbirlerinin fiyatlarını biliyor, bu yü; den ihale yenilenirse hiçbir anlamı ka

yörüngesine girdiği mayacak. Set karan bundan sonra yap lacak uluslararası ihaleler için de ço anlatılmak isteniyor

du. Ancak ne çare kader Yap İşlet Modeli'nin

ekonomik, hukusal ve teknik dayanakları

yoktu.

Elektrik Mühendisleri Odası hiç bir hukuk sal dayanağı olmayan Yİ Modeli'nin Türkiye'de yürütülemeyeceğini çok önceden açıklamıştı. Ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı artık kabak tadı veren "karanlıkta kalacağız" tekerlemesi eşliğinde bu ihaleyi yapmaya kalkıştı. EMO'nun bütün uyanlarına karşın ihale süreci işletildi. EMO Danıştay'a yaptığı başvuruda, bu ihalelerin Anayasaya, yürür lükteki yasal düzenlemelere ve her şeyden önemlisi ülkenin temel önceliklerine aykın olduğunu dile getirdi. Bakanlık yetkilileri ise Yİ Modeli'nin Türkiye açısından kritik bir önem taşıdığını ve adeta her derde deva olduğunu

Enerji için BUbitey rtfdaydım. Capital

DersMInener»

apresini saia için td«üm. Ankara terime na«ar**tl

uyarı

ırhalde. Ankara'ya

basar basmaz frip

Ö

öne sürmektey

diler.

Ancak

Danıştay 10.

Dairesi EMO'nun

başvurusunu

yerinde bularak

19 Şubat'ta Yİ

Modeli'ne yürüt

meyi durdurma

karan verdi.

konuda yabancılara ^ " — —

liHinniTiıfımı»!** »nUhryıkta gnçlnit misiniz?" diye sorunca Gama Grubu ektiklerini sohbetlerinde sıka* dile adına toplantıyı İsleyen Yücel özden

Dönemin

getirerek dert yanıyorlardL Zirveye hemen cevap verât "Sizinle beraberiz,

tablan tel sektör temslldlert Keskedevletta bu yahnmlan yapacak.

" ' '—'~"'*'~ta"rt:<ıûcû.ve]tt»ı»*lolaa."iı.^ıu'JJ:ı^jLa

BotaanaenijuıuBuu»*—^— soykam Gökhan Yardıma ise bu

D~««j KeCHl

Kutan

^ ^ U e t m S e r i n a t t huk kadar kapsamlı santral proje paketinin' ,çma£ilmtiyalkonı»undın

önce

^OTkrincoUııjundanytkındu

belli olan bu

özetledi' Çiftçi. "Sil milyarlarca Mraaraogw«!iuu»u»M" . ~

Karara

rağmen

dolart* yatmalardan bahsediyorsa çözüm bulunacağının belirsiz okhıjunu _

<=>

nuz. Bunlar, planlarken enerjinin bir ^^Z^^^T

ihalenin

kamu hizmeti olduğunu unutuyor taUmlariçJn verdi» aksam

musunuz? Türkiye'deki yasal yemeğinde yabancı yatoımolan kendi yj, .], .». . İlan

dfasıksnderden haberdar ae»l masasında aSrlatU.

. ydpildCagini İlan

etti. Ortada bir

mahkeme karan varken ve ihalenin açık huku

ka aykınlıklan herkesin bilgisi dahilindeyken

Bakanlık bürokrasisi yürütmeyi durdurma

kararının önemli olmadığını, yaptıklan itiraz

sonucu İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun

durumu düzelteceğini, "yap işlete geçit

vereceğini" ısrarla açıkladı. "Bakan Danıştay'la

görüşüyor, bu modelin ekonomi için ne kadar

önemli olduğuna Danıştay'ı ikna edecek, göre

ceksiniz yürütmeyi durdurma karan geri

alınacak" yolundaki açıklamalar bütün günlük

gazetelerde yer aldı. Ancak İdari Dava Daireleri

Genel Kurulu da karan onaylayınca Bakanlık

yabancı sermaye karşısında ciddi bir çıkmaza

sürüklendi.

Capital Enerji Zirvesi Yİ'de iptal bozgunu nun yaşandığı bir dönemde toplanmıştı. Yabancı firma temsilcilerinin "değeri 5 milyon dolan bulan ihalede teklifler açıklandığı, tüm firmalar birbirlerinin fiyatlarını biliyor, bu yüz den ihale yenilenirse hiç bir anlamı kalmaya cak, Bakanlığa olan güven sarsıldı. Yargı engelini aşın. Uluslararası tahkim süreci işletilsin. Kamu hizmeti tanımı anayasal bir engel yaratıyor" dayatmalarına hangi siyasal ve ticari hesapla verildiği tartışmalı sözlerin Bakanlığın Capital Enerji Zirvesine katılmayışında etkili olduğu anlaşılıyor.

Enerji Zirvesinin dikkat çekici başka bir yönü ise, toplantının özellikle iki temel başlık altında şekillenmiş olmasıydı. Birincisi "özel sektörün elektrik üretimine katkısı", ikincisi "elektrik tesisleri yatıranında finansman mod elleri ve yabancı sermaye". Zirvenin oturumlan itibarıyla en çok ilgi çekenleride bu başlıklar altında toplanıyordu. Zirve süresi boyunca Elektrik Mühendisliği Dergisi tartışmalan yakından izledi. Kamu hizmeti ve kamu yaran açısından yaşanan toz duman ortamını EMO'nun neden eleştirdiğini ifade etti. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Asım Rasan "Enerjinin verimliliği ve yönetimine ilişkin yaptığı konuşmada, TEK'ten TEAŞ'a geçiş operasyonunun bürokratik felç noktalannı gündeme getirdi. Zirve esas olarak işletme haklarının devri yoluyla üretim ve dağıtım bir imlerini almak isteyen sermaye gruplarının yasadan ve bürokrasiden gelen engellerin aşılması için örgütlenme karanyla sonuçlandı. Sermaye enerji alanında güç birliği yaparak çıkmış bulunuyor

.Dergimizin 403. sayısında "enerjide özelleştirme olgusu farklı boyutlanyla ele alınarak güncel gelişmeler ve yeni kurulan ANASOL D hükümetinin öncelikleri açısından değerlendirilecek.

Nükleer Karteller Değil Halk Karâr Verecek

" Türkmen yurduna bir Türkoğlu Türk olarak geldim. Ama siz beni değil de hristiyan lan alkışlıyorsunuz."8 Haziranda Akkuyu'da yapılan toplantıda böyle diyordu Lütfi Sancı. (TEAŞ Nükleer Santrallar Dairesi Başkan Yardımcısı.) Arkasında CANDU'nun nükleer santral maketi. Büyükeceli halkı onca yoksul

Danıştay, Y ap İşlet e

kırmızı kart gösterdi

DANIŞTAY 10. Dtjiresllıtten

tttü

KayinaldarBakanlı|ı>mn yaptığı

sonra Danıştay İdari Dava

iürangörtşensk karara ba&adı. Kurul,

Daireleri Genel Kurulu da

Yet'karan verdi Genel Kurul karan,

ıûkumetin'yap isletmodell'yle elektrik •yürütmeyi durdurma'karanran

antrah kurmasına tamun kart gösterdi kesinleşmesi «niamm. geldiği İçin,

Danıştay tdari Dava Daireleri Genel Enerfl Bakanhgı'nm santral ihaleleri

Curulu, bu konudaki Bakanlar Kurulu tehlikeye girdi Danıştay 10. Dairesi,

aırannın*vflriîht«*BiniHııA

i?ıı^n*j,,«. . —

luğun ortasında hayatına düşürülen nükleer gölgesinin "bürokrat çehresi" inandırıcılık sorunuyla karşılaşınca "milli duygulardan" medet umarak, uluslararası kartellerin savunusuna girişiyordu. Akkuyuya kadar göz den ırak tutulan bilgileri vermek için gelen Avusturyalı ve Alman bilimciler ise kendi ülkelerinin nükleer programdan vazgeçiş gerekçelerini yalın ve somut olgular

Nükleer lobi faaliyetlerine TMMOB'den tepki

EMO'dan 'resmi yalanlar'a

karşı 'sivil gerçekler'

' • Son zamanlarda artarak yürütülen

•pükleerenerjf. » İobisine'lcarşı sivil kuruluşlar tepki göstermeye t Uzmanlar Türkiye'nin bir nükleer bataklığa sürüklenmeye çalışıldığına dikkat çekerek "Dünya nükleer enerjiyi bırakırken, Türkiye

"^ " " ' r enerjiye

sli nadir

^

ı biri

"durumuna

getirildi" denildi.

ANKARA (Cumhuriyet Büro .. uçlarının nuklcej sanrnJ,pazarla

su) Türk Mühendis "m:Mimar., .': paya :SH)um, »bancı .(ekellçrin

OdlîlanjBirligi (TMMOB) Başka, .,c programınıulerdunıma gsiıpt'ni

nı"" Yavuz Öoen, Enerji ve Tabii vurgulayan Önen, "Nükleer ener

Kaynaklar Bakanlığı'nın desteğiy jinin gerekli olup olmadığına ya

le son aylanda çalışmalarım yoğun bancık«rteller değil, halk karar ve

laştıran nükleer lobiye tepki gös recektir'' diye konuştu.

terdi. TMMOB Elektrik Mühen disleri Odası Başkanı Asnn Rasan da Türkiye'nin, yüklü siyasal gün demin toz dumanı içinde nükleer bataklığa sürüklendiğini söyledi.

EMO Başkam Rasan, «Enerji ve 1WJU Kaynaklar Bakanlığı, Türld ye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) gibi kunınıjar kamuoyunu bügi lendfrmek adı aranda medyayı ve

TMMOB EMO, "Nükleer k>M halkınızı nükleer lobinin çıkartan '

nln beslediği resmi yalanlan açığa doğrultusunda yönlendirmek icuı

çıkarmak" sloganıyla dün "Ener çaba harcamaktadu*" dedi.

ji FUttUo» ve NOldecr Sanmülar> konulu bir toplantı düzenledi. Top lantının açış konuşmasını yapan Önen, "Dünya nükleer enerjiyi bn nüarken,Türklyenukktr enerjiye heves» nadir ülkelerden biri duru muna gedrfldT dedi. Kamu kuru

Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, kuzey ülkelerinde işsiz kalan nükleer te kellerinin Türkiye'ye girmeye ça lıştıklarını belirterek, "Türkiye :

nükleer yakıtı açandan da dışa ba ğımlı bir ülke durumuna düşürü lecek1'dedi.

çerçevesinde anlattıkları için Büyükeceli halkı tarafından ayakta alkışlanıyordu. İşte tam bu noktada sözümona milli nükleerci cephenin ileri süreceği hiç bir kartel patentli yalan yaşam ı savunan halk karşısında tutuna mayınca neden hristiyanlan alkışlıyorsunuz, bizi yuhluyorsunuz." nakaratından medet umuluyordu.

Akkuyu toplantısına nasıl gelindi? Akkuyu halkının hayatı savunarak ayağa kalkış hikayesinden hepimiz öğrenmek zorundayız. Bergama da olduğu gibi... Dünyanın bütün köşelerinde halk ancak nasıl bir dünya sorusuna olduğu gibi kimin için santral sorusuna yanıt verildiği zaman nülkleer pazarlamacısı TEAŞ ve TAEK bürokratlarının Akkuyu'da 8 Haziranda aldıkları dersten öğrenmeleri mümkün olacak.

26 Nisan 1997 EMO Çernobil Kazasının 11. Yılında Mersin Akkuyu'da Elktrik Mühendisleri Odası 26 Nisan 1997de Mersin'de "Akkuyu ve Nükleer

Santrallar Konulu forum düzenledi. Çernobil kazasının 11. yıldönümünde Akkuyu üzerindeki nükleer gölgeye dikkat çekmek amacıyla düzenlenen foruma çeşitli alanlardan bilimciler katıldı. Geniş bir katılımın olduğu forumun ardından 27 Nisanda Büyükeceli Beldesine gidildi. Amaç halkla nükleer enerji tercihinin arkaplanı üzerine konuşmaktı. Ancak Belediye başkanı, bu güne değin nük leer enerjiye karşı olarak tanınan biri, birden bire resmi yetkiller ve Candu'nın gezi pro gramının cazibesinden veya şaibesinden hızlı bir nükleerci haline gelmişti. Belediyeye ait düğün salonuna halktan kimseyi çağırmaksızm gelenleri nükleeri savunanlar yok diye salondan çıkaracak denli pervasız bir tutum almaya kalktı. Ancak köylülerin tepkisi sayesinde bir kahve toplantısı yapılabildi. Her iki tarafında katılacağı bir toplantı sözüyle Büyükeceli 8 Haziran 1997 gününe geldi.

EMO Çernobil kazasının 11. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada: Enerjide yönetim krizine dikkat çekerek, dünya çapında nükleerden vazgeçme eğilimine dikkat çekti. Akkuyu İhalesinin iptali için mücadeleyi yurt çapında sürdüreceğini ve resmi yalanların ardında yatan nükleer kartellerin endüstriyel krizlerini Türkiye üzerinden aşmalarına izin ver meyeceğini açıkladı.

9 Mayıs 1997

EMO Akkuyu Davasına Müdahil Elektrik Mühendisleri Odası Nükleer Santral İhalesinin iptali için açılan davaya müdahil olarak katılmak için gerekli başvuruyu Adana Bölge İdare Mahkemesine başvurdu. Aynı davaya çok sayıda meslek odası ve çevreci kuruluşta katılıyor.

14 Mayıs 1997 TEAŞ, Nükleer Karteller ile İhale Üzerine Kapalı Toplantıda TEAŞ firmaların ihale sürecine yönelik sorularını yanıtlamak üzerine toplanıyor. Büyük bir ihale yeterince kamuoyu tarafından tartışılmadan ve hiçbir kurumsal düzenleme yapılmadan alel acele ihaleye çıkarılıyor. 30 Haziran 1997 de yapılması planlanan ihalenin ertelenme olasılığı yeniden gündemde.

15 Mayıs 1997 EMO resmi yalanlara karşı sivil gerçeklere dikkat çeken bir raporun hazırlıklarını

sürdürdüğünü açıkladı. Hürriyet Gazetesi " Nükleer Santral Savaşı" başlığı ile EMO'nun medyayı ve kamuoyunu bilgilendirmek doğrul tusunda programını açıkladı.

26 27 Mayıs 1997

tarafından düzenlenen toplantıya EMO destekleyen kuruluş olarak katıldı. Mersin'de yapılan toplantı her iki tarafın tezlerinin bir

TEAŞ, TAEK, UAEA Nükleer Kartel Pazarlamacıları işbirliği İçinde

"Nükleer Enerji Kamuoyu Bilgilendirme

Semineri" eşine az rastlanır bir skandalin

izlerini taşıyordu. Toplantıya katılan

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı temsilcileri

elektrik süpürgesi pazarlar gibi Nükleer Enerji

pazarlamaya yeltendiler. Zaten salonunun

girişinde AECL, Westinghouse Mitsubishi ve

NPI (Siemens Framatome) firmalarının

Nükleer Santral maketleri göz kamaştırıcı bir

şekilde yer alıyordu. EMO danışmanı Prof.

Hayrettin KILIÇ ve diğer katılımcıların yönelt

tikleri sorular karşısında bunalan UAEA

uzmanların pazarlama ezberleri dumura

uğradı.

Nükleer enerjiyi "her derde deva" diye

gösterme telaşı eleştirel her girişimi görmezden gelmeye çalıştı. Yalnızca TEAŞ ve TAEK çalışanlarının idari tedbirle salona yığıldığı toplantılar düzenleyenler açısından bir fiyaskoyla sonuçlandı. Çünkü kamuoyunu bil gilendirme adı altında TEAŞ ve TAEK çalışanları sıralara doldurulmaya çalışılmıştı. Bu bile bürokratik kör zihniyetin ülkenin geleceğine yönelik kritik konularda karar vere meyeceğinin somut bir örneğiydi.

6 Haziran 1997, Resmi Yalanlar Sivil Gerçekler Toplantısı

Elektrik Mühendisleri Odası medya bil

gilendirme

toplantılarından

ilkini

kez daha gün ışığına çıkmasına olanak verdi. (Toplantıyla ilgili ayrıntılı bilgiler Elektrik Mühendisliği Dergisi'nin 403. sayısında yer alacak.)

8 Haziran 1997, Akkuyu Toplantısı Halkın geniş katılımının olduğu toplantı nükleere karşı bir gösteriye dönüştü. TEAŞ ve TAEK bürokratlarının yukarıda belirttiğimiz yaklaşımları tepkiyi daha da arttırdı. Büyükeceli Belediye Başkanı halkın protesto su üzerine toplantıyı terk etmek zorunda kaldı. Kendilerini halkın yaşamı hakkında karar ver meye yetkili, halkı ise yönlendirilmesi gereken ler olarak gören zihniyet halka rağmen bir şey yapılamayacağını Akkuyu'dan öğrenmiş olmalı.

gerçekleştirdi. Toplantıya TMMOB Başkanı

Yavuz Önen, EMO Başkanı M.Asım Rasan ve EMO Danışmanı Prof. Hayrettin Kılıç katıldı.Birinci toplantı raporu basına dağıtıldı.

S M S A N 1 M 7 CUMARTESİ

EKONOMİ

Hükümetin, enerji üretimini özele devrederek 3.5 milyar dolar elde etme beklentisi yargıya takıldı

Enerji politikası iflas etti

7 Haziran 1997, Uluslararası Nükleer Enerji Sempozyumu

Türk Fizikçiler Derneği İstanbul Şubesi ve istanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

Httümetın SKİlıkk RP kvadının «yük lamtibiglttJıtı, enetil üretimi

(CanBBrtrtl U m » banciHoldlng5.thla.Holding5.Ru

•jmr»^ı.M.iH..^..,Kr^.u,..l.ıı.Ji. ?TiT n tZMlR(CBBkari>*1E((N somlmm yuıılıyan Flmy. yı

devri politikası iti» etli. Anıyıu Mtaki'iHld ctaıdfecnfcyen y a m n y

Türkiye Efekttik Dağıtım A.Ş 'ye mdi HuhtinB4, Sü/cr HuldinKADo m H ^ Ainehkuı Amoco Coıon bBnct Aerm'ycmn Turki)"eHe yi*

(TEDAS) b«glt 25 dağıtım jebdieii gın Sirt»tkw Grubu i, Kc* Holdingı*HW B a t i l i YMArreiıı fUdurd İ n yıpmık ııtemeii durumun

Hin ijktme hakkının 30 yıllığın dev de 3 «ebeke i(in Rklıf VEMı

nT"

n içi" »Çıtan ve d* dÜaük bedel isle 2 miKır 62i milyon dolarlık bede

kjrneterrnî düzen le>m i M i l n m ı ip n e n « t i p " ihaleye büyük holding lın yananı pc»ın odevereJı dağının jc

ı»liylel9rik]roetekltikennr»]ıih»

IcrintleanlfnKfabuhınduBulSOrır bekeletmı ılacak. firmalar». « t i | !ÖE

k*ı durduruldu. Duumy'ın 12 termik mı VE d o ^ l g u nntnlmuı yıp i»leı mo

katıld].

le^melflnnın

ımtalaıurtatının

ardın

tinm genken kaıu

dan iflcttı ıtlero I miryıt 4n mıyod ott

ddiyle insttmı öngören ihafc içm yü

ıtkı 4evrc( nudeünı de ipul t n n yalının yipnudı önünün tıkandı

rütmeyi dunhmu kıran v e m v s y k

teklifıdıt^rtna lutuonyıllıkkJınılebupMcekt^Bi

rcktigmı bildirdi.

de. hükümetin iki projeden beklediği meye uygun oollmmadığı gerekçesiyle luplaun I mı)yv 3S* nnryoa dolar

"Ttrlüy* l(la KarrJI Ortık "Tiı

reddedilirken. L.I4!3 43 firmımn baflvuru Lık güvmce bedeli de hemen Adenç hb'KnanylıoMnıruknkann

—

gs dttyü Hükümetin, bu model k i k

ı

unut

cdıldk

cek

TEDAŞ tanfinöBn acilci ıtuledc. Sifietier, dıflınm KbekeleHni şiir

nvtmn«yıdû»ûıı**ive I milyndo

li ık ksrlın 1 mılyaf 48 ınılyonflo kcnp^receMİenbeoeımiE/dindf kvy

l»n n üttrindt gt I ir hede ftafigı 10 yoelan 25 şebekenin 30 yıllık devn mîı ckje ı

ni stotniuı projelen de jskıdn. REFAH YöL'un haaitadıft bytak

in yalnızcı 2 milyar'5 milyon do ihale koı

tiyumun bılgılendırmi loplunııv

Özelleştirme Karşıtı Platform: Kuşatma Yanlıyor

5 Temmuz 1997 tarihinde Ankara'da topla nan Özelelleştirme Karşıtı Platform'a sunulan ve sekreterya adına EMO tarafından hazırla nan gündem önerisine yer veriyoruz. Özelleştirme Karşıtı Platform gündemi oluştur mak ve geleceği kurmak doğrultusunda kollektif bir iradeyi açığa çıkarmaya hazırlanıyor.

1. Niçin özelleştirme Karşıtı Platform 1985'den bu yana sürdürülegelen özelleştirme etrafındaki operasyon esas olarak sosyal hukuk devletinin temellerini tasfiye etmek, kamu hizmeti ve kamu yararı düşüncesini ortadan kaldırmak amacındaydı. Kamu mülkiyeti, kamu işletmeciliği, kamu yönetimi ve bütün olarak kamu alanı dünya bankasının ve IMF'nin ticarileştirme sürecinin içinde yeniden tanımlanmaya kalkışıldı. Özel sektörün ve yabancı sermayenin beklentilerine uygun bir yağma süreci bir yağma programı oluşturulmaya çalışıldı. özelleştirmenin Türkiye'deki kısa tarihi yolsuzluklar, usulsü zlükler ve işten çıkarmalarla içice gelişti.

2. özelleştirme Karşıtı Platformun

örgütsel Bileşenleri

Özelleştirme Karşı Platform'un bileşimini

oluşturan örgütler ilk toplantılarını

30.05.1997 günü Genel İş Sendikası Genel

Merkezinde gerçekleştirdiler. Bu toplantıya

KESK'e bağlı sendikalardan Eğitim Sen, Tüm

Bel Sen, Enerji Yapı Yol Sen, Haber Sen,

Maden Sen, Genel Sanayi Sen, Tüm Banka

Sen, Tüm Sosyal Sen, Türk İş'e bağlı T.Maden

İş, DİSK'e bağlı sendikalardan Bank Sen,

TMMOB'a bağlı Elektrik Mühendisleri Odası,

İnşaat Mühendisleri Odası, Jeoloji

Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri

Odası, Mimarlar Odası aynca TTB ve siyasi

partilerden Emeğin Partisi, İşçi Partisi,

Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Demokrasi ve

Barış Partisi bunların yanısıra KİGEM,

T.Hemşireler Derneği, Tüketici Haklan Derneği

katılmışlar, ÖDP ve HADEP ise bu ilk

toplantıya

mazeretleri

nedeniyle

katılamadıklarını fakat bundan sonraki toplantılara katılacaklarını belirtmişlerdir.

Bu ilk toplantı sonucunda çağrı yapılamayan diğer tüzel kişiliklerin de katılımını sağlayarak daha geniş çaplı bir plat formun oluşturulması ve platforma bir sekreterya seçilmesi genel kabul görmüştür. Sekreterya Elektrik Mühendisleri Odası, Enerji Yapı Yol Sen, Maden Sen, Haber Sen, ve Petrol İş tüzel kişiliklerinden oluşmuştur.

I.Özelleştirme Karşıtı Platformun Temel

Özelleştirme Karşıtı Platform ülkemizin

küresel sömürgecilik kıskacına sürüklenerek

yağmaya tabi kılınmasına karşı çıkmayı bir

ortak payda olarak tespit etmektedir.

Dünyayı

eşitsizlikler

temelinde

kutuplaşmaya sürükleyen tekelleşmenin

ortaya çıkardığı 'kalkınmada, büyüme ve

zenginliğin paylaşılmasında eşitsizlik dayat

masının somut bir tezahürü olan

özelleştirmeyi sihirli değnek' olarak gösteren

neo liberal politikaların gündelik hayata

yansıma pratiklerini eylemli bir güç birliği

içinde teşhir etmeyi gündemine almaktadır.

Platform, emek yanlısı politikaların hayata

geçirilmesi doğrultusunda etkin bir

güçbirliğini çok boyutlu bir program

çerçevesinde gerçekleştirmeyi gündemine

almaktadır.

Küreselleşme efsanesinin uluslararasında

eşitsizliği derinleştiren , gelişmiş kapitalist

ülkeler lehine bir kaynak aktarımım esas alan

boyutunu en geniş kesimin gündemine

getirmeyi öncelikli bir görev olarak benimse

mektedir,

Özelleştirme Karşıtı Platform,

Türkiyenin yönetim kademelerine hakim

olan zihniyetin

Türkiye halkını ağır bir dış borç yükü altına

sokan yanlış politikaların sorumluları olarak

teşhir edilmelerinin kaçınılmaz bir sorumluluk

olduğunu tespit etmektedir.

Sermayeyi vergilendirmek yerine kamu har

camalarını kısarak sosyal devleti tasfiyeye

yönelmesinin

yanlışlığını uygulamalar

çerçevesinde gündeme getirmeyi ve ekonomik

sosyal haklar konseptini geliştirmeyi savun maktadır.

Ülkemizi yöneten bütün hükümetlerin Dünya Bankası ve IMF gibi kurulışların yapısal uyum ve istikrar politikalarına biat eden, emekçilerin talep ve önerilerine kulak tıkayan yüzünü milyonlar nezdinde açığa çıkarmanın demokratikleşme açısından öneminin altını çizen platform, Ülkemiz gerçeklerine yabancılaşmış, bağımsız politika geliştirme yeteneğini yitirmiş, güzel ülkemizi yağma sofrasına çeviren siyasal karar mekaniz malarının, bunlarla kader birliği içindeki bürokratik aygıtın hesap vermesinin kaçınılmaz hale geldiğini görmektedir. .

İdeolojik ve kavramsal düzeyde deformasy on özellikle kamu kavramı etrafında yaşanmaktadır. Kamu Hizmeti içerik kaybına uğratılarak ticarileştirilmekte, stratejik öneme haiz enerji ve iletişim sektörleri pazar reflek slerine açılarak kamusal yarar düşüncesi tahrip edilmekte, eğitim ve sağlık alanında vahşi bir kapitalist retorik ve eylem el çabuk luğuyla gündelik hayata yansıtılmaktadır. Kamu işletmeciliği kavramı adeta bütün kötülüklerin kaynağı olarak gösterilmektedir. KiT'lerin ülkemiz için taşıdığı tarihsel sorumlu luk ve üstlendikleri rol görmezden gelinmekte dir. Kamu yönetiminin etkin ve verimli bir yapıya kavuşturulması gündeme dahi getir ilmeksizin özelleştirme yoluna gidilmektedir. Özelleştirme Karşıtı Platform özelleştirme adı altında kaynak aktarımını esas alan bu uygu lamaların kısa tarihinin işsizlik, yağma ve yol suzluk getirdiğini halkımıza ulaştırmayı erte lenemez bir görev olarak görmektedir.

Özelleştirme Karşıtı Platform eylem planının salt gerçekleştirilen özelleştirmelerin arka planı gözler önüne süren bir eylem anlayışıyla yetinemez.Aynı zamanda alternatif iktisadi politikaların hazırlayıcısı olmak duru mundadır. Bu çerçevede Il.kısımda genel hat larına değinilen çalışma gruplarını oluştur mayı 5 Temmuz Forumu öncelikli bir görev olarak benimsemelidir.

n. Özelleştirme Karşıtı Platformun Ortak Çalışma Programının Genel Çizgileri

Platform sekreteryası; 5 Temmuz 1997de yapılacak forumda geliştirilmek üzere Ortak Çalışma Programını bir uygulama takvimi ve mali portre eşliğinde geliştirmeyi önermekte dir. Bu program sektörel düzeyde çalışma gru pları oluşturmayı gündemine almalıdır. Bu çerçevede aşağıda genel çizgilerine değindiğimiz başlıkların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Sekreterya bu güne değin yakın ve ilgili çevreye yönelik, panel ve benzeri toplantıların politika geliştirmeye yönelik katkısının sınırlı olduğunu tespit ederek, durum tespiti ve genel eleştirel çerçeve çıkar maktan öteye geçmenin gelinen noktada yaşamsal öneminin altını çizmektedir.

Etkin Bir Sekreterya, Geniş İletişim Ağı: Platform çalışmalalannın koordinasyonunu sağlamak, ortak gündem ve stratejik öncelikler belirlemek, kurumsal düzeyde üretilen dokü man ve bilgilerin işlenerek kullanıma dönük hale getirilmesini sağlamak, güncel gelişmeler karşısında platformun görüşlerini kamuoyuna ulaştırmak. Bunun için çeşitli eylem biçimleri ve mod eller geliştirmek sekreteryanın öncelikli görevi olmalıdır. Sekreterya bünyesinde bir arşiv ve dokümantasyon altyapısı oluşturulmalıdır.

a. Hükümetlere Yönelik Uyanlar Platform hükümetlerin emek yanlısı poli tikaları benimsemesi doğrultusunda gerekli uyarı ve eleştirileri etkin biçimde yerine getirmek ve ilgili bütün kesimlerin beklenti ve taleplerini bütün demokratik kanalları kulla narak gündeme getirmelidir.

b. Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri Milletvekillerinin çalışma performansı ve duyarlılık alanları konusunda yerleşik tablo iç açıcı olmamakla birlikte platform özelleştirme uygulamalarının yol açtığı şaibeli ilişkiler ağının sorgulanması ve bu güne değin yapıla gelen özelleştirme uygulamalarının meclis araştırması sürecine tabi tutulması doğrul tusunda harekete geçirilmelidir. Meclisin bilgi, belge yönünden desteklenmesi küçümsen meyecek bir etki yaratacaktır. Böylelikle plat form milletvekillerinin kamu aleyhine etkisiz kılınmasına karşı duyarlılığa davet eden bir

işlev yüklenecektir. Özelleştirme etrafında ülke kaynaklarının yağmalanmasına rıza gösterenlerin,emek karşıtı politikaların gerçek savunucularının teşhir edilmesini olanaklı kılacaktır.

c. Medya

Sekreterya özelleştirme konusunda medya

da tam bir kara cehaletin hakim olduğunu,

medya tekellerinin aynı zamanda özelleştirme

den pay isteyen sermaye grupları olduğunu

gözardı etmeksizin egemen habercilik

anlayışını aşılması doğrultusunda medya

çalışanlarını

bilgilendirmeye

yönelik

çalışmalarını

program

çerçevesinde

geliştirmeyi gündemine almalıdır. Medya

çalışanları çoğunlukla emek yanlısı poli

tikalara duyarlı emekçilerden oluşmaktadır.

Ülkemizin geleceğine sahip çıkmak doğrul

tusunda medya çalışanlarının önünde de tar

ihsel bir sorumluluk olarak gerçeği gündeme

getirmek yer almaktadır.

Sekreterya yerel medyanın olanaklarının

geliştirilmesinin, egemen haber tekelinin

aşılmasının öneminin farkındadır. Bu

çerçevede yürütülmekte olan Bağımsız İletişim

Ağı Projesinin önemli bir işlevi olacağını öngör

erek yerel tv, radyo ve gazetelerin kamuoyu

nun bilgilendirilmesi doğrultusunda önemli bir

işlevi olacağını tespit etmektedir. Özelleştirme

Politikalarının gerçek içeriğini teşhir eden

belgesel yapımların geliştirilmesi, radyo pro

gramlarının hazırlanması yerel ölçekte yapılan

özelleştirme girişimlerinin arkaplanmın sorgu

lanması haberci ile platform arasında çok

yönlü ilişkiyi gündeme getirecektir.

d. Demokratik Kitle Örgütleri Platform içinde yer alan Halkevleri, Tüketici Derneklerinin kamuoyunu bilgilendirme doğrultusunda üstlenecekleri geniş bir gün dem bulunmaktadır.. Forumun tartışma konu larından birisi platform dışında yer alan demokratik kitle örgütlerinin platformun temel öncelikleri doğrultusunda katılımını artırmak olacaktır.

e. Siyasi Partiler Platformun ortak programı açısından siyasi partiler önemli bir yeri vardır. Birincisi plat

emo /haber

form herhangi bir siyasi partinin güdümünd

değil temel öncelikleri doğrultusunda bütü

siyasi partilerin ekonomik ve sosyal pol:

tikalarının amansız bir eleştirsini yapma

zorundadır. Özellikle mecliste yer alan parti

lerin programlarını ve izledikleri politikalaı

platformun

çerçevesind

değerlendirmek durumundadır.

f. Üniversiteler Platform sekreteryası, üniversitelerin v araştırmacıların bu alanda gerçekleştirdi! çalışmaları yakından izleyecektir. Bu konud; platforma katlıda bulunan bilim insanlarımı sektörel ve genel düzeyde katkılarının önüni açan tanımlı projeler geliştireceği gibi ayn zamanda çalışama grupları içinde ve sendika eğitim programlarının geliştirilmesi içind< etkin yer almalarını gözetmeyi gerekli görmek tedir.

g. Eğitim Destek Programları Sendikalar, meslek örgütleri, siyasal partil er ve diğer paltform katılımcısı kuruluşlar bt güne değin üyelerine yönelik etkin ve sürekl bilgilendirme çalışmasını gerçekleştirmek doğrultusuında özlenen performansı ne yazık ki gösteremediler. Gündemi, ana temaları vt temel tezleri tanımlı bir eğitim programını bu platorm çerçevesinde geliştirmek geldiğimi? noktada güçlükleri olsa da yadsınamaz bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

EMO, Enerji Bakanlığı'

yine mahkemeye verdi

ANKARA (DÜNYA)

Türk Mimar ve Mühendis

Odaları

Birliği'nin

(TMMOB) Enerji ve Tabii

Kaynaklar Bakanlığı, TE

DAŞ'a bağlı dağıtım mües

seselerinin işletme hakkı

nın 30 yıllığına, Çatalağzı

A Termik Santralı 'nın iş

letme hakkının ise 20 yıllı

ğına devredilmesi için açtı

ğı ihaleler yüzünden,

TMMOB Elektrik Mühen

disleri Odası (EMO) tara

fından mahkemeye verildi.

25 görev bölgesindeki,

kamu kurum ve kuruluşları

tarafından yapılmış ya da

yapılacak üretim ve dağı

tım tesislerinin işletme

hakkının görevli şirketlere

verilmesine Bakanlar Ku

rulu'nun karar vereceğini

ve bunun Ha ftyplIpçHmı*»

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası

• (EMO), TEDAŞ'a bağlı dağıtım müesses ve Çatalağzı A Termik Santrali'nın işletme hakkının devri için açılan ihaleler yüzünder

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nı mahk.

eye verdi.

dava gerekçesi olarak "yet ki gaspını'gösterdi.

Elektrik Mühendisleri Odası, işletme hakkı devre dilecek bölgelerin önceden belirlenmesi gerektiği hal de belirlenmediğini, buna karşılık bazı bölgelerde gö revü şirketlerin olmasına rağmen işletme hakkının ikinci kez devredilmek is tendiğini belirtti. Mahke meye sunulan dava dilek çesinde; 4. bölgede Ay dem, 6. bölgede Gökdere, 7. bölgede Tektar, 11. böl oedr Rp«ı 1 7 K«loArl« I f ,

Dilekçede, kamu hi; ne ilişkin olması, id ayrıcalık ve üstiinlUV lanması gerekçesiyle lağzı A Termik Sa lı'nın ve TEDAŞ'a dağıtım müessesele sözleşmelerinin imtiyü tegorisinde olması ge ği ve Danıştay önde ininden geçirilmesiniı çerlilik şartı olduğu vı landı. Sözleşmenin D tay denetiminden kaı maya çalışıldığına dai izlenim bırakıldığını t

, — ct«ı .^;ı. n . ı ı 1 :

Kamu Girişimciliği Sempozyumuna Doğru (6 7 8 Ekim 1997)

TMMOB tarafından düzenlenen Dünyada

ve Türkiye'de Kamu Girişimciliğinin Geçmişi

Bugünü Ve Geleceği Uluslararasi

Sempozyumu

çalışmaları

Mühendisleri Odası tarafından sürdürülüyor.

6 7 8 Ekim 1997 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Konferans Merkezinde yapılacak olan sempozyumun hazırlık çalışmalarını EMO İstanbul Şubesi gerçekleştiriyor.

EMO İstanbul Şubesi sempozyum çalışmalarına Eylül 1996'da başladı. Bir çok sendika, meslek odası, dernek ve vb. toplum sal kuruluş temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı 3. Danışma Kurulu toplantısı yapıldı. Yürütme ve Bilim Kurulları oluşturuldu. Belirlenen takvime göre bildiri önerileri özet olarak 31 Mayıs sonuna kadar sekreteryaya gönderildi.

Yurt içinden 80, yurt dışından 15 olmak üzere toplam 95 bildiri önerisi geldi. Bunlardan 44 adedi Sempozyum oturumlarında sunulmak üzere programa alındı.

Sempozyum;

Temel

Kavramlar,

Uluslararası Bağlam, Türkiye Örneği başlıklı

oturumların yanısıra. Sağlık ve Sosyal

Güvenlik, Eğitimde Özelleştirme ve Sektörler

Oturumları'ndan oluşmakta. Nasıl Bir

Gelecek başlıklı oturum ise geleceğe yönelik

tabloyu belirginleştirmeyi oturumun konusu

olarak ele almaktadır.

Temel Kavramlar Oturumunda; Devlet Kavramı (Prof.Dr.C.Eroğul), Kapitalist Özel Mülkiyetin Karşısında Kamusal Müliyetin Temelleri (M.Çulhaoğlu), Devlet Korkusu ve Devlet Fetişizmi: Toplumsal Mülkiyete Giden Yolda Devlet Mülkiyeti (S.Savran), Kamu Malları (Prof.Dr.Y.Uler), Kalkınmacı Devlet (Prof.Dr.Y.Kepenek), başlıklı bildiriler özellikle

son 10 yıllık zaman diliminde belirgin olarak

yaşanan kavramsal deformasyonun yol açtığı

kargaşaya iktisadi ve sosyal boyutu ile bir

berraklık kazandırma çabasını yansıtacak bir

çeşitliliğe sahip.

Sempozyumun sektörler oturumunda;

Elektrik Enerjisi Sektöründe Kamu

Mülkiyetinin Önemi (TMMOB EMO),

Özelleştirme Politikalarının Sonuçlan: Türk

Telekom Örneği (F.Başaran Ö.Özdemir),

Türkiye Tarımında Özelleştirmenin Sosyal

Boyutları ve Sorunlar (Dr. B.Gülçubuk),

Tütün ve Sigarada Kamu Girişimciliği

(Prof.Dr. G.Ergin), Orman İşletmeciliğinde

Devlet Girişimciliği (Y.Çağlar), Cumhuriyetten

Günümüze Metalürji Sanayii (Metalürji

Müh.Odası),

Petrokimya

Endüstrisi

(A.Eğilmez Kimya Müh. Od. TMMOB Y.K.Ü.),

Madencilik (M.Y.Barkut TMMOB), Dünü

Bugünü ve Yarınıyla Bir Kamu Girişimciliği

Olarak Toplu Taşıma Hizmetleri

(S.Karaduman, Ö.Özkan), Tersanelerin Kamu

Girişimciliği İçindeki Yeri (T.Tabakoğlu),

başlıklı bildiriler yer alıyor.

Türkiye örneği başlıklı oturumda; Türkiye'de Kamu Girişimciliği (Prof.Dr. İ.Önder), Kamu İşletmeleri ve Sendikacılık (B.Yıldırım Petrol İş Gn.Bşk.), Kamu Girişiminin Teknoloji Transferindeki Rolü: Türkiye Örneği (Dr.M.Ş.Öcal N.Özkan Belet), Çalışanların ve Toplumun Siyasi ve Toplumsal Hakları Açısından Kamu Girişimciliği Kamu Girişimleri Olarak Belediye İşletmeleri (DİSK AR/Genel İş), Bölgesel Dengesizlikler ve Kamu Girişimciliği (Dr. A. Göktürk), Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de Kooperatifçilik (Y.E.Şahin) başlıklı bildilerde Türkiye Örneği kamu girişimciliği açısından ele alınıyor.

Sağlık ve Sosyal Güvenlik Oturumunda;

Kamu

Hizmetlerinin

Metalaşması,

Metalaştırüması (Prof.Dr.T.Ann), Türkiye'de özel

ve Kamu Sağlık Sektörü (Dr.A.Soyer, Dr. İlker

Belek), Sağlıkta Özelleştirme Sonuçlan

(Prof.Dr.G.Aksakoğlu), Etkinlik ve Verimlilik

Açısından Kamusal ve Özel Sağlık Hizmetleri

(Do.Dr. İ.Gökçay vd.), Bir Kavram Olarak Sağlık

ve Finansmanı (SES, TTB, İTO) bildirileri ile

sağlık ve sosyal güvenlik alanında ülkemizde yaşanmakta olan sürecin bir fotoğrafı çıkarılmaya çalışılıyor.

Eğitimde Özelleştirme Oturumunda; Eğitimin Ekonomi Politiği (Dr.F.Ercan), Kamusal Bir Görev Olarak Eğitim (N.Altunya), Temel Eğitim ve İlk Öğretimde Özelleştirme (E.İner), Orta Öğretimde Özelleştirme (Doç.Dr.F.Gök), Yüksek Öğretimde Özelleştirme (E.Abalı), Özel Dersaneler (N. Dinler) başlıklı bildiriler Türkiyede eğitimin yapısı ve güncel sorunlan açısından yeni açılımlara olan gereksinimi vurguluyor.

Uluslararası Bağlam Oturumunda; Sosyalist

Ekonomilerin

Küresel

Kazanımları

(A.B.Kafaoğlu), SSCB'de Kamu İşletmeciliği

Deneyi: Demokratik Kamu Mülkiyeti Açısından

Bazı Dersler (E.Yıldızoğlu), Privatization Of Public

Companies And Public Services As A Subject Of

Trade Union Policies in Germany

(Prof.Dr.Bodozeuner), Küreselleşme Söylem ve

Politikalarında Özelleştirmeye Verilen İşlev,

İdeolojik, Ekonomik ve Mali Boyutlar

(Prof.Dr.S.Sönmez), Privatization As A New

Paradigm Preliminary Lessons From The Arab Countries (A.M.Jiyad), Doğu Asya İlkelerinde Ekonomik Düzen ve Küreselleşme (Y.Sertel)

Nasıl Bir Gelecek Oturumunda; Kamu

Girişimciliğinin insanlığın Geleceğindeki Yeri

(Dr.T.Ongen), Kamu Girişimciliği Açısından

Kentler ve Kent Yönetimi (Y.Gürsel), KİT

Yönetiminin iktisat Politikaları Açısından Bir

Değerlendirmesi (Ç.Doğan ı.Kalaycı), Refah

Devletinin Bazı Üretim Alanlarını

Metasızlaştırması

(H.Kozanoğlu), For a Social Economy And The

Creaüon Of A Third Sector As A Way Out Of

Powerty And Unemployement (K.Birkhölzer),

Nasıl Bir Kamu Yönetimi (B.A.Güler), başlıklı

bildiriler ise sempozyumun birincil hedefi olan

emek yanlısı iktisadi sosyal haklar konseptini

gelecek tasavvuru açısından gündeme getirm

eye yönelen politikaların nasıl belirgin bir

çerçeveye oturtulacağını tespit etmeye yöneli

yor.

Telefonla Birleştirilmiş M odem

Dünyanın ilk birleşik telefon modemi, Fransız multimedya üreticisi 3x ve Avrupa yazılım geliştiricisi BVRP Software ile birlikte France Telecom tarafından piyasaya sürüldü. Djinn Club 200'e ve Windows tabanlı bir PC'ye sahip bir kullanıcı telefona, faksa ve Internet'e bağlanabilir.

Modem 33.6 kbit/s hızında çalışmakta ve Z modem, Y modem, X modem ve Kermit protokollerini desteklemektedir.

Ürün, üç farklı anonsa ve 16 dakikalık mesajı saklayabilen cevap telefonuna sahip. Ürün uzaktan kullanılabildiği gibi, tek tuşa basarak numara çevrilebilir. Aranan numara ve bekleyen mesaj sayısı göstergede sergilenir.

Bu fonksiyonlara PC üzerinden de ulaşılabilir. Tek bir fare tıklamasıyla bir adres defteri üzerinden telefon açılabilir.

Saklanan numaralar telefona aktarılabilir. Windows uygulamasında faks alınıp gönderilebilir. Sonraki bir zaman için iletim programlanabilir ve birden fazla alıcıya aynı anda faks gönderilebilir.

PC kapalı iken Djinn Club 200, 60 sayfa faks mesajını saklayabilir.

Ürün tek ya da iki hatla çalışır. Tek hatla çalıştığında gelen çağrının türüne göre telefona ya da faksa yönlendirir, iki hat varsa birini telefon için, diğerini data ve faks için ayırır.

Şimdilik ürün yalnızca Fransa'da satılmaktadır. Fiyatı vergi (392$) hariç 2,197 FF'dir. Ancak 3x ürünü bu baharda tüm Avrupa'da satmayı planlamaktadır.

Minyatür Uydu Telefonu ingiliz firması Croydon, defter bilgisayar boyutlarında bir uydu telefonu olan GMP2000'i çıkardı. Bu ürün bir defter bil gisayardan daha hafif ve bir kağıt parçasından daha küçüktür. Magnezyum alaşımından yapılmış dayanıklı bir kılıfa ve güçlü, su geçirmez, terminalden 70 m. uzağa taşınabilen düzlemsel bir antene sahiptir. Ünitenin güç kaynağı yeniden doldurulabilir bir Nikel Kadmiyum bataryadır. Bataryanın konuşma ömrü 2.5 saat, standby ömrü 48 saattir.

Inmarsat sistemi üzerinden çalışan bu sis tem dijital formda hem ses hem de veri gönderebilir.

GMP2000 2700 sterlindir ve ilk 100 dakikalık konuşma ücretsizdir. Sonraki konuşmaların ücreti 3$/dakikadır.

elekirik mühendisliği

SWIFTSITE: TV'de videokonferans

Siemens videokonferans için portatif bir çözüm geliştirdi: Swiftsite for Hicom. Yaygın H. 320 video konfe rans standardını destekle mekte olan bu cihaz 46x20x13 boyutlarında ve 4.5 kg ağırlığındadır ve stan dard bir TV'ye kolayca bağlanabilir. Renkli video sinyali ve stereo ses için bir kablo TV'ye ve bir diğer kablo en yakın ISDN şebekesine bağlanmak tadır. Swiftsite metin, grafik ve tablo göndermek üzere bir PC'ye de bağlanabilir.

Daha fazla bilgi için faks çekebilir ya da Web sitesi ziyaret edilebilir:

Faks: (+49) 89 722 31631 www:http: // www. siemens. de/pn/an

Y azıcılar

PM80 hareket halindeyken yazıyor isveç, firması Systems Innovation, Poassia Messenger PM80, ilk mobil mesaj yazıcısını tanıttı:

Bu sessiz mesaj birimi, göstergede parça parça okunmaktansa tüm mesajınızı yazdırmanıza ve, okumanıza izin verir. Daha sonra nerede olursanız olun j cevabınızı elle yazabilir ve j geri fakslayabilirsiniz.

Bu yazıcı aynı zamanda e ' posta ve faks mesajlarının portatif alıcı ve vericisi gibi: davranır.

Bir PC kartı kullanılarak l PM80 başlıca GSM, PCS ve hücresel telefonlarla uyum ludur; cihazın içindeki bir| kızılötesi sensör mobil telefon larla haberleşmeye izin verir. Aynı zamanda PM80 şirketin kendi world wide web yazıjımını da içermektedir.

Ölçüleri 289mmxl49mmx49mm ve ağırlığı 1.7 kg olan PM80 bir çantaya sığabilir. Yazıcının ömrü ortalama 80 alınmış ya da basılmış sayfadır ve fiyatı 1600$dır. Şirket yazıcı için kağıt sağlamaktadır.

Global Uydu İletişim Cihazı

"Magellan Systems" firması tarafından geliştirilen GSC 100 global uydu iletişim cihazı kullanıcılara uzaktaki noktalara e posta alışverişi yapma olanağı sağlayan taşınabilir bir alıcı vericidir. GSC 100 yazılı mesajlarını alıp verirken düşük yörünge uydularından oluşan Orbcomm şebekesini

kullanır, e posta Standard bir dar bandlı frekansında en yakın Orbcomm uydusuna gönderilir. Mesaj, yer tabanlı bir enformasyon geçit istasyon tarafından alınır. Geçitten, e posta mesajı istenen internet e posta mesafesine yönlendirilir. Bir mesajı almak için, kullanıcı GSC 100 ünitesini aktive eder. GSC 100 ünite si okunmayan mesajları toplamak üzere tepedeki bir uyduya sorgulama göndedir. GSC 100 de 10 tekst mesajı depolanabilir ve 150 e posta adresi adres def terine kaydedilir. Alfanümerik klavye kulianıiara tekst oluşturulabilir, düzenleme yapılabilir, kopyalanabilir, silinebilir ve bir başkasına gönderilebilir. Bir mesaj durumu ekranı kullanıcıyı mesaj gelince uyarır. Aynı zamanda GSC 100 mesajların gönderildiği yerin has sas koordinatlarını gösterir. Ek olarak GSC 100 kul lanıcılara konumları stoklama ve kaydetme olanağı sağlayan bir GPS (Global Positioning System) alıcısı ve çizicisi içerir. Kullanıcı bunlarla konumunu sap tayabileceği gibi herhangi bir e posta adresine ya da bir diğer GSC 100 ünitesine konum bilgisini ilete bilir. Bir NMEA arayüzüyle, GSC 100 diğer uyumlu elek tronik cihazlarla da bağlantıya izin vermektedir.

TELEKOM DÜNY ASINDAN HABERLER

...INTERNET TELEFON...

Intel firması. Internet üzerinden uzun mesafe telefon görüşmelerinin yapılabilmesi amacıyla bir program geliştirdi ve ücretsiz kullanıma sundu. İntel'in bu atağı, Microsoft ve Netscape'in telefon pazarına girmesiyle birlikte teknoloji dünyasında yeni bir çığır başlattı.

Yazılım, ilgiyle karşılandı, ve yaklaşık 120 firma tarafından kullanılmaya başlandı. Microsoft, aynı amaçla geliştirdiği kendi ürünü NetMeeting ile birlikte değerlendireceğini ilan etti.

Bu arada, MİT (Massachusetts Institue of Technology) ise Internet üzerinden telefon için İTİP (Internet Telephony Interoperability Project) projesini başlattı. Burada oluşturulan bir araştırma grubu, teknik ye ekonomik yönlerden, konuyu incelemeye başladı. MİT, laboratuvarları, internet araştırmala rında liderliğini pekiştirme çabasında. Son olarak ise,

Internet protokolleri ve telefonu için www konsorsi1 mu oluşturmuştu. Bu konu için ayrıntılı bilgi http rpcp.mit.edu/~itel/ adresinden alınabiliyor.

İntel'in geliştirdiği donatı, Internet üzerinden te fon bağlantısını, sorunsuz olarak sağlıyor. Bu konuc şimdiye kadar yapılan uygulamalardaki problerr ortadan kalkıyor ve telefon sistemleri arasındı uyumsuzluklar giderilmiş oluyor, Intel, geliştirdiği temin CCITT H.323 tavsiyesine uygun işletilecek duyurdu. H.323, Internet gibi paket anahtarlarr şebekeler üzerinden ses ve görüntü uygulamal düzenleyen bir kurallar bütünü olarak bundan son ismini sık duyacağımız bir standard. H.323'e uygun donanım; çağrı kontrolünü hatasız gerçekleştirme gerçek zamanlı bir protokol üzerinde veri paketleı düzenlemek, ses ve görüntü verilerinin sıkıştırılması i< özel bir kod düzenlemek gibi görevler üstlenr durumdadır.

Internet üzerinden telefon görüşmesi yapm> için, karşılıklı PC'Ier arasında telefon bağlantısı vars ayrıca ses kartı, hoparlör, mikrofon ve gerekli yazılı gerekmekte. Internet aboneleri genellikle sen sağlayıcıya dial up modemlerle bağlandıklarınd mevcut telefon hattı ve Internet yazılımları h durumda hazır olmaktadır. (PPP bağlantısı için I tarayıcı veya herhangi bir modem haberleşme pr gramı bilindiği gibi yeterli olmaktadır) Intel ürünü ok yazılım, FTP (file transfer protocol) yardımıyla ve\ İntel'in web sitesinden ücretsiz (freeware) olarak ç kilebilir. (http://www.intel.com)

Network World Y ayın Hayatında

Network ve iletişim teknolojileri kullanımın dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yaygınlaşmasıy birlikte söz konusu teknolojilere yönelik yayınlar sayısında da artış görüldü. İngilizce deyimiyle "ne working" olarak adlandırılan ağ ve iletişim teknolo leri kullanıcılarının karşılaştıkları sorunlara ve gerek: nimlere yanıt vermek amacıyla çıkarılan yayınlarıı başlıca özelliği kullanıcı merkezli dergiler olmala Temmuz ayında 10. sayısı yayınlanan Network Worl de bu özelliklere sahip aylık dergilerden bir tanesi.

ABD kökenli International Data Group (IDG) fi ması tarafından çıkarılan Network VVorld, netwoı tasarım veya geliştirmesinden sorumlu kişiler ya d idaresini üstlenen tüm bilgi sistemleri yöneticileri ile a ürün ve hizmetleri satıcısı firmalardan oluşan pazc segmentine seslenmeyi hedefliyor. IDG firması, ABC Kanada, Rusya, Çin, İtalya, ispanya'nın d aralarında bulunduğu 14 ülkede aynı ad ile benze dergiler çıkarıyor.

Network VVorld, LAN, WAN, lnternetworking, ne' work computing, telekomünikasyon, Internet/intrc net, client/server bilgi işlem konularında habe makale, inceleme ve testleri içeriyor.

Dergiye erişmek için abone olunması gerekiyo İlgilenenler, O212 264 07 70 ve 0212 283 53 76 numaı alı telefonlar aracılığıyla Çiğdem Palas'tan bilgi alc biliyorlar.

TMMOB'A Y UNANİSTAN DESTEĞİ

Geçen ay içerisinde Yunanistan Teknik Odası'nın davetlisi olarak Atina'ya giden TMMOB Genel başkanı Yavuz Önen ve beraberindekiler yaptıkları ikili görüşmeler sonucu Yunanistan'dan Türkiye'nin FEANI (Avrupa Ulusal Mühendislik Birlikleri Federasyonu) üyeliği için destek sözünü aldılar.

Konuya ilişkin olarak görüştüğümüz Elektrik Mühendisleri Odası Başkan Yardımcısı Cengiz Göltaş, Yunan Teknik Odası ile yapılan görüşmelerde FEANI üyeliği ile birlikte bazı ortak çalışmalar konusunda da kararlar aldıklarını söyledi.

Göltaş, "Özellikle bu ziyarette TMMOB ile Yunan Teknik Odası arasında ilişkilerin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve ortak çalışmalar yapılması konusunda görüş birliğine varıldı. FEANI yetkilileri daha önce Türkiye'nin üyeliği konusunda İstanbul ve Ankara'da görüşmeler yapmışlardı. Yetkililer, genel olarak Türkiye'deki mühendis örgütlülüğünü tanımaya çalıştılar. Kendi ülkeleri ile benzerliklerini araştırdılar. Bunun adımı Yunanistan'da yapılan bu toplantı oldu. Burada Türkiye'nin FEANI'ye üyeliği görüşüldü ve Yunan Teknik Odası Türkiye'ye destek olacaklarını

bildirdi" diye konuştu. Göltaş, Atina'daki görüşmelerde TMMOB ve

Yunan Teknik Odası ile enerji ve çevre konusunda da çalışma grupları oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldığını kaydetti. Türkiye'deki enerji sis temleri, yönetimi, kaynak durumu, enterkonnekte sis temi, ulusal şebekenin genel yapısı ve enerji sek töründeki özelleştirme uygulamaları ile nükleer santraller konusunda Yunan Teknik Odası'na bilgi verdiklerini belirten Göltaş, şöyle konuştu: "Yunanistan'da Ekim 97'de bir enerji sempozyumu düzenlenecek. Bu sempozyuma Türkiye'de davet edildi. Yine TMMOB'un Ekim ayında istanbul'da düzenleyeceği Kamu Girişimciliği Sempozyumu'nda Yunan Teknik Odası davet edildi. Türkiye ve Yunanistan'daki çevre sorunları ve denizin kirliliği ile ilgili sorunların tartışılacağı komisyonların oluşturul ması konusunda ortak karar alındı. Tüm bu görüşmeler sonucunda Türkiye'nin FEANI'ye katılması konusundaki önü açılmış oldu.

Önümüzdeki günlerde FEANI'den bir heyet Türkiye'ye gelerek üniversiteleri gezecekler."

Düzeltme

Dergimizin 401 numaralı Nükleer Enerji Özel Sayısı'nda yer alan, Melda Keskin'e ait Türkiye'de Enerji Tasarrufu Santrallan Ne Zaman Y apılacak? Kömür, Petrol, Nükleer... Nereye Kadar? adlı yazıda, elde olmayan teknik nedenlerle yanlışlıklar ve eksiklikler olmuştur. Düzeltme gerektiren bölümler şöyledir:

(Sayfa 49) * Başlangıçta uzun bir süre radyoaktif atıklarını gezegenin yaşam kaynağı olan okyanuslara atan, bu da yasaklandıktan sonra, gizlemeyi başara madığı kaza ve sızıntıları nedeniyle satışları büyük düşüş gösteren ve almak zorunda bırakıldığı sayısız teknik önlem nedeniyle teknolojisi git tikçe pahalılaşan... 50 yaşında bir endüstri.

(Sayfa 50) * Tablo H'de Küresel Fosil Yakıt Kullanımı Eşikleri grafiğinin düşey kolu, milyar ton karbon olacaktır ve 500,1000,1500,... 4500'e kadar artan dokuz rakamdan oluşacaktır. Kaynak: İklim Değişikliği (Greenpeace)'tir.

(Sayfa 51) * Bu sayfadaki ilk cümlenin doğrusu (*) fazla sözcükler çıkanldıktan sonra şöyledir: Bilginin özgür dolaşımıyla yurttaşların tepeden inme kararları izin vermeyecek biçimde hak ve sorumluluklarına sahip çıkması, mega projeci anlayıştan uzaklaşılarak, bölgesel olanaklara uygun, (*) küçük ölçekli, temiz enerji projelerinin yaşama geçirilmesi ise tek gerçekçi çözümdür.

* BKP (Bütünleşik Kaynak Planlama), benzer yararları diğer ülkeler ve Türkiye için de sağlayabilir, çünkü GENEL İLKELERİ, HEM ENDÜSTRİLEŞMİŞ ÜLKELERE HEM DE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE UYGULANABİLECEK ÖZELLİKTEDİR. Yeter ki her ülkenin elektrik endüstrisinin gereksinimine yanıt verecek yönetmelikler ve BKP poli tikaları oluşturulsun. BKP üç ana ilkeye dayanır:

* Talep Yönünden Yönetim (Demand Side Management/DSM) olarak adlandırılan ve tüketicilerin enerji verimliliğini arttırmaya yönelik elektrik kurumu programlan, BKPnin en yenilikçi yanıdır. TYY, elektrik üretim maliyetinden daha ucuz bir maliyetle elektrik tasarrufu yapmak için kul lanılabilir.

(Sayfa 52) * Tablo Vdeki pasta grafiğin, %58.98'lik Nükleer bölümü, beyaz değil, gri renkle gösterilecektir. Alttaki siyah kutu, Enerji Tasarrufu değil Fosil Y akıtlar; altındaki kutu (Nükleer) ise beyaz değil, gri olacaktır. Kaynak: Enerji Araştırma Geliştirme: Y anlış Önceliklerin öyküsü (Greenpeace, Nisan 1992)

(Sayfa 53) * Bugün "İlle de termik ve nükleer santrallar" demekten başka birşey yapamayan yetkililere bu savurganlığın hesabı sorulmak zorunda. Türkiye'nin dış borcu hızla arttığı halde, (nükleer endüstrinin sağlayacağı kredilerle) milyarlarca dolarlık reaktör ihaleleri kovalamaktan kendilerini alamayanlar ve bilim maskesi altında onlara "danışmanlık" yapanlar, "delik kovayla su taşır gibi" elektrik ûretilemeyeceğini mutlaka biliyorlar.