Elektrik Mühendisliği · Sayı 402 · 1997 / 2
ENFORMASYONUN ALT YAPISI:PEK YAKINDA SİNEMAMIZDA
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale
- Yıl
- 1997
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 10 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- Enformasyon Altyapısı
- ETSI
- GII
- Bilgi Toplumu
- GSM
- OECD
Özet
Yazı, bilgi toplumuna geçiş sürecinde Ulusal, Avrupa ve Küresel Enformasyon Altyapılarının (NII, EII, GII) nasıl geliştirildiğini, OECD, ANSI, ETSI gibi kuruluşların bu süreçteki rolünü ve telekomünikasyon standartlarındaki eğilimleri anlatmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
telekom
elektrik
mühendisliği
enformasyon altyapısı :
Mete KAVUNCU *
* SIMKO A.Ş. Elektronik Mühendisi
S anınm reklamlarını görmeyen ya da duymayan kalmadı. Başrol lerini G7 ülkeleri1 ve Avrupa Birliği'nin paylaştığı dev bir prodüksiyon 'Küresel Köy Sineması'nda vizyona giri yor. Şu sıralar jeneriğini izlediğimiz bu filmin adı Bilgi Toplumu'.
Dünya bilgi toplumuna geçiyor. Burada dünyadan kasıt elbette sana yileşmiş ülkeler. Alıştığımız üzere dünyanın geri kalanı, senaryosu gelişmiş ülkeler tarafından yazılmış olan bu filmi takip etmek durumunda kala cak, atılan adımlan izleyecek ve sinema da oluşturulan yeni düzende ön sıralara yakın bir yer kapmaya çalışacak. Erken davrananlar için film çekimi henüz bitmeden bazı yardımcı roller veya figüranlık söz konusu olabilir, ancak çekimler bitip montaj tamamlandıktan sonra, izlemek ve eleştirisini yapmaktan başka bir iş kalmayacak. Filmi izlememek ise mümkün değil, hem vizyonda uzun süre kalacak hem de tele vizyonda sıkça gösterilen tekrar filmleri arasında baş sıraya oturacak.
Bu yazıda filmi anlatmak ya da bir yardımcı rol kapmanın yararlarını tartışmak yerine, filmin kamera arkasına göz atacağız. Yani sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş için olmazsa olmaz koşul olan enformasyon altyapısı kavramının nasıl yapılandırıl dığında, hangi kurumların bu süreçte nasıl yer aldıklarına bakacağız. Baştan itiraf edelim bu filmde tuttuğumuz aktör Avrupa Birliği'nin standardlarını
1 Group of7: ABD, Kanada, ingiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya
oluşturan ETSI.2 Bu kuruluşa ülkemizin kamu ve özel telekomünikas yon işlet meleri de üye. Bu yüzden ETSI'ye iltimas geçeceğiz.
Senaryonun fikir babalığı OECD'ye ait. Enformasyon altyapısı kavramı ilk olarak bu kurumda telaffuz edildi. İlk sansasyonel reklam çekimleri ise Beyaz Saray'da yapıldı. Enformasyon Süper Otoyolları teknolojik planının açıklandığı bu reklamda konu mankenliğini Clinton ve yardımcısı Al Göre yapıyordu. Dünya kamuoyunun ilgisini konuya çekmek açısından bu reklam son derece başarılı oldu. Öyle ki Japonya ve Avrupa Konseyi de kendi önerileri ile senaryoya katkıda bulunmaya başladılar.
İşte bundan sonra NII3 (Ulusal Enformasyon Altyapısı)lann kurulması, bunların Eli4 (Avrupa Enformasyon Altyapısı) gibi bölgesel altyapılar oluştur mak üzere birleştirilmesi, ve sonunda bütün bu altyapıların bir araya gelerek bir GII5 (Küresel Enformasyon Altyapısı) luişturmalan fikri benimsendi.
Bu altyapılann kurulmasının gerekçesi Avrupa Konseyi tarafından şu şekilde ifade edildi: "Enformasyon toplumunun değişik enformasyon tür lerinin hızla dolaşabileceği genişbantlı şebekelere; elektronik posta, etkileşimli video, veri tabanı, erişimi gibi hizmetlere; ve iş, eğitim sağlık, boş zaman değerlendirme gibi alanlarda yeni uygu lamalara gereksinimi vardır."6
2 ETSI: European Telecommunications Standards Institute
3 NII: National Information Infrastructure 4 Eli: European Information Infrastructure 5 GII: Global Information Infrastructure 6 Whie Paper on growth, competitiveness and employment The chaflenges and ways into the 21 centruy (5 Aralık 1993)
Avrupa Konseyi senaryonun olgunlaştınlması için bir grup kurarak enformasyon toplumuna geçiş için alınması gereken önlemleri belirledi. Grup çalışmalarının sonuçlarını 1994'te Corfu'da açıkladı. Başsenarist Martin Bangeman idi. Senaryoda bir eylem planı sunuluyor, bu plan dahilinde küresel enformasyon toplumunun gerek duyduğu temel altyapı ve hizmetler için birleşik uyumlu standardlann üretilmesi için uyanlar da yer alıyordu.
G7 ülkelerinin ve Avrupa Birliğinin kurmayı
hedeflediği NII, Eli, GII gibi altyapılar, var olan ve
gelecekte kurulması beklenen birçok farklı
şebekenin uyum içinde çalışmasını ve hizmetlerin
bu altyapı üzerinden büyük bir çoğunluğa sunul
masını hedeflemektedir. Bu hedef ilk bakışta biraz
ütopik görünmekte ve filmin bilim kurgu havasına
bürünmesine sebep olmaktadır. Filmi bir gerçek
yaşam
öyküsüne
dönüştürmek
için
telekomünikasyon alanındaki standardlan hedefe uygun şekilde geliştirmek ve zamanında kullanıma açmak gerekmektedir.
İşte bu aşamada ITU, ANSI, ETSI gibi standard belirleme kuruluşları sahneye girdiler. Aslında IETF'in7 fiili internet standardlannı dokümante eden standardlaştırma yöntemi bu aktörlerin oyun tarzının ipuçlarını veriyordu.
ANSI Amerika'da konuyla ilgili bütün standard lann eşgüdümünü üstlendi, var olan standardlann katalogunu çıkardı ve eksik standardlann gelişti rilmesi için ilgili kurumlan harekete geçirmeye başladı.
ETSI ise Avrupa Enformasyon Altyapısı üzerindeki çalışmalanna bu altyapının tanımını yaparak başladı.8
ETSI bu tanımı yaptıktan sonra iki Fil standard
laştırma programının paralel olarak yürütülmesine
karar verdi. Birinci program var olan teknoloji ve
şebekeleri kapsamakta ve bunlann kesintisiz olarak
bağlanma ve birlikte çalışmalanna odaklanmak
tadır. İkinci program ise ATM (Asynchronous
Transfer Mode) gibi teknolojilerin kullanılarak tam
anlamıyla işlevsel bir Elinin gerçekleştirilmesini
hızlandırmayı
hedeflemektedir.
Bu
standardlaştırma programlannın tamamlanması için öngörülen hedef 1997 ve 1998 yıllan ortalandır.
7 IETF: Internet Engineering Task Force 8 ETSI SRC6 raporu (19 Haziran 1995)
teleko m
Büyük çeşitlilik gösteren mevcut ve gelecekteki şebekelerin birlikte çalışmalannı sağlayacak stan
Avrupa Enformasyon Altyapısı
• Bireylerin birbirleri ile her zaman ve her yerde kabul edilebilir bir fiyat ve kalite ile güvenli iletişim kurmasını sağlar
• Her türdeki bilginin üretilmesini kullanılmasını ve taşınmasını kolay kullanılabilir ve açık uygu lamalar ile sağlayan iletişim servisleri sunar
• Kesintisiz olarak birbirine bağlanabilen ve bir likte çalışabilen iletişim şebekeleri, bilgi işleme cihazları, veri tabanları ve terminaller üzerine kurulmuştur.
• Enformasyon endüstrisindeki bilişim, iletişim ve yayıncılık sektörleri arasındaki rekabete olanak sağlar
• Avrupa'nın farklı kültür, dil, enformasyon yapısı, yasal altyapı, telekomünikasyon altyapısı ve para birimi gibi unsurlara sahip uluslardan mey dana gelen bir birliktelik olduğunu dikkate alır.
dardlann üretilmesi için internet protokollerini
destekleyen
EBTN9
(Avrupa
Omurga
Telekomünikasyon Şebekesi) kavramının gelişti
rilmesi ve uygulanması kararlar arasındadır.
ETSI aynca telekomünikasyon teknolojisi henüz
yeterince gelişmemiş olan ülkelerin de uluslararası
standardlara kavuşmuş bir GH'nı izleyerek gelişmiş
ülkelerle aralaındaki farkı kapatmak için uygun yol
lan seçebileceğini öngörmüştür. ETSI, diğer ülke
lerdeki NII çalışmalarını da destekleyerek Elinin
GU'na bütünleşmesinin her tarafa ortak faydalar
getireceği saptamasını yapmış ve filmde daha
yardımcı oyuncu ve figüranlara yer olduğunun
müjdesini vermiştir.
ETSI'nın son çalışmalannı incelediğimizde önce
likle artık telekomünikasyon standardlan üretme
işinin yalnızca mühendislere ait bir iş kolu olmak
tan çıkmaya başladığını görüyoruz. Artık standard
lann yönünü belirlemek için pazar, kültür ve
teknoloji ortamının detaylı bir analizi gerekli olmak
tadır. Bilgi toplumu ve enformasyon endüstrisinin çerçevesi, bu endüstrisinin çerçevesi, bu endüstride
yer alan gruplar ve ilişkileri, yasal düzenleme gerek
tiren alanlar ETSI dokümanlannda bulunabilmek tedir.
9 ETBN: Eurepean Backbone Telecommunications Netvvork
tele k o m
ETSI'ye göre telekomünikasyon sektöründe 5 temel eğilim görülmektedir:
• Hizmet tekelleri kalkmakta açık ve rekabetçi bir ortama girilmektedir.
• Teknoloji ve şebekeye dayalı iş platformu, yazılım ve pazarlamaya dayalı bir platforma dönüşmeye başlamıştır.
• Ayrı endüstriler olan iletişim, bilgi teknolojileri ve yayıncılık artık hizmetlerin bütünleşmesiyle aynı çatı altında toplanmaya başlamıştır.
• Ulusal düzeyde ele alınan hizmetler ve düzen leme prensipleri bölgesel ve küresel baza yayılmaya başlamıştır.
• Çok satıcılı bir ortama zemin hazırlamak amacı ile duruma özel teknoloji ve çözülmelerden Standard çözümlere geçme eğilimi iyice belir ginleşmiştir.
Baş oyuncumuzun dokümanlarında tele komünikasyon sektöründeki temel eğilimler, gele cekteki kullanıcı talepleri, geleceğin popüler iletişim hizmetleri gibi daha birçok faydalı bilgi bulmak da mümkün.10
Gelişmiş ülkelerdeki yaşam biçimi ve eğilimleri telekomünikasyon alanında gelecekteki kullanıcı taleplerinin bir miktar değişeceğini düşündürmek tedir.
Bu talepler her ne kadar sanayileşmiş toplum
Gelecekteki kullanıcı talepleri:
Ortalama satın alma gücü kapsamında fiyat lanmış, ancak bireysel özel gereksinimlerine göre uyarlanmış/uyarlanabilecek ürünler; Belirli yaş gruplarına uygun tasarlanmış ürünler; Yüksek kalite düzeyinde ürünler; Çoğul ortam yoluyla sunulan bilgi; Güvenirlilik sağlamlık; Çevreye, kişilere ve özel yaşamın gizliliğine saygılı ürünler; Kolay kullanım; Kişisel hareketliliğin desteklenmesi; Farklı yerlerden farklı ürünlerle erişimin destek lenmesi; Kullanıcının kişisel güvenliğinin desteklenmesi (ör. acil durumlarda); Hareketli tele çalışmanın desteklenmesi.
10 GMM ETSI, Ekim 1996
lann eğilimleri gözönünde bulundurularak belirlen mişse de, telekomünikasyon alanında GSM örneğinde görüldüğü gibi bazı hizmetler diğer ülke lerde de yaygın bir kabul görebilmektedir.
ETSI bu çerçeve içinde gelecekte şekillenecek olan telekomünikasyon şebekesine GMMı 1 (Küresel Çoğulortam Hareketliliği) adını vermektedir.
ETSI bu çalışmaları yaparken, bir yandan da başrol oyuncuları arasında kızışacak bir rekabetin de sinyallerini vermektedir. Yeni sinema tekniklerinde oyuncular farklı yeteneklerini de sergilemek durumunda kalacaklardır. Kullanıcı ve pazar ihtiyaçlarını telekomünikasyon üretici lerinden önce saptayarak uygun standardları zamanında üretmek, küresel ölçekte kabul görecek hizmet ve teknoloji esaslarını belirlemek, yeni fikir
Gelecekteki hizmetler:
Etkileşimli konuşma Gerçek zamanlı görüntü iletimi Elektronik Posta Çoğulortam dokümanlarının taranması/alınması İsteğe bağlı video Etkileşimli video hizmetleri Bilgisayar destekli hizmetler TV/radyo/veri yayıncılığı katılımı TV/radyo/ veri yayıncılığı dağıtımı Dağıtılmış işleme Gerçek zamanlı çok noktalı leri destekleyerek kendine maletmek ETSI'nin he defleri arasındadır.12
Bu filmin nasıl bir gişe başarısı elde edeceği, hangi oyuncuların Oscar adayı olacağı, yeni sinema düzeninde kimin nereye oturacağı henüz belli değil ama pek yakında Küresel Köy Sineması'nda bunlar açığa çıkacak. Film çekimlerine daha yakından bak mak isterseniz Internet stüdyolarına konuk ola bilirsiniz.13
11 GMM: Global Multimedia Mobility 12 Bu amaçlarla ETSI bünyesinde NBDG (New Business
Development Group) kurulmuştur. 13 http:// www.gii. org/ http:// www.etsi.fr/ http:// www. itu.int/ http:// www.wto.org/ http:// europa. eu.int/
teıekom
B u g ü n s u n u I a b i I e n h i z m e t l e r ve b u n l a r ı n e v r i m i
UPT (Universal Personal Telecommunications Evrensel Kişisel İletişim):
UPT hizmeti sabit mobil şebekelere farklı terminaller üzerinden erişebilme yeteneğini tanımlamaktadır. İN tabanlı bir hizmet olan UPT ülkemizde henüz ve rilememektedir. Gelecekte bu hizmet daha gelişmiş güvenlik, hizmet yönetimi fonksiyonları ve ISDN ile ortak çalışma yeteneğini kazanacaktır.
Dect (Digital Enhanced Cordless Telephone Sayısal Gelişmiş Kablosuz Telefon):
Kısıtlı terminal hareketliliği sağlayan bu sistem sadece terminal cihazı ile erişim noktası arasında tanımlı olan standardlan ile PSTN, ISDN, GSM gibi birçok şebeke ile uyum sağlayabilecek durumdadır. Esnek yapısı ile işyeri, kamu haberleşmesi, WLL ve veri uygulamaları gibi birçok alanda kullanıma girebilecektir. DECT sistemleri evlerde kablosuz terminal uygulamaları dışında ülke mizde kullanılmamaktadır.
CTM (Cortless Terminal Mobility Kablosuz Terminal Hareketliliği)
CTM kamu ve özel ISDN şebekelerinde hareketliliğin yönetimi ile ilgili İN tabanlı bir uygula madır. Standardlaştırma çalışmaları sürmektedir.
GSM (Global System for Mobile communica tions Küresel Hareketli İletişim sistemi):
Şu anda en yaygın hareketlilik uygulaması olan GSM hizmetinin tanımı 900 Mhz'in yanısıra benzer özellikler sunan DCS1800 ve PCS1900 sistemlerini de kapsamak üzere genişletilmektedir. 200 yılında uydu üzerinden hizmet veren bir bölüm de dahil olmak üzere GSM kul lanıcıların 100 milyona ulaşması beklenmektedir. GSM ülkemizde henüz 900MHz bandında kullanımdadır. Gelecekte ADPCM tekniğiyle çalışan ve daha kaliteli ses hizmeti sunan bir ses kodlayıcısı hizmete girecektir. GSM hizmetlerinin gelecekte öngörülenin üstünde gelişmesi beklenmektedir.
UMTS (Universal Mobile Telecommunication System Evrensel Hareketli İletişim Sistem):
Çoğulortam hizmetlerine sabit şebekelerin erişim hızına yakın bir hızla hareketli erişim sağlayacak bir sis temdir. Standardlaştırma çalışmadan sürmektedir.
Çağrı sistemleri: Bugüne kadar pazar tarafından yeterli kabul görme diği gözlenen çağrı sistemlerinin yeni uygulamalar ve servisler ile GMM kavramı içinde yer alabileceği öngörülmektedir. Uydu ile Hareketli Haberleşme sistemi: Şu anda hizmet vermeye başlamış olan uydu kişisel haberleşme sistemleri, yakın bir gelecekte yeni operatör lerin de hizmete başlamasıyla yaygınlığa kavuşacak. Gelecekte GSM benzeri yere bağımlı hareketli şebeke lerde de uyumlu çift ya da çok kullanımlı terminallerin pazara çıkması bekleniyor.
Tranklı hareketli radyo sistemleri: Bugün profesyonel kullanıcıların birçok radyo siste mi frekans bandı üzerinde yoğun ve dağınık bir trafik yaratmaktadır. TETRA adıyla geliştirilen yeni bir sayısal radyo sistemi hareketli ses ve veri transferi ile birlikte ISDN, PSTN ve PDN gibi şebekeler ile ortak çalışma imkanı da sunacaktır. TFTS (Terrestial Flight Communication System Yer Uçuş İletişim Sistemi): Bu hizmet yoluyla yer ile hava arasındaki telefon hizmeti belli bir düzeyde sağlanmış ve adaptasyon aşamasındadır. Veri yayımı ve grup içi yayım hizmetleri devre ve paket anaharlamalı veri iletim hizmetlerinin ileride sağlanacağı beklenmektedir. Sabit Şebekeler: PSTN şebekesi geçtiğimiz yüzyılda evrimini tamam layarak ülkemizde olmasa da dünyada ISDN'e dönüşmeye başlamıştır. N ISDN'e geçiş ile birlikte daha önce CSPDN ve PSPDN gibi ayrı şebekeler ile sağlanan veri iletim hizmeti telefon şebekesi ile bütünleşecektir. Ancak N ISDN'in de sabit ve kısıtlı veri iletim hızı sebebiyle kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamak üzere ATM teknolojisini de içeren B ISDN şebekesine dönüşmesi beklenmektedir. Bunun yanı sıra gelişen İN uygulamaları ile birlikte hizmet kontrol fonksiyonları, anahtarlama ve iletim fonksiyonlarından ayrılmaya başlamaktadır.
Veri Şebekesi: Veri şebekeleinin alt düzeyde sabit haberleşme şebekeleri ile entegrasyonunun sürerek daha üst seviyel erde, İP gibi protokollerle hareketlilik benzeri kendi uygulamalarını yaratacağı düşünülmektedir. DAB, DVB (Digital Video, Broadcasting Sayısal Ses, Görüntü Yayımı): Sayısal ses ve görüntü yayımı yüksek kaliteli ses ve görüntü iletimi ve frekans bandının verimli kullanımının yanısıra birçok yeni hizmete de yol açmaktadır. Örneğin elektronik gazeteler, oyunlar, trafik/hava durumu/yön bulma bilgilerinin yayımı gelecekte ses yayımını bir çoğulortam yayımına dönüştürebilir. Sayısal görüntü yayımı ise yeni etkileşimli hizmetleri sürükleyebilir. Çoğulortam: İletişim bilişim ve yayım alanlarının bütünleşmesi bil ginin çoğulortamda iletilmesi doğal sonucunu getirmek tedir. Çoğulortam uygulamalarının bütün yönlerini kap sayacak standardlar henüz hazır olmamakla birlikte bu konudaki çalışmalar sürmektedir. Çok Kullanımlı Terminaller: Yakın bir gelecekte DECT ve GSM şebekelerinde aynı terminali kullanmaya olanak sağlayan ürünler pazara çıkacak, daha ileride bunun farklı uygulamaları da görülecektir. Bu konuda süren bir standardlaşma çalışması olmamakla beraber pazar gereksinimleri doğrultusunda bu tür cihazların yayılacağı düşünülmek tedir.