Elektrik Mühendisliği · Sayı 402 · 1997 / 2

TELEFON SAVAŞINDA ''HAT'' CEPHELERİ

Hilmi Güven

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale

Yıl
1997
Sayfa
2
Okuma süresi
5 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma

Anahtar kelimeler

  • GSM
  • CDMA
  • cep telefonu
  • Qualcomm
  • Türk Telekom
  • PCS

Özet

Yazı, cep telefonu sektöründe GSM ve CDMA sayısal standartları arasındaki teknolojik ve pazar rekabetini, her iki sistemin avantaj-dezavantajlarını ve Türkiye'deki GSM uygulamasının gelişimini ele almaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

telekom

(Tom Foremskl, Financial Times, Eylül 1996 "Telecomımınications" özel Sayısı'ndan derlenmiştir)

Hilmi GÜVEN

Cep telefon sistemlerindeki kıyasıya rekabet: GSM CMDA

Cep telefonları için hangi sayısal sistemin daha iyi olduğu konusunda bir tartışma başlar başlamaz, durum hemen, bir zamanlar (hala?) yaşanan din savaşlarını andıran bir havaya bürünüyor. Her iki taraftaki Zealotlar*, kılıçlarını çekmiş ve bütün güç leriyle cephelerini genişletmekteler. Bir yandan da, teknoloji tercihleri için yaptıkları devasa yatırımlarını haklı gösterecek iddialarla kavgalarını sürdürüyorlar. Gelecek birkaç yıl içerisinde birçok ülkede haber leşme ile ilgili kuruluşlar sayısal cep telefonu sis temlerini seçmiş olacaklar.

Bu alandaki tartışmalar en şiddetli halini almış gözükmektedir. Savaş, en yoğun olarak "Büyük Pazar" olan Amerika'da yaşanıyor ve iki sistem (dolayısıyla bu sistemleri üreten tekeller) arasında devam ediyor: GSM ve CDMA.

GSM sistemi, Avrupa ülkelerini tarafından geliştirilmiş bir Avrupa standardıdır. Amerikan patentli bir tasarım olan CDMA sistemi ise, genel olarak A.B.D. ve Kanada'da pazarlanmakta olup, Amerikan tekelleri tarafından diğer birçok ülke için de tavsiye (?) edilmektedir. Teknoloji ithal eden ülkeler söz konusu sistemlerden birisini mecburi olarak tercih etmek durumundadır.

Ancak teslim etmek gerekir ki, her iki teknoloji de, gerek sayısallaşma aşamasındaki mevcut anaiog hücresel sistemler kullanan ülkeler ve gerekse ilk olarak cep telefonu sistemi kurulacak ülkeler için bir çok cazip yenilikler sunmaktadır. Sayısal sistemler sayesinde, kanal sayılarında önemli artışlar olanaklı olacak ve sesin yanında data iletimi sağlanacaktır.

CDMA Cephesi: CDMA** sistemi Kaliforniya'daki ûualcomm laboratuvarlarında geliştirilmiştir. Avrupa'daki ra kibine karşı üstünlük elde etmek için son yıllarda yapılan teknolojik yatırımlar ve araştırmalar sonu

cunda, her iki tarafın da bütün güçlerini seferber ettiği bu amansız kanal savaşında bazı avantajlar elde ettiğini ileri sürmektedir. Bununla birlikte CDMA, üstün olduğunu iddia ettiği performans ve imkanları kanıtlama durumundadır. GSM ise, büyük bir pazara hitap eden dev cihaz üreticileri sayesinde daha sağlam ve yerleşik bir teknolojiyi temsil etmek tedir. Pazarda CDMA cihazları hala pek kolay bulun mamaktadır. Bir anlamda, laboratuvarlarda yeni doğan teknoloji, gerçek hayata uyum sağlama güçlükleri çekmektedir.

Sayısal şebekeler için yüzlerce milyon dolar yatırım yapacak bir çok telefon idaresi, şu ikilem içinde kaygıyla düşünmektedirler; ya potansiyel olarak çok üstün bir sistem seçecekler, ya da mevcut teknolojide süratle yerlerini alacaklar. Amerikan şirketlerinden pek çoğu, bölgesel veya ulusal düzey deki PCS** ağlarında bu problemi yaşamaktalar. Amerikan hükümetine lisans ücreti olarak 10 milyar dolar ödeyen şirketler, tercih konusunda zorlanıyor lar. İşletmeye GSM ile girmek riski daha az olmakla beraber, CDMA, daha fazla kullanıcı sayısı ve daha fazla müşteri demekti, ûualcomm, ilk başlarda CDMA'nın anaiog hücresel sistemlerin 40 katı, GSM'nin ise 10 katı fazla kapasite sunduğunu ileri sürmüştü. Ancak, son yıllardaki saha denemeleri sonucunda iddialar değişti ve CDMA kapasitesinin anaiog sistemlere göre 6 ila 7 kat çok olduğu söylenmeye başladı. Bu durumda GSM ile CDMA arasındaki fark kapanmaya başladı.

CDMA sistemi, uzun vadeli yatırım yapacak Amerikan PCS sanayi için, yüksek kapasite, daha iyi bir ses kalitesi, düşük güç sarfiyatı gibi ileriye dönük avantajları nedeniyle iyi bir seçim olmaktadır. Ancak uzmanlar, CDMA temelli ticari PCS sistemlerinin pazarda yerini alabilmesi en az iki yıl gerekeceğini söylemekteler. Şirketlerin, PCS lisanslarına uzun süre getirişi olmadan milyonlarca dolar bağlamaları için bu süre oldukça fazla gelmektedir.

GSM'deki Durum: GSM temelli PCS sistemleri, kullanılan frekansın Avrupa'dakinden farklı oluşu nedeniyle Amerika'da PCS 1900 olarak bilinmektedir. Hazır ve denenmiş bir sistem oluşu nedeniyle şirketlere cazip gelmektedir. Çok yüksek üretim hacmi nedeniyle ayrıca ucuz bir sistem durumundadır. CDMA gibi ilk nesil aşamasında, geliştirilmek te olan bir sistem değildir. Cihazlarda kullanılan tümleşik devrelerin ve yazılımın ucuzluğu ve bakım/onarım işlerinde elde edilen dene yimler, GSM maliyetlerini düşürmektedir. 1996 yılı başlarında bir GSM cihazı içindeki tümleşik devrelerin toplam maliyeti 60$ iken, bu rakam CDMA için ^ ^ ,, , l ( ,,, ,,.,r, 90$ c i v a r ı n d a k i , hesaplanmıştı. Zaman içinde bu maliyetlerin düşmesi beklense; de, aradaki farkın I korunacağına] inanılmaktadır. A.B.D'deki ilki GSM şebekesi 1995 yılında Washington D.C.'de hizmete girmişti. Bu, GSM'in anavatanı olan Avrupa'da doğum yılı olan 1980 yılına göre oldukça yeni | sayılabilir. CEPTj ülkeleri PTT'leri tarafından ilk araştırma sonucunda bir Avrupa sistemi olarak kabul edilen GSM (başlangıçta Groupe SpĞciale Mobile, 1990 yılından beri Global System for Mobile Communication olarak anılmaktadır), 17 Avrupa ülkesindeki 21 işletmeci kuruluş arasında yapılan bir anlaşma ile hücresel cep dünyasında yerini almıştı. Daha sonraları ise, NMT, TACS, C ve Radiocom gibi analog sistemler kullanan Avrupa ülkeleri zaman içinde teknolojilerini GSM'e kaydırmaya başladılar. Analog sis temlerin uzun menzil imkanına karşın, ISDN uyumlu olması, Numara7 işaretleşmeyi desteklemesi, çağrı yöneltme, paging, data iletimi, acil çağrı fonksiyonu, konuşma emniyeti gibi özellikleri ile hızla uygulama alanı buldu.***

1993 sonunda Avrupa'daki toplam GSM kullanıcısı 7,2 milyon iken iki yıl içinde 12,6 milyonu aşmıştı. Mutabakat Muhtırası olarak bilinen GSM anlaşmasını bugün dünyada 80 ülke imzalamış durum dadır. Kırkın üzerinde ülkede ise insanlar GSM ile konuşmaktalar.

Gelişmekte olan ülkeler, görece ucuzluğu ve mevcut şebekelere kolay ca eklenebilirliği nedeniyle GSM teknolojisi tercih ediyorlar. Son olarak, Polanya, Çin ve Slovakya seçimlerini GSM'den yana yapmışlardır.

Kaybeden: Tüketici GSM ile CDMA arasındaki savaş, önümüzdeki yıllarda da devam edeceğe benzemektedir. Bu mücadelenin galibinin belirleneceği yer, sonuçta her türlü tüketim maddesi gibi global pazar olacaktır. Ancak, sistemlerin teknolojik uyumsuzluğu nedeniyle kaybeden yine tüketici olacaktır. Sayısal telsiz telefon aboneleri, ülkelerarası seyahatlarında, ceplerindeki telefonlarla konuşmakta güçlük çekeceklerdir. Bu ise, plansız, pazara ve ihtiyaca göre belirlenen ka pitalist teknoloji mekanizmalarının >.'.j doğal bir sonucudur. Teknolojinin i gelişmesi ve artan gereksinimleri karşılamak pahasına, plansızlık ve ortak global standardların geliştirile meyişi sonucunda, yapılan masrafları bir anlamda aboneler karşılamak duru munda kalmaktadırlar.

NOTLAR * Zealot: Filistin'de Roma hakimiyetine karşı ayaklanıp, yıllarca politik mücadele vermiş radikal ve fanatik mücadeleleri ile tanınan bir Yahudi tarikatı. "CDMA: Code Division Multiple Access

PCS: Personal Communication Service

Ülkemizde Araç Telefonu Sistemi olarak ilk uygulanan analog sistem NMT 450 idi. Kullanılan frekans, o zamanlar işletimde olan Standard NMT sisteminkinden farklıydı. Askeri frekanslarla çakışması nedeniyle NMT 450, sadece Türkiye için tasarlandı ve yabancı firmalar özel üretim yapmışlardı. Sistem, doğrudan PTT yatırımı ile kurulmuş ve işletilmeye başlanmıştı. Bu sistem hala çalışmaktadır.

GSM anlaşmasını PTT Türk Telekom olmadan önce 1988 yılında imzalamıştı. Sistem, 24 Şubat 1994 yılında işletmeye açıldı. Şu anda, Turkcell ve Telsim ile yapılan gelir paylaşımlı kar ortaklığı anlaşması vardır, işletmede lisans Türk Telekom'un elindedir. Her iki şebekedeki toplam 800 bin olan GSM abonesinden %76'sı Turkcell'e, %24 ise Telsim'e kayıtlıdır. 2000 yılında toplam 5 milyon abonenin hedeflendiği belirtilmektedir. Yatırımları yapan ve geliri Türk Telekom ile paylaşmakta olan şirketler, abone sayısının artışı ile anlaşma gereği lisans devir lerini talep etmektedirler. Turkcell ve Telsimin başlangıçta 500'er milyon dolar olarak belirlenen lisans hakkı için Ulaştırma Bakanlığı yeni bir ihale hazırlığında.