Elektrik Mühendisliği · Sayı 246-247 · Haziran-Temmuz 1977
RENKLİ TELEVİZYONA KILIF HAZIRLANMASININ 'BİLİMSEL' YOLLARI
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1977
- Sayfa
- 4
- Okuma süresi
- 13 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- renkli televizyon
- TRT
- sosyo-ekonomik araştırma
- sosyal refah
- elektronik sanayii
- Ahmet Kılıçbay
Özet
Yazı, TRT'nin renkli televizyona geçiş için hazırlattığı 'bilimsel' araştırmayı eleştirel biçimde ele alarak, raporun sunduğu ekonomik, toplumsal ve teknolojik gerekçelerin bilimsellikten uzak, ideolojik ve tutarsız olduğunu alıntılarla göstermektedir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
fifittiMİ İUUF AAZİALAUAtf Ut
Radyolarımız ve televizyonumuz 14 Haziran 1977 günkü haber bültenlerinde ülkemiz için renk li televizyonun yararlarının sakıncalarından fazla olduğunu, büyük ekonomik kültürel yararla rı olacağını ve toplumu daha mutlu kılacağını açıkladı. Bu açıklama "bilimsel" bir araştır manın sonucu imiş gibi yansıtıldı. Bu araştırma TRT tarafından bastırıldı. "Türkiye'de siyah beyaz televizyon yayınından renk li yayına geçiş konusu üzerinde sosyo ekonomik bir araştırma" adını taşıyor. Kitabın kapak sayfasında "Araştırmanın bilim sel modelini hazırlayan ve yöne ten"in Prof. Dr.Ahmet Kılıçbay, "Araştırma yardımcısı"nın Dr. Özcan Bolcan olduğu belirtilmiş.
Türkiye'de önümüzdeki birkaç yıl içinde renkli televizyon montajı na başlanacak. Ekonomik düzenimiz ve onun sonucu olarak yöneldiği miz tüketim ekonomisi bunu gerek tiriyor. <Bu böyle olunca elbet te TRT'nin de renkli yayına baş laması gerekiyor. Şimdiden renkli yayının hazırlıkları içinde olması gerekiyor. Bunun gerekçeleri bu lunmalı. Kamuoyuna renkli tele vizyonun toplumsal yararları anlatılmalı. Asıl gerekçenin pazar ekonomisinin isterleri olduğu gözlerden uzak tutula bilmeli. Kısacası renkli televiz yona kılıf uydurulmalı. İşte Ka rataş TRT'sinin hazırlattığı araştırmanın amacı bu. Sonunda bilimsel olmak şöyle dursun, bilimsel bir görünümde bile olamayan bir ürün ortaya çıkmış. Araştırma, adından da anlaşıl dığı gibi "sosyo ekonomik"olma savında. Bu nedenle olacak, ba kın renkli televizyonun gerekli liği hangi görüşlerle savunulu yor (alıntılardaki tümce yapısı ve yazım aynen korunmuştur):
"Televizyon çağdaş toplumların ya şayışında yeri çok büyük olan teknolojik bir harikadır. Yaşa manın ekonomik külfetinin büyük, çalışma yükünün ağır olduğu çağımızda, televizyon dinlendi rici, öğretici, eğlendirici bir araçtır. Televizyon Türk toplum hayatında da aynı özelliklere sa hip olmuş, günlük yaşayışımızda yer almış, çalışma dinlenme plânlarını etkilemiş, herkesi ilgilendiren simalar, isimler, olaylar yaratılmıştır... Böyle
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 246 247 292
lir gelişme süreci içinde bulu dizi film karşısında heyecanlan
ıan Türk Televizyonculuğunun
maya kendini ve sıkıntılarını
ineni i sorunlarından b i r i ya
unutmaya ihtiyacı vardır. Bu
ının teknik özelliği ile i l g i
anlamdaki yayın Türk toplumunun
i d i r . Bu teknik sorun 'Renkli
sosyal refahını büyük ölçüde
'elevizyona geçiş' sorunudur,
arttı rı r.
'elevizyonda siyah beyaz yayın lan renkli yayına geçiş, sinemada n'yah beyazdan renkli sinemaya leçisden çok daha önemlidir.
İyi bir d i z i , heyecanlı bir polisiye film, bir uzay fan t a z i s i , iyi bir yarışma, güzel bir konser, spor olayları tanı
Sugünün sinema seyircisinin iyah beyaz filme tahammül ede lileceğini kabul etmek çok güç tür. Aynı değişme televizyon ilanında da meydana gelmekte ve •enkli televizyonu görenler iyah beyaz yayınları cansız,
olmasa bile sinema, tiyatro, öteki eğlence yerleri ihtiyacı ile sportif faaliyetlerin izlen mesi arzusunu karşılar. Tekrar edelim bu ihtiyaçları tam kar şılamasa bile kısmen (büyük ölçüde) karşılar.
ınemik ve tesirsiz bulmaktadır Bu çeşit yayınların renkli
ar. Renkli televizyon sorunu sa olmasında büyük bir t e s i r l ı l i k
lece bir teknoloji sorunu değil vardır. Vaktiyle "Uzay Yolu"
l i r . Renkli televizyon insanı, adı i l e sunulan Dünyada ün yap
:isimleri tabii renkleri ile
mış en az 50 ülke tarafından
ılıçıya ulaştıran, seyirciye
satın alınmış ve bizde de TV
•ahatlık veren, suni olmayan bir ekranlarına getirilmiş bir
'ayın aracıdır, (s.3,4),,. renkli dizi vardır. Bu dizi çocukta ha
'ayın hizmetinin getirecekleri yal gücünü artıran, büyükte fan
>üyük yararlar o l a b i l i r . Sayalım: tazi zevkini yaratan muhtemel
,.siyah beyaz yayın seyreden ür teknolojik gelişmeler hakkında
elerde bir tatminsizlik, bir
düşündürücü, heyecanlandına
izenti, hatta bazı kompleksler bir yönü vardı.
'aratmaktadır. Renkli yayına >aşlanarak bunun önlenmesi kü çümsenmeyecek bir kazançtır, tenkli televizyon birçok alanlar la, özellikle eğitimde çok daha :esirli ve verimli olacaktır, (aykur da dahil eğitim program dan Türkiye'de önemli yer t u :acaktır. üteki kültür yayınları ile eğlence programlarında renk
Eğer bu dizi Türkiye'de renkli olarak verilse i d i . Kaptan yardımcısı uzun kulaklı Mr. Spock'ın c i l t renginin yeşil o l duğu görülecekti. Bunun doğura cağı duygunun ve heyecanın ese rin tesiri i ligine çok şeyler katacağını söylemeye gerek yoktur.
i yayın şüphesiz ki daha do 'urucu, daha tatmin edici ola :aktır" (s. 12)."
Sportif faaliyetleri izleyen TV seyircilerin taraftarı olduk ları takımları kendi forma ren gi görebilmenin sağladığı rea
lizm onu futbol sahasına biraz
tenkli televizyon yayınlarıyla
daha yaklaştı racak, heyecanını
rahatlığa kavuşacağız; özen
arttıracak, maçı yorulmadan,
lilerden, komplekslerden kurtu
kim kimdi demeden seyredebilme
.acağız... Renkli yayınların
imkânını bulacaktır.
:oplumsal açıdan sağlayacakları
>ununla kalmıyor. Daha neler var:
'TRT'nin topluma getirmesi ge reken hizmetleri tartışan bir ;ok f i k r i adamları, yazarların mazıları kültür ve eğitim hiz netine ağırlık veren bir eğilime ;ahip bulunmaktadır. Bu görüş
Renkli televizyon bu çeşit i h t i yaçları daha t e s i r l i , daha verimli ve gerçekte olduğu gibi göstermekle ( i y i bir programla beslenmek kaydı i l e ) , Türk toplumunun sosyal refahına büyük katkıda bulunacaktır, (s. 39,40)".
sahipleri içinde ekstrem düşünen ler ise TV'nin sistemli plânlı, jğitim aracı ( i l k , orta ve /üksek öğretim aracı) ve ayrıca >el 1 i bir hedefe sahip bilgi /asıtası (çifçiye toprağın nasıl sürülüp tohumlanacağını öğretil nesi gibi) olarak görmektedir ler.
Ne kadar "sosyo ekonomik" bir açıklama değil mi? Araştırmacı ların sosyal refah alanında renk li televizyonun yaratacağı hari kalar üzerinde söyledikleri bu nunla da bitmiyor. Renkli televiz yon toplumda eşitlik de sağlaya cak, bunun da mantığı şöyle:
Bu hatalı bir görüştür. Halkın eğlenmeye, gülmeye, güzel bir
"Komşusunun beş k i ş i l i k ailesi i l e b i r l i k t e sinema, tiyatro,
ve öteki eğlence yerine g i t t i ğini gören aileler kendi imkan larını küçlimseyecek ve huzursuz olacaklardır, Bu onların dola yısıyla sosyal refahın azal masına sebep olur,
Televizyon bu anlamda eşitleyı ci daha doğrusu farkı azaltıcı bir unsurdur. Renkli televizyon eşiti ey i ç i l ik yolunda i l e r i bir adım sayılabilir (s. 41,42).
Bu gelişme, geniş bir halk k i t lesinin sıcak odasında soğuk stadlarda yapılan maçı, yağmur altındaki sportif faaliyetleri seyretme imkânı bağışlamıştır.
Dünya nimetlerinin büyük bir bölümünü bir kutu içinde top layan böyle bir gelişme sos yal refahın da büyük ölçüde artmasına yol açmış ve kültür, eğlence ve oyalanma hizmetleri çatılar ve dört duvarlar ara sına kadar uzatılmış ve ulaş tırılmıştır.
Renkli televizyon böylece ta nımlanan hizmetin kalitesini büyük ölçüde arttıracak ve dolaylı olarak sosyal refaha katkıda bulunacaktır,. .Renkli televizyon siyah beyazın monotonluğundan ve sıkıcılığın dan uzak bulunduğundan psikolo j i k boğuntu yaratmadan eğitim ve eğlence hizmetini en yüksek kalitede sunan bir araçtır,,. Hü kümetin meseleye bu açıdan bakıp ele almasında en büyük tutamak noktası ve en önemli sebep ko nunun sosyal refah i l e doğrudan doğruya i l i ş k i l i bulunmasıdır (s; 43.44)."
Eğer "sosyal refah"m bu alın tılardaki anlamı size biraz bulanık geldiyse, yada renkli televizyonun "sosyal refah"la doğrudan ilişkisini pek açık seçik göremediyseniz, araştırmada sosyal refahın formülü de veril miş, bu formülden matematik olarak hesaplayıp çıkarabilirsi niz, (Ne yazık ki araştırmacılar bu formülü verdikten sonra ne işe yarayacağını anlatmıyorlar, yada buna dayanarak herhangi bir görüş ileri sürmüyorlar).
Formül (!) aynen şöyle:
"Sosyal refah fonksiyonu şöyle bir denklemle özetlenebilir:
w = (Y, Y , d, p, k, u) P
Denklemde; W sosyal refahı, Y millî g e l i r i , Yp kişi başına q e l i r i , d gelir dağılışının özel l i ğ i , p politik yapı ve idare
biçimi, k kişisel haklar, u bütün bunların dışında kalıp sosyal refaha tesir eden un surlar (s. 38,39),"
"Denklem" denen şeyin ne oldu ğunu bilen birisi üstelik "bi limsel" bir incelemede bu ga rabeti denklem adıyla sunabilir mi?
Renkli televizyonun yararları, bu kadarla da kalmıyor, Tek nolojik yararları da pek çok.
Araştırmacılar bu yararları da şöyle açıklıyorlar;
"Renkli televizyon yayını ve renkli alıcı yayımı Türkiye'de elektronik alanda uzmanların yetişmesine imkân hazırlaya caktır. Bu kişiler elektronik tekniğini alışkın bir el, yat kın bir kafa ile özel, kamu ve harp sanayii alanlarında kurulacak elektronik dallarda dolaylı dolaysız yardımcı ola cak ve sınai kalkınmaya kat kıda bulunacaklardır.(s.12)
Renkli televizyona geçişin sağ layacağı teknolojik katkı üze rinde ısrar ve inatla durmaya değecek özellikler ve değer taşımaktadır. TRT'nin renkli yayına geçmesi bu kurumun yayın tekniği, kullanılan teçhizatın ö z e l l i ğ i , yayın metodlan, akse suar ve öteki hususlarda çağa uymasını sağlayacaktır, (s,33).
Renkli TV yayımı, renkli TV alıcısı imâli ve renkli TV ta miri elektronik sanayiinin bu önemli ve i l e r i dalında teknik personelin yetişmesine ve elek tronik alanında tatbikî bilgi ve tecrübenin artmasına hizmet edecektir. Buralarda yetişen görgüsü, tecrübesi artan teknik personelin Türkiye'de kurulacak elektronik sanayii ve millî harp sanayiinin elektronik dal ları için yetişmiş eleman ola rak hazır bulunmaları, m i l l î sanayileşme hamlesine büyük katkıda bulunacaktır. Bunun mil lî gelire yapacağı dolaylı ve dolaysız katkının kantitatif sonuçlarının renkli televiz yonun malî külfetine katlanmayı haklı gösterecek kadar büyük olabileceği söylenebilir.
Televizyon özellikle renkli te levizyon elektronik sanayinin en karmaşık, en i l e r i , en güç sayılan ürünlerinden b i r i d i r . Bu alanda sadece bir görgü gelişmesinin, bu tekniğe yatkın l ı k artışının avantajları bü yük olacaktır (s. 35,36)."
Televizyon teknolojisi hakkında biraz bilgisi olan herkeste te bessüm uyandıracak bu görüşler üzerinde birşey söylemek, kanımızca, gereksiz.
Araştırmacıların televizyonun temelde eğitim aracı değil "eğ lenme, gülme, oyalanma" aracı olduğuna ilişkin görüşlerini yukarda aktarmıştık. Kitabın
TRT hizmetlerine bakış açısı ve sosyo ekonomik felsefe" başlıklı bölümünde ise değişik bir "felsefe" çıkıyor karşımı
"TV tam bir eğlence vasıtası mı yoksa bir eğitim, kültür, gör gü sağlama aracı mıdır? Cevap şüphesiz ki ikincisine ağırlık veren bir yolda olacaktır" (s.54).
Bu yeni görüşün ardında yatan neden hemen ortaya çıkıyor. Okumayı sürdürelim:
"...Böyle olduğu zaman Devlet hem hizmeti sağlayacak (eğitim hizmetlerinde olduğu gibi) hem de araçlarını verecek (okul k i taplarının bedelsiz dağıtılması, vergi alınmaması ve sübvansiyon lar g i b i ) . Aynı yaklaşım, aynı felsefe TV alıcıları için de ge çerlidir. Yani TV alıcılarının tüketicinin eline düşük fiyatla geçmesinin sağlanması devletin sosyal felsefesi ile bağdaşır, (s.54,55)."
Bundan sonra renkli televizyonun eğitimde siyah beyaz'a oranla
"çok verimli, çok tesirli ve üstün" olduğu belirtiliyor, lüks olmayıp bir ekonomik zo runluluk olduğu vurgulanıyor, ve yukarda alıntıladığımız cümle, araya bir "renkli" söz cüğü sıkıştırılarak, yineleni yor:
"Böyle bir durumda renkli TV alıcısının tüketiciye düşük fiyatla ulaşması için alına cak tedbirler yerindedir, gerek l i d i r , yararlıdır (s. 55)."
Renkli televizyon alıcılarının tüketiciye düşük fiyatla ulaş ması için alınacak tedbirler konusunda araştırmacıların önerilerine bakalım:
1. "Avrupa'da çalışan işçilerin zati ihtiyaçları dışında belli sayıda renkli TV alıcısı getirmelerine izin veren bir rejimin getirilmesi pek ala mümkündür. Bununla elde edi
lecek avantajlar şunlardır:
Renkli yayına başlandığı tarihte piyasadaki renkli a l ı cı arzını yükseltmek,
Renkli alıcı için döviz harcamalarım azaltmak belki de (hiç olmazsa bir süre için) sıfıra indirmek, işçi dövizinin yurda geti rilmesinde yardımcı olmak,
Döviz bütçesinin yükünü hafifletmek (s. 50)."
Evet, bu "avantajlar" aynen böyle, ciddi ciddi sıralanmış1.
2, "Renkli televizyon güçlü bir eğitim aracı, kalabalık halk kitlesinin iyi vakit geçirmesine imkan verecek bir yoldur. Bu n i t e l i ğ i taşıyan hizmetlerden yararlananlar ve bu hizmetler den yararlanmada yardımcı olacak araçlar için daima Dev let desteği var olmuştur. Ki tap, çeşitli eğitim malzemesi ve benzeri araçlar için uygu lanan vergi resim harçlar ve posta bedelleri daima farklı olmuştur. Renkli TV'ye bir lüks değil böyle bir araç gözü i l e bakıp onun vergi, resim, harç ve nakil bedellerinde özel t a r i f e ler uygulanabilir (s. 50).
TV alıcısı sanayiine ait a l ı nacak köklü tedbirler ve uygun vergi indirimi ve teşviklerle renkli TV alıcısının fiyatla rının düşürülmesi mümkündür (s. 51). Satış fiyatına yan sıtılması kaydı i l e bu çeşit vergi indirimleri i l e TRT'nin Hükümet nezdinde teşebbüste bulunmasında yarar vardır (s. 58)".
Burada amaç iyice belli oluyor.
Önce işçilerimizin beraberlerin de siyah beyaz yerine renkli alıcı getirmeleri gümrük vb.
mevzuatıyla özendirilecek, sağla nacak. Bu, renkli yayına isteği kamçılayacak. Eğitim aracı'dır gerekçesiyle renkli televizyon montajına ilişkin vergi, resim, harçlar, tasıma ücretleri dü şürülecek yada hepten kaldırı lacak; teşvikler uygulanacak.
Kısacası renkli televizyon alıcı sını ithal edene, monte edene, satana ve alana devletin kese sinden para aktarılacak. Araştır macıların bu "kolaylık"lardan yalnız renkli alıcıları yarar landırıp siyah beyaz alıcıları dışarda tutmaya özen gösterme leri de ilginç (tabii gerekçe hazır: siyah beyaz televizyon eğitim için pek okadar güçlü
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 246 24 7
bir araç değil). Montajcılık konusunda siyah beyaz'a büyük yatırımlar yapmış, hatta siyah beyaz resim tüpü yapımına ha zırlanan firmaların renkli montajına hemen geçmeye pek istekli olmadıkları, buna kar şılık kimi firmaların doğrudan renkli montajına "atlamaya" ha zırlandıkları biliniyor. Yukar daki öneriler bu durum açısından da incelenmelidir.
Araştırmacılar ülkedeki televizyon alıcısı sayısını ilerdeki yıllar için tahmin edebilmek için yap tıkları "sınırlı ekonometrik çalışma" sonunda y= 52990 (l,755)n
"ekonometrik modeli"ni bulmuş lar. Burada n = x 1970 ', x = yıl; y = x yılındaki alıcı sayısını gösteriyor. Uzun çalışmalardan sonra bulun duğu anlaşılan ve "TV alıcıların daki artışı zamanın fonksiyonu o larak yarı logaritmik bir özel lik taşıdığını göstermektedir (s. 16)" biçiminde sunulan bu ba sit üstel eşitliğin, ne yazık ki, ülkedeki TV alıcılarının gerçek sayısıyla hiçbir ilişkisi yoktur; Çünkü bu eşitliğin bulun masında TV sayıları değil, ruh satname sayıları temel olınmış tır, "Hemen bütün soruları cevap layacak bir genişliğe ve kavrama sahip (s, 4)" bulunduğu iddia sıyla ortaya çıkan araştırmacı lar 1976 yılı sonuna kadar yal nızca ülkede monte edilen alıcı sayısının 2,5 milyon olduğu konuyla ilgili herkesçe bilinir ken 1976 sonundaki alıcı sayısı 1,5 milyon olarak veren bir "model"i ciddiyetle önermekte, buna dayanarak sonuçlara ulaşmak tadırlar, Ruhsatsız alıcı sayısı sorunu ise "Ancak bu TV alıcıla rını rakamla ifade edip araştır malarımıza koymak çok güç ola caktır. Fakat mevcut TV alıcı larının sayısının yukardaki ra kamlardan çok daha büyük olduğu nu ifade etmek de hatalı olma yacaktır (s. 18)" cümleleriyle geçiştirilmektedir.
Yukarda andığımız üstel eşit liğin hangi yıla kadar geçerli olduğunu (başka deyişle doyma noktasını) belirtmek böyle bir "model" için temel koşul olmak gerekirken, bu da "Türk ekonomi sinin özelliği, sosyolojik ya pısı, coğrafyası, demografik özellikleri, sosyo politik şartları, kültür durumu ve öteki faktörler dolayısıyla
bir doyumluluk noktasının bu lunması gereklidir (s, 1 7 ) " denerek geçiştirilmektedir. Doyma'ya ilişkin hiçbir bilgi verilmeyip "Yapılan ekonomet rik çalışma ve bulunan Y = 52990 (1 ,755)ntahmin mode line göre 1979 ve daha sonraki yıllar için de tahmin yapmak mümkündür (s. 17). Bu modele dayalı tahminler 1978 ve 1979 yılına kadar uzatılmıştır. Tahmin daha da ileri yıllara ulaştırılabilir (s, 71)"
dendiğine göre, örneğin 1980'de ülkede 15 milyon, 1981'de 26 milyon, 1982'de 45 milyon alı cı bulunacağı "tahmin" edile bilir. Araştırmacılar üs alma işlemini de hep yanlış yapmış lar, 1971 78 için bu yanlış lıklar önemsiz derecede küçük tür. 1979 yılı için ise sonucu 8 369 278 yerine 6 922 620 bulmak, böylece tahminde 1,5 milyonluk bir yanlışlık yapmak (araştırmayı hazırlayanların aritmetik bildiği varsayılırsa) anlaşılır iş değildir.
Araştırmanın sayfa sayısı açı sından %10'luk bir bölümünü çizelgeler oluşturuyor. Elektriği olan olmayan köy ve kent konut ları sayısından TV yayın alanına giren girmeyen nüfus ve yüzöl çümüne; 1927'den 1975'e kadar yapılan nüfus sayımlarının telgrafla alınan geçici ve kesin tasnif sonuçlarından ülkenin bu yıllardaki il sayısına, yüz ölçümüne; bölgeler itibariyle nüfusun yıllık artışından milli gelir ve kişi başına milli gelir artışına; Köy okulu sayısından okuma yazma bilme oranlarına kadar çeşitli veriler içeren çizelgeler araştırmanın sayfala rını süslüyor. Bütün bu verile rin çözümlemelerde kullanıla cağını, bunlara dayanılarak so nuçlara varılacağını sananlar ise yanılıyorlar. Bütün bu veri yığınının sonucu şu tek cümle: "Yukardaki tablolar ve orada sunulan sayısal bilgi dikkatle incelendiği zaman Türkiye'de televizyon talebi nin uzunca bir süre devam ede ceğini göstermektedir (s, 30)".
Kanımızca bu durum araştırmanın ciddiyeti yönünden önemli bir gösterge oluşturuyor.
Araştırmada renkli televizyonun satış fiyatı 12 000 TL olarak kabul edilmiş, tüm hesaplar buna dayandırılmış. Elektronik Cihaz İmalatçıları Derneği'nin "Siyah Beyaz Renkli Televizyon
Etüdü" adlı raporunda renkli TV fiyatı (1976 fiyatlarıyla ve gider vergisinin içermemek ko şuluyla) 20 175 24 735 TL olarak verilmektedir. Bu rapor, incelediğimiz "Sosyo ekonomik Araştırma"dan çok daha ciddi ve dikkatli bir incelemenin sonu cudur. Bu rapora bir bakmak, olmazsa imalatçı firmalardan bi rine yada adı geçen derneğe bir telefon etmek, kanımızca bu yanlışlığa düşmemek için ye terli olurdu.
Araştırmacıların TRT Kurumu hak kında da yeterli bilgiye sahip olmadıkları anlaşılıyor:
"Türk modeli İngiltere, Fransa ve Almanya'ya benzerse de on lardan farklı yönleri çoktur, Türk TRT modelinde iki gelir kay nağı vardır: 1. Devlet bütçesinden ayrılan ödenek, 2. Araç, ruhsat bedelleri (s. 39)".
"Türk TRT"sinin, örneğin 1972 y ı l ı g e l i r l e r i şöyleydi (Elek trik Mühendisliği, sayı 217, ocak 1975, s. 9):
Radyo ve TV ruhsatları
125 724 142 TL
Sayardım "880 000 TL
Başka gelirler 3 723 293 TL
Toplam 256 025 161 TL
Daha sonraki yıllarda reklam gelirleri'nin payı daha da art mıştır. Örneğin 1975'te ruhsat gelirleri 281 milyon, reklam gelirleri ise 325 milyon TL olmuştur.
Sonuç olarak şunu söyleyelim: Bu çalışma üstlendiği görevi ye rine getirmek şöyle dursun, cid di bir araştırma izlenimi bırak maktan bile uzak, TRT renkli ya yına geçmek için bilimsel gö rünümlü gerekçelerin arkasına sı ğınmaya ille de gerek duyuyorsa (böyle gerekçeler bulmak, kabul edelim ki, gerçekten zordur) bu gerekçeleri daha bilimsel (!) daha sosyo ekonomik(!) araştır malar aracılığıyla sunmalı.
TRT'nin renkli yayına kılıf bulmak için hazırlattığı bu araştırma ise, bu amaca eriş mek şöyle dursun, kargaları bile güldürmekten öte gideme miştir.