Elektrik Mühendisliği · Sayı 246-247 · Haziran-Temmuz 1977

DÖRDÜNCÜ PLAN RADYO TELEVİZYON HAZIRLIK ÇALIŞMALARINDA EMO

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Görüş ve değerlendirme

Yıl
1977
Sayfa
1
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • TRT
  • Dördüncü Beş Yıllık Plan
  • DPT
  • renkli televizyon
  • FM yayıncılığı
  • radyo televizyon reklamcılığı

Özet

EMO temsilcisinin de içinde bulunduğu üniversite temsilcileri, Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı Radyo Televizyon Özel İhtisas Komisyonu raporuna karşıoy yazısı sunarak ikinci TV kanalı, renkli yayına geçiş, çoklu FM şebekesi ve reklamcılık konularındaki önerilere itiraz etmiştir. Yazıda bu kararların ekonomik yük ve dışa bağımlılık yaratacağı vurgulanmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

DÖRDÜNCÜPLAN

RADYO TELEVİZYON

HAZIRLIK

ÇALIŞMALARINDA

EMO

Bilindiği gibi Dördüncü Beş Yıl lık Kalkınma Planına ilişkin ön çalışmalar bir yıldan beri sür dürülüyor. Odamız temsilcileri nin de katıldığı DPT özel ihti sas komisyonları çalışmalarını çoktan bitirdiği halde. Dördüncü Beş Yıllık Plan bir türlü hazır lanamadı. Planın ancak 1977 Eki minde Meclise sunulabileceği sa nılıyor. Radyo Televizyon Özel İhtisas Komisyonu'nda Dördüncü Beş Yıllık Plan döneminde tüm Türkiye'nin üç ayrı FM (çok kısa dalga) kanalıyla kaplanması, stereofonik ve kuadrofonik yayınlara yer verilmesi; ikinci TV programının renkli yayın yapabilecek biçim de planlanması ve dönem içinde başlatılması önerileri tartış malara yol açmıştır. Bu önerile re Odamız temsilcisi ile üniver sitelerimizden komisyon çalışma larına katılan bütün temsilci ler karşı çıkmışlardır, ancak öneriler kabul edilmiştir. Odamız temsilcisi'nin önerisiyle TRT'nin "radyo ve televizyonla ilgili konularda araştırma yapacak, iş letmelerde kullanılan her tür donanımı geliştirecek, üretime temel olacak prototipleri hazır layacak" bir Araştırma Merke zi'nin kurulması ve genişletil mesi önerisi kabul edilmiştir. TRT'nin PTT radyolinklerinin yeoııbaşında kendine özel radyo linkler kurarak emek ve para kaybına yol açması da Komisyon da şiddetle eleştirilmiştir. Aşağıda komisyon çalışmalarına katılan Odamız ve Üniversite tem silcilerinin ortaklaşa hazırlaya rak Devlet Planlama Teşkilatına verdikleri karşıoy yazısını su nuyoruz.

"Radyo televizyon gibi toplum yaşamını yakından ilgilendiren bir alanın kalkınma planı için de ele alınması özel bir önem taşırken, daha önceki radyo te levizyon özel ihtisas komisyonu çalışmalarında olduğu gibi, bu kez de sorunun eksik bir biçim de ele alındığı gözlenmiştir. Şöyle ki, yapısı gereği sosyal

planlama alanına giren radyo televizyon konusu, yalnızca iktisadi planlamanın bir öğesi olarak ele alınmıştır. Üstelik sözkomısu sektörde araştırma ve geliştirme sorunu gereken önemle ele alınmamış ve böyle ce önemli boşluklar ortaya çık mıştır.

Bu raporun gerek hazırlanış yöntemine, gerekse çeşitli bö lümlerine katılmıyoruz. Katıl madığımız bütün bölümleri ayrı ayrı belirtmek yerine, ancak en önemli gördüğümüz üç noktaya aşağıda değinmekle yetiniyoruz, 1. Komisyon çalışmaları arasın da ve raporda ikinci bir tele vizyon kanalının gerekli oldu ğu belirtilmiş ve bu konuda baş lıca üç gerekçe ortaya konmuştur. Bunlardan birincisi, "vatandaşa değişik programlar arasında seçme olanağı"nın sağlanacağı dır. Türkiye'nin içinde bulun duğu aşamada temel amacın "va tandaşa seçme olanağı sağlamak" değil, ona nitelikli ve yararlı yayın götürmek olduğu açıktır. Kaldı ki, 3. Beş Yıllık Plan döneminde TV'de, yayın olanak larının kat kat gerisinde kalmış olduğu görülen yapım olanakla rının ikinci bir TV kanalını yeterli bir biçimde beslemesi beklenemez. Hele bu konuda 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı özel ihtisas Komisyonu Raporunda öngörülen yetersiz yapım olanak ları gözönüne alınırsa, TV ya yınlarının giderek bugüne göre çok daha dışa bağımlı ve kali tesiz olacağını kestirmek zor değildir.

Gerekçe olarak öne sürülen bir başka husus da eğitim gerek sinmelerinin sağlanmasında i kinci kanalın vazgeçilmez bir öğe olduğudur. Bir kez, eğitim sorunları yalnızca tutarlı ve halktan yana bir eğitim poli tikasıyla çözülebilir ve TV'nin ancak böyle bir eğitim politikası içinde olumlu bir katkısı olabi lir. Televizyonun ülkeye ilk ge tirilişinde önde gelen gerekçeler den birisinin, televizyonun eği tim sorununu çözücü işlevi olduğu ve buna büyük umutlar bağlandığı unutulmamalıdır. Kaldı ki, ikinci bir kanala gerekçe olarak eğitim gereksinmesini öne sürmekle, "vatandaşa seçme olanağı sağlama" savı temelde birbiriyle çeliş kilidir.

Ayrıca, ikinci TV kanalı, Türki ye ekonomisine büyük bir yük olacağı yadsmamayan renkli TV'ye zamansız bir geçişe de yol açacak

tır, Raporda renkli TV yayınları na, ülkede renkli TV alıcıları yapımı sorunu için bir çözüm bulunduktan sonra geçilmesi ön görülmektedir. Ülkede siyah be yaz TV yayınlarının başlamasına ilişkin raporlarda da benzer sav lar ileri sürüldüğü ve bunların sonradan geçersiz kaldığı hatır lanmalıdır. Üstelik, Türkiye'de renkli TV alıcısı yapımına geçil diğinde bile, örneğin 1980'de bir renkli TV alıcısının tüke ticiye maliyetinin bugünkü fi yatla 26 000 TL olacağı; top luma yalnızca döviz yönünden maliyetinin ise yılda 200 mil yon DM olacağı bilinmektedir. Yukarda kısaca değinilen neden lerle, 4'üncü plan döneminde, ikinci kanal televizyona ve hele bunun renkli olmasına karşıyız.

2. Türkiye'nin 4. Plan dönemin de ikinci ve üçüncü FM şebeke leriyle kapsanması önerisi de, TV'deki ikinci kanal önerisinin gerekçelerine çok benzeyen gerek çelere dayandırılmıştır. Bu ge rekçelerin yerindeliği kuşkuludur. Ayrıca önümüzdeki plan dönemi i çinde üç ayrı şebeke ile birden FM yayınına geçilmesi, ekonomik açıdan büyük bir yük olacaktır. Bilindiği gibi ülkemizdeki radyo alıcılarının ancak çok küçük bir yüzdesi FM yayınlarını alacak tür dendir. Dolayısıyla, üç ayrı ka naldan birden FM yayınına geçil mesi, raporda ileri sürülen ge rekçelerden çok, temelde tüketim eğilimini kamçılamaktan öteye gitmeyecektir. Bu sonucun toplum sal maliyetinin boyutları üzerin de önemle durulmak gerekir. Ste reo fonik ve kuadrofonik yayın ko nusundaki önerileri ise geçerli ola rak kabul etmek olanaksızdır.

3, Raporun, "Radyo—TV Yayınla rında Reklam" başlıklı bölümün deki görüşleri çelişkili buluyor ve bu görüşlere katılmıyoruz. Giderek ticari bir sisteme dönüş me yolunda olan ve böylelikle Anayasanın ilkesel olarak öngör düğü Radyo TV sistemine aykırı düşen radyo ve TV'de reklamcılığa, ilke olarak ve uygulama biçimi a çısmdan karşıyız. Bu yanlış gidi şe dikkat çekmeyi görev sayıyoruz.

Asos.Prof.Dr. Hakkı ORANÇ, Or ta Doğu Teknik Üniversitesi; Y.Prof.Dr. Güney GÖNENÇ, Elek trik Mühendisleri Odası Tem silcisi; Dr. Oya TOKGÖZ, S.B.F. Basın ve Yayın Yüksek Okulu; Uygur KOCABAŞOĞLU, S.B.F. Ba sın ve Yayın Yüksek Okulu."

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 246 247