EMO Kadın Bülteni · Sayı 3 · Nisan 2015

Türkiye’de 8 Mart Kadınlar Günü’nün Tarihsel Süreci

Özlem Özmen

Kadın ve toplumsal cinsiyet Görüş ve değerlendirme

Yıl
2015
Sayfa
3
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Kadın ve toplumsal cinsiyet

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Bilim, teknoloji ve meslek tarihi

Anahtar kelimeler

  • 8 Mart
  • Dünya Kadınlar Günü
  • Clara Zetkin
  • İlerici Kadınlar Derneği
  • kadın emeği
  • kadın hakları

Özet

Yazı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ortaya çıkışını ve Türkiye'deki kutlanma sürecini tarihsel olarak anlatıyor, 1857-1911 yıllarındaki işçi kadın hareketlerinden başlayarak İlerici Kadınlar Derneği'nin rolüne ve günümüze kadar gelen kadın haklarına dair taleplerin değişmediğine dikkat çekiyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİYE’DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ’NÜN TARİHSEL SÜRECİ

Özlem Özmen

Neden 8 Mart? 8 Mart’ın Tekstil Fabrikası’nda kadın arasındaydı.

“Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul edilmesinin doğrudan işçi kadınlarla ilişkili olduğu tarihsel bir gerçektir. Gariptir ki bu gerçekler aynı zamanda bu tarihin bir “kutlama” olarak mı yoksa “anma” olarak mı değerlendirilmesi gerektiğinin ve “dünya kadınlar günü” mü yoksa “dünya emekçi kadınlar günü” şeklinde mi tanımlamak gerektiği tartışmalarının da ana kaynağı olmuştur.

işçilerin daha iyi çalışma koşulları için greve çıkmalarıdır. Kimi kaynaklarda 1857’deki, diğer bazı kaynaklarda ise 1908’deki grevde fabrikaya kilitlenen 129 kadın, çıkan yangında can verdi. Yaşanan bu ve bunun gibi trajedilerin ardından 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Kopenhag’da yapılan Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda; bu konferansın sekretarya görevini sürdü-

Emekçi Kadınlar Günü’nün artık resmen 8 Mart olarak belirlenmesi ise 1921 yılında Moskova’da yapılan bir başka Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gündeme geldi. 1921’deki konferansta Clara Zetkin’in de önerisiyle geçmişte yaşanan tüm trajik olaylara ithafen 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul edildi.

“Dünya Kadınlar Günü”nün ren Clara Zetkin, her yıl sos- Türkiye’de 8 Mart Kutlamaları

tarihsel sürecine bakıldığın- yalist kadınların “bir kadınlar Türkiye’de “8 Mart Dünya

da aslında ilk etkinliklerin 8 günü” düzenlemesini önerdi. Kadınlar Günü” ilk kez Ulusla-

Mart’ta yapılmadığı görülür. Bu öneriden sonra ilk defa rarası Kadınlar Konferansı’nda

Daha sonraları 8 Mart tarihi kitlesel olarak ve uluslararası alınan kararların da etkisiyle

belirlenirken iki önemli ola- çapta 1911 yılının 19 Martın- 1921 yılında kutlanmaya başya değinilir. Bunlardan birin- da kadınlar günü kutlandı. Bu landı. 8 Mart’ı Türkiye’de kutcisinde 8 Mart 1857’de New kutlamalar özellikle kadınların lamak amacıyla, iki komünist

Yorklu tekstil işçisi kadınların oy hakkı talebi ile birleşiyordu. kadın; iki kız kardeş Rahime

grevi anlatılır. İkinci olay ise Eşit işe eşit ücret, 8 saatlik iş Selimova ve Cemile Nuşirva-

50 yıl önceki direnişi anmak günü, analık hakları ve savaş- nova girişimde bulundular ve

üzere, 8 Mart 1908 yılında ların son bulması gibi talepler bir kadın birimi oluşturdular.

yine New York’ta “Cotton” kadınların en önemli talepleri 1975 yılına kadar pasif bir

şekilde kutlanan 8 Martlar bu kutlamalar yapıldı.

1980’in ilk aylarındaki

yıldan sonra daha yaygın ve kitlesel olarak kutlanmaya başlandı.

Bu kadar yaygın olarak kutlanmasında yine 1975 yılında kurulan İlerici Kadınlar Derneği’nin etkisi çok büyüktür. İlerici Kadınlar Derneği (İKD), o dönemlerde kadınların sesini duyurmak amacıyla kurulan en büyük dernekti. Kadın mücadelesini, işçi sınıfı müca-

Bu sırada ilerici, sosyalist, mücadeleci kadınların talepleri sonucunda; 1975 yılını “Dünya Kadın Yılı” kabul eden Birleşmiş Milletler (BM), 16 Aralık 1977 tarihinde de 8 Mart’ın her yıl “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kararlaştırdı. O dönemlerde İKD’nin yayın organı Kadınların Sesi’nde 8 Mart için atılan başlıklar şöyleydi:

sıkıntılı süreçte toplantı düzenlemek zorlaştığı için İKD’li kadınlar bunun üzerine “Kadınların Sesi” çevresinde toplanarak, kendilerini yalnızca “İlerici Kadınlar” diye adlandırdılar ve beyaz eşarplı eylemler düzenlemeye karar verdiler. Kentlerde, kasabalarda, iş yerlerinde, meydanlarda beyaz eşarplı eylemler yaptılar. Kadınların Sesi’nin Nisan ayı başlığı şöyleydi:

37 delesinin bir parçası görerek kadınları örgütlemeyi amaçlamışlardır. Ku-

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü Hepimize Kutlu

“Beyaz Eşarp” kadınlarımızın pahalılığa, zamlara,

rulduğu andan

işsizliğe, baskı ve teitibaren kadınröre protesto bayrağı

ların yığınsal

oldu.” (Nisan 1980)

örgütlenmesi-

Türkiye, BM’nin

ni önüne koyan

1977’de aldığı ka-

İKD, Türkiye çararın ardından bu

pında çok geniş

günü daha çok sabir örgütlenme

hiplenmeye başlayaağına sahip olcaktır ki 1980 Askeri

muştur. 15 bine

Darbesi’nin acı yüzü

yakın üyesi, 33

Kadınlar Günü’ne de

şubesi, 35 temsilciliği bulunan İKD’nin yayın organı “Kadınların Sesi” ise 35 bin sayısına ulaşıyordu. 1975 yılının 8 Martında İKD üyesi kadınların girişimiyle ilk kez kamuya açık olarak bir kutlama düzenlendi. Yaklaşık 500 kadının katıldığı bu toplantıda

olsun.”(Mart 1976)

“8 Mart’ta Mücadele Bayrağımızı Yükseltelim.” (Mart 1977)

“Gelecek Güzel Günler İçin Saflarımızı Sıklaştıralım” (Mart 1978)

yansır ve 4 yıl boyunca 8 Martlar, kutlamalar ve anmalar es geçilir.

8 Mart 1984’de kendilerini feminist olarak tanımlayan “Kadın Çevresi” kuruldu ve bu tarihten itibaren 8 Mart’lar Türkiye’de çeşitli kadın örgütleri tarafından kutlanmaya

Kadınlar Günü’nün anlam ve “On Binlerce Kadın 8 Mart’ı başlandı. Günümüze baktığıönemi üzerine konuşmalar Coşkuyla Kutladı” (Nisan mızda aslında işçi ve emekyapıldı. Aynı yıl Ankara’da da 1979)

çi kadınlarının sorunlarının

Nisan 2015 | Sayı:3

hiç değişmediğini hatta gün geçtikçe sorunlarının arttığını görüyoruz.

1911 yılındaki Kadınlar Günü Kutlaması’nda kadınların talepleri; eşit işe eşit ücret, 8 saatlik işgünü, analık hakları ve savaşların son bulması vb. şeklindeydi. 100 yılı aşkın bir zamandan sonra hala 8 Mart’ta sokaklarda aynı taleplerle karşılaşmak mümkün.

Son olarak 8 Mart bir anma günü mü yoksa kutlama mı

tartışmalarının ortasındayken, Türkiye bu tartışmaların tamamen dışında kalan bir ülkedir. Çünkü 8 Mart’ta kendi ülkemizde kutlamamızı gerektiren hiçbir durum yoktur. Bu nedenle biz kadınlar 8 Martlarda; engelleyemediğimiz töre cinayetleri, seyirci kaldığımız kadına ve çocuklara yönelik şiddet, kadın cinayetleri, mağduru suçlu bulduğumuz taciz ve tecavüzler, eğitimden bilinçli olarak uzaklaştırılan kız çocukları, 100 yıl sonra bile elde edemediğimiz cinsiyetler arası ücret eşitliği ve yine onlarca yıldır süregelen savaşların en büyük mağdurları kadınlar için sadece ve sadece utanç yürüyüşleri yapabiliriz.

Kaynakça

• İlerici Kadınlar Derneği (19751980) Kırmızı Çatkılı Kadınların Tarihi-Yazar: Muazzez Pervan

• www.solpaylaşım.com

• www.bianet.org

• www.haber.sol.org.tr

“KendinEetkAiintlBikirleOrdi a”

EMO Kadın Komisyonu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında 7 Mart 2015 tarihinde Elektrik Mühendisleri Odası Konferans Salonunda “Kendine Ait Bir Oda” Etkinliği düzenlendi. Tüm gün süren etkinliğin sabah oturumunda Fevziye Sayılan “Muhafazakarlık ve Kadın” konulu sunum yapıldı. Öğleden sonraki oturumlarda Melda Yaman Öztürk “Kadın Emeği ve İstihdam Politikaları” konulu, Hasbiye Günaçtı ise “Hazzın Erkek Egemen Kurgusuna Karşı Bedenimizi Tanıyor muyuz?” başlıklı sunumları gerçekleştirdiler.