Elektrik Mühendisliği · Sayı 235 · Temmuz 1976
EĞİTİM NEDİR? EĞİTİM İÇİNDE ÜRETİM
Mühendislik eğitimi Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1976
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- eğitim sistemi
- üretim içinde eğitim
- mesleki teknik eğitim
- azgelişmiş ülkeler
- üretici güçler
Özet
Yazıda eğitim, toplumsal alt yapının bir öğesi olarak ele alınarak üretim ilişkileriyle bağlantısı tartışılmakta, geleneksel eğitim sisteminin yetersizliği ve 'üretim içinde örgütlenmiş eğitim' modelinin gerekliliği ideolojik bir çerçevede savunulmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
EĞİTİM, AMACI ve ÜRETİM İÇİNDEKİ YERİ
Geri kalmış bir ülke o lan Türkiye'nin gelişme çaba ları sürerken, b e l i r l i çevre lerce son yıllara kadar gözden uzak tutulabilen bir sorun, eğitim sorunu, bilimsel bir bi çimde ele alınmaya başlanıyor. Eğitimi amaç olarak değil, araç olarak ele alan kişiler "eğitim nedir ?" sorusunu inceliyorlar.
Eğitim sorununa ilişkin etken lerin çokluğu nedeni i l e eğitim
nedir sorusuna verilen yanıtlar değişik olmaktadır. Eğitimin "bir üst yapı kurumu" olarak tanımlanması, olgun ve yetişmiş kuşakların, toplumun değer yar gılarını, toplumsal bilinç formlarını genç kuşaklara ak tarma, benimsetme işlevini yap masından ileri geliyor. Ancak eğitim,değer yargıları sistemi demek değil. Doğanın bir par çası, uzantısı olan toplum, dur maksızın, kesintisiz olarak de ğişiyor. Bu değişimin olağan sonucu gereği, eğitim de deği şime uğruyor. Toplumsal değişi min devindirici etkeni i se üretici güçler. Maddi kaynak ve değerlerin üretimi için toprak, araç, makine, ham madde gibi üretim araçları ge rekir. Üretim araçları kendi başlarına insanların gereksin melerini karşılayamaz, maddi değer üretemezler. Bu iş için üretim araçlarını kullanan in sanlara^ kısaca insan emeğine gerek vardır. İnsan emeğinin maddi değer yaratabilmesi için ise insanın belirli bir üretim deneyine, iş ve çalışma alış kanlıklarına, bilgi ve beceri lerine sahip olması zorunludur. Böylece, üretim araçları deni lince insanın emeği, üretim de neyleri, iş ve çalışma alışkan lıkları, bilgi ve becerilerinin tümünü birden anlıyoruz.
Üretici güçleri oluşturan ve üretim araçlarını kullanan "in sanın deneyleri, iş ve çalışma alışkanlıkları, bilgi ve bece rileri" derken, aslında bütün kapsamı ile sözkonusu olan, olanca çarpıcılığı ile vurgu lanan, "eğitim"dir. Çünkü eği tim, kişiye kazandırılan bilgi, beceri ve alışkanlıklarla, ge ne kişide bir davranış deği şikliği yapiLaktan başka'bir şey değildir. Bu davranış değişik liği, onun doğal ve toplumsal çevresini değiştirme amacına yöneliktir. İşte bu anlamda eğitim, toplumsal ve ekonomik alt yapının temel öğelerinden biridir, öyleyse eğitim, aynı zamanda bir alt yapı kurumudur ve bu nedenle ikili bir karak tere sahiptir.
Eğitimin amacı doğa ve toplum sal çevre üzerinde bireyin ve toplumun egemenliğinin ve dene tim gücünün artırılmasıdır. Bu ise eğitimin kurumsal olmayan yapıda üretim içinde örgütlen
mesi demektir. Bu nitelikte bir eğitim, bir yandan üretim güç lerini geliştirmeyi sağlarken, diğer yandan da eski üretim ilişkilerini ve toplumsal bi linç formlarını değiştirmeli, dolayısı ile bir politik potan siyele ve tercihe dayanmalıdır. Böylece gelişen üretici güçler, yani üretim araçları, üretim deneyi iş ve çalışma alışkan lıkları, bilgi ve becerilerle işlevsel olan insanlar sistem den çıkarken, üretim araçları üzerindeki kullanma hakları, maddi varlıkların ve üretimin dağılımı, sınıfların yerleri ve toplumdaki rolleri de bu po litik tercihe gö"e şekillene cektir.
Geleneksel yapısı ile bugünkü orta öğretim, hem varlık buldu* ğu kapitalist emperyalist top lumlarda işlerliğini ve geçer liğini yitirmiş, hem de azge lişmiş ülkelerde toplumsal ve rimliliğe katkı veremediği gi bi, eğitim giderlerini gereksiz yere artırmış ve bu toplumlarca taşınması güç bir ek eğitim ku rumu haline dönüşmüşlerdir. Bu eğitim sistemi içinde "mesleki teknik eğitim kurumları" da yük sek giderlerle çağdaş teknolo jinin çok gerisinde kalarak toplumsal üretkenliğe katkı ve remez duruma gelmişlerdir.
Tüm bu nedenlerle, ülkemizde "üretim içinde örgütlenmiş bir eğitim sistemi" toplumsal ve rimlilik ve üretkenlik açısın dan tek seçenek durumuna.gel miş bulunmaktadır.
Ancak eğitim sisteminde böyle sine bir girişimin gerçekleşe bilmesinin ön koşulunun emekçi kesimlere dayanan ilerici bir iktidarın iş başına gelmesi ol duğu unutulmamalıdrr. Sınıfsal farklılaşma ve bilinçlenmenin hız aldığı günümüzde iktidarlar, bir avuç ancak küçümsenmeyecek bir örgüt gücüne sahip kapita list emperyalistler ve onların işbirlikçileri ile tüm değerle rin yaratıcısı emekçi kesimler ce belirlenmektedir. Bundan böyle azgelişmiş ülkelerde si yasal iktidarlar emekçi sınıf ve kitlelere dayanmadıkça, ba ğımsız ve demokratik bir top lumun ve üretkenliği artıracdk bir güç kaynağı olacak "üretim içinde örgütlenmiş" eğitim sis teminin gerçekleşme şansı yok tur.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 235