Elektrik Mühendisliği · Sayı 372 · Haziran 1990

TÜRKİYE'DE ELEKTRİKLİ TOPLU TAŞIMACILIĞIN EKONAMİYE VE ÇEVREYE OLUMLU KATKILARI

Prof. Dr. Atıf Ural

Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım Görüş ve değerlendirme

Yıl
1990
Sayfa
2
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik makinaları, güç elektroniği ve elektrikli ulaşım

İlgili: Çevre ve iklim, Enerji verimliliği ve tasarruf

Anahtar kelimeler

  • elektrikli toplu taşımacılık
  • metro
  • hafif metro
  • hava kirliliği
  • İstanbul trafiği
  • banliyö sistemi

Özet

Yazar, Türkiye'deki büyük kentlerin trafiği ve hava kirliliği sorunlarına karşı elektrikli raylı toplu taşıma sistemlerinin (metro, hafif metro, tramvay) yaygınlaştırılmasını önermekte, bunun enerji tasarrufu ve çevre açısından sağladığı üstünlükleri İstanbul örnekleriyle tartışmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TÜRKİY EDE ELEKTRİKLİ TOPLU TAŞIMACILIĞIN EKONOMİY E VE ÇEVREY E OLUMLU KATKILARI

Prof. Dr. Atıf UR AL (Y .Ü. Kocaeli Mühendislik Fakültesi)

ı. GIRIŞ

İstanbul, Ankara, Kayseri, Konya, Bursa, İzmit, Adana gibi kentler Elektrikli Yakın Mesafe Ulaşım Sistemlerini kurmanın hazırlığı içindedirler. Ama bu kentlerimizin bele diyelerinin bazıları, Belediyeler Yasası gereği, bağımsız hareket edebilmek yetkisiyle donatıldıklarından çözüm lere kendi çoğu kez bilimsel olmayan düşünceleri doğrul tusunda gitmeğe çalışmaktadırlar. Herbir Belediye, ken dine göre bir çözüme varırsa ne olacaktır? Bu işlerinde bir koordinasyonu gereklidir. Koordinasyonsuzluğun so nucu; teknik malzeme kargaşası, döviz kaybı ve büyük enerji tüketimi ve çoğu kez de çevre klrlenmesidir. Her kent Belediyesi kendine özgü bir "Toplu Taşıma Sis temi" seçerse sonuçta ne olacaktır? Belki bu sistemleri kuranlar modası geçmiş teknolojileri ucuz fiyata vere cekler veya vermek isteyeceklerdir. Ucuz otobüsler, ucuz tramvaylar gibi. Teknoloji cinsini seçenler teknik olarak bu değerlendirmeyi neye göre, nasıl, hangi bilgi ve deneyimle yapacaklardır? İnsan bilmediği bir konuda karar verirse ileride sistem sürekli çalışmayabilir veya verimli olmayabilir, ekonomi etmenin boyutları küçülür, işin rantabl olma değeri yitirilir ve belkide orası bir araç gereç ve hava mezarlığı olabilir. Amaç, ülke gerçekleri ne, kentlerin koşullarına uyan sistemler seçebilmek, bunun ulusal endüstrisini kurabilmek ve bu alanda yeterli teknik elemanlar yetiştirebilmektir. 2000'li yıllarda sorunlar daha da büyüyecektir. Konuya gerçekçi bir yaklaşım ile bir an önce çözümler aramak ve bulmak zamanı gelmiş ve geçmektedir. Kent içi ulaşımcılığında elektrikli toplu taşımacılığa ağırlık vermek konusunda gerek enerji ekonomisinde gerekse hava kirlenmesi bakımlarından tüm uzmanlar birleşmekte ve Uluslararası otomotif ve akaryakıt tekellerinin dışın da, hemen her sorumlu bilimsel idare veya uzman, toplu ulaşım konusunda elektrikli raylı sistemleri üstün tut maktadırlar, elektrikli raylı sistemler; dışa bağımlı ol mayan elektrik enerjisini kullanarak, yüksek kapasiteli, az bakım gideri olan, süratli, konforlu, az yar kaplayan ve havayı kirletmeyen bir ulaşım türü oluşturmak tadırlar. Seçilmesi ve kullanımı enerji bakımından bilimsel olarak kaçınılmazdır.

Çevre kirlenmesi bakımından da elektrikli taşıtlar değer leriyle hiçbir şekilde karşılaştırılamazlar. "Kentlerin trafiğini düzenlemede" yapılması gerekenler acaba neler olabilir?" sorusu büyük boyutlarda karşımıza

çıkıyor. Çünkü ulaşım sorunu bugün bilimsel olarak ele alınmamaktadır. Bu önerilerin birçoğu diğer büyük kent lerimiz için de geçerli olabilir. Bütün bu öneriler, şayet elektrikli toplu taşıma sistemleri daha önce kurulabilsey di bugün birer çare olarak ortaya çıkmazlardı; şayet bin lerce, onbinlerce otobüs alınacağı yerde "elektrikli toplu taşıma sistemleri" çok yıllar önce seçilebilseydiler..

I I . ÖNERİLER (Bütün bu öneriler çevre kirlenmesi bakımından da geçerlidir.) 1. Trafiğin yoğun olduğu hatlara elektrikli toplu taşıma sistemlerinden Metro, hafif metro kurmak.

En gerekli, en kaçınılmaz teknik çözümdür. Nüfusun ve taşıt sayısının çok hızlı arttığı bir kentle Metro veya hızlı tramvay gibi sistemler bir an önce yapılmalıdır. 2. Çeşitli harcamalardan elektrikli toplu taşıma katılım pay'ı alınmalıdır. Bir çeşit "Taşıt Fon'u" kurulmalıdır. Çeşitli ülkelerde benzer uygulamalar vardır. Böylece bir an önce EI.Toplu Taşıma Şist. kuralım ki çevreyi daha az kirletelim, daha rahat nefes alalım!

III. DURUM

Metro, hafif metro kurulması gerekliliği tüm belediyeleri harekete geçirmiş ve yeni özlemler doğurmuştur. Örneğin, bugün İstanbul'da Büyükada'da bile en uygun elektrikli Ulaşım Modeli tasarlanılmaktadır. Kocaeli Bölgesinin 2000 yılına dek Ulaşım Master planı da Kocaeli Mühendislik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümünce yapılmaktadır. Ülkemizde elektrikli yakın mesafe ulaşım sistemlerinden en çok tercih edileni banliyö sistemidir. Dünya ülkeleri için birçok örnekler verilebilir. Bir ufak sayı ile örneğin, hafif metronun önemini belirtelim. Bugün dünyada yaklaşık 3500 hafif metro taşıtı seyr halindedir. Bir milyon'un üzerinde nüfusu olan kentlerde, bilimsel olarak "metro taşıma sistemi" bir zorunluluk iken bugün nüfusu 6 milyona varan İstanbul'da bile henüz bir metro yoktur. Nüfusu 1 milyona yaklaşan Bursa'da artık bir metro projesi şimdiden ele alınmalıdır. Istanabul'un yak laşık 2000 otobüsü, 5000 minübüsü, 15000 taksisi günde yaklaşık 2 milyon kişiyi taşırken, denizyollarının yalnızca 75 vapuru yaklaşık 275.000 kişi taşıyabiliyor. Bir araştırmamıza göre; günde İstanbul'da yaklaşık 4.3

ELEKTRİK MÜHENDlSLtĞI 372

milyon yolcu taşınmaktadır. Bunun 1.8 milyonu Belediye Otobüsleri, 500.000'i dolmuş taksilerle, 1.2 milyonu mi nübüslerle, 350.000'i vapurlarla, 250.000 kişisi banliyö 800.000 kişisi ise özel otomobillerle taşınmaktadır. Elektrikli taşıtların katılım payı yaklaşık %6 dır. Yarın ne olacaktır? Bugün 20 kişiye bir otomobil düşer ken, yakın bir tarihte 10 kişiye bir otomobil düşerse ve her yıl 200.000 kişi İstanbul'a göç ederse bu ulaşım ne olacaktır? Bu problemin tek ve mutlak çözümü vardır o da: Elektrikli, raylı toplu taşıma sistemlerinin kurul masıdır. Metro, yatırım giderleri yüksek diye kurulmaz ise, yarın İstanbul'da ve ileride diğer büyük kentlerimiz de belki de en hızlı ulaşım aracı insanın kendisi olacaktır. Bu sorun 10 ilimizde olduğu gibi Bursa için de söz konu su olabilecektir. Bu arada şimdiden Bursa Ankara, Bursa İzmir, Bursa lstanbul elektrikli demir yolu hatlarını tasarlamalıyız, öncelikle proje aşamasına gelmesine ça lışmalıyız. Başka bir araştırmamıza göre, istanbulluların günlük ulaşım gideri ortalama 5 milyar TL sidir. 500.000 den fazla motorlu taşıt, ilerleyemeden trafik tıkanıklığı nede niyle hergün ortalama bir saat yollarda beklemektedirler. Boşa giden yakıtın bedeli yaklaşık 350 milyon TL sı dır. Çevre kirliliği ise büyük miktarlarda kurşun'un havaya bırakılmasıdır. Diğer bazı kentlerimizde de, benzer so runlar vardır, olmasada yakında oluşacaktır. Eğer bu önlemler alınmaz ise yakında bu kentlerde nefes almakta bir sorun olacaktır. Onun için gerekli önlemler şimdiden alınmalıdır. Elektrikli raylı toplu taşıma sistem lerine bir an önce geçilmelidir. Metro, premetro, hızlı tramvay öncelikle seçilmelidir.

Elektrikli toplu taşıma sistemlerinin taşıyabileceği yolcu kapasitelerine hiçbir araç türüyle hele bireysel taşıtlarla hiç erişilemez. Üstelik tüketilen enerjilerin karşılığı TL lan trilyonlar mertebesindedir. Çevreye olan olumsuz etkisi de sıfırdır. Avrupa ülkeleri demiryolu şebekelerini çoktan kurmuşlar yeni büyük yatırımlara girmelerine gerekte yoktur. Ama yine de şebekelerini yeniliyorlar, modernleştiriyorlar ve 350 500 km/saat'lik hızlara çıkan elektrikli trenleri dev reye sokuyorlar. Yük taşımacılığının çoğunu da bizde olduğu gibi, karayol larını saran kamyonlarla değil elektrikli yük trenleriyle yapıyorlar. Böylece enerji ekonomisi sağlarken, çevreyi de kirlet miyorlar. İlginç bir sayı verelim: Türkiye'deki toplam kamyon sayısı, Avrupa'daki kamyon sayısına eşittir. Bu da tra fiğin bugünkü durumunun en önemli nedenlerinden biri dir. Çevreye olan olumsuz etkisi çok büyük boyutlar dadır! Toplam enerji tüketiminde ulaşım kesiminin önemi büyük tür, bu oran dünyada genelde %15 mertebesindedir. Bu oranın %50 60'ı Elektrikli Toplu Taşıma Sistemleriyle ger çekleşir. Bizde ise bu oran %4 5 düzeyindedir. Dola yısıyla hava büyük oranda kirlenmektedir. Ulaşım sorunu toplu taşımacılığa yönelik, kalıcı ve radi kal çözümler getiren premetro ve onu tamamlayan diğer sistemlerle örneğin; metro, troleybüs vb gibi Elektrikli

Toplu Taşıma sistemleriyle çözülseydi: Kentlerde hava kirliliği bugünkü olumsuz boyutlarına ulaşmazdı.. Tehlike sınırlarına belki de yaklaşmazdı. Diğer önemli etkende: Isıtmanın "kükürt ihtava eden kömürle yapılması ve yakmanın teknik gerçekleştirilme mesidir. Tipik bir örnek verelim: Örneğin İstanbul'da 3 ana trafik koridorunda vardır.

1 İstanbul bölgesi Beyoğlu bölgesi (Haliç hattı) yolcu sayısı 1,5 milyon kişi.

2 İstanbul sınırları içinde kalan çevredeki ulaşım Mecidiyeköy Aksaray 1 milyon kişi.

3 Barbaros Bulvarı Mecidiyeköy Beşiktaş 1 .milyon kişi.

Otobüs payı %4, Bu koridorlarda yaklaşık 3.5 milyon kişi taşınmaktadır. Bu taşımacılıkta elektrikli ulaşım sistem leri payı ise daha azdır.

Sonuç: Özel araç sayısının çıkardığı ekzos,gazı miktarı ve kirlenme büyüktür. Halbuki, Elektrikli metro olsa kir lenme sıfır olurdu.

İstanbul trafiğine bağlı araç sayısı (otobüs, minibüs, kamyon, kamyonet, taksi) 500.000 den fazladır. Peş peşe dizilse 2500 km yapar ki İstanbul Tahran arası me safe olurl böyle bir kuyruğun bıraktığı ekzos miktarını düşünün!

Berlinde 3.6 milyon yaşamaktadır. Metrosu 120 km'dir. Kirlenme adeta yok gibidir.

Otomobil, otobüs, vb kullanmakta bilinçsiz motoru du rarak ısıtmak hem çevreye hem motora zarar veriyor. Bu bilinmiyor.

Avrupada araçlarda büyük oranda "kurşunsuz" benzin kullanmaktadır. Ülkemizde henüz pek yoktur. Dolayısıy la ortaya saçılan zehirli gazlar çok daha tehlikelidir.

Bugün Istanbulda 1 yılda ekzoslardan çıkan gazların or tama bıraktığı zehirli kurşun miktarı iyimser bir yaklaşım la en az 1 ton'dur.!

Sonuç: Kirlenen çevre, hasta olan ciğerler kanser olan hücreler'dir.

Bütün bunları defalarca söylesenizde, yazsanızda boş tur, çünkü: Hareketsiz vücut nasıl hantallaşırsa, kullanıl mayan zeka ve bellek te aynı biçimde "körlenir". Hep ça lışan beyinlerin çevresinde miyelin denen yağlı bir madde oluşur. Bu madde çıplak elektrik telinin etrafındaki plas tik yahut kauçuk kablo kılıfına benzer. Kablonun kılıfı aşındığında nasıl elektrik kaçak ve kontağı oluyorsa, miyelin maddesi aşınan azalan beyin sinirleri de "kontak" yapar. Bu olayı hava kirliliği hızlandırmaktadır. O bakım dan hepimiz daha dikkatli olmalıyız.

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞI 372