Elektrik Mühendisliği · Sayı 41-42 · Haziran-Temmuz 1960
SANAYİ BAKANINDAN DİLEĞİMİZ
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1960
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Elektrik İşleri Etüt İdaresi
- Enerji Dairesi
- Sanayi Bakanlığı
- 27 Mayıs
- enerji planlaması
- TEK kanunu
Özet
Yazar, 27 Mayıs 1960 sonrası dönemde enerji işlerinin dağınık idaresine dikkat çekerek, Elektrik İşleri Etüt İdaresi (E.İ.E.) ile Sanayi Bakanlığı'na bağlı Enerji Dairesi arasındaki yetki çakışmalarının israfa yol açtığını belirtiyor ve Sanayi Bakanı'ndan bu iki kurumu birleştirmesini talep ediyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
lüzumlu teminat müesseselerini tespite çalı şıyor. Fakat her şeyin anayasa ve diğer te minat müesseseleri ile halledileceğini zan netmek hatalı bir görüştür. Demokrasi rejimi de bütün teminatlarına rağmen insanla ikbâl bulur ve yine insanla çöker. Bu sebeple şim diye kadar olduğu gibi bundan sonra da ge rek fertlere ve gerekse cemiyetlere ve bilhas sa meslek gruplarına büyük uyarma vazife ' lerı düşmektedir Çoğumuz devlet müessese lerinde çalışmaktayız ve bu itibarla yapılan yanlış işlere herkesten evvel vukuf peyda et mekteyiz. Binaenaleyh yine herkesten evvel uyarına vazifesi de bizlere düşer Eski fetva
cıların çoğu yine yerlerinde oturmaktadırlar. Bunlar, eski idarecilere olduğu gibi yeni ida recilere de fetvalar vermekte devam edecek lerdir. Bunların mühendisliğe sığmayan fet valarını haber alınca gerekli müdahaleyi ya parsak yeni rejime karşı en büyük vazifemizi yerine getirmiş oluruz. Çünkü yeni idare bü yük bir hüsnüniyetle hareket etmekte ve ida re mekanizmasını lâyıkiyle tanımadığı için de bu fetvacılar yerlerinde kalmaktadırlar Bu ıyı niyetin istismarına mani olmak ta yine medeni cesaret sahibi meslektaşlara düşmek tedir. Haydi gayret!
Sanayi Bakanından Dileğimiz.
Bugün millet ve ordunun elele başardığı inkilâp hareketinin üçüncü haftasını idrak etmiş olmamıza rağmen, 27 Mayıs sabahının erken saatlerinde duyduğumuz sevinç ve he yecanı halâ muhafaza etmekteyiz. Her geçen gün yapılan açıklamalardan memleketin ne feci akibetlere doğru sürüklenmekte olduğu nu daha yakından anlıyor ve bu güne kavuş muş olmanın saadetini bir kat daha fazla his sediyoruz.
İktisadî politikada bugüne kadar takip edilmekte olan sakat ve dümıensiz gidişe bir son verileceği, bundan böyle yeni yatırımların inceden inceye tetkik ve etüt edilerek gayn iktisadî ve mevsimsiz projelere kat'iyyen yer venlmıyeceğı gibi meslek içinde ve dışındaki herkesi ötedenberi özlediği düzenli bir yola girilmiş olduğunu görmek bizleri, memleketin geleceği hesabına çok ümitlendirmiş bulun maktadır. İnkilâp hükümetimizin yarattığı bu iç ferahlatıcı ortam içinde şimdi her Türk vatandaşına düşen vazife, kendi iş muhitin de bulunduğu mevki'in mes'uliyet çerçevesi içinde yapılan çalışmalara yeni bir imanla sa rılması ve bir çeki düzen vermesidir. Bu sa tırların yazarı, enerji işlerimizde, senelerdir süregelmekte olan ve ehemmiyeti hakkında kimsenin tereddüt etmediği bir mes'eleyi sa yın bakanın gözleri önüne sermenin ve ondan artık bu tefessüh etmiş yaraya sür'atle bir neşter vurmasını istemenin bir memleket da vası olduğu kanaatındadır
Bilindiği üzere enerji islerimizin idaresi halen çok dağınık ellerde bulunmaktadır. Muhtelif tarihlerde çıkarılan kanunlarla ku
E M. M 41 42
Ahnıet Suzi ÖRNEKOL
Y Müh E I E rulan müesseselerin herbiri enerji sahasında hemen hemen aynı derecede yetki ve vazife lerle tavzif edilmişlerdir. Bugün Etibank, D. S. İ, İller Bankası, E. İ. E ve Enerji Dairesi gi bi bellibaşlı teşekküllerin fiilî çalışma durum larına ve bilhassa merkez mühendislik teşki lâtlanma şemalarına bir göz atılırsa, bu mü esseselerin hemen hemen hepsinde birer plânlama ve birer proje büroları bulunduğu nu; görmek kabildir. Bunların dışında beledi ye elektrik işletmeleri de başlı basma bir mevzudur. Enerji işlerinin bir monopol tara fından idaresinin memleket için çok lüzumlu olacağı esbabı mucıbesiyle son yıllarda TEK (Türk Elektrik Kurumu) kanun tasarısı mec lise sevkedilmiş ve fakat bilinmeyen bazı se beplerle aynı tasan sabık hükümet tarafından geri alınmıştı. Bu geri alınışta gizlenen se beplerin memleket menfaatini değil bazı züm re menfaatlerini haleldar eden sebepler oldu ğu hakkında teknik adamlarda bir umumî kanaat vardır. İnkilâp hükümetimizin, mem leketin ana davalarını halledebilmek için bi le yeter uzunlukta bir zamana sahip olmadı ğını idrak ediyor ve bu bakımdan Türkiye'nin enerji politikasında atılması gereken büyük adımların ancak seçimlerden sonra kurula cak yeni hükümetlerce ele alınabileceğini ka bul ediyoruz. Fakat burada ortaya atmak is tediğimiz dert ne bir kanun teklifine ihtiyaç gösterir ve ne de uzun çalışmaları, etütleri icabettirir cinsten bir mevzu değildir. Mes'ele, sanayi vekâleti bünyesinde bulunan ve Tür kiye'nin enerji, işlerinde hemen hemen aynı ' yetkilerle teçhiz edilmiş görünen iki dairenin durumudur.
Türkiye'deki bütün elektrik mühendisleri ve enerji ile ilgili olanların hepsi bilirki bu iki daire arasında yaptıkları işler bakımın dan, kanunun yüklediği vecibeler bakımından büyük farklar yoktur. Bunlardan birisi 1935 de özel bir kanunla kurulmuş olan Elektrik İşleri Etüt İdaresi, diğeri de 1956'da Sanayi Bakanlığı kanunu ile teşkilâtlanan Enerji Dai resi'dir. E. i. E. İdaresi kuruluş kanununun yüklediği vecibeleri yerine getirmek maksa dıyla memleket enerji kaynaklarının (bilhas sa hidrolik) araştırılması, ortaya çıkarılması ve ön projelerinin hazırlanması işini yürü türken bir iki ufak sürtünmeler hariç, umu miyetle Enerji Dairesi veya başka bir teşekkül ile çatışmak durumuna düşmemektedir. Sa dece, hazırlanan ön projelerin tasdiki mevzu unda devamlı olarak anlaşmazlık ve mücade le sürüp gitmektedir. E. İ. E. İdaresi mensup larına göre hazırlanan projelerin, ayni yetki leri haiz enerji dairesinde tasdik ettirilmesin de ne teknik bir faide ve ne kanunî bir mec buriyet vardır. Fakat Enerji Dairesi ise bu gö rüşün tamamen aksi kanaatındadır. Ve bu durum, her projede yüzlerce defa tekrarlan makta, her iki idarede çalışan teknik eleman ların zamanlarını boşa harcamalarını ve iş. randımanının düşmesini intaç etmektedir.
E. İ. E. nin diğer önemli faaliyeti, Türki ye'de mevcut bütün elektrik işletmeleri hak kında istatistikî malûmat toplamasıdır. Çok şükürki su rasat istasyonları mevzuunda ol duğu gibi istatistik toplama mevzuunda öa enerji dairesiyle dublikasyonda değildir.
E. İ. E. nin en önemli çalışma sahası şüp hesiz memleket elektrifikasyon plânlama ve projelerinin yapıldığı plânlama ve proje koluna ait işlerdir. Diğer, enerji kaynak etüt leri, istatistikler ve yük etütlerinin hepsi memleket elektrifikasyon plânlarının hazır lanması için lüzumlu malzemeyi teşkil eder ler. İşte enerji dairesiyle asıl dublikasyon da esasen plânlama işlerinde zuhur etmektedir.' Her iki teşekkül de bu işlerin ancak ve ancak kendi yetkisi dahilinde olduğu iddiasında ay nı mevzular iki tarafta da etüt edilmekte, ve kilin iklim şartlarına uygun olarak neticede bir plânlama işi ya enerji dairesinin veya E; İ. E. nin zaferiyle neticelenmekte ve bu açık gizli mücadele senelerdir böylece sürüp git mektedir. Bir tarafın, hâdiselerin neticesine oluşu, müstakbel işlerdeki tutumluna 'tmekte ve karşılıklı çelme takmalar hepimizi üzmektedir, üstelik E. İ. E. D nin, hükümetin elektrifikas ıda yegâne salahiyetli uzvu edilmiş bir kanun, emri de olmadığı
cihetle, Etıbank, D. S. İ. veya İller Bankası gi bi ınşacı müesseseler yapacakları işlerde ken dilerini hazırlanan plânlamalarla bağlı say mamakta ve çok defa bildiğini yapabilmekte dir. Halbuki, E. İ. E. veya Enerji Dairesi gibi hükümet plânlama müesseselerinin, bir hiz metin ifasını düşünürken mevzuu yalnız, bir müessese yönünden değil bütün memleketi ihata eden genişlikte ele aldıkları ve bu yön den düşünmekleortaya çıkan plânların mem leket bünyesine daha yararlı olacağını insaflı bir mantık elbette kabul edecektir. Devlet idaresinde böylesine lüzumsuz ve gayesiz bir didişmenin kime faide vereceğini kestirmek güçtür. Bir taraftan 40/50, diğer tarafta 10 15 kişilik, her biri ayrı ayrı bu memleket için birer kıymet ifade eden müthassıs ve teknik elemanların emekleri, bu kor döğüşü yüzün den heba olmakta devam etmektedir. Arada paylaşüamıyacak olan nedir ? Teknik ele manın azlığından acı acı şikâyet edilen mem leketimizde, teknik gücümüzü böylesine isra fa sürükliyen hiçbir zaruret tanımıyoruz. İyi ve müsbet niyetlerle, hertürlü israfı ve plan sızlığı önlemeye çalışmayı esas alarak işbaşı na gelen yeni hükümetin sayın sanayi veki linden bu derde parmak basmasını dilemek bizim için hem bir vazife ve hem de bir hak olsa gerektir. Nâçiz kanaatimiz şudurki bu iki dairenin olduğu şekilde ayrı ayn muhafaza edilmesine artık bir son verilmelidir. Adı ne olursa olsun, Sanayi Bakanlığının altında Tür kiye'nin enerji işlerinin idare edildiği ve plânlamaların yapıldığı bir tek teşekkül lü zumludur. Bu iki daireyi uygun bir formül al tında birleştirmek veya tek bir daire şeklin de çalıştırmakta memleketin büyük kazancı olacaktır. Eski devirde bunları yazmanın fai de vermiyeceğini bildiğimiz için ortaya çık madık. Fakat yeni ortamda tenkitlerin müsa maha ile karşılanacağı, doğru görülen husus ların yerine getirilmesi hususunda gayret sarfedüeceğine inanmamız için bütün şartlar mevcuttur. Yazımı bitirmeden önce bir nok tayı da açıklamakta faide mülâhaza etmekte yim. Bu satırların yazarı yukarıda bahis mev zuu edilen müesseselerden birisine müntesip olmakla beraber görüşlerinde taraf tutmama ya ve şahsiyat yapmamaya gayret göstermiş tir. Samimî arzumuz bir düzensizliğin orta dan kaldırılması ve tek bir bünye altında iyi bir vazife taksimi yapılmak suretiyle teşkil olunacak kuvvetli bir teknik kadronun tam randımanla memleket hizmetine girdiğini gör mekten ibarettir.
E. M. M. 41 42