Elektrik Mühendisliği · Sayı 161 · Mayıs 1970
KEPEZ HİDROELEKTRİK SANTRALİNİN SATILMASI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1970
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 3 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mevzuat ve hukuk
Anahtar kelimeler
- Kepez Hidroelektrik Santralı
- Etibank
- Çukurova Elektrik A.O.
- 440 sayılı kanun
- iktisadi devlet teşekkülleri
- Antalya ve Havalisi Elektrik A.O.
Özet
Devlete ait Kepez Hidroelektrik Santralı'nı işleten ortaklığın hisselerinin Etibank tarafından Çukurova Elektrik A.O.'na satılması, 440 sayılı kanuna aykırı bulunarak eleştiriliyor ve iktisadi devlet teşekküllerinin yönetimindeki sorunlara dikkat çekiliyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
Kepez Hidroelektrik Santralının Satılması
Antalya ve Havalisi Elektrik Anonim Ortak lığı 1960 dan önce kurulan devlet ortaklıkların dan biridir, sermayesi 30 milyon TL. olan bu or taklığın % 86 sı Etibank'a ait idi.
1964 yılında çıkarılan «iktisadî Devlet Te vekkülleri ve İştirakler» hakkındaki 440 sayılı kanun §u hükmü getirmişti:
«Sermayesinin yarısından fazlası Devlete ait olan kuruluşlar iktisadi devlet teşekkülü sayı lır... özel sektör payı % 50 nin altına düşen ano nim ortaklıkları, paylarını üç yıl içinde % 50 nin üstüne çıkarmazlarsa bunlar, iktisadi devlet teşekkülü haline getirilir.»
Bu hükmün birinci kısmına göre Antalya ve Havalisi Elektrik A. O. bir iktisadi devlet teşek külü idi ve bu niteliği ite Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun da denetimine tabi bulu nuyordu. Ortaklık halen Kepez Hidroelektrik santralını işletmekte ve yılda 5 Milyon TL. ci varında kâr sağlamaktadır. Gelecekte bu karın azalması göyle dursun artması beklenmektedir. Bu durum karşısında devletin çıkan, 440 sayılı kanuna göre bunu derhal iktisadi devlet teşek külü haline getirmektir. Ancak tutulan yol tam tersi olmuş, Etibank ortaklıktaki payını, <% 50 nin altına düşürmek için, mevcut hisse senetle rinin bir kısmım 1969 yılı içinde satmıştır. Hem de bu satış halka değil, Adana ağalarının hakim olduğu Çukurova Elektrik A. O. na yapjlmış
ÖP.
440 sayılı kanuna göre kurulan ve hazırladı ğı raporlar Maliye Bakanlığına sunulmuş bulu nan «İktisadi Devlet Teşekkülleri Reorganizas yon Komisyonu» bu ortaklığın iktisadi devlet teşekkülü haline getirilmesini tavsiye etmişti. Bundan başka Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu da bu satışın durdurulması için bir ara raporu düzenlenmişti. Bütün bu yükselen sesle re rağmen Etibank yine bildiğini okumuş ve bu önemli kuruluş devletin elinden ve kontrolundan çıkarılmıştır.
Gerek Hükümetin ve gerekse Etibank'm bu tutumunu anlamak cidden güç, çünkü satış Etl bank'ın Yönetim Kurulunun karan ve bir hükü met kararnamesi İle tekemmül etmektedir. Bi lindiği gibi bir yandan bu satış işi gelişirken Hükümet elektrik sektöründeki dağınıklığı ön lemek amacıyla Türkiye Elektrik Kurumu Ka nun Tasarısını Millet Meclisine sunmak üzere gözden geçirmekte idi.
Dağınıklığı önlemek isteyen bir hükümetin ayni anda dağınıklığı teşvik etmesini nasıl izah edebilirsiniz? Flakat asü anlagılmıyan tutum yine de Etibank'm tutumudur. Çünkü bir kere Etibank 440 sayılı kanuna göre «özerk» tir ve Etibank karar almadıkça hükümet böyle bir sa tışı doğrudan doğruya yapamaz. Bir iktisadi ku ruluşun bağında bulunanların baş görevi, bu ku ruluşun gelişmesini ve genişlemesini sağlamak tır. Nitekim Çukurova A. O. nı yönetenler Ke pez Santralına el atmakla kendi yönlerinden gö revlerini yerine getirmişlerdir. Bu konuda Eti bank'ı yönetenler ise tamamen ters bir tutum içine düşmüşler, görevlerinin gereğini yerine ge tirmemişlerdir. Etibank Yöneticileri bu tutum içine ya kendiliklerinden girmişler veya baskı İle itilmişlerdir. Sebep ne olursa olsun, her iki halde de iktisadi devlet teşekküllerinin iyi yö netilmediği ortaya çıkmaktadır. Çünkü eğer Etibank Yönetim Kurulu, bu kararı kendiliğin den verdi ise başında bulunduğu kuruluşu geliş tirme ve genişletme görevini çiğnemiş, olmak tadır, eğer karar hükümetin baskısı ile verildi ise bu takdirde de 440 sayılı kanunun özerklik İlkesi hiçe sayılmış olmaktadır.
Bu memlekette bugüne kadar ne yapılmışsa iktisadi devlet teşekkülleri eliyle yapılmıştır. Eğer bugün kalkınmamız yeterli bir seviyeye ulaşamamışsa bunun suçu, iktisadi devlet teşek küllerinin ve diğer iktisadi devlet kuruluşlarının niteliğinde değil, bunların iyi yönetilmemelerin dedir. Halbuki memleketin geleceği, bu kuruluş ların iyi yönetilmesine bağlıdır. Burada üyeleri mize duyurduğumuz bu olay, tahmin ederiz ki, bu gibi olayların ne ilki ve ne de sonuncusudur. Aydın bir topluluğun üyeleri olarak, çalıştığı mız kuruluşlarda, devletin çıkarlarına aykın dü şen bu gibi olaylara seyirci kalmazsak, bu mem leketin bizlerden beklediğinin bir kısmını da böylece yerine getirmiş oluruz. Görevimiz sade ce teknik işlerin yolunda gitmesinden ibaret de ğildir. Elektrik Mühendisleri Odası olarak Tür kiye Elektrik Kurumu Yönetim Kurulunda bir elektrik mühendisi üyemizin bulunmasını ister ken amacımız sadece meslekdaşlanmmn çıkar larını gözetmek değil, aynı zamanda Devletin çıkarları da sb'z konusu olunca sesimizi duyur maktı.
Blefctrifc Mühendisliği 181