Elektrik Mühendisliği · Sayı 466 · Haziran-Temmuz-Ağustos 2019
HUKUK KÖŞESİ:Hukuk Gündemimizdeki Bazı Konular
Mevzuat ve hukuk Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2019
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Danıştay
- Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği
- 6306 sayılı Kanun
- riskli yapı tespiti
- YÖK
- asansör uygulama projesi
Özet
EMO hukuk birimi tarafından takip edilen dava süreçleri ve mevzuat değişiklikleri özetlenmekte; kentsel dönüşüm yönetmeliği, imar yönetmeliği, iş ekipmanları periyodik kontrol tebliği ve Deniz Harp Okulu eşdeğerlik kararına ilişkin gelişmeler aktarılmaktadır.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
HUKUK KÖŞESİ
Elektrik Mühendisleri Odası hukuk birimi tarafından takip edilen kimi dava dosyalarındaki önemli gelişmeleri, kararları, değerli üyelerimiz ile paylaşmaya devam edeceğiz.
Toplumsal muhalefetin yargı kararları ile de baskı altına alınmaya çalışıldığı bir dönemi her birlikte yaşıyoruz. Meslek alanımızı düzenleyen mevzuatın dava dosyalarında yargı kararları ile yorumlanması sürecinde kimi zaman hukuka uygunluğu tartışmalı kararlar ile karşılaşıyoruz elbette.
Kamu tüzel kişisi olan meslek örgütlerinin denetim alanını daraltarak, piyasaya hizmet eden kurumlar yaratma çabalarına karşı üyelerimiz adına hukuki mücadelemiz sürmektedir. Kamu yararı kavramını önceleyen yargı mensuplarının varlığı da hukuk düzenine dair umudumuzu arttırmaktadır.
Son sayımızdan bu yana üyelerimizi ilgilendiren bir kısım hukuki gelişmeler;
1- 21 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete’ de 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayınlanmıştır. Ülkemizdeki tarihi ve kültürel alanların 6306 sayılı kanuna dayanılarak hukuka aykırı şekilde riskli alan ilan edilip yıkıldığı, son olarak UNESCO Dünya Miras listesinde yer alan Diyarbakır Sur bölgesinde 187 hektarlık alanın bu maddeye dayanılarak riskli alan ilan edildiği ve beraberinde acele kamulaştırma işlemine tabi tutulduğu, birçok tarihi kültürel yapının denetim dışı yıkıldığı kamuoyunun da bilgisi dahilindedir. Yönetmelik değişikliği ile riskli alan tanımlanırken AFAD’dan görüş alma zorunluluğu kaldırılmakta, riskli alan ilan edilen bölgenin deprem veya başka bir doğal afet riski altında olup olmadığını belirleme yetkisi Cumhurbaşkanı’na bırakılmaktadır. Riskli yapı tespitinde yer alacak mühendislerin seçiminin bakanlık tarafından yapılması, mesleki eğitim verme yetkisine sahip meslek odalarının sürece dahil edilmemesi ilgili meslek odasının meslek ilkelerini işletmesinin engeller niteliktedir. Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin meslek odasına kayıt belgesi sunma zorunluluğu da ortadan kaldırılmaktadır. Lisans veren kuruluşların lisans iptali ve iptale neden olan mühendisin işlem yapılmak üzere ilgili meslek odasına bildirimine ilişkin önceki düzenlemeler ortadan kaldırılmakla bu alandaki mühendislik hizmeti odaların denetimi dışına çıkarılmaktadır. “Gerçeğe aykırı riskli yapı tespiti yapan” kavramı yerine “mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu düzenleyen” demekle, birçok gerçeğe aykırı yapılan riskli yapı tespiti cezalandırma dışı bırakılmaktadır. Riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden sonra durumun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na bildirileceğine dair düzenleme kültür varlıkları açısından ciddi risk barındırmaktadır.
2- Danıştay 6. Dairesi 24.04.2019 tarihli kararı ile 03.07.2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 7. fıkrasında yer alan “elektrik mühendisi veya elektrik elektronik mühendisi ve makine mühendisince birlikte hazırlanan asansör uygulama projeleridir.”
cümlesinin, 57. maddesinin 8. fıkrasının 1. cümlesinin, 57. maddesinin 15. fıkrasının 1. ve 2. cümlelerinin, 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “ruhsat alınmadan” ibaresinin, 62. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “ruhsat alınmadan” ibaresinin, 62. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “ve imar planı kararı aranmaksızın” ibaresinin iptali için EMO adına açtığımız davada;
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde, asansör uygulama projeleri ile elektrik tesisat projelerinin hazırlanmasında “elektronik” mühendislerine yer verilmemesini, yapı ruhsatı almak için dilekçe ekinde sunulması gereken belgelerden elektrik ve tesisat projelerinin ruhsat alınmadan onaylanması zorunluluğuna aykırı şekilde, ruhsatın alındığı tarihi izleyen otuz gün içinde onaylanmasına yönelik düzenlemeleri imar mevzuatına aykırı bulmuştur. “Baz istasyonu” tesislerinin kurulum gücü, yaydığı dalga boyu, frekans değeri, yapısal niteliği, nitelik ve niceliği vb. yönünden herhangi bir kıstas belirlenmeksizin ve yukarıda yer verilen yapı kavramına değinilmeksizin her tür ve ölçekte “baz istasyonu” tesisinin, İmar Kanunu hükümlerine muhalif olarak imar planı kapsamından muaf tutulacak şekilde düzenleme getirilmesini de hukuka aykırı bularak Yönetmeliğin dava konusu 62. maddesinin 1.fıkrasındaki “ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)” ibaresi, 2. fıkrasındaki “ruhsat alınmadan” ibaresi ile 3. fıkrasındaki “imar planı kararı aranmaksızın” ibarelerinde imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemlerin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
3- EMO tarafından 01/10/2017 tarih ve 30197 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan “İş Ekipmanlarının Periyodik Kontrollerini Yapmaya Yetkili Kişilerin Kayıt ve Eğitimlerine İlişkin Tebliğin” 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 11. maddesinin tamamının, 12. maddesinin tamamının, 13. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “sınav süresi dahil” ibaresinin, 15. maddesinin tamamının ve Ek-1 “Yetkili Kişi Temel Eğitim Programı” bölümünün iptali ve yürütülmesinin durdurulması talebi ile açılan davada Danıştay 10. Dairesi; dava konusu Tebliğin dayanağı olan 6331 sayılı Kanun ve İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nde iş ekipmanlarının periyodik kontrollerini yapmaya yetkili kişilerle ilgili olarak verilecek eğitim sonunda sınav yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesi ile Tebliğ’in yürütülmesinin durdurulması istenen 11. maddesinde ve 13. maddesinin 3. fıkrasındaki “sınav süresi dahil” ibareleri ile 15. maddesinde ve Ek-1 “Yetkili Kişi Temel Eğitim Programı”nda yer alan “sınav” ibarelerinin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
4- Deniz Harp Okulu Elektrik Elektronik bölümündeki eğitimin Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümü ile eşdeğer görülmesine ilişkin 22.12.2014 tarihli YÖK işleminin iptali istemi istemi ile açtiğimiz davada Ankara 14. idare mahkemesi 29.03.2019 tarihli kararı ile eşdeğer olmadiği sonucuna vararak YÖK işleminin iptali ile davamızın kabulüne karar vermiştir.
Haziran-Temmuz-Ağustos 2019 • Sayı-466