Elektrik Mühendisliği · Sayı 466 · Haziran-Temmuz-Ağustos 2019
BAŞYAZI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2019
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Çevre ve iklim, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- EMO
- özelleştirme
- EPDK
- Kaz Dağları
- TRT
- anket çalışması
Özet
EMO Yönetim Kurulu, dönemin kongre ve sempozyum takvimini duyururken enerji özelleştirmesi, elektrik zamları, Kaz Dağları'ndaki maden karşıtı direniş ve ekonomik krizin mühendisler üzerindeki etkilerine ilişkin bir anket çalışmasını değerlendiriyor; derginin bu sayısındaki TRT dosyası ve diğer içerikler tanıtılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
EMO 46. Dönem Yönetim Kurulu
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) iki yılda bir geleneksel olarak düzenlediği, mesleğimiz ve meslektaşlarımız için büyük önem taşıyan kongre ve sempozyumların gerçekleştirileceği yoğun bir çalışma döneminin başlangıcındayız.
Meslek alanlarımızdaki gelişmeler, yaşanan sorunlar ve çözüm yolları; özlük haklarımız, mühendislik eğitimindeki sıkıntılar, işsizlik ve mesleğimizin geleceğine dek uzanan pek çok konu önümüzdeki 3 ayda yapılacak kongre ve sempozyumlarda masaya yatırılacak. Bu kapsamda 3-5 Ekim’de İzmir’de “Rüzgar Sempozyumu ve Sergisi”; 5-6 Ekim’de Ankara’da “Sinyal ve Görüntü İşleme Konferansı”; 16-19 Ekim’de İzmir’de “VI. Elektrik Tesisat Ulusal Kongresi”; 13-16 Kasım’da İstanbul’da “Elektrik Elektronik Mühendisliği Kongresi-EEMKON”; 28-30 Kasım’da Bursa’da “11. Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Konferansı-ELECO”; 5-7 Aralık’ta Diyarbakır’da TMMOB Enerji Sempozyumu ve 12-14 Aralık’ta Antalya’da “10. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu” yapılacak. Uzmanlar, akademisyenler, bürokratlar ve sektör temsilcilerinin katılacakları bu etkinliklerde yapılan sunumlar EMO tarafından kitap haline de getirilerek, tüm ilgililerin ulaşabilmesi sağlanacak.
Mühendisler olarak bugün yaşadığımız sorunların, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik kriz koşullarından bağımsız olmadığını biliyoruz. 1980’li yıllardan beri sürdürülen IMF ve Dünya Bankası odaklı ekonomik yapılanma programlarının Türkiye’yi getirdiği nokta ortadadır. Neoliberal politikalarla, Türk Telekom’dan termik santrallara, madenlerden elektrik dağıtımına kadar pek çok kamu hizmeti özelleştirilmiştir. Sonuçta bir kamu hizmeti alanı olması gereken enerji piyasalaştırılarak, halkın uygun fiyatlı, güvenilir, kaliteli, sürekli ve yeterli enerjiye ulaşım hakkı piyasanın inisiyatifine terk edilmiştir.
Elektrik fiyatlarına yapılan yüksek zamların ardında da özelleştirme ve piyasalaştırmaya dayalı enerji politikaları bulunmaktadır. Bugün bir yandan dağıtım şirketlerinin ödeyemedikleri kredi borcu için çözüm yolları aranırken, diğer yandan da elektrik faturaları üzerindeki dağıtım bedelleri gün geçtikçe yükseltilmektedir. Halkın tepkisi üzerine daha önce faturalar üzerinde “kayıp-kaçak bedeli”ni gizleyen EPDK’nın bu kez de “dağıtım bedelini” ayrı bir kalem olarak yazmama yönündeki şeffaflıktan uzak kararı, şirket çıkarlarının kamu yararından üstün tutulduğu yönündeki algıyı güçlendirmektedir. Enerji fiyatlarındaki yükselme trendi ve zamların önümüzdeki günlerde de devam etmesi beklenmektedir.
Özelleştirmenin acı reçetesi herkes tarafından görülmüştür. Temel bir insan hakkı olan enerji hizmeti ucuz, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde kamu tarafından sunulmalıdır. Bunu sağlamanın tek yolu ise enerji alanının, şirketlerin kar hırsı ile değil, kamu yararını hedef alan politikalarla yönetilmesidir. Ülkemizin daha büyük açmazlarla karşılaşmaması için özelleştirme uygulamalarına son verilerek, acilen yeniden kamulaştırmalar yapılmalıdır.
Sermayenin rant hırsı doğamızı ve insan hayatını tehdit etmeyi sürdürmektedir. Geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin oksijen deposu Kaz Dağları’nda yapılmak istenen siyanürlü altın madenciliği için 195 bin ağaç kesilmiş, hava, toprak ve su kaynakları tehdit altına girmiştir. Yaşanan çevre katliamına karşı 26 Temmuz 2019’da başlatılan “Su ve Vicdan Nöbeti” EMO’nun da desteğiyle halen devam etmektedir. EMO’nun, direnişe katılan kişilerin enerji ve su ihtiyaçlarının karşılanması için Oda üyelerinden bağış toplayarak tedarik ettiği güneş panelleri, direnişçilerin çadırla-
rının bulunduğu alana kurulmuştur. Hiçbir maden, doğadan ve insan hayatından daha değerli değildir. Kaz Dağları’nda altın arama faaliyetlerine ve ağaç kesimine bir an önce son verilmelidir.
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
EMO, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizin, mesleki alanlarımız ve mühendislere yönelik etkilerini araştırmak üzere bir anket çalışması başlatmıştır. Tüm EMO üyelerinin katılabileceği anket ile iş bulma ve çalışma hayatında karşılaşılan zorluklar, kriz koşullarının yaşam standartlarına yansımaları, krizden erkeklere oranla daha fazla etkilenen kadın mühendislerin yaşadıkları ve genç nüfusta giderek yükselen işsizlik gerçeği karşısında yeni mezun mühendislerin durumunun mercek altına alınması planlanmaktadır. Anket ile ilgili detaylı bilgiyi dergimizin ilerleyen sayfalarında bulabilirsiniz. Tüm meslektaşlarımızı ankete katılmaya çağırıyoruz.
Dergimizin bu sayısında dosya konusu olarak TRT’yi işliyoruz. Geçtiğimiz yıl istihdam fazlası olduğu iddiasıyla emekliliğe teşvik adı altında, perde gerisindeyse sürgün tehdidiyle 1774 personelini emekli eden, bu yıl ise 169 çalışanını istihdam fazlası ilan eden kurumda, bir yandan da işe alımlar devam etmektedir. Basında yer alan “son 14 ayda 1422 kişinin TRT’ye alındığı” haberlerine karşılık kurum tarafından yapılan açıklamada, “toplu personel alımı olmadığı, firmalar üzerinden taşeron statüsünde çok uzun yıllardır zaten TRT’ye hizmet etmekte olan personelin statüsünün değiştirilerek Özel Hukuka Tabi Personele dönüştürüldüğü” savunulmuştur.
Dergimizde, TRT’deki kadrolaşmayı gözler önüne seren dosyamız “TRT’de Usulsüz Atamalar” başlıklı yazı ile başlıyor. Kurumda 30 yıl boyunca çeşitli birimlerde çalışan ayrıca KESK/Haber-Sen’de yönetici olarak görev yapan Osman Köse “Halkın Parasıyla İktidar Borazanlığı-TRT Bildiğiniz Gibi” başlıklı yazısında, tarihsel süreç içinde kurumda yaşanan gelişmeleri aktarıyor. Dosya, “Kamu Hizmeti ve TRT” başlıklı yazı ile tamamlanıyor.
Dergimizde “Elektrik Dünyasından Haberler” başlığı altında, geride bıraktığımız dönemde meslek alanlarımızda yaşanan gelişmeleri özetleyen haberlere de yer veriyoruz. Ayrıca Akkuyu Nükleer Santralı’nın temel inşaatının bazı bölümlerinde çatlaklar oluştuğu iddiası ve EMO’nun bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na gönderdiği yazı ile Nükleer Karşıtı Platform (NKP) Eşgüdüm Toplantısı haberini de dergimizde bulabilirsiniz. EMO’nun sekretaryasını üstlendiği NKP’nin, 13 Ekim’de Mersin’de geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirerek, önümüzdeki dönem için eylem ve etkinlik takviminin belirlenmesi hedeflenmektedir. Konuyla ilgili üyelerimiz ve kamuoyuna bilgi aktarmaya devam edeceğiz.
Doç. Dr. Muhsin Mazman ve Dr. Cem Hakan Yılmaz, “Enerji Depolama Çözümleri ve Genel Eğilimler” başlıklı makaleleri ile dergimize katkı yapıyorlar.
“Hukuk Köşesi”nde EMO’nun açtığı davalarla mesleğimiz ve meslektaşlarımız açısından sağladığı kazanımlarla ilişkin bilgi aktarılıyor.
“Odamızın Tarihinden” bölümünde ise bu kez “1973 Elektrik Enerjisi Teknik Kongresi” ile ilgili paylaşımda bulunuluyor.
Elektrik Mühendisliği Dergimizin bu sayısında emeği geçen, katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz.
Saygılarımızla