Elektrik Mühendisliği · Sayı 205-206 · Ocak-Şubat 1974

GEÇEN AY

Toplum, demokrasi ve emek Haber ve etkinlik

Yıl
1974
Sayfa
7
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Mevzuat ve hukuk, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • Harun Karadeniz
  • Elbistan Termik Santralı
  • petrol fonu
  • Danıştay
  • Tabip Odası
  • sıkıyönetim

Özet

Derginin 'Geçen Ay' bölümünde dönemin gündemine ilişkin çeşitli haberler derlenmiştir: pasaport verilmeyen mühendis Harun Karadeniz'in kolu kesilmesi, Elbistan Termik Santralı'nın dış finansmanı, yabancı petrol şirketlerinin ek kâr fonuna itirazı, enerji darlığı nedeniyle işten çıkarmalar, askeri doktor hakkında soruşturma ve Şili Mimarlar Örgütü'nün protesto edilmesi.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

# UZUN SÜRE PASAPORT VERİLMEYEN MÜHENDİS HARUN KARADENİ ZİN LONDRADA KOLU KESİLDİ

Uzun bir süre pasaport verilmeyen Yüksek Mühendis Harun Karadenizin, «Kanser» teşhisi konulan sağ kolu, tedavi için gittiği Londrada kesilmiştir.

Eşinin verdiği bilgiye göre, Harun Karadenizin 1973 yılının son günlerinde Londradaki hastanede çekilen kol röntgeninde «dirsek kemiklerinin yenmiş» olduğu saptanmıştır.

Karadenizi hastanede muayene eden doktorlar, acil olarak kolun kesilmesi ge rektiğini bildirmişler, 6 ay evvel neden gelmediğini sormuşlardır.

Yapılan ameliyat sonucu Yüksek Mühendis Harun Karadenizin sağ kolu 3 Ocak tarihinde kesilmiştir.

Hatırlanacağı üzere, Harun Karadenizin Türkiyede yapılan muayenesinde, ko luna «Kanser» teşhisi konulmuş, yurt dışında tedavisinin mümkün olduğu da kaydedilmişti.

Ancak Karadeniz, Sıkıyönetim Mahkemesinde yargılandığından, kendisine uzun bir süre pasaport verilmemiştir. Yüksek Mühendis Harun Karadeniz, uzun uğraşılar sonucu pasaport alabilmiş ve böylelikle tedavi olmak üzere Londraya gitmişti.

(12 Ocak, Cumhuriyet)

• ELBİSTAN TERMİK SANTRALI 460 MİLYON DOLARA İHALE EDİLECEK

Elbistanda kurulması kararlaştırılan Türkiyenin en büyük termik santralının dış finansmanı konusunda Pariste yapılan proje görüşmeleri sonuçlanmıştır. Maliye Bakanlığı Hazine Genel Müdürlüğü ve Milletlerarası îktisadî işbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ahmet Tufan Gül'ün başkanlığında yapılan toplan tıya Türk heyetinden başka, Dünya Bankası, ABD, Federal Almanya, Fransa, Japonya ve Kanada temsilcileri katılmışlardır.

Ankaraya gelen haberlere göre toplantıda, Elbistan termik santralının 460 mil yon dolara yaklaşan dış finansmanının nasıl karşılanacağı hususu üzerinde durulmuştur. Dünya Bankası temsilcisi, en az yüz milyon dolarla, Avrupa Yatırım Bankası temsilcisi de en az 60 milyon dolarla santralın şimdiye ka dar ihaleye çıkarılmış olan bölümlerinin dış finansmanına katılacaklarını bildirmişlerdir. Öteki ülkelerin temsilcileri de vermekte bulundukları konsor siyum kredilerine ek olarak sağlayacakları kredilerle projenin finansmanına katkıda bulunacaklarını belirtmişlerdir. Yapılan anlaşma gereğince bu ülkeler, projeye ne ölçüde katılacaklarını, çeşitli bölümlerle ilgili ihalelerin kesinleş mesinden önce açıklayacaklardır. ABD ise, İhracat Ithalât Bankası aracılığıyle Elbistan projesine katkıda bulunacaktır.

TEK yöneticilerinden alınan bilgiye göre, Elbistanda yapılacak termik santral 1200 MW gücünde olacaktır. Santralda dünyanın en düşük kaliteli linyiti değerlendirilerek Türkiyenin bugünkü üretiminin yüzde 60 ına denk olan 7 ilâ 8 milyar kWh lık enerji sağlanacaktır. 300 biner kW lık 4 üniteden mey dana gelecek santralın on milyar liraya malolacağı hesaplanmıştır. Santralın ilk ünitesi 1978 yılında hizmete girecek onu altışar ay arayla diğer üniteler izleyecektir.

# YABANCI PETROL ŞİRKETLERİ EK KÂRLARINI ÖZEL FONA VERMEMEK İÇİN DANIŞTAYA BAŞVURACAKLAR

Türkiyede petrol üreten yabancı şirketlerin, Talu hükümetince alınan yerli ham petrol fiyatı ile ham petrolün uluslararası fiyatı arasındaki farkın pet rol arama girişimleri için Merkez Bankasında açılacak bir fonda toplanması

kararını, yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ettirmek için Danıştaya baş. vuracakları öğrenilmiştir.

Talu hükümetinin henüz Resmî Gazetede yayımlanmamış karan 1567 sayılı Türk Parasını Koruma Kanununa dayandırılmıştı. Petrol Kanunu böyle bir imkânı getirmediği gibi petrol işlerine, 1567 sayılı yasanın uygulanması halin de petrol kanunu hükümlerinin saklı "tutulacağını belirtmektedir. Bu yüzden Türkiyede çalışan yabancı petrol şirketleri kararın yürürlüğe konması halin de Danıştaya başvuracaklarını ilgili bakanlıklara duyurmuşlardır.

Geçen yılın son günlerinde petrol üreten ülkeler, ham petrol fiyatlarını varil başına 11,70 dolara çıkarınca yürürlükteki petrol yasasına göre yerli ham petrolün fiyatlarını da yükseltmek zorunluğu doğmuştur. Yürürlükteki 1702 sayılı «Petrol reform» yasası ile değiştirilen 6326 sayılı petrol kanununa gö re hükümetin ham petrol fiyatlarına müdahale etmesi halinde petrol fiyatını petrolün dış piyasa fiyatına eşit tutma mecburiyeti bulunmaktadır.

Petrol üreten ülkelerin ham petrolü Basra Körfezindeki afişe fiyatmı 11,70 do lara çıkarmasından sonra piyasa fiyatının bu düzeye erişemeyeceği anlaşılmış tır. Basra Körfezinde ham petrolün piyasa fiyatının 9 doların biraz üzerinde oluşacağı belli olmuştur. Türkiyede yerli ham petrolün şimdiki fiyatı 53 dola. ra tekabül etmektedir.

Yürürlükteki yasalara göre hükümetin yerli ham petrol fiyatını da 9 dolar civarında saptaması gerekmektedir. Bu durumda Türkiyede petrol çıkaran yabancı petrol şirketleri de petrollerini 9 doların üstünde satacaklardır. Ay rıca petrol reform yasası ile değiştirilen 6326 sayılı petrol kanununa göre bu yolda elde ettikleri kârları yurt dışma transfer edebileceklerdir.

Hükümet bu durumu önlemek amacıyle 1567 sayılı Türk Parasını Koruma Ka nununa dayanılarak bir petrol arama fonu kurmuştur. Karar henüz açıklanma dığı için ayrıntıları bilinmemektedir. Fakat bu şekilde aradaki varil başına 4 dolara yaklaşan farkın Merkez Bankasında toplanarak yerli ve yabancı şir ketlerce Türkiyede petrol aramalarında kullanılması öngörülmüştür.

Hükümet kararını resmen açıklamamakla birlikte ilgililer alman kararın ya sal dayanaklarından kuşku duymaktadırlar. Çünkü 1702 sayılı petrol reform yasası ile değiştirilen 6326 sayılı petrol kanunu, petrol işlerinde de 1567 sayı lı Türk parasını koruma yasasının uygulanabilineceği hükmünü taşımaktadır.

Ancak yasanın 118. maddesine göre petrol kanununun «hükümleri saklı» tu tulmaktadır. Her iki yasa da 1567 sayılı yasadan sonra çıkarıldığı için bu hü küm petrol şirketlerine 9 dolardan ham petrol satma hakkını ve böylece el de edecekleri kârı yurt dışma transfer etme olanağını verdiği şeklinde yorum lanmaktadır.

Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı yetkilileri bu nedenlerle petrol yasasının yabancı şirketlere aşın kazanç elde etmelerine olanak sağlayan hükümlerinin değiştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etmişlerdir.

(16 Ocak, Cumhuriyet)

HAM MADDE VE ENERJİ DARLIĞINDAN TASFİYE VAR

Ham madde yokluğu ve elektrik kısıntısı nedeniyle bazı işyerleri işçi çıkar maya başlamıştır.

îstanbulda bazı lâstik, kauçuk ve plâstik fabrikası sahipleri, üretimi durdura rak işçilerinin işlerine son vermeye başlamıştır. Bu işyeri sahipleri Bölge Ça lışma Müdürlüğüne başvurarak, durumu bildirmişler ve «İşlerimizi daraltma ve işçilerimizi azaltma mecburiyetindeyiz. İş Kanununun 24. maddesi gereğin ce toplu işçi çıkarmak durumundayız» demişlerdir.

(17 Ocak, Milliyet)

TABİP ODASI YÜZBAŞI DENLİ HAKKINDA SORUŞTURMA AÇTI

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu, askerî tutukevindeki sanıklara karşı kö tü davrandığı gerekçesiyle hakkında ihbar yapılan Askerî Doktor Yüzbaşı Me tin Denli için soruşturma açmış ve savunmasının alınmasına karar vermiş tir. Tabip Odası Sekreteri Dr. Turhan Temuçin yapılan işlem hakkında tutuk lu yakınlarına da bilgi vermiştir.

Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu önceki gün toplanarak Askerî Doktor Metin Denlinin Ankaranın Mamak Askerî Tutukevinde bulunanları dövdüğü, hastaları muayene etmediği, ülserlilere aspirin vererek durumlarının giderek kötüleşmesine yol açtığı, idam istemiyle yargılananlara «Nasıl olsa idam edileceksiniz» diyerek gerekli ilgiyi göstermediği yolunda ve 45 imzayı taşı yan dilekçeyi inceleyerek, askerî doktor hakkında soruşturma açılmasını ka rara bağlamıştır. Toplantıda ayrıca askerî doktorun Tabip Odasına kayıtlı olmadığı da görülmüştür. Askerî Doktor Denlinin hemen kaydını yaptırması için yazı da yazılmıştır. Tabip Odası Genel Sekreteri Turhan Temuçin Yeni Ortam muhabirine «Bir doktorun Tabip Odasına kaydım yaptırmaması mesle kî yasa ve yönetmelikler açısından suçtur. Derhal kaydım yaptırması gerekmek, tedir» demiştir.

Tabip Odası Yönetim Kurulu aynca, Askerî Doktor Metin Denlinin hakkın daki iddialar nedeniyle bir hafta içinde savunmasını yapmasını da istemiş tir.

Tabip Odası Yönetim Kurulunun Askerî Doktor Metin Denli hakkındaki iş lemleriyle ilgili olarak, Oda Genel Sekreteri Dr. Turhan Temuçin bir yazıyla di lekçede imzaları bulunan 45 kişiye de cevap göndermiştir. Dilekçeye verilen cevapta «öne sürülen iddiaların meslekî açıdan yüz kızartıcı nitelikte» olduğu belirtilerek, «bir hastanın sosyal, ekonomik ve siyasal görüşü ne olursa olsun doktorun ona sağlık hizmeti sunmaya mecbur olduğu» da anlatılmıştır. Tur han Temuçin, dilekçede imzalan bulunanlara yazdığı cevabi mektupta ayrı ca «Askerî Doktor Metin Denli için soruşturma açıldığını, soruşturma sonu cundan da kendilerinin haberdar edileceğini» bildirmiştir.

(16 Aralık, Yeni Ortam)

DOKTOR DENLİ ONUR KURULUNA VERİLDİ

Ankara Askerî Cezaevindeki tutuklulara kötü muamele yaptığı iddiası ile 40 dan fazla tutuklu yakını tarafından Tabibler Odasına şikâyet edilen Doktor Yüzbaşı Metin Denlinin dosyası Ankara Tabipler Odası Yönetim Kurulunca Oda Onur Kuruluna verilmiştir.

Bilindiği üzere bundan bir süre önce 40 dan fazla tutuklu yakım hazırladıkla rı ortak bir metinle Tabipler Odası başta olmak üzere çeşitli kuruluşlara başvurmuşlardı. Tutuklu yakınları başvurmalarında Doktor Yüzbaşı Metin Den. linin tutuklulara kötü davrandığını, gerekli tıbbi bakımlarını yapmadığını, tu tuklulara karşı doktorluğun gerektirdiği davranışların dışında bulunduğunu ileri sürmüşler, cezalandırılmasını istemişlerdi.

Ankara Tabipler Odası tararından olay dikkatle ele alınmış ve yapılan ilk so ruşturma sonunda Doktor Metin Denlinin Tabipler Odasma kayıtlı bulunmadı. ğı anlaşılmıştı. Bunun üzerine Yönetim Kurulu Metin Denlinin durumunu açıklığa kavuşturmak için kendisine bir yazı göndererek Denliyi kanuni süre si içinde Odaya kayıt olmaya ve hakkındaki iddialar konusunda savunma yap maya çağırmıştı.

Ancak aradan uzunca bir süre geçmiş ve Yönetim Kurulu tarafından gönderi len çağrının süresi dolmuş olduğu halde Doktor Yüzbaşı Metin Denliden hiçbir ses çıkmamıştır. Bunun üzerine Ankara Tabipler OdasıYönetim Kurulu tara fından hazırlanan dosya Onur Kuruluna verilmiş, bu kurul yaptığı toplantı da Doktor Yüzbaşı Metin Denlinin bir kez daha uyarılmasına ve bu son ça ğınya da uymazsa hakkında kanunun emrettiği cezaların verilmesine karar vermiştir.

Ankara Tabipler Odasından aldığımız bilgiye göre Doktor Yüzbaşı Metin Den li, Odanın çağrılarına uymazsa kendisine şu cezalar verilecektir: Yazılı îhtar, Para Cezası, Meslekten Geçici Men, Cezayı Veren Oda Mıntıkası îçinde Mes lekten Sürekli Men.

Oda Onur Kurulu bu cezalan isterse sıra ile uygulayabileceği gibi suçun ağır lığına göre en ağır cezaya da hükmedebilmektedir.

(14 Ocak, Halkçı)

• ŞİLİ MİMARLAR ÖRGÜTÜNÜ MİMARLAR ODASI PROTESTO ETTİ

Geçtiğimiz aylarda Uluslararası Mimarlar Birliğine bağlı 70 ülkenin mimarlık örgütlerine bir açıklama gönderen Şili Mimarlar örgütü yöneticileri, ülkelerin deki faşist cunta yönetimini savunuyor, halkın oyu ile göreve gelen Ailende yönetimini yererek, Silide bugün sürdürülen insanlık dışı rejimi haklı göster meğe çalışıyordu.

Şili Mimarlar örgütünün açıklamasında, Ailende yönetimi zamanında ithalata konulan kısıtlamalar sonucu mimarların çizim malzemesi, mesleki yayın bu lamadığı, aile yaşantılarının tehlikeye girdiği gibi 'sudan' şikayetler de yer alı yordu.

Açıklamayı inceleyen Mimarlar Odası Yönetim Kurulu, Şili Mimarlar örgütü yöneticilerinin, dünya mimarları arasındaki dayanışmanın temelini teşkil eden demokrasi ve özgürlük ilkelerine aykırı olarak giriştikleri bu tutumun pro testo edilmesine karar vermiştir. Mimarlar Odasımn bu konuda Uluslararası Mimarlar Birliği, UIA ya ilettiği görüşte özetle şöyle denilmektedir:

«Şili Mimarlar örgütü, 22 ekim 1973 tarihli bir açıklamayı Odamıza ve sanı. nz diğer ülkelerin mimarlık örgütlerine göndererek Silideki insanlık dışı re jimi haklı gösterme çabası içine girmiştir.

«Dünya kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki bu doküman, UIA nın kuruluş amaç lan, niteliği ve tüzüğü ile de bağdaşmamaktadır.

«UIA tüzüğünün giriş kısmında totaliter faşist rejimlerin insanlığa getirdiği felâketler kınanırken ve dünya mimarlarının insanlığa daha iyi bir çevre yarat ma uğraşısında birleşmeleri gereği belirtilirken; Şili Mimarlar örgütünün yöneticileri yolladıkları bildiri ile, kitapları sokaklara yığarak yakan, fakir halkın konutlarını topa tutarak yıkan, aydınları kitle halinde toplama kamp larına süren bir rejimi savunmaya çalışmaktadırlar.

«UIA Türkiye kesimi olarak, Şili Mimarlar örgütünün başkanının imzaladığı bu bildiriyi, Şili halkının görüşünü yansıtmadığı inancıyla protesto ederken, UIA nın oluşmasında en önemli etken olduğuna inandığımız 'demokratik il keleri' çiğneyen bir rejimi savunabilen yöneticilerin elindeki Şili kesiminin UIA içindeki durumunun, Şubat ayında toplanacak UIA Konseyinde ele alın masını dileriz».

(2 Ocak, Mimarlar Odası Haberler)

# RUSSEL MAHKEMESİ ŞİLÎ VE BREZİLYAYI YARGILAYACAK

İnsan haklarım çiğneyen hükümetleri yargılamakla ün yapan «Bertrand Rus. sel» mahkemesi de Şili ve Brezilyayı, aynı «suçtan» ötürü yargılayacağını açıklamış ve bu hükümetlere gönderdiği «celplerle» kendilerini mahkeme önünde savunmaya davet etmiştir. Bu konuda Pariste bir açıklamada bulunan «Russel Mahkemesi» sözcüsü, Şili ve Brezilyadan sonra Bolivya ve Uruguayın da mahkemeye sevkedileceklerini ifade etmiştir. Mahkeme ilk celsesini Brezil yadaki hükümet darbesinin yıldönümü olan 31 martta yapacak ve o tarihte Brezilyayı yargılamaya başlayacaktır. Öte yandan mahkeme kurulu aldığı son bir kararla, üye sayısını arttırmaya karar vermiştir. Bu amaçla halen 15 olan üye sayısı 25 e çıkarılacaktır. Yeni mahkeme üyeleri arasında Amerikalı ünlü filozof Herbert Marcuse de bulunmaktadır.

(17 Ocak, Yeni Ortam)

• TEKNİK KURULUŞLAR «KIZILAY ÇUKURUNUN DOLDURULMASI» NOK TASINDA BİRLEŞTİ

Fen İşleri Müdürlüğünde dün yapılan ve 7 resmi kuruluş temsilcisinin katıl dığı toplantı sonunda Kızılay çukurunun doldurulması için Belediye Başkanı Vedat Dalokayın yetkili sayılmasına karar verilmiştir.

Çeşitli kuruluş temsilcilerinin katıldığı ve Belediye Başkanı Vedat Dalokayın da hazır bulunduğu dünkü son toplantıda Kızılay alt geçiti konusunda gö rüşlerini bildiren ilgili teknik kuruluşların raporları okunmuştur. Aralarında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, İnşaat, Mimar ve Elektrik Mü hendisleri Odaları ile birlikte SBF, ODTÜ ve Devlet Mühendislik ve Mimar lık Akademisi yetkililerinin görüşleri de bulunan raporlarda Kızılay alt geçit projesinden vazgeçilmesi ve açılan çukurun bir an önce doldurulması tavsi ye edilmiştir.

Resmi kuruluş temsilcileri tarafından dün okunarak incelenen raporlardan sonra gereğinin yapılması için Belediye Başkanı Vedat Dalokay yetkili sayıl mıştır.

Dünkü toplantıda bir konuşma yapan Vedat Dalokay son karan vermek üzere konuyu Belediye Meclisine götüreceğini söylemiş, burada alınacak kararı takiben Kızılay çukurunun doldurulması faaliyetine geçileceğini belirtmiştir.

(19 Ocak, Hürriyet)

• GÜNEYDOĞU ANADOLUDA HALKA YAPILAN BASKI GİTTİKÇE ARTTIRILI YOR

CHP Mardin Milletvekili Nurettin Yılmaz, gündem dışı bir konuşma ve so ru önergesiyle «Güneydoğu Anadolu»daki konuyu Meclise getirmiş ve «Bura daki yurttaşlarımıza yapılan baskı her geçen gün arttırılmakta ve sınır köyle rinde halk gece sokağa çıkartılmamaktadır» demiş ve Güneydoğu Anadoluda ki terörün devam ettiğini belirtmiştir.

Nurettin Yılmazın Yeni Ortam muhabirine verdiği bilgiye göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yasalar ve Anayasa hiçe sayılarak keyfi uygulamalar yü rütülmektedir. Kolluk kuvvetleri dağda, kentte, kasabada ya da köyde nerede olursa olsun herkesi aramakta, yolundan alıkoymakta, bekletmektedir.

Sınır köylerinde halk geceleri dışarıya bile çıkamamakta, evlerde ışığın yakıl ması yasaklanmaktadır.

Ayrıca halka baskı yapılmaktadır. Halk dayak atılacağı ve eziyet edileceği korkusuyla sinmiş haklarını arayamaz duruma gelmiştir.

CHP Mardin Milletvekili Yılmaz insan haklarına ve Anayasaya aykırı bu uy gulamaya son verilmesini istemiştir.