Elektrik Mühendisliği · Sayı 211 · Temmuz 1974

TEKNİN İNSAN GÜCÜ DAĞILIMINDA DENGESİZLİK

M. Ali Atay

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme

Yıl
1974
Sayfa
2
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Mühendislik eğitimi

Anahtar kelimeler

  • teknik insan gücü
  • mühendis-teknisyen oranı
  • sanat enstitüleri
  • teknisyen okulları
  • istihdam politikası
  • eğitim politikası

Özet

Yazı, Türkiye'de mühendis ve teknisyen sayıları arasındaki dengesiz artış oranlarını ve teknisyen okulu-sanat enstitüsü mezunlarının istihdam durumlarını istatistiklerle inceleyerek bu dengesizliğin dışa bağımlı ekonomik yapıdan kaynaklandığını tartışıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TEKNİK İNSAN GÜCÜ

DAĞILIMINDA DENGESİZLİK

m. ali atay

Yetişmiş insan gücünün sektörler ve bölge ler arası dağılımındaki dengesizlikler ve bu gücün yerinde kullanımındaki sürege len ve çözümlenemeyen sorunlar kalkınma sürecini etkileyen engellerin en önemlile ri arasındadır. Bu etkenler arasında tek nik eleman—yardımcı teknik eleman sayıla rı arasındaki çarpık oranları da sayabili riz.

1960 1965

13,5 38,0

1965 1970

77,4 46,5

Tablo 2. Türkiye 'de mühendis ve teknisyen sayılarında beşer yıllık dönem lerde artış oranları (% olarak)

Doğaldır ki insan gücü kaynaklarının en i yi şekilde değerlendirilmesi eğitim poli tikasının doğru saptanması ile mümkündür. Eğitim politikası da toplumun bütününden ve içinde bulunduğu koşullardan bağımsız bir biçimde saptanamaz. Eğitim sistemi kalkınma sürecinin bir parçasıdır ve insan gücünün, toplumun ve ekonominin gerekleri ne uygun alanlarda, sayıda ve nitelikte yetiştirilmesi gibi temel bir görevi ol mak gerekir. Mevcut eğitim sisteminin böy le bir görevi üstlendiğini iddia etmek ola nağı yoktur. Kalkınmış ülkelerin artık tek nolojisinin transferiyle "teknoloji" sahi bi olan bir ülkede ekonomik yapının ve bu nun bir parçası olan istihdam politikası nın çarpık olması kaçınılmaz bir olgudur.

Bu çarpıklık doğal olarak eğitim politika sına da yansımakta, eğitim (özel olarak teknik eğitim) sistemimiz böyle bir poli tikanın tüm yanlışlıklarını ve aksaklıkla rını bünyesinde taşımaktadır.

Ülkemizde eğitim alanındaki genel talep, yukarda açıklanan nedenlerden ötürü uygu lanan çarpık ücret ve istihdam politikası (yedeksubaylık statüsü de bunlar arasında sayılabilir) nedeniyle yüksek eğitime yö nelmiştir. Bu yanlış yönlenme, çeşitli dü zeydeki, insan gücü sayıları arasındaki dengesizliğin başlıca nedenidir. Tablo l'de bu dengesizliğin teknik insan gücündeki yansımasını görüyoruz.

Tablo 2'de mühendis ve teknisyen sayıla rında beşer yıllık dönemlerdeki artışlar yüzde olarak görülmektedir. Mühendis sayı sındaki artış oranının teknisyen sayısında ki artış oranına göre 1965 1970 dönemin de 1,67 kat fazla olduğu görülmektedir. Mevcut teknisyen/mühendis oranları da dü şündürücüdür. Örneğin elektrik mühendisli ği dalında ülkede bir elektrik mühendisine 1960 ve 1965'de 3,5 elektrik teknisyeni düşerken, bu sayı 1970'de 2,5'a düşmüştür. 1970 yılında inşaat mühendisliği dalında bu sayı 0,7 ; maden, orman, tarım mühen disliği dallarında 0,5'dir (*). Bir mühen disin işinde yararlı olabilmesi için gerek li teknisyen sayısı 5 10 olarak kabul e dilmektedir (**). Teknisyen mühendis oranlarının küçük olma sı azgelişmiş dışa bağımlı ekonomilerin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde de açıkça görülen bu küçük oran lar, mühendislerin genellikle gerçek mü hendislik yerine daha alt düzeydeki işleri yaptıklarını, böylelikle büyük bir insan gücü israfının varlığını göstermektedir.

1960 15,461 27,056

1965 17,691 37,417

1970 31,401 54,753

Tablo 1. Türkiye'de teknik insan gücü(tüm mühendislik ve teknisyenlik dal ları) Kaynak: Devlet İst. Bnst.

(*) Elektrik Mühendisliği, 207,Mart 74,s. 128 (**)Bu sayalar öteki yıllar ve mühendislik dalları için dergimizin 366'ncı sayfa sındaki tabloda verilmiştir.

Öğretim Kurumu 1971 72 1972 73 1973 74

üniversitelerin

mühendislik

fakülte ve

bölümleri

17.632

Devlet Mühen dislik ve Mi marlık Akade mileri

4.796 5.339 6.998

Mühendislik Mi marlık Yüksek Okulları

22.332 23.757 24.200

Mühendislik ,

Toplam

44.760

*

Teknisyen ok. Sanat enst.

4.365 48.813

4.584 55.960

4.344 60.741

Teknisyen Toplam

53.178 60.544 65.085 53.178 60.544 65.085

Tablo 3. Teknik eğitimde öğrenci sayıları Kaynak: MEB Etüt ve Programlama Dairesi yayınları ve Devlet İsta tistik Enstitüsü yayınları.

Yakın gelecekte durum ne olacaktır? Bunu görmek için teknik eğitim kurumlarının bu günkü öğrenci sayılarına bakmak yeter. Bu sayıları Tablo 3'de görüyoruz. Bu tablonun incelenmesinden, 1971 72 yılında okuyan öğrenciler için teknisyen/mühendis oranı nın 1,888 dolayında olacağı görülür. Diğer yıllar için üniversitede okuyan mühendis lik öğrencilerinin sayıları hakkında veri yoksa da, enstitü ve teknisyen okulları öğrencilerinde büyük bir artış olmadığı Tablo 3'den gözlenebilir. Bu nedenle anı lan oranın 72 73 yıllarında da değişmeye ce ği umulabilir. Bu sayı, tüm dalların toplamı içindir. Bazı dallarda bu oran daha da küçüktür. Sanat enstitü sü ve teknisyen okulu mezunlarının istihdam durumlarının incelenmesi, yukar daki 1,888 oranının da aslında geçer siz olduğunu hemen gösterir. Çünkü Tablo 4'ten görüleceği gibi teknisyenlerin ancak 1/3'ü mesleğine uygun işlerde çalışmakta, yani teknisyenlik yapmaktadır. Tabloda "du rumu bilinmeyenler" olarak gösterilen ve tüm mezunların 1/4'üne ulaşan grupun da büyük ölçüde yurt dışına gidenler olduğu söylenebilir.

Durum

Sanat enstitüsü mezunları

Yüksek öğrenime devam eden

19,8

Mesleğine uygun işlerde çalışan

36,0

Mesleğine uygun

olmayan işlerde

çalışan

3,9

Dış ülkelere giden

3,4

Askere giden

2,2

Henüz iş bulamayan

9,1

Durumu bilinmeyen

25,6

100,0

teknisyen okulu mezunları

Tablo 4. Mezun veren 131 sanat enstitüsü ile 32 teknisyen okulunu 1971 1972 öğretim yılında bitirenlerin du rumu (toplam bitirenlerin yüzdesi olarak). Kaynak: MEB Etüt ve Programlama Dairesi Yayınları

Ülkede teknisyen yetiştirmeyi amaçlayan teknisyen okullarıyla sanat enstitüleri bu günkü durumlarıyla bu amaçlarına ters düş mektedirler. Sanat enstitülerinin kuruluş taki amacı sanayi bölgelerinin teknisyen ihtiyacını karşılamak ve yetişkin orta düzeyde teknik gücü oluşturmaktır. Öncele ri amaçta başarı kazanılmıştır. Uygulanan yanlış ücret ve istihdam politikaları ne deniyle sanat enstitüleri bugün başta Batı Almanya olmak üzere sanayileşmiş ülkelere kalifiye eleman ihraç eden fabrikalar ha line dönüştürülmüştür. 1969 1970 ders yı lında açılan teknisyen okulları ise sanat okullarında yetişenlerden daha nitelikli teknisyen yetiştirmeyi amaçlamış idi. Me zunlarının ancak % 32'sinin teknisyenlik yaptığı bu okullar da genellikle amaçları nı gerçekleştirememiştir.

İnsangücü yetiştirme ve kullanmada sadece çok küçük bir bölümünü vermeye çalıştığı mız çarpıklık ve dengesizlik dışa bağımlı ekonomilerde kaçınılmaz bir olaydır ve salt eğitim düzeninde düzeltimler yapıla rak giderilemez.