Elektrik Mühendisliği · Sayı 211 · Temmuz 1974

TRT VE EĞİTİM

Cevat Geray

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
1974
Sayfa
3
Okuma süresi
4 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık, Mühendislik eğitimi

Anahtar kelimeler

  • TRT
  • radyo-televizyon yayıncılığı
  • eğitim sistemi
  • özerklik
  • kamuoyu
  • okuma yazma oranı

Özet

Yazar, 12 Mart döneminden sonra özerkliğini yitiren TRT'nin yayın politikasını eleştirerek, kurumun eğlence ve reklam ağırlıklı yayıncılıktan uzaklaşıp Anayasa doğrultusunda eğitim, kültür ve toplumsal kalkınmaya hizmet eden bilimsel bir yayın planlamasına yönelmesi gerektiğini savunmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

12 Marttan sonra TRT'nin başına gelenleri biliyoruz. Sanki bütün anarşik eylemlerin baş sorumlusu TRT yayınlarıymış gibi Kurum üzerinde ağır bir baskı rejimi kurulmuş tur. Sonra da Anayasa'da, ilgili yasada yapılan değişikliklerle, radyo ve televiz yon yayınları tekeline sahip bir kamu ku ruluşu olan TRT'nin özerkliği sona erdi rilmiştir. Belli dönemin etkisi altında , Kurumun pek çok değerli elemanı ya ayrıl mak yolunu seçmiş ya da işlerine son ve rilmiştir. Televizyon yayınları birdenbi re Ankara dışındaki merkezlere yaygınlaş tırılmış, yayın günleri ve süreleri artı rılmıştır. Rejimin olumsuz etkisine, bu denli bir yaygınlaşma için teknik ve per sonel olanaklarının hazır olmayışı da ek lenince, yayınların içeriği, özü yozlaş mıştır. Bugün artık TRT yayınları, özel likle televizyon, ucuz eğlence, zaman öl dürme aracı durumuna düşmüştür. Uzayan ya yın süreleri bir takım yabancı dizi film leriyle toplumu koşullandırmaktan, spor programlarıyla seyirciyi oyalamaktan öte ye bir sonuç sağlayamamıştır. Yayınların eğitsel, kültürel işlevleri geri plana itilmiştir.

Yan tutmak, toplumu koşullandırmak, oyala mak yönü ağır basan TRT yayınlarının, Ana yasa doğrultusunda, yansız, toplumun iler lemesine yardımcı, eğitsel ve kültürel iş levlerine yöneltilmesinde büyük zorunluluk vardır. Koalisyon hükümeti, Kuruma yeniden çeki düzen vermek zorundadır. Başta Genel Müdür olmak üzere yöneticilerin değişti rilmesi böyle bir gereksinmeye dayanmakta dır. Ancak, yeni genel müdürün ilk işle rinden biri, yayın günlerinin sayısını ar tırmak (Çarşamba günleri spor programları koyarak) bütün haftaya yaymak olmuştur. Te levizyona radyodan daha çok önem ve öncelik verildiği, sinema, eğlence ve spor p r o g ramlarının, eğitim ve kültür programları nın aleyhine genişlemesine göz yumulduğu izlenimi bugün de geçerlidir.

Kitle iletişim araçlarının, özellikle en etkilisi olan radyo ve televizyonun yur dun her yanına kolayca ulaşması için giri şilen çabaları küçümsemiyoruz. Fakat anten lerden çıkan programların içeriği ve özü üzerinde durmak, çeşitli program kesimleri arasında bir denge kurmak gerekir. Öteki kitle iletişim araçları gibi, radyo ve te

cevat geray levizyon yayınlarının kalkınmakta olan ülkelerde ayrı toplumsal görev ve işlevle ri olduğu unutulmamalıdır. Haber verme, eğlendirme, boş zamanları değerlendirme yanında, hattâ bunlardan da önemli olan, vatandaşın siyasal sürece bilinçle katıl masına, kamuoyunun serbestçe oluşumuna yardımcılık, eğitim ve kültürü yaygınlaş tırma görevi de vardır TRT'nin. Hele eği tim olanaklarından yoksun kalmış , örgün öğretimden geçememiş, eğitimde fırsat e şitliğinden yararlanamamış geniş vatandaş kitlelerinin büyük çoğunluğu oluşturduğu geri kalmış bir ülkede radyo ve televizyo na bu konuda önemli görevler düşmektedir. Başlangıçta, televizyonun yurda sokulması için en önemli gerekçe eğitimde kullanmak iken, bu amaç artık unutulmuştur. Eğitime ayrılan süreler de yasak savmak için hazır lanmış izlenimini veren programlarla dol durulmaktadır. Reklam programlarına, spora halk için en uygun saatler ayrılırken, eği tim programları en elverişsiz saatlere konulmaktadır. TRT, kültürel, toplumsal bü tünleşmede kültür değerlerinin halka mal edilmesinde gereken özeni göstermemektedir.

TRT yayınları, Anayasanın çizdiği doğrul tuda, toplumun gereksinme duyduğu özgür ve üretici insan yetiştirmede örgün eğitim kurumlarını, böylece eğitim sistemimizi ta mamlamak zorundadır. Kentleşen, endüstrile şen, ileri teknolojiye yönelen, üretim ya pısını ve biçimini değiştirmek durumunda olan bir Türkiye'de, vatandaşın bu değiş meye ayak uydurmasını, bu değişmenin ve kalkınmanın devingen öğesi durumuna girme sini amaçlayan programlara yer verilmeli dir. Kısacası TRT, hem Anayasa ilkeleri hem de toplumun gereksinmeleri, özlemleri doğ rultusunda, eğitim sistemini tamamlayan, kalkınma ereklerine yönelik, insangücü po litikası ve toplumsal bütünleşme çabalarıy la tutarlı bir yayın politikası gütmek zo rundadır. Öte yandan, TRT yayınlarında köy lü, kentli emeğiyle geçinen geniş kitlenin yaşamında iyileştirme sağlayabilecek yeni bilgi, beceri ve uygulayışların yaygınlaş tırılmasına özen gösterilmelidir.

Yukarda belirtilenlerin gerçekleştirilebil mesi için, TRT yayınlarına demokratik, sos yal hukuk devleti anlayışı içinde, kalkınma erekleriyle tutarlı amaç, ilke, erek, önce lik ve ağırlıklar saptanmalıdır. Sonra da

bunların gerçekleşmesi için para, personel, araç gereç ve teknik olanakların sağlanma sı gerekmektedir. Bu da TRT yayınlarına yön verecek, etkinlik kazandıracak bir genel yayın planlamasının bilimsel verilere daya lı olarak yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İllere ve bölgelere göre Türkiye'nin ve ya yın alanlarının toplumsal, ekonomik, kültü rel özelliklerine, gereksinmelerine dayalı programlar geliştirilmelidir. Programların merkezde yapılıp illere ve bölgelere gönde rilmesi yanında, çevreden merkeze program gönderilmesi olanakları geliştirilmelidir. Bütün bunların yapılması, geniş ölçüde, dinleyici, seyirci araştırmalarına, kamuoyu yoklamalarına, sistematik değerlendirme,iz leme çabalarına bağlıdır, TRT, herşeyden önce, bu tür araştırmalarla, Türk toplumun

daki yerini, rolünü, etkisini, yöneleceği erekleri saptamalıdır. Yayın günleri, süre leri, içeriği, özü, bu erek ve amaçlarla tutarlı olarak düzenlenmelidir. Böylece, TRT'nin eğitim sisteminin bir tamamlayıcısı olma görevi yanında öteki görevleri de be lirlenmiş olacaktır. Ya'yınların gerektirdi ği insangücü, para ve teknik olanakların sağlanması ancak böyle bir planlama, yeni den düzenleme çabası içinde sağlanabilecek tir. Genel yayın planlamasına gidilmedikçe, günlük eğilimlere, esen rüzgâra göre yayın yapmaktan kurtulunamaz. TRT yayınlarını, Türkiye'yi geri kalmışlık kısır döngüsün den kurtaracak demokratik ve özgür düzene aracı durumuna getirmenin yollarını sürat le aramak ve bulmak zorundayız.

11 sayısı

İl sayısı

Türkiye ortalaması ^54 67 .

BİNGÖL,BİTLİS URFA,MUŞ

DİYARBAKIR,ADIYAMAN SİİRT,VAN

AĞRI,MARDİN

HAKKARİ

6 ve dahaa yyuuKkarfriıı yaşlardaı :nüfusun I okuma yaz.zmmaa bilme J oranı

11 nüfusu

— —asil ilkokul

İ

öğretmeni sayısı

6 ve daha yukarı yaştaki nüfusun okuma yazma oranı ve il nüfusunun ilkokul öğretmenine oranı.

asil

Okuma yazma bilme oranı Türkiye ortalamasının çok altında kalan 11 ilde,

bir asil ilkokul öğretmenine düşen il nüfusunun 700'ü geçtiği görülmek

tedir. Öğrenim olanağı eşitsiz olarak dağıldığına göre okuma yazma oranı

ilerde de Doğu Anadoluda düşük olacaktır. (Kaynak:Milli Eğitimde 50 Yıl,

DİE, 1973; Genel Nüfus Sayımı, DİE, 1970; Milli Eğitim İstatistikleri,

DİE, 1972") 378

OrtaoJcuiiar, Mesleki ve Teknik Okullar ve Liselerde bir önceki yıla qöre öğrenci artısı. (Kaynak: Milli Eğitimde 50 Yıl, DÎE, 1973).