Elektrik Mühendisliği · Sayı 213 · Eylül 1974

ELEKTRİK SEMİNERİ

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme

Yıl
1974
Sayfa
4
Okuma süresi
18 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

Anahtar kelimeler

  • Tercüman Gazetesi Elektrik Semineri
  • Çukurova Elektrik A.Ş.
  • TEK
  • fuel-oil santralleri
  • kosinüsfi kompanzasyonu
  • Korkut Özal

Özet

Yazı, 1973'te Tercüman Gazetesi'nin düzenlediği 'Elektrik Semineri' toplantısını ve bu toplantıda özel sektörün (özellikle Çukurova Elektrik) elektrik üretimindeki payını artırma ve fuel-oil santrallerini öne çıkarma yönündeki eğilimlerini eleştirel biçimde ele alıyor. Ardından toplantıdaki bazı konuşmalardan alıntılar ve Çukurova Elektrik Şirketi'nin sermaye artırımı ile TEK'in bu şirketteki payının düşürülmesine ilişkin bir habere yer veriliyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Geçtiğimiz yıl, 5 6 Mart 1973 tarihlerinde Tercüman Gazetesinin düzenlediği ve adına "Elektrik Semineri" dediği bir toplantı ya pılmıştı. Türkiye'deki sermaye çevrelerinin ve özellikle Çukurova Elektrik Anonim Şirketi nin yakın ilgi ve desteğini gören bu toplantı kanımızca ülkemizdeki enerji sorununa çözüm getirme görüntüsü içinde şunları sağlamak is tiyordu:

1. Türkiye Elektrik Kurumunu Türkiye 'de e lektrik üretimi yapan tek kuruluş olmaktan çıkarmak; özel sektörü, özellikle Çukurova E lektrik Şirketini elektrik üretiminde daha fazla söz sahibi yapmak.

2. Fuel oil 'e dayalı santralların enerji üre timindeki paylarını artırmak.

Ancak, toplantıya gösterilen ilgi umulandan çok az oldu ve toplantı gazetenin bütün çaba larına rağmen çok az yankı uyandırdı. (Örne ğin, TEK ve hükümet yetkililerinden kimse toplantıya katılmamıştı. )

Toplantıya katılan kişilerin çoğu yetenekleri nin elverdiğince yukarda belirttiğimiz iki a maca hizmet etmeye çalıştılar. Bazıları ba şardı. Bazıları ise pek başaramadı.

Aşağıda, Tercüman Gazetesinin bastırttığı, toplantıya verilen tebliğleri ve toplantı tu tanaklarını içinde toplayan kitaptan/*) bazı alıntıları bulacaksınız. Bu alıntıları film lerini çekerek kitaptan aynen aktarıyoruz. A lmtılara geçmeden önce, son olarak iki nokta yı belirtelim:

1. Kitapta, aşağıda da görüleceği gibi çok sayıda yanlış var. Bunların bir kısmı dizgi yanlışları. Bir kısmı ise, toplantı tuta naklarını hazırlayanın elektrik mühendis liği ile uzaktan yakından ilgili bir kişi ol mamasından doğan "cehalet yanlışlıkları". Bu nun üzerinde bu kadar durmamızın nedeni, ga zeten in, ener j i sorununa sahip çıkar görünür ken, gerçekte işi hiç de ciddiye almadığını vurgulamak istememizdir.

2. Bu toplantı, hatırlanacağı üzere son pet rol bunalımından önce yapılmıştı. Bütün dün yayı etkisine alan, kendisine yeter petrol ü retemeyen sanayileşmiş sanayileşmemiş bütün ülkeleri adeta felce uğratan ve petrol fiyat larının büyük oranda artmasıyla şimdilik so nuçlanmış gibi görünen bu bunalımdan sonra, fuel oil 'e dayalı enerji politikası avukatla rına sormak gerekir: kimden yanaşınız ?

(*) Tercüman Elektrik Semineri, İstanbul, 1973.

Diğer bir üçüncü konu. o da elektrik enerlsi satışında tüketicilerin güç katsayısı değimi olarak kullanılan kosinüsfitin düşük olması. Bugün Türkiye'de kosinüsfil kuzeybatı Ana dolu şebekesindeki kosünüsfil 0.6 civarındadır. Genellikle dağıtım şebekesinde bu kosinüsfil in düşük olması sebebiyle dağıtım şebeke sinde gerilim düşüğünü artırdığı şekildedir, ikincisi, enerji kaybını büyütmektedir. Üçüncüsü de santrallerin aşırı yüklenmesi şeklinde kendini göstermektedir. Bu kosinüsfil'in düşüklüğüne fulöresan de şarj tüpleri, kaynak trafoları, aksen keremmotorları sebep olmaktadır. Bugün şebekede flöresan tüpler, yani deşarj tüpleri hiçbiri kosinüsfili tashih edecek şekilde tertiplenmemiştir ve satışı da yapılmamaktadır. Y ani içersinde Balasın yanına bir kondandösater konmamaktadır ve kosinüsfl flöresan tüpün yanında 0 4 ile 0 5 civarındadır. Bu da şebe keden fazla miktarda vatsız akım çekmesine sebep olmaktadır. İkinci si kaynak trafoları: kaynak trafolarında kosinüsfitleri 0 6 civarındadır ve Türkiye'de yaygın olarak bütün küçük sanayide bu kaynak trafoları kullanılmakta ve kaynak trafoları hiçbir kayda tabi tutulmadan şebe keden istediği ceryanı almaktadır. Bu da vatı rakım yönünden büyük bir yük göstermektedir. Üçüncüsü: aksen krommotorlar. Bunrar bilhas sa tekstil sanayiinde yaygın olarak kullanılan motorlardır ki, bu motor lar iyi bir şekilde seçilmeyip ki yüklenmeleri tam yapılmadığı takdirde yükle orantılı olarak kosinüsfit değişmektedir. Küçük yükler de kosi nüsfit çok değişmektedir. Küçük yüklerde kosinüsfit çok düşüktür. Meselâ 100/20 i 100/30 bir yüklenmede kosinüsfit 0/3 0/4 civarın da olur. Kendisinin kosinüsfit'i 0/8 olsa dahi tam yüklenmede 0/8 e çıkmaktadır. Onun için işletme yönünden de bilhassa yani sanayi te şekküllerindeki işletmecilikte aksen krommotorların "' yüklenmeleri daima tam yuk altında olması haline gidilmeli, yani kosinüsfit'i 0/8 şeklinde tutmak için gerekli tedbiri alması lâzımdır. Bu düşük kosi nüsfit'in yükseltilmesi faz kompasazyonu dediğimiz bir tertiple yapıl maktadır. Bu faz kompasazyonu elektrik enerjisini satan kuruluşlar ta rafından tüketici durumunda olan aboneler zorlanarak, yani bir yönet melikle temin edilebilir. Yani enerji satılırken kosinüsfit'ine dikkat et mek gerekir

Y ani özatlersek, yatırım yönünden santrallere ve tüketici yönünden de çift tarifeli sistemin uygulanması, şebekelerin tevsii ve fazkompas yönünün yapılmasıdır ki, bu fazkompas yine bugün Tür kiye'de önem verilmemektedir. Y ani önemi çok büyüktür. Buna sürat le geçmek gerekir. Bu kısa zamanda anlatmaya çalıştığım Türkiye'de elektrik enerjisi sorununu da açıklığa kavuşturmak veya bunlarla İlgi li sorularınıza cevap vermeye hazır olduğumu söyler, beni dinlemek zahmetinde bulunduğunuzdan dolayı sizlere teşekkür ederim

• • • Eğer bugün üniteler böyle kilovat üzerinden isimlendirilmemek tedir. Negavat diye söylenmektedir. Bugün 100 kilovat. 1000 kilovat, 37 bin kilovat kelimesi kalkmıştır, 37 megavat, 1000 megavat, hatta bunun daha üzerine çıkılmıştır, dlgovata gelinmiştir. O kadar rakam lar büyümüştür, o kadar büyümüştür ki bugün bir makine ünitesi 500 negavatlık yapılmaktadır, işlemektedir, hatta son zamanda 1000 me gavata çıkmıştır tek bir ünite (Mehmet İnan, Prof., İTÜ Elk. Fak.)

ı BU ara da birinci ve ikinci beş yıllık plânlarda ön görülmediği halde zamanın hükümeti cesur ve yerinde kararla Anbarh'da Keban'dan fazla ceryan veren 5 üniteli 600 megavatlık fueloiile çalışan santralleri kurmuştur. Eyer Anbarlı r.antralleri olmasaydı bu gün Türkiye tam anlamıyla ka ranlıkta kalır, milli bir felâket olurdu. Ancak tehlike yiııo geçmiş de ğildir. Türkiye bugün Avrupa ülkeleri arasında kişi başına elektrik tü ketimi yönünden sonuncudur. Bütün dünya ülkeleri arasında 50 ncı sıralarda yer almaktadır Türkiye aradaki mesafeyi koşarak kapatmak . oradadır. Artık su kuvvetinden mı yararlanalım, yoksa linyit yatak larından ın< îoydaLiiinlım tartışmasının zamanı ve modası geçmiştir. Hele en bol ve en emin elektrik üreten fuel oillı santralleri emperya

lızinı lartısmalarına karıştırmak dünya karşısında gulunç olmaktan, milli ekonomiye zarar vermekten başka birşey değildir. Bugün esas hedef zamanında ve yeterli enerji üretimidir. Bunun için bütün millî kaynaklarımız mali imkânlarımız ve teknik gücümüzü seferber etme liyiz Problemi nasıl çözebiliriz? Ben burada bir elektrik mühendisi veya planlayıcısı olarak değil, fakat sanayinin içinde bir insan olarak elektrik probleminin çözülebileceğine inandığım bazı basit ve prntik çözüm yolları önereceğim. Önce elektrik problemine iki yönden yak laşmak gerektir. Kısa vadeli ve uzun vadeli. Kısa vadeli. Bulgaristan ile derhal elektrik anlaşması yapılarak Edirneden Bulgaristana hat çekilmeli, ihtiyaç anında Bulgaristandan uygun fiatla enerji alınmalı dır, inşa halindeki tesislerin yatırım sürelerini kısaltacak koordinas yon tedbirleri alınmalıdır. Çukurova ve Antalya Kepez gibi TEK'in esa sen büyük kısmına «ahıp olduyu millî şirketlere yeni elektrik üretim tesisleri kurulma izni verilmelidir izmir'de Ege'nin hızla artan ener ji ihtiyacını güven altına almak için Ali Ağa Rafinerisi yanında toplam gücü 600 megavatlık iki veya dört üniteli bir fueloil santralı kurulma sına derhal bağlanmalıdır (Yılmaz Adı güzel. Sanayici, İzmir)

Fakat bugün için bizim en ana meselemiz zaman meselesidir. Gecikmeden, zamanında ucuz ve yeterli elektriğe kavuşmaktır. O halde iki alternatiften birini seçeceğiz. Ya süratli sanayileşmeyi ön plâna alacağız, ya süratli şehirleşmeyi ön plâna alacağız. Bugün tarihimizin her devrinde şehirleşmeye gelen çarıklı İnsanlar vardır. Bunlar bazen durdurulur, bazen teşvik edilir. Bugün için eğer hakikaten bu insanların şehre gelmesi âcil bir Ihtl yaçsa gelsinler. Ama bu insanların şehre gelmesiyle şehrin ve sanayii In en ana damarı kan mesabesinde olan ihtiyacı bizi zorluyorsa, bunla rı olduğu yerde tutmak lâzımdır. Bunun iç.in şehirleşmeyi yavaşlat makta, bu âcil problemi bir kısa süre için halledebilir, bu esnada da biz eğer yarına raci meselelerimizi programlı ve plânlı olarak halle debilirsek bu iç yürür.

Bediî Şehsuvaroğlu, Prof., İstanbul)

Kaynaklarımızda

bir dır boğazımız yoktur, benim kanaatim ve kaynak diylncs ben ka

tlyyen dar boğazların içine düşüp illâ da yerli olsun demiyorum. Bu

gün dünyanın bütün memleketlerinde enerji artık dünyada rahat alınıp

satılan bir metadır. Biraz evvel sayın konuşmacı işaret etti. Bugün

Bulgaristandan elektrik almayı düşünüyoruz. Ben bunu bugünkü dünya

anlayışında bugün ulaştığımız noktada katiyen ve katiyen tehlikeli bir

şey görmüyorum. Bugün Türkiye zaten herşeyiytfi dışarıya bağlı bir

memleket. İthal ettiği yüzlerce ithal ettiği herhangi bir maddenin is

keleti Türkiye'de duıur ,ıma sistcMtı bu insan vücudu gibi, incecik bir

damar, kalp dcmarı tık.'ındı mı. gidiyor. Kalp damarı ama çalışıyor İş

te 70 80 sene. bunun aıbi dünya ticaret sistemi de öyle kurulmuş ki.

bugün srtık Rusya, bıııjun kalyaya gaz satıyor. Avusturyaya gaz satı

yor. Bugün komünist memleketler batıdan teknoloji satın alıyorlar

Meselâ Rusya çııbı sosyalist diye bildiğimiz bir memleket bir özel pet

rol şirketiyle oksidan şirketiyle 5 senelik anlaşma yapıyor. Daha an

laşmanın ıcındo oylc maddeler var ki. eğer Turkıyedc derse memleket

katıklı C'\c iddia edebilecekler çıkabilir ve bunu Rusya bugün imzala

mıştır bu anlaşmayı görmenizi tavsiye ederim Teknoloji tarifidir bu

yüksek seviyede teknolojinin ithalidir ve buna gitmeye mecburuz bu

gün

•

. . . Üçüncüsü TEK diye bir müessese kurduk, şimdi TEK gibi mües seseler bir tane mi olsun Türkiyede? Bakın bugün Çukurova vardır. Ben şahsen kurulusundan beri takip etmişimdir. Ve Türk teşebbüsü nün güzel bir örneğini vermiştir ve bugün rakkamları t i t k i k ederseniz, icabında senede yüzde 20 25 artışları kompanse etmiştir ve bugün bir sanayii kurulusu olarak ortadadır. Bu gibi kuruluşlara inanıyorum ki, bugün bir tek kanunun dar boğazlarını da bilen bir insan olarak Inanr yorum ki, Türkiyenin enerji meselesi öylesine büyüyor ki. bu kaldıra cak çok omuzlar istiyor, çok omuzlar istiyor. Yani böyle belirli bir yer lere bunlan bağlayıp başka omuzları bunlardan kurtarmak Türkiyenin aleyhine olmuyor.

(Korkut Özal, Danışman, SHELL)

Korkut özahn çabası ile

TEK'in Çukurova Elektrik

Şirketindeki payı düşürülüyor

TARIM BAKANI ÖZALJN ÇUKUROVA ELEK TRİK ŞİRKETİNİN SERMAYESİNİN ARTI RILMASI İLE İ L G İ L İ KARARNAMEYİ İM ZALAMAYARAK TEK' İN BU ŞİRKETTEKİ PAYININ YÜZDE 33'DEN YÜZDE 20'YE DÜŞMESİNE NEDEN OLDUĞU İLERİ SÜ RÜLDÜ.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Korkut özal Çukurova Elektrik Şirketinin sermayesinin ar tırılması ile i l g i l i kararnameyi imzalama mıştır. özal böylelikle Türkiye Elektrik Ku rutnu'nun Çukurova Elektrik Şirketindeki pa yının yüzde 33'den yüzde 20'ye düşmesine neden olmuştur.

Bundan bir süre önce Çukurova Elektrik Anonim Şirketi, sermayesini 175 milyondan 325 milyo " na çıkarmak için bir karar almıştır. Buna ne den olarak da yeni bir santral daha kurulması ve şirketin mali sıkıntısının giderilmesini göstermektedir. Türkiye'de özel sektörün or tak bulunduğu tek el'ektrik üreten santral o lan Çukurova Elektrik A.Ş. böylelikle serma yesinde 150 milyon TL'İlk bir artış istemiş tir. Enerji Bakanlığı ise özel sektörün eline enerji konusunda yeni tavizler verilmesine karşı çıkmıştır. Bu yüzden yalnızca mali s i kir, t m m giderilmesini sağlayabilmek için 90 milyon TL'lık bir sermaye artırımını kabul etmiştir.. Devlet Planlama fe|kii»tl. ve Maliye Bakanlığı da buna olumlu m&tal*» v«rniştir.

TEK, Çukurova Elektrik.Â.Ş'n^ıh|ien yüzde 33'üne sahiptir, Bju p^f,,Ş0m$0'Xİ tutmak tadır. Şirketin şer^a|[I ;|&jh|îyoo artırıl dığı takdirde TEK'.iri Ödfl^L: gereken miktar 30 milyondur. TEK, bu parigtt?ödemeye hazır < olduğunu bildirmiştir. Bıtft» ilişkin jkararnaıse 23 temmuzda imzalanmak ü«8*e Kotfcut Seal'a sunulmuştur. Ancak, üç defa yazılmasına rağ • men Özal, kararnameyi imzalamamakta direnmiş tir. Böylece kararnamenin sürüncemede bırakı lacağı ve TEK'in röçhan hakkini kaybetmesi . sonucunun doğacağı belirtilmektedir. Bunun. ' sonucunda ise TEK'in töplaffl^sermaye,içindeki payı yüzde 20"ye düşmüş olacaktır» Dolayısıy la bir devlet kuruluşa olan TEK gidetek bu şirket içindeki etkinliğini kaybetmiş olacak tır. Kalan hisse senetlerini de Çukurovalı diğer ortaklar almış olacaktır.

(Günaydın Gazetesi, 13 ekim 1974)

. . Muhterem arkadaşlarım enerjide TEK çok iyi gayelerle kurul muş olmasına rağmen Enerji Bakanlığının yetkili mevkilerinde oturan TEK'In başında bulunan insanlar maalesef Türkiye'yi bir enterkolektif şebekenin bağlantılarıyle bağlarken yatırımlara enerji üretimi yönün den gitmemişlerdir. Ve biz bunu komisyonlarda gayet acı olarak eleş tirmişizdir. Muhterem arkadaşlarım, ben kendilerine söyledim. De dim ki siz bir taraftan Hopa'ya, bir taraftan Edirne'ye bağlarken ve üçüncü beş yıllık plâna da bunu dikkate alır iken yani dışardan ithali öngörür iken neyi düşünüyorsunuz. Biraz önce benden evvel konuşan arkadaşım değindi, kendilerine teşekkür ederim. Hakikaten ben de aynen kendial gibi düşünüyorum. Kıbrıs hadisesinde bizim yakıtım, zın olmamasından dolayı ne duruma düştüğümüz meydandadır. Elbet teki enerjimizi demirperdeye şarteli onun eline verdiğimiz takdirde Türkiye'nin nasıl bir sanayileşmeye gideceğini yanlız ekonomi yönün den değil devlet olma bakımından da kimlere tabi olacağını düşün mek elbette hakikaten acı acı düşünmek lâzım gelir. Onun için Ter cüman ailesinin bu konuyu hiç olmazsa üçüncü beş yıllık plânın bi rinci kanadında ele almış olması yln* fevkalâde bir olaydır Türk mil leti için

Sadece bununla yetinilirken Sovyet Rusya, muhterem arkadaşlarım Erivan'da 500 negavatlık bir santralı 1974 yılında devre ye alacaktır. Y ine Bulgaristan'da 500 negavatlık diğer bir santralı dev reye alacaktır. Y ine Sovyet Rusya kendi eliyle aşağı havzasında, Suri ye'de 500 negavatlık bir diğer santralı devreye alacaktır. Y ani etrafı mızda Sovyet Rusya'nın Türkiye'nin bugün İçinde bulunduğu mese leyi, durumu dikkate alarak etrafımızda yaptığı tesisler Türkiye'nin gelecekteki durumunu acı acı düşündürecek mahiyettedir ve biz uyur iken onlar Türkiye'nin bu durumunu dikkate alarak Türkiye'ye enerji satmak İçin Türkiye'yi esir etmek İçin bu çabaları İçersine girmiş bu lunmaktadırlar. Şu halde Türkiye hakikaten çok büyük bir tehlikenin karşısındadır, hatta İçindedir. Şu halde Türkiye bu çok sıkıntılı devre sinden sıyrılmak İstiyorsa, önce küçük meselelerin içinden sıyrıla cağız, şehircilik konularını da ayrıca düşünmek kaydıyle ayrılacağız ve Türkiye'nin enerji meselesini hakikaten nasıl halletmek lazımsa ki geç kalınmıştır kanaatindeyim. Süratle buna gitmemiz lâzım ge lir. Ben bu konu üzerinde şöyle çareler düşünmekteyim

• • • şimdi muhterem arkadaşlarım ben sizlere şunu arz etmek isti yorum, kısacası. Türkiye'nin politikasında linyitler birinci derecede trlbüner enerji kaynağı olmalıdır, kanaatımca. Bu Türkiye'nin birçok sorunlarını halledecektir, geç kalmış olmamıza rağmen. Ve gaz tir bünlerlni arkadaşım çok iyi değindiler, büyük bir politikadır bu, de mirperdeye bizim kendimizi bağlamamız, bir nevi damping yapacak tır Rusya bize. Belki bedava verecektir elektriği. Kendisinin kurduğu şeyler ama bizi esir edecektir sonunda. Onun için süratle linyitlere gitmemiz ki linyitlerin santrallerin kurulması da 3 senede oluyor. Ben etüd ettim, 20 tane Almanya'da ve muhtelif yerlerde kurulan santral vardır. Azami, azami 4 senede bitiyor. Biz hiç bir zaman maalesef ben teknik arkadaşlarım gücenmesinler, daima kendilerine tarizlerim ol muştur ve şöyle söylemişimdir. Bugün Almanya'yı, Japonya'yı Ame rika'yı kalkındıran insanlar politikacılar değildir demişimdir. Teknik elemanlardır. Onun şerefi teknik elemanlarındır. Y ani Alman teknis yenleri bugünkü Almanya'yı yapmışlardır. Elbettekl bir başarısızlığın günahı, vebali de teknik elemanlarındır. Türkiye bugün bu noviden teknik elemanlara muhtaçtır.

Muhterem arkadaşlarım çare olarak şunu düşünüyorum ben, di ğer çare olarak. Bugün biz enerjiye ki Türkiye'de bugün % 70'i sanayie yönelen bir enerji ihtiyacımız vardır, şehirlerden ziyade ki turizmin de bence temeli budur, enerjidir, pırıl pırıldır çünkü diğer şehirler. Avrupa'nın büyük şehirleri, turistik yerleri. Biz bu yönden de son de rece dikkatli olmak zorundayız, turizmi geliştirme bakımından, bir sa nayi olarak. Köylerimize elektrik vermek istiyoruz ve enterkolekti feden veriyoruz. Enterkolekteden köylere elektrik verilmesinin bir devre için ben aleyhindeyim. Bölgevî olarak akarsularımızı değerlen dirmek için elektrik üretmek ve köyleri bu şekilde aydınlığa kavuştur mak bence bu sıkıntılı devreyi atlatıncaya kadar iyi bir çare olacak tır, kanaatindeyim.

(Zekeriya Kürşat, AP K.Maraş Milletvekili)

• • • Fuiloil yapmada gösterilen tereddüdler, fuiloil santralı yapmaya gösterilen tereddütler, maalesef giderilememiştir. Y apılan fizibilite etüdleri Ali Ağa'da 600 bin kilovatlık. 2x300 negavat bir fuiloil santra lının yapımını öngörüyordu. Bu santral iki buçuk senede İkmal edilir

di. Toplam maliyetleri 634 milyon liraya malolan ve 410 bin kilovat lık Ambarlı 3, 4, 5 tesisleri inşa edilirken koparılan fırtınalar hatırlan malı ve 2x300 negavatlık Ali Ağa, hatta Ali Ağa'yı 4x300 negavatlık şeklinde de İfade edebiliriz, 2x300 negavatlık İzmit, 2x300 negavatlık Mersin ve İskenderun 110 negavatlık Hopa 2 ve 3 fuiloil santralları na süratle başlanılmalıdır. Sayın Korkut Özel sabah burada fuiloll den mi, sudan mı, yoksa kömürden mi enerji İstihsal etmek münaka şalarını bırakmak İcap ettiği ifadesini buyurdular. Aynen katılırım muhterem arkadaşlarım. Esasen bunu da vaktiyle bakanlık deruhte ettiğim zaman Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı bütçesinde de ifa de etmiş idim. O zaman da bu münakaşaları bırakmak mecburiyetin deyiz demiştim. Çünkü muhterem arkadaşlarım evet bunun münaka şaları yapılır, yapılması İcap etmektedir ama, bunlar uzun vadede ya pılması icap eden münakaşalardır. Bugün için çanlar kapıyı çalmıştır.

• • • Y ine öneriyoruz inşasına başlanan projeler iyi takip edilmelidir. Cocikmeler iyi takip edilmeme neticesidir. Keban, Gökçekaya ve di ğerlerinin yanında Seyit Ömer, demin arzettim. iyi takip edilmemiştir vo gecikmeler bu sebepten de daha da artmıştır. Aslantaş barajına halen başlanamamıştır. Bilindiği üzere burada sayın Çukurova Ano nim Şirketi ilgilileri var. dertlidirler, meselelerini her zaman biliyo lum. Aslantaş barajı Çukurova Anonim şirketi İle DSİ tarafından ya pılacaktı. Çukurova Anonim şirketi dünya bankası ile kredi mutaba katına varmıştır. Bunun Türkiye Elektrik Kurumu tarafından mı, Çu kurova Anonim Şirketi tarafından mı yapılacağı münakaşaları maalo sef iki sene devam etmiştir muhterem arkadaşlarım. Bir taraftan kre disi mutabakata varılmış Aslantaş barajı üç gayeli, hem taşkından ko ruyacak, hem sulama yapacak, hem de elektrik enerjisi istihsal ede cek. Çukurova Anonim Şirketi millî bir şirketimiz muhterem arkadaş larım. 6000 üyeli. Türkiye Elektrik Kurumu kuruldu, TEK. Ama TEK'in kanununa baktığımız takdirde bu sözleşmeye imkân tanımaktadır, im tiyaz mukavelesi muayyen bir müddetle mukayettlr. Şu hale göre bu nun kıskanacak tarafı ne? Kıskanılacak tarafı ne, bunu anlamak müm kün değildir. Çukurova'yı devletleştireceğiz münakaşaları da TEK'In sadece başlıca mesaisi olmuştur. Maalesef bu noktaya değinmeden geçemeyeceğim.

Tubltak sayın başkanı ve genel sekreteri de Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu Başkanı Sayın Vardar da aramız da, sekreteri de aramızda. Geçen sene Şubat ayında tehlikeleri İşaret etmişlerdir, süratle fuiloil santralarına gidilmesi önerisinde bulun muşlardır. Sadece politikacılar olarak değil. Biz politikacılar nihayet tercihimizi yaparız, ama teknik de bunu söylemektedir muhterem ar kadaşlarım. Rapor 972 Şubatında yayınlanan elime geçti. Şiddetle bunu önermektedir. İlim bunu söylemektedir, bütün arkadaşlarımız bunu' söylemektedir. Tatbikatçılar bunu söylemektedir. İnşallah bu toplantı Türkiye Elektrik Kurumuna bir istikâmet verir. Türkiye Elek trik Kurumu bir ihtiyacın neticesinde meydana getirilmiştir. Kuruluş gayeleri çok iyidir. Onu ortadan kaldırmak değil, İyi İstikâmet ver mek mecburiyetindeyiz (Nahit Menteşe, AP Aydın Milletvekili)

Biz Çukurova Anonim Şirketi olarak bu yatırımların gerçekleşmesi İçin topyekûn bir seferberlik İhtiyacın da olduğumuz kanısındayız. Topyekûn. Belediyeler yatırım yapmalı dır. Özel İdareler yatırım yapmalıdır, mevcut İmtiyazlı şirketler yatı rıma devam etmelidir. Ayrıca yeni şirketlerin kurulmasına çalışmalı yız. Bu yatırım miktarını yalnız bütçeden beklemek, yalnız Türk mil letinin ödediği vergilerden karşılamak yerin* Türk milletinin gönüllü tasarruflarını bir araya getirerek kurulacak şirketler marifetiyle bu yatırıma katkıda bulunmasını İstiyoruz. Eğer hedef 1995 yılında İste nilen hedef İse, eğer bu hedef gerçekleşmek için malt kaynak arıyor ise, Türkiye Elektrik kurumu iki yaşına girdi. Çok yakın temasımız olan kıymetli arkadaşlar tarafından yürütülen bir müessesedir. Tür kiye Elektrik Kurumu ayrıca bizim şirketimizin % 33 hissesine de sa hiptir. Bu toplantıda sizlere dağıttığımız 1972 yılı faaliyet raporunda birçok konuları açıklamış durumdayız. Bu konuların açıklanmasında Çukurova Eelektrlk Anonim Şirketinin yatırımlara davam etmesi ge rektiğinde Türkiye Elektrik Kurumunun kıymetli Y önetim Kurulu üye lerinin de imzası vardır ve bu faaliyet raporu yedi kişilik, üç tanesi Türkiye Elektrik Kurumundan olmak üzere, yedi kişilik Y önetim Kuru lunun kararlaştırarak tabettirdiği faaliyet raporudur. Onda da görü leceği veçhile Türkiye Elektrik Kurumu da bu enerji yatırımlarının topyekûn bir seferberlikle yapılması gerektiğine kânl. Türkiye Elek

trlk Kurumunun Türkiye'de elektrik üretimini yapan tek müessese ol ması kanununun esbabı muclbesl suydu: Türkiye'de Devlet Su İşle rinin, Etlbank'ın. İller Bankasının ve bazı belediyelerin elinde mevcut t M l ı l e r l blrltıtlrmek, tek elden İdare etmek, hem personel bakımın dan personal tasarrufu yapabilmek hem kıymetli personelden yurdun muhtelif yerlerinde İstifade etmek, yedeklillk bakımından, malzeme deposu bakımından, hizmetlerin götürülmesi bakımından bir yekne saklık meydana getirmek idi. Bu bir tekel düşünülerek yapılmamış idi. Türkiye Elektrik Kurumunun bu konu ile ilgili kanununu okuyorum müsaade ederseniz.

Türkiye Elektrik Kurumunun faaliyet konuları aşağıda gösteril miştir Bu kanunda yazılı İstisnalar dışında tekeli altında olmak üze re yurdun İhtiyacı bulunan elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve tica retini yapmak.

Bu kanunda yazılı istisnalar diyor. İstisnaya geçiyoruz. Bu kanu nun yayınlanmasından önce belediye elektrik İşletmelerine İntikal et miş bulunan İmtiyaz hakları, vecibeleri ve tesisleri bu İşletmelerin devri İle devlet verilmiş İmtiyaz sahibi şirketlere ait İmtiyazı hukuk vecibeleri ve tesisleri İmtiyaz sözleşmesinin herhangi bir suretle so na ermesi halinde Türkiye Elektrik Kurumuna geçer.

Geçici Madde: 7 Elektrik İmtiyazı mevcut bölgelerde İmtiyaz hukuku mahfuz kalmak kaydıyle İmtiyaz sahibi tarafından karşılan mayan elektrik ihtiyacı yapılan maaraflar İmtiyazlı şirketten tahsil edilmek kayıt ve şartıyle Devlet adına Türkiye Elektrik Kurumu tara fından doğrudan doğruya karşılanır.

Bakın. Türkiye Elektrik Kurumu Kanununun ilgili maddeleri. Va zıı kanun o zaman da Türkiye'nin artan elektrik ihtiyacının gerçekleş tirilmesinde yalnız Devlet sermayesinin değil, halkın katkısının da bulunmasının esas olduğunu kabul etmiş.

Demek oluyor ki bir bölgede enerji oldu mu, elektrik enerjisi oldu mu talebi de aynı oranda yük seliyor. Türk milleti, bu.büyük millet talep edecek madde mevcut olmayınca talep etmiyor. Talep edecek madde olunca talep ediyor. 1965 rakamıyla 1972 rakamlarını mukayese edin. Hem güçte, hem enerjide her İkisinde de büyük bir artış var. Demek oluyor ki elektrik enerjisi mevcut oldu mu Türk milleti bunu talep ediyor ve kullanıyor, oimadı mı kullanmıyor. Senin talebin % 5 olduğunda % 5'te kalıyor. Senin talebin % 10'dur desem % 1 0da kalıyor. Senin talebin % 20' dir deaem % 20'yi kabul ediyor. Bizim bölgemizde bugün enerji ta lebi artışı yılda % 29 oranındadır. Faaliyet raporlarımızdan da göre bllh siniz. % 29 oranındadır. Tekrar ediyorum bu büyük Türk milletinin hassasını. Bulduğu zaman istiyor bulmadığı zaman İstemiyor. Bu mil letin eğer sanayileşmesini istiyorsak, eğer hakikaten ciddi iatlyorsak

enerjisini temin etmek suretiyle buyurun Türk milleti sanaylleşln, demek lâzım ve bunu süratle demek lâzım. Ve bunu bir milli politika olarak demek lâzım

• • Şimdi Bulgaristan'dan elektrik İthal etmek, yabancıya bu İmkânı tanımaktan çok daha pahalı ve külfetli Türk milletine. Bir konu daha. Elektrik üreteceğiz, neden efendim milli olaun. Nedir millî? İşte dışa dönük bilmem petrol olmasın. Olur mu, yani İtalya'nın hiç bir yakıtı yok. Y akıtının tamamını dışardan sağlar. İtalyanlar gayri millî mi? Dünya artık o raddeye geldi ki Rusya dahi, dün kıymetli bir konuşma cı arkadaşımızın söylediği gibi Rusya dahi dış teknolojiden, dış im kânlardan yararlanmanın kooegzlstanaın yollarını ararken biz burda kendi kendimize yaşayamaz duruma gelmeye çalışıyoruz.

• • Efendim neymiş. Petrol milli taaflyehanelerde ayıplacak. Bu da gelmiş burada yapıyor, bu da milli. Kârını alıp götürüyor. Biz faizli para alıp dışardan petrol rafinerisi yaparsak, o rafineri İçin ödeyece ğimiz faiz onların götürdüğü kârdan daha mı şey olacak, daha mı ucuz olacak? Bütün mesele İktisadi konuların akılcı yoldan çözülmeaine bağlı. Bir memlekette akıl yendi mi ondan sonra yenmeyecek hiç bir şey kalmaz. Hürmetlerimle.

(Turgut Yeğenağa, Çukurova Elektrik A.Ş., İdare Meclisi Reisi)

'• • İkinci husus olarak insan faktöründen sonra bu meselede bütün münakaşaları bir tarafa bırakacağız. Devlet mi yapmak istiyor, bütün gücüyle çıksın ortaya. Hususî teşebbüs mü yapmak istiyor, bütün gücüyle çıksın ortaya. Y abancı sermaye mi gelmek istiyor, bütün gü cüyle çıksın ortaya. Biz Türkiye'nin enerji meselesini ancak bu şekil de halledebiliriz arkadaşlar.

Bu üç mesele üzerinde, yani enerji politikası, insan faktörü ve enerji politikasında tespit edilen hedefe ulaşmak İçin tatbik edeceğimiz metod üzerinde partiler olarak, mü esseseler olarak bu memleketin teknisyenleri olarak, bu memleke tin üniversiteleri olarak anlaştığımız gün emin olunuz ki Türkiye'nin enerji meselesi apandisit ameliyatı kadar kolay olacaktı ve bu mese lenin altından kolayca çıkılacaktır. Hepinizi saygıyla selâmlarım.

(Mehmet Turgut, DP Bursa Milletvekili)

Elektrik Mühendisliği 213 512