Elektrik Mühendisliği · Sayı 213 · Eylül 1974
PETROL, DÜNYA VE TÜRKİYE
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 1974
- Sayfa
- 1
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Toplum, demokrasi ve emek
Anahtar kelimeler
- petrol krizi 1973
- OPEC ambargosu
- Ortadoğu
- Batı ekonomisi
- Türkiye dış politikası
- enerji bağımlılığı
Özet
1973 petrol krizinin dünya ekonomisi ve Batı sanayii üzerindeki etkileri değerlendirilirken, Türkiye'nin tarihsel ve stratejik konumunun Ortadoğu petrol meselesi bağlamında yeniden ele alınması gerektiği tartışılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
pveetrol, dünya türkiye ismail cem
EWSWEEK deresi şöyle yazıyor: « Sanayiin du raklaması, işsizlik, durgunluk ve hayat şartlarında köklü bir kötüleşme korkusu bütün dünyayı birdenbire sardı. Mo dern ekonomi tarihinin en şaşırtıcı deği şimlerinden biri karşısında bulunuyoruz » Gerçekten, Arap ülkelerinin petrol üretimini günde 20 milyon varilden 14'e düşürmeleri, Batı dünyasının ekonomisini temellerinden sarsmıştır. Yeryüzündeki toplam günlük petrol üretiminin (30 mil yon varil) %20 azalması anlamında olan bu değişim, büyük kapitalist ülkelerin varmış olduklarını sandıklan bir «tüketim toplumu» aşamasını, bir anda en vazge çilmez ön şartından, petrole dayanan ucuz ve bol enerjiden yoksun bırakmıştır... Sonuç, ortadadır: Batı Avrupa otomo bllsiz pazarlar geçirmekte, petrol ürünle rine dayanan hammadde ve mamul mad deler hızla pahalılanmaktadır. Dünya pi yasalarında petrol fiyatı son haftalarda neredeyse iki kat yükselmiştir. Son üç yılın fiyat artış oranı dört kata yakındır. Önümüzdeki günlerde yeni artışlar bek lenmektedir. Petrole yapılan W>100 oranın da her zam, alfimlnyumun fiyatını *40 art tırmakta; kimyasal ürünler yaklaşık ola rak %17 pahalılanmakta; yüksek gerilimli elektriğin maliyeti *25 artmaktadır, vb. En önemlisi, petrol bunalımı İle birlikte kapitalist ekonomilerin «motoru» olan oto mobil sanayiinin ve bir ölçüde uçak sana yiinin kaçınılmaz bir durgunluğa İtilmesi dir. Dünya havayollarının sefer sayılan daha şimdiden azaltılmış; yeni uçak sipa rişleri durmuştur. Otomobil sanayiinde İse petrol bunalımı sona erse bile etkisini uzun süre duyuracak bir durgunluk »Sz konusudur İnsanlar, pazar günleri kulla namayacakları, seksen kilometre sürati aşamayacakları, deposunu benzinle dol durmayı belki de önümüzdeki yıllar ba şaramayacakları otomobilleri satın almak eğiliminde değillerdir. Petrol darlığı, ABD'nln 1974 İçin he saplanan r>3,5 ekonomik büyüme oranını %2'llk bir ekonomik gerilemeye dönüştü recektir. ABD'ntn petrol açığı •'•17 kadar dır. Japonya ise petrol İhtiyacının şu an da ancak %30 eksiğini satın alabilmekte dir. Bu eksik 1974te »10 düzeyinde tutul sa bile, Japonya'nın 1974 İçin öngördüğü °/oll,S oranındaki gelişme gerçekleşmeye cek, ekonomi olduğu yerde sayacaktır. (1)
î NGİLİZ sermayesinin söz cüsü «The Eeonomist» der
Milliyet, 1 Aralık 1973
fisi ise, bu durum karşısında, «... sol ka nattaki bir takım Arap politikacılarının satın alınarak bu ülkelerde işbaşına geci rilebilmelerl» ihtimalinden, «... değişik türde hükümet darbelerinden» »özetmek tedir. Aynca, «... dünyanın tüm sanayi gü cünün %60'ına sahip olan Kuzey Ameri ka, Batı Avrupa ve Japonya'nın, dünya nüfusunun %1'ini yöneten Arap hüküm darları tarafından ekonomik büyümele rinin on yıllık bir süre için durdurulma sını kabul etmeleri» düşünülemez. Gene «The Economist»in belirttiğine göre, ABD Senatosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Fulbrtght, şu benzetmeyi yapmaktadır: «Arap petrol üreticileri askeri bakımdan önemsizdir; aslanların yaşadığı bir dün yada Araplar ancak ceylan sayılabilir.» (2)
Dunun, gerçekten ilginçtir: Ekonomik gelişmeler önce siyasal davranışı etkile miştir. Şimdi, sorunlar askeri bir plana aktarılmakta, «darbelerden» sfizedllmek tedir. Meselenin bir başka yönü İse, petrol bunalımının sona ermesi durumunda bile Ortadoğu petrolüne ciddi ölçülerle bağım lı bulunan Bati'nın, dünya ticareti müca delesinde gerilemek tehlikesine düştüğü dür. Kendi petrol ihtiyacını kendi kaynak lanndan karşılayan Sovyetler Birliği, Çin ve Ortadoğu'ya bağımlılığı sınırlı olan Do ğu Avrupa, Batı'nın hedef olduğu enerji maliyeti yükselişinden mallarını sakına caktır. Böylece, dünya piyasalarındaki re kabeti kendi acısından daha elverişli ko şullarda sürdürebilecektir.
Enerji bunalımı, Batı'nın elli yıldan beri neden Ortadoğu'ya sarıldığını, bir Musaddık'ın neden devrilip radikal Arap rejimlerine neden engeller çıkarıldığını.
Bati nın güvenilir uzak karakolu Şah İran'ının neden son yıllarda görülmemiş bir silahlanma içinde olduğunu bir kere daha ve en açık biçimde ortaya koymuş tur.
Bu arada, Türkiye'nin elU yıldır Tür kiye'ye unutturulmak istekten büyük stra tejik ve tarihsel önemi yeniden ön plâna çıkmıştır.
ERÇEKTEN. bütün bu olup bitenlerde Türkiye' nin yeri nerededir? Batı'nın 1910'lardaki, 19201erdeki siyaseti. Türkiye'yi Ortadoğu' dan tecrit etmektir. Daha genel bir de yişle, Osmanlı İmparatorlusunun Hindis tan'a kadar uzanan İslâm toplulukları üzerindeki büyük tarihsel gücünden, önce Osmanlıların son temsilcilerini, arkasın dan genç Cumhuriyeti yoksun bırakmak
tır. TUrkiyeyi Doğu'dan koparmak. Doğu yu ve Doğudaki kaynaklan Batı çıkarları açısından daha kolay yönetilir bir durum* getirmenin ön şartlan arasındadır. Nite kim, İngiltere hükümetinin 1919 — 18» arasındaki oturumlarının birkaç yıl önce açıklanan gizli tutanakları, çok ilginçtir: Batı'nın o dönemdeki öncüsü olan İngil tere, genç Türkiyenln kuruluş çabalarını öncelikle dünyadaki İslâm Ülkelerinin Batı ya Kösterecekleri tepki açısından değer lendirmektedir (3).
Batı'nın kendi çıkarları doğrultusunda haklı olarak Doğu'dan koparmak istediği Türkiye, daha ilk Meşrutiyetten başlayıp Cumhuriyette sürdürülen Doğuyu İnkâr vr Batı*ya yanaşma politikasıyla. Batı çıkar larına yardımcı olmuştur. Kendini illâ Batılı saydırmak ve Doğudan kopmak öz lemiyle Ortadoğu üzerindeki etkinliğini yitirmiştir. Elindeki büyük tarihsel gücü. ekonomik kalkınmasına yardımcı da ola bilecek bir öncelikli durumu açıklanması sor bir tercih sonucunda kendi eliyle fır latıp atıvermiştlr.
Oysa, Türkiye'nin altıyüz yıllık tarihsel işlevi ve önemi, Doğu İle Batı arasında bir geçit noktası olmasındadır. Bu niteliğiyle, hem Ortadoğunun hem de kendi halkının gelişimine, ekonomisine. bağımsızlığına, ı s ı m katkıda bulunabilecek stratejik bir öncelik taşımasıdır.
Türkiye, son elli yıllık dış siyasetiyle bu öncelikten uzaklaşmıştır. Üstelik, hem Batıyı hem de Doğuyu kapsamak gibi bir özelliği bulunan Türkiye ili» «Batılı» ya da «Doğulu» tanımlan arasında bir tercih zorunhığundaysa, tabii M Türkiye Doğulu dur. Doğu medeniyetinin uç noktan olmuş ve tarih boyunca onu Batıya karşı koru muş bir ülke, siyasal kararlarla ancak İğ reti şeUIde Batılı olabilir.
G ÜNÜMÜZDEKt gelişme ler, bu gerçekleri olanca acıhğıyU ve öğreticüiğtyte bize hatırlat maktadır. Örneğin, bir Almanya, Ortak Paaar ülkeleri İşçilerini son sınırlamanın dışında tutarken. Ortak Paaar üyeliğine geçiş döneminde oknasma rağmen Türki ye'nin isçisini bu öncelikten yoksun bı rakabilmektedir. Ve aynı Batı. resmi nite liği belirtin olmamakla beraber, ban gi rişimlerde bulunmaktadır. Türkiyenln Araplarla ilişki kurarak petrol ambargo sunun hafiflemesi yönünde etki yapmasını telkin etmektedir.
Bir baloma, tarih, ondan yararlanma sını bilememiş bir Turklyeye kendini ha tırlatmaktadır. Türkiye, petrol bunalımı nm ortaya çıkardığı durumdan, kendi ki şiliğini bulmak ve tarihsel İşlevine kavuş mak yönünden yararlanabilir. Batı çıkar larının Doğu sınınndaki bekçiliği gibi ta rihte yaptığının tam karşıtı bir görevde uzun süre kullanılmış olan Türkiye, bu niteliğinden 1965 sonrasında yavaş yavaş uzaklaşmıştır. Şimdi, bir adım daha ata rak bölgenin banşı ve ekonomik kalkın ması yönünde etkili bir siyasete yönelme lidir.
Tarihe ve gerçeklerine sırt çevirmek, hiç bir toplumun hiç bir zaman yara rına olmamıştır.
(1) «La fin de l'opulence», Nouvel Observateur,
<26/XI/1973> (2ı «Batı. petrol için kükrerse Monarşiler im olur » The Economist. <17/XI/19T3>, çeviren .
N. Himmetoghı, Milliyet (307X1/1973)
ı3) Bu konuda bkz: Dnvid MTatder. «Çanakkale
Olayı». Milliyet Yayınhm. 1970.
Elektrik Mühendisliği 213