Elektrik Mühendisliği · Sayı 213 · Eylül 1974

TÜRKİYE'NİN ENERJİ SORUNU

Nihat Üzgül

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Teknik / bilimsel makale

Yıl
1974
Sayfa
5
Okuma süresi
14 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Elektrik üretimi ve santraller, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • TEK
  • Etibank
  • enterkonnekte sistem
  • köy elektriklendirmesi
  • enerji planlaması
  • kurulu güç

Özet

Yazı, Türkiye'nin enerji sorununu tarihsel gelişimi, kurumsal yapılanması (Etibank, EİE, TEK) ve mevcut kurulu güç ile enterkonnekte sistem verileri üzerinden inceleyerek gelecekteki elektrik enerjisi ihtiyaçlarının tahmin edilmesinin önemini tartışmaktadır.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

türkiyeY ıin enerji sorunu nihat özgül

Yıllardır ülkemizin enerji so rununa uzun vadeli ve bilimsel çözümler getirilmediği için, 1973 yılında enerji sorunu bi rinci sıraya yükselmiştir. Çe şitli çevreler enerji sorunu ü zerine görüşlerini açıkladılar, tavsiyelerde bulundular. Bu tav siyeler içinde ciddi olanlar a rasında Elektrik Mühendisleri Odası tarafından yapılan çalış maları, gayri ciddi tavsiyeler için de maalesef reform hükü> tnetlerinin Enerji ve Tabii Kay naklar Bakanı Nuri Kodamanoğlu' nun önerilerini örnek olarak sunabiliriz. Bugün enerji soru nunu gerçekten çözmek istiyor sak ciddi ve bilimsel çalışma lara yönelmeliyiz. Bu çalışma larda da Türkiye'nin koşulları nı her zaman gözönünde bulun durmak gerekmektedir.

Enerji deyince, hemen aklımıza elektrik enerjisi gelmektedir. Oysa elektrik enerjisi birincil enerji diye bilinen taş kömürü, linyit gibi katı madde yakıt larla, petrol ürünleri, hidro lik potansiyel ve nükleer ener ji kaynaklarından üretilir. Bu nedenle elektrik enerjisi, ge nel enerji sorunundan ayrıla maz. Bugünkü enerji sorununun başlıca nedenlerinden biri,

elektrik enerjisi üretmek için yatırımlar yapılırken birincil enerji kaynaklarımızın gözönüne alınmamasındandir.

Biz bu yazımızda elektriğin ülkemize girişi, gelişimi ve geleceği üzerinde elektrik enerjisi sorununu inceleyece ğiz. 1990 yılındaki elektrik enerjisi ihtiyacını tahmin ede rek alınması gereken tedbirleri belirteceğiz.

TÜRKİYE'DE ENERJİ SEKTÖ RÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ ülkemizde ilk üretim tesisi 1902 yılında Tarsus kasabasında ku rulmuştur. Ancak ilk geniş kit lenin elektriğe kavuşması için İstanbul Silahtar Santralının işletmeye açıldığı 1913 yılını beklemek gerekmiştir(ı ). Bu dö nemdeki elektrik ihtiyaçlarının çeşitli imtiyazları olan özel ortaklıklar eliyle karşılanması istenmiştir. Buna ilişkin ola rak 1910 yılında "Kamu Yararına İlişkin İmtiyazlar" konusunda bir kanun çıkartılmıştır.

CUMHURİYET DÖNEMİ

Cumhuriyet İdaresi, ilk yıllar da elektrik tesislerinin kuruluş

Yeni Ortam, 5 9 Ağustos 1974

C1 ) Türkiye Elektrik Kurumu Hakkında Genel Bilgiler,s.91

ve işletmeleri konusunda eleman noksanlığı, teknik yetersizlik ler ve sermaye azlığı gibi se beplerle elektriklendirme için başka ortaklıklara imtiyaz ver me yolunu seçmiştir. Daha önce verilen İstanbul şehri imtiya zına ilave olarak, İzmir, Anka ra, Adana, Bursa, Edirne, Gazi antep gibi şehirlerimizin elek triklendirilmesi için de özel ortaklıklara imtiyazlar tanın mıştır. Böylelikle büyük bir çoğunluğu yabancı sermayeye da yanan şirketlere verilen imti yazlarla şehirlerin elektrik lendirilmesi yoluna gidilmek istenmiştir. Özel ortaklıklar imtiyazlarından yararlanarak e lektrik satış fiyatlarını iste dikleri gibi tayin edebilmekte idiler. Altın esasına göre he saplandığında örneğin İstanbul veya İzmir'de kilovatsaat satış fiyatının, bugünkü fiyatların 5 6 katı olduğu görülmektedir (2). Devlet bu imtiyazlı şir ketleri yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla gümrük resim leri ve vergilerinden muaf tut muştur. Ne var ki, elektrik ya tırımlarında büyük sermayeye karşılık, elde edilen yıllık kârlar nisbeten düşüktür. Bunun için özel ortaklıklar belirli şartları yerine getiren her is tek sahibine elektrik vermeyi taahhüt etmiş bulundukları ve üretim tesislerini büyütmek zo runda oldukları halde, yeni sermaye yatırımından kaçınmış lardır.

ETİBANK VE EİE'NİN KURULUŞU

Şirketlerin yeni sermaye yatı (2) Türkiye Elektrik Kurumu Hakkında Genel Bilgiler,s.92

rımlarından kaçınmaları nedeni ile tesisler devlet tarafından satın alınmıştır. Hükümet bu durumda yeni enerji politikası nı saptamıştır. 1935 yılında maden ve elektrik enerjisi sa halarında çalışma göstermek ü zere Etibank, su ve diğer ener ji kaynaklarının incelenmesi i çin Elektrik İşleri Etüt İdare si kurulmuştur.

gerçekleri ve yararı bakımından en uygun çözüm olacağı sonucuna varılmış bulunuluyordu.

1957 yılında Enerji ve Kaynak lar Dairesi ve 1963'de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kurulmuştur.

Nihayet 1970 yılında 1312 sayılı kanunla Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuştur.

İlk bölgesel santral 60000 kW lık Çatalağzı termik santralı 1948'de ve bu santral ile İs

TÜRKİYE'DE MEVCUT GÜÇ DURUMU VE ELEKTRİKLENDİRME

tanbul şehrini birleştiren

Yirminci yüzyılda doğal enerji

154 000 V'luk ilk enerji nakil kaynaklarının kontrol altına a

hattı 1952 yılında kurulmuştur. lınmış olması büyük olanaklar

sağlamaktadır. Bu konuda elek 1950 yılında meydana gelen hü trik bilinen enerji türleri kümet politikasındaki değişik içinde fiziksel özellikleri i likle yeniden imtiyazlı elektrik tibariyle en olağanüstü olanı işletmeciliğine dönülmüştür. Öze] dır. Bu özellikler şunlardır(3): kesimin sermaye temin edememesi

Üretildiği birincil enerji ile bu şirketlerin büyük ortağı kaynağından çok uzak yerlere Etibank olmuştur.

kadar taşınabilmesi.

1953 yılında toplanan Birinci Istişari Enerji Kongresinde, enerji işlerinin ve bilhassa e

Çok hassas ayar olanağına sa hip oluşu.

lektrik enerjisi üretim, iletim

Merkezi kumanda ve otomasyo

ve dağıtımının mali kudreti çok na uygunluğu.

yüksek ve dinamik bir merkezi kurum elinde toplanmasının yurt

Kokusuz ve artıksız ısı, ışık kimyasal ve mekanik tüm enerji

türlerine kolaylıkla dönüşebil

mesi.

Ev hizmetlerinde sağladığı kolaylıklar nedeniyle yaşama konforunu artırıcı etkisi.

Elektrik, yüz yıla yakın bir süreden beri toplum hayatına öylesine girmiştir ki, artık onun bulunmadığı yerde yirminci yüzyıl uygarlığından sözetmek mümkün değildir.

Geri bıraktırılmış ülkeler için de yer alan Türkiye'nin elektrik enerjisi üretimi açısından du (3) Türkiye'n in Enerji Sorunları, EMO Yayınları, s.l

rumu nedir? Türkiye kurulu gücü 1971 itibariyle toplam 2 645 000 kilovattırC1*) . Bu kurulu gücün içinde, küçük güçlü fakat çok sayıda dizel generatör grupla rının güçleri de bulunmaktadır. Bu gruplar enterkonnekte siste min ulaşamadığı yerlerde bele diyeler tarafından işletilmekte dir. Bu grupların toplam kurulu gücü 537 600 kilovattır. Bu du rumda :

leştirilmiş ve özel teşebbüse ilişkin şirketler devletleşti rilmişlerdir. Fransa'da Electri cite de France, İngiltere'de Central Electricity Generating Board, İtalya'da da ENEL'in ku ruluş işlemleri farklı tarih lerde fakat benzer teknik ve ekonomik zorunluluklar nedeni ile elektrik enerjisi ile ilgi li kuruluşlar bir çatı altında toplanmıştır (^).

TEK'e ilişkin toplam termik santrallar 683 700 kW

TEK'e ilişkin toplam hidrolik santrallar 1085 900 kW

TEK dışı toplam termik santrallar

183 000 kW

TEK dışı toplam hidrolik santrallar

155 000 kW

TOPLAM

2 107 600 kW

Türkiye Elektrik Kurumu (TEK)

TEK'in kuruluş amacı, enerji ü retimi için barajların inşası ve bütün termik ve hidrolik santralların işletilmesidir. Bugün TEK'in elinde toplayama dığı hidrolik santrallar, top lam hidrolik santralların 1/8' ini ve termik santrallar da toplam termik santralların 1/5' ini bulmaktadır. Özel teşebbüs ve EGO (Ankara)'nun elinde bu lunan bu üretim tesisleri TEK dışı kalabilmek için büyük çaba harcamışlar ve başarmışlardır. Halen Cumhurbaşkanı tarafından veto edilerek meclislere geri gönderilen Maden Reformu aynen kabul edilirse, birincil enerji kaynakları olan madenlerin işle tilmesinde devlet ve özel te şebbüs eşit haklara sahip ola caklardır. Bu durum TEK dışı santralların sayısını ve gücünü artıracak ve elektrik enerjisi nin tek bir merkezi kurum elin de toplanmasını önleyecektir. Dolayısıyla enerji konusunda bir çok şirket s£z sahibi olacak tır. Bizce elektrik enerjisi konusunda birçok şirket ve ku ruluşun söz sahibi olması sakın calıdır. Sanayileşme için en önemli altyapı olarak elektrik enerjisi gelmektedir. Elektrik enerjisinin bu öneminden dolayı Batı Avrupa ülkelerinde çok da ha önce gerekli tedbirler alın mıştır. H'ci Dünya Savaşından sonra İngiltere, Fransa ve 1 talya'da elektrik enerjisinde söz sahibi tüm kuruluşlar bir

Türkiye'de Enterkonnekte Sistem

Önce enterkonnekte şebekenin ne olduğunu tanımlayalım. Büyük bölge santrallarını yüksek ge rilim hattıyla (barasıyla) bir leştirince ortaya çıkan sistem enterkonnekte sistemdir. Tüm tüketiciler bu sisteme bağlan maktadır. Bölgelerde enerji ih tiyaçları durumuna göre, tüke ticisi az fakat ürettiği enerji si fazla olan santraldan bu fazla olan enerji alınarak, tü keticisi çok fakat ürettiği e nerji yeterli olmayan santrala yüksek gerilim hattıyla veri lir. Böylece bölgelerin enerji siz kalmaması sağlanır.

Türkiye'de önce kuzeybatı, batı, Orta Anadolu ve Çukurova bölge lerinde bölgesel tesisler ku rulmuştur. 1963 yılında kuzey batı ile Orta Anadoluyu kapsa yan alt sistemle Bati Anadolu daki alt sistem birbirlerine bağlanarak ilk enterkonnekte sistem oluşturulmuştur. 1970 yılında Almus ve Orta Karadeniz bölgeleri de sisteme katılmış ve ayrıca Çukurova alt sistemi ile irtibatını temin ederek Bor Kadıncık hattı tamamlanarak Çukurova bölgesi de enterkon nekte sistemin kapsamına girmiş tir.

1971 sonunda TEK tarafından iş letilen enerji nakil hatları; 361 km 380 kV'luk ana iletim hattı, 5347 km 154 kV'luk ile

C*)Nihat Özgül, Diploma Çalış ması, 1972, s. 8

(5)2'£.V Hakkında Genel Bilgiler, s. 99

tim hattı, 6226 km 154 kV'tan daha aşağı gerilimde yardımcı dağıtım ve iletim hattı olmak üzere toplam 11 934 km uzunlu ğundadır. Aynı yılda toplam transformatör gücü 2 213 000 ki lovoltampere ulaşmıştır ( 6 ) .

19 71 Sonunda Elektriklen dirilmiş Köyler

Ülkemizde köylerin elektriklen dirilmesine ancak 1955 1956 yıllarında başlanabilmiştir. Birleşmiş Milletler teknik yar dım çerçevesinde yurdumuza ge len üç kişilik bir heyet, EİE ile işbirliği yaparak bu alanda takip edilecek idari, mali ve teknik yöntemleri tesbit etmiş tir. EİE bu durumda köylerin elektriklendirilmesi için ge rekli iletken, transformatör, izolasyon ve direk gibi malzeme ve teçhizatın yurt içinde ima linin gereği üzerinde durmuş, bu konu halledilmedikçe köy e lektriklendirilmesinde başarıya ulaşılamayacağı kanısına var mıştır ( 7 ) . Bugün bile elektri ğin iletimi ve dağıtımı ihtiya cı olan malzeme ve teçhizatın çok azı yurt içinde imal edilmek tedir.

1971 sonunda elektriklendiril miş köy sayısı 3256'dır (8).Ül kemiz köy sayısının 40000 oldu ğu kabul edilirse elektriklen dirme sorununun çözümü gerek li malzeme ve teçhizatın yurt içinde imali ile mümkün olacak tır.

ENERJİ İHTİYAÇLARINI TAHMİN GEREĞİ

Bir ülke ekonomisinin temel ta şı enerjidir. Bu yüzden enerji ihtiyaçlarının zamanında ve en ekonomik şekilde karşılanabilme sini sağlayacak kaynakların ge lişiminin nasıl olması gerekti ği sorusu önem kazanmaktadır. Enerji planlamasının temeli ise gelecekteki enerji ihtiyaçları tahminleridir. Bu tahminlerde doğruluk ve isabet derecesi, e nerji planlamasının başarısını tayin eder. Gelecekteki enerji ihtiyaçlarının doğru ve isabet li bir şekilde tahmin edilmesi enerji planlamasının aksamaması

6) TEK Hakkında Genel Bilgiler, s.16

7) TEK Hakkında Genel Bilgiler, s. 55 .

,B)TEK Hakkında Genel Bilgiler, s. 58

bir yandan ihtiyaçların karşı lanması için gerekli tesislerin zamanında programlanmasını te min bakımından, diğer yandan da ihtiyaçların çok üzerinde te sisler yapılarak sermaye ve fi nansman zarar ve kayıplarına yol açmamak bakımından önemli dir.

Gelecekteki enerji ihtiyaçları nı tahmin için çeşitli yöntem ler vardır. En uygun yöntem ül kelerin koşullarına göre değiş mektedir. Çok kullanılan yön temlerden biri, tahmin yapıla cak devreye benzer geçmiş bir devredeki enerj i ihtiyaçlarının gelişme şekline ve gidişatına dayanarak gözönüne alınan devre için istatistik yöntemleri ko relasyon veya regresyon usulle ri ile gelecekteki enerji ihti yaçlarını tahmin yöntemleridir.

TEK, enerji tahminini şu şekil de yapmaktadır: Her bir indiri ci merkezinin kendine özgü te ketim ve artış eğilimi hesap lanmaktadır. Ayrıca bilinen ge lecekteki sanayinin ve diğer tip müşterilerin servise giriş tarihleri dikkate alınarak ek ler yapılmakta ve değerler önce bölgeler, sonra da tüm sistem için toplanmaktadır(9). Geri kalmış ülkeler için uygun yol planlamanın öngördüğü yatırımla rı gözönünde tutarak ve planla manın tesbit ettiği artış hızı na göre enerj i ihtiyacını tah min etmektir. Bugün ülkemizde yapılan planların parlamentoda ülke gerçeklerine aykırı olarak değiştirildiği bir gerçek oldu ğuna göre, ülkemizin gelecek teki enerji ihtiyacı için gerek li tedbirleri almak ve uygula mak zor olacaktır.

Savunma Açısından Enerjinin Önemi

Savaşlar sömürü düzeninin ürü nüdür. Saldırı savaşlarına kar şı ancak iyi bir savunma savaşı ile karşı konulabilir. Başka bir deyişle, haksız savaşları yok etmek için haklı savaşlar vermek gerekir. Birinci ve 1 kinci Dünya Savaşları emperya list ülkelerin ekonomik buhran ları sonucu çıkmış ve çok sayı da ülkeyi içine almıştır. Çağı mızda savaşlar birdenbire geli şip birçok ülkeyi içine aldığı gibi, ülkelerin tüm yüzeyi de bir hedef halini almaktadır. Bu

olay yurt savunmasını sadece bir silah ve asker sorunu ol mak durumundan çıkarmış, ekono mi, endüstri ve altyapı varlığı açılarından da ele alınması ge reken bir konu olma durumuna getirmiştir. Bir savaş halinde ülkenin tüm tesislerinin faali yetlerinin devamı hayati önem taşır. Bu arada savaş sanayii nin aksamadan işlemesi sorunu büyük önem kazanmaktadır. Bu bakımdan topyekûn bir savaşta bir düşman ülke üzerinde seçi lecek ilk hedefler arasında enerji üretim tesisleri başta gelecektir. Zira bu hedeflerin tahrip olması ile üretim faali yetleri aksayacak ve ordunun savaş gücü azalacaktır. Şu halde bir ülkenin kendi do ğal enerji kaynaklarını diledi ği anda ve dilediği şekilde kul lanma olanaklarına sahip olması ve bu olanağı her türlü koşul lar altında korumaya hazır ol ması yalnız ekonomik bağımsız lığın vazgeçilmez bir unsuru değil, aynı zamanda siyasi var lığının da teminatıdır.

ENERJİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLMEK İÇİN TEDBİRLER

Kurulması Zorunlu Üretim, İletim ve Dağıtım Tesisleri

Elektrik enerjisinin üretim, i letim, dağıtım ve tüketimi her şeyden önce bir cihazlanma soru nudur. Bu itibarla 1990 yılı i çin tahmin edilen elektrik ener jisi üretiminin gerçekleşebilme si için aşağıdaki tesislerin yurt içinde inşası gerekmekte dir. Diğer bir deyimle, 1971 yılında,

1180 km olan 380 kV'luk şebe kenin 1990 yılında 12500 km'ye>

5400 km olan 154 kV'luk yük sek gerilim şebekesinin 1990 yılında 31500 km'ye,

36500 km olan alçak gerilim şebekesinin 1990 yılında 214300 km'ye

17000 km olan orta gerilim şebekesinin 1990 yılında 92000 km'ye,

2 100 000 kW'lık santral kuru lu gücünün 1990 yılında 16 042000 kW' a,

13 900 000 kVA'lik kurulu transformatör kapasitesinin 1990 yılında 91000 000 kVA'e yükselmesi icap etmektedir^ ).

1990 yılı için zorunlu olan e lektrik üretimi, iletim ve dağı tım tesislerini gerçekleştire bilmek için gerekli yatırımlar zamanında yapılmalıdır.

Yatırım İhtiyacı

1990 yılında tahmin edilen e nerji üretimine ulaşabilmek i çin gerekli cihazlanmalar, e lektrik sektörüne büyük yatırım ların yapılmasını zorunlu kıl maktadır. 1973 yılında yapıla cak yatırımların yaklaşık ola rak 1,9 milyar TL olacağı tah min edilmiştir (1969 yılı fi yatlarıyla). Ancak önemli olan bu yatırımların her yıl büyüye rek devam etmesidir. 1990'da bu yatırım yaklaşık olarak 6,8 milyar TL'nı bulacaktır (1969 fiyatlarıyla) (u) .

Yatırımların gerçekleşmesi için aşılması güç darboğazları bu yatırımların dış finansmanla ilgili yönleri teşkil etmekte dir. Zira geri kalmış bir ülke olan Türkiye'de üretim aracı ya da diğer deyimiyle yatırım malı üreten sanayi kolları kurulama mıştır. Bunun sonucu olarak her yıl enerji sektörüne yapılan yatırımların % 40'ı dış finans man ihtiyacı doğurmaktadır. Yurt dışından ithal edilen ma kine ve cihazları iki grupta toplayabiliriz:

1. Genellikle elektrik enerji sinin üretimi, iletimi ve dağı tımı için kullanılan malzeme ve teçhizatın ithali.

2. Genellikle elektrik enerjisi tüketen makine ve cihazların ithali.

Buradan şu sonuca varabiliriz: Elektrik enerjisi üretilmesi i çin makine ve cihazlar ithâl e diyoruz, üretilen enerjinin tü ketilmesi için de yine makine ve cihaz ithal ediyoruz. Bir örnekle durumu açıklayalım: Bir fabrikanın tüm makine cihazla rının içinde elektroteknik ka rakterde olanının oranı fabri kanın cinsine göre değişir. Bu nun ortalaması % 25 kabul edi lirse, elektrik enerjisinin ü retimi, iletimi ve dağıtımı i çin dışardan ithal edilecek her 100 milyon TL'lık makine ve ci haza karşılık diğer endüstri dallarında kurulacak yeni fab rika tesisleri için 300 milyon

(9) TEK Hakkında Genel Bilgiler s. 28

t10) Nihat Özgül, Diploma Çalış ması, 1972, s.17

)Türkiye'nin Enerji Sorunları EKO Yayınları s.17

TL tutarında ve fakat elektro teknik olmayan makine ve cihaz ithali gerekmektedir.

Yöneticilerin bu durumda her hangi bir tedbir almadıklarını görüyoruz. Örneğin yurt içinde özellikle elektrik enerjisi tü ketiminin hızının yavaşlatılma sı, ,buna karşılık elektrik e nerjisi üretimi için gerekli makine ve cihazların yurt için de imaline yönelmek tutarlı bir davranıştır. Esasen elektrik e nerjisi üreten makine ve cihaz ların ithali ile Türkiye'nin e lektriklendirme sorununun çö zümlenmeyeceği aşikârdır. Dün yada elektroteknik ve ağır sana yiini kurmadan elektriklendirme sorununu çözmüş Türkiye büyük lüğünde bir ülke mevcut değil dir.

Türkiye'de Elektroteknik İmalat Sanayiinin Durumu

Türkiye'de her sanayi sektörün de olduğu gibi elektrik sektö ründe de kurulmuş olan sanayi kuruluşlarının ağırlık noktası nı tüketim malı imal eden sana yi kuruluşları teşkil etmekte dir. Örneğin, yalıtılmış ince teller, alçak gerilim güç kab loları, iç ve dış tesisat mal zemeleri, elektrik sobaları, e lektrik fırınları, çamaşır maki nesi, buz dolabı, televizyon, pikap vs...

Bu tüketici kuruluşların yanın da elektrik enerjisinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve sınai a maçlarla tüketimi için faaliyet gösteren kuruluşların sayısı çok azdır. Bu kuruluşları şu i malat grupları içinde toplamak mümkündür f^.

1. Transformatör, sabit kondan satör, kesici, ayırıcı, sigorta ölçü transformatörü ve benzer otomatik cihazlar sanayii.

2. Motor, generatör ve benzeri döner elektrik makineleri sana yii.

3. Elektrik sayacı, ölçü alet leri ve röleler gibi hassas e lektrik aletleri sanayii.

4. Yeraltı ve sualtı kabloları, enerji nakil hattı iletkenleri ve benzeri malzemeler sanayii.

1990 yılında Türkiye kurulu gü cünün 1971 yılına göre 8 katı na, yüksek gerilim şebeke uzun luğunun 7 katına ve kurulu (12) Türkiye'nin Enerji Sorunla rı, EMO Yayınları, s. 3

transformatör kapasitesinin 7 maktadır (^.Hidrolik potansi

k a t m a çıkacağı gözönüne alınır yel yönünden ise durum oldukça

sa bugünkü cılız elektroteknik ilginçtir. Avrupa'da hidrolik

sanayii ile gerekli malzeme ve potansiyel bakımından beşinci

cihazların ancak çok küçük bir sırayı alan Türkiye, bu potan

kısmını karşılayabilecektir.

siyelden yararlanmakta son sıra

larda bulunmaktadır. 22 yıl

TÜRKİYE VE DİĞER ÜLKELER

sonra bugünkü düzeyine ulaşaca ğımız iddia edilen İtalya yıl

Ülkemizin içinde bulunduğu sos da 76 milyar kilovatsaatlik

yo ekonomik koşullar 1970 nüfus hidrolik potansiyelin X 57,6'

sayımına göre şöyle belirtil

sından fiilen yararlanmaktadır.

miştir:

Yılda 70 milyar kilovatsaatlik

Nüfusumuz yılda % 2,6 oranın hidrolik potansiyele sahip ül

da artmaktadır.

kemizde ise bu potansiyelden

Genel nüfusun % 42'sinin yaş yararlanma oranı 1962'de % 2,1;

ları 0 14 arasındadır (tüketici 1967'de % 3,5; 1972'de % 3,7

zümre).

gibi çok düşük değerler almak

6 yaştan yukarı nüfusun % 45'i tadır. Bu durumda yöneticilerin

okuma yazma bilmemektedir.

1995 yılında İtalya'nın bugünkü

düzeyine geleceğimiz iddiası

Şehirlerde oturan nüfusumuz

tutarsız olmaktadır (15). Zira

% 40'a yaklaşmıştır.

1967 yılına göre İtalya'da in

36 milyona yaklaşan nüfusumu san başına elektrik enerjisi ü

zun Z 62'sinin üretime katılma retimi 1800 kWh, Türkiye'de ise

dığı anlaşılmaktadır (Çalışan

188 kWh'dir. Nihayet Türkiye'de

lar oranında 1965 yılına nazaran 36 milyondan ancak 13,5 milyon

% 5'lik bir azalma var).

kişi elektrikten yararlanabil

1965 yılında tarım sektöründe mektedir. Bu da toplam nüfusun

çalışanların sayısı 15 64 ya

% 38'i demektir (l6) .

şında bulunanlara, yani aktif

olabilecek zümreye oranlanırsa SONUÇ

% 72 oranı elde edilir, 1970 yılında ise bu oran % 64'e ge rilemiştir.

Sanayi kesiminden geçimini

Sonuç olarak enerji sorununun çözümü için şu önerileri yapa biliriz:

sağlayanlar, 1965 yılında çalı

Birincil enerji kaynaklarında

şan nüfusun % 10'unu teşkil et yurt gerçeklerine uygun bir po

tiği halde, 1970'de bu oran % litikanın izlenmesi.

13'e yükselmiştir. 1970 yılında 5 544 000 hane

Ağır__şanayiin kurulması.

halkının (birlikta yaşayan aile Tüketici sanayiinin gelişme

topluluğu) % 16'sının tek odalı hızının düşürülmesi.

evde oturduğu, % 40'ında mutfak

% 26'sında hela ve % 55'inde banyo bulunmadığı tesbit edil miş t ir (B).

Her konuda olduğu gibi, enerji konusunda da üniversite yetkili organlarının görüşlerini be lirtmesi.

Ülkemizin bu durumu, geri bı raktırılmış bir ülkenin durumu dur. Buna paralel olarak, ülke lerin insan başına enerji üretin1 miktarları o ülkelerin gelişmiş veya geri kalmış ülkeler oldu ğunu belirten kriterlerden bi ridir. Ülkemiz bu kritere göre de geri bıraktırılmış ülkeler içinde yer almaktadır. Gerçek ten de Türkiye toprak genişliği bakımından Avrupa'nın ikinci, nüfus,kalabalığı bakımından al tıncı büyük ülkesi olduğu halde insan başına elektrik enerjisi üretimi açısından kıtanın en geri ülkesi olarak sonuncu kal

Ne var ki, ülkemizin diğer so runları nasıl bir düzen değişik liğini gerektiriyorsa, aynı şe kilde enerji sorununun çözümü için de düzen değişikliği ge rekli koşuldur. Ortak Pazar'la olan ilişkilerimiz yukarıda ya pılan önerilerin gerçekleşmesi ni engelleyecektir. Bu yüzden esas sorunun çözümü politiktir. Ve ülke yararına çözüm ancak halkımızın gerçekten iktidar o labilmesi ile mümkündür.

^*•)Türkiye 'nin Enerji Sorunla rı, EMO Yayınları, s. 3 .

(?)H. Cillov,"1970 Nüfus Sayımı Sonuçları", Milliyet Gz., 20 Haziran 1974

(15) EMO 18. Dönem Çalışma Rapo ru, s. 210 (16) TEK Hakkında Genel Bilgiler s.67