Elektrik Mühendisliği · Sayı 251 252 · Kasım-Aralık 1977

SU KAYNAKLARININ MAKSİMAL GELİŞTİRİLMESİ

Elektrik üretimi ve santraller Teknik / bilimsel makale

Yıl
1977
Sayfa
2
Okuma süresi
6 dk
Görüntülenme
0

Konu

Elektrik üretimi ve santraller

İlgili: Yenilenebilir enerji, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • hidroelektrik potansiyel
  • Dünya Enerji Konferansı
  • maksimizasyon yaklaşımı
  • Türkiye enerji tüketimi
  • fuel oil
  • Prof. İhal Öziş

Özet

10. Dünya Enerji Konferansı'na sunulan bir tebliğin özeti aktarılarak, Türkiye gibi birincil enerji kaynağı az olan ülkelerde hidroelektrik potansiyelin optimizasyon yerine maksimizasyon yaklaşımıyla sonuna kadar değerlendirilmesi gerektiği tartışılıyor. Türkiye'nin brüt, teknik ve ekonomik işletilebilir hidroelektrik potansiyeli ile bunların yararlanma oranları çizelge üzerinden karşılaştırılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

SU KAYNAKLARININ MAKS1MAL GELİŞTİRİLMESİ

10. Dünya Enerji Konferansına sunulan tebliğlerden birisi de Prof.İhal öziş'in "Su Kaynaklarının Mak simi Geliştirilmesi" adlı tebliği idi. Prof.özlş bu tebliğinde özellikle Türkiye gibi, başka birin cil enerji kaynaklarının az olduğu ülkelerde, hid rolik potansiyelden elektrik üretiminde sonuna ka dar yararlanılmasını savunmaktadır. Prof .öziş'in bu savının en önemli dayanaklarından birisi hidro lik potansiyelin "tükenmez" bir birincil kaynak oluşu, diğeri ise diğer birincil kaynakların fi yatlarının ve temin olanaklarının, bu kaynakların Türkiye gibi ülkelerde daha çok ithalata dayalı olması nedeniyle ülkenin kendisi tarafından dene tim altında tutulamayacağıdır.

Aşağıda bu tebliğin geniş bir özetini sunuyoruz.

Günümüzde enerji arzının yetersizliği ve sosyo ekonomik gelişmenin doğurduğu büyük enerji tale bi, dünya ülkelerinin büyük bir kısmının, yakın bir gelecekte enerji konusunda çok çetin sorun larla karşı karşıya kalacağını haber vermektedir. Bu sorunların üstesinden gelinebilmesi için, tüm

ülkeler bir yandan klasik enerji kaynaklarında maksimum yararı sağlamaya çalışırken, diğer yan dan da yeni enerji kaynaklarının ekonomik bir bi çimde kullanılabilir hale getirilmesi için çaba harcamalıdırlar.

Klasik enerji kaynaklarının en önemlilerinden bi r i s i de su'dur. 1973 yılında dünyanın hidroelek trik enerji üretimi 1.3 xlO3 TWh/a dolayında ol muştur. Bu rakam, aynı yıldaki tüm elektrik ener j i s i üretiminin beşte birinden biraz daha fazla sını göstermektedir. Dünya enerji tüketimi içeri sinde, hidroelektrik enerjinin payı % 5 dolayın dadır. 1973 yılında, Türkiye'nin enerji tüketimi ise, ticari enerji olarak 7.6 xlO17 J ve ticari olmayan enerji olarak (odun, tezek) 3.5xlO17J ol muştur. Aynı yıldaki hidroelektrik enerji üretimi ise 2.6 TWh/a (.% 21) olmuştur. Çeşitli ülkelerin hidroelektrik enerji üretimini ve bu üretimin top lam elektrik enerjisi üretimine oranlarını göste ren tablolar üzerinde yapılan incelemeler, birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede hidroelektrik enerji üretiminin toplam elektrik enerjisi üreti minin önemli bir yüzdesini oluşturduğunu göster mektedir. Öte yandan, suyun tükenmeyen bir enerji

standart enerji terimleri sözlüğü

10. Dünya Enerji Konferansına sunulan dokümanlardan biri de "Standart Enerji Terimleri Söz lüğü" idi. Sözlüğe giren terim lerin seçimi ve bu terimlerin sözlük içinde yer alma biçimi daha önce Almanca konuşan ül kelerin milli komiteleri tara fından hazırlanmıştı. Daha sonra bu sözlüğün Fransızca, Almanca, İspanyolca ve tngilizcesi hazır landı .

Sözlük 8 bölümden oluşmaktadır: 1.Genel Terimler, 2.Elektrik Endüstrisine İlişkin Terimler, 3.Su Gücü Terimleri, A.Katı Ya kıtların Çıkartılması ve İşlen

mesi ile İlgili Terimler, 5.Sıvı Yakıtların Çıkarılması ve Rafi ne Edilmesi ile İlgili Terim ler, 6.Gaz Endüstrisi Terimle ri, 7.Nükleer Enerji Teknoloji si Terimleri, 8.Enerji Endüst risinin Çevreye Etkisi ile İl gili Terimler.

Sözlüğün amacının, enerji ile ilgili çeşitli kavramların u luslararası düzeyde standart bir biçime sokulması olduğu an laşılmaktadır.

Kanımızca, Türk Milli Komitesi nin de bu çalışmaya katılması ve adı geçen sözlüğün Türkçesi ni oluşturması gerekmektedir.

kaynağı olması ve hidroelektrik enerji üretim te sislerinden başka biçimlerde de yararlanılabilir olması, bu kaynağa özel bir dikkat gösterilmesi ve bu kaynağın maksimum şekilde geliştirilmesi ge reğini ortaya çıkarmaktadır. "Maksimizasyon yakla şımı" diye isimlendirilebilecek olan bu yaklaşımın amacı, ekonomik yapılabilirlik şartını sağlamak şartı ile, su kaynaklarının maksimum değerlendi rilmesidir. Günümüzde kullanılan "ontimizasyon yaklaşımı"nm amacı ise, su kaynaklarının en bü yük ekonomik yarar elde edilecek şekilde işletil mesidir. Bu iki yaklaşım arasında sağlıklı bir se çim yapılabilmesi, secim kriterinin tam olarak be lirlenmesi gerekmektedir.

1. SU KAYNAKLARININ EKONOMİK DEĞERLENDİRİLMESİ a) Seçim Kriteri:

Su kaynaklarının işletilmesinde öngörülebilecek amaçlardan birisi (Kâr/Masraf) oranının en büyük değerine ulaşmaktır. Böyle bir plan, su kaynakla rının "optimal" kullanım yolu ile en büyük göre li ekonomik kazancı elde etmek amacına yönelik olacaktır. Uygulanabilecek bir başka plan ise (Net Kâr/Masraf) oranının en büyük değerine ulaş maktır. Bu plan, su kaynaklarının optimal kulla nımı yolu ile en büyük mutlak ekonomik kârın el de edilmesi anacına yönelik olacaktır. Bu iki plan, iki ana kısıtlayıcı faktör nedeniyle uygu lamaya konulamamaktadır: 1) Yatırım ana parası eksikliği, 2) Kısıtlı su kaynakları.

. Bu durumda uygulanabilecek planlardan birisi şu dur: marjinal ekonomik yapılabilirlik saklanacak şekilde, en az yatırımı yapmak (dolayısı ile de en düşük verimi elde etmek). Uygulanabilecek ikin ci bir plan ise, gene marjinal ekonomik yapılabi lirlik sağlayacak şekilde, su potansiyelinden mak simum yararlanmaktır.

özellikle gelişmekte olan ülkelerde, doğal kaynak ların işletilmesinde maksimizasyon yaklaşımının kullanılması ayrı bir önem kazanmaktadır.

b) MasrafI Etkileyen Faktörler:

Gelişmekte olan ülkelerde, hidroelektrik enerji üretim tesislerinin kuruluş masrafları, genellik le gerektiği gibi değerlendirilmemektedir. Bunda, maliyet verilerinin bulunamaması, jeofizik veri lerin eksikliği ve nihayet enflasyon ve devalüas yonların önemli etkisi olmaktadır.

c) Kârı Etkileyen Faktörler:

Hidroelektrik enerjinin kârı, başka kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisinin maliyeti ile kar şılaştırılmak suretiyle hesaplanabilir. Türkiye' de toplam elektrik enerjisinin yaklaşık üçte bir den fazlası fuel oil'den elde edildiğinden, bu karşılaştırmanın su kaynakları ile fuel oil ara sında yapılmcsı. ezellikle anlamlı olacaktır. Fu el oil fiyatlarının 1973 1974 yıllarında 3 4 ka tına çıkmış olması, hidroelektrik enerji lehine büyük bir avantaj sağlamıştır. Öte yandan, su kaynaklarının, elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra başka amaçlar için de kullanılabilir olması, bu kaynağı diğerlerine oranla son derece kârlı bir hale getirmektedir.

2. HİDROELEKTRİK POTANSİYEL

Bir yörenin hidroelektrik potansiyelinin üç düzey de değerlendirilmesi mümkündür. "Büyük potansiyel' bir yılda akan ortalama su miktarı olarak tanım lanır; yörenin topoğrafik ve hidrolojik özellik lerine bağımlı olan bu potansiyelin zamana göre değişmediği kabul edilebilir. "Teknik işletilebi lir potansiyel", brüt potansiyelden, teknik neden lerle erişilemeyen yada işletilemeyen ve çevrim sırasında kaybedilen potansiyel düşüldükten sonra elde edilen miktar olarak tanımlanır. "Ekonomik işletilebilir potansiyel" ise, işletilmesinden el de edilen gelirin, yatırılan ana paradan daha faz la olan potansiyel olarak tanımlanır. Kaksimizas yon yaklaşımı bakımından teknik ve ekonomik işle tilebilir potansiyellerin arasındaki farkın ince lenmesi ilginç olacaktır. Yapılan ölçümlere daya narak, bir genelleme yapmak güç olmakla bir likte, Türkiye için suyun çok önemli bir enerji kaynağı olduğu söylenebilir. Çeşitli kayıplar göz önüne alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda, teknik işletilebilir potansiyelin, brüt potansi yelin yaklaşık yarısına eşit olduğu sonucuna va rılmıştır. Ancak, teknik işletilebilir potansiye lin hesaplanmasında kullanılan bir başka tanım da büyük tarım alanlarına, endüstriyel kuruluşlara vb. zarar verebilecek olanlar hariç olmak üzere, teknik olarak yapımı mümkün tüm tesislerin toplam üretimidir. Sonuç olarak,, teknik işletilebilir po tansiyelin, teorik olarak brüt potansiyelin yarı sına eşit olduğu, ancak pratikte bu rakamın yak laşık % 30 dolayında olduğu söylenebilir. Ekono mik işletilebilir potansiyel, belirli bir plan çerçevesinde ele alınması gereken ve fiyat ve/veya kârlılık oranının değişmesi halinde yeni den gözden geçirilmesi gereken hesapları sonucun da elde edilebilir.

3. SONUÇ

Türkiye'nin hidroelektrik potansiyeli ve kullanma oranı Çizelge l ' d e g ö s t e r i l m i ş t i r . Diğer Avrupa ülkeleri ile yapılan karşılaştırmada, Türkiye'nin ekonomik i ş l e t i l e b i l i r potansiyel bakımından üçün cü sırayı, bu potansiyelden yararlanma açısından i s e sonuncu s ı r a y ı işgal e t t i ğ i görülür. Öte yan

Brüt TWh/a

Teknik İşletilebilir

TWh/a %

Ekonomik İşletilebilir

TVJh/a %

Yararlanma Oranı

Z

130 30

71.8 16.7

çizelge 1. Türkiye'nin hidroelektrik enerji potansiyeli ve yararlanma oranı.

dan Çizelge l'den görüldüğü üzere, Türkiye'nin teknik i ş l e t i l e b i l i r potansiyeli i l e , ekonomik i ş l e t i l e b i l i r potansiyeli arasında, yaklaşık 75 TWh/a'lık bir fark bulunmaktadır. Yalnızca 71.8 TWh/a dolayında bulunan ekonomik i ş l e t i l e b i l i r potansiyelin değil, 130 TWh/a dolayında bulu nan teknik i ş l e t i l e b i l i r potansiyelin sonuna ka dar kullanılması Türkiye'nin enerji sorununun çö zümüne önemli katkılarda bulunabilecektir. Bu ise, ancak maksimizasyon yaklaşımının uygulamaya konul ması i l e mümkündür.