Elektrik Mühendisliği · Sayı 251 252 · Kasım-Aralık 1977
OLAYLAR - YORUMLAR
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Haber ve etkinlik
- Yıl
- 1977
- Sayfa
- 6
- Okuma süresi
- 16 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
Anahtar kelimeler
- 8. Teknik Kongre
- EMO panelleri
- elektrik enerjisi politikası
- teknik dil semineri
- süreç denetim semineri
- Eskişehir enerji sorunu
Özet
EMO'nun düzenlediği 8. Teknik Kongre, İzmir, Ankara ve Eskişehir'deki enerji ve teknik dil panelleri ile telefon santralları ve süreç denetim konulu meslek içi eğitim seminerleri hakkında haberler derlenmiştir.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
8.TEKN1K
KONGRE
YAPILDI
Odamız tarafından her y ı l dü zenlenen teknik kongrelerin se k i z i n c i s i 14 15 16 Aralık ta rihlerinde yapıldı. "Elektrik Enerjisi" konusunun işlendiği kongrede, 9 oturum süresince 16 b i l d i r i sunuldu ve 3 panel yapıldı. Nükleer Enerji Kaynak l a r ı ve Nükleer Enerji; Elek trik Üretimindeki Birincil Ener ji Kaynakları Açısından Genel Enerji Planlaması ve Politikası Üzerine Bir İrdeleme; Elektrik Kesiminin Yapısal Sorunları; Türkiye'nin Elektrik Üretim ve TUketim Yapısına Bakış; Ülke mizde Elektrik Enerjisi Üreti
minin Dayandığı Kaynakların ve Tüketici Yapılarının İncelen mesi; Komşu Ülkelerle Enerji Alışverişi; Ülkemizde İzlenen Elektrik Enerjisi Politikasının E l e ş t i r i s i ; Alüminyum Üretimin de Elektrik Enerjisi Sorunu; Ankara'nın Enerji Sorunu; Ulu sal Enerji Politikası; Elektrik Enerjisi Politikasının Bugüne Kadarki Durumunun İncelenmesi; Türkiye'deki Elektrik Enerjisi Sorununun Halkın Talepleri Yö nünden İrdelenmesi; Uzun Dönem Elektrik Enerjisi Planlaması; Türkiye'nin Enerji Sorunu; Türkiye'de Yabancı Sermaye ve Sanayinin Gelişmesi; Türkiye' de Elektrik Enerjisi Politika sı ve Sanayileşme î l e İ l g i s i adlı bildirilerin sunulduğu ve "Türkiye'de Enerji Planlaması", "10.Dünya Enerji Konferansı; Sonuçları ve Türkiye'ye Yansı ması", "Türkiye'de Birincil Enerji Kaynaklarınıp Kullanımı ve Enerji Politikası" konulu panellerin yapıldığı teknik kongrenin son günü olan 16 Ara lık1 ta düzenlenen EMO Gecesin de Ankara içinden ve dışından teknik kongreye katılan ve i z leyen üyelerimiz bir araya gelme ve eğlenme olanağı bul dular.
S.Teknik Kongre'ye i l i ş k i n ay rıntılı haberleri, bildiri özetlerin}, ve panellerde yapı lan konuşma ve tartışmaları ge lecek sayımızda toplu olarak vereceğiz.
Aybars Ungan, 8.Teknik Kongreyi açarken.
izmir'de panel
Elektrik Mühendisleri Odası İz mir Şubesinin düzenlediği "Elek trik Kısıntıları ve Enerji So runu" konulu panelde ülkemizin enerji sorunları tartışıldı.
Şube Başkanı Ergun Elgin'in yö nettiği panele konuşmacı olarak Korkut Öngün (TEK) ile Odamız Merkez Yönetim Kurulundan Bü lent Damar ve Teoman Alptürk katıldılar.
Tartışmalar sonucunda, Türkiye1 deki elektrik enerjisi sektörü nün merkezî planlamadan uzak ve dağınık bir yapıya sahip olduğu görüşü ağırlık kazandı. Ayrıca 1962'den bu yana uygulanan planlamanın devlet sektörü için emredici, özel sektör için özendirici olması eleştirildi ve planın her iki sektör içinde emredici özelliğinin olması is tendi .
Ülkemizdeki enerji yetersizliği nedenleri olarak; merkezi bir enerji planlamasının bulunmama sı, ülkemizdeki birincil ener ji kaynakları envanterinin çı karılmamış olması, üretim üni telerindeki gecikmeler, üretim kaynakları yatırımlarının yan lış yönlendirilmesi, dışa ba ğımlı bir politika izlenmesi, bu sektöre hükümetlerce yeterli finansman ayrılmaması gösteril . di.
Ülkemizde elektrik enerjisi üre timinin başlamasından bu yana 75 yıl geçtiği halde halkın an cak % 50'sine elektrik götürü lebildiği belirtilerek bölge ler arası tüketim dengesizliği nin giderek büyüdüğü açıklandı. Bir örnek verilerek, Marmara Bölgesinde ortalamanın % 183'ü oranında, Doğu Anadoluda % 23'ü oranında o lduğu söylendi.
Ülkemizdeki enerji yetersizliği nedeniyle ortaya bir takım olumsuz sonuçlar çıktığının be lirtildiği panelde; yeni gaz türbinlerinin yapılmasının .plan landığı ve bunların sanayi böl gelerinde kurulacağı, geçici bir çözüm dahi olamıyacak di ze 1 generatörlerin ülkeye so kulduğu ve bu konuda karaborsa alanı yaratıldığı, geçerli ol mayan tasarruf önlemlerinin (lamba gücü ve sayısının azal tılması gibi) getirildiği vb. örnekler verildi.
teknik dil paneli
EMO Ankara Şubesince düzenlenen "Teknik Dil" konulu panel 17 Kasım 1977'de yapıldı. ODTÜ' den Y.Prof.Dr.Yurdakul Ceyhun' un yönettiği panele Türk Dil Kurulu Terim Kolu Başkanı Emin Özdemir, TCDD Elektronik Araş tırma Merkezinden Kaya Yazgan ve ODTÜ Öğretim Üyesi Y.Prof. Dr.Güney Gönenç konuşmacı ola rak katıldılar.
Emin Özdemir Türk Dilinin Cum
huriyet dönemindeki gelişmele rinden sözederek, teknik dil
Tanatar, Öngün, Erorta ve Alptürk, Eskişehir'deki panelde.
çalışmalarının TDK çatısı al
tında yürütülmesinin olanaksız
olduğunu, meslek ve bilim ku
ruluşlarında yapılacak çalışma larda TDK'nun eşgüdümü sağlaya cağını, bu konuda yapılan bir anketin pekçok kuruluşun çalış malara katılmak isteği göster diğini anlattı.
nisyen düzeyindeki çalışanlar arasında yabancı kökenli terim lerin anlaşıldığını ve kulla nıldığını örneklerle anlattı.
Güney Gönenç de öğrenme, kavra ma ve kavramlar arasında iliş
Eskişehir'de enerji sorunu paneli
Geçmişte ve şimdi, her dönemde başka bir yabancı dilden gelen sözcüklerin dilde egemen olduk larını belirterek, "alışılmış terimler değiştirilmesin" görü şünün tutarsız olduğunu savu nan Kaya Yazgan, özellikle tek
ki kurabilmede getireceği ko laylık yönünden teknik terimle rin Türkçeleştirilmesinin öne mini vurguladı. Panel, dinleyi cilerin de yoğun biçimde katıl dığı tartışma bölümü ile sona erdi.
Yazgan, özdemir, Ceyhun ve Gönenç, Teknik Dil panelinde.
EMO Eskişehir Temsilciliğinin düzenlediği "Türkiye'nin Elek trik Enerjisi Sorunları ve Es kişehir'e Yansıması" konulu Panel 6 Ocak 1978 günü Eskişe hir'de yapıldı. EMO Eskişehir Temsilcisi ismet Erorta'nın yönettiği panele konuşmacı olarak TEK'ten Korkut Öngün, EMO Merkez Yönetim Kurulu üye si Teoman Alptürk, Eskişehir Elektrik İşletmesi Müdürü Hü samettin Tanatar, Eskişehir Or ganize Sanayi Bölgesi Müdürü İbrahim Şenlikçi katıldılar.
Türkiye'nin enerji sorunlarının ve özellikle elektrik enerjisi sorununun işlendiği panel, tar tışmalar bölümüyle birlikte üç buçuk saat sürdü ve ilgiyle izlendi. Eskişehir Temsilcimiz İsmet Erorta'nın sunuş konuşma sıyla açılan panel, Korkut ön gün' ün ülkemizdeki elektrik enerjisinin tarihçesi ve yapı sal durumuna ilişkin konuşma sıyla başladı, öngün, Türkiye1 de elektrik enerjisi üretim ve dağıtımın hangi devrelerden geçerek bu güne geldiğini, so runa ancak bu sektörde yatırım ların artırılması ve TEK'in kuruluş kanununda belirtilen
bütün fonksiyonlarını kullana bilir duruma gelmesiyle çözüm getirilebileceğini özetle be lirtti.
Teoman Alptürk; ülkemizdeki enerji kaynakları ve enerji po litikasıyla ilgili konuşmasın da, enerji bunalımının önüne geçebilmek için ucuz enerji üretebilecek su ve linyit san .. trallarının bir an önce gerçek leşmesi gereğini söyledi. Alp türk, linyit kaynaklarımızın rantabl bir biçimde çalıştırıl madığını, ülkemizin su kaynak ları itibarıyla Avrupada üçün cü, kullanmada ise sonuncu ol duğunu, Keban'ın devreye girme siyle ancak su kuvvetlerinden % 9 oranında faydalanabildiği mizi belirterek, elektrik ener jisi üretiminde merkezi planla manın yetersiz olduğunu, bu günkü elektrik enerjisi soru nunun başlıca nedeni olarak tü ketim planlamasının yapılmamış olduğunu ekledi.
Hüsamettin Tanatar; özellikle Eskişehir'in elektrik enerjisi sorunlarına ilişkin geniş bil giler vererek kente özgü prob lemleri ve bunların çözümüne yönelik çalışmaları anlattı. Tanatar, yerel sorunların be lediyenin de onayıyla İller Bankası Genel Müdürlüğünce yap tırılan geniş kapsamlı OG ve AG projesinin tatbik olanağı nın sağlanmasıyla tümden çözü lebileceğini belirtti.
İbrahim Şenlikçi; Eskişehir'de sanayide hissedilen güç buna lımının yerel olarak hafifle tilebileceğini savundu ve elek trik enerji kesikliği anların da Eskişehir'deki TCDD fabrika larının kendi santrallarında ürettiği enerjinin bir kısmın dan faydalanma olanaklarının araştırılmasını önerdi. Kısa dönemde Elektrik İşletmesinin tasarruf tedbirleri almasını isteyen Şenlikçi, uzun dönemde iller Bankasınca yeni yaptırı
lan OG ve AG projesinde göste rilen besleme hattı olarak yal nız 1 hattan değil, Tunçbilek ten veya Gökçekayadan ikinci ve hatta üçüncü bir hatla ken tin enerji gereksiniminin sağ lanmasının daha uygun olacağı nı söyledi.
Konuşmalar tamamlandıktan son ra izleyiciler hem genel, hem de Eskişehir'in yerel sorunla rına ilişkin sorular yönetti ler ve bu arada kendi görüşle rini de belirttiler. Eskişehir' li basın mensuplarının ve yerel yöneticilerin dikkatle izlediği panel, İsmet Erorta'nın genelde Eskişehir'deki elektrik enerji si sorununun Türkiye'nin elek trik enerjisi sorunundan soyut lanamayacağı, özelde İller Ban kası Genel Müdürlüğünce yaptı rılan 580 milyon liralık Eski şehir elektrik şebekesini ge nişletme ve yenileme projesinin tatbik olanağının sağlanmasıyla çözülebileceğini belirten özet leyici konuşmasıyla sona erdi.
MESLEK tÇt TEKNİK EĞİTİM SEMİNERLERİ
"telefon santrallan'
Ankara Şubesince düzenlenen Meslek İçi Teknik Eğitim Semi nerlerinin ikincisi, 2 Aralık 1977 tarihinde EMO lokalinde yapıldı. PTT'de çalışan yüksek elektrik mühendisi Berkan Uy sal1 in verdiği bu seminerde te lefon santrallarının genel ta nıtımı yapılarak, santralın temel işlevinin 2 abonenin te lefonları arasındaki bağlantı yı kurarak konuşmalarını sağla mak olduğu belirtildi. İlk ola rak 1870'lerde kullanılmaya başlanan manuel santrallardan bu yana, santralların büyük ge lişme gösterdiği, bu gelişme süreci içerisinde sırasıyla, manuel, dönücü selektörlü, krosbar ile, alan ve zaman bö lümlü kayıtlı program kontrollü elektronik santralların geliş tirilip kullanıldığı anlatıldı. Bu değişik santral tipleri ta nıtılarak birbirlerine göre üs tün yanları üzerinde duruldu. Ayrıca tüm telefon santralların da var olan temel işlevin sıra sıyla aşağıdaki şekilde yerine
getirildiği anlatıldı: a) Abo nenin konuşma isteği olduğunun saptanması, b) Birden fazla is tek varsa önce hangi isteğin karşılanacağının saptanması, c) Abonenin konuşmak istediği numaranın alınması, d) Bağlantı olanağının aranması, varsa boş bir yolun seçilmesi, e) Aranan
abonenin durumunun saptanması (meşgul, serbest, v b . ) , f) Ser bestse aranan aboneye zil akı mının gönderilmesi, g) Cevap verildiğinin saptanması ve zil akımının kesilmesi, h) Konuşma nın yapılması, ı) Konuşmanın bitişinin saptanması ve aradaki bağlantının çözülmesi. ' .
"süreç denetim"
Meslek İçi Teknik Eğitim Semi nerlerinin üçüncüsü, 13 Aralık 1977 günü EIİC lokalinde yanıl dı. "Süreç Denetim" konusuna ayrılan seminer, ikisi ODTÜ' den, biri de HÜ'den olan üç öğretim üyesi ve sanayide ça lışan bir mühendis tarafından verildi. Doç.Dr.Ersin Tulunay süreç denetimin tanımını yap tı, onu genel denetim bilimi içerisindeki yerine oturttu ve süreç denetimin hem dünyada hem de ülkemizdeki geçmişine de ğindi. Süreç denetimin ortaya çıkışını bir ikinci endüstri devriminin başlaması olarak ni teleyen yaklaşımlardan söz et ti, onun disiplinler arası (özellikle kimya elektrik) ka rakter gösteren yapısını vurgu ladı. Ersin Tulunay, süreç de netimin özelliklerini belirle yen ana öğelerden birinin, onun ileri besleme olanağına sahip olması (bir dizgedeki işleyişi bo2maya yönelik dış etkileri önceden saptayıp bunları gide resilmesi) olduğunu da belirt ti. Yük.Müh.Erol Sezer ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü Süreç Denetim Laboratuvarında ki bir bölüm aygıtı tanıttığı konuşmasında, yapı taşları olan vanaların genel işleyiş ilkele ri ve yapımları üzerinde durdu. Ayrıca oransal, oransal tümlev
sel, oransal türevsel ve bunla rın birleşimi olan işlevlerin vanalar kullanılarak nasıl gerçekleştirildiğini anlattı. Şeker Fabrikalarından Yük.Müh. Halit Kara süreç denetimin ül kemizdeki tarihçesini, süreç sözcüğünün denetim bilimindeki anlamını ve tanımını içeren konuşmasında, dışardan alınma sı zorunlu olan süreç denetim araç ve gereçlerinin seçiminde gözönüne alınması gereken nok taları belirtti. Halit Kara, fabrikada çalışan mühendisle rin süreç denetim uygulamaları
sırasında karşılaştıkları zor lukları ve bunların çözümünde geliştirdikleri pratik yöntem leri kendisinin yoğun kişisel deneyimleri ışığında çarpıcı örneklerle anlattı. Dr.Kudret Yurtseven, teknik düzeyle yöne tim düzeyi arasında bir çalış ma olarak niteledtği, "bir da mıtma sürecinin denetimi" adlı çalışmasını anlattı. Bu konuş mada süreç denetimin tipik bir uygulaması ayrıntılı olarak ve denetim biliminin diğer kolla rıyla olan ilişkisi de Vurgula narak ortaya kondu.
BUDAPEŞTE 3. GÜÇ
ELEKTRONİĞİ
KONFERANSI
Macaristan Elektroteknik Birli ği (MEE) tarafından düzenlenen "3.Güç Elektroniği Konferansı" 17 22 Ekim tarihleri arasında Budapeşte'de yapıldı. 200'ün üzerinde yerli ve yabancı dele genin katıldığı Konferansı, Elektroteknik Birliğinin çağ rılısı olarak EMO Başkanı Ay bars Ungan'da izledi.
Güç elektroniği alanındaki ça lışmaları ve ürünleri tanıtmayı amaçlayan Konferans sırasında ayrıca "Mipel Micronica 77" adıyla açılan bir sergide konuy la ilgili aygıtlar sergilendi. Budapeşte Uluslararası Fuarında açılan sergiye çok sayıda ülke, doğrudan imalat ürünleri yada bu ürünleri tanıtan broşürleri ile katıldılar.
Altı kitap halinde düzenlenen ve Odamızda da bulunan Konfe rans tebliğleri, şu konuları içeriyor: Alternatif akım sürü cüleri, doğru akım sürücüleri, elektrikli cer, akım denetimi, özel yarıiletken aygıtlar, elek trik enerjisiyle besleme ve di ğer uygulamalar.
Macaristan Elektrik Mühendisle rinin Örgütü MEE yöneticileriy le Oda Başkanı Ungan örgütsel ilişkiler konusunda da görüşme lerde bulundular. Bilimsel ve teknik işbirliği ve bununla il gili pratik ilişkiler konusunda alınan ilke kararları, daha ön ce Polonya Elektrisyenler Bir liği ile kurulan ilişkilerin benzerini, uzun vadeli ve ola nakların elverdiği ölçüde ger çekleştirmeyi amaçlıyor.
"1978'e girerken
Ankara"
Mimarlar Odası Ankara Şubesince düzenlenen "1978'e Girerken An kara" konulu seminer, 24 Aralık 1977'de yapıldı. Ankara'nın Tarihsel Dokusu ve Koruma Çalış maları, Ankara'da Hava Kirlen mesi, Ankara'da İmarlı Alanda Yoğunluk Sorunu, Yoğunlaşma Ol gusu ve Yaygınlaşma Seçeneği, Yeşil Alan Sorunu ve Kentsel Ulaşım adlı b i l d i r i l e r i n sunul duğu seminere, Odamız Ankara Şubesi de "Ankara'nın Elektrik Sorunu" b a ş l ı k l ı çalışma i l e k a t ı l d ı . Ankara Şube Yönetim Kurulu üyesi Ali İhsan Alpas lan'ın sunduğu bu ortak ç a l ı ş mada, Ankara'nın elektriklendi rilmesi ve bu konudaki kurum laşmalara ilişkin tarihçe ve
r i l d i . Bildiride değinilen ana konuların çok kısa özeti şöy le:
"Ankara'nın e l e k t r i k ve diğer sorunları Türkiye'nin çarpık k a p i t a l i s t sisteminden kaynak lanmakta ve başkentin özel ko ş u l l a r ı bu sorunları daha da ağırlaş tırmaktadır.
Ankara'daki elektrik kesinti ve k ı s ı n t ı l a r ı EGO ve TEK s i s t e minden i l e r i gelmektedir. EGO sistemindeki arızalardan % 2,38 abone, TEK sistemindeki arıza lardan dolayı % 16,48 abone arızanın cinsine göre b i r günde b e l l i bir süre elektrik alama maktadırlar. Ayrıca EGO arıza larının uzun sürme o l a s ı l ı ğ ı yoktur. TEK1in Ankara'ya dağı tım yapan trafo merkezlerinin toplam gücü 300 MVA olup, EGO hat kapasiteleri yapılacaklarla 766.8 MVA'dır. TEK'in kurulu gücü 1978 y ı l ı sonunda y e t e r s i z kalacağından TEK, kurulu gücünü besleme noktalarında üç katına
çıkarmalıdır.
Başkentte yılda 20 25 bin yeni abone bağlantısı yapılmakta, enerji tüketimi bir önceki yı la nazaran Z 15 20 oranında a r t maktadır. Ankara'nın hızla ar tan enerji gereksinmelerinin karşılanmasına şimdiki enerji p o l i t i k a s ı i l e ve bu düzen için de çözüm getirmek mümkün değil d i r . Çünkü dışa bağımlılığı ar t ı r a n enerji politikasına son vermek, plansız programsız ge lişmelere dur demek siyasal tercih sorunudur. Bunları göz önünde tutarak önerimizi şöyle s ı r a l a y a b i l i r i z : Ülke çıkarına uygun, öz kaynaklarımıza dayalı bir enerji politikası izlenme l i , EGO yeterli mali olanaklara kavuşturulmalı, EGO ve TEK bir birinden bağımsız çalışmamalı, EGO'nun planlama ve proje i ş l e r i üniversitelere veya i l g i li devlet kuruluşlarına yaptı rılmalı ve TEK çalışanların yö nettiği bir yapıya kavuşturul malıdır."
"eğitim kurumlarına yönelik faşist saldırıların karşısındayız"
2 Aralık 1977 günü ODTÜ'de ka labalık bir öğrenci kitlesi üzerine yapılan saldırı ile il gili olarak EMO Ankara Şubesi ile TÜTED Ankara Şubesince or taklaşa hazırlanan basın açık lamasında, üyemiz ve TÜTED üye si ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümü asistanlarından Cevdet Aykanat'ın bomba şarapneli ile göğsünden yaralandığı ve duru munun ciddi olduğu belirtilerek, olayın planlı bir saldırı oldu ğu ve faillerinin polis ve jan darmanın gözleri önünde rahatça olay yerinden uzaklaştıkları açıklandı. ODTÜ'de eğitimin sü rekli ve sağlıklı bir biçimde yürütülebilmesinin,Hasan Tan'in rektörlüğü sırasında okula alı nan, Rektörlük ve Bilgisayar binalarında çöreklenmiş olan faşist militanların okuldan atılmasıyla sağlanabileceği be lirtilen bildiride tüm teknik eleman örgütlerinin ODTÜ'ye ve diğer tüm eğitim kurumlarına yönelik faşist saldırıların karşısında olacağı yinelendi.
"baskı ve kıyımlar mücadelemizi geriletemez"
TSE Elektrik Laboratuvarında çalışan EMO Ankara Şubesi Yö netim Kurulu üyesi Nurşah Gü nerkan'ın Erzurum'a sürülmesi üzerine TÜTED Ankara Şubesi i l e birlikte yapılan basın açıkla masında; bugüne kadar tüm çaba larına rağmen Meslek Odalarının yönetimini ele geçiremeyen ge r i c i ve faşist güçlerin, bu kez gelirlerini kısmak yoluyla on ları çökertmeyi planladıkları ve bu yönde bir adım olarak TSE'nin kuruluş yasasına aykı rı olarak bu kuruluşa, bir Ba kanlar Kurulu kararnamesiyle kalite belgesi verme yetkisini verdiği açıklandı. TSE Genel Kurulunun TMMOB delegeleri ta rafından açılan bir dava sonucu Danıştayca iptal edildiği, ya sadışı TSE yönetiminin şubemiz Yönetim Kurulu üyesi Nurşah Gü nerkan'ı elektrik ve elektronik sanayi kuruluşlarının ve TSE' nin hiçbir örgütlenmesinin bu lunmadığı Erzurum'a sürdüğü be l i r t i l e r e k , tüm bu baskı ve kı yımların teknik elemanların ba
ğımsızlık ve demokrasi için verdikleri mücadeleyi gerilete meyeceği vurgulandı. Öte yandan, Günerkan'ın atanma kararına i l i ş k i n başvurusu üze rine, Danıştay yürütmeyi dur durma kararı aldı.
GENEL KURULLARIMIZ TOPLANIYOR
EMO Ankara Şubesi 1.Genel Kuru lu 28 Ocak 1978 günü saat 10.00' da Makina Mühendisleri Odası toplantı salonunda, İzmir Şube si 11.Genel Kurulu 28 Ocak 1978 günü saat 14.00'de Büyük Efes Oteli Petek Salonunda, İstanbul Şubesi 19.Genel Kurulu ise 29 Ocak 1978 günü saat 10.00'da Kazablanka Salonunda toplanı yor. Ülke ve meslek sorunları nın tartışılacağı Genel Kurul larda, yeni dönem yöneticileri ile Merkez Genel Kurul delege leri seçilecek.
MERKEZ GENEL KURULU Öte yandan, Odamızın Merkez Genel Kurul tarihi ve yeri de saptandı. Buna göre, EMO 24. Merkez Genel Kurulu, 25 26 Şu bat 1978 günleri, İmar İskân Bakanlığı Konferans Salonunda toplanacak.
TMMOB'Y E SALDIRILAR
TMMOB binası 15 Aralık 1977 Perşembe günü saat 12.30 civa rında AP Genel Merkezi yakının da meydana gelen bir olay baha ne edilerek ve bu olaydan yak laşık olarak 20 dakika sonra polis tarafından aranmak isten di. Aynı anda,başlarında bir AP'li parlamenter ve AP Genel Merkezinden çıkan bir grubun da bulunduğu faşist saldırganlar polisin gözleri önünde taş ve şişelerle binaya saldırdılar.
Güvenlik görevlilerinden ve bi naya girmek isteyen kimliği be lirsiz kişilerden arama izni soran ve arama izni olmadan bi naya girilemeyeceğini bildiren TMMOB yetkilileri bir kısım gü venlik görevlileri ve saldır ganlar tarafından dövüldüler ve polis tarafından götürüldü ler.
Birlik yetkilileri ve binanın alt kat salonunda düzenlenen ba sın toplantısında bulunan par lamenterlerce aramanın yasadışı olduğu hatırlatıldı. Birlik yet kilileri arama yapmak isteyen güvenlik görevlilerine arama izni getirmelerini,binaya girip çıkanın belli olmadığını, her hangi bir kontrol yapılmadığını belirttiler ve "bu koşullarda buraya girilir, birşey konulur ve bulundu denilirse bu bir tertip olur, böyle bir durumdan dolayı sorumluluk kabul etme yiz" dediler ise de arama sür dürüldü, bu arada bazı parla menterler de faşistlerin saldı rısına uğradılar. Saldırı so nunda binanın zemin katındaki kapı ve bazı pencetelerin cam ları kırıldı.
Olaya ilişkin olarak TMMOB ve 18 Oda adına yapılan basın top lantısında olayın gelişimi an latılarak şöyle denildi:
"TMMOB ve 18 Odası olarak bu saldırılar ve tertiplerden yılmayacağımızı ve bu gelişen olayları protesto eden, olay anında ve sonrasında bizler le beraber olan tüm demokra tik kuruluşlarla eylem birli ğimizi güçlendirerek sürdüre ceğimizi kamuoyuna duyururuz."
İKİNCİ SALDIRI
15 Aralık 1977 Perşembe günü faşist, gerici güçlerin saldı rısına uğrayan Türk Mühendis
ve Mimar Odaları Birliğı'ne 20 Aralık 1977 Salı Akşamı sa at 20.30 sıralarında bu kez bombalarla saldırıldı. Dört gün arayla gerçekleştiri len bu yeni saldırının dikkat çekici yanı; ODTÜ'de ve ADMMA öğrencilerinin bulunduğu kah vehanede olduğu gibi kitle kat liamının amaçlandığı ve genel likle kalabalık bir üye toplu luğunun bulunduğu Lokalin he def seçildiği idi. Olaya iliş kin olarak TMMOB tarafından ya pılan basın açıklamasının so nunda şöyle denildi:
"Silahlı bombalı saldırılarla, tertiplerle, mücadelemizin ge rileyeceğini, engellenebilece ğini sanan faşist güçler aldan maktadırlar.
Mücadelemizi giderek daha da güçlendireceğimizi ve bu güçle emekçi kitlelerin saflarında yer alarak payımıza düşeni sür düreceğimizi; faşist saldırgan lardan bir gün mutlaka hesap sorulacağına inandığımızı bir kez daha kamuoyuna açıklamayı görev sayıyoruz."
ODTüveADMMA'da
TOPLU KIYIM
GİRİŞİMLERİ
Karanlık odakların desteğindeki faşist milisler geçtiğimiz dö nemde de saldırılarını artıra rak sürdürdüler. Bu saldırıla rın failleri de öncekilerde ol duğu gibi meçhul (!) kaldı. 2.MC Hükümetinin kurulmasından bu yana yurdun her köşesinde devrimci, ilerici ve demokrat lar azgın saldırılara uğradı lar. Çeşitli olaylarda 117 kişi öldü, yüzlerce kişi de yaralandı. Faşist baskı ve te rör öyle boyutlara ulaştı ki bu olaylar günlük gazetelerde, alt alta kısa bölümler halinde ikinci derecede önemli haber ler olarak yayınlanmaya baş landı. Saldırganların artık "karşıt görüşlü grupların ça tışması" senaryolarına gerek duymayarak profesyonel cina yetler işlemeleri ve ADMMA ve ODTÜ'de görüldüğü gibi toplu kıyımlara yönelmeleri ulaşı
lan yeni boyutların örnekleri dir.
İstanbul'da iki Kıbrıs'lı öğ rencinin kaçırılıp birinin öl dürülmesi diğerinin ağır yara lanması olayında birçok ayrın tılı ipucuna karşın caniler yakalanmadı. ADMMA öğrencile rinin okula topluca gidebilmek için toplandıkları kahvehaneye önceden yerleştirilen bir bom banın patlaması sonucu 3 öğren ci öldü 50 kadar öğrenci yara landı. Yaralı arkadaşları için kan vermeye giden öğrenciler güvenlik kuvvetlerinin engel lemeleri ile karşılaştılar. ODTÜ'de ise Hasan Tan zamanın da okula yerleştirilen işçi kılığına sokulmuş faşistler öğrenci işçi öğretim üyesi or tak çabası ile yeniden başla tılan öğrenimi engelleme ve okulu kapattırma amacına yöne lik kışkırtmaları sonuç verme yince bir toplantıdan çıkan öğ renci topluluğu üzerine önce ses bombası sonra da gerçek bir bomba attılar ve tabanca ile ateş ettiler, öğrenciler den İbrahim Baloğlu ve üyemiz öğretim görevlisi Cevdet Ayka nat ağır, 35 öğrenci de hafif yaralandı. İbrahim Baloğlu 11 Aralık 1977 günü kurtarıla mayarak öldü.
Tek tek olayların artan sayıla rının yanında kitlesel kıyım amaçlayan bu saldırılar da ka pitalist ekonomik düzenin iyi ce zor duruma düştüğü ve çalı şan yığınların yaşam koşulları nın günden güne kötüleştiği dö nemlerde faşizmin azgınlığının artması olgusuna örnek oldular.
PROF.YALCIN SANALAN ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİ
MC İktidarının son günlerinde faşist komandoların saldırıla rı ve hırçınlıkları artarken, 27 Aralık Salı gecesi Hacette pe Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı Prof.Dr. Yalçın Sana lan evinde eşinin ve çocukları nın gözü önünde kurşun yağmu runa tutuldu. Hemen hastahane ye kaldırılan Sanalan'ın yaşamı ardarda ameliyatlar sonucu kur t a r ı l a b i l d i . İ l e r i c i ve demok rat k i ş i l i ğ i ile tanınan Sana lan'a yöneltilen öldürme giri şimi bütün demokrasi yanlısı örgüt ve kurumlarca kınanırken kamuoyu faşist militanların be lirlenmesini ve yakalanmasını umutsuz da olsa bekliyordu.