Elektrik Mühendisliği · Sayı 355 · Mayıs 1988

TMMOB ÖRGÜTLÜLÜĞÜNÜ ETKİLEYEN YÖNELİŞLERE BİR ÖRNEK KÜÇÜK BÜROCULUK

Bülent Tanık

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam Görüş ve değerlendirme

Yıl
1988
Sayfa
3
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
1

Konu

Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam

İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • küçük büroculuk
  • TMMOB
  • kamu kesimi mühendisleri
  • serbest büro
  • meslek örgütlenmesi
  • yapı sektörü

Özet

Yazı, TMMOB örgütlülüğünü etkileyen kamu ve özel sektör mühendis-mimar gruplarını, özellikle 'küçük büroculuk' olgusunu, bunun üretim biçimini ve yarattığı küçük mülkiyet ideolojisinin meslek örgütüne yansımalarını değerlendiriyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

TMMOB ÖRGÜTLÜĞÜNÜ ETKİLEY EN Y ÖNELİŞLERE BİR ÖRNEK KÜÇÜK BÜROCULUK

Bülent TANIK TMMOB Y önetim Kurulu ûyesl

Geride bıraktığımız otuzbeşyılın TMMOB açısından en belirgin olgusu meslek sahiplerinin kitleselleşmesi de mek yanlış olmaz. 1950'li yılların başında 5 bin civarında "elit" meslek adamından oluşan mühendis mimar toplu luğu, bugün 200 binlere ulaşmış bulunuyor.

Bir yandan yaygın mesleki pratik sığlaşıyor mühendislik eğitiminde buna paralel bir yaygınlaşma gözleniyor. Sonuçta her yıl mühendis mimar unvanı taşıyan 15 20 bin "yeni", meslek topluluğuna katılıyor. Ne yazık ki; 30 35 yıl gibi kısa bir sürede seçkinlikten sıradanlığa tırma nan mühendislik mimarlık mesleği sahiplerinin durumla rın, düşüncelerini, seçmelerini, yönelişlerini örgütlenme talep ve potansiyellerini ve bunlardaki değişmeleri vere cek, yeni, bilimsel, bir çalışma bulunmamaktadır (1).

Bu nedenle alana yönelik değerledirmeler çoğunlukla sa yısal incelikten yoksun, parçacı ve kişisel gözlem ağır lıklı saptamalara dayanmaktadır.

TMMOB ÖRGÜTLÜLÛĞÜNDEKİ ALT GRUPLAR:

Türkiye'de mühendislik mimarlık mesleği mensuplarının tümünün üye olması amacıyla kurulmuş bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, bugün kesin sayısı bi linmeyen ve 70 civarında olduğu sanılan diploma türü nün, 19 Oda'da ulusal örgütlenmesinden oluşmaktadır.

TMMOB'nin meslek dalı esaslı örgüt yapısı doğakJırki, üretim araçları sahipliliği ve benzeri kriterlere bağlı statü farklılıklarını, siyasal seçmeleri ilk bakışta yansıtamaz.

Mevcut model, kuşak farklılaşması, okul ve yöre farklı laşması gibi alt çevre oluşumlarını da yasal kargaşa dı şında tutar.

Kuşkusuz ilk bakışta görülemeyen bu alt oluşumlar; TMMOB'nin yapısını, mesleğin uygulanışını ve hatta top lumu biçimlendirmekte aynı zamanda bunlardaki dönü şümleri de yansıtmaktadır.

Toplumun bütününü belirleyen dış "konjonktürü bir ke narda tutarak son yıllarda en çok etkili olan iki alt grubu ele alalım. Çalışma yerlerine, işverene ve mülkiyet konu muna bağlı daha alt gruplara ayrılabilecek bu iki ana grup; Kamu kesimi mühendis ve mimarları ile özel sektör mühendis ve mimarlarıdır.

Bu iki grubun yönelişleri, bölünmeleri, örgütlenmeleri TMMOB'ni yeniden biçimlendirmektedir. 1982 Anayasası ve daha sonra TMMOB yapısında yapılan değişiklikler, kamu özel kesim üyelerinin TMMOB için taşıdığı anlamın altını çizmektedir.

KAMU KESİMİ MÜHENDİS VE MİMARLARI

Kamu kesimi mühendis ve mimarları tek işverene bağlı

olarak, ulusal düzeyde uygulamaların konusu olmak konumundadır. Bu konum farklı meslek dallarının rekabe tini değil işbirliğini geliştirmektedir. Ortak sorunlarla karşı karşı olmak gerek meslek dalları arasında gerekse ulusal düzeyde kamu sektörünün bütünleştirici yanını ön plana çıkarmaktadır. Ancak 1970'li yılların sonunda MC'Ii yıllar da başlatılan memur kıyımları ve 80'li yılların depolitizas yon süreci TMMOB örgütlülüğünde kamu kesimi mühen dis ve mimarlarının etkinliğini büyük ölçüde geriletmişti.

1982'de yapılan Anayasa ve yasa değişikliği, depolitize ve "terörize" edilmiş böylece örgütsüzleştirilmiş kamu çalışanlarının ulusal düzeyde bütünleştirici ağırlıklarının yapıdan iyice uzaklaşmasına yol açmıştır. Bu yıllarda uy gulanan depolitizasyon, kamuoyunun örgütlü etkinliğe özellikle politikaya ilgisini kırmayı başarmış, önder politik kadroların eylemlilik alanını büyük ölçüde daraltmıştır. Böylece 1980 öncesinde "ulusal düzeyde TMMOB örgüt lülüğü" kavramını omuzlayan kitle ve kadronun TMMOB ile ilgisi azaltılmaya çalışılmıştır (2).

Varılan noktada şu veya bu ölçüde boşaltılmış bir alan ortaya çıkmıştır. Boş kalan bu alanda yer tutmaya çalışan kesimler TMMOB'nin bu gününü renklendirmekte yarına yönelik eğilimlerin ip uçlarını sergilemektedir. Bu boşlukta kendini yeniden üretme potansiyelini en çok "Küçük Mühendislik" kuruluşları göstermektedir. Küçük mühendislik mimarlık kuruluşlarının (küçük bürolar) TMMOB'nden beklentilerini, gereksinimlerini kısacası programlarını kavrayabilmek için bunların işleyişlerini, üretim süreci ve toplumsal yapı içindeki yerlerini iyi tanımak gerekir.

KÜÇÜK BÜROCULUK:

Küçük büro, çoğunlukla sahibi olan mühendis veya mi marın tekil kendi emeğine dayalı proje, danışmanlık vb. mesleki hizmet üreten kuruluşların adıdır. Bunların sahip

Tabto 1 Y apı Sektöründe Hizmet Potansiyeli Taşıyan Meslek Dalları ve Üye Sayısı (1988)

Mimar İnşaat Mühendisi Makina Mühendisi Elektrik Mühendisi Harita Mühendisi Jeoloji Mühendisi

İç Mimar Şehir Plancısı

18.000 35.000 30.000 13.000

3.500 3.500 1.000

lerine bürocu, projeci vb. sıfatlarla da sesleniliyor.

Küçük büroculuk eskiden hemen tümüyle yapı sektörün deki meslek dallarında görülürken şimdilerde tüm diğer sektörlere yayılma eğilimi göstermekte. Bununla birlikte Y apı Sektörü, Türkiye'deki mimarhk mühendislik etkinlik lerini makro ölçekte kucaklayan en yaygın sektör olma özelliğini koruyor.

Halen sektörde çalışabilen mühendis ve mimarların sayı sı 115 bin dolaylarındadır. (Tablo 1)

Bu meslek dallarındaki küçük büroculuk oranı odaların büro tescil işlemleri kanalıyla edinilen yaklaşık bilgilere göre; %2 ile % 2 0 arasında değişmektedir.

Kçük büroların örgütlenişleri, süreklilikleri, birbirleriyle ilişkileri, bunlarda oluşan ideolojik politik iklim, faaliyet gösterdikleri sektörden ve onu kucaklayan ekonomik toplumsal çevreden doğrudan etkilenmektedir.

Bizdeki küçük büroların çoğunluğunu oluşturan ve yapı sektöründe etkinlik sürdüren küçük bürolara yön veren toplumsal ve meslek ideolojilerinin kavranabilmesi için 1. "toplumdaki yapı talebinin belirlenme biçimi, 2. yapı sektörünün örgütlenme biçimi, 3. bunlarla bağıntılı olarak oluşan (mühendislik B.T) mimarlık hizmeti talebinin yapısı ve" (3) örgütlenme düzeyi bilinmelidir. Talep eden kesim ve yanının cinsine bağlı olarak yapı talebi üç ana grupta toplanabilir "Devlet Y apıları", "İş Y apıları", "Konut" (4).

Talebin geldiği kesimin ekonomik gücü ve örgütlülük dü zeyi hizmetin niteliğine ve örgütlenişine yansımaktadır. Bilinen bir müşteriye ve özel taleplere göre sunulan mü hendislik mimarlık hizmeti veya piyasa normlarına yöne lik "seri üretim" tipi hizmet bu bağlamda farklılaşma gös terir.

Y apı sektöründe imalatın örgütlenişi ise dört ana grupta sağlanabiliyor; "Birincisi, talep sahibinin dışardan hizmet ve malzeme alarak kendisinin yapımı örgütlemesidir. İkincisi küçük girişimcilere ihale etmektir. Üçüncüsü bü yük ulusal bir müteahhitlik firmasına vermek, dördüncü sü ise uluslarararsı bir ihaleye giderek yabancı bir firma ya ihale etmektir. Bunlardan hangisinin seçileceği hem sözkonusu yapının ölçeğine hemde ülkenin gelişmişlik düzeyine bağlıdır (5).

Küçük sermayeli grupların, mühendis ve mimarların oluşturduğu küçük girişimcilerin, tabii küçük büroların temel ilgi alanını küçük devlet yapıları, küçük iş yapıları ve konutları oluşturmaktadır. Sahibi veya ortağı bulunan mühendis ya da mimarın mesleki niteliği ile girişimci niteliğinin bütünleştiği ve oldukça yaygın bir küçük girişimcilik türü de yap satcılıktır. Bu kesim kat karşılığı ve benzeri yollardan çok az sermaye ile başlangıçta kârlı da olabilen bir eylemlilik sergilemektedir.

Bu süreçte görülen girişimcilik ile teknik elemanlık rolleri arasındaki salınım, küçük büro mühendis mimarının sıkıntı veren ikilemlerinden biridir. Piyasa koşullarının olumsuzluklarla dolu olduğu ortamlarda meslek adamının girişimcilik yönünde zorlanıyor olacağı da anlaşılacaktır. Devlet büroları, büyük danışmanlık büroları, konsorsi yumlar, yabancı danışmanlık büroları ve diğerlerinin yanı

sıra, küçük mühendislik mimarlık büroları sektördeki hiz met sunumunun en yaygın örgütleniş biçimidir.

Küçük buralardaki üretim süreci bir kapitalist işletmeden daha çok bir zanaatkar dükkânın üretim sürecinin nitelik lerini taşır. İş bulunan zamanlarda bir iki ücretli teknik eleman daha eklenen bu büroların pek çoğunda üretilen hizmetin niteliğini büro sahibinin emeği belirlemektedir. Sermayesi, modern sermayeden çok bir zanaatkarın ge rekli araçlarından, işyerinden oluşmaktadır. Bu büroların çoğunda ciddi bir sermaye birikimi oluşamaz. Bu büroların önemli bir özelliği çok esnek koşullara kolayca uyum gösterebilmeleridir.

Gerek devletin işverme düzeni gerekse serbest piyasa dan alınabilen işler büro'nun kendini düzensizliğe uydur masını zorlar. Bu zorlama büro elemanlarının iş olunca artması olmayınca çıkarılması mekanizmalarıyla şekille nir. İş yasaları dışında istihdam biçimi ve çoğunlukla öğ renci emeğine dayanmak büroların esnekliğini oluşturur (6). İşin iyice azalması durumunda yapılacak son uygu lama büro sahibinin "dükkanı" kapatıp devlete ya da bir başka büyük kuruluşa ücretli olarak gitmesidir.

Küçük büroların esnekliğinin temel kaynaklarından bir diğeri de işin gerektirdiği diğer mesleki hizmetleri benzer diğer küçük bürolardan satın alabilmesidir. örneğin bir yapının gereksindiği mimari, statik, tesisat, elektrik vb. proje ve hizmetlerin tümünü bu mesleklerden birinin bü tün olarak taahhüt edip kendisinin doğrudan üretemediği diğer hizmetleri "komşu" küçük bürolardan satın alıp bütünleştirerek veya koordine ederek mal sahiplerine sunması biçimidir.

Konut vb. yapı taleplerinde çok yaygın olarak görülen bu süreç, çok disiplinli büro örgütlenmesi gereksinimini öte leyen ve meslek dalları arasındaki rekabeti körükleyen bir süreçtir. Hizmet üretiminin bir noktasında bir meslek dalı mensubu kendini tamamlaması gereken diğer mes lek dalları mensuplarının "işveren'i" konumuna dönüş mekte buda pekçok uyumsuzluğun kaynağı olmaktadır.

özellikle piyasadaki büyük daralma ve buhran dönemle rinde, işi alan büro en azından iş alımı sırasında vermek zorunda kaldığı ödünleri "işverdiği" yeni bürolardan çıkar maya çalışmakta, kimi zaman da tersine örgütlülüklerle karşılaşılabilmektedir. Sonuç olarak iş elde etme için giri şilen kıran kırana rekabet ilke ve kural tanımama boyut larına ulaşmakta, işin toplamı için alınan ücret toplamı, azaldıkça direnme gücü düşmekte, hizmetin niteliği ve kalitesi yok olmaktadır.

Bu türden zor koşullarda küçük büro varlığını sürdüre bilmek için gerekli iş akımını sağlayıcı "yan" mekanizma lara daha çok ilgi duyar. Küçük büronun sermaye biriki mine ve kurumsallığına denk düşen belde sınırları içinde, kamu yönetiminde etkili uzantılara sahip olmak bu meka nizmalar arasında yer alır. Bu sağlanamıyor ise ihale ve iş kaynaklarını izleyebilen denetleyebilen odaklara uzanmak önem taşımaktadır.

Belde de, meslek çevresi içinde tanınır bilinir olmak da yerel yönetimlerde etkili olmak gibi avantaj sağlayıcı yan mekanizmalar arasında yer alır.

Bu esneklik olanakları ve çoğunlukla da işsizlik alterna

tifinin boyutları (!) küçük büro kurumunun varlığını sürdürmesini ve ucuz mesleki hizmet kaynağı olarak yaygınlaşmasını getirmektedir. Sürekli değişen eleman lardan oluşmakla birlikte küçük bürocuiuk, mühendis ve mimar kitlesinde meslek ideolojisi olarak, mevcut sayısal sınırlarının dışında bir kitleyi biçimleyip sürüklemektedir.

KÜÇÜK BÜRO SAHİPLİLİĞİNİN İDEOLOJİK Y ÖNELİŞLERİ VE BUNLARIN TMMOB'NE Y ANSIMALARI

Küçük bürolarda üretilen en belirgin ideoloji hiç kuşku suz küçük mülkiyet ideolojisidir. Küçük mülk sahipliği (tekil emeğe dayalı üretim çabaları) "birey" kavramını vur gulamaktadır. Ben (!) yaptım., ben kazandım her zaman olduğundan daha çok öne çıkmaktadır.

Mülkiyetin bu denli vurgulanmasını, otorite tanımama meslek şovenizmi ve iş bitiricilik gibi eğilimler izlemekte dir.

Küçük mülkiyet tekil, dar çıkarlarının gereksindiği, hare ket esnekliğini, esneklik olmanın ötesinde hiçbir otorite tanımamaya, hiçbir disiplin ve ilkeye bağlı olmamaya yaslanarak sağlamak ister. Bu durum, kimi yerde örgü tün "libere" edilmesine kimi yerde ademi merkeziyetcilik veya yerelleşme çığlıklarına kimi yerde de iyice likidas yon boyutlarına ulaşan bir programın temelini oluşturur.

Ahlakî kuralların, mesleki normların ve örgüt birliğini tutarlılığını sağlayıcı ilke ve düzenlerin varlığı küçük büro esnekliğini sınırlayıcı öğelerdir. Küçük büro, kural sızlık ve örgütsüzlük kendi çıkarlarına dokununca sade ce o an ve o gereksinim için örgüt ve kural olsun ister, sonra sonsuz serbesti!!

Doğaldır ki böyle bir serbestinin tamamlayıcı elemanları olarak (ya da ideolojik kılıf olarak) yerelleşmeyi, bölgeci liği, ademi merkeziyetçiliği öne süreceklerdir. Küçük bu ra kendi beldesini aşacak ittifaklara da gidememektedir.

Küçük büro kendinde oluşan birikim ve kurumlaşma ka dar "tarih" ve "süreklilik" bilinci yansıtır. Bu durum amaca yararlılık oportünizminin ve işbitiriciliğin buralarda hızla yaygınlaşabilmesinin zeminini oluşturmaktadır. Küçük büro da, diğer kapitalist küçük mülkiyet kurumları gibi her şeyi kendi ile kadim görmenin her şeyi kendi ile baş layıp kendi ile biter görmenin en belirgin ortamlarından bi ridir.

Böylesi bir işbitirici ortamın yerelleşme ve ademi merke ziyetçilik istemleri, yerel insiyatifin gelişmesini demokra tik amaçlarla ve toplumsal ilerleme yönünde geliştirmek değil işbitirici insiyatifi (!) geliştirmek içindir.

Küçük bürocuiuk TMMOB düzleminde yukarda sayılan özelliklerine uygun eğilimler sergilemektedir.

Ulusal düzeyde, mühendis ve mimarların makro çıkarları nın korunup geliştirilmesini savunan örgütlülük, ilke ve programlar, bölgeci sektörel çıkarları kurala bağlayacağı için kısa dönemli programlara sıkıca sarılan küçük büro lara cazip gelmemektedir. Onlara esneklik kemiksizlik daha uygundur. Bu ise bölgecilik, il şovenizmi ve meslek şovenizmi ile desteklenen karşı programları geliştirmele rini getiriyor.

Meslek şovenizmi ise; mesleklerin üstünlüğü, yöneticili ği, patronaj'i büyüklüğü ve değerliliği gibi sübjektif kav ramları öne çıkararak TMMOB'nin, (dalların vazgeçilmez liği anlamındaki) eşitlik kurgusunu anti demokratik bul maya kadar sürmektedir.

Oysa TMMOB Yönetim kurulu ve organları hem oluşumu hem işleyişi hemde programları itibarıyla yeniyi, küçüğü, zayıfı kollayın ama çoğunluğun çıkarlarını gözeten de mokratik bir yapıdır. Bu özelliği yüzünden "işbitirici" de ğildir. Demokratiktir!

Işbitiriciliği artıran yürütme erkini "hızlandırıcı" "güçlen dirici" önlemler diye öne sürülenler ile demokratik işleyiş arasındaki denge TMMOB'de Türkiye'deki pekçok ku rumdan daha iyi kurulmuştur.

TMMOB yönetiminde üye sayısına (büyüklüğüne) bakıl maksızın her odadan eşit (bir) temsilcinin bulunması TMMOB'nin kuruluş amacına uygundur. Çünkü TMMOB Yönetim Kurulu ihtisas sahiplerinin teker teker sorun larını değil ihtisas dallarının sorunlarını çözümlemek ama cıyla örgütlenmiştir.

SONUÇ

Küçük bürocuiuk ve ücretli mühendis mimar kitlesinin programları arasındaki denge TMMOB'nin yeni yönelişle rini belirleyecektir. Büyük mühendislik ve mimarlık büro larına yönelik TMMOB dışı dernekleşme ve örgütlenme çalışmalarının varlığı ve etkileri de gözetilerek küçük bü roculuğu doğru tanımlanması sorunlarına çözüm aranır ken yanlışlıklarının gösterilmesi, TMMOB yönetimindeki devrimci demokratların görevi olarak görünmektedir.

KAYNAKLAR (1) Meslek niteliği ve tanımlanmış bir kitle olması itiba rıyla yapı bütününün analitik incelenişi pek çok kolay lıklar sunmaktadır. Buna rağmen bütüne yönelik son ve tek bilimsel çalışma TMMOB Mimarlar Odası öncülüğün de yapılan 1976 Mühendisler Mimarlar anket çalışması dır.

TMMOB Merkezinde başlatılan üye kayıt işlemlerinin bilgisayarla tutulması ve bilgilerin hızla güncelleştirilme si çalışmaları üyelere ilişkin temel değişikliklerin izlen mesini kolaylaştıracaktır. Yeni anket çalışmaları sosyo lojik araştırmalarla bu temel verilerin anlaşılırlığını artır mak gerekli ve yararlı olacaktır.

(2) tdeolojik politik motiflerle bütünleştiricilik görevi yapan önder grupların programlan ve kamu çalışanlarının yönelişleri daha ayrıntılı incelenmelidir, özellikle kamu kesimine yönelik olarak geliştirilen örgütsüzleştirme de politizasyon uygulamaları her an tam zıddını doğurabi le cek keskinlikler göstermektedir.

(3) İlhan TEKELİ "Mimarlık ve Toplum" Mimeograf (4) ilhan TEKELİ a.g.e (5) ilhan TEKELİ a.g.e (6) Bu git gel arasında enderde olsa yeterli sermaye biri kimi sağlanabilirse meslek adamı diplomasını duvara asıp müteahhitliği soyunur. Bu kesin, girişimciliği tercihtir!