Elektrik Mühendisliği · Sayı 473 · Kasım 2023

CUMHURİYET KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKACAĞIZ

Bülent Pala

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Biyografi ve anma

Yıl
2023
Sayfa
2
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • EMO Denizli Şubesi
  • Bülent Pala
  • Türk Telekom özelleştirmesi
  • yönetim kurulu başkanlığı
  • Cumhuriyet'in 100. yılı

Özet

EMO 47. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Pala, mühendislik eğitimi ve oda içindeki görevlerinden Türk Telekom'daki özelleştirme deneyimine kadar kişisel yaşam öyküsünü anlatıyor ve Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkma çağrısında bulunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Bülent Pala EMO 47. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]

1964 Denizli doğumluyum. Elektrik mesleğine ilgim ilkokul çağındayken başlamıştı. İlk ve ortaokulu bitirdikten sonra o yıllarda Türkiye’de iyi bir okul olan Denizli Lisesi’ne kayıt yaptırdım. Bu arada ise Endüstri Meslek Lisesi sınavına girmiştim. Lise öğrenimim başladıktan 15 gün sonra Endüstri Meslek Lisesi’nin Elektrik Bölümü’nü kazanmam üzerine lise kaydımı oraya aldırdım. İlkokul hayalime ilk adımı atmış oldum.

Girmiş olduğum üniversite sınavında Elazığ Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’ni kazandım. Üniversitelerde özerk demokratik yapısın yok edilmesinin, akademik bilimsel çalışmaların ve eğitimin kalitesinin düşmesinin başlıca nedeni olan 12 Eylül ürünü YÖK’ün kurulması ile ben Fırat Üniversitesi’nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldum.

O dönemlerde EMO’nun öğrenci ilişkileri olmamasına rağmen mezuniyetimin ertesi günü Denizli’ye dönüşte Ankara’da Odaya kayıt oldum. O sıralarda Denizli Şubesi, İzmir Şube`ye bağlı olarak temsilcilik düzeyinde faaliyetlerini yürütmekteydi ve temsilci Abdullah Şavklı idi. Daha sonra 8 Haziran 1997 tarihinde yapılan genel kurul ile Denizli, Şube yapısına kavuştu. Veli Yıldırım’ın başkanlığını yaptığı şube kurucu kurulunun ardından Seyit Ali Gürsoy, Cengiz Süzük, Ali Rıza Verel, Fethi Kaya, Abdullah Şavklı, Arif Dönmez gibi isimlerin başkanlığında ve gerek yönetimlerde gerekse temsilcilik yapılarında görev alarak katkı veren pek çok meslektaşımız sayesinde Şube faaliyetlerimiz bugün 14. Dönemine erişti.

Hem Denizli Temsilciliği döneminde hem de Şube kurulduktan sonra Oda ile ilişkilerim sürekli var olmuştur.

Odadaki aktifliğim, çalıştığım kurumda da doğal olarak karşıma hep engel olarak çıkmıştır. Ama yine de bu sevdadan hiç vazgeçmedim. Benim için EMO’da olmak kurum içindeki pozisyonlardan her zaman daha önemli olmuştur.

Odada aldığım görevlere bakacak olursak; Denizli Şube çalışmalarımda, 2002-2003 yıllarını kapsayan 4. dönemde Sayman Üyelik, 5. dönemde Yönetim Kurulu Üyeliği, 9. dönemde Şube Denetçisi, 10. dönemde Yazman Üyelik, 11-12. dönemlerde Yönetim Kurulu Başkanlığı ile Elektrik Mühendisleri Odası’nın 47. Dönemi’nde Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptım. Halen Denizli Şubesi’nde 14.

Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

1987 yılında PTT’de göreve başladım, sonra PTT ve Türk Telekom olarak ayrıştığında Türk Telekom’da kaldım ve 2006 yılına kadar burada görev yaptım. Türk Telekom’da çalışırken önceden bahsettiğim gibi EMO’dan hiç kopmadım ve işyeri temsilciliği çalışmalarını yürüttüm.

Bugün ülkenin başına bela olan özelleşme durumu ile aslında ilk karşılaşanlardanım. Özelleştirme süreçleri başladığında, kurumda buna karşı örgütlenme ve eylemlerde bizzat bulundum ki burada Odamızın da katkısını belirtmek isterim. Ancak o mücadeleyi yürütürken o dönemde Türk Telekom’da yetkili olan işçi sendikası ile de görüşmemize rağmen yeterli desteği vermediler. Özelleşme başladığında göstermelik karşı çıkışlar sergilediler ama iş işten geçmişti.

Üzüntü verici olaylardan biri de “özelleştirmenin çok iyi olacağı ve halkımızın daha kaliteli hizmeti daha ucuza alacağını” söyleyen meslektaşlarımızın olmasıydı. Bugün geldiğimiz noktada EMO örgütlülüğü içerisinde paralel düşünen bizlerin haklılığı çıksa da maalesef kaybeden yine halkımız olmuştur. Amacımız, haklı çıkmak değil doğruları anlatıp yanlış yapılmasını önlemeye çalışmaktır.

Özelleştirmelerin halka anlatıldığı gibi olmadığını birçok kurumun özelleştirilmesinden sonra maalesef hep birlikte gördük, görmeye devam ediyoruz. Bu mücadeleyi sürdüren EMO örgütlülüğüne de ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Geldiğimiz bu noktada maalesef mesleki alanlarımızdaki kaygılarımızdan çok yaşamsal alanlarımızın kısıtlanmaması için mücadele eder olduk.

EMO yönetim kurullarının oluşmasında bireysel olarak çok iyi arkadaşlarımızdan oluşan yönetim kurullarımız oluyor, ancak bir takım ruhu içinde hareket edilemediği birçok dönemde görülmüştür. Bu da sorunlarımızın çözümünde geç kalma veya çözüm üretememe durumunu getirmektedir. EMO yönetim kurullarına seçilen sevgili meslektaşlarımızın bir sonraki dönemde de seçilme kaygısından dolayı maalesef doğru karar alamadıklarına birçok kez şahit olduk. Bu da bir sonraki yönetimlere sorunları büyüterek devretme durumunu ortaya çıkarıyor.

Cumhuriyetimizin 100. yılında EMO örgütlülüğümüze daha çok görev düşmektedir. Örgütümüzün bugüne kadar her alanda yürüttüğü mücadeleyi büyüterek, Cumhuriyet kazanımlarını silmeye çalışan bu iktidara karşı devam ettireceğine olan inancımı da belirtmek isterim.

Bu vesile ile EMO’nun bir parçası olmak, sizleri tanımak, sizlerle yol yürümenin verdiği mutluluğumu dile getirerek, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.