Elektrik Mühendisliği · Sayı 473 · Kasım 2023

CUMHURİYETİN 100. YILINDA EMO’YU GELECEĞE TAŞIMAK

Cengiz Göltaş

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme

Yıl
2023
Sayfa
2
Okuma süresi
3 dk
Görüntülenme
0

Konu

Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Toplum, demokrasi ve emek

Anahtar kelimeler

  • EMO
  • TMMOB
  • Cumhuriyetin 100. yılı
  • genç meslektaşlar
  • mühendislik eğitimi
  • demokrasi

Özet

EMO'nun eski yönetim kurulu başkanı, Cumhuriyet'in 100. yılında TMMOB ve EMO'nun tarihsel serüvenini değerlendirerek, örgütün geleceğini genç meslektaşlarla kurulacak yeni bir ilişki ve demokratik bir program etrafında yeniden tanımlaması gerektiğini savunuyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Cengiz Göltaş EMO 38, 42 ve 43. Dönemler Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]

Merhaba… Elektrik Mühendisliği Dergisi’nin Cumhuriyetin 100. Yılı için hazırladığı özel sayısında benden de yazı talebinde bulunulmasını mutlulukla karşıladım. Öncelikle bu nazik davet için teşekkür ediyorum. Ancak konu 100. Yıl ve Özel Sayı olunca neyi nasıl ifade etsek daha iyi olur düşüncesi de ayrı bir duygu yarattı.

1954 yılından bugüne TMMOB ve EMO’nun yaşadığı 70 yıllık tarihsel serüvenin iki önemli ayağı var sanırım.

İlki mesleğin ve meslektaşın gelişiminde mühendislik eğitiminin rolünü tartışırken, bir yandan da bilim ve teknolojideki gelişmelerin mühendislik hizmetlerinde kamusal bir yarar ölçeğinde değerlendirilmesine öncelik verilmesi.

İkincisi ise; Türkiye’nin çok partili siyasal hayatında yaşadığı toplumsal değişimler karşısında demokratik mesleki bir kitle örgütü olarak kendine çizdiği rol.

Her iki konuda da TMMOB ve EMO bağımsız kurumsal kimliği, demokratik işleyişi ve her koşulda emekten ve özgürlüklerden yana duruşuyla, Cumhuriyetin 100. Yılında onurlu ve saygın bir konuma sahip olmuştur.

Odamızın hem meslektaşlarımız hem de toplumsal yaşamın dinamikleri üzerinde daha etkin, daha başarılı ve her kesimde sözü daha fazla dinlenen

bir konumda olması için geçen bu süreç içerisinde başka ne yapılabilirdi…

Yani yaşanan uzun tarihsel süreçte neleri başarabildik? Hangi konularda eksik kaldık? Bu uzun yürüyüşte biriktirdiklerimizin ışığında geleceğe dönük nasıl bir TMMOB, Nasıl bir EMO düşlüyoruz…

Cumhuriyetin 100. Yılında temel soru bu olmalı bence…

EMO’da gönüllülük anlayışı ile gerek yönetimlerde yer alan, gerekse Odanın çağdaş yüzünün ve işleyişinin sürmesi için bugüne kadar kendini sorumlu hisseden herkesin, başka bir ifadeyle ülkenin sorunlarını mesleğin sorunlarından ayrı düşünmeyen devrimci, demokrat, yurtsever tüm demokratların ortak sorunu, EMO’nun mevcut yapısının bugünün ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden nasıl tanımlanması gerektiğidir.

Bu konuda görüşlerimi yakın sayılacak bir tarih olan 15 Ocak 2022’de EMO Ankara Şube Genel Kurulu’nda ifade etmiştim. O gün ifade ettiğim düşüncelerimi burada bir kez daha paylaşmak isterim.

“…Bugün 1998 doğumlu gençler 2022’de üniversitelerin mühendislik bölümlerinden mezun olarak EMO üyesi olma hakkını kazanıyorlar. Bu yeni genç meslektaşlarımız AKP iktidar olduğunda

4-5 yaşında olan çocuklardı. Orta, lise ve üniversite eğitimlerini bu iktidar döneminde tamamladılar.

Yani son 20 yılda eğitim sisteminin içine düştüğü durumu her aşamada en acı biçimde yaşayan yeni bir kuşak ile karşı karşıyayız. EMO’da meslek ve meslektaş sorunlarıyla ilgilenen her insanın kısır döngüye dönüşen kişiselleşmiş tartışmalar yerine, bu yeni genç insanlara dair düşünmesi, değerlendirmesi ve çözümler üretmesi gereken bir sürecin içindeyiz.

Bugün EMO’da etkinlik gösteren hemen herkesin Odanın toplumsal meşruiyetini zayıflatan iç tartışmalar yerine bütünlüklü asgari bir program üzerine kafa yormaları ve demokrat bir anlayış ile bir araya gelip işbölümü yapmaları genç kuşaklara karşı en acil görevdir.

Bütünlüklü bir siyasal gelişimin kuşaklar arasında sağlıklı bir iletişim ve deneyim aktarımı ile sağlanmaya çalışıldığı dönemler, 2000’li yıllar itibarıyla ırkçı-gerici tek adam rejiminin yarattığı siyaset iklimi ile bitme noktasına getirilmiştir.

Şimdi bu tabloyu görmek ve tersine çevirmek elimizde. Genç meslektaşlarımızla ilişkilenmede eğer bu fırsat kaçırılır ise, sadece kendi düşünce dünyamızdan geleceğe ait köprüleri kendi ellerimizle yıkmakla kalmayacağız. EMO’nun tarihsel birikimini de heba etmiş olacağız...”

Bu düşünce ve duyguları maalesef bugün de taşıyorum. Yazımı sonlandırırken; bugün de yarın da her koşul altında umudumuzu kaybetmeden;

Tam da bu nedenle, bugün meslek odamızın çalışmalarında aktif olarak görev almak isteyen herkesin birinci derecede sorumluluk hissetmesi gereken alan, başta temel eğitim olmak üzere mühendislik eğitiminin ciddi sorunları ile büyümüş ve sonrasında mühendislik unvanı almış genç meslektaşlarımızın yaşadıkları açmazlara demokrat kimliğimiz ile ne tür yanıtlar üretmemiz gerektiğidir.

Bu sorun sadece genç meslektaşlarımızın değil EMO’nun da geleceği nasıl planladığı ile ilgilidir. Başka bir deyişle, kurumsal niteliği gelişmiş sağlıklı bir meslek odası yapısının temeli, Odamıza gelen genç meslektaşlarımız ile kurulabilecek yeni bir ilişki-diyalog biçimiyle şekillenecektir. Bu sağlanamazsa mevcut işleyiş EMO’da “iktidar olmak adına” kendi aramızda bitmez tükenmez tartışmalar ile harcadığımız zamanın yanı sıra, giderek azalan toplumsal meşruiyetimizin iyice yok olması anlamına gelecektir.

“Savaşa karşı barışı Korkuya karşı cesareti Dayatmaya karşı tartışmayı Çatışmaya karşı uzlaşmayı Çürümeye karşı yenilenmeyi Kutuplaşmaya karşı kucaklaşmayı Tektipleşmeye karşı çoğulculuğu Erilliğe karşı eşitliği Otoriterliğe karşı demokrasiyi Her şeyin temelinde herkes için hukuku Savunma mücadelesinde”

Yaşasın TMMOB Yaşasın EMO