Elektrik Mühendisliği · Sayı 473 · Kasım 2023
CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA HAYALLERİMİZİN VE ÖZLEMLERİMİZİN GERÇEKLEŞMESİ DİLEĞİYLE
Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2023
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, Mühendislik eğitimi
Anahtar kelimeler
- EMO 70. yıl
- Cumhuriyetin 2. yüzyılı
- YÖK
- mühendislik eğitimi
- meslek içi eğitim
- dışa bağımlılık
Özet
EMO'nun eski Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Bozoklar, 1975'ten bu yana örgüt içindeki deneyimlerini paylaşarak Odanın mesleki eğitim, meslek içi eğitim ve enerji-elektronik-haberleşme politikaları alanındaki çalışmalarını değerlendiriyor ve Cumhuriyetin ikinci yüzyılında yetersizliklerin sorgulanması ile genç mühendislere daha fazla yer verilmesi çağrısında bulunuyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA HAYALLERİMİZİN VE ÖZLEMLERİMİZİN GERÇEKLEŞMESİ
DİLEĞİYLE…
Kaya Bozoklar EMO 33. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı [email protected]
EMO ile ilk tanışmam 1975 yılında henüz okulu bitirmemişken İstanbul Şube çalışmalarına katılarak başladı. TMMOB ve EMO’nun sol bir çizgiye çekilmesi, emekten yana mücadele edenlerin yanında saf tutması mücadelesi bu yıllarda hız kazanmıştı. Bir yanda ülke yönetimine egemen sağ iktidarla mücadele, bir yandan da solun kendi arasındaki mücadelenin yansımaları EMO’da da tüm şiddetiyle sürüyordu. Çok parçalı ve bölünmüş yapısına rağmen EMO’da o yıllarda dinamik ve yaratıcı bir demokrat yapı vardı. Her türlü olumsuzluk ve eksikliklerine rağmen TMMOB’nin ve EMO’nun bugün sürdürdüğü devrimci-demokrat ve emekten yana yapısının temelleri o yıllarda atılmıştı.
EMO meslek kuruluşu olarak iki ayaklı bir çalışma sürdürmektedir. Bir yanda uzmanlık alanında ülkesinin ve halkının çıkarlarını koruyan ve gözeten politikalar üretmek, toplumun temel taleplerine duyarlı olmak ve mesleğimizi kamu ve toplum yararına kullanmak. Diğer yandan mesleki eğitim sürecinin çağdaş, dünyadaki teknolojik gelişmelerle uyumlu ve ona paralel bir mühendislik eğitiminin üniversitelerimizde verilmesine öneri ve katkılarıyla destek olmak çabası diğer bir çalışma alanımız olmuştur.
Teknolojiye sahip olan ülkeler başka ülkelerde kendilerine rakip olacak bir teknoloji üretecek eğitimli mühendisler istemezler. Bundan dolayı kaliteli bir eğitimi engelleyici her çabayı ve yapılanmayı desteklerler. Ülkemizin eğitim alanında kendi mühendisine, kendi insanına yatırım yapma, kaliteyi arttırma, teknolojik gelişmelerle uyumlu bir eğitim hedefi hep sekteye uğratılmıştır. Bu konuda sanki gizli bir el sürekli bir çaba içindedir. 12 Eylül rejiminin getirdiği YÖK sistemi ile çağdaş üniversite eğitimi istemimizin tabutuna son çiviler çakılmıştır. Mühendislik eğitimi sisteminin içine düştüğü yetersizlik ile mücadele önemli bir çabayı gerektirmektedir. Odamız yetersiz de olsa bu çabanın içinde olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Kaliteli, eğitim seviyeleri yüksek akademik eğitim almış genç mühendis kardeşlerimizi aramızda görmek ana hedeflerimizden biri olmuştur ve olmalıdır.
Bunun yanında EMO’ya katılan mühendis arkadaşlarımızın kurs, seminer, sempozyum ve panel gibi değişik meslek içi eğitim çalışmalarıyla mesleki gelişmelerine katkı sağlamak bu ikinci çalışma alanımızın önemli bir parçasıdır. Bu alanda değişik EMO birimlerinde yapılan çalışmalar çeşitlendirilmeli, üniversitelerin elektrik bölümleri ile diyalog ve işbirliği arttırılmalıdır.
“Kapitalizmin önceliği insan değil”
Kapitalist sistem içerisinde insanımızın ve halkımızın kaliteli elektrik enerjisine kolay, yeterli ve ucuz ulaşabilmesi çabaları her zaman önemlidir. Kapitalist sistem insanı ve toplumu önceliğine alan bir düzen değildir. Kamu eliyle yürütülen üretim, iletim ve dağıtımının planlaması, yatırımları, işletilmesi ve tüketime sunulması aşamalarında kar elde etme ve değişik adlar altında vergi toplama her şeyden önce gelmekte, bütçe açıklarını giderecek bir sektör olarak görülmekte ve sürdürülmektedir.
EMO’nun elektrik bölümü dışında kalan elektronik, haberleşme ve diğer mühendislik alanlarında uyguladığı politikalar aynıdır. Bu mühendislik alanlarında da kamu yararına ve ülke çıkarlarını önceliğe alan ve sürdürülen mücadele ister istemez EMO’nun günlük siyasetinde hep birinci öncelik olmuştur.
Enerji, elektronik ve haberleşme sektörleri söz konusu olduğunda uygulanan politika ve yöntemlerden şikâyet etmeyen yoktur. Enerji kaynaklarının seçimi konusunda uyguladığı politikalardan dolayı büyük oranda dışa bağımlı olan bir Türkiye vardır. Elektronik ve haberleşme konularında da aynı hatalar tekrar edilmektedir. EMO olarak bu konularda kamuoyunu aydınlatma ve iknada, uygulanan politikaları etkileme ve değiştirmede çok etkili olduğumuzu söyleyemem. Bu konularda yeni bir söylem, üslup ve siyaset geliştirmek yerinde olur diye düşünüyorum.
EMO 70 Yılı Geride Bıraktı
Mesleki uzmanlık alanımızın diğer bir çalışma alanı olan mühendislik eğitimi ve meslek içi eğitim
konularında da bazı eksik ve yetersizliklerimizin olduğu bir gerçektir. Belki bunun nedenlerinden biri de yönetim kurullarımızda yeterince akademisyen arkadaşımıza yer vermemek, onların da istekli olmaması olabilir. EMO 70 yılı geride bıraktı. Geçmişimizdeki başarıları anmak ile birlikte, geleceğe yönelik de önemli sorumluluklar taşıdığımızın bilincinde olmalıyız. Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına girerken eksikliklerimizin, hatalarımızın ve yetersizliklerimizin kapsamlı değerlendirilmesine duyulan ihtiyaç önceliğimiz olmalıdır.
1975 yılından günümüze kadar bir şekilde Odamızın mücadelesi içinde olmaya çalıştım. Gelinen noktanın benim için beklentilerim adına bir hayal kırıklığı olduğunu söyleyebilirim. Ülkemize, odamıza ve sektörümüze ait ideallerimizin gerçekleşmemesindeki hata hepimizindir. Ancak, içimizdeki bölünmeler ve iletişimsizlikler de göz ardı edilmemelidir. Bu yeni 2. yüzyıla girerken daha az Oda güzellemesi yapmak, yetersizliklerin ve yanlışların ciddi bir sorgulamasını öne çıkarmak yapılacak işlerin başında olmalıdır.
Oda çalışmaları mühendis kardeşlerimizin emek, çaba ve mücadele arzularını tüketen bir zeminden çıkarılmalıdır. Genç meslektaşlarımıza ve yeni kuşaklara daha fazla odaklanmalıyız. Onların sorunlarını anlamak ve çözüm üretmek için bir araya gelmeliyiz. EMO’ya yön veren kadrolar zenginleşmeli ve tabana yayılmalıdır. Bu konuda oda çalışması içinde olan ve yeni katılan Genç Mühendis arkadaşlarımıza büyük bir görev düşmektedir. Önümüzdeki 2. yüzyılda hayallerimizin ve özlemlerimizin gerçekleştiği bir ülke ve EMO’ya kavuşmak dileğiyle.