Elektrik Mühendisliği · Sayı 383-384 · 1991 / 7

INİTİAL SERVİCEZ DON'T NEED NOVELTİES

Sami Oğuz

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık Teknik / bilimsel makale

Yıl
1991
Sayfa
4
Okuma süresi
10 dk
Görüntülenme
0

Konu

Haberleşme, telekomünikasyon ve yayıncılık

İlgili: Sanayi, teknoloji politikası ve kalkınma, Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

Anahtar kelimeler

  • ISDN
  • enformasyon toplumu
  • PTT
  • Netaş
  • telekomünikasyon altyapısı
  • dijital şebeke

Özet

Yazı, telekomünikasyon alanındaki önemli bir gelişme olan ISDN (Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebekesi) teknolojisini teknik ve ekonomik yönleriyle ele alarak, Türkiye'deki uygulama sürecini, PTT ve Netaş'ın çalışmalarını ve potansiyel kullanıcı sorununu değerlendirmektedir.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Sami OĞUZ("*)

Başlık Stephen Tımms'in Communication Systems Worldwide dergisindeki (July August 1989, ss. 16 22) aynı adlı makalesinden alınmıştır). Yenilik Gerektirmeyen İlk Hizmet A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Doktora Öğrencisi A.A. Dış Haberler Servisi

G enel olarak iletişim alanındaki teknolojik gelişmelerin yol aç tığı dönüşümler sonucu ortaya çıkan topluma, "enformasyon toplumu" denilmektedir. Enformas yon toplumu, "bilgisayar çağı", "bilgi toplumu", "teknolojik toplum" gibi ni telemelere nazaran, özellikle Batı Avrupa, kuzey Amerika ve Japon ya'da meydana gelen dönüşümleri nitelemede daha "nötr" ve daha "doğru" bir deyimdir. Çünkü, sözko nusu bu toplumda artan, sanıldığının aksine "bilgi" değil, "enformasyon" dur.

Bir toplumu niteleyen şeyin, o top lumdaki toplam işgücünün büyük kıs mının hangi sektörde yoğunlaşması na göre belirlendiği gözönüne alınır sa, enformasyon toplumu, işgücünün büyük kısmının enformasyon sektö ründe istihdam edildiği ve aynı za manda bilgi ve organizasyonun zen ginliğin (değerin) başlıca yaratıcıları olduğu toplumdur (Aksoy, 1987:1).

Demek ki, herşeyden önce, enfor masyon toplumu olmak, ekonomide belirli ve köklü bir değişikliği gerektir mektedir. Sözkonüsu ülkelerde ve genel olarak dünya ekonomisinde son dönemde böyle bir değişiklik gözlenmektedir. Örneğin 1980 yılında enformasyon sektörü ürünlerinin dünya ticaretindeki payı yüzde 20'dir ve bu sektördeki araştırma,geliştirme harcamalarının tüm araştırma geliştirne harcamaları içindeki payı daha 70lerin sonunda yüzde 30'a ulaşmıştı (Hamelink, 1980:47). 1988'de 116 milyar dolar olan enfor masyon sektöründe tüm dünyada gerçekleştirilen üretimin ise 2000 yılı da 300 milyar doları aşması beklen mektedir.

Ekonomi içinde böyle önemli bir yer kaplayan enformasyon sektöründeki faaliyetler ve yatırımların büyük kısmı, asıl olarak telekomünikasyon alanın da gerçekleşmektedir. ISDN de, (In tergrated Services Digital Netvvork Tümleşik Hizmetler Sayısal Şebeke si) telekomünikasyon alanında son on yılın en önemli gelişmelerinden biridir ve teknik bir ilerleme olmanın yanısıra, büyük bir "altyapı yatırımı" olarak da görülmektedir. Öyle ki, ISDN'İ "enformasyon toplumunun altyapısı" olarak nitelemek, abartma payı dikkate alınarak, pek de yanlış olmayacaktır.

383 384 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

ISDN'in V.adettikleri

ISDN, aynı abone hattı üzerinden tek bir abone numarası, yani tek bir priz aracılığıyla ses, metin, veri ve görüntü haberleşmesi hizmetleri veren tümle şik bir sayısal telekomünikasyon şe bekesidir. Uluslararası Telekomüni kasyon Birliği (ITU) ise, ISDN'İ, Tüm leşik Sayısal Şebeke'nin (Integrated Digital Network IDN) evrimi sonucu ortaya çıkan ve kullanıcıların belirli sayıda arabağlar üzerinden erişebi lecekleri, sesli ve sesli olmayan geniş bir hizmet setini sunabilen uçtan uca sayısal bir iletişim ağı olarak tanımla maktadır (Reid, 1987:103). ISDN'in tümleşikliği, söz ve veriye dayalı çe şitli hizmetlerle, devre ve paketleme gibi değişik anahtarlama yöntemleri nin tek bir şebekede birarada ger çekleştirilmesinden gelmektedir. Dar Band ISDN'de (DB ISDN), iki adet 64 Kilobit/saniyelik (64kbit/s) haberleş me ve bir adet de 16 kilobit/saniyelik (16Kbit/s) işaretleşme kanalı vardır. Geniş Band ISDN'de ise haberleşme kanallarının kapasitesi 140 ve daha yukarısı kitobit/saniyelere çıkarılmış tır. Anlaşılacağı üzere, genel olarak, 64 Kbit/s'den fazla iletim kapasitesi ne sahip olan ISDN Geniş Band ISDN olarak anılmaktadır. Ayrıca Dar Band ISDN'den canlı görüntü gön dermenin mümkün olmadığını, bunun ancak GB ISDN'le mümkün olduğunu da belirtelim. Dolayısıyla, böyle bü yük kapasitede iletim ancak fiber op tik kablolarla mümkündür. DigrtaCsin yaller de analog sinyaller gibi radyo dalgaları ile iletilebildikleri için, ISDN iletim sistemleri kablolu olmak zorun da değildir.

ISDN, teknik bir yenilik, "keşif" ol maktan çok, mevcut tekniklerin yeni ve yaratıcı bir konfigürasyonu olmak la, gelecekteki telekomünikasyon hizmetleri için de uygun bir ortam, bir "altyapı" oluşturmaktadır. Buna örnek olarak, ISDN'in, zaman zaman yanlış bir şekilde ISDN'e alternatifmiş gibi sunulan "akıllı şebekeler" (intelligent networks) için sağlam bir temel ha zırlaması gösterilebilir (Sandelin, 1989:31).

ISDN üzerinden haberleşmede, abo ne telefon konuşması yaparken, aynı anda hertürlü metin, çizim, doküman, el yazısı not ve resmi karşıdaki abo neye iletebilmekte, böylece iki insan arasındaki iletişim sanki "bir masanın

"JSDIV üzerinden haberleşmede, abone telefon konuşması yaparken, aynı anda her türlü metin, çizim, doküman, el yazısı not ve resmi karşıdaki aboneye iletebilmekte, böylece iki insan arasındaki iletişim sanki "bir masanın (ama çok çok uzun bir masanın!) iki ucundaki" insanlar arasındaki iletişim gibi

nekli terminallerin kullanıma girme siyle farklı aygıtlar kullanmanın mali ve zamansal külfetinden kurtulma, dolayısıyla işin daha az bölünmesi yoluyla etkinlik ve verimin artması, daha hızlı bağlantı kurma, yüksek ile tişim hızı vehat ve terminallerin tek leşmesi nedeniyle iletişimde güveni lirliğin artmasını sayabiliriz (Pribilla 1985:20 21).

Türkiye'de ISDN

Türkiye'de ISDN'in genel kamucyu tarafından yaygın olarak duyulması ilk olarak Netaş'ın Ocak 1988'de An kara'da yaptığı tanıtım çalışmalarıyla olmuştur. Burada demonstrasyonlar, aynı zamanda, Türkiye'de yapılan ilk ISDN denemesidir. Yasal statüsü nedeniyle, Türkiye'de ISDN şebeke sini kuracak ve işletecek olan PTT ise, böyle bir şeyi en azından 1986'dan beri düşünmektedir. (Şir ketler de, örneğin Teletaş, ISDN ça lışmalarına 1986'da başlamıştır). Za manın PTT Genel Müdürü Emin Ba şer, Telephony (July 28, 1986) dergi sinde yayınlanan demecinde ISDN hizmetini "gelecek 4 5 yıl içinde ver mek için" hazırlıklara başladıklarını belirtmiştir. PTT bu niyetini zaman zaman ve çeşitli vesilelerle tekrarla mış, nihayet konu 6. Beş Yıllık kal kınma Planı Haberleşme Özel İhtisas Komisyonu Raporu'na da geçerek resmiyet kazanmıştır.

gerçekleşmektedir."

(ama çok çok uzun bir masanın!) iki ucundaki" insanlar arasındaki iletişim gibi gerçekleşmektedir. ISDN, bu "manzarayı" sağlayan tümleşiklik ka rakteri nedeniyle, şimdiye kadar bir birlerinden ayrı olarak çalışan ve sa dece tek tür (ses, veri veya görüntü) iletişim yapabilme olanağı sunan te lekomünikasyon şebekelerinin sınırlı lığını ortadan kaldırmakta, böylece iletişim büyük oranda, yüzyüze ileti şimdeki "tamlık" özelliğine yeniden kavuşmasına kapı açmaktadır.

ISDN, bunun yanısıra, ekonomi ve iş yaşamında da önemli faydalar sağla maya adaydır. Bunlar arasında, kısa ca, buralardaki kablo kargaşasının ve maliyetinin ortadan kalkması, tüm ile tişim hizmetlerini bir terminalden ger çekleştirmeyi sağlayacak ISDN yete

Türkiye'deki telekomünikasyon altya pısının 1990 itibariyle yüzde 46'sının sayısal olması (ki bu oran bugün da ha da fazladır) ve farklı firmalar tara fından ISDN yetenekleri kazandırıla bilecek telefon santrallarının üretil mekte ve bunların telekomünikasyon şebekesinde kullanılıyor olması, Tür kiye'nin ISDN'e geçebilmek için tek nik altyapı olarak kısmen de olsa ha zır olduğunu söyleyebilmemize im kan vermektedir. Ancak asıl sorunlar, gerekli yerel standartların ve yazılım ların hazırlanmasıyla, hizmetin kime satılacağının henüz bilinmemekte ol masından kaynaklanmaktadır.

Gerekli standartların oluşturulması ve yazılımların hazırlanması zaman için de gerçekleştirilebilecek, imkan dahi lindeki şeylerdir, dolayısıyla fazla bir sorun yaratmayacaktır. Ancak, hiz metin kime satılacağı, yani kullanıcı sorunu çözümü kolay olmayan bir sorundur, çünkü ülkenin ekonomik gelişme düzeyi ve "iletişim kültürü"

314 383 384 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

olarak tanımlayabileceğimiz, insanla rın günlük yaşamlarında telekomüni kasyon imkanlarını kullanma ihtiyacı duyma ve bunları sıklıkla kullanma düzeyi ile ilgili bir şeydir. Ayrıca be lirtmek gerekir ki, "hizmetin kime sa tılacağı", yani başlatılacak olan yeni bir hizmet için pazar olup olmadığı ve "kaç paraya satılacağı" sorusu, özel likle, PTT'ye bu hizmetle ilgili şebe keleri satacak olan telekomünikas yon alet üreticisi firmaların yetkilileri nin hiç de hoşlanmadıkları bir soru dur. Ama asıl cevaplanması gereken soru ve çözümlenmesi gereken problem de budur.

Nitekim, Netaş'ın 1989 yılında yapa cağını söylediği ISDN alan deneme lerin gerçekleştirilememiş olması ve PTT'nin 1990 yılında başlatacağını belirttiği ISDN hizmetlerinin henüz başlamamasıyla ortaya çıkan gecik meyle ilgili olarak PTT yetkililerinin gösterdiği nedenler arasında en inandırıcısı "piyasa koşullarının belir sizliğidir" (Eyyüboğlu 1990:3) ve bu bizim düşüncemizi doğrulamaktadır. Diğer inandırıcı neden ise, genel ola rak kamu yatırımlarındaki daralmadır. Türkiye'deki ISDN uygulamasının gecikmesinin nedeni olarak, DB ISDN'in geleceğinin belirsizleşmesi ve GB ISDN'e yönelmenin gösteril mesi ise, inandırıcı olmamakta, en azından geçerli bir mazaret olarak görülmektedir. Çünkü, Türkiye'de ISDN uygulama fikri, en erken 1986da ortaya çıkmış, ilk girişim ise

1988'de yapılmıştır. Halbuki teleko münikasyon ve genel olarak elektro nik sanayiinde teknolojik gelişmelerin yönü, enazından 5 10 yıllık bir öngörü payı bırakmakta, yani 5 10 yıl sonra teknolojinin alacağı yön ve hizmetler deki gelişmeler tahmin edilebilmekte, buna yönelik uzun dönemli hazırlıklar yapılabilmektedir. Üstelik GB ISDN'le ilgili denemelerin 1992 93 yıllarında yapılması ve ticari hizmete 1995 96 yıllarında geçilmesinin beklendiği da ha önceden bilinmekteydi (Armbrus ter, 1989:54).

• PTT'de bu gerçeğin farkında olduğu için, gecikmeli de olsa, 1990 yılında bir piyasa araştırması, daha doğrusu bir anket yapmış ve "ortaya çıkan tablonun Türkiye'de ISDN potansiye linin olduğunu gösterdiği" sonucuna varmıştır. (Eyyüboğlu 1990). Ancak bu sonuç biraz kuşkuludur. Çünkü potansiyel ISDN kullanıcısının, mev cut telekomünikasyon hizmetlerinden enaz ikisinin halihazırda kullanan abonelerden oluştuğu kabul edilirse, Türkiye'de potansiyel ISDN kullanıcı kitlesini belirlemek için telefon dışın da en yaygın iki telekomünikasyon hizmetinin kullanıcı sayısına bakmak gerekir. 6. Beş Yıllık Plan'da, 1989 sonu itibariyle 26547 olan Türki ye'deki teleks abone sayısının 1994'de 41200'e, .yine 1989'da 11.785 olan telefaks abone sayısının ise 22.500'e çıkması beklenmekteydi. Tüm teleks abonelerinin ISDN kulla nacaklarını varsaysak bile, ISDN kul

lanıcı potansiyeli 1994 için en fazla 41.200 olacaktır. Bu durum, diğer ül kelerin uygulamaya geçtiklerinde ISDN şebekesine bağladıkları abone sayısı ve önümüzdeki yıllarda bağla mayı düşündükleri abone sayısı kar şısında, oldukça düşük bir potansiyel olarak kalmaktadır.

(Dipnot 2: Örneğin 1990 ortalarında ISDN hizmeti başlatmayı düşünen Yeni Zelanda telekomünikasyon ida resi 1992'de müşterilerinin yüzde 50'sini şebekeye bağlamayı düşün mekteydi. Fransa'da ise, 1987'de başlayan ve 1989'da ticari abonelerin yüzde 50'sine ulaşan ISDN hizmeti nin 1990 sonunda tüm ülkeye yay gınlaştırmayı hedeflemekteydi. (Cor ner 1989:27; Temime 1989, sayfa 13'deki tablo).

Ayrıca PTT'nin 1991 yılı yatırım tekli finde ISDN bulunmamaktaydı.

Bunlara rağmen, PTT'nin gecikmeli de olsa böyle bir araştırmayı gerçek leştirmesi ve telekomünikasyon alt yapısını ISDN'e hazırlama yönündeki çalışmalarına devam ediyor olması şimdiye kadar belirsizliğin hüküm sürdüğü bu konuda sevindirici bir şeydir.

Ancak bu araştırmada da ortaya çı kan başka bir önemli nokta üzerinde de kısaca durmakta yarar var. Genel olarak yeni iletişim teknolojilerinin sağladığı yeni hizmetler, özel olarak ta ISDN hizmetleri, asıl olarak, ev abonelerinden çok iş yeri aboneleri ne, yani şirketlere ve büyük kuruluş lara yönelik hizmetlerdir. PTT'nin sözkonusu araştırmasının sonuçları nın tartışıldığı bir yazıda (Eyyüboğlu, 1990:1) bu durum "iş abonelerinin ileri telekomünikasyon altyapısına olan ihtiyacının daha fazla olduğu gözönüne alınırsa, ISDN'in ilk yoğun laşmasının iş dünyasında olacağı ko layca tahmin edilebilir" sözleriyle be

383 • 384 ELEKTRİK ' J j P MÜHENDİSLİĞİ « 3 X 5

lirtilmektedir.

Bunun basit iki nedeni vardır: İlk ola rak, daha çok büyük band genişlikleri isteyen iletişim kanallarına ihtiyacı olanlar büyük şirket ve kuruluşlardır. İkincisi ise, yeni teknolojiler sayesin de kullanıcıya sunulan yeni hizmetler pahalı hizmetlerdir. Yani, sık sık iddia edildiğinin aksine, yeni teknolojiler hizmeti ucuzlatmamakta, pahalılaş tırmaktadır. Ama, tek tek ev aboneleri bu pahalılığı başka masraflarını kısa rak telefi edemezken, büyük şirket ve kuruluşlar böyle bir telafi imkanına sahiptirler.

Sonuç olarak, Türkiye'de ISDN uy gulaması, telekomünikasyon yatırım larından ISDN'e ayrılacak kaynak bulunamaması, yeterli altyapının ha zırlanamaması gibi sebeplerle bugü ne kadar gecikmiştir. Ama asıl sebep, Türkiye'nin henüz ISDN'in uygula maya konulması için gerekli asgari "ISDN kullanıcısı" sayısına, yani ye terli pazara sahip olamamasıdır.

KAY NAKLAR

• AKSOY, Asu (1987). Information economy and policy: A discussion on methodology and policy implication. (Yayımlanmamış makale). London: Center for Communication and Information Studies CCIS.

T CCIS (1989) The limits of private netvvorking: Private netvvorks and public netvrorks and the evolution of ISDNs. London: CCIS Interim Report

T ARMBRUSTER, Heinrich (1989). Worldwide approach to broadband ISDN. Telecommunications. (International edition). (May), ss. 49 54.

• CORNER, Stuart (1989). Asia vvatches the "Australian experiment", Communication System Worldwide, July August, ss. 24 27.

T EYYÜBOĞLU, Halil Taner ve diğerleri (1990) ISDN'in Türkiye'de gelişimi. 3. Ortak PTT NTT Seminerine sunulan bildiri.

T HAMELINK, Cees (ed.) (1980). Communications in the Eighties: A reader on the "Mc Bride Report". Rome: IDOC International. ISDN 89 (1989). Proceedings of the conference held in Birmingham. London: Blenheim Online

Publications.

• PRIBILLA, Peter (1988). ISDN as the key to increased user benefit in the office. HICOM. Special Issue of Telcom Report and Siemens Magazine, ss. 13 24.

T REID, Ann Hutcheson (1987) The integrated services digital netvvorks: A presentation of related policies. Trend of change in the telecommunications policy. OECD ICCP Series no: 13. Paris içinde.

T SANDELIN, Martin (1989). ISDN. Starting to hit home? Communication System Worldwide. (December January), ss. 30 31.

T SANKUR, Bülent ve Demir ÖNER (1989). Tümleşik hizmetler sayısal şebekesi: Kavramlar; mimari ve yetenekler. Sistem, no:6, ss.67 72

T

(1989). Tümleşik hizmetler

sayısal şebekesi: Standartlar ve

protokoller. Sistem, no: 7, ss 71 77

T SÜZMEN Nedret ve Fatih YAZICI (1988) A paper on overvviev of data Communications services and present situation in Turkey. Kamuda bilgi işlem semineri. Ankara: Nixdorf Computer içinde.

ELEKTROMEKANİK SANAY İ VE TİCARET LTD.ŞTİ. AÜ İHSAN TEKİN, S.ÇETİN TEKİN TURGUT TEKİN, SERVET TEKİN

ELEKT'ROMEKANİK YILDIRIMDAN

SİSTEMLER

ve AŞIRI GERİLİMLERDEN

KORUNMA

Radyoaktif Paratoner, Franklin Çubuğu, Faraday Korfesi. Çeşitli iletken kroşeleri. Topraklama malzemeleri.

Elektrik devrelerinin ani sekonder etkilerden korunması (TRANSIENT SURGES)

ELEKTRİK PANO, TABLO ve AYDINLATMA ARMATÜRLERİ ÜRETİMİ

Tunahhilmi Cad. 79/11 06680 ANK. Tel: 168 01 45 • Fax: 167 69 65"» Telefax: 9 44811 RADSAN

316 383 384 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ

Ayrıntılı Bilgi İçin Okuyucu Servis Kuponu'nda ( 15 ) Numarayı işaretleyiniz.