Elektrik Mühendisliği · Sayı 383-384 · 1991 / 7
A. SIRRI ERKAN'ı YİTİRDİK
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi Biyografi ve anma
- Yıl
- 1991
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 6 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Bilim, teknoloji ve meslek tarihi
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- Sırrı Erkan
- ODTÜ Elektrik
- EMO Yönetim Kurulu
- TMMOB
- TÜTED
- anma yazısı
Özet
Trafik kazasında hayatını kaybeden EMO ve TMMOB'de aktif görev almış mühendis Sırrı Erkan için arkadaşları ve dostları tarafından yazılan anı ve anma yazılarından oluşan bir derleme.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
(1947 T SIRRI E
İTİRDİK.
SIRRI
ERKAN
İÇİN
Ölümü konuşmak, öleni anlatmak belki yaşamın en güç yanı. Hele yaşadığı günlere damgasını vuranlar, yaşadığı günlerde iz bırakan insanları ölümle bağdaştırmak, onların ölümleri için yazmak daha da zor.
Zorluk, ölümün acısını paylaşmaktan, ölümü duyumsamaktan öte bir anlamda sorumluluğu da içeriyor.
Ama acıyı paylaşmak geçici, sorumluluk ise zor ve sürekli. Çünkü aynı çizgiyi sürdürmeyi, aynı yolda yürümeyi içeriyor.
Uğruna kavga verilen ilkeleri, yaşama geçirmeyi içeriyor sorumluluk.
En zor yanı ise, öldükten sonra paylaşmayı da beraberinde getirmesi. Arkadaşları, dostları, sevenlerinin Sırrı ERKAN için yazdıklarının derinliğinde bütün bunlar var.
SIRRI ERKAN'I Y İTİRDİK
AHMET VAROGLU
ESEN ERGİN
Sırrı Erkan'ı bir trafik kazasında yitirdik. O, mesleki çalışma larını toplumun di ğer sorunları ile bir likte ve birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu nu bilerek yürüttü. Bunu yaparken de bireysel çalışmayı bir kenara bıraka rak örgütsel çalışmayı ön planda tut tu. Bu anlamda birlikte çalıştığımız kurullarda sorunları çözümleyici ve üretken oldu. İnsan onurunu ön plan da tutarak sevgi ve saygıyı etrafından eksik etmedi. Ülkemizde demokrasi nin kesintiye uğradığı bunalımlı dö nemlerde daima üretici ve demokra tik güçlerin yanında yiğitçe mücadele etti. Sevgili Sırrı artık aramızda yok. Başarıları, anıları daimacanlı kalacak ve bizimle yaşayacak...
BÜLENT DAMAR
Sırrı ERKAN'I kay betmek kabullenil mesi çok zor bir gerçek. Karşı koy mak istiyorum.
I Sırrı ERKAN adı bana inandığını pervasızca koru I yan sevecen bir dostu hatırlatırdı hep. Gülümser dim. Y ine aynı şeyi hatırlatıyor. Gülümseyemiyorum.
Biz bir kısım 1970 ODTÜ Elektrik mezunları genellikle birbirine tut kun bir topluluk olarak yirmi yılı geride bıraktık. Bizi birbirimize yaklaştıran unsurların başında ge lenlerdendi Sırrı. Onun sevecen arkadaşlığı, yaşamı doldurmak için gösterdiği gayret, bizleri daha
yakın tutmak için sarfettiği çabalar her zaman hepimizce alkışlandı.
Sırrı bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji ile dolu yaşardı. Sürekli bir şeyler yapmanın peşinde ko şardı. İşinin arkasında en iyisini yapmak için sürekli eleştirel yak laşımla daha iyiyi yakalamak için uğraşıp dururdu. Bugün işinde en iyiyi ararken, yarın bir toplumsal olayda en doğruyu bulmak için hareretli tartışmalar yaparken, öbürgün doyasıya eğlenirken, ba zan bunların hepsini bir arada ya parken ama yaptığını en iyi şekilde yaparken görürdük Sırrı'yı hep. Hayatı dolu yaşardı Sırrı.
Sırrı, inandığı konularda özveri ile çalışmaktan hiç yılmadı. Okuldan mezun olduğumuz ve meslek oda larında ilk demokratik hareketlerin başladığı 1970'li yılların başlarında EMO'da ve TMMOB'de ön saflarda mücadele verdi. EMO Y önetim Ku rullarındaki ve özellikle Oda Mü dürlüğü süresince yaptığı çalış malar ile EMO'nun demokratik ya pısına unutulmaz temel taşları yerleştirdi.
Sırrı hep ekip çalışmasına inanırdı ancak doğru bildiklerinde de taviz vermezdi, bu da onun aramızda sivrilen yanını ortaya koyardı. O Sırrı idi, öyle yapardı.
Böyle bir yazıyı yazmak istemez dim. Farkındayım duygusal oldu fazlası ile. Ancak hiç unutamıyo rum bir kış günü Tokat'taki evle rinde annesinin sabah kahvaltısı için sobanın üzerinde hazırladığı kuzu pirzolalarına böyle bir alış kanlığım olmadığı için tereddütle bakarken "Y e, ye adamım iyi gelir" derkenki halini.
Sırrı'nın bence en
çarpıcı özelliği sıra
danlığın ötesindeki
bir çerçevede uzak,
yakın demeden her
insanla
sağlam
dostluklar kurabil
mesiydi. Bence bu
özelliğinin gizi de,
insanlarla süregelen ilişkilerinde,
doğru olduğu yargısına vardığı her
hangi bir konuda düşündüğünü hiç
ödün vermeden karşısındakine söy
leyebilmesiydi. Arada bir acımasız bir
eleştiriyle karşılaşan biz yakın dost
ları eleştirisini severek karşılar, özen
le tartardık. Ancak, aynı tavır ile kar
şılaşmış kimileri bir süre gücenir, ama
zaman işledikçe mutlaka O'nun haklı
olduğu ortaya çıkar ve yeni dostluklar
doğardı.
Dost canlılığına sayısız örnekler sıra layabilirim. Daha önce hiç karşılaş mamış olduğu bir memleketlisinin ya da sadece öylesine tanışmış olduğu birinin sorunu mu var, onları O bulur, sorununu çözerdi. Odamızda mes lektaşları ilgilendiren bir çalışma mı var, katılırdı. Üniversite dönem arka daşları biraraya mı gelmek istiyor O'na başvurulurdu. O, bulunduğu çevrenin her zaman odak noktasıydı.
280 383 • 384 ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ
Zoru becerme tutkusu Sım'nın an maya değer diğer bir özelliğiydi. Ya kınında, O'na göre çetin, çapraşık, güç bir görev mi var, keyifle üzerine alır, yılmadan sonuçlandırmaya çalı şırdı. Kimi açmazlara mı düştü, bir kara mizah esprisiyle gülüp geçer ar dından hiç yakınmadan yeni çözüm arayışlarına koyulur, sonuçta mutlaka en iyi biçimde becerirdi.
Evet, her şeyde en iyiyi, mükemmeli arar, bulur ve yapardı. Aklınıza ne geliyorsa mutlaka en iyisi olacaktı. Tüm işleri tamamlanmış bir tesiste kalitesiz tesisatı görüp tüm kablajı söktürdüğünü, montaj işleri sürmekte olan bir büyük santralda hemen ora da saptadığı kimi eksikler ve kalite yoksunluğu nedeniyle, yabancı kont rol mühendisini kenara çekip kontrol lük görevini yerine getirememiş oldu ğunu anlatmaya çalıştığını hatırlıyo rum.
İlk tanıştığımızdan bu yana öğrencilik ve beraberindeki öğrenci örgütlen meleri, daha sonraki yıllarda iş yaşa mı ve beraberindeki TMMOB, EMO ve TÜTED gibi demokratik kitle ör gütlerindeki çalışmaları ile gerek için de bulunduğu toplumun iyiye güzele doğru ilerlemesi için koyduğu özverili katkıları, gerekse 25 yıllık dostluğu muza kattığı aydınlık, sevecen ve rengarenk anılarıyla onu hiç unuta mayacağım.
BEKİR OZGIRGIN
"Çeyrek Y üzyıllık" I bir dostluğu bir I kaç sözcükle an latmak' pek benim i harcım değil, ama j yine de deneyece ğim. Buradaki tek kolaylık belli bir ' yaşın üzerinde olan, okuldan, Oda'dan, işten Sır rı'yı tanıyanlar için çok fazla birşey söylemeye gerek olmaması, onu hiç tanımayanlara bu güzel insan dan kısaca sözetmek belki de daha önemli.
"İnsan sevgisi, özveri, sorumluluk, kararlılık, akıl, inanç ve her sefe rinde, herbiriyle birlikte yeniden sevgi" inandığı doğruları hiç ödünsüz sonuna kadar savunur ken, onaylamadığı şeyleri yapan bir dostuna serzenişte bulunur ken, ya da minicik kızını, yüreğinin üzerine yatırıp sallarken hepsini sevgiyle yaptı.
Onunla 1966'larda başlayan dost luğumuz öğrencilik yıllarımız bo yunca okulda ve izleyen yıllarda da ağırlıklı olarak işte, Oda platfor munda ve özel yaşamımızda de vam etti. Ortak inançlar doğrultu sunda verilen mücadelede hep yanyana birlikte olduk, birbirimize güvendik. Geriye dönüp baktığım zaman sıcacık, sevecen ve dost gülüşüyle hemen her yerde karşı ma çıkıyor.
Sırrı gibi insanlar ne yazık ki çok fazla değil dünyamızda. Onu yitir diğimiz şu günlerde kapkara bir düşünce kafama takılmış duruyor. Acaba yaşamdaki güzellikler de giderek azalıyor mu?
HALUK TOSUN
Sırrı ile üniversite j deki sınıf arkadaşlı ğımızdan ölümüne değin yakın bir dostluğumuz oldu. Hep sık görüşeme mekten karşılıklı ya kınsak da bu dost ' luk, azalmak bir ya na, çetin dönemlerin sınavından ge çerek, daha da pekişmiş, gerçek bir kardeşliğe dönüşmüştü. Sırrı yalın, sade öne çıkmayan kişiliğinin arka sında son derece duyarlı, ince, içten bir insanın tüm sıcaklığını taşırdı. Şimdilerde çok yönlü bir karalama çabasıyla hücuma uğrayan bir dünya görüşünün sarsılmaz adsız kahra manlarındandı. Çağının en ileri bilinç düzeyine erişmiş, bunun gereklerini her davranışına sindirmişti. Seksen lerin başında, askeri yönetimin ülke sathına yaydığı işkenceden o da na sibini aldı. Ama hiç şikayet ettiğini duymadım. İnançlarına bağlılığı öyle sine göz alıcıydı ki, onların gereği olarak karşısına çıkan zorluklara te peden bakmasını biliyordu.
Son birkaç yılda vesileler yaratarak sınıf arkadaşları olan bizleri bir araya toplamış, hepimizin .güzel duygular yaşamamızı sağlamıştı. Bir süredir yine bekler olmuştuk, bizi çağıracak diye. Cenazesinde bir araya geldik. Onun ölümüne, ölümün yadsınmaz gerçekliğine karşın, inanmak çok zor. Sırrı hep aramızda olacak. Çınlayan kahkahalarıyla, esprileriyle, o bulun maz dost yakınlığıyla bizimle birlikte yaşayacak. Sırrı için yaşama ve ölü me bundan başka bir anlam veremi yorum. Onun öldüğünü kabullenemi yorum.