Elektrik Mühendisliği · Sayı 434 · Ağustos 2008
YAŞASIN 1 MAYIS
Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme
- Yıl
- 2008
- Sayfa
- 3
- Okuma süresi
- 5 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı
Anahtar kelimeler
- 1 Mayıs
- Taksim Meydanı
- EMO basın açıklaması
- AKP Hükümeti
- Emek Bayramı
- Ankara Emek Platformu
Özet
EMO Yönetim Kurulu'nun 1 Mayıs 2008 kutlamalarına Taksim Meydanı'nın yasaklanmasına ve polis müdahalesine tepki gösteren basın açıklamaları ile Ankara Emek Platformu'nun AKP Hükümeti'ni istifaya çağıran eylemi aktarılıyor.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
1Mayıs’ta Taksim Meydanı’nın emekçilere yasaklanması ülkemizde demokrasi anlayışının yokluğunu gösteren üzücü sahnelere neden oldu. 1 Mayıs Emek Bayramı’nda yurdun dört bir yanında yapılan kutlamalara yönelik güvenlik güçlerinin saldırı boyutuna varan müdahaleleri toplumun geniş kesiminin tepkilerine neden oldu.
Elektrik Mühendisleri Odası 41. Dönem Yönetim Kurulu, 30 Nisan 2008 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla 1 Mayıs Emek Bayramı’nı kutlarken, Taksim Meydanı’nın Emek Bayramı’na yasaklanmasını kınadı. Kamuoyunu alanlara davet eden açıklamada, küresel sermayenin talepleri doğrultusunda ülkemizde emeğe karşı
saldırının boyutları her geçen gün daha da artırıldığına dikkat çekilerek, “En temel insan hakları arasında yer alan sağlık ve sosyal güvenlik hakkından geniş halk kesimleri mahrum edilmek istenmektedir. Mezarda emeklilik yasasının yürürlüğe sokulmaya çalışıldığı, paralı sağlık hizmetinin dayatıldığı ve özel sigortacılık anlayışı ile insanların sosyal güvencesiz bırakılmak istendiği bir dönemde, bu saldırılara karşı 1 Mayıs Emek Bayramı’nda yurdun her köşesinde karşı duruş ortaya konulacaktır” denildi.
“Kendisine demokrat” bir anlayış içerisinde olan AKP Hükümeti’nin samimiyete davet edildiği açıklamada, “yalnızca sermayenin değil halkın da temsilcisi olma görevini yerine getirmeleri gerektiği” hatırlatıldı. 1 Mayıs’ı yapılan toplusözleşme ile çalışanlarına Emeğin Bayramı olarak tatil ilan eden EMO, bu hakkın toplusözleşmeler değil yasayla tüm emekçilere tanınmasını talep etti. Bakanlar Kurulu’nun, 1 Mayıs’ı “Emek ve Dayanışma Günü” olarak ilan etmesi “göz boyama” olarak nitelendirilirken, 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi ve Taksim Meydanı’nda kutlama taleplerinin görmezden gelinmesine tepki gösterildi. “Bu yasakların meşruluğu yoktur. Demokrasi ne kendine demokrat olmaktır, ne de ezici çoğunluğuna güvenerek geniş halk kesimlerinin taleplerini görmezden gelmektir. AKP Hükümeti, gerginliği tırmandırarak, kutlamalara gölge düşürmeye çalışmaktadır” denilen
elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 97
açıklamada, İstanbul’da Taksim’de, İzmir’de, Ankara’da ve yurdun dört bir yanında yapılacak 1 Mayıs kutlamalarına EMO’nun üyeleri, çalışanları ve yöneticileriyle birlikte katılacağı duyuruldu.
TMMOB’a bağlı odalar da 1 Mayıs’ı kutlayan açıklamalarında yasaklama zihniyetine karşı tepkilerini gösterdiler. Sendikaların, meslek odalarının, demokratik kitle örgütlerinin talepleri ve tepkilerinin dikkate alınmaması 1 Mayıs kutlamalarına gölge düşürdü. İstanbul’da insanların adeta sokağa çıkması engellenirken, binaların içlerine girilerek saldırılar yapıldı.
EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu, 1 Mayıs kutlamalarına yapılan müdahalelere tepki göstererek 2 Mayıs 2008 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla AKP Hükümeti’ni istifaya çağırdı. Açıklamada, “Emek kesimlerine karşı düşmanca yapılan tüm bu saldırıları kınıyor, başta Başbakan Tayyip Erdoğan, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İçişleri Bakanı Cemil Çiçek, İstanbul Valisi Muammer Güler ve İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah olmak üzere AKP Hükümeti’ni istifaya çağırıyoruz” denildi.
Tüm dünyada Emeğin Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs’ın “ülkemizde demokrasinin ayaklar altına alındığı polis devleti görüntülerine sahne
olduğu” belirtilen açıklamada, “Sıkıyönetim dönemlerini aratmayan bu görüntüler, kendisini demokrat olarak niteleyen AKP Hükümeti’nin 'ayak takımı' dediği çalışan kesimleri ve onların haklı taleplerini yok sayan anlayışının eseridir” denildi.
Açıklamada, yaşananlar şöyle aktarıldı:
“İstanbul’da 1 Mayıs Emeğin Bayramı, AKP Hükümeti, İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nün uygulamalarıyla işçilerin üzerine sıkılan tazyikli
su, atılan gaz bombaları ve plastik mermilerle tam bir cehenneme dönüştürülmüştür. Provokasyon olacağı gerekçesiyle izin verilmeyen Taksim’deki kutlama taleplerine gösterilen saldırı boyutundaki tepki, terör ortamı yaratmış, 1 Mayıs kutlamaları bizzat Hükümet tarafından provoke edilmiştir. DİSK Genel Merkezi, polis tarafından sabahın erken saatlerinden itibaren ablukaya alınmış, dışarıya çıkanlara karşı sert müdahalelerle yetinilmemiş, bina içlerine gaz bombaları atılmıştır. Polisin kontrolsüz güç kullanımı, yalnızca 1 Mayıs’ı kutlamak isteyenlerle sınırlı kalmamış, hastanelerin acil servislerine dahi gaz bombası atılmıştır. 530 kişi gözaltına alınmış, gazeteciler yaralanmıştır. Ankara’da ve Adana’da da 1 Mayıs kutlamalarına polis sert müdahalelerde bulunmuştur.”
Saldırıları yapan tek tek bireylerden daha çok ülkeyi yönetenlerin sorumluluğuna vurgu yapılan açıklamada, “Demokratik yollarla yönetime gelen iktidar, yaptığı açıklama ve aldığı kararlarla demokrasiyi yok etmektedir”
saptamasına yer verildi. <
98 elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008
ANKARA EMEK PLATFORMU
AKP HÜKÜMETİ’Nİ
İSTİFAYA ÇAĞIRDI
Ankara Emek Platformu bileşenleri 1 Mayıs kutlamaları sırasında İstanbul’da emekçilere yapılan saldırıları kınamak için biraraya gelerek, AKP İl Örgütü binası önünde bir basın açıklaması yaptılar. Sakarya Meydanı’nda buluşan yaklaşık 200 kişi buradan AKP İl Örgütü Binası önüne kadar sloganlar ve alkışlar eşliğinde yürüdüler. Yürüyüş çevredeki halkın büyük ilgisi ve alkışlarıyla sürdürüldü.
AKP İl Binası’na 20 metre kala polis barikatı ile durdurulan göstericiler burada bir basın açıklaması yaptılar. Platform adına basın açıklamasını okuyan Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Yücel Gül, “Taksim Meydanı’nı işçilere, emekçilere yasaklayanlar; halka savaş döneminde bile benzeri az görülür bir zulmü uygulayanlar; halkımızı köleleştiren ve ülkemizi emperyalizme satanlardır. Aylardır 1 Mayıs kutlamaları üzerine demagojik açıklamalar yaparak kitlelerin kafasını karıştırmaya çalışan AKP iktidarının sözcüleri, 1 Mayıs’ın yaklaşmasıyla birlikte gerçek yüzlerini ortaya koydular. AKP’nin kendine Müslüman demokrasi anlayışı, 1 Mayıs günü başta İstanbul’da ve daha birçok ilde halka yönelik vahşi bir şiddet ile bir kez daha görüldü” diye konuştu.
Ülkeyi ekonomik ve siyasi krize sürükleyen AKP iktidarının, içine düştüğü krizin kendisini boğacak bir sele dönüşmemesi için faşizmin her türlü argumanını devreye soktuğunu kaydeden Gül, açıklamasına şöyle devam etti:
“Karanlık faşist güçlerin 1977’de gerçekleştirdikleri insanlık dışı
katliam nasıl emekçileri yolundan döndürmediyse 2008 1 Mayısı’nda da iktidarın tüm saldırı araçlarını kullanarak insanların yaşam hakkını bile elinden almaya yeltenmesi emek ve demokrasi güçlerini yolundan döndüremedi. Emekçiler canları pahasına değerlerine sahip çıktılar. Taksim’e çıkmak anlamlı ve önemli ama daha önemlisi teslim olmamak ve baskılara boyun eğmemektir.”
İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nü istifaya çağıran Platform Sözcüsü Gül, açıklamasını şöyle tamamladı:
“AKP’nin polisi İstanbul’da başta DİSK, TMMOB’ye bağlı çeşitli Odalar, ÖDP İstanbul İl ve çeşitli demokratik kitle örgütlerine, Şişli Etfal Hastanesi’nin Acil Servisi’ne 12 Eylül faşizmini aratmayacak şekilde gazlı ve silahlı saldırıda bulunmuştur. Sokaklarda işyerlerinde Hitler faşizmini hatırlatan
görüntülere neden olmuşlardır. Bizler sicilleri herkesçe bilinen İstanbul Valisi ve Emniyet Müdürü’nün derhal görevden alınmasını istiyor ve AKP Hükümeti’ni istifaya davet ediyoruz. Cumhurbaşkanı’nın kimi AKP’li siyasetçilerin ve AKP güdümlü basının, 1 Mayıs olaylarında halka uygulanan vahşi şiddeti basitleştiren ve İstanbul Valiliği ile polisini öven açıklamalarını da bu insanlık suçuna ortaklık olarak değerlendiriyoruz. Gözaltıların derhal serbest bırakılmasını, sorumlu mülki idarecilerin ve kolluk mensuplarının yargı önünde cezalandırılmasını istiyoruz. Yaşasın 1 Mayıs.”
Açıklama sırasında sık sık “Halka kalkan faşist eller kırılır”, “Hükümet istifa” sloganları atılırken, alkış ve ıslıklarla AKP iktidarı protesto edildi. Açıklamanın tamamlanmasının ardından grup dağıldı. <
elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 99