Elektrik Mühendisliği · Sayı 434 · Ağustos 2008

Özelleştirmelere Karşı Ortak Platform Çağrısı

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik

Yıl
2008
Sayfa
6
Okuma süresi
12 dk
Görüntülenme
0

Konu

Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme

İlgili: Mühendislik mesleği, meslek hakları ve istihdam, İletim ve dağıtım şebekeleri

Anahtar kelimeler

  • özelleştirme
  • AYDEM
  • TEDAŞ
  • Danıştay davası
  • EPDK
  • Özelleştirme Yüksek Kurulu

Özet

EMO, ESM ve Tes-İş Sendikası, Aydın-Denizli-Muğla elektrik dağıtım bölgesinin AYDEM A.Ş'ye devrine karşı ortak mücadele kararlılığı gösterirken, EMO'nun açtığı dava ve Özelleştirme Karşıtı Platformu yeniden canlandırma çağrısı aktarılıyor.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

EMO, ESM ve Tes-İş Sendikası özelleştirmelere karşı ortak mücadele kararlılığını bildirdiler…

ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI

ORTAK PLATFORM ÇAĞRISI

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 1991 yılı Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak devredilmeye çalışılan Aydın-Denizli ve Muğla illeri dağıtım bölgesinin özelleştirmesine karşı Danıştay’a dava açtı. Davaya Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) da müdahil olma kararı alırken, Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikası’nın (Tes-İş) da hukuki değerlendirmeleri tamamladıktan sonra müdahil olacağı açıklandı. EMO, ESM ve Tes-İş Sendikası 26 Mayıs 2008 tarihinde bir araya gelerek, yaptıkları ortak basın açıklamasında, özelleştirmelere karşı birlikte daha geniş bir mücadele konusunda kararlılıklarını bildirdiler. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, Özelleştirme Karşıtı Platform’un yeniden canlandırılması için çağrıda bulundu.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, 1 Temmuz 2006 tarihinde 13 ilde yaşanan elektrik kesintisini anımsatarak, “Çok küçük bir arıza olmasına rağmen, bu küçük arızayı dahi yönetemeyen bir yapı içine düşürülmüş olan ülkemizde, enerji yönetimi domino taşı etkisiyle 13 tane ili arka arkaya devirmeyi ne yazık ki başarmış, çok geç saatlere kadar bu batıda yer alan iller karanlıkta kalmıştı” dedi. Bu noktaya nasıl gelindiğinin yeterince irdelenmediğine dikkat çeken Çeçen, özelleştirme ve kuralsızlaştırmanın “ucuz, kaliteli, rekabet ortamında elektrik hizmetinin sunulacağı ve halkın daha ucuz elektrik kullanacağı” gerekçesine dayandırıldığını anlattı. “Rekabete dayalı özelleştirilen, kuralsızlaştırılan piyasa ortamlarında bu işlerin çok daha iyi gideceği, kamunun da bu anlamda başarısız olduğu” iddialarının

altının tamamen boşaldığını kaydeden Çeçen, bu iddiayı dayatanların “büyük bir açmaza düştüğünü” belirtti. Çeçen, Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek’in enerji alanına yönelik son yaptığı açıklamaları ve yüzde 20 düzeyinde zam gerekliliği haberlerini de bu durumun göstergesi olarak değerlendirdi.

‘Türkiye Yeni Bir Soygunun Eşiğinde’

Musa Çeçen, “doğalgazın pahalı olduğunu, hükümete güvenerek yatırım yapıp doğalgaz santralı kurduklarını, iflasa geldiklerini” söyleyenlerin, aslında 2004 yılında AB süreciyle dayatılan Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’ni (DUY) keşfettiklerini kaydetti. Sürece DUY’un dahil edilmesiyle bu kesimlerin sesinin çıkmamaya başladığına işaret eden Çeçen, “Türkiye yeni bir soygunun eşiğinde” dedi.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Çeçen, TBMM’de görüşülmekte olan yasa tasarısı ile TETAŞ’ın önünün farklı

bir şekilde kesilmeye çalışıldığını, Türkiye’de enerji alanının piyasanın azgın kurallarına terk edileceğini ifade ederken, yasa tasarısı ile getirilmeye çalışılan düzenlemelerle “soygunun anatomisinin iyice oluşturulacağını” söyledi. Enerji alanının artık karaborsacılığa doğru gittiğini kaydeden Çeçen, “4628 sayılı Yasa, bu yasada yapılmak istenen değişiklikler, otomatik fiyatlandırma ile puzzle’ın parçaları yerine oturmaktadır” diye konuştu.

Sanayiciye Çağrı

Elektriğe yılbaşında yapılan yüzde 20 düzeyindeki zammı anımsatan Çeçen, yeniden yüzde 20 düzeyinde zamdan söz edildiğini belirtirken, şunları söyledi:

“Bize düşen görev bu zammın olmamasını sağlamaktır. Sanayide yüzde 20’ye yakın zam oluştu. Hala bu özelleştirme politikalarında yüzde 20 zam yeme durumunda olan sanayicinin niye ses çıkarmadığını anlamıyorum. ‘Biz yanlış yaptık’ deelektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 7

melerini beklemiyoruz, ama özelleştirmeler konusunda durdukları noktayı tekrar kontrol etmelerini, farklı bir görüşün etrafında artık güç birliği oluşturmalarını bekliyoruz.”

Özelleştirmelerin beşiği olan İngiltere’de yaşanan tartışmalara dikkat çeken Çeçen, yeniden kamucu politikalara dönmenin tartışılmaya başlandığını kaydetti. Ülkenin haraç-mezat satıldığı bir ortamda, TCDD, barajlar, otoyol ve fabrikalarına kadar uzanan özelleştirme politikalarına karşı tekrar harekete geçme kararlılığını ifade eden Musa Çeçen, doğaya duyarlı enerji anlayışıyla da bu karşı duruşu birleştirerek Özelleştirme Karşıtı Platformu yeniden biraraya gelmeye çağırdı. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Çeçen, yeni liberal düzenin topyekün yaşam alanlarına saldırısına karşı ortak mücadele davetiyle açıklamasını tamamladı.

Tes-İş’ten Birlikte Hareket Etme Kararı

Tes-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri Esat Durmuş ise, enerji ve diğer sektörlerdeki özelleştirmelerde her kesimin kendine dokununca harekete geçtiğine dikkat çekerek, bundan sonraki süreçte birlikte mücadelenin önemini vurguladı. Durmuş, enerji alanının geneli ilgilendiren bir konu olarak önemi üzerinde dururken, bundan sonraki eylemlerde birlikte hareket edileceğini bildirdi.

‘Süreç Genişletilecek’

1991 yılı Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak Aydın-Denizli-Muğla elektrik dağıtım bölgesinin işletme hakkı AYDEM

A.Ş’ye devredilmeye çalışılıyor…

EMO’DAN DAĞITIM

ÖZELLEŞTİRMESİNE

DAVA

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), 1991 yılı Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak, Aydın-Denizli-Muğla illerini kapsayan elektrik dağıtım bölgesinin işletme hakkının AYDEM Güney Batı Anadolu Enerji San. ve Tic. A.Ş’ye verilmesine yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararı, Uygulama Sözleşmesi ile Tadil Sözleşmesi’nin iptalini istedi. Yürütmeyi durdurmanın da istendiği Danıştay’a açılan davada, ÖYK kararına dayanılarak imzalanan sözleşmelerin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu belirtildi.

9 Ekim 1991 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla, Türkiye Elektrik Kurumu (elektrik üretim, iletim ve dağıtımını

sağlayan kamu tekeli-TEK) dışında özel sektörün elektrik hizmeti yapmasına olanak tanıyan 3096 sayılı Yasa kapsamında Aydın-Denizli ve Muğla’da elektrik dağıtımı yapmak üzere AYDEM şirketi görevlendirilmişti. Herhangi bir ihale olmaksızın imtiyazlı şirket olarak yapılan bu görevlendirme 13 Kasım 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile iptal edilmişti. Şirketin Danıştay’a açtığı dava üzerine görevlendirmeyi iptal eden Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmişti. Enerji Bakanlığı ile şirket arasında 20 Eylül 2000 tarihinde imtiyaz sözleşmesi imzalanmıştı. Yürürlüğe konulmayan bu imtiyaz sözleşmesinin, Enerji Bakanlığı’nın şirket ile yeniden masaya oturması üzerine 8 Temmuz

ESM Genel Başkanı Kemal Bulut da herkesin enerji tüketicisi olduğunun altını çizerek, bölgesel karşı duruşlar olduğunu, ancak enerjinin ekmek, su kadar hayatın önemli bir parçası konumunda bulunduğunu kaydetti. Bulut, AYDEM davasının bir vesile olduğunu, dağıtım özelleştirmeleri konusunda yasal değişiklikleriyle birlikte bir süreç işletildiğini, buna karşı daha geniş katılımlı, tüketicileri bu işin içine alabilecek bir süreci başlatmak için toplanıldığını anlattı. Kemal Bulut, önümüzdeki günlerde bir sekreterya üzerinden çağrı yapılarak, sürecin daha geniş kapsamlı olarak yürütüleceğini bildirdi. <

8 elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008

2007 tarihinde tadil edildiği ve Resmi Gazete’de yayımlanmayan 18 Ocak 2008 tarihli ÖYK kararıyla da TEDAŞ’a işletme hakkı devir sözleşmesinin tadil edilmesi için yetki verildiği, şirketin EPDK’ya 8 Nisan 2008 tarihinde lisans başvurusunda bulunması üzerine ortaya çıktı.

ÖYK Yetkisiz

Dava dilekçesinde 18 Ocak 2008 tarihli Aydın-Denizli ve Muğla illerinde elektrik dağıtım hizmetini yürüten kamu şirketi Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş’yi özelleştirme kapsam ve programından çıkaran kararında ÖYK’nın yetkisi olmayan konularda da karar aldığına dikkat çekildi. ÖYK’nın “yetki devrinden, sözleşme feshi ve tadilatına uzanan” kararları şöyle aktarıldı:

“TEDAŞ ile AYDEM A.Ş. arasında imzalanmış olan mevcut işletme hakkı devir sözleşmesinin tadil edilmesi ve dağıtım bölgesinin fiili devrinin gerçekleşmesi ile ilgili iş ve işlemler hususunda TEDAŞ’a yetki verilmesine, AYDEM A.Ş. ile mevcut işletme hakkı devir sözleşmesinin tadil edilmesi ve söz konusu şirkete fiili devrin gerçekleşmesinden sonra Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş. ile TEDAŞ arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanmış olan işletme hakkı devir sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedilmesi.”

Şirkete görev verilmesine dayanak oluşturan 3096 sayılı Yasa’ya göre ÖYK’nın yetkisi bulunmadığı, Bakanlar Kurulu kararıyla işlem yapılmasının

öngörüldüğü ayrıntılarıyla anlatılan dilekçede, konuyla ilgili başka yasa hükümlerinde de ÖYK’ya “3096 sayılı Yasa ile görevlendirilen şirketlerle ilgili görev verilmediğine” dikkat çekildi. Bu çerçevede dilekçede; ÖYK’nın görevli şirkete yönelik kararının, “yetki yönünden açıkça hukuka ayrı bulunduğundan iptali” istendi.

İmtiyaz Sözleşmesi Yok

Dilekçede, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nin 3096 sayılı Yasa çerçevesinde yapılan görevlendirmelerin kamu hizmeti imtiyazı olduğu ve ancak imtiyaz sözleşmesiyle bu hizmetlerin devredilebileceğine ilişkin kararları anımsatıldı. AYDEM A.Ş ile Enerji Bakanlığı arasında 20 Eylül 2000 tarihinde imzalanan imtiyaz sözleşmesinin 8 Temmuz 2007 tarihli tadil sözleşmesiyle imtiyaz olmaktan çıkarılarak “uygulama sözleşmesi” yapıldığına dikkat çekildi. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda dahi mevcut sözleşmeler tanımı içerisinde 3096 sayılı Yasa kapsamında yapılan sözleşmelerin “imtiyaz sözleşmesi” kabul edildiği vurgulanan dilekçede, imtiyazın uygulama adı altında özel hukuk sözleşmesi olarak düzenlenmesinin başta Anayasa olmak üzere 3096 sayılı Yasa ve 4628 sayılı Yasa’nın hükümlerine uygun olmadığı anlatıldı. ÖYK kararıyla da bu durumun onaylanmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, bu nedenle söz konusu uygulama ve tadil sözleşmelerinin iptalinin gerektiği kaydedildi.

EMO tarafından Aydın-Denizli-Muğla illeri dağıtım şebekesinin AYDEM A.Ş'ye devri yargıya taşındı.

Dilekçede, imtiyazın uygulama adı altında özel hukuk sözleşmesi olarak düzenlenmesinin başta Anayasa olmak üzere 3096 sayılı Yasa ve 4628 sayılı Yasa’nın hükümlerine uygun olmadığı anlatıldı.

İhalesiz Özelleştirme

Dava dilekçesinde yapılan görevlendirmenin herhangi bir ihaleye dayanmadığı, görevlendirme sırasında rekabet ortamının oluşturulmadığı, ilgili şirket tarafından yapılan fizibilitenin de 1991 yılı koşullarını yansıttığı gibi “serbest piyasa” kurallarına bile uymayan koşullarda gerçekleştirildiği anlatıldı. “Hangi kriterlere dayalı olarak belirlendiği bilinmeyen bir işletme hakkı devir bedeli tespit edilmiştir ve bu bedel de, ilgili dağıtım şebekesi üzerinde kamu tarafından yıllardır yapılan yatırımlar göz önüne alınarak güncellenmemiştir” denilen dilekçede, söz konusu devir bedelinin tarifeye yansıtılarak kamu üzerinden finansman sağlanacağına dikkat çekildi. Dilekçede, “Yasayla belirlenmiş olan tarife yapısına yönelik ilkelere ve tüketicinin korunmasına yönelik mevzuat hükümlerine aykırı olarak, işletme hakkı devir bedelinin finansman maliyetiyle birlikte tarifelere yansıtılacak olması açıkça hukuka ve kamu yararına aykırılık taşımaktadır” denildi. <

elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 9

DAĞITIMDA YILLAR SONRA GELEN KIYAK DEVİR

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, 15 Ağustos 2008 tarihinde EMO İzmir Şubesi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek, Aydın-Denizli-Muğla illeri elektrik dağıtımının özel sektöre devredilmesine tepki gösterdi. Çeçen, enerji alanındaki özelleştirme uygulamalarının yarattığı olumsuz sonuçları ortaya koyarken, Aydın-Denizli-Muğla elektrik dağıtımının 17 yıl önceki görevlendirmeye dayanılarak devredilmesinin de hukuksal, ekonomik ve kamu yararına aykırılığını gözler önüne serdi.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen, piyasalaştırma ve özelleştirme politikalarının iflas ettiğine dikkat çekerek, “Bu sürecin elektrik enerjisi alanında yarattığı tahribat ortadadır. ‘Katmerli kar yoksa yatırım yok’ diyen sermayeye bel bağlayan AKP iktidarı, yıllar sonra ülkeyi arz güvenliği sorunu ile tanıştırmıştır. Karanlık tehdidi ile nükleer santralı ve DUY karaborsa sistemi sonucu otomatik fiyatlandırma ile pahalı elektriği dayatmakta, özelleştirme serüveni ile ülkeyi kaosa taşımaya devam etmektedir” dedi.

AKP Hükümeti’nin, Aydın-Denizli-Muğla illerinin elektrik dağıtımını özel bir şirkete devretmeye çalışıldığını hatırlatan Çeçen, devir işleminin 17 yıl önce REFAHYOL Hükümeti döneminde ihalesiz yapılan bir görevlendirmeye dayandığını kaydetti. Devir işleminin yeni bir ihale yapılmadan, 17 yıl önceki fiyat üzerinden gerçekleştirildiğini

dikkat çeken Çeçen, “çok sözü edilen ‘rekabet’ koşulları da sağlanmadan devir işlemine karar verilmiştir” dedi.

Devir Bedelini Yurttaşlar Ödeyecek

Devir bedelinin yurttaşlardan alınacağına dikkat çeken Çeçen, şöyle konuştu:

“17 yıl önceki görevlendirme, 4628 sayılı Yasa ile öngörülen serbest piyasa modeline uyarlanıyor görüntüsü altında halka yeni faturalar hazırlanmıştır. Şirket, 17 yıl önceki görevlendirmede öngörülen 110 milyon dolarlık işletme hakkı devir bedelini, bu bedel için bulduğu kredinin faizleri, çeşitli masrafları da dahil olmak üzere faturalar yoluyla halktan tahsil edecektir. Eğer

2010 sonuna kadar onaylanmış geçiş dönemi tarife yapısıyla bu tahsilatı gerçekleştiremezse 2010 sonrası dönemde halktan kalan tahsilatı yapabilmesine yönelik ek düzenleme yapılmıştır.”

Hukuki Süreç Beklenmedi

EMO tarafından Aydın-Denizli-Muğla elektrik dağıtımının devrine yönelik işlemler hakkında dava açıldığını belirten Çeçen, devir işlemine ilişkin hukuki süreci şöyle anlattı:

“Hukuki açıdan 1991 yılından itibaren yaşanan karmaşa ortamına, bugün hem hukuka, hem ekonomik çıkarlara, hem de kamu yararına aykırı uygulamalarla, ‘devir’ işlemi çözümmüş gibi sunulmaktadır.

10 elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008

Oysaki yapılan uygulama, yasa kapsamında ‘3096 sayılı Yasa ile görevlendirilen şirketlerle ilgili görevi olmayan’ Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına dayanmakta, dolayısıyla yetkisiz ve hukuka aykırı bir karara göre işlem yapılmaktadır. Aydın-Denizli-Muğla bölgeleri için yapılmış imtiyaz sözleşmesinin, serbest piyasa düzenine uyum adı altında ‘uygulama sözleşmesi’ne dönüştürülmesi de Anayasa’ya, 17 yıl önce işlemin dayanağını oluşturan 3096 sayılı Yasa ve bugün enerji alanını düzenleme adına çıkarılan 4628 sayılı Yasa’ya aykırıdır.”

Davanın halen sürdüğüne dikkat çeken Çeçen, devir işleminin yapılması için kararın beklenmesi gerektiğini ve hukuki süreç devam ederken, alel acele devir yapılmaya çalışılması kabul edilemez oluğunu ifade etti. Yapılacak işlemlerde dava süreçlerinin dikkatte alınmadığının altını çizen Çeçen, “Yöneticiler dava süreçlerini dikkate

almaksızın işlemler gerçekleştirmekte, sonra yargının iptal kararları karşısında ise artık devrin tamamlanmış olduğu gibi mantık çerçevesinde açıklanamaz gerekçelerle yargı kararlarını uygulamamakta, hukuk devleti ilkesi ayaklar altına alınmaktadır” diye konuştu.

Bölge Kar Garantili

Bölgenin kayıp ve kaçak oranın düşük olduğunu ifade eden Çeçen, şöyle devam etti:

“Bölgenin enerji ekonomisi açısından durumu değerlendirildiğinde de sözde özelleştirme gerekçelerinin gerçekleri yansıtmadığı görülmektedir. Kayıp ve kaçak enerji ile ilgili tüm resmi veriler tartışmalı olmakla birlikte; bölge 2007 yılında yüzde 6.95 olan kayıp ve kaçak oranıyla Türkiye’nin en düşük kayıp ve kaçak oranına sahip bölgelerinden biri konumunda görünmektedir. Bölge kayıp ve kaçak oranı, 2005 yılında yüzde 9.1 iken,

2006 yılında yüzde 7.1’e, 2007 yılında da yüzde 6.95’e düşürülmüştür. Bu verilerden ciddi altyapı yatırımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bölgenin 2005 yılında 1 milyon 346 bin 153 olan abone sayısı 2007 yılında 1 milyon 443 bin 582’ye yükselerek yüzde 7.24 gibi önemli bir artış göstermiştir. Aynı dönemde abone sayısı artışına da paralel olarak satılan elektrik enerjisi miktarı da 4 milyar kilovat saatten 5.6 milyar kilovat saate çıkarak yüzde 37 yükselmiştir. Bu gelişme gösteren yapı, devreye sokulan otomatik fiyatlandırma mekanizması ile şirkete kar garantili olarak devredilmektedir. Serbest piyasa söylemi altında kutsanan bu piyasa yapısında, yatırımcıların ticari olarak kar-zarar riskini üstlenerek karalarını buna göre en mükemmel şekilde alacakları iddiası aldatmacadan ibarettir. Zira bu yapı mutlaka kar elde etmek üzerine kuruludur. Bu kar için kamu üzerinden kaynak transferi devam edecektir.”

elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 11

Öngörülen 2010 Fiyatları 2008’de Aşıldı

Dağıtım şirketinin devir bedelini yurttaşlardan toplayacağını vurgulayan Çeçen, konuya ilişkin ayrıntıları şöyle açıkladı:

“Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) 2006 yılında onayladığı tarife tablosuna göre; şirket, 2008-2010 arasındaki 3 yıllık dönemde, halktan işletme hakkı devir bedeli olarak 120 milyon doları aşkın para (1.1735 YTL’lik bugünkü kur değeri üzerinden) toplayacaktır. Aynı dönem içinde şirket toplam olarak, dağıtım sistemi gelir gereksinimi ve perakende satış gelir gereksinimi adı altında 256.2 milyon YTL tahsilat yapacaktır. Ancak tüm bu hesaplamalar, düzeltme adı altında artışların yansıtılmadığı 2006 yılı onaylanmış rakamlarına dayanmaktadır. Oysaki tarife yapısında bugünden uçurum ortaya çıkmıştır. Uygulamaya 1 Temmuz 2008’de giren tarife ile 2006 yılında onaylanmış 2008 yılına ilişkin tarife karşılaştırıldığında, vergi ve fon payları hariç, ancak dağıtım, iletim ve perakende satış hizmet bedelleri dahil olmak üzere çok yüksek bir fiyat artışı olduğu görülmektedir. Fiyat artışı o kadar yüksektir ki,

2006 yılında yıllar itibariyle artışlar öngörülerek onaylanmış olan tarifedeki 2010 yılında varılacak fiyat düzeyinin bile çok üzerine 2008 yılı itibarıyla ulaşılmıştır. Mevcut 2008 tarifesi öngörülen tarifeyi; mesken aboneleri için yüzde 42, ticarethaneler için yüzde 72, tek terimli alçak gerilimdeki sanayi abonesi için yüzde 39, çift terimli orta gerilim sanayi abonesi için yüzde 33 aşmıştır. Öngörülen tarifedeki sapma yüzdesi kalkınmada öncelikli illerdeki mesken aboneleri, tarımsal sulama, aydınlatma ve tek terimli orta gerilimdeki sanayi abonesi için yüzde 38’e ulaşmıştır."

Geçiş Dönemi Sonrası da Garantili

Otomatik fiyatlandırma ile şirketlere sağlanan kar garantili yapılanma yeterli görülmemiş, EPDK’nın 24 Temmuz 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla Aydın-Denizli-Muğla illeri dağıtım bölgesine özel olarak şirkete işletme hakkı devir bedelini tamamen halktan tahsilat etmesine yönelik çeşitli garantiler sağlanmıştır. 2010 yılında sona erecek olan geçiş dönemi boyunca halktan faturayla toplanacak olan işletme hakkı devir bedeli, şirketin ödediği devir bedelinden düşük kalırsa,

aradaki fark 2010 yılından sonraki faturalara finansman maliyeti ile birlikte yansıtılacaktır. Bu farkın hesaplanmasına yönelik olarak da devlet eliyle dolar üzerinden hesaplama yapılması garantisi getirilmiştir. Sözde kamuyu korumaya yönelik olarak da ‘şirketin işletme hakkı devir bedeli finansmanı için ödeyeceği faiz oranının yüzde 9’dan ve masraflarının da yüzde 2’den fazla olması durumunda fazla olan kısmının şirket tarafından üstlenileceği’ hükmüne yer verilmiştir. Şirkete yönelik ikinci bir olanak; kayıp ve kaçak düzenlemesiyle sağlanmıştır. Buna göre, fiili kayıp ve kaçak oranlarının farklı olması nedeniyle yeniden hedef kayıp ve kaçak oranları belirlenecektir. Tarifede kayıp ve kaçak oranı hesabı nedeniyle yapılan tahsilat ile hedeflenecek kayıp ve kaçak oranları üzerinden yapılacak tahsilat arasındaki fark ise yine 2010 yılından sonra faturalara yansıtılacaktır. EMO olarak Aydın-Denizli-Muğla dahil olmak üzere tüm dağıtım özelleştirmelerine karşı her platformda mücadelemizi sürdüreceğiz. Toplumun tüm kesimlerine artık bu piyasacı anlayışa dur deme ve geleceklerini yakından ilgilendiren enerji alanına sahip çıkma çağrısında bulunuyoruz.” <

2006’DA ONAYLANAN TARİFE İLE MEVCUT TARİFE ARASINDAKİ FARK

2008 yılı 1 kWh elektrik tarifesi-Ykr

Öngörülen

Mevcut

Fark

Mesken

12,645

17,944

5,299

Tek Terimli Sanayi (OG)

11,408

15,736

4,328

Tek Terimli Sanayi (AG)

11,629

16,143

4,514

Çift Terimli Sanayi (OG)

10.,260

13,687

3,427

Ticarethane

12,236

20,994

8,758

Kalkınmadaki Öncelikli İller-Mesken

12,091

16,727

4,636

Tarımsal Sulama

11.,187

15,446

4,259

Aydınlatma

12,035

16,566

4,531

Artış (%) 41.91 37,94 38,82 33,40 71,58 38,34 38,07 37,65

12 elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008