Elektrik Mühendisliği · Sayı 434 · Ağustos 2008
BEDAŞ ÇALIŞMALARI ŞALTER İNDİRMEYİ TARTIŞTI
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme Haber ve etkinlik
- Yıl
- 2008
- Sayfa
- 2
- Okuma süresi
- 4 dk
- Görüntülenme
- 0
Konu
Enerji politikası, piyasa ve özelleştirme
İlgili: Toplum, demokrasi ve emek, İletim ve dağıtım şebekeleri
Anahtar kelimeler
- BEDAŞ
- özelleştirme
- Özelleştirme Karşıtı Platform
- EMO Ankara Şubesi
- elektrik dağıtımı
- şalter indirme
Özet
BEDAŞ'ın özelleştirilmesine karşı Özelleştirme Karşıtı Platform'un düzenlediği toplantıda EMO ve sendika temsilcileri ile çalışanlar, şalter indirme ve kitlesel basın açıklaması gibi eylem seçeneklerini tartıştı.
Tam metin
Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.
sya
BEDAŞ ÇALIŞANLARI ŞALTER İNDİRMEYİ TARTIŞTI
Özelleştirme Karşıtı Platform (ÖKP) geçtiğimiz günlerde özelleştirme ihalesi yapılan Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'de (BEDAŞ) bir toplantı düzenleyerek, çalışanlarla özelleştirme karşıtı eylem planını tartıştı. ÖKP, 6 Ağustos Çarşamba günü BEDAŞ Genel Müdürlüğü önünde kitlesel basın açıklaması yapma kararı aldı.
Sabancı Holding ve Österreichische Elektrizitatswirtschafts-Aktiengesellschaft (Verbund), Enerjisa Enerji Üretim A.Ş. ortak girişiminin 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan ihalede 1 milyar 225 milyon dolar teklif verdiği BEDAŞ Genel Müdürlüğü’nde 30 Temmuz 2008 tarihinde yapılan toplantıda çalışanlar tarafından “şalter indirme”, “kitlesel basın açıklaması” yapılması önerileri masaya yatırıldı.
BEDAŞ çalışanlarının büyük ilgi gösterdiği ÖKP toplantısını EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş ve KESK’e bağlı ESM Ankara 1 No’lu Şube Sekreteri Hasan Hüseyin Kaya yönetti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Hasan Hüseyin Kaya, özelleştirmelere karşı kitlesel ve siyasal karşı duruşun gerçekleştirilmesi için BEDAŞ çalışanları ile sendika, demokratik kitle örgütlerinin yapacağı faaliyetlerin tartışılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Sendikaların ve meslek odalarının özelleştirmelere karşı tek başına durmasının mümkün olmadığının altını çizen Kaya, özelleştirmelere karşı ÖKP’nin geçmişte yaptığı mücadelenin önemini belirterek “27 Mayıs 2008 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı önünde kitlesel basın açıklaması yaparak ÖKP’yi tekrar harekete geçirdik. Yapılan toplantılar sonucu ÖKP’nin ilkelerini oluşturduk. Amacımız özelleştirme karşıtı girişimleri kitlesel mücadeleye dönüştürmektir” dedi. Özelleştirme girişimlerinin Turgut Özal ile Necdet Calp döneminde “köprüyü satarım, köprüyü sattırmam” tartışması ile ivme kazandığını, köprüyü satarım diyenlerin iktidar olmasıyla özelleştirme girişimlerinin hız kazandığını vurgulayan Hasan Hüseyin Kaya, 1991 yılından bu yana tüm iktidar sahiplerinin iktidarda kaldıkları süre
içinde özelleştirme yaptıklarını, son 5 yılda AKP Hükümeti tarafından yapılan özelleştirmelerin, tüm özelleştirmelerin yüzde 78’ini oluşturduğunu söyledi. Kaya, büyük medya kuruluşlarına özelleştirme pastasından pay dağıtıldığını ve Özelleştirme İdaresi Başkanı’nın yaptığı bir açıklamada 2009 yılına kadar özelleştirilecek kamu kurumu kalmayacağını söylediğini hatırlattı.
“Enerji Alanındaki En Büyük Tehlikelerden Biri Merkezi Planlamanın Ortadan Kaldırılmasıdır”
Özelleştirme saldırılarına karşı mücadelede ÖKP’nin en önemli araçlardan biri olduğunu vurgulayan EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Pektaş, özelleştirmenin çalışanlara, emekçilere yönelik bir saldırı olduğunu, kamu kaynaklarının sermayedarlar tarafından talan edildiğini söyledi. Kamunun elindeki değerlerin korunması adına mücadele edilmesinin önemini anlatan Pektaş, özelleştirme alanında şu anda göz dikilen en büyük alanın
26 elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008
enerji sektörü olduğunu belirtti. Enerji alanındaki en büyük tehlikelerden birinin de merkezi planlamadan uzaklaşılması olduğunu anlatan Ramazan Pektaş, özellikle merkezi planlamadan uzaklaştıkça problemlerin artarak süreceğine vurgu yaptı.
“Bu sektörde çalışan sizlerin iş koşulları en azından günümüz şartlarında kalmasını sağlamak için özelleştirmelere karşı çıkmalıyız” diyen Pektaş şunları söyledi:
“Özelleştirmelere karşı yakıcı bir ihtiyaç olmasından dolayı ÖKP çalışmalarına başlandı. Kocaeli’nde, Ankara’da ÖKP çalışmaları sürerken Adana’da, İzmir’de yakında ÖKP çalışmaları başlayacak. ÖKP’yi yaklaşık 30 örgüt destekliyor. ÖKP çalışmalarına her bölgeden destek verilmesi için yerellerde eşgüdüm sağlanmaya çalışılıyor. EMO, ESM, Tes-İş ÖKP’nin sekretaryasını oluşturdu ve her türlü çalışma bu sekretarya tarafından yürütülüyor.”
Özelleştirilen termik santrallar örneğine dikkat çeken Ramazan Pektaş bu iş yerlerinde çalışanların daha az ücretle daha uzun süre çalıştırıldıklarını, son olarak özelleştirilen Türk Telekom’da da benzer sıkıntıların sürdüğünü aktardı. Özelleştirilen kamu kurumlarındaki çalışanların çalışma koşullarının en kötü şartlarda çalışanlarınkine eşitlenmek istendiğini belirten Pektaş, özellikle elektrikte zamların otomatiğe bağlanmasıyla sermaye kuruluşlarının kârlarının garantiye alınmak istendiğini
belirtti. Pektaş, “Özelleştirme ile ilgili olarak kamuoyuna yanlış aksettirilen şeyler var. Özelleştirme olunca rekabet gelecek, fiyatlar ucuzlayacak yönündeki propaganda halka yalan yanlış aktarılıyor. Özelleştirmeler sonucu gördük ki kalite artmadı, fiyatlar ucuzlamadı. Özelleştirmeler arttıkça enerji için ödediğimiz maliyet de artacaktır” diye konuştu.
Özelleştirmeye karşı bir şey yapılacaksa bunun hep beraber yapılması gerektiği üzerinde duran Pektaş, gerekirse Özelleştirme Mağdurları Platformu kurulması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Çalışanların “Hukuksal olarak bir şeyler yapılamaz mı?” sorusunu yanıtlayan Ramazan Pektaş, “Dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinin durdurulmasına karşı EMO olarak dava açıldı. Yargı bu kararları durdursa bile engel olan yasalarda değişiklik yapılarak özelleştirme saldırısı yeniden başlayacak. Hukuksal olarak devletin içinde özelleştirmeyi kolaylaştıracak yasal düzenlemeleri yaptılar. Geçmişte özelleştirmenin önünde hukuksal pek çok engeller vardı. Şimdi yapılan düzenlemeler sonucu açılan davalarda ne yazık ki ‘bu kurum ucuza gitti’ diyerek iptal başvurusu noktasına gelindi. Mücadeleyi hepimiz sahiplenmeliyiz. Gemide isyan çıkarmazsak gemi elden gider, tek yol gemide isyan çıkartmaktan geçiyor. Özelleştirme saldırısına toptan karşı çıkmalıyız. Sadece Kızılay’da özelleştirmeye karşı çıkmak yetmiyor. Mamak’ta, Dikmen’de, Aksasya ray’da, Hakkari’de de karşı çıkmalıyız. Daha genele, bütün ülkeye bu mücadeleyi yaymalıyız.”
“Şalter Indirme Tartışıldı”
BEDAŞ Genel Müdürlüğü’nde özelleştirme sonucu iş koşullarında yaşanacak ciddi sıkıntıları dile getiren çalışanlar; şalter indirilmesi seçeneğinden, kitlesel basın açıklaması düzenlenmesine kadar bir dizi önerilerini aktardılar. Yaşanan sorunun sadece BEDAŞ’ın özelleştirilmesi ile gündeme gelmediğini kaydeden çalışanlar, özelleştirme konusunda bütün dünyada uygulanan politikaların Türkiye’de de uygulandığını söylediler. Çalışanlar, özelleştirme ile ilgili sürecin birkaç yılda durdurulamayacağını, çözüm için verilecek mücadelenin gelecek kuşakları da ilgilendirdiğini, geliştirilecek politikalarda bu düşüncenin önemini dile getirdiler. Elektriğe ocak ayında yüzde 22, temmuz ayında yüzde 22 olmak üzere ciddi bir zam yapıldığını, özelleştirmenin acı meyvesinin kendini elektrik alanında da gösterdiğine dikkat çeken çalışanlar, “Elektrik dağıtımı konusunda tekel olan bir kurumuz. Özelleştirme sonucu halkımız her yönüyle sömürülecek. Bu kurum kaynakları birilerine peşkeş çekile çekile bu ülke nereye gider?” sorusunu tartıştılar. Çalışanlar ayrıca özelleştirmenin ülke kaynaklarına yönelik bir saldırı olduğu konusunda da görüş bildirdiler. <
elektrik mühendisliği, 434. sayı, ağustos 2008 27