Elektrik Mühendisliği · Sayı 437 · Aralık 2009

EMO’DAN KAMU EMEKÇİLERİNE DESTEK

Toplum, demokrasi ve emek Görüş ve değerlendirme

Yıl
2009
Sayfa
1
Okuma süresi
2 dk
Görüntülenme
0

Konu

Toplum, demokrasi ve emek

İlgili: Oda ve TMMOB örgütsel yaşamı

Anahtar kelimeler

  • KESK
  • toplusözleşme
  • grev hakkı
  • kamu emekçileri
  • uyarı grevi
  • sendikal haklar

Özet

EMO Yönetim Kurulu, kamu emekçilerinin toplu sözleşme ve grev hakkı mücadelesine destek vererek KESK'in taleplerinin yok sayılmasını eleştirdi ve hükümeti sendikal haklar konusunda tutarsızlıkla suçladı.

Tam metin

Metin PDF'ten otomatik çıkarılmıştır; tablo, şekil ve formüller eksik ya da hatalı olabilir. Özgün dizgi için PDF'e bakın.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), kamu emekçilerinin toplusözleşme ve grev hakkı için yürüttükleri mücadeleye destek verdi. EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) taleplerinin yok sayılmasına tepki gösterdiği açıklamasında, “Üyelerinin bir kısmı kamuda çalışan EMO olarak kamu çalışanlarına toplusözleşme ve grev içeren sendika hakkının tanınmasını, krizin faturasının çalışan kesimlere ödettirilmesi anlayışına son verilmesini talep ediyoruz” dedi. EMO, 25 Kasım 2009 tarihinde kamu emekçilerinin yurt çapında gerçekleştirdiği uyarı grevini de destekledi.

EMO 41. Dönem Yönetim Kurulu tarafından 22 Ağustos 2009 tarihinde yapılan açıklamada, 12 Mart askeri muhtırasının ardından yapılan Anayasa değişikliği ile sendikal hakları yok edilen kamu emekçileri, yıllardır bedel ödeyerek sendikal haklarını kazanma mücadelesi yürüttükleri anımsatıldı. Gelinen noktada ise kamu emekçilerine içi boş bir sendika olanağı tanındığı, toplusözleşme ve grev hakkı verilmediği belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

“Ülkemizde kamu çalışanlarının sendikal örgütlenme hakkının kazanılmasında başı çeken KESK toplusözleşme ve grev hakkı için mücadelesini sürdürmektedir. Eşit ilişkilerden yoksun olması nedeniyle çalışanlar aleyhine toplu görüşme adı altında işletilen sürece karşı KESK’in toplusözleşme talebinin görmezden gelinmesi ve kamu çalışanlarının kitlesel eylemlerle ortaya koydukları bu talebin yok sayılması mümkün değildir. KESK’in sürdürdüğü mücadele üzerinden kazanılan hakları kullanırken bile siyasal iktidara sırtlarını dayayanların emek mücadelesini sürdüremeyecekleri bilinmelidir.”

Açıklamada, ekonomik kriz nedeniyle sermaye kesimine dönük teşvik paketleri açıklayan AKP Hükümeti, çalışanlara açlık ve yoksulluk sınırındaki ücretleri reva görmekle eleştirilirken, “Yıllardır enflasyonla mücadele adı altında sosyal refah payı verilmeyen ve reel olarak ücretleri gerileyen kamu çalışanları, krizin faturasını üstlenmeye zorlanmaktadır” denildi. Açıklamada hükümete yönelik eleştiriler şöyle ortaya konuldu:

“AB’ye uyum yasaları adı altında pek çok serbest piyasa düzenlemesini TBMM’den geçiren Hükümet, konu çalışanların hakları ve örgütlenme hakkı olduğunda Avrupa ülkelerini örnek almamakta, Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmelerinde yer alan hakları tanımamaktadır. AB’ye uyum sürecinde verilen taahhütler doğrultusunda hazırlanan yasa tasarıları arasında grevli, toplu sözleşmeli bir Sendika Yasası nedense gündeme getirilmemektedir.” <

124 elektrik mühendisliği, 437. sayı, aralık 2009